

Bu yıl dokuzuncusu gerçekleşen, sinema, sanat ve kültürel mirasın buluşma noktası olmayı amaçlayan DART – International Festival of Art’ın ardından bir değerlendirme yazısı.




Kino Vertov tiyatrosunun ilk oyunu Will Eno’nun “her akşam yeniden kurulan bir seyir deneyimi vadeden” Dünyada adlı eseri oldu. Kamera-göz ile sahne-beden arasındaki sınırları bulanıklaştırarak seyirciyi edilgen değil, görünür bir tanık hâline getiren oyunun yaratıcısı Mehmet Ali Nuroğlu ile konuştuk.




Kelly Reichardt’ın 1970’ler Amerika’sında, sıradan hayatlarda verilen kimi küçük kararların nasıl büyük felaketlere yol açtığını ironik bir soygun hikâyesi ile anlattığı filmi The Mastermind üzerine bir yazı.




Selçuk Yöntem, Zuhal Olcay ve Cengiz Bozkurt’u aynı sahnede buluşturan, Miguel de Cervantes’in ölümsüz eserinden sahneye uyarlanan Don Quixote (Don Kişot) müzikali üzerine bir yazı.




Lizbon’un doğu yakasında geçmişin endüstriyel izlerini bugünün yaratıcı enerjisiyle bir araya getirerek, kentin hafızasını yeni bir katmana taşıyan mekânlardan Safra, 8 Marvila, Fábrica Braço de Prata’ya yakından bakış sunan bir yazı.




Stephen King’in aynı adlı kült romanından uyarlanan, Edgar Wright’ın yönettiği, Glen Powell’ın başrolünde yer aldığı yüksek tempolu bir hayatta kalma mücadelesi anlatan Ölüme Koşan Adam filmi üzerine bir yazı.




Der Weg einer Freiheit, black metalin vahşi enerjisini içsel bir yolculuğun atmosferiyle birleştiriyor. Son albümleri Innern, grubun olgunluğunu ve müziğe dair derinlikli bakışını ortaya koyuyor. 30 Kasım’da İstanbul’daki ilk konserleri öncesinde Der Weg einer Freiheit ile buluştuk.




MIX Festival kapsamında Zorlu PSM’de konser vermeye hazırlanan, güçlü hikâye anlatıcılığı ve özgün sound’u ile dikkat çeken Bulgarian Cartrader ile sanatçı kimliği, müzik üretim süreci ve yeni albümü Greetings from Soulgaria üzerine konuştuk.


