GÜNDEM
  • 04-12-2020

    Can Kazaz, birçok farklı tarzı bir araya getirerek müzik yolculuğunda yeni bir sayfa açtığı albümü Kızılgerdan’ı dinleyicileriyle paylaştı.

    Kızılgerdan, elektronik ve R&B müziklerini sanatçının şarkı yazarlığıyla birleştiriyor. Albümde “Yaz Bitince”, “Bir Delinin Kaç Cehennemi Olmalı” ve “Sabahlar” teklileri; aynı zamanda “Bağrı Yanık Dostlara” yorumu ve Anıl Piyancı ile ortak çalışması “Başka” parçaları da yer alıyor.

    Can Kazaz’ın albüm hakkındaki görüşleri: “Köklerimle yeniden buluştuğum bir albüm olduğu için çok heyecanlıyım. Senelerdir arzu ettiğim müziği yapmanın ilk adımı “Kızılgerdan”. Bir albümün prodüktörlüğünü pandemi karantinasında yapmak sanırım ve umarım bir daha başıma gelmez ama alışkanlıklarımı zorlayan bir süreç oldu. Yine de albümün her detayına daha fazla odaklanmak için de zaman kazandırdı. Albüme ismini veren Kızılgerdan şarkısının klibinde de yansıtmaya çalıştığımız bir tema var. Zor şartlarda iyilik ve iyi işler başarmaya gayret edenlerin yollarına çıkan engeller ve dolayısıyla üzüntülerini görüyoruz. Ama yalnız da değiliz, biz birlikteyiz, gücümüzü de buradan alıyoruz. O yüzden dinleyicilerimin bu yenilenme sürecime olan teveccühü, bana en büyük motivasyon olacak.”

    Kızılgerdan albümünü dijital platformlar üzerinden satın almak ve dinlemek için buraya tıklayınız. 

    https://www.youtube.com/watch?v=tuIMucnvMKg

    0
    0
    70
  • 04-12-2020

    Dr. Necmi Sönmez’in yaratıcı ressam Fahrelnissa Zeid’in sanatını, neden-sonuç ilişkileri çerçevesinde anlayıp yorumlayarak, renklerinin, formlarının ayrıcalığını keşfetmek isteyenler için bir kılavuz olarak tasarladığı kitabı Fahrelnissa Zeid Sözlüğü, Doğan Kitap’tan çıktı.

    Fahrelnissa Zeid hem sıra dışı yaşamı, hem çılgın karakteri, hem de giriştiği beklenmeyen deneyleriyle İstanbul, Londra, Paris ve Amman sanat ortamlarında 1945-90 yıllarında adeta fırtına gibi esmiş, arkasında silinmez izler bırakmış yaratıcı bir ressamdır. Onun aldığı gözü pek kararla şekillenen çalışmaları, 20. yüzyılın tamamına yayılan sosyal, kültürel ve politik gelişmelerden etkilendiği için, farklı kültürlerin, coğrafyaların, dillerin izlerini taşır.

    ​Kendini tekrar etmeksizin, istediği gibi, çoğu kez de arkasındaki köprüleri yakarak ilerleyen Zeid, bilinçten çok hissiyatı, kavramlardan çok duyguları harekete geçirmek istediği için, çalışmalarındaki farklılıklar bir çırpıda anlaşılmayacak bir bütünlük oluşturur.

    0
    0
    154
  • 04-12-2020

    Piyanist/klavsenci İklim Tamkan ile mezzosoprano Senem Demircioğlu, Jacques Duphly, Johann Mattheson, Jules Massenet, Gabriel Faure ve Georges Bizet’nin eserlerinin yer aldığı, baroktan romantik dönem eserlerine uzanan bir programla İş Sanat’a konuk oluyor. Seyircisiz olarak kaydedilen konser, 4 Aralık Cuma (bugün) 20.30’dan itibaren İş Sanat’ın sosyal medya hesapları ve internet sitesinden yayımlanacak.

    ​İş Sanat, Aralık ayındaki diğer etkinlikleri ile de dijital platformlar üzerinden izleyicilerle buluşmaya devam edecek. İş Sanat Okuma Tiyatrosu, İş Sanat Masal Tiyatrosu, Nâzım Hikmet şiir dinletisi ve diğer etkinlikleri ile Aralık ayında çevrim içi olarak izleyicilerle buluşacak. Detaylı bilgiye ve İş Sanat Aralık ayı programına ve detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    169
  • 04-12-2020

    İklim Sanat Projesi şekilsiz ve akışkan bir canlılığa işaret eden “Amorphous Organismus” isimli karma sergisi ile sanatseverlerle buluşuyor.

    Eren Burhan, Ece Cangüden, Deniz Ergün, Gökçe Hiçyılmaz, Altay Kervan, Orhan Mert, Zeynep Şahin, Özlem Şahinler, Yavuz Uzun ve Selver Yıldırım’ın eserlerini bir araya getiren “Amorphous Organismus”, bir grup genç sanatçının içsel kavrayışları aracılığıyla çağımız insanının canlılığa dair biriktirdiği izlenimlerini malzemeye, biçime ve forma yansıttığı minör bir araştırma olarak sanatseverlere sunuluyor. Sergi, aslen birinci doğa ve ikinci doğa arasında vuku bulan oynak ve tahmin edilemez bir gelgitin sonucudur.

    Organizmalar çevreleriyle kaçınılmaz bir etkileşim içinde yaşamlarını sürdürürler. Uyaranlarla şekillenerek duyumsanan dış dünya, onların etrafında adeta ete kemiğe bürünür. Her organizma gibi insan da ancak yaşadığı çevreyle kurduğu ilişki doğrultusunda parçası olduğu dünyayı anlamlandırabilmektedir. Antropolojik bir hayvan olan insanın diğer organizmalardan farkıysa yüzyıllar içinde birincil doğasından uzaklaşırken adına ‘medeniyet’ dediği ikinci bir doğayı kendi için inşa etmesidir. Bugün insanın çevresi artık ilk doğasına ait ormanlar, okyanuslar ve diğer canlıların oluşturduğu ekosistem yerine göstergeler, kimlikler, kültürel kodlar ve teknolojiyle ifade bulmaktadır. Çağın sanatı bu bombardımandan kaçamayanların zihnine ve benliğine işleyen imgelerin ve kavramların yaratımıdır. Maruz kalınan çevre biçimlere ve formlara dönüşmüştür.

    ​“Amorphous Organismus” karma sergisini 1 – 26 Aralık 2020 tarihleri arasında İklim Sanat Projesi’nin Ankara’daki mekânında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    255
  • 04-12-2020

    Çağdaş Arjantin edebiyatının temsilcilerinden César Aira’nın sınıf savaşlarından antropolojiye, cinsellikten felsefeye uzanan özgün romanı Hayaletler, Emrah İmre’nin çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Yılın son günü, kavurucu bir sıcak, Buenos Aires’in Flores semtinde inşaatı bir türlü tamamlanamayan lüks bir apartman. Geçici olarak binanın tepesinde yaşayan Şilili bir aile ve apartmanı mesken tutan gizemli hayaletler.

    “Hayaletlerin saati henüz gelmemişti. Artık günün yirmi dört saati belirecekler miydi? Yoksa bugün yılın son günü olduğundan özel bir durum mu söz konusuydu? Belki de yuvarlak gözlerini fal taşı gibi açmış, bön bön kendisini izliyor olmalarının sebebi buydu. Ona bir şey söylemek, bir teklifte bulunmak istiyorlardı sanki.”

    0
    0
    218
  • 03-12-2020

    Bee Gees grubunun yaşayan tek üyesi Barry Gibb, “Stayin Alive” şarkısını sosyal farkındalık için İstanbul Zihinsel Engelliler İçin Eğitim ve Dayanışma Vakfı’na (İZEV) bağışladı. İki yıl önce Pink Floyd’un “Another Brick on the Wall” şarkısını bağışlayan Roger Waters’ın desteğiyle İZEV, ‘’yıkılmak zorunda olan zihinlerdeki duvar’’ mottosuyla “Yaşam Hakkı – Duvar” klibi ile dünya çapında 70 milyon erişime ulaşmıştı.

    “Another Brick In The Wall”un Türkçe versiyonu “Yaşam Hakkı – Duvar” klibinde sevilen sanatçılar Selda Bağcan, Kubat, Koray Avcı, Funda Arar ile şarkının seslendirilmesini sağlamıştı. “Yaşam Hakkı – Duvar” video klibinde metafor olan duvarı yıkan özel gereksinimli gençler, devam klibinde duvarın diğer tarafına geçerek Bee Gees'in "Stayin Alive" şarkısının Türkçe versiyonuyla ‘’Yanımda ol, benimle ol’’ diyecekler. Farkındalık projesinin mottosu ise “Eksik yaprağı sen tamamla!” olarak belirlendi. Şarkının Türkçe versiyonu olacak devam klibiyle YouTube’da 30 milyon izlenme ve toplumda çok yönlü farkındalık yaratılması hedefleniyor.

    ​İZEV, desteklediği down sendromlu ve zihinsel özel gereksinimi bulunan bireyler Bee Gees grubunun desteğiyle gerçekleştirdikleri bu çalışmayı, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde duyurarak Türkiye’deki özel gereksinimli birey ve ailelerine hediye etti.

    https://www.youtube.com/watch?v=oLJhVtVow1w

    0
    0
    274
  • 03-12-2020

    Ferda Art Platform, Ahmet Duru’nun “Büyü ya da Yok Ol” isimli kişisel sergisine ve Selim Köroğlu’nun “Mertebe” isimli ilk kişisel sergisine 4 Aralık tarihinden itibaren ev sahipliği yapıyor.

    Ahmet Duru beşinci kişisel sergisi “Büyü ya da Yok Ol”, insanoğlunun doğa ile olan imtihanını makro ve mikro ölçekte doğa betimlemeleriyle ele alıyor ve insanın doğa ile olan iletişimini sorgulamaya açıyor. Birden fazla medyumla üretilmiş işlerinin yer aldığı sergisinde Duru, yoğun boya katmanlarıyla resmettiği bitki örtüleri, incelikle işlenmiş karakalem çiçeklerle yan yana bütünlüklü bir doğa yansıması oluşturuyor. “Büyü ya da Yok Ol”, Ahmet Duru’nun izleyiciyi doğadan uzak bir mekânda doğa ile bir araya getirdiği küçük bir ekosistem olma görevi görüyor.

    Selim Köroğlu’nun ilk kişisel sergisi “Mertebe”, Köroğlu’nun yaşadığı dönemsel kriz, arınma ve yenilenme süreçlerinin beraberinde oluşan lirik güncelerden oluşuyor. Oldukça çeşitli bir renk paletine başvurduğu geometrik soyut form ve sembollerle oluşturduğu işlerinden bir araya gelen sergisinde Köroğlu’nun eserleri sanatçının bireysel metafizik yolculuğunun ilk takdimi olma özelliğini taşıyor.

    ​Ahmet Duru’nun “Büyü ya da Yok Ol”, Selim Köroğlu’nun “Mertebe” isimli sergileri 4 Aralık 2020 – 7 Ocak 2021 tarihleri arasında Ferda Art Platform’da ziyaret edilebilir.

    0
    0
    396
  • 03-12-2020

    Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nin düzenlediği Yazar & Şair Buluşmaları’nın bu ayki konuğu bile isteye kitabı ile şair Gonca Özmen olacak.

    Olcay Akyıldız moderatörlüğünde Zoom üzerinden canlı yayında gerçekleşecek buluşmada Gonca Özmen ile 2020 Yunus Nadi Şiir Ödülü’nü alan kitabı bile isteye önceki kitaplarıyla birlikte konuşulacak. “Karnında bir çocuk taşımak ölümdür” / “Evde zehir var” gibi cesur dizelerin şairi Gonca Özmen evi, bedeni, Dante’yi, Derrida’yı, cinselliği, taşrayı, içimizin genişliğinin sığmadığı kenti buluşturduğu şiirlerinde, serin bir dille, geçtiği yolları bile isteye yazıyor. “Dönüp ayıbını seven” dizeleriyle giz dökümcü bir şiir bu. Kuytumda başlıklı ilk kitabıyla belki daha sessiz bir yerden başlayan şiiri bu kitapla kendini ifşa eden bir şiir sesine dönüşüyor.

    Gonca Özmen’in katılımıyla 10 Aralık Perşembe günü saat 17.00’de Zoom’da gerçekleşecek Yazar & Şair Buluşmaları canlı yayınına  buradaki bağlantıdan ücretsiz olarak kayıt olabilirsiniz, kapasite bin kişi ile sınırlı olacak.

    0
    0
    308
  • 03-12-2020

    Türkiye’deki yatırımlarına hız katan Netflix, Türkiye’de ofis açma kararı aldığını duyurdu. Netflix’in Türkiye ekibine ev sahipliği yapması planlanan ofisin, 2021 yılının ikinci yarısında açılması bekleniyor.

    Dünya genelinde 195 milyon üyesi bulunan Netflix, bu kararın açıklanmasından kısa süre önce de Türkiye’de 10 yeni orijinal yapıma imza atacağını duyurmuştu. Ayrıca Netflix, dünyanın dört bir yanındaki üyelerinin Türkiye’de üretilen yapımlara daha hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlayan “Made in Turkey” içerik koleksiyonunu kullanıma sunmuştu. Özel bir adres (netflix.com/MadeInTurkey) aracılığıyla dünyanın her noktasından erişilebilen bu koleksiyonda, Türkiye’de üretilen orijinal ve lisanslı yapımlar 30’un üzerinde farklı dildeki altyazı ve dublaj seçenekleriyle birlikte izlenebiliyor.

    Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ofis açma kararını memnuniyetle karşıladıklarını belirtirken, Netflix eş CEO’su Reed Hastings, Türkiye’deki 3 milyonu aşkın Netflix üyesine teşekkür ederek İstanbul’da bir ofis açacak olmanın gurur verici olduğunu ifade etti.

    Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy şunları söyledi: “Özellikle son on beş yılda büyük gelişim yaşayan sinema ve dizi sektörümüz, ekonomik büyüklüğünün yanı sıra tanıtım ve kültür diplomasisinin önemli araçlarından birisi haline gelmiştir. Bu anlamda Netflix gibi global bir şirketin ülkemizde ofis açma kararını memnuniyetle karşılıyorum. Türkiye’de üretilen dizi ve filmlerin 190 ülkede izlenebilir olmasının sektörümüzü uluslararası alanda daha görünür kılacağını ve film turizminin geliştirilmesine katkı sağlayacağını düşünmekteyim.”

    Netflix'in Kurucusu ve eş CEO'su Reed Hastings şunları söyledi: “Türkiye, zengin kültürü ve köklü hikaye anlatma geleneği ile bizim için çok değerli bir ülke. Bu nedenle muhteşem bir şehir olan İstanbul’da ofis açacak olmak bizi gururlandırıyor. Türkiye’ye yönelik bağlılığımızı net bir şekilde ortaya koyan bu karar, dünyanın dört bir yanında keyifle izlenecek daha fazla Türk yapımı üretmemize katkı sağlayacak. Türkiye’deki 3 milyonu aşkın üyemize ve tüm paydaşlarımıza destekleri için teşekkür ederiz.”

    Netflix Türkiye Orijinal İçerik Direktörü Pelin Diştaş ise şöyle konuştu: “Türkiye’nin etkileyici hikayelerini anlatma heyecanımız, gelecek yatırımlarımız için bize güç veriyor. Bu yolda, İstanbul ofisimizin açılacak olması ile birlikte, kreatif ekiplerimiz ve paydaşlarımızla olan yakın çalışmalarımızın daha da verimli bir şekilde süreceğine inanıyoruz. Ülkemizin özgün hikayelerini, 195 milyon Netflix üyesine sunmaya devam edeceğiz.”

    0
    0
    296
  • 03-12-2020

    Dünyaca ünlü resimli kitap yaratıcısı Oliver Jeffers, Kayboldu Bulundu ve Uçtu Uçamadı kitaplarıyla Can Çocuk tarafından Celâl Üster çevirisiyle ilk kez Türkçede yayımlandı.

    4 yaş ve üzeri tüm okurlar için olan bu iki kitap, yayımlandığı günden bugüne pek çok ödüle değer görüldü. Ayrıca Jeffers’ın resimli kitapları bugüne dek 46 dile çevrildi ve 14 milyondan fazla okura ulaştı.

    “Bir zamanlar bir çocuk vardı.
Günün birinde, kapısında bir penguen buldu...”

    “Bir zamanlar iki arkadaş vardı, bir tanesi uçmak istiyordu...”

    0
    0
    327
DAHA FAZLA
Geldanlage