GÜNDEM
  • 27-02-2021

    Arter’in 12 yaş ve üstü katılımcıların bedenlerini kullanarak ses çıkarmasını ve evde bulunan basit objelerle müzik yapmasını amaçlayan “Gören Kulaklar İçin” başlıklı ses atölyesinin üçüncüsü 7 Mart saat 11:00’de gerçekleşecek. Perküsyoncu ve eğitmen Amy Salsgiver ile müzisyen Nihal Saruhanlı tarafından çevrim içi olarak gerçekleştirilecek atölyenin sonunda katılımcıların üreteceği ses performansları müzikal bir kolaja dönüştürülerek “La Cage Musicale Atölye Çalışması” başlığı altında Arter’in SoundCloud hesabında yayımlanacak.

    Sergiler etrafında şekillenen etkinlikleri çevrim içi ortamda katılımcılarla buluşturan Arter Öğrenme Programı, her yaştan katılımcının yaratıcı süreçleri deneyimleme fırsatı sunuyor. Ayrıca düzenlenen atölyeler ile katılımcıların kendi ifade dillerini sanat yoluyla keşfetmeleri, biçim ve içerik arasındaki ilişkileri araştırmaları amaçlanıyor.

    Arter Koleksiyonu’ndan hayata geçirilen ve küratörlüğünü Arter’in Kurucu Direktörü Melih Fereli’nin yaptığı “Dinleyen Gözler İçin” başlıklı grup sergisi, çoğu müzikle güçlü bir bağ kuran 23 yapıttan oluşuyor. John Cage’in müzikte olduğu kadar tüm sanatsal üretiminde sessizlik, belirsizlik ve rastlantısallığı bir arada kullanan deneysel yaklaşımını ve Fluxus sanatçılarını referans alan sergi, görüntü ve ses ilişkisinin yanı sıra gündelik nesnelerin kendi içlerindeki gizli, duyulmayı bekleyen sesleriyle de ilgileniyor. Bu sergi kapsamında 7 Mart saat 11:00’de “Gören Kulaklar İçin” başlıklı çevrim içi ses atölyesi düzenlenecek. Atölye bedenlerimizi kullanarak ses çıkarmanın ve evde bulunan basit objelerle müzik yaratmanın rastlantısal yöntemlerine odaklanacak.

    Amy Salsgiver ve Nihal Saruhanlı tarafından gerçekleştirilecek atölyede, katılımcılar Fluxus kavramlarıyla ilişki kurarak derin dinlemeye ve geleneksel olmayan malzemelerle ses çıkarmaya yönelik çeşitli egzersizler yapacaklar. Atölye kapsamındaki son egzersiz, sergiden seçilecek bir esere yönelen veya bu eserle zıtlık kuran bir ses alanı yaratmayı amaçlayacak. Katılımcılar bu atölye süresince ayrı ayrı kaydedilecek 20-30 saniyelik birer ses performansı üretecekler. Atölyenin ardından Salsgiver ve Saruhanlı’nın bu kayıtları kullanarak ortaya çıkaracağı müzikal kolaj “La Cage Musicale (Müzik Kafesi) Atölye Çalışması” başlığı altında önceki atölyelerin kayıtlarıyla birlikte Arter’in SoundCloud hesabında yayımlanacak.

    ​Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde yürütülecek “Gören Kulaklar İçin” başlıklı atölyenin biletlerine Arter’den veya biletler@arter.org.tr adresine yazarak ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    362
  • 27-02-2021

    Özkan Elagöz’ün “Karyalılar” başlıklı sergisi kişisel sergisi 1-21 Mart tarihleri arasında artgalerim Karaköy’de sanatseverlerle buluşacak. Sergide Özkan Elagöz’ün dokusal çatlak adını verdiği ve kendi tarafından geliştirdiği teknik ile yaptığı eserleri yer alıyor.

    Özkan Elagöz “Karyalılar” sergisinde yaşadıkları dönemdeki güzellikleri bırakabilme adına verdikleri mücadelelerinden dolayı çok etkilendiği bir medeniyet olan Karyalılar’dan ilham alıyor. Bitkiler ile tedavide uzmanlaşan Karyalılar’ın doktorlarına Koca Karya, yaptıkları ilaçlara da Koca Karya İlaçları deniyor. Elagöz gelecekteki insanların daha sağlıklı yaşamaları ve yaşlanmaları için organik tarımın önemine vurgu yaparken bitkiler ile tedavinin önemini bir kere daha hatırlatabilmek amacıyla eserlerini üretiyor. Eserlerinde kullandığı seramikten yaptığı her bir parça bir bitkiyi temsil ediyor ve 1000 C derecede fırınlanıyor. Fırından çıkan parçaların bir araya gelmesinden oluşan kompozisyonlar aslında bitkiler ile tedavide kullanılan reçeteleri ifade ediyor.

    Canlı cansız yaratılan her şeyin kendine has yüzey dokuları vardır. Bunlar yaşadığımız evrende çok uzun yıllar içerisinde maruz kaldıkları bir takım iç veya dış etkenlerin neticesinde değişikliklere uğramışlardır. Çöller, dağlar, nehir yatakları, vadiler, kanyonlar, su deltaları, ağaç gövdeleri, zaman içerisinde değişmişler ve değişmeye de devam etmektedirler. Bu oluşumlar Elagöz’ün eserlerine ilham kaynağı olmuşlardır.

    ​Özkan Elagöz’ün “Karyalılar” isimli sergisi 1-21 Mart tarihleri arasında artgalerim Karaköy’de ziyaret edilebilecek.

    0
    0
    348
  • 27-02-2021

    Çağdaş dünya edebiyatında bir fenomen hâline gelen Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard’ın kendi yazma serüvenini anlatırken yazan ve okuyan herkese ışık tuttuğu kitabı İstemsiz- Neden Yazıyorum?, Haydar Şahin’in Norveççe aslından çevirisiyle Monokl Kitap’tan çıktı.

    ​Yazmak bir şeyin erişilebilir olmasını, ortaya çıkmasını sağlamaktır. Ortaya çıkanlar, insan ruhunda ve dünyada değinilmeyen pek bir yer kalmadığına göre zaten bilinen şeyler olabilir, fakat kendilerini savunmadan, bir tür güven duyarak ortaya çıkmak zorundadırlar. Tıpkı bahçedeki kirpiler gibi: İki kirpi var ve onları kendi başlarına oldukları biçimde görmek istiyorsam sandalyede kımıldamadan oturarak alaca karanlığı beklemek zorundayım, akşamları saklanma yerlerinden çıkıyorlar ve kımıldamazsam yanıma kadar geliyorlar. Onlar beni görmüyor, ben onları görüyorum. Bunun tersi de olabiliyor, bahçenin karanlığında yürürken farkında olmadan birine çarpıyorum, top biçimini alan hayvan taşların üzerinde yuvarlanıyor. İlk yöntem, kımıldamadan oturup onların gelmesini ve görünür olmasını beklemek romana özgü düşünce biçimidir; öteki, yani karanlıkta birine çarpmak ise şiirlerin veya öykülerin mantığıdır. İki durum da istemsiz gerçekleşir. 

    0
    0
    361
  • 26-02-2021

    Istanbul Fringe, Ev Yapımı Fringe serisi kapsamında 27-28 Şubat tarihlerinde Bollywood Dans Atölyesi’ne ev sahipliği yapacak.

    Mihir Grover’in eğitmenliğinde gerçekleştirilecek Ev Yapımı Fringe serisinin yeni etkinliğinde katılımcılar jhatkaa, matka ve bir dolu drama ile Hint sinemasının vazgeçilmez dansını deneyimleyecek. Serinin üçüncü atölyesi olan etkinlik eğlenceli bir ısınma ve filmlerde gördüğümüz gibi enerjik bir koreografiden oluşuyor.

    27-28 Şubat’ta, 11.00-12.15 saatleri arasında gerçekleşecek ve 150 dakika sürecek Bollywood Dans Atölyesi’nin etkinlik dili ise İngilizce olacak. Tek gün ya da iki gün seçeneği ile katılmanın mümkün olduğu atölyenin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1296
  • 26-02-2021

    Galeri/Miz 1-26 Mart tarihleri arasında “Süregelen İmgeler” isimli karma sergiyi sanatseverle buluşturacak. Sergide Bihter Yasemin Adalı, Aşkın Akman, Duygu Aydoğan, Güneş Büyükuğur, Tuba Önder Demircioğlu, Mustafa Karyağdı, Mustafa Pancar, Aynur Önürmen, Mert Özgen, Maryam Salahi ve Zeynep Yazıcı’nın eserleri yer alıyor.

    Sanat Danışmanı Feride Çelik’in yazısında, Kalkolitik ve Neolitik çağlarda doğurganlığı göz önünde tutularak “Ana Tanrıça” olarak sanat çalışmalarında sembolize edilen “kadın”, Roma, Bizans ve Helenistik dönemlerde mermerden heykel figürüne dönüşür. Mitolojik hikayelerde Tanrıça Venüs (Afrodit) veya Helen gerçek yaşamda da güzellik abidesi olarak resmedilmeye devam eder. Değişen toplum yaşantımıza paralel olarak “kadın” bazen bir sanat nesnesi bazen bir sanat eserinin plastik elemanı bazen de nesneyi ortaya koyan sanatçı konumundadır. Sanat tarihinde süregelen “kadın” imgesi halen sanatçılar tarafından uygulanmakta ve yorumlanmaktadır. “Süregelen İmgeler” sergisi de bronz ya da porselen bir heykelden farklı malzemelerin birlikteliğiyle tuvale dönüşen “kadın”lardan oluşuyor.

    ​“Süregelen İmgeler” başlıklı sergi, Galeri/Miz’de 1-26 Mart tarihleri arasında ziyaret edilebilir.

    0
    0
    388
  • 26-02-2021

    ​Edebiyatımızın büyük ustası Yaşar Kemal, vefatının altıncı yıl dönümünde 28 Şubat Pazar günü, saat 18:00’de Yapı Kredi Kültür Sanat’ın YouTube kanalından canlı yayımlanacak “Yaşar Kemal’i Anıyoruz: Masalların Sesi, Doğanın Nefesi” başlıklı bir söyleşiyle anılacak.

    Faruk Duman ve İnan Çetin’in konuşmacı olarak yer alacağı söyleşide, Yaşar Kemal’in bir yazar olarak doğayla ve masallarla kurduğu ilişkiyi tartışacaklar.

    Kemal’in yapıtında doğa, insan kadar önemli bir yer tutar; doğayı, anlattığı yaşantının bir parçası, hikâyesinin sesi, nefesi kılar usta yazar. Onun romanlarında sesi doğa kadar gür çıkan bir başka unsur da söylenceler, masallardır. Bazen halk söylencelerini yeniden yorumlar. Başka zaman, çocukluğunun masallarının düşlerinde bıraktığı renklerden yepyeni, büyüleyici bir atmosfer yaratır. İnan Çetin ve Faruk Duman, Yaşar Kemal’in doğa ve söylencelerle kurduğu bu dolaysız ilişkiden günümüze uzanan zincirin önemli birer halkası. Böylesi bir ilişki, Çetin’in özellikle Kureyş’in Kurtları adlı öykü kitabında, Duman’ın kısa bir süre önce ikinci kitabı yayımlanan Sus Barbatus! romanında hayli belirgin. İki yazar Yaşar Kemal’in kendileri üzerindeki etkisinden ve birbirlerinin metinleriyle Yaşar Kemal’in yapıtları arasında gördükleri akrabalıktan bahsedecekler.

    ​“Yaşar Kemal’i Anıyoruz: Masalların Sesi, Doğanın Nefesi” söyleşisi herkesin katılımına açık ve ücretsiz olacak. Söyleşiyi Yapı Kredi Kültür Sanat’ın YouTube kanalından takip edebilirsiniz. 

    0
    0
    458
  • 26-02-2021

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) kültür politikaları çalışmaları kapsamında 2011’den bu yana yayımladığı raporlara bir yenisini eklendi: “Ekolojik Dönüşüm için Kültür ve Sanat”.

    Çalışmalar kapsamında yayımlanan, küresel ekolojik krize dikkat çeken bu dokuzuncu rapor, kültür-sanat dünyasında ekolojik dönüşüm üzerine bir tartışma alanı açmayı amaçlıyor. Raporda ayrıca, kültür-sanat kurumları için dönüşüm nerede başlayabilir sorusuna cevap olabilecek bazı somut öneriler de sunuluyor. Kültür-sanat alanının iletişim gücünü arkasına alarak kamuoyunda bir tartışma alanı açmayı hedefleyen rapor, ekolojik krizi sosyal, politik, ekonomik ve kültürel yönleriyle tartışıp sürdürülebilirliğin nasıl tesis edilebileceğini mercek altına alıyor. Kültür-sanat aktörlerine ekolojik sorunları tüm boyutlarıyla değerlendirebilecekleri kapsamlı bir analiz sunan raporun aynı derecede önemli diğer bir amacı ise, kültür-sanat aktörlerinin ekolojik dönüşüm için eyleme geçmekte oynayabileceği etkin rolü vurgulamak.

    Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hande Paker tarafından hazırlanan rapor, insanlığın en acil meselelerinden ekolojik krize dikkat çekerek kültür-sanat dünyasını konu üzerine birlikte düşünmeye ve çözüm sürecinin bir parçası olmaya davet ediyor. Paker rapora dair, “İçinde bulunduğumuz ekolojik kriz hem yerel hem küresel olarak tecrübe ettiğimiz en yaşamsal sorun. İklim krizi bir yandan gezegenimizi tahrip ederken diğer yandan toplumsal ve ekonomik eşitsizlikleri artırıyor. Krizi atlatabilmek için gereken dönüşüm iklim adaletiyle şekillenmiş siyasal ve kültürel bir eksen değişimi. Bu değişim için kültür sanat aktörlerinin devreye soktuğu çeşitli yeşil araçlar bir başlangıç yaratıyor. Dönüşüm hem kültür-sanat alanında hem de çevre hareketleri tarafından benimsenen yerele odaklanma, katılımcılık, ağ kurma gibi yeni pratiklerle güç kazanıyor ” yorumunda bulundu.

    İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece raporla ilgili olarak, “2021 yılında, iklim müzakerelerinin yirmi altıncısı yaklaşırken, ekolojiyi gözeten bir dönüşümün gerçekleşmesi için yol hâlâ uzun. Yine de, yapılması gerekenler artık daha iyi biliniyor. Dünya'da ve Türkiye’de çevre hareketi ve yükselen genç sesler bunları tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Yaşadığımız gezegenin bugününü ve geleceğini tehdit eden ekolojik krize karşı değişim yolunda güçlü bir sözü olan kültür-sanat dünyası, aynı zamanda kendi pratiklerini dönüştürme sorumluluğunu duyuyor. Bu nedenle, yaratıcı seslerin daha gür duyulacağı koşulları sağlamak ve dönüşüme yardımcı olacak araçları sunmak, kültür politikalarının en acil meselelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

    ​​“Ekolojik Dönüşüm için Kültür ve Sanat” başlıklı raporu buradan okuyabilirsiniz. 

    0
    0
    599
  • 26-02-2021

    Sabancı Üniversitesi ve digitalSSM Arşiv ve Araştırma Alanı yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Teknolojik Sanat Eserlerinin Korunması” projesi kapsamında “Çevrim İçi Sergi Kürasyonu” başlıklı uluslararası konuşma gerçekleştirilecek. 26 Şubat Türkiye saati ile 18.00, New York yerel saatiyle 10.00’da çevrim içi olarak gerçekleştirilecek etkinliğe New Museum - New York bünyesinde faaliyet gösteren, dijital sanat ve kültürü destekleyen Rhizome’un Sanat Yönetmeni Michael Connor konuşmacı olarak katılacak.

    “Çevrim İçi Sergi Kürasyonu” başlıklı konuşmada pandemi nedeniyle tüm dünyadaki sanat kurumlarının fiziksel sergilerini çevrim içi ortama taşımasıyla birlikte oluşan süreçler irdelenecek ve çevrim içi sergilerin barındırdığı imkânlar ele alınacak.

    Michael Connor konuşmasında çevrim içi sergileri düzenlemenin geleneksel galeri sergileriyle bağı olsa da onlardan ayrı bir pratik olarak kabul edilmesinin gerekliliğinden bahsedecek. Connor Rhizome’un çalışmalarının yanı sıra başka örneklerden de yola çıkarak çevrim içi sergiler bağlamında çeşitlilik, performans, nesnellik ve mekânsal pratik kavramlarını irdeleyecek.

    “Çevrim İçi Sergi Kürasyonu” başlıklı konferansa katılmak ya da detaylı bilgi almak için internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    403
  • 26-02-2021

    İstanbul İstanbulMasumlarKuzey ve Labirent gibi romanlarıyla çağdaş edebiyatımızın güçlü kalemlerinden biri olan Burhan Sönmez’in binlerce yıldır cevap aranan sorulara, varoluşun anlamına, hakikatin ne olduğuna dair bir sorgulamaya giriştiği yeni romanı Taş ve Gölge, İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Sönmez, evren ve insana, yaşam ve ölüme yeni bir gözle bakmanın romanını sunuyor okuruna. Avdo, hünerli bir mezartaşı ustası. Çocukluğu mu onun, yoksa o mu çocukluğunun peşinden bir ömürdür gidiyor? Bilmiyor. Belki de ölümden daha büyük bir hakikat olmadığı düşüncesiyle, ölümün bağrında konaklıyor. Günü geldiğinde, en uzun ve karanlık gecede, erguvan ağacının altındaki mezarda onu bekleyen kadının yanına uzanacak.

    “Gece, sessizlik değil damıtılmış ses demekti. Gündüz bütün sesler birbirine karışıp gürültüye dönerken, gece her ses kendi sadeliğiyle belirirdi. Çocukluğun şarkıları, ruhların iniltileri, baykuşun ötüşü. Gündüzün karmaşasında bunlar anlaşılmazdı. Acılar, özlemler de öyle. İnsan geceleyin kendisiyle yalnız kaldığında hissederdi saf sızıyı... Gündüz o yükleri taşımak kolay, insan gerçekten yalnız olduğuna geceleri inanabilirdi.”

    ​Fotoğraf: ©Nazlı Erdemirel

    0
    0
    446
  • 25-02-2021

    Bu sene 22 Mart-1 Nisan tarihleri arasında çevrim içi olarak düzenlenecek olan 17. Akbank Kısa Film Festivali çerçevesinde hayata geçirilecek “Ulusal ve Uluslararası Kısa Film Yarışmaları”nın finalist filmleri ve jüri üyeleri açıklandı.

    Cast Direktörü Nimet Atasoy, Yapımcı Sinan Yusufoğlu ve Yönetmen Selim Evci’den oluşan yarışma ön eleme jüri kurulunun 71 ülkeden toplam 2.048 kısa film arasından yaptığı değerlendirme sonucunda “Ulusal Yarışma Festival Kısaları” bölümüne 14 film, “Uluslararası Yarışma Dünyadan Kısalar” bölümünden ise 14 film “En İyi Film Ödülü” için yarışmaya hak kazandı.

    Oyuncu Nilay Erdönmez, Yönetmen Murat Düzgünoğlu, Kurgucu Aylin Zoi Tinel, Yönetmen İnan Temelkuran ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşan ana jüri üyeleri “Ulusal Yarışma Festival Kısaları” bölümündeki filmleri değerlendirecek. “Uluslararası Yarışma Dünyadan Kısalar” bölümünün ana jüri üyeleri ise Kurgucu Mary Stephen, Oyuncu Samar Qupty, Görüntü Yönetmeni Krum Rodriguez, Oyuncu İlker Kaleli ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşuyor. Değerlendirmeler sonucunda “En İyi Film” olarak seçilecek eserlerin yönetmenleri Akbank Sanat tarafından; ulusal kategoride 35.000 TL, uluslararası kategoride 5.000 Dolar, forum bölümünde ise en başarılı senaryo 5.000 TL ile ödüllendirilecek.

    17. Akbank Kısa Film Festivali’nin programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    “Uluslararası Yarışma Dünyadan Kısalar” Bölümü Aday Filmler:
    Souvenir Souvenir Yönetmen: Bastien Dubois (Fransa)
    Here, Here Yönetmen: Joanne Cesario (Filipinler)
    David Yönetmen: Zach Woods (USA)
    Witness Yönetmen: Ali Asgari (İran, Fransa)
    Spirits and Rocks: an Azorean Myth Yönetmen: Aylin Gökmen (İsviçre, Portekiz)
    Green Thoughts Yönetmen: William Hong-xiao Wei (İngiltere, Çin)
    Dalia Yönetmen: Brusi Olason (İzlanda)
    3 Logical Exits Yönetmen: Mahdi Fleifel (İngiltere, Danimarka, Lübnan)
    Fish Like Us Yönetmen: Raphaela Schmid (Avusturya)
    I am afraid to forget your face Yönetmen: Sameh Alaa  (Mısır, Fransa, Belçika, Katar)
    Ad Lib Yönetmen: Joseph Catté (Fransa)
    The Black Veil Yönetmen: A. J. Al-Thani (Katar)
    The Unseen River Yönetmen: Phạm Ngọc Lân (Vietnam)
    Stephanie Yönetmen: Leonardo van Dijl (Belçika)

    “Ulusal Yarışma Festival Kısaları” Bölümü Aday Filmler:
    Ankebût Yönetmen: Ceylan Özgün Özçelik
    Binbir Gece Yönetmen: Mahsum Taşkın
    Büyük İstanbul Depresyonu Yönetmen: Zeynep Dilan Süren
    Yara Yönetmen: Onur Güler
    Sarı, Siyam, Kanocular ve Ev Sahibi Yönetmen: Esme Madra
    Tapınak Yönetmen: Murat Uğurlu
    Paydos Yönetmen: Öykü Orhan
    Ondan Bahsetmiyorum Yönetmen: Ayris Alptekin
    Suçlular Yönetmen: Serhat Karaaslan
    Kısmet Yönetmen: Emre Sert & Gözde Yetişkin
    Lal Yönetmen: Gökalp Gönen
    Ahtapot Yönetmen: Engin Erden
    Cengiz Yönetmen: Haydar Taştan
    Dur Bak Dinle Geç Yönetmen: Muhammed Günaydın

    0
    0
    469
DAHA FAZLA
Geldanlage