GÜNDEM
  • 29-07-2021

    Baba Sahne’nin Bir Baba Hamlet oyunu artık iki farklı cast ile sahnelenecek ve Şevket Çoruh’a yaz ayları boyunca Günay Karacaoğlu eşlik edecek.

    William Shakespeare’in en ünlü oyunlarından biri olan Hamlet’i farklı bir yorumla sahneye taşıyan Bir Baba Hamlet, 30 Temmuz’da İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda, 13 Ağustos’ta Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda, 25 - 26 Ağustos’ta KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nda, 27 Ağustos’ta Bozcaada Kalesi’nde, 29 Ağustos’ta ise Bergama Asklepion Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Sahnelendiği ilk günden bu yana kapalı gişe oynayan oyunun yeni sezonunda Şevket Çoruh’a, Murat Akkoyunlu ve Günay Karacaoğlu dönüşümlü olarak eşlik edecek. 2021 yazı boyunca farklı şehirlerde sahnelenecek oyun hiç azalmayan temposuyla izleyiciyi dolu dolu gülmeye davet ediyor.

    Baba Sahne’nin çok ödüllü prodüksiyonu Bir Baba Hamlet, dünya literatürünün en önemli oyunlarından biri olan Hamlet’i şarkılarla, danslara, sürekli değişen bir dekorla ve kılıktan kılığa giren karakterlerle harmanlayıp tepetaklak bir yorumla sahneye koyuyor. Oyun Sebastian Seidel’in özgün metni, Yücel Erten’in çevirisi ve Baba Sahne’nin yorumuyla izleyiciyle buluşuyor. Emrah Eren’in yönetmenliğini üstlendiği oyunda izleyiciler de zaman zaman oyuna dahil oluyor.

    “Kalaslarından dekor, heveslerinden oyun yapmak üzere yola çıkmış iki cüretkâr oyuncu, kendilerine kurban olarak Shakespeare’in başyapıtı Hamlet’i seçmişlerdir. Cansiparane bir cesaretle seyircinin önünde buna yeltenirler, ama kısa sürede temsil ‘can havli’ne dönüşür. Biri, oyunculuk için istediği ortamı bulamadığı anlaşılan Shakespeare uzmanı gibi davranan yarım porsiyon aktör; diğeri de şarkı söyleme hevesiyle sürekli müzikallerden dem vuran bir şaşkın... Eli yüzü düzgün, başı sonu belli, dört başı mamur, babalar gibi bir Hamlet düşlerlerken, ortaya çıkan kepazelik Bir Baba Hamlet’e döner. ‘Ha unutmadan, çürümüş bir şeyler var Danimarka Krallığı’nda!’”

    0
    0
    186
  • 29-07-2021

    Pera Müzesi’nin ev sahipliği yaptığı “Zevk Meselesi” ve “İmkânsız Eve Dönüş” sergileri 8 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

    “Zevk Meselesi” başlıklı grup sergisi ortaya çıktığı 19. yüzyıldan bu yana anlamı değişikliğe uğrayan kitsch kavramının günümüz görsel kültürüyle kurduğu yakın ilişkiye ve beğeninin şekillenmesindeki kritik rolüne odaklanıyor. 13 sanatçı ve kolektifin işlerini bir araya getiren sergi sınıfsal bir gösterge olarak beğeni kavramını ele alıyor, estetik anlayışın Doğu ve Batı’ya atfedilen değerlerine bakıyor, yüksek sanata karşın kitle kültürünün yükselişine odaklanıyor ve nesne kültüründen dijital kültüre geçiş sürecinde şekillenen görsel dilin sanatla kurduğu ilişki üzerine, serginin sanatçılarıyla diyalog içinde kitsch kavramının bugünkü zengin kullanımlarını araştırmayı hedefliyor. “Zevk Meselesi” hem nesneler hem de 90’ların başından itibaren internette egemen olan görsel dil üzerinden, toplum yapısındaki sınıfsal ayrışmayı güçlendiren beğeni kavramını sorguluyor.

    Ressam, yazar ve şair Etel Adnan’ın yüz yıla yaklaşan yaşamının tüm üretim dönemlerini kapsayan retrospektif niteliğindeki “İmkânsız Eve Dönüş” başlıklı sergi, Etel Adnan’ın sanatsal üretimlerini ve farklı dönemlerde yapılmış söyleşilerin kayıtları sanatseverlerle buluşturuyor. Küratörlüğünü Serhan Ada ve Simone Fattal’in üstlendiği sergide, “birden fazla alanda ustalaşmış sanatçının” pratiğinin bir parçası olan seramikler, halılar, leporellolar (akordeon defterler), yağlı boya çalışmalar, desenler, baskılar ve sanatçının bir de filmi yer alıyor.

    ​“Zevk Meselesi” ve “İmkânsız Eve Dönüş” sergileri 8 Ağustos’a kadar Pera Müzesi’nde görülebilir.

    0
    0
    179
  • 29-07-2021

    Ethem Baran’ın sevip de kavuşamayanları, ağzı bozuk telaşlı anaları, çocuk kalmış babaları, hayallerini çekiştirip durmaktan bıkmış evlatları anlattığı Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor isimli kitabı İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Hayat bir oyunmuş, hep öyle diyorlar ya. Oyun içinde oyun oynamak... yaptığımız bu. Herkes kendince, hayatta kalabilmek için gerekli silahları bulmuş ya da onlara baştan verilmiş. Benim sadece kitaplarım var. Annem, bu kitaplar mı kurtaracak seni, diyor. Kurtulmak isteyen kim anne! Kocan olacak herif de niye bu gâvurların kitaplarını okuyorsun diye laf sokup duruyor zaten. Kitap okuyarak zengin olunmazmış.

    Yağmurlar gecikince bozkırın bebeleri sararıyor. Ankara’nın ayazında bileklerdeki kesikler sızlıyor. Sagopa rap yapıyor, Hemingway kenardan ters ters bakıyor… Sinemalarda kötü karate filmleri, fırınlarda pide kuyrukları. Mutfaklarda kavrulmuş soğan, bahçelerde mangal ve anason kokuları… Boyacı Üsüyün’ün karısı çatal kapının eşiğinde, Senia Teyze pencerede, mahallenin gençleri yine bir iş peşinde…”

    0
    0
    110
  • 29-07-2021

    KüçükÇiftlik Park, URU organizasyonu ile düzenlediği KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması ile yemyeşil huzurlu bahçe ortamında vizyon filmlerini ve klasikleri İstanbullularla buluşturuyor.

    Açılışını 3 Ağustos’ta En İyi Uluslararası Film oscarının sahibi olan Another Round ile yapacak olan KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması kapsamında her salı başka bir film gösterilecek. Film gösterimlerinin yanı sıra film konseptine uygun DJ performansından mini konserlere, oyuncu ve yönetmen söyleşilerine kadar farklı içerikler de katılımcılarla buluşacak.

    KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması kapsamında 2021 Oscar Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film, 2021 BAFTA Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film, 2021 EFA Ödülleri’nde En İyi Avrupa Filmi, En İyi Avrupalı Yönetmen, En İyi Avrupalı Erkek Oyuncu, En İyi Avrupa Senaryosu ödüllerini toplayan Another Round filmi gösterilecek. Film bir kasabada öğretmenlik yapan Martin ve üç arkadaşının başlattıkları “akademik deney”i anlatıyor. Bahçe Sineması’nda izleyicilerle bir diğer film ise müthiş kadrosu ve soluksuz bırakan aksiyonuyla Londra’da kurduğu dev suç imparatorluğunu bırakıp kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan ve peşindeki özel dedektifi atlatmaya çalışan Mickey Pearson’ın mecaralarını anlatan The Gentlemen filmi olacak.

    Etkinlikte ayrıca Dexter Fletcher'ın yönetmen koltuğunda oturduğu ve Elton John'un süperstarlık basamaklarını tırmanışını konu alan Rocketman, 2018 yılında Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması Jüri Büyük Ödülü kazanan ilk ve tek yerli yapım olarak tarihe geçen Kelebekler, Zain’in sıradan bir küçük çocuktan zekası ve pratikliği ile sokaklardaki yaşam savaşından galip çıkan 12 yaşındaki genç bir delikanlıya dönüşümünü gözler önüne seren Caphernaum, Nuri Bilge Ceylan’ın sekizinci sinema filmi ve yazar olmayı arzulayan babasının geçmişteki borçlarıyla boğuşan Sinan’ı anlatan Ahlat Ağacı ve cadılar hakkında çekilen bir filmin setinde yaşananları konu edinen Lux Aeterna sinemaseverlerle buluşacak.

    KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması Takvimi:

    3 Ağustos - Another Round
    10 Ağustos - The Gentlemen
    31 Ağustos - Rocketman
    7 Eylül - Kelebekler
    21 Eylül - Caphernaum
    28 Eylül - Ahlat Ağacı
    5 Ekim - Lux Aeterna

    0
    0
    534
  • 29-07-2021

    Tarihte bir romandan esinlenerek hayata geçirilen ilk müze olan Masumiyet Müzesi, 3 Ağustos’ta kapılarını yeniden ziyaretçilere açacak.

    2012’de açılan Masumiyet Müzesi, 2020 yılında pandemi nedeniyle ziyarete kapatılmıştı. Yeniden açılışını 3 Ağustos’ta gerçekleştirecek olan Masumiyet Müzesi, pandemi koşullarına uygun biçimde Grazia Toderi ve Orhan Pamuk’un dört yıl süren ortak çalışması Kelimeler ve Yıldızlar/Words and Stars isimli videosuyla yeniden açılacak. Ayrıca Orhan Pamuk imzalı 50 adet Masumiyet Müzesi ve 50 adet Veba Geceleri kitabı müze mağazasında satışa sunulacak.

    Kelimeler ve Yıldızlar/Words and Stars, İtalyan sanatçı Grazia Toderi ve Orhan Pamuk’un dört yıl süren sayısız toplantılar ve yoğun yazışmalarının ardından, bu istisnai sanatsal birliğin sonucu, “monolog”, “diyalog” ve “konuşma” başlıklı bir üçleme şeklinde ortaya çıktı. Video, insanlığın özündeki yıldızları incelemeye olan yatkınlığını odağına alarak iki kişi arasındaki çocuksu diyaloğu yansıtıyor. Videoda yer alan metin Orhan Pamuk’un 2008 yılında kaleme aldığı Masumiyet Müzesi romanından ilhamla yazıldı. Videodaki metin romanın iki kahramanı Füsun ve Kemal’in yıldızlara bakarken birbirlerine yönelttikleri çocuksu, varoluşsal ve metafizik sorulara ve yeniden çocukluklarına dönmelerine odaklanıyor. Kelimeler ve Yıldızlar/Words and Stars “Aklımızdaki manzaralar ile şehirlerin üstündeki gökyüzü arasında görsel bir bağlantı var mı?” sorusunu soruyor.

    2013 yılında video için İstanbul’a gelen Grazia Toderi, şehrin yüksek binalarından, minare şerefelerinden gece İstanbul görüntüleri çekti. Sanatçının görüntüleri, Orhan Pamuk’un cümleleriyle birleştiğinde yıldızlar ve İstanbul’un ışıklarından hayali haritalar oluşuyor. Görüntü ve yazının hareket hâlinde olduğu videoda kelimeler şehrin ışıklarıyla birleşiyor, sesler uzaktaki görüntülere karışıyor. 15 dakikalık bu deneyim dürbünden bakıyormuş izlenimi veren duvara açılmış deliklerden izleniyor.

    Kelimeler ve Yıldızlar/Words and Stars 2017 yılında Torino’daki Mart, Museo d’Arte Moderna e Contemporanea di Trento’da, 2019 yılının Haziran ayında da Cenevre’deki Centre De La Photographie Genève’de ziyaretçi ile buluştu.

    0
    0
    277
  • 29-07-2021

    Usta polisiye yazarı Edmund Crispin’in klasikleşmiş dedektifi Gervase Fen’in en ünlü macerası olan Kaybolan Oyuncak Dükkânı kitabı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

    Hem türün meraklıları hem de 20. yüzyıl İngilteresi’nde eşsiz bir maceraya atılmak isteyen okurlar için bir fırsat olan Kaybolan Oyuncak Dükkânı, şair Richard Cadogan’ın tatil için gittiği Oxford’da başına gelen olaylara odaklanıyor.

    ​“Şair Richard Cadogan tatil için gittiği Oxford’da kendini karmaşık olayların içinde bulur. Gece geç saatte şehre varan Cadogan, bir oyuncak dükkânının kapısının açık olduğunu fark eder. İçeride hırsızları bulacağını düşünerek dükkâna girer ama yaşlı bir kadının cesediyle karşılaşır. Daha cesedi tam inceleme fırsatı bulamadan kafasına aldığı darbeyle bilincini kaybeder. Sabah kendine geldiğinde yaptığı ilk iş polise gidip bütün gördüklerini anlatmak olur. Ancak artık ortada ne oyuncak dükkânı vardır ne de bir kadın cesedi. Bu kadar imkânsız görünen bir olayı kim çözer? Tabii ki bitip tükenmek bilmeyen enerjisi, tuhaf tavırları ve konuşmalarıyla Oxford’da adından sıkça söz ettiren Gervase Fen.”

    0
    0
    136
  • 28-07-2021

    Ülkemizin bilinen ilk dream-pop, shoegaze grubu The Away Days, uzun bir aradan sonra “How Many Times” isimli yeni teklisiyle geri döndü.

    Mixini Dua Lipa, The Neighborhood gibi dünyaca ünlü isimlerle çalışan Matty Green’in yaptığı şarkının sözü ve müziği Can Özen ve Orkun Atik imzası taşıyor. Pandemi nedeniyle evlere hapsolduğumuz günlerin ardından gelen pozitif, umut dolu bir yeniden başlama şarkısı olan “How Many Times” dinleyiciyi sıcak yaz güneşinin altında sanki etrafta hiç kimse yokmuş gibi gözleri kapalı dans etmeye davet ediyor.

    The Cure and Joy Division gibi 80'lerin synth popunun öncü gruplarının yanı sıra Foals, MorMor gibi modern seslerden de etkilenen grup indie rock, shoegaze, dream pop ve psikedelik müzik türlerini bir araya getirerek kendi özgün tarzını oluşturuyor. SXSW, The Great Escape gibi dünyaca ünlü festivallerde Banks, Belle & Sebastian, Massive Attack ve Portishead gibi isimlerle aynı sahnede yer alan grup gösterdiği performanslarla büyük bir dinleyici kitlesi oluşturdu.

    The Away Days’in “How Many Times” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilirsiniz. 

    0
    0
    292
  • 28-07-2021

    Monica Papi tarafından İzmir/Urla merkezli kurulan ve kâr amacı gütmeyen bir kültür sanat oluşumu olan UR Collective’in Kültür için Alan’ın desteğiyle gerçekleştirdiği “Nazîreler Kitabı/Book of Responses” projesi kapsamında Kasım 2021’e kadar toplamda 12 adet çevrim içi şiir sergisi gerçekleştirilecek.

    Günümüzde kaybolmuş geleneksel nazîrecilik mirasını devralan proje, yeni bir nazîre yapma pratiğine odaklanıyor. Ana şiire cevaben benzer uyak, form ve sözcüklerle bir şiir kaleme almak yerine farklı formlardaki (görsel-işitsel) çalışmalarla nazîre yaparak söz-ses-imaj ve hareket ilişkisini sorguluyor. Nazîre yapmanın yazma edimiyle sınırlanmadığı proje, farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirerek şiirlerle yeni bir ortak çalışma ve düşünme zemini yaratmayı amaçlıyor. Kavramsal bir yapı üzerine kurulan ve geleneksel nazîrecilik sanatına öznel ve yeni bir bakış olan proje, şiir üzerine poetik ve editoryal anlamda çalışmaktan öte küratöryal bir pratikle şiir üretimini ele almayı deniyor. Böylelikle, nazîreciliğin içerdiği ilham alma-ilham verme, mimesis, esinlenme, etki ve çağrışım gibi kavramları kullanarak yazılmış bir şiirin diğer sanatsal alanlardaki etkilerinin izini sürüyor.

    UR Collective’in “Nazîreler Kitabı/Book of Responses” projesi kapsamında düzenlenen sergiler Asaf Hâlet Çelebi’nin mistik dizelerinden, Viyanalı sanatçı Gerhard Rühm’un deneysel şiirine, İtalyan yönetmen Pier Paolo Pasolini’nin annesine yazdığı ağıttan, feminist-aktivist yazar Audre Lorde’un kadınlara seslendiği şiirine dek çeşitlilik gösteren bir seçkiden oluşuyor. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    314
  • 28-07-2021

    Fonksiyonel Tıp Sağlık Koçu ve MBSR eğitmeni Sema Özpekmezci’nin sağlıklı beslenmeyi katı kalıplardan kurtarıp, sürecinden mutlu olduğumuz beslenmenin mümkün olacağını anlattığı Mutlu Beslenme isimli yeni kitabı Küsurat Yayınları tarafından yayımlandı.

    Sema Özpekmezci Mutlu Beslenme kitabıyla okuyucularını sıkışmış hissettikleri, kaybolduğunu düşündükleri anlarda şefkat, merhamet ve farkındalıkla kucaklıyor. Kitap okuyucuların ihtiyaç hissettikleri anlarda QR kodları okutup bölümlere, meditasyonlara ve egzersizlere özel olarak hazırlanan Sema Özpekmezci’nin seslendirdiği animasyonları izleme ve kitap boyunca bahsedilen durumları somut bir hâle getirme fırsatı sunuyor. “Mutlu Tarifler” bölümünde ekmekten krakere, börekten pudinge kadar yer alan tariflerle beslenmeyi eğlenceli hâle getirmeyi öğretmeyi amaçlıyor. Kitap sağlıklı yiyeceklerin de oldukça pratik hazırlanabildiğini ve enfes olduğunu aktarıyor. 

    ​“Neden Mutlu Beslenme? Çünkü beslenme; sağlıklı öğünlerle ama süreç boyunca mutsuz eden ve sağlıksız öğünlerle yani kilo/hastalık getiren ama süreç boyunca mutlu eden olarak ikiye bölünmüş durumda. Tüm bu ezberleri unutalım çünkü bunların ikisini birleştirerek; sağlıklı şeyler yiyerek de sürecinden mutlu olduğumuz bir beslenme sistemi kurulabileceğini söylüyorum. Mutluluk duyduğumuz beslenmenin, sürdürülebildiğine inanıyorum.”

    0
    0
    190
  • 28-07-2021

    Salon İKSV’nin, şehrin farklı mekânlarında geniş kitlelere ulaştığı etkinliği Gezgin Salon, +1’in katkılarıyla 20 Kasım’da Belçikalı indie rock grubu Balthazar’ı Volkswagen Arena’da müzikseverlerle buluşturacak.

    İndie rock ikilisi Balthazar, pandemi sonrası ilk turnelerinde +1 Katkılarıyla: Gezgin Salon kapsamında 20 Kasım Cumartesi günü saat 21.30’da Volkswagen Arena’da sahneye çıkacak. Belçika’nın Gent kentinden çıkma lise arkadaşları Jinte Deprez ve Maarten Devoldere’in ruha dokunan pop rock’u, 2019'daki dünya turneleri sırasında yazıp pandemi döneminde kaydettikleri yeni albümleri Sand ile yeni bir soluk kazanıyor. Belçikalı grubun beşinci albümleri olan Sand, ilk albümleri Applause’daki kadar taze ve enerji dolu şarkılar içeriyor. İkilinin canlı çalmaktan aldıkları keyfin her notasına yansıdığı albüm, sahneden uzak kaldıkları günlerin acısını çıkaracakları pandemi sonrası turnelerinde, ilk defa İstanbullularla buluşacak.

    ​20 Kasım Cumartesi günü saat 21.30’da gerçekleştirilecek konser için biletler 30 Temmuz Cuma günü 10.30’dan itibaren passo.com.tr üzerinden ve İKSV ana gişeden satışa çıkacak.

    0
    0
    178
DAHA FAZLA
Geldanlage