GÜNDEM
  • 25-01-2022

    border_less ARTBOOK DAYS’in dördüncü edisyonu 12 - 15 Mayıs’ta Arter ev sahipliğinde gerçekleşecek. border_less ARTBOOK DAYS yayını olan, metin üzerine çalışan sanatçı ve inisiyatifleri; müze, galeri, kurum ve enstitüleri bir araya getirerek kitap üzerinden yeni bir ortak alan yaratmayı amaçlıyor. Etkinlik süresince bir konuşma programı da gerçekleştirilecek. Programın detayları ilerleyen günlerde duyurulacak.

    border_less ARTBOOK DAYS destekçileri arasında Asya Nakliyat, Unlimited Publications, MADA ve Ofset Yapımevi yer alıyor. Etkinlik başvuruları 27 Mart tarihine kadar buradan yapılacak. Katılımcı listesi ise 5 Nisan’da açıklanacak.

    border_less’in her ARTBOOK DAYS edisyonu öncesi gerçekleştirdiği border_less KİTAP FONU 2022 başvuruları da 10 Nisan tarihine kadar devam ediyor.

    border_less, her ARTBOOK DAYS edisyonu öncesi yaptığı açık çağrı ile daha önce kapsamlı bir kitabı basılmamış ve üretim aşamasında olan bir sanatçı kitabı için fon sağlıyor. Her sene değişen kitap fonu jürisinin başvurular arasından değerlendirip seçeceği kitap projesi, mayıs ayında border_less sosyal medya hesaplarından açıklanıyor. Fonu kazanan her proje bir sonraki yıl border_less ARTBOOK DAYS etkinliğinde izleyiciyle buluşuyor.

    ​border_less KİTAP FONU 2022’nin seçici kurulunda Anlam De Coster Arslanoğlu, Peter Hristoff ve Ayşe Umur yer alıyor. 15.000 TL değerindeki kitap fonuna 10 Nisan tarihine kadar başvuru yapılabilecek. Başvuru koşullarına ve fon hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. 

    0
    0
    83
  • 25-01-2022

    ​Yazar ve illüstratör Thiago de Moraes’in yazdığı ve resimlediği Moğollardan Osmanlılara, İnka’dan Avrupa’ya farklı dönemlerden on beş uygarlığı ele aldığı Tarih Atlası, Epsilon Yayınevi’nden çıktı.

    Moraes’in hazırladığı bu kitapla hem çocuklar hem de yetişkinler bir yandan dünyayı dolaşıyor, bir yandan da imparatorlar, kaşifler, mucitler, korsanlar, astronotlar ve daha birçok önemli karakterle tanışıyor.

    ​Detaylı ve renkli çizimlerle bezeli Tarih Atlası gizemli uygarlıkların kadim tarihine ışık tutuyor. Yunanlar, Romalılar, Mısırlılar, Moğollar, Osmanlılar, İnkalar, Çinliler, Ruslar; kendi çağlarına damga vuran imparatorlar, korsanlar, kâşifler, mucitler ve daha fazlası yer alıyor. Bu atlas farklı kültürlerin nasıl yaşadığını, her medeniyetten gelen önemli insanları ve tüm bu uygarlıkların dünya tarihine yaptıkları katkıları keşfetme imkânı sunuyor.

    0
    0
    147
  • 24-01-2022

    Zorlu PSM’nin kendi prodüksiyonu olan ilk tiyatro oyunu Şehirde Kimse Yokken, 14 Şubat’ta prömiyerini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

    Ahmet Sami Özbudak’ın kaleme aldığı, Lerzan Pamir’in rejisiyle izleyici karşısına çıkacak oyunun kadrosunda Elçin Sangu, Metin Coşkun, Elif Ürse, Kerem Arslanoğlu ile Ersin Arıcı’nın yer alıyor.

    Özbudak’ın birbiri ile paralel iki öyküyü kaleme aldığı ve simgesel anlatılarla hikâyesini zenginleştirdiği Şehirde Kimse Yokken, kadınlık, erkeklik üzerine pek çok tartışmayı içinde barındıran bir öykü sunuyor. İnsanlığa verilen cinsiyet rollerine dair sorular sorarken, bu sorulara hem tanıdık hem de farklı cevaplar getiriyor.

    ​14 Şubat akşamı Zorlu PSM’de prömiyerini gerçekleştirecek Şehirde Kimse Yokken’in biletlerini passo.com.tr’den satın alabilirsiniz. 

    0
    0
    244
  • 24-01-2022

    Orta Anadolu’nun bilinen en eski köyü Aşıklı Höyük’ün 13 yerli ve yabancı sanatçının işleri üzerinden sanat ve arkeoloji arasında bir diyaloğa dönüştüğü “Kazı İzleri / Lines of Site” başlıklı sergi, 4 Şubat - 25 Şubat tarihleri arasında Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    Orta Anadolu’nun bilinen en eski köyü olan Aşıklı Höyük, Aksaray’ın Gülağaç ilçesinde, Hasan Dağı ile Melendiz Çayı arasında yer alıyor. 10 bin 500 yıllık tarihe sahip Aşıklı Höyük, avcı toplayıcı dönemden yerleşik tarım düzenine geçişin hemen her aşamasından izler barındırıyor. İlk beyin ameliyatının yapılması, koyun ve keçinin ilk kez evcilleştirilmesi gibi pek çok ilkin de yaşandığı bir arkeolojik yerleşim yeri olmasıyla dikkat çekiyor.

    Kazı çalışmalarının 32 yıldır devam ettiği Aşıklı Höyük’ün kazı çalışmalarını desteklemek, kültürel mirasın özellikle yerel halk tarafından benimsenmesini ve korunmasını sağlamak ve kazı alanının tanınırlığını artırmak için çalışan Aşıklı Höyük Dostları Derneği’nin çabalarıyla 10 bin 500 yıllık tarih sanatla bir araya geliyor. Aşıklı Höyük Dostları Derneği’nin “Sanat ve Arkeoloji Projesi”, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği’nin mali desteği ile hayata geçirilen “Ortak Kültür Mirası: Türkiye ve AB Arasında Koruma ve Diyalog-II (CCH-II) Hibe Programı” kapsamında destekleniyor. Universitat Autònoma de Barcelona (UAB) ve University of Dundee (UD) ile birlikte planlanan ve yürütülen disiplinler arası proje; sanat, tarih, sanat tarihi, arkeoloji ve antropolojiyi bir araya getirerek, Aşıklı Höyük’ü tanıtmayı hedefliyor. Proje kapsamında farklı ülkelerden sanatçıların Aşıklı Höyük’teki yaşam, insanlık tarihindeki önemli gelişmeleri aktaran eserleri izleyiciyle buluşacak.

    “Kazı İzleri / Lines of Site” başlıklı sergi, Türkiye, İngiltere, İspanya, ABD ve Kolombiya’dan 13 sanatçının farklı disiplinlerde ürettiği eserleri izleyicinin beğenisine sunuyor. Küratörlüğünü Gary Sangster ve Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği sergide yer alan eserler, sanatçıların Aşıklı Höyük kazı alanındaki deneyimlerinin izlerini taşıyor. Sergide; Özgül Arslan (Türkiye/UK), Eva Bosch (Katalonya/UK), Şahin Domin (Türkiye), Ahmet Rüstem Ekici (Türkiye), Leyla Emadi (Türkiye), Stephen Farthing (UK/ABD), Murat Germen (Türkiye), Osman Nuri İyem (Türkiye), Blanca Moreno (Kolombiya), Dillwyn Smith (UK), Hakan Sorar (Türkiye), Anita Taylor (UK) ve Emre Zeytinoğlu (Türkiye) çalışmaları ile yer alıyor. 25 Şubat tarihine kadar Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda izleyiciyle buluşacak olan “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi, İstanbul’dan sonra İspanya’nın Barcelona ve İskoçya’nın Dundee şehirlerinde de açılacak.

    ​13 sanatçının Aşıklı Höyük kazı alanındaki deneyimlerinin izlerini taşıyan eserlerinden oluşan “Kazı İzleri / Lines of Site” başlıklı sergiyi 4 Şubat - 25 Şubat tarihleri arasında Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    257
  • 24-01-2022

    İstanbul Planlama Ajansı koordinasyonu ile Oyun İstanbul’un tasarladığı, ilhamını “BURASI” sergisinden alan ve iki bölümden oluşan “BURASI Oyun Yeri” adlı oyun, 28 Ocak Cuma günü Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın ev sahipliğinde saat 14:00’te Loca’da başlayacak ve dış mekâna taşınacak.

    İlhamını, izleyiciyi İstanbul’u farklı boyutlarıyla düşünmeye davet eden “BURASI” sergisinden alan “BURASI Oyun Yeri” katılımcılara hem “içimizdeki çocuk”u keşfetme fırsatı sunuyor hem de gündelik koşuşturmanın kentle aramıza koyduğu mesafeyi de ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Her gün belirli yönlerde hareket ettiğimiz, farklı katmanlarıyla buluşup ayrıldığımız kentte rutinin dışında mekânın ruhunu ortaya çıkarabilecek başka yönler, başka karşılaşmalar olabilir mi? Kentteki hareketlerimizi rastgele attığımız iki zar belirlese neler yapardık?

    28 Ocak Cuma günü saat 14:00’te Loca’da başlayacak ve dış mekâna taşınacak oyun iki bölümden oluşacak: Atılan zarların gösterdiği yönergeleri yerine getirme ve deneyimlerin çıktılarının paylaşımı. 1,5 saat sürecek etkinliğe 18 yaşından büyük herkes katılabilir. Etkinlik rezervasyonlu olup, kontenjan 20 kişiyle sınırlı olacak. Etkinliğe buradan kayıt olabilirsiniz. 

    0
    0
    1077
  • 24-01-2022

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen “Köprüde Buluşma: Diziler” atölyesi için başvurular başladı. Türkiye’den geliştirme aşamasındaki dizilerin üretim ve uluslararası ortak yapım potansiyellerini geliştirmek amacıyla düzenlenen atölyeye 16 Şubat tarihine kadar başvuru yapılabilecek.

    Anadolu Efes’in ana destekçisi olduğu Köprüde Buluşmalar kapsamında hayata geçirilen “Köprüde Buluşma: Diziler” atölyesi Türkiye’den ve komşu ülkelerden yapımcı, yönetmen ve senaristleri, uluslararası sinema profesyonelleriyle bir araya getiriyor. Bu yıl ilk kez OGM Pictures’ın sponsorluğuyla gerçekleştirilen “Köprüde Buluşma: Diziler” kapsamında yapılacak atölyeye seçilen yazar, yönetmen ve yapımcılar uluslararası sinema ve televizyon profesyonelleri (yapımcılar, dağıtımcılar, festival veya fon yöneticileri, TV kanal temsilcileri) ile bir araya gelerek birebir toplantılar yapma fırsatı bulacaklar. Ayrıca atölye sonunda seçilecek bir projeye 30.000 TL değerinde OGM Pictures Özel Ödülü verilecek.

    Belgesel, animasyon, komedi, aile, çocuk ve biyografi dizileri gibi farklı konu ve türlerde projelere açık olan çağrıya her formattan dizi projesiyle 16 Şubat tarihine kadar başvuru yapılabilecek. Atölye hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    360
  • 24-01-2022

    Sanatçı Ali İbrahim Öcal’ın “Current Works” başlıklı eser gösterimi 13 Şubat tarihine kadar Sevil Dolmacı Art Residency mekânı Beşiktaş Beyaz Köşk’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Ali İbrahim Öcal’ın eser gösterimi Villa İpranosyan’da izleyiciyle buluşan “Freedom of the Form” başlıklı sergisine paralel olarak gerçekleşiyor. Papko, Hakan Çarmıklı, Polimeks, Agah Uğur ve Ferko başta olmak üzere pek çok koleksiyonda yer alan Ali İbrahim Öcal, eserlerinde doğa kavramına odaklanarak, hayvanları ve doğayı kendi gerçekliğiyle gözler önüne seriyor. “Current Works”te sanatçının tuval üzerine yağlı boya çalışmalarının yanı sıra, heykel ve buluntu malzeme ile oluşturduğu yerleştirmeleri ve video üretimleri de yer alıyor.

    Ali İbrahim Öcal’ın “Current Works” başlıklı eser gösterimi 13 Şubat tarihine kadar Sevil Dolmacı Art Residency mekânı Beşiktaş Beyaz Köşk’te ziyaret edilebilir.

    ​Adres: Abbasağa Mah. Abbasağa kuyu sok. No:13 Beşiktaş/İstanbul

    0
    0
    157
  • 24-01-2022

    Doğu Yücel’in kaleme aldığı Mitat Karaman karakterinin Kimdir Bu Mitat Karaman? romanıyla başlayan hikâyesi Beter Ol Mitat Karaman! ile devam ediyor. Soru işaretini, ünlem işaretinin takip ettiği serinin yeni romanı da Can Yayınları tarafından yayımlandı.

    Yücel, Beter Ol Mitat Karaman!'da Cennet Apartmanı'na sığmayıp tüm bir şehre yayılan daha sert, daha absürt, daha canlı ve heyecanlı, daha edepsiz ve her daim daha "yalnız" bir hikâyeyle okurların karşısına çıktı. Kitabın kapak illüstrasyonunu ve bölüm vinyetlerini Ersin Karabulut çizdi.

    Hayat mücadelesinde yine tek başına kalan Mitat gizli topluluklar, atölyeci yazarlar, yaşam koçları, estetik cerrahlar, Wattpad okurları, gamer'lar, cosplay'ciler ve çeşitli hayvanların da dahil olduğu bambaşka bir savaşın merkezinde bulacak kendini.

    “Mitat bir gıcık oldu, herkesin ama herkesin şu hayatta bir destekçisi vardı, kimin başına bir haksızlık gelse en az bir kişi çıkıp onun için "yalnız değildir" hashtag'i açardı.

    Mitat Karaman dışında. Olur da bir gün Mitat haksızlığa uğrarsa, başına bir iş gelirse bir kişi, bir Allah'ın kulu bile arkasından "yalnız değildir" diye yazmayacaktı.

    O bir istisnaydı.

    Mitat önceki tweet'lerini sildi. Kimliğini açık etme pahasına yeni bir tweet girdi, yeni bir hashtag açtı, kimsenin desteklemeyeceği, sonsuza kadar tek başına kalacak bir hashtag…

    #MitatKaramanYalnızdır”

    0
    0
    213
  • 23-01-2022

    The Ringo Jets, iki yıl ardan sonra İstanbul konseriyle 26 Ocak Çarşamba günü saat 21.00’de Zorlu PSM %100 Studio’da müzikseverlerle buluşacak.

    Gitarlarda Tarkan Mertoğlu ve Deniz Ağan ile davulda Lale Kardeş tarafından 2012 yılında İstanbul’da kurulan The Ringo Jets, pandemi sebebiyle ara verdiği canlı performanslarına İstanbul konseriyle devam ediyor. Grup bu konserde Ringo klasiklerinin yanı sıra Yadigâr ve Unlimited Lunch Pack EP’lerini baştan aşağı ilk kez çalacak.

    26 Ocak Çarşamba saat 21.00’de gerçekleşecek The Ringo Jets konserinin biletine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    250
  • 23-01-2022

    İş Sanat Kibele Sanat Galerisi, Mahmut Celayir’in “Peykerun” başlıklı kişisel sergisini 16 Nisan tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    30 yılı aşkın sanat hayatında, doğduğu ve yaşadığı Anadolu doğasını yorumlayan puantilist eğilimli resimleriyle tanınan Celayir’in 1970’lerden günümüze uzanan doğa manzarası üstüne temellenmiş eser üretiminin önemli bir kesitini izleyiciye sunan sergi, yerel malzemeden yola çıkarak çağdaş bir dil oluşturmanın panoramasını çiziyor.

    Mahmut Celayir “Peykerun” sergisini şu sözlerle anlatıyor: “Yaz aylarının bol ışıklı aydınlık günlerini hep, içinde büyüdüğüm Bingöl’ün bir dağ köyünde geçiririm. Burada, doğa içinde yolculuklar, gezintiler yaparım. Bu yolculuklar bir şeyleri aramanın başlangıcıdır ve her şey bununla başlar. Peykerun bu yolculuklarda çoğunlukla kendimi içinde bulduğum yükseklerde gene çocukluk anılarımla yüklü, terk edilmiş bir yayla alanıdır. Kelime olarak Zazaca taşların ötesindeki yer anlamını taşır. Buranın çok çeşitli bitki örtüsünden gelen renk ve form zenginliği bana hep büyülü kozmik bir hareketliliği hissettirdi ve arındırdı. Varoluşumuzun görsel ve düşünsel ipuçlarını bir anlamda verdi. Burada beni besleyen; organik, coşkulu ve yaşamsal bir dokuyu hep yeniden keşfetmiş gibi oldum. Peykerun zamanla benim için sanatsal sorgulamalarla yüklü; simgesel, mitik ve düşsel bir varoluş alanına dönüştü.”

    Sergiye ayrıca Peykerun isimli Türkçe - İngilizce bir kitap da eşlik ediyor. Sergideki eserlerin yer aldığı kitap için Beral Madra bir yazı kaleme aldı.

    Beral Madra kitapta yer alan “Antropolojik Manzararalar” başlıklı yazısına şu sözlerle başlıyor: “Türkiye’de 1970’lerden 2022’ye, sanatçı olarak yaşayan, üretim yapan, çalışan bir kişinin üretimini bütüncül bir sergi düzeninde izleyiciye sunmanın toplumsal ve kültürel açıdan sorumluluğu, işlevi ve amacı vardır. Toplumu kültürünü zenginleştiren bu kişi hakkında kapsamlı olarak bilgilendirmek, sanatçıya hak ettiği değeri ve görünürlüğü vermek, üretim birikiminin yansıttığı görsel, düşünsel bilgiyi göstermek gibi işlev ve amaçların toplamından daha değerli bir özellik, sanatçı ile birlikte kültürel belleğin yaşatılmasıdır. Küresel bağlamda insanlığın içinden geçmekte olduğu hakikat-sonrası düzende hakikat yeni bir anlam yükleniyor. Bellek bu düzenin karşısındaki hakikate ulaşma iradesinin en etkin ögesidir. Bu sergide iki boyutlu bir belleğin izi sürülüyor: Bir kurumun kültürel belleği yaşatma iradesi ve bir sanatçının tüm üretim sürecinde doğanın belleği, geleneksel ve tarihsel bellek ve bireysel bellek üstüne yapılanmış bir görsel görüngüyü ve dili yaratması.”

    ​Mahmut Celayir’in “Peykerun” başlıklı sergisini 16 Nisan tarihine kadar İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    272
DAHA FAZLA
Geldanlage