GÜNDEM
  • 15-08-2017

    Turkmall Sanat, “Anadolu’dan Genç Sanat” serilerinin üçüncüsü olan “Yeni Ufuklar” sergisine ev sahipliği yapıyor. Bu sergi, Anadolu’nun çeşitli kentlerindeki sanat okullarının üretimini İstanbul’a taşıyor.


    “Anadolu’dan Genç Sanat III- Yeni Ufuklar” grup sergisi, 19 Temmuz- 8 Eylül tarihleri arasında izleyiciyi ufka davet ediyor. Sanatçı listesindeki isimler: Ahmet Safa, Buse Kızılırmak, Coşkun Açık, Engin Aslan, Fatma Çiftçi, Filiz Selvi, Hamza Kırbaş, Nehir Sağdıç, Neslihan Buran, Neslihan Kıyar, Nur Uyanık, Oben Yılmaz, Sercan Koçak, Yeliz Selvi, Yunus Demir, Zerrin Pehlivan.

    0
    1
    299
  • 15-08-2017

    Roman Uranjek, “Room for an Image” isimli sergisi ile KRANK Art Gallery’deki ikinci sergisini yapıyor. Sanatçı, “Room for an Image” ile 1.1.2002 tarihli Avrupa Birliği’nin Euro sürecine girmesi itibariyle başlattığı ve 15 yıllık aralıksız süregelen projesinin çalışmalarını sergiliyor. Serginin içeriğinde afişler, baskılar, kitaplar  ve kolajlar bulunuyor. Sergi, 8 Eylül – 25 Kasım 2017 tarihleri arasında görülebilir.


    Avrupa Birliğinde Euro’nun resmi para birimi olmasının kabul edildiği gün olan 1 Ocak 2002’de Roman Uranjek Avrupa’nın ortak para birimine müdahele eden ilk haçını çizdi. Bu çalışma “At least one cross a day after 1.1.2002” projesinin başlangıcını oluşturmuştu. Her güne bir çalışma ilkesi ile yola çıkan sanatçı, haçın dini, mitolojik, erotik tüm sembolik anlamlarından yola çıktı. Böylece evrensel bir motif olarak gündelik hayata dahil etti. 

    0
    0
    187
  • 14-08-2017

    Gölgeyi üretimlerinin vazgeçilmez unsuru olarak odağına almış sanatçıların, sınırsız biçim ve anlam üreten gölgeden beslenerek ortaya koydukları yapıtları bir araya getirdiği ‘In Shadow’ sergisi, 7 Eylül - 7 Ekim 2017 tarihleri arasında C.A.M. Galeri’de görülebilir.

    ​Dünya ile güneşin arasındaki en değerli etkileşimlerden biridir gölge. Güneş tarih boyunca önemli bir faktör olmuştur, güneş gibi üstüne tarih yazılan bir başka etkileyici şey ise kuşkusuz gölgedir. Sanatçıların gölge temasından yola çıkarak neler yapabileceğine şahit olacağımız sergide Ali Cabbar, Balkan Naci İslimyeli, Mary Frank, Murat Morova, Peter Hristoff ve Serkan Yüksel isimleri yer alıyor. 

    0
    0
    277
  • 14-08-2017

    Hasan Başkırkan'ın yabancı dil korkusu anlamını taşıyan Xenoglossophobia isimli sergisi 15-30 Eylül tarihleri arasında Galeri Selvin 2’de görülebilir.

    Sergi, sanatçı tarafından oluşturulmuş kufi yazı biçimindeki, olumlu ve olumsuz anlamlara sahip İngilizce kelimelerden ve seramik kullanılarak oluşturuluyor. Bu durum Xenoglossophobia isminde vücut bulurken ve somut nesnelerle bu fobiyi yenmeye çalışılıyor.

    0
    0
    236
  • 14-08-2017

    Film tutkunlarının ve sanatseverlerin yoğun ilgisiyle yaz boyu süren UNIQ Açık Hava Film Festivali, eylülde sona erecek. 16 Eylül Pazar günü Tarık Akın’ın ölüm yıldönümünün anısına gösterilecek Sürü filmi ile final yapacak olan festival şehrin hızlanan temposuna keyifli bir ısınma turu sunacak.

    ​Antalya Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Müzik, Locarno Uluslararası Film Festivali’nde Altın Leopar ve En İyi Kadın Oyuncu (Melike Demirağ) ödülünün sahibi olan, toplumsal gerçekçiliğin Türkiye sinemasındaki en önemli eserlerinden olan Sürü, festivalin çok beklenen son filmi. 3 Eylül Pazar günü Olli Maki’nin En Mutlu Günü adlı ödüllü biyografiyi izleyiciyle buluşturacak olan festival, 5 Eylül Salı günü derin izler bırakacak bir yapım ile devam edecek: Aşk Birleşik Devletleri. 2016 yılında Berlin Uluslararası Film Festivali’nde En iyi Seneryo dalında Gümüş Ayı Ödülü’nün sahibi olan film, 90’lı yıllarda Polonya’da geçiyor ve dört kadının mutsuz hayatlarında ayakta kalma çabalarına odaklanıyor.

    0
    0
    276
  • 14-08-2017

    Portekizli yazar José Saramago’nun hiciv ile alegoriyi derin bir kavrayış ve keskin bir görüyle harmanladığı ve dil cambazlığını ortaya koyduğu eserlerinden biri olan Görmek, Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle yayımlandı.

    Saramago, hamaset denen düşünce fukaralığının ve onun kovuklarında yuvalanan güç saplantısının ipliğini pazara çıkarıyor. Körlük’ün adı bilinmeyen ülkenin adı bilinmeyen kentindeyiz yine. Üstelik yaşanan trajedinin üzerinden çok da geçmemiş, uyandırdığı dehşetin hatırası taze, mağdurları da hâlâ sağken yeni bir felaket, daha doğrusu olağandışı bir hal geliyor kentin başına. Seçim yapılıyor, sandıklar kuruluyor. Ancak beklenmedik bir şey oluyor ve oyların büyük çoğunluğu boş çıkıyor. Hükümet bir komplo şüphesiyle derhal teyakkuza geçerek bu beklenmedik durumu siyasal düzenin çarkları içinde öğütmeye çalışıyor; sonuç alamayınca da çareyi sıkıyönetim ilan ederek kenti terk etmekte buluyor. Fakat beklentinin aksine, düzenin yokluğunda düzensizlik baş göstermeyince, onu çıkarmak da yine siyasal erke düşüyor.

    “Boş oy kullanmak inkâr edilemez bir haktır, kimse sizden bu hakkı alamaz, fakat, nasıl ki çocukların ateşle oynamasını yasaklıyorsak, halkları da dinamit kullanmanın onların güvenliğine aykırı olduğu konusunda uyarıyoruz.” 

    Eser: Paulo Araujo

    0
    0
    1015
  • 14-08-2017

    Melih Cevdet Anday’ın bir kısım dergilerde ve deneme kitaplarında yer alan edebiyat yazılarının Yalçın Armağan tarafından bir araya getirildiği Suçumuz Edebiyat adlı çalışma, Everest Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Bu yazılar 1939-1996 yılları arasındaki hayli uzun bir dönemi kapsıyor. Anday, tüm denemelerinde olduğu gibi meseleleri farklı biçimde ele alma alışkanlığıyla bir dönemin tartışmalarını, olaylarını, kitaplarını, yazarlarını kendine özgü bakış açısıyla değerlendiriyor. Edebiyatı bir yandan estetik boyutuyla ele alırken diğer yandan da estetiğin toplumsal konumunu sorguluyor.

    ​Çoğunluğu gazetede yayımlanan Anday’ın bu denemeleri kısa köşe yazısının sınırlarını hayli aşan bir niteliğe sahip. Yazılarda, edebiyat kuramı ve edebiyat tarihinden güncel tartışmalara kadar çok geniş bir alanda çetrefil sorulara cevap aranıyor: Bizim klasiklerimiz var mı? Bir düzyazı (ya da eleştiri dili) geleneği kurabildik mi? Eleştirinin amacı “doğru”yu bulmak mıdır? Sanatçı kendi yapıtını açıklayabilir mi? Edebiyatın toplumsal “değeri” var mıdır?

    0
    0
    601
  • 14-08-2017

    Başrollerini Geoffrey Rush ve Armie Hammer paylaştığı ve ünlü sanatçı Alberto Giacometti’nin hayatının bir dönemine odaklanan Final Portrait, 18 Ağustos’ta izleyiciyle buluşacak.

    ​Alberto Giacometti Paris'te eski dostu Amerikalı yazar James Lord’a rastlar ve çok enteresan bir yüzü olduğu için bir portresini çizmek için ısrar eder. Kendi stüdyosunda yapacağı tablo, başta yalnızca birkaç gününü alacaktır. Teklif karşısında Lord’un gururu okşanır ancak günler haftalara, haftalar aylara eklenip de portrenin bitişine dair tünelin ucunda bir ışık görünmediğinde Lord, bu kararsız dahi tarafından tüm yaşamına el konulduğunu fark eder. Keyif ve hayal kırıklığı arasında gidip gelen Lord, en sonunda Giacometti’nin kaotik aklının matematiğini çözümler ve bizler de onlarla birlikte bir dahinin başyapıtlarından birinin tamamlanışına şahit oluruz. Başka sinema iş birliği ile gösterimi yapılacak olan Final Portrait 18 Ağustos’ta sinemalarda.

    https://www.youtube.com/watch?v=PWkS1gO3aNI

    0
    0
    661
  • 13-08-2017

    John Gray’in insan özgürlüğünü din, felsefe ve fantastik ede­biyattan örnekler üzerinden irdelediği kitabı Kuklanın Ruhu – İnsan Özgürlüğüne Kısa Bir Bakış, Yapı Kredi Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Kuklanın Ruhu antik ve modern gnostisizm, Azteklerde insan kurban etme ritüel­leri, sayborg ekonomisi, komplo teorileri, gözetleme toplumu ve internet çağında sanal yaşam gibi çeşitli konular üzerine düşünce deneyleriyle okuru yüzyılların düşünce iklimi içinde heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor ve şu soruya yanıt arıyor: Hayatımızda daha fazla seçenek mi istiyoruz yoksa özgürlük bizim için tercih yapma yükünden kurtulmak mı?

    Herkes özgür olmak istediğini düşünür ama aslında ne istemektedir?

    0
    0
    820
  • 13-08-2017

    Jesse Goossens’in genç okurlar için 47 muhteşem deneyi basit talimatlar ve yararlı bilgiler eşliğinde bir araya getirdiği kitabı Kola Fıskiyeleri ve Sıçrayan Boya Bombaları, Can Çocuk etiketiyle raflardaki yerini aldı

    Bu yaz evinizi bir laboratuvara çevirebilir, ebeveynlerinizin gözetiminde yapacağınız rengârenk bilimsel deneylerle bilim dünyasına ilk adımınızı atabilirsiniz!


    “Evinizi ya da bahçenizi kolayca bulabileceğiniz malzemelerle boya bombaları, kola balonu veya filler için diş macunu yapmak üzere bir laboratuvara çevirmeye ne dersiniz? Kristallerin büyümesine, yanardağların patlamasına, CD’lerin uçmasına müsaade edin. Kendi lav lambanızı yaratın ya da bir yumurtayı nasıl sıçratabileceğinizi keşfedin!”

    0
    0
    9363
DAHA FAZLA