GÜNDEM
  • 17-05-2019

    Kübra Boy’un ilk kişisel sergisi “Zafer Hatırası”, MERKUR’de gerçekleşiyor. Sergi insanın doğayla kurduğu ilişkiyi farklı yönleriyle ele alıyor.

    Uygarlık tarihi boyunca insanlığın ilerleyişi ile doğaya karşı gösterdiği sağduyu ters orantılı olarak azalmıştır. Prehistorik Dönem’den günümüze insanın “üstün gücü” yazı ve resimlerle vurgulanmış, mitolojik hikâyelerde ve pagan dinlerinde yarı insan yarı hayvan karakterler tasvir edilmiştir. Sanatçı buradan yola çıkarak çalışmalarında toplum ve medeniyetlerin yüzyıllar boyunca hayvanlara özgü özelliklere hayran duymasına rağmen onlar üzerinde hegemonya kurmaya çalıştığı gerçeğini vurguluyor. Genellikle çiniden eserler küreten sanatçı, bunun yanında rölyef, heykel ve kumaş baskı kullanıyor.

    “Zafer Hatırası” sergisi, 30 Mayıs tarihine kadar MERKUR’de ziyaret edilebilecek. 

    0
    0
    324
  • 17-05-2019

    Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyeleri, TÜBİTAK desteği ile Tevfik Fikret, Halit Ziya, Mehmet Rauf, Cenap Şahabettin, Hüseyin Cahit gibi pek çok önemli ismi etrafında toplayan, kültür tarihimize damga vurmuş yayınlardan Servet-i Fünûn dergisini ele alan “Osmanlı Kültür Tarihinde Servet-i Fünûn Dergisi” projesini dijital ortama taşıdı.

    Projede Zeynep Uysal’ın yanı sıra, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Doç. Dr. Halim Kara ve Dr. Öğretim Üyesi Veysel Öztürk, İstanbul Şehir Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Görevlisi Deniz Aktan Küçük çalıştı. Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’ndenDoç. Dr. Ahmet Ersoy ise danışman olarak yer aldı.

    Proje kapsamında 1896-1901 yılları arasında yayımlanan 297 sayının içeriği 5 ana kategoriye ve 60 alt kategoriye ayrılarak kategorize edildi. Projenin yürütücüsü Doç. Dr. Zeynep Uysal, Servet-i Fünûn’da yer alan hem yazılı hem de görsel malzemenin altında yatan söylemsel kurulumları ve bu kurulumların arkasındaki dünya tasavvurunu ortaya çıkarma arzusuyla yola çıktıklarını vurgulayarak Servet-i Fünûn dergisinin Osmanlı’da modernliğin nasıl deneyimlendiğini gösteren önemli bir mecra olduğunu belirtti.

    ​Derginin dijital veri tabanının oluşturulması sürecinde web sayfası tasarımının Buket Okucu ve Umut Özbay tarafından yapıldığını ekleyen Doç. Dr. Uysal, “Bu dönemden herhangi bir sayıyı açtığınızda kapaktan başlayarak içeriğin tümünü öncelikle resim olarak görme şansınız olacak. Her sayının içeriği farklı kategorilere göre tasnif edilmiş biçimde, translitere edilmiş başlıkları ve kısa birkaç paragrafla araştırmacılara sunuluyor. Bizim çalıştığımız dönem, derginin yayın hayatı içindeki çok küçük bir kısım elbette. Biz bir edebiyat kuşağı olarak bilinen Servet-i Fünûn kuşağının edebiyatının arkasında ne olduğunu görmek üzere yola çıktık ama sonra bu iş daha çok bir kültür tarihi projesine dönüştü. Sadece edebiyatla sınırlanamayacak çok çeşitli bir içerik ve zengin bir dünyayla karşılaştık’’ diye ekledi. Projenin web sitesine bu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.servetifunundergisi.com/

    0
    0
    619
  • 17-05-2019

    Lee McIntyre’nin her şeyin birkaç günde olup bitiverdiği, olguların yerini duyguların aldığı kapitalist modernite çağında, nesnel gerçekleri göz ardı etmenin tehlikelerine karşı bir uyarı niteliğindeki kitabı Hakikat-sonrası, Mehmet Fahrettin Biçici’nin çevirisiyle, Tellekt Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Tellekt Yayınları, Can Yayınları bünyesinde fizikten felsefeye, genetikten ekolojiye pek çok alanda dünyada süregiden teorik tartışmaların izini süren eleştirel metinlerin yanı sıra, sosyal ve beşeri bilimler alanında aktüel tartışmaları kültür hayatına kazandırmak üzere kuruldu. İlk kitabı da Hakikat-sonrası oldu.

    ​Bugünün hakikat-sonrası rejiminde, gündelik siyasetin bir uzantısı haline gelen, yalnızca yorum ve görünümlerin olduğu bir "gösteri toplumu"nun yükselişine tanıklık ediyoruz. Sorular ve cevaplar arasındaki nedensel bağları yitirdiğimiz kapitalist modernite çağında, devlet aklına ve onun otoriter siyasal tahayyüllerine muhtaç olmayan bir karşı duruş geliştirebilmek mümkün müdür? Sosyal adaletin, özgürlüğün ve demokrasinin özüne tehdit oluşturan popülizm ve yalanlarla nasıl baş edebiliriz? Hakikat-sonrası, tüm bu sorulara yanıtlar arayan bir kamusal felsefe kitabı.

    0
    0
    224
  • 16-05-2019

    Bu sene “Var Olmanın Aydınlığı, Var Olmanın Karanlığı” temasıyla İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. sporsorluğundan düzenlenen 47. İstanbul Müzik Festivali, 11-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Festival Barok müziğin devlerinden 20. yüzyılın en çarpıcı bestecilerine, cazdan Osmanlı klasik müzik geleneğinin zenginliklerine 150 eserle 15 farklı mekânda 22 konserle dinleyicilerle buluşacak.

    Festivalde dünyada sadece kadın bestecilere verilen tek ödül olan Heidelberg Kadın Sanatçı Ödülü’nün geçen yılki sahibi Zeynep Gedizlioğlu’na iki piyano için sipariş ettiği eser ile Sochi Festivali ile ortak olarak, günümüzün en üretken bestecilerinden Alexander Tchaikovsky’ye sipariş ettiği eser dünyada ilk kez sahnelenecek. ENKA Vakfı gösteri sponsorluğunda, 14 Haziran Cuma akşamı Şostakoviç ve Gedizlioğlu’ndan Brahms’ın aşk şarkılarına uzanan bir repertuvarla Berlin RIAS Oda Korosu ve Ufuk & Bahar Dördüncü izleyicilerle buluşacak. Türkiye İş Bankası gösteri sponsorluğunda, 20 Haziran Perşembe akşamı Alexander Tchaikovsky’nin yeni eseri Aya İrini Müzesi’nde Yuri Bashmet ve Moskova Solistleri tarafından dünyada ilk kez seslendirilecek.

    İş Sanat’ın iş birliğiyle 16 Haziran Pazar akşamı gerçekleşecek Yıldızlarla Oda Müziği-I konseri ile Alexander Kniazev ve Boris Berezovksy bir araya gelecek. Yıldızlarla Oda Müziği konser serisinin ikincisinde ise 18 Haziran Salı akşamı İş Sanat Konser Salonu’nda çağımızın en büyük Rus müzisyenlerinden Alexander Kniazev ve Boris Berezovksy bir araya gelecek.

    İstanbul Müzik Festivali Tekfen Filarmoni Orkestrası, Lüksemburg Filarmoni Orkestrası, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Şanghay Filarmoni Orkestrası olmak üzere dünyaca ünlü dört büyük orkestrayı ağırlayacak.

    Berlin Radyo Korosu, çekirdek repertuvarında yer alan Brahms’ın Alman Requiemi’ni “Yaşama Övgü – Human Requiem” ile çok boyutlu bir müzik deneyimine dönüştürecek. Bu benzersiz deneyim Zorlu PSM’nin iş birliğiyle 28-29 Haziran’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

    47. İstanbul Müzik Festivali biletleri, Biletix satış kanalları ve İKSV ana gişeden temin edilebilecek. Bu yıl da konservatuvarların müzik ve şan bölümü öğrencileri festival konserlerini ücretsiz izleyebilecek. İKSV Kültür Sanat Kartlı öğrenciler kartlarını 47. İstanbul Müzik Festivali konserlerinde de kullanabilecekler. 

    0
    0
    522
  • 16-05-2019

    2007 yılından beri Duygu Asena'nın anısını ve fikirlerini yaşatmak için Doğan Kitap tarafından armağan edilen Duygu Asena “Kadının Hâlâ Adı Yok” Roman Ödülü bu yıl Dünyadan Aşağı adlı eseriyle Gaye Boralıoğlu’nun oldu. Şiir Erkök Yılmaz’a da Aile İçi Muhabbet isimli kitabıyla Jüri Özel Ödülü verildi.

    Doğan Hızlan başkanlığında toplanan Metin Celal, Turgay Fişekçi, Filiz Aygündüz, İhsan Yılmaz, Erkan Aktuğ ve geçen yılın kazananı yazar Oylum Yılmaz’dan oluşan Seçici Kurul’un açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Günümüz Türkiye’si fonunda babalar ve oğullar arasındaki ilişkileri kadın bakış açısı ekseninde derinlemesine inceleyen, Gaye Boralıoğlu Dünyadan Aşağı adlı romanıyla edebi yetkinliği, anlatı biçimi ve akıcı diliyle” ödüle değer görüldü.

    ​Şiir Erkök Yılmaz’ın ise “Türk edebiyatına uzun soluklu katkısını göz önünde bulundurarak, kadın dünyasını toplumsal koşullarımız çerçevesinde başarılı bir şekilde anlattığı” gerekçesiyle Aile İçi Muhabbet isimli kitabı Jüri Özel Ödülüne layık görüldü.

    Fotoğraf: ©Deniz Ezgi Sürek

    0
    0
    326
  • 16-05-2019

    İstanbul Modern Sinema, “İplikten Çözülenler” sergisi bile birlikte “İp Dokunur!” isimli programa ev sahipliği yapıyor. Müge Turan’ın küratörlüğünde hazırlanan programda, tekstilin sinema tarihi boyunca yaptığı yolculuğa odaklanan filmlerden oluşan bir seçki yer alıyor. Filmler moda endüstrisine, sinemanın kumaş ve boyayla olan ilişkisine ve hikâyelerdeki karakterlerin oluşumunda en önemli etkenlerden biri olan kostüme odaklanıyor.

    Seçkide yer alan filmler arasında bu yıl Oscar ödüllerinde “En İyi Kostüm” ödülünü kazanan Afro-fütürist süper-kahraman filmi Black Panther, İstanbul Film Festivali’nde seyirciyle buluşan Peter Strickland’ın yeni filmi Lanetli Kumaş, Muhsin Ertuğrul’un son ve Türkiye sinemasının ilk renkli filmi olan Halıcı Kız ve vizyonla aynı anda gösterime giren László Nemes’in ikinci filmi Sunset yer alıyor. 

    0
    1
    254
  • 16-05-2019

    Polonya asıllı Britanyalı yazar Stefan Themerson’ın çok yönlülüğünü ve engin birikimini yansıtan sıra dışı romanı Sardalyanın Gizemi, Özde Duygu Gürkan’ın çevirisiyle, Metis Yayıncılık etiketiyle yayımlandı.

    Sardalyanın Gizemi, merak uyandıran olay örgüsüyle bir dedektif hikâyesini andıran ama derin felsefi diyaloglarıyla, hayata ve tarihe ayna tutan isabetli tespitleri ve toplumsal eleştirileriyle, Öklit’e pabucunu ters giydiren teoremleri ve ince mizahıyla, herhangi bir kategoriye sokulmayı reddeden bir roman.

    "Hayır Peder. Yanılıyorsun… Sen bir Dış Güç tarafından verildiği için ahlak kurallarımız olduğuna inanıyorsun. Bense ölü bedenler pis koktuğu için böyle kurallarımız olduğunu düşünüyorum… İnsan ölü bedenlerin pis kokusunu sevmiyor… Ama etrafındaki dünya öyle ki, öldürmek ve ölü bedenler üretmek zorunda kalıyor. Öldürmekten hoşlanmıyor demiyorum. Kokudan hoşlanmıyor diyorum. Çelişkinin özü bu. Öldürme zevkini bozan nahoş çürüme kokusu karşısında burnunu kapatmasına yol açan o dünya-dışı gücün ne olduğunu soruyor ve cevap olarak dinlerini ve ahlak kurallarını icat edip, sinir sisteminin üst kısmının medeniyetin başlangıcını yaratmasına izin veriyor; nihayetindeyse sadece etin bozulmasını geciktiren buzdolaplarını değil, aynı zamanda hava sızdırmaz gaz odalarını, canlılardaki proteinleri okside eden alev makinelerini ve kokusuz, temiz atom bombalarını icat ediyor. Böylece medeniyet bir zamanlar onu doğuran şeyi bastırmanın yolunu buldu. Hayır, medeniyetimiz ateizm yüzünden değil, ölümün kokusunun giderilmesi yüzünden intihar sürecinde."

    0
    0
    411
  • 16-05-2019

    Küratörlüğünü Seyhan Musaoğlu’nun üstlendiği “Arada Bir Seyyah / In Between Pilgrim” başlıklı grup sergisi, 25 Nisan – 14 Haziran tarihleri arasında Space Debris Art’ta gerçekleşiyor. Sergide yer alan sanatçılar arasında Alev Gözonar, Aylin Zaptçıoğlu, Berna Ay, Joana Kohen, Merve Morkoç, Murat Güzelgün, Öykü Aras ve Suzanne Stroebe yer alıyor.

    Sergide yer alan eserler; benlikleri, toplum içinde oluşturulmaya çalışılan bireyselliğin dışında, alışılagelmişlikleri metropol hayatının imgelerinden değil, kültürel kimliğimizin sembollerinden seçilmiş bir coğrafyanın içinde hayal eden parçalarla kurgulanıyor. Sergi modern kültürün motiflerini genişleterek, göz ardı edilen baskınlıkları hayalsi bir coğrafyada özgün seslere dönüştürüyor.

    0
    0
    255
  • 16-05-2019

    TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğinde hazırlanan 38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın bu yılki temasının “Edebiyatımızda 50 Kuşağı”, “Onur Yazarı”nın ise Adnan Özyalçıner olduğu açıklandı.

    Yurt içi ve yurt dışından 800’ün üzerinde yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı beklenen fuarda, dokuz gün boyunca panel, söyleşi, şiir dinletisi ve çocuk atölyelerinden oluşan kültür etkinliklerinde ve imza günlerinde yazarlar okurlarıyla buluşacak.

    İstanbul Kitap Fuarı boyunca “Edebiyatımızda 50 Kuşağı” teması çerçevesinde özel etkinlikler düzenlenecektir. “Sinemamızda 50 Kuşağı” Arif Keskiner’in yönetiminde, “Tiyatromuzda 50 Kuşağı” Zeynep Oral yönetiminde, “50 Kuşağı Dergileri” Metin Celal yönetiminde, “Yayıncılıkta 50 Kuşağı” Fahri Aral yönetiminde, “Şiirimizde 50 Kuşağı” Cevat Çapan yönetiminde, “Öykücülükte 50 Kuşağı” Doğan Hızlan yönetiminde, “Edebiyatımızda 50 Kuşağı” ise Selim İleri yönetiminde düzenlenecek söyleşi ve panellerle ele alınacak.

    0
    0
    292
  • 15-05-2019

    Merakla beklenen Netflix orijinal dizisi Black Mirror, 5 Haziran’da beşinci sezonuyla ekranlara geri dönüyor. Üç yeni hikâyenin anlatılacağı sezon, Charlie Brooker ve yapımcı Annabel Jonas önderliğinde çekildi. Bu hikâyelerde karşımıza çıkacak isimler arasında Anthony Mackie, Miley Cyrus, Yahya Abdul-Mateen II, Topher Grace, Damson Idris, Andrew Scott, Nicole Beharie, Pom Klementieff, Angourie Rice, Madison Davenport ve Ludi Lin bulunuyor. 

    https://www.youtube.com/watch?v=XAC6QkR8SaU

    0
    0
    813
DAHA FAZLA