12 HAZİRAN, CUMA, 2026

Dünya Sahnesi “PSM Loves Summer” ile İstanbul’da

İstanbul’un yaz sahnesinde bir klasik hâline gelen PSM Loves Summer by %100 Müzik konser serisinin beşinci yılını Zorlu PSM Genel Müdür Yardımcısı Levent Dokuzer ile konuştuk.

Dünya Sahnesi “PSM Loves Summer” ile İstanbul’da

Her yıl farklı müzik türlerinde büyük kitlelere ulaşmış sanatçıları bir çatı altında bir araya getiren Zorlu PSM’nin yaz konserleri serisi PSM Loves Summer by %100 Müzik beşinci kez İstanbul’u müzikseverler için bir durak hâline getirdi. Açılışını 6 Haziran akşamı bağımsız müziğin özgün seslerinden JMSN ile yapan seride 29 Haziran akşamı dünya müzik sahnesinin en etkili figürlerinden Moby, Turkcell Sahnesi’ne çıkacak. Sex Pistols, Frank Carter’ın eşlik ettiği dinamik kadrosuyla 25 Temmuz’da; rock müziğin güçlü seslerinden Skunk Anansie ise 30 Temmuz’da Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle buluşacak. Serinin 7 Ağustos’taki final gecesinde “Firestarter”, “Breathe” ve “Smack My Bitch Up” gibi dünya listelerinde zirvede yer alan The Prodigy dinleyicilerle buluşacak. Beş yıldır uluslararası sahnenin ikonlarını konuk eden bir seriyi sürdürmenin formülünü en baştan beri yaratıcılarından biri olan Zorlu PSM Genel Müdür Yardımcısı Levent Dokuzer ile konuştuk.

Müzikseverleri sevdikleri ve keşfedecekleri sanatçılarla buluşturduğunuz, artık İstanbul yazlarının bir alışkanlığı hâline geldiğini söyleyebileceğimiz PSM Loves Summer by %100 Müzik konser serinizin beşinci yılına ulaşırken nasıl bir yolculuğu olduğunu, geriye dönüp baktığınızda festivalin dönüşüm yaşadığı noktaları anlatır mısınız?

PSM Loves Summer konser serimizi bundan beş yıl önce hayata geçirirken aklımızdaki soru şuydu: Zorlu PSM yaz aylarında da müzikle İstanbul’un o canlı enerjisini sahnelerine taşıyabilir mi? Artctic Monkeys, Placebo, Benjamin Clementine, Black Pumas, Masego gibi dünya sahnesinin en önemli isimleriyle her geçen yıl biraz daha güçlü bir “evet” oldu. Elektronikten punk'a, alternatif R&B’den hard rock’a uzanan şekilde, türler arası çeşitliliğin giderek daha cesur bir hâl almasıyla programı derinleşti. Bu da farklı dinleyici profillerini, farklı yaşlardaki müzikseverleri bir araya getirmesini sağladı. Açık hava ve farklı kapasitedeki salonlarımızla yaz boyu süren kültürel etkinliklerin varlığının, sosyal etkileşimin devam ederek şehrin enerjisini kaybetmemesi için faydalı birer platform hâline geldi. Bu doğrultuda geçtiğimiz beş yıla baktığımızda görüyoruz ki, her şeyden önce “süreklilik” en önemli unsur. Çünkü PSM Loves Summer giderek, her yıl beklenen, bir “uzun soluklu bir festival” olarak zihnimizde ve kalbimizde kendine yer edinen bir markaya dönüştü ve sadece bir konser takvimi olmaktan çıkıp kendi kimliğini yarattı.

Zorlu PSM Genel Müdür Yardımcısı Levent Dokuzer

Kendi kimliğini yaratma konusunu açarsak; ilk günden beri festivalin yaratıcılarından biri olarak bugün gelinen noktada PSM Loves Summer’ın küresel festival dolaşımının duraklarından biri olduğunu, İstanbul'a özgü bir karakter geliştirdiğini düşünüyor musunuz?

İstanbul hem bizler gibi kültür sanat tüketicileri için hem de birçok sanatçı için sürprizlerle dolu yaşayan bir şehir. Her saatte farklı bir duyguyu bünyesinde taşıyan nadir metropollerden. Esasında Zorlu PSM programlama stratejimizde yaptığımız gibi PSM Loves Summer konser serimizde de İstanbul’un enerjisini ve kültürel çeşitliliğini yansıtan kendine özgü bir karakter geliştirmesi istedik. Bu sebeple line up’ımızda müzikseverlerin merak duygusuna ve keşfetme isteğine hitap eden aynı zamanda da çok iyi bildiği isimler var. PSM Loves Summer’ın programı da bu kültürel katmanlılıkla doğal bir uyum içinde. Bu yaklaşım sayesinde PSM Loves Summer, yalnızca İstanbul’un yaz takviminde değil, uluslararası sanatçıların turne rotalarında da kendine yer bulan bir seri hâline geldi. Bu durum, serinin yıllar içinde geliştirdiği özgün kimliğin ve uluslararası ölçekte yarattığı karşılığın önemli bir göstergesi.

Müzik sektöründe bugün artık algoritmaların, dinlenme verilerinin belirleyiciliği söz konusu. Bu seneki seride de önceki yıllar gibi oldukça farklı türlerden, ülkemize ilk kez gelecek sanatçılardan bir seçki yer alıyor. PSM Loves Summer by %100 Müzik’te bir sanatçıyı programa dahil ederken hangi sezgilere güveniyorsunuz? Sanatçıların yalnızca müzikal üretimi mi belirleyici oluyor yoksa sahnedeki duruşu, temsil ettiği kültür ve izleyiciyle kurduğu ilişki de karar sürecinde etkili oluyor mu?

Dinlenme sayısı, dijital etkileşim verileri, küresel akış platformlarındaki trendler, algoritmaların hepimize sunduklarını yok saymak çağın gerekliliğinden uzaklaşmak demek. Biz de elbette bu verilere bakıyoruz ama tamamen onlar tarafından yönlendirilmiyoruz. Çünkü bir sanatçının sahneyle kurduğu ilişki, dinleyiciye bıraktığı iz, temsil ettiği kültürel tutum bunlar hiçbir verini ölçebileceği bir şey değil. Sahnedeki enerji, seyirciyle kurulan bağ, temsil edilen değerler ve o sanatçının müziğinin bugünkü kültürel tartışmada nerede durduğu kararlarımızda her zaman belirleyici.

​Müzikseverler artık isimden ziyade, bir deneyim, bir anı satın alıyor. Biz de bu arayışa yanıt vermeye çalışıyoruz. PSM Loves Summer line-up’ında da buna somut olarak yanıt aradık. JMSN'in dijital anlamda belirli bir kitlesi var. Ama onu programa dahil etmemizin asıl nedeni, üretim sürecini, görsel dünyasını müziğiyle bütünleştiren birinin o bütünlüklü duruşunun İstanbul'da nasıl karşılanacağını merak etmemizdi. Bu merak, algoritmik değil küratöryel bir motivasyon.

JMSN akşamından dinleyici oldukça memnun ayrıldı. Bu sene dinleyiciler başta Moby olmak üzere JMSN’den Sex Pistols’a, Skunk Anansie’den The Prodigy’ye uzanan türler arası bir program ile karşılaşıyorlar. Bu seneki seriyi hazırlarken geride nasıl bir hikâye bırakmasınız amaçladınız? Programa ve sanatçılara dair neler söylemek istersiniz?

Bu yılki programı oluştururken sorduğumuz soru “Müzik tarihinin farklı dönemlerini ve farklı dillerini, aynı şeyi söylemeyen ama birbirine de yabancı olmayan seslerle, aynı yaz takviminde buluşturabilir miyiz?” oldu. İkonik isimlerle çağdaş sahnenin özgün seslerini aynı çatı altında bir araya getirmeye odaklandık ve ortaya çıkan program bu sorunun yanıtıydı.

Seriyi 6 Haziran'da JMSN ile açtık. Bağımsız müziğin en tutarlı temsilcilerinden biri; on yılı aşkın kariyerinde sekiz stüdyo albümü yapmış, ses dünyasını da görsel kimliğini de kendi inşa etmiş bir isim. %100 Studio'nun o samimi ve yakın atmosferinde beklediğimiz gibi özel bir gece oldu.

29 Haziran'da Moby geliyor. “Zamansız” kelimesini sık kullanmaktan kaçınırım ama Moby için başka bir kelime bulmak güç. 90'lardan günümüze her kuşağın farklı bir parçasına dokunmuş, 20 milyonun üzerinde albüm satmış bir isim. Şu an yeni albümü Future Quiet'ın yarattığı dalgayla birlikte kariyerinin en güçlü sahne dönemlerinden birini yaşıyor. Bizi Avrupa turnesine dahil etmesi, o turne kapsamında neredeyse tüm durakların biletlerinin 24 saat içinde tükenmesi; bunlar ayrıca konuşulması gereken detaylar.

​25 Temmuz'da Sex Pistols Featuring Frank Carter, 30 Temmuz'da Skunk Anansie, 7 Ağustos'ta The Prodigy ile kapanıyoruz. Punk ruhunun farklı biçimlerde ve farklı kuşaklarda nasıl yaşamaya devam ettiğinin bir haritası gibi bu program. Yaklaşık 50 yıl önce müzik tarihine kazınan bir geleneğin bugün hâlâ sahneyi dolduruyor, hâlâ insanları kıpırdatıyor olması bence bu programın geride bırakmak istediği hikâyenin ta kendisi.

Bu yaz İstanbul büyük ve küçük çapta pek çok ismin konserine, kapsamlı festivallere ev sahipliği yapacak. Bu çeşitlilik içerisinde PSM Loves Summer by %100 Müzik’in nasıl bir yeri olacak? Dinleyicinin nasıl bir deneyimle buradan ayrılmasını istiyorsunuz?

Sektörün farklı partneleriyle birlikte hepimiz ülkemizin kültür sanatına en büyük katkıyı yapmak için çalışıyoruz. İstanbul'un yaz takviminin bu kadar dolu olması, farklı şehirlerdeki özgün konserler tüm kültür sanat tüketicileri bizler için çok olumlu çıktılar. PSM Loves Summer Zorlu PSM’nin 13 yıllık birikiminin beşinci yaşını kutlayan en büyük serilerinden biri. Bu seri her yıl kendi üzerine inşa edilen ve izleyicinin neyi beklediğini iyi bilen bir yapı. Turkcell Sahnesi'nin ölçeği, %100 Studio'nun samimi ortamı, her gece için ayrı ayrı düşünülüp kurgulanan prodüksiyonlar. Bunların toplamı kendine özgü bir atmosfer ve unutulmaz deneyimler serisi hâline getiriyor. Biz PSM Loves Summer’la önce Zorlu PSM’nin 55.000 metrekaresine yayılan bir festival enerjisi sonra da aylara yayılan bir coşku vadediyoruz.

Moby
Sex Pistols Featuring Frank Carter

Sizin deneyiminizden de bahsedelim isterim. PSM Loves Summer, İstanbul'un kültür hayatında önemli bir yere sahip diyoruz. Bu yaratıcı ekibe ne tür sorumluluklar yüklüyor? Bu yılki seriye hazırlanırken sizi en çok zorlayanlar neler oldu?

Her yıl önceki yılın yarattığı beklentiyi taşıma sorumluluğu var. Çünkü izleyici her geçen yıl daha fazlasını biliyor, daha fazlasını hak ettiğini hissediyor. Hep daha iyisini yapmak istemenin hissiyatını itici güç olarak görmeye çalışıyoruz. Bu yılki en büyük zorluk takvim yönetimiydi. Bu ölçekte isimleri aynı yaza sığdırmak, birbiriyle benzer turne takvimlerini ve prodüksiyon gereksinimlerini eş zamanlı yönetmeyi gerektiriyor. Bu tür büyük organizasyonlarda B planı değil, C planı da hazır olmak zorunda. Bir de şunu söyleyeyim: Müzikseverin beklentisi artık yalnızca “sahnede kim var” sorusunun ötesine geçti. Mekânın atmosferi, sesin kalitesi, akşamın bütünsel akışı… Bunlar da o geceyi oluşturan ve bizim sorumluluğumuza giren unsurlar.

Bu şu anki içinde bulunduğumuz sosyoekonomik duruma dair merak ettiğim bir mevzu. Ekonomik şartların tüketiciyi ciddi şekilde etkilediği bir dönem içindeyiz. Özellikle kültür sanat giderlerinin kısılması ilk akla gelen oluyor. PSM Loves Summer by %100 Müzik’in farklı sosyoekonomik gruplara ulaşabildiğini düşünüyor musunuz? Bu konudaki sorumluluklarınıza ve eleştirilere dair neler söylemek istersiniz?

Zorlu PSM olarak sanatın geniş kitlelere ulaşması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Bu inanç, faaliyet anlayışımızı tümüyle şekillendiriyor. Bir yandan mümkün olduğunca fazla insanın canlı performanslarla buluşmasını isterken, diğer yandan uluslararası ölçekte prodüksiyonların, turnelerin ve sanatçıların Türkiye’ye gelebilmesi için karşılanması gereken maliyetleri yönetiyoruz. Bu nedenle meseleyi tek tek etkinlikler üzerinden değil, kültür-sanata erişimi sağlayan farklı modellerin bütünü içinde değerlendirmek gerektiğine inandığımız için projeler geliştiriyoruz. Yaz boyunca Vestel Amfi'de düzenlediğimiz City Sounds konserleri ücretsiz ve herkese açık. Farklı yaş ve kesimlerden müzikseverleri herhangi bir bilet kaygısı olmaksızın ağırladığımız bu geceler, PSM Loves Summer ile aynı çatının altında ama farklı bir erişim modeliyle var oluyor. Bunun yanında İlk Tiyatrom İlk Konserim projesiyle bugüne kadar 7.000'i aşkın kişiyi Zorlu PSM'de ücretsiz ağırladık. PSM Atölye ile gençlere üretim ortamı açıyoruz. Zorlu Çocuk Tiyatrosu ile 1 milyon çocuğa ulaştık. Bunların tamamı, kültür-sanat deneyiminin yalnızca belli kesimlere değil herkese ait olduğu anlayışının somut yansımaları.

Skunk Anansie

The Prodigy

6 Haziran’da JMSN ile başlayan PSM Loves Summer by %100 Müzik’te sizin en merakla beklediğiniz isim kim? Dinleyicilere tavsiyeleriniz neler olur?

Açıkçası kalan dört konserimiz için heyecanlıyım. Müzikseverler hepsinde bir deneyimin ayrılmaz parçaları olacak. Ama kişisel olarak en çok Moby'yi görmeyi istiyorum. Yeni albümü Future Quiet çok içe dönük, sessizliği ve sükûneti araştıran bir yapıda. Coachella'dan İstanbul'a taşınan bu konser deneyiminin Turkcell Sahnesi'nin atmosferiyle nasıl buluşacağını gerçekten merak ediyorum.

​PSM Loves Summer'ı birbirinden bağımsız konserlerin toplamı olarak değil, farklı dönemlere, seslere ve kültürel hafızalara dokunan bütünlüklü bir program olarak değerlendirmelerini istemek en büyük tavsiyem olur. Moby'nin elektronik müzikte açtığı alanlardan Sex Pistols'ın dönüştürücü etkisine, Skunk Anansie'nin sahne enerjisinden The Prodigy'nin canlı performans geleneğine kadar her konser, müzik tarihinin farklı bir katmanını İstanbul'a taşıyor. Bizim heyecanımız yalnızca büyük isimleri ağırlamakta değil, her biri kendi bağlamında anlam taşıyan deneyimler sunabilmekte yatıyor.

MOBY // 29 HAZİRAN // TURKCELL SAHNESİ // 21.00 
SEX PISTOLS FEATURING FRANK CARTER // 25 TEMMUZ // TURKCELL SAHNESİ // 21.00
SKUNK ANANSIE // 30 TEMMUZ // TURKCELL SAHNESİ // 21.00 
THE PRODIGY // 7 AĞUSTOS // TURKCELL SAHNESİ // 21.30

0
190
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage