
Simon Killer ve Afterschool’un yönetmeni Antonio Campos'un son filmi The Devil All the Time etkileyici oyuncu kadrosuyla bu yılın öne çıkan filmlerinden oldu. Tom Holland, Bill Skarsgård, Riley Keough, Jason Clarke, Sebastian Stan, Haley Bennett, Harry Melling, Eliza Scanlen, Mia Wasikowska ve Robert Pattinson’un rol aldığı Netflix filmi, bu yılın sonbahar festivallerini pas geçecek ancak 16 Eylül 2020’de izleyicilerle buluşması planlanıyor.
Donald Ray Pollock’un romanından uyarlanan The Devil All the Time, bir Midwestern Gothic (Orta Batı Gotik) masalı olarak da kabul ediliyor. Yirmi yılı kapsayan bu ilginç masal, kendilerini ve sevdiklerini tehdit eden kötü güçlere karşı genç Arvin Russell'ın etrafında birleşen karakterlerin hikâyesini anlatıyor. Yönetmen Campos’un daha önceki çalışmalarından yola çıkarak geliştirdiği filmin bu adaptasyona sert bir duygusal bakış getireceği düşünülüyor.
Campos, konuyla ilgili EW’ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanıyor:
“Adaptasyon için zor bir kitaptı çünkü içinde sevdiğimiz birçok şey vardı. Güney gotiğinin ve noir’in büyük bir hayranıyım ve bu ikisini mükemmel bir şekilde bir araya getirmek istiyorum. Bazen bir adaptasyon gerçekleştirirken şöyle düşünebilirsiniz: Tamam, burada iyi bir fikrin tohumları var ama ben her şeyi atarak sıfırdan başlayacağım. Bu durum tam da şöyle: Her şeyi seviyoruz!”
The Devil All the Time, 16 Eylül 2020’den itibaren Netflix üzerinden izlenebilecek.
Kaynak: The Film Stage
Arcade Fire, geçtiğimiz hafta The Suburbs’ın 10. yıldönümünü kutlamak için sosyal mesafe kurallarını gözeterek canlı bir “Sprawl II (Mountains Beyond Mountains)” performansı gerçekleştirdi. Régine Chassagne ve Win Butler tarafından gerçekleştirilen performans, Good Morning America'dan Robin Roberts'ın ev sahipliğindeki bir canlı yayının parçası olarak hayat buldu. Chassagne ve Butler ayrıca 2004 tarihli Funeral’dan “The Suburbs” ve “Haiti”ye dair de birer performans gerçekleştirdi.
Arcade Fire tarafından “Sprawl II.” ile ilgili yapılan paylaşımda ayrıca şu ifadelere yer verildi: “The Suburbs şimdi 10 yaşında. Hep birlikte yeniden müzik yapmak için sabırsızlanıyoruz. O zamana kadar güvende ve sağlıklı kalın.”
Butler, geçtiğimiz Nisan ayında hayranları için 2017 tarihli Everything Now’dan “Work Is Flowing”i söylemişti. Sanatçı konuyla ilgili salgın sürecine de atıf yaparak şu değerlendirmelerde bulunmuştu: “Şu anda olanlarla ürkütücü bir şekilde yakınlık duyduğumuz birçok lirik ve müzikal tema üzerinde çalışıyorduk.”
Arcade Fire tarafından yapılan paylaşıma buradan ulaşabilirsiniz.
Kaynak: Pitchfork
Stephen King, doğaüstü güçlere sahip bir çocuğun mezarın ötesinden gelen bir suçluyla olan mücadelesini anlatan yeni suç romanı Later’ın Mart 2021 yılında okurla buluşacağını duyurdu.
Geçtiğimiz pazartesi günü King, Twitter hesabından paylaştığı kitabın kapağı ile müjdeli haberi verdi. Kapakta yer alan “Sadece ölülerin sırrı yoktur” sloganı dikkat çekti. Later, diğer iki kitabı The Colorado Kid (2005) ve Joyland (2013) gibi Hard Case Crime tarafından basılacak.
Kitap, King hayranlarının tanıdık olduğu temalarla öne çıkıyor: Ergenlik çağı, kötü güçlerin harekete geçmesi, masumiyet kaybı. Romanın kahramanı Jamie Conklin, doğaüstü yetenekleri sayesinde “kimsenin göremediğini görebiliyor, öğrenemediğini öğreneniliyor”. Jamie, bir NYPD dedektifine mezarın ötesinden gelen, ölümle tehdit eden ölü bir katili bulmasında yardımcı oluyor - ancak özel güçlerini “korkunç bir bedel” karşılığında kullanabiliyor.
Kitabın editörü Charles Ardai yaptığı açıklamada şunları söyledi:“Later, büyümek ve şeytanlarla yüzleşmekle ilgili ister mecazi ister gerçek anlamda olsun -ki Stephen King romanlarında bu zaman zaman gerçekten olur- güzel bir roman. Korku verici, hassas, kalp kırıcı ve dürüst bu romanı okurlara sunmaktan heyecan duyuyoruz.”
Kaynak: Independent
Wong Kar Wai, uzun zamandır beklenen yeni projesi Blossoms’ı hayata geçirmek için yola koyuldu. Yapım süreci için heyecanlı çalışmalar sürerken Blossoms Şanghay’ın tam başlıklı film posterleri izleyicilerle paylaşıldı. Salgın nedeniyle geciken ve 9 ay boyunca devam edecek prodüksiyonun ardından, filmin gelecek yılın bahar ayında Şanghay’da tamamlanması bekleniyor.
Jin Yucheng’in romanından uyarlanan film, 60’lı yılların başından 90’larda sona erecek Çin Kültürel Devrimi’ni yaşayan Şanghay’daki üç karakterin izini sürecek. Yönetmenin geçtiğimiz yıl yaptığı çeşitli açıklamalara göre ise “Blossoms, In the Mood for Love ve 2046’nın üçüncü bölümü olarak” da görülebilir.
Hu Ge, Ma Yili, Kris Wu ve Xin Zhilei gibi isimlerin rol aldığı bilinen proje, iki farklı form şeklinmde izleyicilerle buluşacak. İlk olarak Wong Kar-Wai tarafından yönetilecek bir dizi, ardından ise yapım şirketi Jet Tone Films’in açıklamarına göre yine usta yönetmen tarafından yönetilecek bir film izleyicilerin beğenisine sunulacak. Senaryosu Şanghaylı senarist Qin Wen tarafından kaleme alınan yapım, Akademi Ödüllü görüntü yönetmeni Peter Pau'nun görsel denetiminde gerçekleştirilecek.
Filmin sinopsisi ise şu şekilde:
Blossoms Şanghay, esrarengiz bir şekilde kendi kendine milyoner olan Bay Bao'nun (Hu Ge) hikâyesini izleyicilerle buluşturacak. Sorunlu bir geçmişi olan karakter, Şanghay’de henüz genç bir oportünist iken yükselmek için birçok şey yapar. 1990’lı yıllardaki devasa ekonomilk büyümeyi arka planda izleyicilerinm beğenisine sunan yapım, göz kamaştırıcı zenginliği ve onun peşinden koşan dört sembolik kadını anlatır: macera, onur, aşk ve masumiyet.
Konuyla ilgili çelitli açıklamalar yapan Wong Kar-Wai, şu ifadeleri kullanıyor:
“Jin Yucheng'in bir dönüm noktası olarak kabul edilebilecek romanı Blossoms, doğduğum şehre olan aşkımı görselleştirmek ve izleyicilerin beğenisine sunmak için harika bir zemin oldu. Yapım ile izleyicileri Şanghay’ın refah seviyesini yükselten 1990’lı yıllarınn başına götürüyorum ve onları Şanghay sakinlerinin hayatlarındaki entrikalarla yüzleştiriyorum.”
Kaynak: The Film Stage
Çalışmalarında kullandığı canlı renklerle tanınan sanatçı Willian Santiago, Güney Brezilya’da yaşadığı şehir olan Londrina civarında gördüğü hayvanları belgelemeye ve onları eserlerinde temsil etmeye devam ediyor. Özellikle vahşi hayvan resimlerine hayat verirken ağırlıklı olarak parlak mavi, yeşil ve kırmızı rengi kullanan sanatçı, Brezilya sanatında sıkça görülen tahta blok baskıları ve geometrik şekilleri de çalışmalarına dâhil ediyor.
İllüstrasyon çalışmalarıyla ilgili WePresent’e çeşitli açıklamalarda bulunan sanatçı şu ifadeleri kullanıyor:
“Keşfetmeyi seviyorum. Bir illüstrasyon oluştururken en fazla zaman harcadığım konu da bu aslında. Renkler insanlarda farklı etkiler yapabiliyor. Ben çoğunlukla çalışmalarımın insanların eğlence dürtüsünü harekete geçirmesini istiyorum.”
Santiago, çeşitli platformlardan yaptığı illüstrasyon paylaşımlarına Instagram hesabı üzerinden devam ediyor.
Kaynak: ThisIsColossal
Londra’daki The Design Museum, 31 Temmuz Cuma günü orijinal köklerinden fütüristik rüyalarına kadar elektronik müziğin hipnotik dünyasını araştıran yeni sergisi ile uzun bir aranın ardından sanatseverlerle buluştu.
Kraftwerk, The Chemical Brothers, Jeff Mills, Daphne Oram, Jean-Michel Jarre, Kevin Saunderson, Juan Atkins, Frankie Knuckles, Suzanne Ciani, Björk ve Aphex Twin gibi vizyon sahibi isimleri bir araya getiren bu yeni sergi; ziyaretçilerin tasarım, teknoloji ve yeniliğin bu ilginç türü nasıl dönüştürüp güçlendirdiğini keşfe çağırıyor.
Salgın nedeniyle alınan önlemlere dikkat edilerek yeniden açılan The Design Museum, elektronik müzik, çağdaş tasarım, moda ve sanat arasındaki bağlara odaklanıyor ve tüm bu alanlar arasında yeni bağlantılar kuruyor. Bu kapsamda sanatçılar Andreas Gursky, Christian Marclay ve Jeremy Deller; grafik tasarımcılar Peter Saville ve the Designers Republic ile moda tasarımcıları Charles Jeffrey for Loverboy güçlerini birleştiriyor ve çalışmalarıyla ziyaretçileri yeni bir dünyaya doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor.
Müzeye gelen ziyaretçiler Fransız DJ Laurent Garnier tarafından özel olarak tasarlanan dijital çalışma ve film müziklerini dinleme şansına sahip oluyor. Birçok farklı türden video çalışmasının da yer aldığı sergi, ziyaretçilere CORE ışığı yerleştirmeleri de içeren 1024 farklı mimari tasarım vadediyor.
Yeni bir dizi düşüncesiyle canlı olarak gerçekleştirilen AV performanslarını da deneyimleme şansına sahip olan sanatseverler, çoklu-duyusal yerleştirmeler arasında oldukça sıra dışı bir yolculuğa çıkıyor. The Chemical Brothers’ın efsanevi canlı şovlarını ve filmlerini görme imkânı da bulan ziyaretçiler, ayrıca Smith & Lyall’le tanışma şansına erişiyor. Sanatçılar sergi kapsamında “No Geography” Tour’dan ilham alarak yarattıkları şovu, yeni düzenlemelerle geliştiriyor.
Süreç zarfında Londra’daki The Design Museum’u ziyaret eden sanatseverler, Weirdcore’un Aphex Twin’in “Collapse” için yarattığı görsel dünyaya yakından tanık oluyor ve 50 yıllık efsanevi grup Kraftwerk'i 3D olarak deneyimleme şansına sahip oluyor.
Küratörlüğünü Jean-Yves Leloup’un üstlendiği sergi hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Yeni bir çağdaş sanat platformu olan Schoeni Projects, yenilikçi bir anlayışla meydana getirdiği kültürler arası görsel serisini yaratıcı mekânlarda sanatseverlerle buluşturuyor.
Londra’daki platformun açılış sergisi, çevrim içi olarak açılan ve randevu alarak 24 Ağustos 2020 tarihine kadar görülebilecek bir Victoria dönemi konağında gerçekleşiyor. Şu an için yenileme çalışmalarının sürdüğü konak gelecek yıl ziyaretçilerle buluşacak.
“disCONNECT” başlıklı sergi içerisinde yer aldığı yapıyı tamamen dönüştürüyor ve Portekiz’den Alexandre Farto (Vhils) de dâhil olmak üzere 7 farklı ülkeden 10 sanatçının çalışmasıyla ortaya sıra dışı bir hikâye çıkarıyor.
Schoeni Projects’teki, Hkwalls’un iş birliğiyle yaratılan sergi temel olarak sadece COVID-19’un etkilerini izleyicilerle buluşturmuyor, aynı zamanda küresel krizin yaratıcı ve fiziksel kısıtlamalarını da yansıtıyor. “disCONNECT”, salgına karşı psikolojik ve politik tepkileri merkeze alırken benzer şekilde bu iki unsur arasında teknolojinin rolünü de araştırıyor.
Portekizli sanatçı Vhils, sergi kapsamında salgın sırasında Lizbon’daki stüdyosunda ürettiği bir işi sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Bir evin kütüphane kapılarını dönüştürdüğü eser, sanatçının dokunuşlarıyla yepyeni bir kimlik kazanıyor. Kapı, sokaktan toplanıp lazerle biçimlendirilerek odanın ortasına yerleştirilmiş metal plakalar da içeriyor ve “Camada Series #26” başlığını taşıyor.
Vhils’in çalışmaları kapı, çeşitli basılı materyal ve elementleri bir araya getiriyor. Genellikle göz ardı edilen unsurları üretimlerinde kullanan sanatçı, bu farklı maddelerden kavramsal olarak yeni çıkarımlar yapmaktan hoşlanıyor.
Vhils, 2017’de gerçekleştirdiği bir söyleşide şu ifadeleri kullanıyor: “Hâlihazırda mevcut olan tüm yüzey ve katmanları yok ederek bunları portrelerim için birer renk katmanı olarak kullanmak istiyorum. Bu benim için çok yoğun bir süreç. Bu işin nasıl sonuçlanacağını bilmediğiniz için yaratılışı da bir o kadar tuhaf ve kaotik.”
Kaynak: Designboom
Angel Olsen yeni albümünü aynı isimli Whole New Mess şarkısıyla duyurdu.
28 Ağustos 2020’de Amerikan bağımsız plak şirketi Jagjaguwar aracılığıyla dinleyicilerle buluşacak Whole New Mess, Olsen’in 2012’de yayımlanan Half Way Home’dan sonra hiçbir grup arkadaşı olmadan kaydettiği ilk çalışma olarak da ön plana çıkıyor.
Olsen, yeni çalışması Whole New Mess’i ilk kez Ekim 2018’de Anacortes, Washington’da kiliseden stüdyoya döndürülen ve Phil Elverum ile Nicholas Wilbur tarafından yönetilen The Unknown’da kaydetti. Sanatçının yeni albümü geçen yıl yayımlanan All Mirrors’da yer alan birkaç şarkının yeni versiyonlarını da içeriyor.
Angel Olsen, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir ayrılık sürecini ardımda bıraktım, ama bu düşünülenden daha büyüktü. Birçok arkadaşımı da kaybettim. Bir ilişkiyi sonlandırdığınızda bu sırada sergilediğiniz kişiliği ve davranışlarınızı gözden geçirmelisiniz. Ben de hâlâ bu duyguları taşırken onları şarkıya dönüştürmek istedim. Bu şarkılar bir âna hapsedilmiş kişisel çalışmalar.”
Whole New Mess’te yer alacak şarkılar ise şu şekilde açıklandı.
01 Whole New Mess
02 Too Easy (Bigger Than Us)
03 (New Love) Cassette
04 (We Are All Mirrors)
05 (Summer Song)
06 Waving, Smiling
07 Tonight (Without You)
08 Lark Song
09 Impasse (Workin’ for the Name)
10 Chance (Forever Love)
11 What It Is (What It Is)
Kaynak: Pitchfork
https://www.youtube.com/watch?v=Z3_9FSfpADA
Fiber sanatçı Han Cao, yoğun bir şekilde işlenmiş kanaviçe dikişler ve ipliklerle atılan eski fotoğraf ve kartpostalları yeniden canlandırıyor.
Daha önceki projelerinde de benzer işler gerçekleştiren Han Cao, yeni serisi New Nostalgia’da üretimlerine yeni ilavelerde bulunuyor. Yeni çalışmalarına orijinal konu ve fiber bazlı eklemeler yapan sanatçı, tüm bu unsurlar arasında dikkat çekici bir denge kuruyor. Kimi zaman seyrek bir şekilde yerleştirilmiş karahindiba pufları kimi zamansa konfeti benzeri havai unsurlarla eserdeki yüzleri kaplayan Cao, vintage parçaları yeniden tanımlıyor ve onlara âdeta kendi imzasını atıyor.
Çalışmalarını Palm Springs’te devam ettiren sanatçı, eserlerini Instagram hesabı aracılığıyla sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Sanatçının yeni çalışmaları ayrıca yeni bir sergi kapsamında 22 Ağustos 2020’ye kadar Philadelphia’daki Paradigm Gallery’de de görülebiliyor.
Kaynak: ThisIsColossal
California’daki müzik festivali Coachella’nın organizatörleri, kısa süre önce “Couch-ella” adıyla bir bağış kampanyası gerçekleştirileceğini duyuran Multiple Sclerosis Charity ile iletişime geçti ve kampanyanın adının değiştirilmesini istedi.
Hertfordshire merkezli yardım kuruluşu MS Trust, 22 Ağustos 2020’de gerçekleştirilecek olan sanal bağış kampanyası festivali Couch-ella ile ilgili olarak Californiyalı festivalinden avukatları ile temasa geçildiğini duyurdu.
Kurum tarafından yapılan açıklamada karşı kurumun kendilerine “Coachella'nın onlara ‘Chella’ ticarı markası”nı hatırlattığını ve bu iki olay arasında “olası karışıklık”lara neden olabileceği konusunda uyardıklarını belirtti.
Konuyla ilgili olarak BBC News’e konuşan MS Trust’ın genel müdürü David Martin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bizden ismimizi tekrar gözden geçirmemizi ve karışıklığı önlemek için kullanabileceğimiz başka bir isim olup olmadığı üzerine yeniden düşünmemizi istediler. Bunu kafaya takmaya değer mi, diye düşündük ama daha sonra işin içine avukatlar dâhil olunca çok fazla para harcamak gerekeceğini ve kurumun parasını boşa harcamak istemediğimize karar verdik.”
Festival şu an için MS Trust Home Festival adı altında devam ettirilecek. Festival sırasında komedi, performans, dans ve müzik dersleri çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.
MS Trust, beyin ve omuriliği etkileyen tedavi edilemez, yaşam boyu süren bir hastalık olan “multiple sclerosis”dan etkilenen insanlar için bağış toplayan bir kurum olarak tanınıyor.
Coachella, her yaz California çöllerinde gerçekleştirilen yıllık bir müzik ve sanat festivali olarak biliniyor. Bu yılki festival pandemi nedeniyle iptal edilmişti.
Kaynak: Independent UK