NELER OLUYOR
  • 01-08-2020

    Sanatçı Luciano Cian, son baskı serisi Geo’da cesur renkler ve jestler kullanarak çağdaş kadınların güç, azim ve istikrarının peşine düşüyor ve onları görselleştiriyor.

    Luciano Cian, yeni üretimlerinde basit çizgiler ve geometrik şekiller aracılığıyla izleyicilere çarpıcı yüz ifadeleri içeren sıra dışı figürler sunuyor. Çalışmalarında temel olarak simetri ve asimetri arasındaki ilişkiye odaklanan sanatçı, Clossal’a yaptığı açıklamada yeni serisi kapsamında Brezilyalı modernist sanatçı Athos Bulcão ve mimar Oscar Niemeyer’den ilham aldığını da belirtiyor.

    Rio de Janeiro merkezli çalışan sanatçının işlerine Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

    ​Kaynak: ThisIsClossal

    0
    0
    1984
  • 31-07-2020

    God’s Plan ile tanınan şarkıcı Drake, Amerika’da tüm zamanların en fazla dinlenen en iyi 10 tekli rekorunu kırdı. Sanatçı, US Billboard tablosunun zirvesini Madonna’dan devralarak tarihe geçti.

    BBC’nin haberine göre Kanadalı rapçi ve şarkıcı Drake, DJ Khaled’in yeni teklileri Popstar ve Greece için yaptığı vokal çalışmalarıyla birlikte bu haftanın UK tablosunda önce önce 39., ardından da 40. kez zirvede kalarak rekorun sahibi oldu.

    Tüm gözleri ünlü rapçinin üzerine çeviren bu gelişme, sanatçının daha önce top 10’a yerleşen Best I Ever Had adlı çalışmasından 11 yıl sonra geldi.

    Rekor, 2008 yılından beri daha önceki rekortmen The Beatles’ı geride bırakan Amerikalı şarkıcı Madonna’da bulunuyordu.

    İngiliz grup The Beatles, 1962’deki Love Me Do ve 1995’teki Free As A Bird arasında 34 hafta boyunca top 10 listesinde kalmayı başarmıştı. Grubun bu başarısında John Lennon’ın son cover çalışmalarının da ciddi payı vardı.

    Madonna, Don't Tell Me isimli parçasıyla The Beatles’ın rekorunu 2001 şubatında kırmış, ertesi yıl Die Another Day ile de bunu geliştirmişti.

    Madonna’nın ABD grafiğinin üst kademelerinde son kez zirveye yerleşmesi 2012'deki Super Bowl konserinin devre arasında sahne alırken seslendirdiği All Me Your Your Luvin ile birlikte gelmişti.

    Drake’in bu yeni başarısı kısmen sanatçının kendisi kadar meşhur hip-hop'çı ortağı DJ Khaled’den de kaynaklanıyor. Ancak bu başarı yıldız ismin ne denli hızlı bir şekilde yükselebileceğinin de kanıtı olarak görülüyor.

    ​Drake, En iyi 10 tekli listesine girmesinin yanı sıra Hot 100 çizelgesindeki (224) ve ilk 40 hitindeki (113) en fazla parçası yer alan sanatçı rekorlarını da elinde bulunduruyor.

    Kaynak: BBC

    Top 10s on the Billboard Hot 100 Listesi:

    Drake - 40

    Madonna - 38

    The Beatles - 34

    Rihanna - 31

    Michael Jackson - 30

    Mariah Carey - 28

    Stevie Wonder - 28

    Janet Jackson - 27

    Elton John - 27

    Lil Wayne - 25

    Elvis Presley - 25 (majority of his hits pre-date the Hot 100)

    Taylor Swift – 25

    0
    0
    1151
  • 31-07-2020

    Avustralyalı sanatçı Andy Thomas, doğal alanların seslerini kaydederek dijital heykellere dönüştürdüğü serisine devam ediyor. İlkini 2016 yılında gerçekleştirdiği “Visual Sounds of the Amazon”un ikincisi olan “Visual Sounds of the Amazon 2”de kuşların, böceklerin ve doğanın seslerine kulak vererek bu sesleri animasyonlu dijital heykel serisi olarak izleyicilerin beğenisine sunuyor.

    “Visual Sounds of the Amazon 2” serisi, patlama noktaları ve iniş çıkışlarıyla farklı formların bir araya geldiği bir buluşma noktası olarak ön plana çıkıyor. Bu seriyle birlikte Amazon’daki her cıvıltı ve hareket kendisine benzer bir form buluyor ve büyüyüp dağılarak yeni yapılar meydana getiriyor.

    Çalışmalarında doğayla teknolojinin kesişim noktalarını araştıran Andy Thomas, Colossal’a yaptığı açıklamada “bilgisayarları evrimin hiper uzantısı olarak gördüğünü” söylüyor ve düşüncelerini şu sözlerle açıklıyor:

    “İnsanlar doğal dünyanın biyolojik çeşitliliğini değiştiriyor ve geçmişin yankılarını karşımıza sayısallaştırarak çıkarıyor. Ben de doğanın güzelliği ve karmaşıklığını merkeze alan dijital sanat düşüncesine hayran kaldım ve bunu benimsedim. Umarım benim üretimlerim insanları Amazon havzasındaki kuş türlerini keşfetmeye teşvik eder ve bize bu yerin ne kadar önemli olduğunu hatırlatır.”

    Brezilya’nın en büyük ekosistemini merkezine alan “Visual Sounds of the Amazon 2” dijital heykel serisi hakkında daha fazla bilgiye sanatçının Instagram ve Vimeo hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

    ​Kaynak: Thisiscolossal

    0
    0
    991
  • 30-07-2020

    The Weeknd yeni müzik videosu Snowchild ile geri döndü. Kanadalı sanatçı bu yeni çalışma için anime stüdyosu D'Art Shtajio ile birlikte çalıştı.

    Sanatçı tarafından paylaşılan animasyon görselinde The Weeknd’in bir gök taşına baktığı ve bu esnada Snowchild’ın şarkı sözlerinin çalındığı fark ediliyor. Abel Tesfaye'nin farklı evrelerini gözler önüne seren görseller, izleyicileri ikonik House of Balloons’a biraz daha yaklaştırıyor ve Kiss Land and Beauty Behind the Madness’la dolu bir ânın ardından bizi Starboy’a doğru sürüklüyor.

    The Weeknd ile birlikte çalışan D’Art Shtajio, Japonya’daki ilk siyah animasyon stüdyosu olarak tanınıyor. Stüdyo 2016 yılında Arthell Isom, Darnell Isom ve Henry Thurlow tarafından kuruldu.

    ​Kaynak: Somewhere Magazine

    https://www.youtube.com/watch?v=G0JKdFjWkLA

    0
    0
    1397
  • 29-07-2020

    Suspiria’nın bir televizyon dizisi olarak geri dönmesini beklerken Luca Guadagnino bu sonbaharda yeni projesi We Are Who We Are ile geri dönmeye hazırlanıyor. Sekiz bölümlük bir HBO Dizisi olacak projenin senaryo, yapım ve yönetmenliğini de Guadagnino’nun bizzat kendisi üstleniyor.

    Daha önce Cannes’ın Directors’ Fortnight bölümünde prömiyerini yapacağı duyurulan dizinin ilk fragmanı da izleyicilerle paylaşıldı.

    We Are Who We Are, ana hatlarıyla İtalya’daki Amerikan üssünde yaşayan bir çift çocuğun günlük yaşamını ve hayat hikâyesini izleyicilerle buluşturacak.

    Luca Guadagnino, oyuncu kadrosunda Chloë Sevigny, Jack Dylan Grazer, Alice Braga, Jordan Kristine Seamón, Spence Moore II,  Kid Cudi, Faith Alabi, Francesca Scorsese, Ben Taylor, Corey Knight, Tom Mercier ve Sebastiano Pigazzi’nin yer aldığı We Are Who We Are’da arkadaşlık, ilk aşk, kimlik, henüz gençliğin başında olmanın tüm sorunlu yanları gibi birçok konuya değiniyor. Aslında dünyanın her yerinde benzer şekilde yaşanabilecek bu hikâye, bu sefer İtalya’nın Amerikalıların yaşadığı küçük bir bölümünde hayata geçiyor.

    ​Kaynak: The Film Stage

    https://www.youtube.com/watch?v=zslamAqw3BQ

    0
    0
    1027
  • 29-07-2020

    Lana Del Rey yeni şiirlerinden oluşanViolet Bent Backwards Over the Grass'ın sesli kitap versiyonunu yayımladı. Del Rey tarafından seslendirilen proje, sanatçının sık sık birlikte çalıştığı yakın arkadaşı Jack Antonoff'un da müziklerini içeriyor. Interscope tarafından yayımlanan albüm, şu an için bu platform üzerinden satın alınabiliyor.

    Lana Del Rey tarafından geçtiğimiz Aralık ayında duyurulan Violet Bent Backwards Over the Grass, ciltli özel baskı ve e-kitap olarak 29 Eylül 2020’de okuyucularla buluşacak. Albümün CD ve LP çalışmaları ise 2 Ekim 2020’de piyasaya sürülecek.

    Violet Bent Backwards Over the Grass, Del Rey’in bu yıl yayımlanacağını duyurduğu iki şiir projesinin ilki olarak dinleyicilerle buluşuyor. Sanatçının ikinci çalışması olan behind the iron gates - insights from an institution başlığını taşıyan şiir albümün çıkış tarihiyle ilgili ise henüz resmi bir açıklamada bulunulmadı. Ancak Del Rey, geçtiğimiz Mayıs ayında paylaştığı patent leather do-over başlıklı bir seçkiyle bu albümün müjdesini de vermişti.

    Lana Del Rey, Violet Bent Backwards Over the Grass’i duyururken yaptığı açıklamada, bu albümden elde edilecek gelirin yarısının “yerli Amerikalılar’ı destekleyen organizasyonlarla paylaşılacağını ve onların haklarını korumak, kendilerini güvenceye almak için yapılacak çalışmalarda kullanılacağını” belirtmişti. Sanatçı geçtiğimiz günlerde de bir başka destek projesi olan the Navajo Water Project’i duyurmuştu.

    Lana Del Rey son olarak 21 Mayıs’ta yaptığı bir Instagram paylaşımında yeni albümünün 5 Eylül 2020’de dinleyicilerle buluşacağını duyurmuştu.

    ​Kaynak: Pitchfork

    https://www.youtube.com/watch?v=jVzfgVSq_Ic

    0
    0
    2305
  • 29-07-2020

    Birleşik Krallık’ın en büyük sanat ödülü olan Artes Mundi Ödülleri koronavirüs salgını nedeniyle gelecek yıla ertelendi. Ertelemeye gerekçe olarak toplum sağlığını tehdit eden şartlar, eser ve sanatçıların seyahat zorluğu gösterildi.

    40.000 sterlinlik maddi değeriyle Birleşik Krallık’ın en büyük sanat ödülü olan Artes Mundi, pandemi nedeniyle bu yıl ödüle bir ara verildiğini, sanatseverlerle gelecek yıl yeniden buluşulacağını duyurdu. Orijinal planlamaya göre bu yılın Ekim ayında bienal sergisi ve ödül töreniyle izleyicilerle buluşması planlanan Artes Mundi’nin yeni öngörüler ekseninde gelecek yıl 13 Şubat 2021 ile 6 Haziran 2021 tarihleri ​​arasında Cardiff, Galler’de gerçekleştirileceği açıklandı.

    Birçok farklı kültür ve coğrafyadan sanatçının başvurduğu Artes Mundi Ödülleri’nin bu yılki finaline kalan isimler ise şöyle:

    Firelei Báez (Dominik Cumhuriyeti), Dineo Seshee Bopape (Güney Afrika), Meiro Koizumi (Japonya), Beatriz Santiago Muñoz (Porto Riko), Prabhakar Pachpute (Hindistan) ve Carrie Mae Weems (ABD)

    Artes Mundi Awards’ı kazanan isim, her yıl düzenlenen bienal sergisinin ardından gerçekleştirilen törende açıklanıyor.

    Konuyla ilgili Artes Mundi komitesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Dünyanın her yerinden sanatçıların eserlerini göndermesi gereken uluslararası bir sanat ödülü olarak, bu yıl dünya çapında yaşanan salgın nedeniyle zor günler yaşıyoruz ve sanatçılarla iletişime geçmekte zorlanıyoruz. Bu sadece çizimlerini doğrudan galerinin duvarlarında gerçekleştiren Hintli sanatçı Prabhakar Pachpute için değil, ödüle katılacak herkes için ciddi sorunlara neden oldu. Bu şartlarda ödüle değer görülen isimlerin Cardiff’te olması mümkün değil.”

    ​Kaynak: The Art Newspaper

    0
    0
    999
  • 28-07-2020

    77. Venedik Film Festivali, koronavirüs salgını sebebiyle iptal edilen Cannes ve Telluride gibi festivallerin ardından fiziksel olarak düzenlenecek ilk uluslarası festival olacak. Festival, 2 – 12 Eylül tarihleri arasında Luca Guadagnino, Chloe Zhao, Gia Coppola ve daha fazla ismin yeni filmlerinin dünya prömiyerine ev sahipliği yapacak.

    Festivalin açılışı 2 Eylül’de Daniele Luchetti’nin filmi Lacci ile yapılacak. Bu film 11 yılın ardından festivalin açılışını yapan ilk İtalyan yapımı olacak. En son 2009 yılında Giuseppe Tornatore’nin Baarìa filmiyle açılış yapılmıştı.

    Cate Blanchett, festivalin bu yıl Ana Yarışma jürisinin başkanlığını yapıyor. Jürinin diğer üyeleri ise Veronika Franz, Joanna Hogg, Nicola Lagioia, Christian Petzold, Cristi Puiu ve Ludivine Sagnier. Festivalin Horizons kategorisinin jüri başkanlığını Claire Denis yaparken Oskar Alegria, Francesca Comencini, Katriel Schory ve Christine Vachon jüriyi oluşturan isimler.

    Ana Yarışma

    “In Between Dying” - Hilal Baydarov
    “Le Sorelle Macaluso” - Emma Dante
    “The World to Come” - Mona Fastvold
    “Nuevo Orden” - Michel Franco
    “Lovers” - Nicole Garcia
    “Laila In Haifa” - Amos Gitai
    “Dear Comrades” - Andrei Konchalovsky
    “Wife of a Spy” - Kiyoshi Kurosawa
    “Sun Children” - Majid Majidi
    “Pieces of a Woman” - Kornel Mundruczo
    “Miss Marx” - Susanna Nicchiarelli
    “Padrenostro” - Claudio Noce
    “Notturno” - Gianfranco Rosi

    “Never Gonna Snow Again” - Malgorzata Szumowska
    “The Disciple” - Chaitanya Tamhane
    “And Tomorrow the Entire World” - Julia Von Heinz
    “Quo Vadis, Aida?” - Jasmila Zbanic
    “Nomadland” - Chloe Zhao

    Yarışma Dışı (Kurmaca)

    “Lasciami Andare” - Stefano Mordini
    “Mandibules” - Quentin Dupieux
    “Love After Love” - Ann Hui
    “Assandira” - Salvatore Mereu
    “The Duke” - Robert Michell
    “Night in Paradise” - Park Hoon-Jung
    “Mosquito State” - Filip Jan Rymsza

    Yarışma Dışı (Kurmaca Olmayan)
    “Sportin’ Life” - Abel Ferrara
    “Crazy, Not Insane” - Alex Gibney
    “Greta” - Nathan Grossman
    “Salvatore – Shoemaker of Dreams” - Luca Guadagnino
    “Final Account” - Luke Holland
    “La Verite Su La Dolce Vita” - Giussepe Pedersoli
    “Molecole” - Andrea Segre
    “Narciso Em Ferias” - Renato Terra and Ricardo Calil
    “Paolo Conte, Via Con Me” - Giorgio Verdelli
    “Hopper/Welles” - Orson Welles
    “City Hall” - Frederick Wiseman

    Yarışma Dışı(Özel Gösterimler)
    “Princess Europe” - Camille Lotteau
    “30 Monedas (Episode One)” - Alex De La Iglesia
    “Omelia Contadina” - Alica Rohrwacher ve JR

    Horizons (Yeni Ufuklar)

    “Apples” - Christos Nikou
    “La Troisieme Guerre” - Giovanni Aloi
    “Milestone” - Ivan Ayr
    “The Wasteland” - Ahmad Bahrami
    “The Man Who Sold His Skin” - Kaouther Ben Hania
    “I Predatori” - Pietro Castellitto
    “Mainstream” - Gia Coppola
    “Genus Pan” - Lav Diaz
    “Zanka Contact” - Ismael El Iraki
    “Guerre E Pace” - Martina Parenti ve Massimo D’Anolfi
    “La Nuit Des Rois” - Philippe Lacote
    “The Furnace” - Roderick Mackay
    “Careless Crime” - Shahram Mokri
    “Gaza Mon Amour” - Tarzan Nasser ve Arab Nasser
    “Selva Tragica” - Yulene Olaizola
    “Nowhere Special” - Uberto Pasolini
    “Listen” - Ana Rocha De Sousa
    “The Best Is Yet to Come” - Wang Jing
    ​“Yellow Cat” - Adilkhan Yerzhanov


    Venedik Günleri

    “Honey Cigar” - Kamir Aïnouz
    “The Stonebreaker” - Gianluca ve Massimiliano Serio
    “Mama” - Li Dongmei
    “Residue” - Merawi Gerima
    “Preparations to be Together for an Unknown Period of Time” - Lili Horvat
    “Oasis” - Ivan Ilkic
    “My Tender Matador” - Rodrigo Sepulveda
    “Conference” - Ivan I. Tverdovskij
    “The Whaler Boy” - Philipp Yuryev
    “200 Meters” - Ameen Nayfeh
    “Saint-Narcisse” - Bruce LaBruce
    “Nightwalk” - Malgorzata Skumowksa (Kısa Film)
    ​“In My Room” - Mati Diop (Kısa Film)

    Kaynak: IndieWire

    0
    0
    1115
  • 28-07-2020

    2020 Booker Ödülü’nün 13 kitaptan oluşan uzun listesi açıklandı. Dame Hilary Mantel, Tsitsi Dangarembga ve Kiley Reid öne çıkan isimler oldu. Ayrıca listede bu yıl dokuz kadın, dört erkek yazar aday gösterildi.

    Uzun listeye giren 13 kitap, Ekim 2019 ve Eylül 2020 tarihleri arasında İngiltere ve İrlanda’da yayımlanan 162 roman arasından seçildi.

    Listede adı geçen Dame Hilary Mantel, daha önce bu ödülü iki kez kazanmıştı. İlkini 2009 yılında Wolf Hallile; ikincisini ise 2012 yılında Bring Up the Bodiesile.Diane Cook, Avni Doshi, Gabriel Krauze, Kiley Reid, Douglas Stuart, Brandon Taylor, Sophie Ward ve C Pam Zhang listenin yeni romancıları oldu. 2020 Booker Ödülü’nün altı kitaptan oluşan kısa listesi 15 Eylül 2020’de duyurulacak. Kazanan ise Kasım 2020’de açıklanacak.

    2020 Booker Ödülü Uzun Listesi:

    The New Wilderness -Diane Cook
    This Mournable Body - Tsitsi Dangarembga
    Burnt Sugar - Avni Doshi
    Who They Was - Gabriel Krauze
    The Mirror & The Light - Hilary Mantel
    Apeirogon - Colum McCann
    The Shadow King - Maaza Mengiste
    Such a Fun Age - Kiley Reid
    Real Life- Brandon Taylor
    Redhead by the Side of the Road - Anne Tyler
    Shuggie Bain - Douglas Stuart
    Love and Other Thought Experiments - Sophie Ward
    How Much of These Hills is Gold - C Pam Zhang

    ​Kaynak: Indipendent

    https://www.youtube.com/watch?v=AYbYLL7lLbM

    0
    0
    2065
  • 27-07-2020

    Ventotene Film Festival ile ilgili bir söyleşide konuşan usta yönetmen Terry Gilliam, pandemiden önce asıl fikri Stanley Kubrick’e ait olan bir projenin cast ve senaryo çalışmalarının tamamlandığını açıkladı.

    Provakatör Terry Gilliam, uzun bir bekleyişin ardından 2018’de ABD’deki sinemalarda gösterime giren The Man Who Killed Don Quixote filminin ardından yeni film çalışmalarına geri döndüğünü açıkladı. Ancak yeni film projeleri üzerinde çalışan birçok yönetmen gibi Gilliam da salgından doğrudan etkilendi. Son olarak Ventotene Film Festival için gerçekleştirilen bir söyleşide konuşan Terry Gilliam, Stanley Kubrick’ten yola çıkarak hazırlanan bir projenin yarım kaldığını duyurdu.

    “Aslında Kubrick tarafından tasarlanan bir filme hayat veriyorum,” diyen Gilliam, önümüzdeki Eylül ayında çalışmalara kaldığı yerden devam edeceğini de söyledi. 12 Maymun ve Brezilya gibi filmleri yöneten Gilliam sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Senaryo ve oyuncu kadrosu belliydi ancak pandemi her şeyi mahvetti. Şu an için sadece tüm filmlerime nasıl hayat verdiğimi anlattığım bir kitap üzerinde çalışıyorum.”

    Festival için gerçekleştirilen söyleşide kendi kişisel yaşantısından da bahseden Terry Gilliam, şu açıklamalarda bulundu:
    “2016’da sonunda Britanya vatandaşlığına hak kazandım. Artık tamamen Britanyalıydım, Amerikalı değil. O ân %100 bir Avrupalı olduğumu hissettim. Ama tam bu sırada Birleşik Krallık, Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı aldı. Bu çılgınca. Artık Avrupa’nın bir parçası olmayan bir ülkede sıkışmış gibiyim ve ben daha çok Avrupa’nın bir parçası olmak istiyorum.”

    Gilliam ayrıca Donald Trump’ın Amerika’yı ve onun değerlerini yok ettiğini de sözlerine ekledi.

    ​Kaynak: IndieWire

    0
    0
    1434
DAHA FAZLA
Geldanlage