GÜNDEM
  • 16-09-2021

    Arter, yeni sezonu Candeğer Furtun’un altmış yıla yayılan eserlerini kapsayan ilk retrospektif sergisiyle açıyor.

    Yaklaşık üç yıla yayılan bir hazırlık sürecinin ardından düzenlenen sergide, Candeğer Furtun’un 1960’lı yıllardan bu yana ürettiği seramik ağırlıklı heykellerden ve nesnelerden oluşan geniş bir seçki ve üretim süreçlerine eşlik eden arşiv malzemeleri yer alıyor. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği sergi, Furtun’un seramiğe dair özgün yaklaşımlarını sunarken pratiğinin yaşamsal, felsefi, tarihsel, toplumsal ve siyasi sorunsallardan beslenen katmanlarına da ışık tutuyor. Sanatçının zengin form ve doku dünyasını yansıtan yüzden fazla yapıtını, atölyesindeki araştırma ve üretim süreçlerine yakından tanıklık eden arşiv malzemeleriyle bir araya getiren sergi Candeğer Furtun’un retrospektif niteliğindeki ilk sergisi olma niteliğinde.

    Sergi sanatçının seramikten ve kendi üretiminden bahsederken sıklıkla referans verdiği “kabuk” kavramı etrafında kurgulanıyor. Furtun’un sanatında biçimsel ve düşünsel bir öneme sahip doğa ve beden temalarına odaklanan sergi, “Doğayı izlerken bile, her kabukta, tohumda, taşlarda insan figürleri gördüğünü” belirten sanatçının doğayla beden arasında kurduğu ilişkileri ve oluşturduğu geçiş olanaklarını vurguluyor. Sanatçı doğanın süregelen yıkımını ve insanın doğayı ötekileştirerek sebep olduğu ekolojik ve toplumsal felaketleri sıklıkla vurgularken bu karanlık gidişata kendi pratiği ile doğa arasında bir yakınlık, hatta bir içkinlik ilişkisi inşa ederek karşılık veriyor.

    Sanatçının 1960’lar ve 1970’lerde ürettiği organik hatlar benimseyen heykelleri, doğadaki mevcut formların taklidine dayanan geleneksel mimetik bir yaklaşımdan ziyade, analojik bir ilişkilenme biçimini benimsiyor. 1980’ler, 1990’lar ve 2000’lerde ürettiği serilerinde parçaları üzerinden öne çıkan insan bedeni ise varlığımızı eksiklik ve sonluluk üzerinden düşünmeye davet ediyor. Sergide bir eşik işlevi gören “kabuk” kavramı, sanatçının yarattığı formlarda vücut kazanan iç/dış, boşluk/doluluk, soyut/somut, parça/bütün ve tekillik/çoğulluk gibi dinamiklere de işaret ediyor.

    Sergi Arter’in giriş ve -1. kat galerilerine yayılarak izleyicilere sanatçının altmış yıla yayılan üretimini formların uğradığı evrim ve renk merceğinden deneyimleme fırsatı sunuyor. Bu deneyim alanı toprak ve sonbahar tonlarının hâkim olduğu erken dönem soyut eserlerden başlıyor ve Furtun’un 1980’lerden itibaren daha somut bir dil ile üretmeye başladığı bacak, kol, el ve gövde serilerinde mevcudiyet kazanan ten rengine kadar devam ediyor.

    ​Candeğer Furtun retrospektifini 17 Nisan 2022 tarihine kadar Arter’in giriş ve -1. kat galerilerinde ücretsiz olarak ziyaret edilebilirsiniz.

    0
    0
    2351
  • 16-09-2021

    DasDas, yeni tiyatro sezonuna usta sanatçı Metin Akpınar’ın süpervizörlüğünü üstlendiği iddialı oyunu Deli Bayramı ve DasDas’ta oynanacak ilk Shakespeare oyunu Romeo ve Juliet ile başlayacak.

    DasDas, yeni sezonda yeniden kendi sahnesinde yepyeni prodüksiyonlara, tiyatro sezonunda kapalı gişe oynanan oyunlara ve pek çok konsere ev sahipliği yapacak. Turgut Özakman’ın 1987 yılında yazdığı Deliler’in günümüze uyarlanmış hâli olan Deli Bayramı, Metin Akpınar’ın süpervizörlüğünde DasDas’ta tiyatroseverlerle buluşacak. Kadrosunda Alper Baytekin, Ayşegül Cengiz, Büşra Alnıtemiz, Cansu Boz, Didem Balçın, Erdi Güçlü, Hande Özkurt, Kadir Burak Baydar, Mert Fırat, Nila Fırat, Özgün Aydın, Tunahan Çilingir ve Volkan Yosunlu’nun yer aldığı oyun, 1 Ekim Cuma akşamı 20.30’da DasDas Sahne’de prömiyerini yapacak ve sezon boyunca izleyiciyle buluşacak.

    Semaver Kumpanya’nın Tansu Biçer yönetmenliğindeki oyunu, ünlü yazar Molière’in kült eseri Cimri, 7 Ekim Perşembe akşamı 20.30’da DasDas’ta sahnelenecek. Serkan Keskin’in “Harpagon” performansının dikkat çektiği oyunda Keskin’e Sezin Bozacı, Ahmet Kaynak, Mertcan Ertürk, Metin Alpargun, Cansu Saka, Onur Yalçınkaya, Ezgi Ulusoy Tamer, Onur Şenol, Selen Şenay, Uğur Senkeri ve Saniye Samra eşlik ediyor.

    Kumbaracı50’nin Yiğit Sertdemir yönetmenliğindeki Cyrano de Bergerac adlı müzikli oyunu 8 Ekim Cuma akşamı 20.30’da DasDas sahnesinde olacak. Tiyatro tarihinin unutulmaz karakterlerinden Cyrano de Bergerac’ın büyülü dünyasını ela alan oyunun kadrosunda Ayşegül Uraz, İsmail Sağır, Meriç Rakalar, Murat Kapu, Sinem Öcalır, Yiğit Sertdemir, Burçak Çöllü ve Candan Seda Balaban’ın yer alıyor.

    Yönetmenliğini Tuğsal Moğul’un üstlendiği Anadolu Efes Katkılarıyla Westend / Batının Sonu, 10 Ekim Pazar ve 31 Ekim Pazar günleri 17.00’de sahnelenecek. Moritz Rinke imzalı oyunun kadrosunda Evren Bingöl, Gün Koper, Mert Fırat, Naz Çağla Irmak, Pervin Bağdat ve Tülin Özen gibi oyuncular yer alıyor.

    DasDas’ın yeni prodüksiyonu Romeo ve Juliet, 15 Ekim Cuma akşamı 20.30’da prömiyerini yapacak. Shakespeare’ün ünlü eseri, iki düşman ailenin birbirine aşık gençlerinin imkânsız aşk hikâyesini ele alan oyun ilk kez DasDas’ta sahnelenecek. Mert Fırat ve Nagihan Gürkan yönetmenliğindeki oyunun kadrosunda Ayberk Aladar, Barış Gönenen, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Ceren Boz, Deniz Can Aktaş, Erdem Akakçe, Ertuğrul Gümrükçüoğlu, Hülya Gülşen, Naz Çağla Irmak, Onur Tanyeri ile Ümit Erlim bulunuyor.

    Binnur Kaya, Dolunay Soysert, Güven Kıraç ve Levent Ülgen’in bir araya geldiği Anadolu Efes Katkılarıyla: Vahşet Tanrısı, 20 Ekim Çarşamba ve 27 Ekim Çarşamba akşamları 20.30’da DasDas Sahne’de izleyicilerle buluşacak. Fransız oyun yazarı Yasmina Reza’nın ödüllü oyun, çocuklarının kavgası sonrası uzlaşmak üzere bir arayan gelen ebeveynlerin dünyasını ele alıyor.

    Plaza hayatından cast ajanslarına, beyaz yaka dramlarından sosyal medyadaki davranış bozukluklarına birçok konuya Kaan Sekban’ın kendine has üslubuyla değindiği Kaan Sekban Saçmalar adlı stand-up gösterisi 24 Ekim Pazar günü 17.00’de DasDas’ta izleyiciyle buluşacak.

    Usta oyuncu Şener Şen’in yıllar sonra aynı rolle tiyatro sahnesine döndüğü oyun Anadolu Efes Katkılarıyla: Zengin Mutfağı, yeni sezonda DasDas Sahne’de olmaya devam edecek. Cumhuriyet tarihinde görülmüş en büyük işçi hareketi olan 15-16 Haziran 1970 olaylarının, zengin bir ailenin mutfağına yansımasını anlatan oyunda Şener Şen’e Gizem Ergün, Onay Kaya, Uğur Arda Başkan ve Kutay Sandıkçı gibi isimler eşlik ediyor. Oyun 28 Ekim Perşembe ve 29 Ekim Cuma akşamları 20.30’da DasDas’ta sahnelenecek.

    Büyük Ev Ablukada, “+1 Sunar: Büyük Ev Ablukada Akustik” konseriyle 9 Ekim Cumartesi akşamı 21.00’de DasDas’ta müzikseverlerle buluşacak. Ayrıca Sena Şener’in “+1 Sunar: Sena Şener” başlıklı konseri 30 Ekim Cumartesi akşamı 21.00'de gerçekleşecek.

    DasDas’ın yeni sezon programına buradan, etkinliklerin biletlerine ise buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3893
  • 16-09-2021

    Çağdaş Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından Jenny Offill’in günümüzün hem gerçek hem de mecazi hava durumunu anlattığı, iklim kaygısına dair çarpıcı romanı Hava Durumu, Aylin Ülçer’in çevirisiyle Harfa Yayınları’ndan çıktı.

    Kitapta çağdaşımız karakter Lizzie, bir iç çığlık gibi, kesik kesik, umutsuz, çare arayarak, bocalayarak konuşuyor, sorguluyor, soruyor: Dünyanın sonuna hazır mıyız? Hayatta kalmaya değer mi?

    “Bir zamanların parlak öğrencisi, şimdinin sıradan bir kütüphane memuru, ilişkilerini sorgulayan bir eş, kaygılı bir anne Lizzie... Bağımlı, intihara meyilli, büyümeyen, sorumluluk almayan kardeşi...  Dünyanın Cehennemi adlı podcast'ler yapan,  küresel iklim değişikliğine odaklanmış Sylvia…

    Başkanlık seçiminin gerginliğinin yaşandığı günler, sorunlarla dolu göçmen mahalleleri, herkesin birbirini ötekileştirdiği tekinsiz New York…

    ​Karamsarlık, ezeli korkular, gelecek kaygısı… Kadim inançlar, dinler, yeni moda öğretiler… Artık gençlik günlerini geride bırakan, ağrıları, hastalıkları baş gösteren Lizzie gibi yaşlı bir dünya… Ve yirmi birinci yüzyılın karabasanı: ardı arkası gelmeyen “doğal” afetler, savaşlar, kıyamet senaryoları… Belki de dünyanın sonuna doğurulmuş çocukların anne-babası olmak telaşı, onlara bırakacağımız kaos ortamı…”

    0
    0
    1619
  • 15-09-2021

    31 yıldır şehir ve caz kültürünü bir araya getiren Akbank Caz Festivali, bu yıl 1 - 10 Ekim tarihleri arasında Türk Caz sahnesinden 100’ün üzerinde sanatçının performansını 10 farklı mekânda müzikseverlerle buluşturacak.

    Pozitif iş birliğiyle düzenlenen Akbank Caz Festivali, 31. yılını caz müziği ile farklı müzik türlerinin bir araya geldiği bir seçki kutluyor. Festivalin yıllar içinde genişleyen müzikal yelpazesi kapsamında bu yılki programında klasik ve modern cazın yanı sıra elektronik müzik ve dünya müziğinden farklı projeler de yer alıyor. Festival 1 Ekim’de Galataport İstanbul Paket Postanesi’nde Elif Çağlar’ın caz ile başka türleri harmanlayan şarkıları ve funk, caz, dünya müziğini repertuvarında birleştiren Defjen Daf Ensemble’ın dokunuşuyla başlayacak. Babylon, Zorlu PSM, The Badau, Nardis Jazz Club, Bova’ya bu yıl Galataport İstanbul Paket Postanesi ve festivale yeni eklenen açık hava sahneleriyle Müze Gazhane, Swissotel Sultan Park eşlik ediyor. Festivalin dinamik sahnesine callinghouse ev sahipliği yaparken Cazlı Brunch, Bizim Tepe’de Flapper Swing Band performansıyla gerçekleşecek. 31. Akbank Caz Festivali’nin programına buradan, konserlerin biletlerine ise Biletix’ten ulaşabilirsiniz.

    Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil festival ile ilgili şunları söyledi: “Caz doğaçlamanın hâkim olduğu bir müzik türü. Doğaçlama da kalıplara sığmama, özgürlük, spontane olma, hızla harekete geçme imkânı tanıyor. 2020’nin mart ayından beri ise hepimiz bunun tam tersi bir hayat yaşadık. Evlerimizden çıkmadık, istediğimizi yapamadık. İşte bu dönemde de ‘Evin Caz Hali’ konserleri ve 30. Yıl albümümüz ‘Dün, Bugün, Yarın’ yeni bir soluk getirdi.

    ​Yavaş yavaş geride bıraktığımız bu zorlu süreçte sanatçılarımız da olumsuz etkilendi. Onlara bu dönemde destek olmaya çalıştığımız gibi festivalimiz kapsamında da özellikle yerli sanatçılarımızı merkeze aldık. 100’ün üzerinde yerli sanatçımız festivalimizde sanatseverlerle birlikte olacak. Festivalimizde genç müzisyen ve sanatçılarımızın yer almasından dolayı da ayrıca çok mutluyuz. Bu etkinlikleri, onları usta isimlerle bir araya getirme konusunda da bir fırsat olarak görüyoruz. Artık uluslararası bir etkinlik hâline gelen festivalimizin bütün sanatseverlere bir nefes olacağına inanıyorum.”

    0
    0
    2342
  • 15-09-2021

    İstanbul Modern’in Beyoğlu’ndaki geçici mekânında 22 Kasım 2020 - 5 Haziran 2021 tarihleri arasında sergilenen “Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar” sergisi artık müzenin internet sitesinden sanal tur ile gezilebilecek.

    Küratörlüğünü Bülent Erkmen’in yaptığı “Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar” sergisinde sanatçının çalışmalarından oluşan bir seçki ile aralarında İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonu’ndan pek çok yapıtın yer aldığı 300’ü aşkın fotoğraf çevrim içi olarak sanatseverlerle buluşuyor. Sergide Şakir Eczacıbaşı’nın fotoğrafçılık kariyerine başladığı 1960’lı yıllarda çektiği izlenimci fotoğrafların ile 1980’li yıllardan itibaren fotoğrafın teknik imkânlarını kendine özgü bir yaklaşımla yorumladığı çalışmaları bulunuyor. Sergi sanatçının fotoğrafladığı öznelerin “içinde bulundukları ortamla, diğer insanlarla, araçlarla ve yollarla kurdukları ilişkiyi” aktardığı yapıtları odak noktasına alıyor. Ayrıca eserlere Eczacıbaşı’nın ses kayıtları da eşlik ediyor.

    ​“Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar” sergisini sanal tur ile buradan görebilirsiniz.

    0
    0
    1514
  • 15-09-2021

    Lauren Groff’un çaresizliğin kasırgaları kadar umudun kaçınılmazlığına dair, farklı on yıllar hatta yüzyıllarda geçen öykülerinden oluşan kitabı Florida, Duygu Akın’ın çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    Granta dergisi tarafından en iyi genç Amerikalı yazarlar arasında gösterilen, kitapları New York Times çoksatanlar listesine giren, 2018’de Guggenheim edebiyat bursuna layık görülen Groff aynı yıl Florida ile Ulusal Kitap Vakfı Kurgu Ödülü için finale kaldı. Groff, okurun elinden tutup onu yabanın ve kentin birbirine karıştığı bir âleme, turistik reklamların ötesinde bir dünyaya götürüyor.

    Florida’daki öykülerin satırlarının arasında bir panter geziniyor, kasırga iki kız kardeşin hayaletiyle beraber geliyor, anneler çocuklarını yetiştirmeye çalışıyor, bir yazar Maupassant’ın edebiyatının peşine düşüyor, bir kadın hayatını kökünden değiştirip sokaklarda yaşamaya karar veriyor. Burada yalnız oğlanlar büyüyor, yalnız kadınlar hayatta kalmaya çalışıyorlar. Güneşli manzaralar acıyı saklamakta maharetli olabilir belki ama yaşam

    kendini göstermekten, şifa aramaktan vazgeçmiyor.

    0
    0
    1520
  • 15-09-2021

    Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen Şişli Plak Festivali, 18 - 19 Eylül tarihlerinde Feriköy Organik Pazarı otopark alanında gerçekleşecek.

    Bu yıl ilk kez düzenlenecek olan ve gelenekselleşmesi planlanan Şişli Plak Festivali, İstanbul’un müzik kültürünü ve plak atmosferini yaratan tüm paydaşlarını iki gün boyunca bir araya getirecek. Festival kapsamında pek çok etkinlik, söyleşi ve konserler müzikseverlerle buluşacak. Plak stantları, söyleşiler, sergi ve atölyeler, mezatlar, imza günleri gibi etkinliklerin yanı sıra Moğollar, Baba Zula, Flört ve Kesmeşeker gibi albümleri plak olarak da basılan Türk rock müziğinin önemli grupları da festivalde sahne alacak.

    ​Güven Erkin Erkal’ın poster ve afiş koleksiyonundan bazı eserler festivalin “Art Zone” adlı sergi alanında yer alacak. Plak kapaklarının yaratıcısı Betül Dengili Atlı’nın tasarımları festival boyunca Bomontiada’da sergilenecek. Ayrıca festivale özel olarak 500 adet koleksiyon plağı basılacak. Festivalde Cemal Reşit Rey’in 10. Yıl Marşı ve Lüküs Hayat eserlerinin yer aldığı numaralı plaklar koleksiyonerlerle buluşacak. Plak koleksiyoncuları ile plak müdavimlerinin bir araya geleceği etkinlik, müzik kültürüne katkı sağlarken aynı zamanda müzikseverlere de keyifli zamanlar yaşatacak.

    0
    0
    1715
  • 15-09-2021

    x-ist Ali Bilge Akkaya’nın “Dört veya Kaotik Kentlerin Çözülmüş Sessizliği” başlıklı kişisel sergisine 21 Eylül - 30 Ekim tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

    Ali Bilge Akkaya’nın galeride gerçekleşecek dördüncü kişisel sergisi “Dört veya Kaotik Kentlerin Çözülmüş Sessizliği”nde yer alan eseler birbirinden beslenerek bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Kent ve geometri arasındaki yakın ilişkiyi güçlü estetik görüsü ve deneysel yaklaşımıyla yorumlayan sanatçı, temel malzemesi mimariyi, kendi pratiğinin içindeki sınırlarının ötesine taşıyor. Akkaya çevresindeki fiziksel dünyayı zamandan ve mekândan bağımsızlaştırıp, kendini ifade etmek adına pratiğine dahil ettiği farklı teknikleriyle yeniden inşa ediyor.

    Fotoğraf ve plastik sanatlar arasında bir diyalog yaratan Akkaya, fotoğraflarının sunduğu imajı, her biri kendine özgü çerçeve formuyla fotoğrafın dışına organik bir biçimde taşıyor. Sanatçı yeni sergisinde ilk kez yer alan otoportre ve heykel çalışmalarıyla da bir önceki serilerinden ayrışan bir döneme atıfta bulunuyor. Fotoğraflarında mekân ve insan ilişkisindeki karşılaşmaları ele alan sanatçı, deneysel müdahalelerde bulunduğu fotoğraflar, video ve heykel gibi farklı araçlarla kendi sanat pratiğine dair dönüşümü anlatıyor.

    ​Ali Bilge Akkaya’nın “Dört veya Kaotik Kentlerin Çözülmüş Sessizliği” başlıklı kişisel sergisini 21 Eylül - 30 Ekim tarihleri arasında x-ist’in Karaköy Juma’da yer alan galeri mekânında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2125
  • 15-09-2021

    Costa Ödülü sahibi İngiliz yazar ve çizer Chris Riddell’ın çocukları unutamayacakları bir serüvene davet ettiği yeni serisi “Bulut At Günlükleri”nin ilk kitabı Büyü Muhafızları, Cenk Pamay’ın çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Özellikle Neil Gaiman ile yaptığı çalışmalar sayesinde ülkemizde de önemli bir bilinirliğe sahip olan Riddell, çocuk edebiyatına üstün katkılarından dolayı onur payesine (UK Children’s Laureate) layık görüldü. Büyü Muhafızları, 6 – 10 yaş aralığındaki çocuklara hikâyesi ve çizimleri ve içindeki “Ulu Orman’ın Devleri Rehberi” ile eşsiz bir serüven sunuyor.

    ​“Kocaman kanatlarıyla her göreni büyüleyen bulut atlar ve büyünün kaynağı olan Sonsuzluk Ağacı. Masalların bile uslu durmadığı Thrynne diyarı, büyünün en beklenmedik anda karşınıza çıkabileceği bir yerdi. Ama zaman değişti ve büyünün geleceği artık tehlike altında. Yine de her şey bitmiş değil çünkü büyünün üç yeni muhafızı var. Zam, Phoebe ve Bathsheba olanaksızı başarabileceklerine inanmazlarsa büyü ve bulut atlar kaybolacak. Ve onlar, henüz ne kadar güçlü olduklarını bilmiyorlar…”

    0
    0
    1483
  • 14-09-2021

    30. yılını kutlayan Yapı Kredi World’ün sponsorluğunda hayata geçirilen Yapı Kredi bomontiada World Akustik konser serisi kapsamında 16 Eylül Perşembe günü saat 21:00’de Evrencan Gündüz sahne alacak.

    15 yaşındayken babasının hediye ettiği elektro gitarı çalmaya başlayan Evrencan Gündüz, müzikal alanda akustik solo performansları ve Uzaylılar grubu ile konserlere, beste ve albüm çalışmalarına devam ediyor. Evrencan Gündüz ve Uzaylılar adlı beş şarkılık ilk EP’sini 2017 yılında çıkaran sanatçı, 2018 yılında altı şarkıdan oluşan Mevsim Çiçekleri isimli EP’sini, 2019’da ise halka mal olmuş türküleri yorumladığı Bu Toprakların Sesleri isimli EP’sini ve Sabah Şarkıları EP’sini yayımladı. Gündüz’ün 70'li yılların seslerinden ilhamını alan ve antolojik bir çalışmanın ürünü olan Anadolu Funk isimli yeni albümü ise geçtiğimiz temmuz ayında müzikseverlerle buluşturdu.

    ​World Akustik serisi kapsamında düzenlenen Evrencan Gündüz konseri 16 Eylül Perşembe günü saat 21:00’de ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

    0
    0
    1794
DAHA FAZLA
Geldanlage