GÜNDEM
  • 19-06-2022

    Güneş Özgeç’in söz, müzik, aranje ve tüm prodüksiyonunu kendi başına üstlendiği “hiç?” isimli yeni teklisi müzikseverlerle buluştu.

    Kendini sevmekle ilgili bir aşk şarkısı olan “hiç?”, tüm dünyanın karşısında kendini ayrıksı ve yalnız, herkes ve her şeye karşı yabancı hissetmenin, kendini sevmekle olan ilgisini sorguluyor. Şarkının miks’i Alp Turaç, mastering’i ise Erdem Helvacıoğlu tarafından yapıldı. Güneş Özgeç şarkısını karanlık ve gizemli akor yürüyüşleriyle bezeli, aynı zamanda içinde umut ve aydınlanma barındıran bir “four-on-the-floor” dans şarkısı olarak tanımlıyor. Özgeç “hiç?” teklisinin kapağı, videosu ve tüm görselleri için Irmak Altıner ile çalıştı.

    Güneş Özgeç, Temmuz 2021’de yayımladığı “Bence Gerçek Hepsi” ile başlayan süreçte, şarkıların tüm aranje, enstrümanlar ve prodüksiyonunu tek başına yapmaya başladı. Ardından çıkardığı “Düş” ve “hiç?” şarkılarını da tamamen kendi düzenledi. Kendi şarkıları dışında Kalben’in Ocak 2022’de yayımlanan Eski Dünyanın Yangını isimli albümünde yer alan “Bugün Bana Tatil” şarkısının yaylı aranjesini, “Karasinek Senfonisi” ve “Kedi” şarkılarının aranje ve prodüksiyonunu yapan sanatçı, başka sanatçılar için aranje ve prodüksiyon çalışmalarını da yapıyor. Sanatçı ayrıca sonbahar gibi bir EP yayımlamayı planlıyor.

    ​Güneş Özgeç’in “hiç?” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1758
  • 19-06-2022

    PİLOT Galeri’nin sanatseverlerle buluşturduğu Özgür Demirci’nin “Vaatler Antolojisi” başlıklı kişisel sergisi 25 Haziran tarihine kadar uzatıldı. 

    Özgür Demirci’nin galerideki ilk kişisel sergisi “Vaatler Antolojisi”, sanatçının son üç yıla yayılan düşünce sürecinin ardından ürettiği video, obje ve yerleştirmeleri bir araya getiriyor. Sanatçının Herkes ve Hiç Kimse başlıklı videosu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yer alan hak ve hürriyetlerden bir seçkiyi izleyiciye sunuyor. Demirci’nin sergi kapsamında ürettiği Terk Edilmişler başlıklı çalışmasında, terk edilmiş bir sera içerisinde farklı saksılar, bardaklar, metal kutular içinde kurumak üzere olan farklı bitki çeşitleri yer alıyor. Sanatçı eski bir taş ocağı içinde çekimlerini yaptığı Ritüel başlıklı eserinde siyasi partilerin seçim süreçlerinde sıklıkla tercih ettiği kelimelerden oluşan bir pankart kullanıyor. İnternet sitelerine giriş yapılırken kullanıcının insan olduğunun kanıtlanması için hazırlanan “captcha” kutucuğun seçim süreçlerinde öne çıkan kelimelerle bir araya geldiği Ben Robot Değilim başlıklı çalışma, sergi mekânında konumlanan bilgisayar üzerinden izleyiciyi interaktif biçimde dahil ediyor.

    Sanatçının 2016 yılında 1 kuruşları kullanarak ürettiği 2.64 başlıklı çalışmasının bir devamı niteliğinde ürettiği 2.42, TL güncel fiyatlandırma değeri üzerinden 50 kuruşun üretim maliyeti olan 2.42’nin sergi mekânında 50 kuruşlar kullanılarak bir düzenlemesini içeriyor. Demirci mermer tabletlere anayasal hakları kazıdığı Kalım başlıklı çalışmasını, görünmez olanın kalıcılığına atıfta bulunarak üretiyor.

    Geçmişte kalan vaatler geleceği ne kadar şekillendirmiştir? Bir toplumu inandırmak ve yönetebilmek adına verilen sözler, çoğu zaman kısa bir ânın temsilinden öteye gidemez. Geçmişin sorgulanmadığı bir gelecek, toplumsal hafızanın yitiminin bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Süreci yaratan politik mekanizmanın sorunların çözümü için sarf ettiği sözler, toplum tarafından unutulan ve unutulduğu için de benzer süreçlerin tekrarlandığı bir yapı oluşturur.

    ​Özgür Demirci’nin “Vaatler Antolojisi” başlıklı kişisel sergisi 25 Haziran’a kadar PİLOT Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2445
  • 19-06-2022

    Antoine de Saint-Exupéry ile eşi Consuelo Suncín Sandoval’ın büyük aşkına, dönemin entelektüellerine ve bu insanların II. Dünya Savaşı boyunca yaşadıklarına ışık tutan ayrıca Küçük Prens'in ilhamı ve yazılış öyküsünü anlatan 160 adet mektuptan oluşan Mektuplar adlı kitap, Gizem Olcay’ın çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    160 mektuptan oluşan ve renkli çizim, fotoğraf ve belgelerle desteklenen bu yazışmalar, tutkulu fırtınalarla şüpheli durgunluklar arasında gözyaşları, hayal kırıklıkları ve aşkın coşkularla zenginleşen ilişkilerinin ruhunu ortaya koyuyor.

    ​“Antoine de Saint-Exupéry ve müstakbel eşi Consuelo Suncín Sandoval 1930'da Buenos Aires'te tanıştılar. Hemen birbirlerine âşık oldular ve kısa süre sonra evlendiler. Ancak evlilik hayatları, onları bir araya getiren her şeye rağmen, nihayetinde kaotik bir yolculuktu. Hem öngörülemez hem de talepkâr olan maceracı “Tonio”, karısının bütün ilgisini kendisine vermesini ve ona istikrar sağlamasını bekliyordu; oysa bunlar Consuelo’nun özgür ruhlu, huysuz tabiatının engel olacağı şeylerdi. Bununla birlikte, araya giren birkaç ayrılığa rağmen birbirlerini asla bırakmadılar ve bu karşılıklı koşulsuz sevgi vaadi, Antoine'ın askerî görevinin getirdiği yükler ikisi için de kaçınılmaz hale geldiğinde, mesafelere ve endişelere dayanmalarını sağladı. Savaş zamanında, Antoine Saint-Exupéry, Consuelo'yla birlikte hayatlarını aydınlatan bir masal olan Küçük Prens'i yazdığında mektuplar da bu döneme yakından şahitlik etti.”

    Görsel: ©Rue des Archives/AGIRue des Archives/Bridgemanimages

    0
    0
    3205
  • 18-06-2022

    Menarini Türkiye, Türk sanatının ünlü eserlerinin hikâyelerini Pills of Art Türkiye projesi ile sanatseverlerle buluşturuyor.

    İtalya’nın en büyük ilaç firması Menarini, usta sanatçıların eserlerine dair bilinmeyen hikâyeleri ve detayları kısa videolarla anlatan Pills of Art isimli global sanat projesini “hayata sanat kat” mottosu ile Türkiye’de hayata geçirdi. Menarini Türkiye, yeni dijital sanat projesinde Türk sanatının ünlü eserlerinin hikâyelerini dijital ortamda sanatseverlerle paylaşıyor.

    ​Pills of Art Türkiye projesi ilk etapta küratör Begüm Güney’le başladığı yolculuğunda usta sanatçıların eserlerine dair anekdotları ve merak edilenleri kısa videolar ile izleyiciyle buluşturuyor. Proje kapsamında Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi, Carl Frederick Von Breda’nın Yusuf Agah Efendi, Breda Antoine de Favray’in Fransız Büyükelçisi Vergennes Kontu Charles Grevier’in Türk giysileri içinde portresi gibi eserlerin bilinmeyen hikâyeleri Menarini Türkiye YouTube sayfasından izlenebilecek.

    0
    0
    2051
  • 18-06-2022

    Çocuklara Türkiye’nin sanatçılarını tanıtmayı ve onların zihinlerinde bu ülkenin çizgilerine dair bir imge oluşturmayı amaçlayan Ketebe Yayınları’nın “Sanat Ülkesi” serisinin ilk kitabı Devrim Erbil okurla buluştu.

    Gözde Eyce’nin illüstrasyonlarıyla renklenen sayfalarda çocuklar usta sanatçı Devrim Erbil ile tanışıyor. Kitap, sanatçının kendi dilinden anlatımı ile 5 yaş ve üstü okurlara keyifli bir okuma ve öğrenme deneyimi sunuyor.

    ​Devrim Erbil, eline fırça yerine kalem alıp kendi hikâyesini ve sanat yolculuğunu çocuklarla paylaşıyor. Devrim Erbil adlı kitapta sanatçının Uşak’tan İstanbul’a uzanan hayat hikâyesiyle birlikte, ressam olma hikâyesi ve pek çok sanat terimi de yer alıyor. Resim yapmayı seven sevmeyen herkese ilham verecek olan kitap, dili ve tasarımıyla öne çıkıyor.

    0
    0
    2002
  • 17-06-2022

    Kadıköylü synth-pop üçlüsü Klor, “Ucuz Yaz Aşkı” isimli yeni teklilerini BBI Music Co. etiketiyle yayımladı.

    Deniz Dağlar Atalay, Ege Öztayfun ve Onur Sherifi’den oluşan Klor, geçtiğimiz aylarda çıkardığı “Yeni Bir Gün” teklisiyle kış aylarının ortasına yaz sıcaklığını getirmişti. 80’lerin synth altyapısını günümüz müziğine taşımaya devam eden grup, “Ucuz Yaz Aşkı” isimli yeni teklilerinde yaz aşklarını ve sıcak günleri ele alan şarkı sözleriyle birlikte dinleyenlerine mutlu ve enerjik günler vadediyor.

    Söz ve müziği Klor üçlüsüne ait olan şarkının mix’i Gökhan Karkış, mastering’i Turgay Poyraz Yıkılmaz tarafından yapıldı. “Ucuz Yaz Aşkı” teklisinin kapağı ise Erkan Kaya imzası taşıyor.

    Klor’un güneşli günlerle romantizmi yakınlaştıran “Ucuz Yaz Aşkı” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1560
  • 17-06-2022

    Ferda Art Platform, savaş muhabiri, fotoğrafçı ve belgesel yapımcısı Coşkun Aral’ın tarihsel bir arşiv niteliğindeki fotoğraflarının çağdaş sanat yorumlarından oluşan “Tanık” başlıklı grup sergisine 17 - 30 Haziran tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

    Başak Gürbüz Bisel ve Collective Hunch’ın küratörlüğünü yaptığı sergide Ali İbrahim Öcal, Buğra Erol, Chloe Julien, Christof Mascher, Christian Sommer, Damla Sari, Eda Soylu, Evren Erol, Ezgi Vural, Ecem Naz Dalmaz, Ferhat Özgür, Fenella Knox, Hakan Özer, Lalin Mercan, Nejat Satı, Selçuk Ceylan, Turan Aksoy, Tyler Thacker’ın eserleri yer alıyor. Aral’ın sarsıcı ve olağandışı arşivine bir çağdaş sanat yaklaşımı olan sergi çoğunlukla yeni ya da sergi kapsamında yeni anlamlar kazanmış farklı disiplinlerden eserlerden oluşuyor.

    Coşkun Aral’ın tanıklığı savaşın canlılar, doğa, kentler ve kolektif hafıza üzerinde yarattığı yıkımı tüm gerçekliği ile ortaya koyuyor. Bu bitmeyen, nesiller boyu aktarılan zehirli savaş döngüsünü onun gözlerinden izliyoruz. “Tanık” sergisi farklı ülkelerden, disiplinlerden ve kuşaklardan 18 sanatçının katılımıyla bu tanıklığı yeniden yorumluyor.

    ​“Tanık” başlıklı grup sergisini 17 - 30 Haziran tarihleri arasında Ferda Art Platform’da ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2217
  • 17-06-2022

    Amerikan edebiyatının önde gelen yazarlarından Don DeLillo’nun pandemiden hemen önce yazdığı, ekranların aniden karardığı bir dünyada insanlık durumuna dair son hakikatleri kendine özgü mesafeli ironisiyle ortaya koyduğu romanı Sessizlik, Aylin Ülçer’in çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.

    İlişkilerini telefonlarıyla kuran, veri akışlarına bel bağlamış ve ekran ışığı olmadan bir saati bile hayal edemeyecek bir toplumun fertleri, Sessizlik’in analog kıyametinde kendi varlıklarını anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. İleri teknolojiden taşlarla sopalar çağına geri dönüş ile bir kopuşun hikâyesini anlatan bu roman ile DeLillo, en basit mizansenlerde bile tüyler ürperten ayrıntılar yakalamayı, aynayı okura tutmayı başarıyor.

    “Başka zaman olsa, iyi kötü sıradan bir zaman olsa, daima telefonlarına bakan insanlar olur, sabah, öğlen, gece, kaldırımın orta yerinde, yanlarından seğirten herkese kayıtsız, ellerindeki cihazın içine düşmüş, o cihaz tarafından büyülenmiş ve yutulmuş insanlar ya da üstüne yürüyen, sonra bir anda dümen kıranlar, ama onca dijital müptela şimdi yapamıyor bunu, telefonlar kapalı, her şey çökmüş çökmüş çökmüş.”

    0
    0
    2945
  • 17-06-2022

    Menarini Türkiye, Türk sanatının ünlü eserlerinin hikâyelerini Pills of Art Türkiye projesi ile sanatseverlerle buluşturuyor.

    İtalya’nın en büyük ilaç firması Menarini, usta sanatçıların eserlerine dair bilinmeyen hikâyeleri ve detayları kısa videolarla anlatan Pills of Art isimli global sanat projesini “hayata sanat kat” mottosu ile Türkiye’de hayata geçirdi. Menarini Türkiye, yeni dijital sanat projesinde Türk sanatının ünlü eserlerinin hikâyelerini dijital ortamda sanatseverlerle paylaşıyor.

    ​Pills of Art Türkiye projesi ilk etapta küratör Begüm Güney’le başladığı yolculuğunda usta sanatçıların eserlerine dair anekdotları ve merak edilenleri kısa videolar ile izleyiciyle buluşturuyor. Proje kapsamında Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi, Carl Frederick Von Breda’nın Yusuf Agah Efendi, Breda Antoine de Favray’in Fransız Büyükelçisi Vergennes Kontu Charles Grevier’in Türk giysileri içinde portresi gibi eserlerin bilinmeyen hikâyeleri Menarini Türkiye YouTube sayfasından izlenebilecek.

    0
    0
    15
  • 17-06-2022

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, 25 yıldır Garanti BBVA sponsorluğunda gerçekleştirilen İstanbul Caz Festivali kapsamında düzenlenen +1’li Gece Gezmesi, 2 Temmuz Cumartesi akşamı yeniden Kadıköy sokaklarına yayılacak.

    29. İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilecek +1’li Gece Gezmesi, 2 Temmuz Cumartesi akşamı Kadıköy-Moda hattındaki mekânlarda müzikseverleri bir araya getirecek. Gece Gezmesi mekânları kapılarını 19.00’da açacak, konserler ise 20.00’de başlayacak.

    Festivalin gelenekselleşen etkinliği bu yıl +1’in desteğiyle, yedinci kez düzenleniyor. Etkinlik kapsamında tek bir biletle Kadıköy ve Moda’daki beş mekânda, on konsere giriş yapılabilecek. Moda Sahnesi, Dorock XL, Kadıköy Sahne, The Wall ve Kadıköy Sineması’nın ev sahipliği yapacağı etkinlikle aynı gün festival, saat 18.00’de Kadıköy Süreyya Operası’nda Deniz Tekin’i ve Portrait and a Dream’in eşliğindeki Mehmet Ali Şimaylı'yı ağırlayacak.

    1970’lerin saykedelik ruhunu günümüze taşıyan Ayyuka, VeYasin’in elektronik projesi Hey! Douglas aynı gecede +1’li Gece Gezmesi sahnelerinde olacak. Güney Doğu Asya’nın 60’lı ve 70’li yıllarının müziklerini disko ve funk öğeleriyle harmanlayan Hollandalı Yin Yin de hem solo olarak hem de Ayyuka sahnesinde karşımızda olacak. Yin Yin konserinde Velican Sagun da izleyicilerle buluşacak.

    +1'li Gece Gezmesi’nde Portekizli müzisyen David Santos’un projesi Noiserv sahnede olacak. Farklı disiplinler ve türlere ev sahipliği yapacak etkinlikte konserlerinin yanında besteci ve şarkı sözü yazarı Simge Pınar; gitar melodileriyle türlerin üstünde duran bir hikâye anlatıcısına dönüşen Ahmet Ali Arslan; Cannes Film Festivali’nde de sahneye çıkan Cümbüş Cemaat; afro jazz, funk, fusion elementlerini Anadolu ritimleriyle bir araya getiren Deli Bakkal; genç prodüktör Karakter; Doğu kültürü ve 90’lar rock müziğini indie folk çatısı altında toplayan grup Bahr gibi isimlerle de yer alacak.

    ​+1’li Gece Gezmesi’nin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3185
DAHA FAZLA
Geldanlage