GÜNDEM
  • 04-08-2022

    Pera Film, “Ve Şimdi İyi Haberler” sergisi kapsamında Sansür filmini 6 ve 7 Ağustos saat 17.00’de Pera Müzesi Oditoryumu’nda ücretsiz olarak izleyiciyle buluşturacak.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları kapsamında gösterilecek olan Sansür filmi kurgu ile gerçeklik arasındaki çizgiyi çözmeye çalışan Enid’in hikâyesine odaklanıyor. Medyanın, şiddet içerikli videoların toplum üzerindeki etkisi hakkındaki tartışmaları zirveye taşıdığı 1980’lerde geçen film, travma sonrası sorunları 1980’ler video estetiğinden ödün vermeden izleyiciyle buluşturuyor.

    David Lynch, Harmony Korine, Quentin Tarantino ve Douglas Sirk hayranı Bailey-Bond’un ilk uzun metrajlı filmi olan Sansür 1980’lerde slasher filmlerinden aşırı şiddet içeren sahneleri kesmekle sorumlu sansür kurulunda çalışan kurgucu Enid’i konu alıyor. Enid, onay verdiği filmlerden birindeki yöntemle korkunç bir dizi cinayetin işlenmesiyle sarsılırken, asıl şoku onay için gelen filmlerde kendi geçmişiyle ilişkili feci sahneler gördüğünde yaşıyor.  

    ​İletişim araçları ve sanat arasındaki diyaloğa odaklanan “Ve Şimdi İyi Haberler”, 7 Ağustos’a kadar Pera Müzesi’nde sergileniyor. Annette ve Peter Nobel’in “Basın Sanatı” (Press Art) adını verdikleri koleksiyondan Christoph Doswald küratörlüğünde hazırlanan sergi, on dokuzuncu yüzyıldan günümüze, medya tarihinde son 150 yılın bilim, kültür ve siyasetteki en can alıcı meselelerini gözler önüne seriyor. Sergide Alberto Giacometti, Aleksandr Rodchenko, Andy Warhol, Andreas Gursky, Jenny Holzer, Bedri Baykam, Barbara Kruger, Christo, David Hockney, Dennis Hopper, Elmgreen & Dragset, Fernand Légér, Georges Braque, Henri Cartier-Bresson, Joseph Beuys, Özlem Günyol & Mustafa Kunt, Le Corbusier, Malevich, Man Ray, Mayakovski gibi Türkiye’den ve dünyadan önemli isimlerin aralarında bulunduğu 164 sanatçının resim, fotoğraf, kolaj, yerleştirme, video gibi farklı araçlarla ürettiği 300’e yakın eser bulunuyor.

    0
    0
    1581
  • 04-08-2022

    Moderatörlüğünü şair ve akademisyen Cenk Gündoğdu’nun üstlendiği, her perşembe İstanbul Kitapçısı Kadıköy’de bir şairin konuk edileceği “Yazda Şiir Buluşmaları” etkinliği bugün (4 Ağustos) saat 19.00’da Tuğrul Tanyol ile başlıyor.

    Buluşmada, Tanyol’unson kitabı Gidilmemiş Bir Yol üzerine sohbet edilecek ve aktör İlter Kapıcı da konuk şairin şiirlerini seslendirerek bir performans sunacak.

    "Tatil ve sıcakla kendine çağıran yaz; diğer yandan bir durma, düşünme, bakma, gözden geçirme halidir. İşte geçip gitmekte olan yazda şairlerimizden şiirler dinleyerek duralım ve zamanı şiirlerle hatırlayacağımız bir yaz yapalım istedik. Çünkü yaz; aşk, umut, gelecek, güzellik ve yaşama sevinci dolu şiirlerle bize durmadan kendini hatırlatır." diye seslenilen “Yazda Şiir Buluşmaları”nda önümüzdeki haftalarda şairler şiirleriyle İstanbullularla buluşacak.

    Bugün saat 19.00’da İstanbul Kitapçısı Kadıköy’de gerçekleşecek Tuğrul Tanyol ile buluşmaya katılım ücretsiz ve herkese açık olacak. Ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz. 

    0
    0
    1993
  • 04-08-2022

    Salt, 1990’lar Türkiye’sindeki kültürel ortamı ve sanat üretimlerini sahne ve performans kavramları odağında inceleyen “Sahnede 90’lar” başlıklı yeni sergisini 15 Eylül 2022 – 12 Şubat 2023 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni sergisi “Sahnede 90’lar”, sahne ve performans kavramları odağında Türkiye’nin 1990’lı yıllarından sanat üretimlerini bir araya getirerek izleyicinin beğenisine sunuyor.

    Türkiye’de toplumsal, siyasi ve ekonomik anlamda hızlı değişimlerin yaşandığı 1990’lı yıllar, özellikle İstanbul’un kültür, sanat, performans ve eğlence sahnesinde serbestlik sınırlarının sürekli genişletildiği bir döneme işaret ediyor. Sanat ortamında “disiplinlerarası” kavramı da bu dönemde gündeme geliyor. Doğası gereği farklı disiplinlerden beslenen ve deneysel bir sanat pratiğine işaret eden performans, pek çok sanatçıya yenilikçi bir alan açıyor. Bu dönemin performans üretimlerine yoğunlaşarak kültür, sanat ve eğlence tarihine çok yönlü bir bakış sunmayı amaçlayan sergi, performans temelli üretimleri öne çıkaran etkinlikler ile bireysel üretimlerden kapsamlı bir seçkiyi izleyiciyle buluşturuyor. Muhtelif kaynaklardan toplanmış arşivlere dayanan sergi, dönemin performans temelli üretimlerinin kesişme noktalarının izini sürüyor ve beklenmedik bağlantılar kurarak “sahne”nin ne kadar geniş bir yelpazede ele alınabileceğini gözler önüne seriyor.

    “Sahnede 90’lar” sergisi Salt’ın üyesi olduğu Avrupa müzeler konfederasyonu L’Internationale’nin Our Many Europes [Avrupalarımız] programı kapsamında hayata geçiriliyor.

    Salt’tan Amira Akbıyıkoğlu tarafından, Emirhan Altuner (Tasarım ve Prodüksiyon) ve Gül İçel (Proje Asistanı) ile araştırmacı Mine Söyler iş birliğinde programlanan sergi ve paralelinde düzenlenecek etkinlikler hakkında bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    “Sahnede 90’lar” başlıklı sergiyi 15 Eylül 2022 – 12 Şubat 2023 tarihleri arasında Salt’ın Beyoğlu ve Galata yapılarında ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Moni, Sakarya Destanı performansından bir kare, Ankara, 1988 Salt Araştırma, Moni Salim Özgilik Arşivi
    2. Aydın Teker’in Köm-ür performansından bir kare, Seretonin II, 1992 Sanatçının izniyle
    ​3. Adnan Tönel ve Bedri Baykam, Düello, 1992

    0
    0
    3845
  • 04-08-2022

    Tove Ditlevsen'in dünya edebiyatında otobiyografik anlatının simgelerinden biri hâline gelen “Kopenhag Üçlemesi”nin son kitabı Bağımlılık, Leyla Tamer’in çevirisiyle Monokl Yayınları’ndan çıktı.

    Lucasta Miller, The Times Literary Supplement’ta yayımlanan yazısında üçleme için şu ifadeleri kullanmış: “Hem Elena Ferrante’nin Napoli Romanları hem de Ditlevsen’nin Kopenhag Üçlemesi büyük bir cesaret ve parıltılı bir öznellikle dönemi tasvir ediyor: işçi sınıfının mahallerinde büyüyen kitap tutkunu kızlar – 1930’ların Kopenhag’ı ya da 1950’lerin Napoli’si, ikisi de aynı. Ama estetik açıdan Ditlevsen’in kitabı çok daha ilginç.  Sanki balçığı temizlenmiş bir kristal gibi.”

    “Bazen Piet Hein’ın kolları arasında yatarken, geleceğim için planlar kurduğunda biraz canımı sıkıyor. Sanki hayatımı kendim idare edebilmekten acizmişim gibi her şeye burnunu sokup hayatımı değiştirip düzenlemek istemesinden sıkılıyorum. O zaman beni keşke rahat bıraksa diyorum. Hayat ebediyen bu şekilde akıp gitse diyorum. Ne birini ne ötekisini kaybetmeden ve büyük dönüşümlere neden olmadan onun ve Viggo F.’nin arasında gidip gelsem. Değişikliklerden hep nefret etmişimdir, her şey olduğu gibi devam ettiği sürece kendimi güvende hissetmişimdir. Ama böyle devam edemez. Artık sokakta sevgilileri görmek beni eskisi gibi etkilemiyor ama küçük çocuklu annelere bakmamak için gözlerimi çeviriyorum. Bebek arabalarının içine bakmaktan ve bizim sokakta, 18 yaşına gelmeden evvel çocuk doğurmadıkları için gurur duyan kızları düşünmekten kaçınıyorum. Piet, hamile kalmamam için önlem aldığından bu konudaki bütün düşüncelerimi içime gömüyorum. Şairlerin çocuk sahibi olmamaları gerektiğini, bunu yapabilecek yeterince insan olduğunu söylüyor. Oysa kitap yazabilen fazla insan yok.” – Tanıtım Yazısından

    0
    0
    3485
  • 03-08-2022

    1-8 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisinin başkanı yönetmen, senarist ve yapımcı Yeşim Ustaoğlu oldu.

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde hayata geçirilen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması ana jürisine bu yıl Yeşim Ustaoğlu başkanlık yapacak. Türkiye sinemasının auteur yönetmenlerinden Yeşim Ustaoğlu, 1984 yılında çektiği ilk kısa filmi Bir Anı Yakalamak’tan son filmi Tereddüt’e kadar geçen süreçte ulusal ve uluslararası alanda ödüllere layık görülen birbirinden başarılı filmlere imza attı.

    Yeşim Ustaoğlu’nun ilk uzun metraj filmi İz (1994), Nürnberg, Moskova ve Göteburg Film Festivalleri dahil olmak üzere dünyanın çeşitli festivallerinde gösterildi ve İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nün sahibi oldu. İkinci uzun metraj filmi Güneşe Yolculuk (1999) ile Berlin Film Festivali’nde En İyi Avrupa Filmi Ödülü ve Barış Ödülü’nün yanı sıra, İstanbul Film Festivali’nde de En İyi Film, En İyi Yönetmen, FIPRESCI Ödülü ve Seyirci Ödülü’nü kazanan yönetmen, Berlin Film Festivali Panorama bölümünde prömiyerini yapan Bulutları Beklerken (2004) ile Sundance/NHK Uluslararası Film Yapımcıları Ödülü’nün sahibi oldu. Ustaoğlu Sırtlarındaki Hayat (2004) belgeselinin ardından Pandora’nın Kutusu (2008) filmi ile San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü “Altın İstiridye” ve En İyi Kadın Oyuncu Ödülü “Gümüş İstiridye” başta olmak üzere ulusal ve uluslararası pek çok festivalden ödül aldı.

    Yeşim Ustaoğlu’nun Abu Dhabi, Split Mediterranean Film Festivalleri’nden “En İyi Film”, Moskova, Tokyo, Pune Film Festivalleri’nden de “En İyi Kadın Oyuncu” dallarında ödüller kazanan filmi Araf (2012) dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yaptı. Ustaoğlu, dünyada ilk kez Toronto Film Festivali’nde izleyiciyle buluşan, uluslararası film festivallerinde ödüller kazanan, Antalya Film Festivali Uluslararası Yarışma’da En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Müzik ödüllerine layık görülen Tereddüt’ün (2016) ardından, geçtiğimiz yıl Berlinale Ortak Yapım Marketi’nde yer alan yeni filmi Artakalan için çalışmalarına devam ediyor.

    ​Ulusal Uzun Metraj, Ulusal Belgesel ve Ulusal Kısa Metraj Film Yarışmaları’na, 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin son başvuru tarihi olan 9 Ağustos 2021’den sonra tamamlanmış ve 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden önce Türkiye'de halka açık ticari veya özel gösterimi yapılmamış, yurt içinde bir festivale katılmamış Türkiye yapımı filmler başvuru yapabiliyor. Başvurular 4 Ağustos Perşembe günü saat 18.00’e kadar devam edecek. 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2092
  • 03-08-2022

    Blokzincir teknolojisini kullanarak sanatı ve sanatçı haklarını koruma ilkesiyle yola çıkan yeni çağdaş sanat platformu monoco.io sanatseverlerle buluştu.

    Sanat profesyonelleri tarafından hayata geçirilen monoco.io, sanatçıları temsil eden sanat kurumları/temsilcileri, bağımsız sanatçılar ve koleksiyonerler arasında güvenli bir köprü olmayı amaçlıyor. Gelişmiş güvenlik araçlarıyla sanat eserinin dijital ortamdaki varlığını garanti alan platform, sürekli güncellenen alt yapısıyla her esere özel akıllı kontrat oluşturarak özgün bir çevrim içi hizmet sunuyor.

    ​Selman Bilal’in kurucularından olduğu monoco.io, temelde üç ana hizmet sunuyor. Bunlar; dijital ve fiziksel sanat eserlerinin listelendiği “art platform”, fiziksel ve dijital eserlerin özgünlük sertifikalarının dijital dönüşüm çözümü için oluşturulan “certification” ve bunlardan ayrı olarak ziyaretçilerini hem blokzincir teknolojisi hem de çağdaş sanat gelişmeleri hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan “journal”. Çağdaş sanat platformu monoco.io hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3825
  • 03-08-2022

    Unutmanın Genel Teorisi ile tanıdığımız Jose Eduardo Agualusa’nın edebiyat festivali için gittikleri Mozambik Adası'nda mahsur kalan bir grup yazarın hikâyesini anlattığı Yaşayanlar ve Diğerleri, Bengi De Sa Matos Paixao’nun çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    Agualusa, “kapanmak” fiilini dünya genelinde tecrübe ettiğimiz zamanlara ayna tutan bu romanla, zamanın ruhunu büyülü gerçekçilikle taçlandırıyor.

    Yaşayanlar ve Diğerleri’nde Unutmanın Genel Teorisi’nden bir karakter olan Daniel Benchimol da yer alıyor. Şiddetli bir fırtınanın ardından bir grup Afrikalı yazar, bir edebiyat festivali bahanesiyle bir araya geldikleri Mozambik Adası’nın eşsiz ve büyülü güzelliğinde mahsur kalırlar. İnternetten, telefondan, haberlerden, herhangi bir iletişim aracından uzak yedi gün yaşamak zorunda kalacaklardır. Bütün bunların üstüne, adanın sokaklarında kendi hayal ürünleri olan yarattıkları kahramanlarıyla karşılaşmaya başladıkları noktada işler bambaşka bir boyuta taşınır! Hikâye okuru daha da ileriye götürür: Gerçeklik ve kurgu, geçmiş ve gelecek, yaşam ve ölüm arasındaki sınırı sorgulayan, hem yazarları hem de halkı rahatsız eden bir dizi garip ve gizemli olaya.

    0
    0
    2460
  • 03-08-2022

    Şarkıcı ve söz yazarı Melis Karaduman, “Yanar” isimli yeni teklisini BBI Music Co. etiketiyle yayımladı.

    Melis Karaduman, yeni teklisi “Yanar”da daha önce değinmediği noktalara değiniyor. Gelecek kaygısından, toplumsal olarak yaşanılan deneyimlerden kolektif hayallere odaklanan şarkıda sanatçı, hepimizin zaman zaman hissettiği duyguları dile getiriyor. Karaduman şarkıda daha önceki teklilerinden farklı bir sound’a kayarak modern pop tınıları kullanıyor.

    Şarkının video klibi Berkay Öktem yönetmenliğinde Stüdyo Sumo’da çekildi. Klipte Melis Karaduman’a özel koreografileriyle İldeniz Akbulut, Kazım Can Gelir, Mehmet Ali Gül ve Müge Işık eşlik etti.

    Melis Karaduman’ın “Yanar” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilir, klibini ise buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=4cZAihZqCVk

    0
    0
    1746
  • 03-08-2022

    6–11 yaş aralığındaki çocukların sanatın dönüştürücü gücünü ve yaratıcı olanaklarını keşfedebilecekleri Arter Çocuk Festivali, 12–14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek.

    “Önüm Arkam Sağım Solum Sanat” başlıklı çocuk festivali kapsamında rehberli sergi turları, atölyeler ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Çağdaş sanatın farklı disiplinlerine merak duyan tüm çocuklara yönelik olarak düzenlenen Arter Çocuk Festivali, katılımcılara gündelik malzemeler ve sanat yapıtları arasındaki ilişkiden yola çıkarak yeni mekânlar ve hikâyeler düşlemelerinin yanı sıra farklı mecralar ve üretim tekniklerini deneyimleyerek kendilerini ifade etmelerine alan tanıyor.

    Festival katılımcılarını birlikte üretmeye, keşfetmeye ve paylaşmaya davet eden Keşif Saati etkinlikleri, Arter’in -1. katındaki Atölye alanında ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Arter’in güncel sergilerindeki eserlerden hareketle kurgulanan Keşif Atölyeleri’nde çocuklar her gün farklı üretim tekniklerini ve malzemeleri deneyimleme fırsatı bulacak. Keşif Saati etkinlikleri 12 Ağustos Cuma günü 12:00, 14:00 ve 17:00’de; 13 Ağustos Cumartesi günü 12:00, 14:00 ve 16:00’da; 14 Ağustos Pazar günü ise 12:00, 14:00, 16:00 ve 17:00’de gerçekleştirilecek.

    Arka Bahçe’de çocukların yaratıcı yöntemlerle iz bırakabilecekleri bir köşenin de yer aldığı Festival Sahnesi, Atölye mekânında çocukların festivalin gelecek edisyonlarına ilişkin beklentilerini paylaşabilecekleri mini anketlerin bulunduğu Geribildirim Köşesi, Arka Bahçe’de kurgulanan Ortak Üretim Alanı, katılımcıların festival kapsamındaki üretimlerini festival süresince ve sonrasında sergilenmek üzere Atölye mekânına bırakabilecekleri Eserini Bırak Köşesi ve Arter Kütüphanesi'ndeki ilham dolu Okuma Köşesi festival boyunca deneyimlenebilecek.

    ​Arter Çocuk Festivali kapsamında farklı yaş gruplarından katılımcılara yönelik atölye çalışmaları da gerçekleştirilecek. Arter Çocuk Festivali programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1869
  • 03-08-2022

    Xavier Coste'un George Orwell’in kült distopyası 1984’ü etkileyici ve çağdaş çizgileriyle görsel dünyaya taşıdığı grafik romanı 1984, Gökçe Yavaş’ın çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Coste'un 2021 Albert Uderzo ödüllü bu grafik romanı, Orwell'in kült distopyasını her zamankinden çok daha ürpertici hâle getiriyor.

    ​Soğuk Savaş sonrası Okyanusya. Kameralar, casuslar, komşular ve düşünce polisleri tarafından sürekli izlenen Winston Smith, bildiği dünyada bir şeylerin yolunda gitmediğini, gerçeğin kasten çarpıtıldığını hissetmeye başlar. Zihnindeki sesler dinmek bilmez bir hal alınca kendini bir anlam arayışının içinde bulur. İşte o sırada Julia'yla tanışır...

    0
    0
    2204
DAHA FAZLA
Geldanlage