GÜNDEM
  • 22-04-2021

    BluTV’nin yeni özel yapımı Yeşilçam’ın ilk iki bölümü bu akşam (22 Nisan) saat 19:00’da izleyicilerle buluşuyor. Senaryosunu Levent Cantek ve Volkan Sümbül’ün yazdığı, yönetmenliğini ise Çağan Irmak’ın üstlendiği dönem dizisinin oyuncu kadrosunda Çağatay Ulusoy, Afra Saraçoğlu, Selin Şekerci, Güngör Bayrak, Nilüfer Açıkalın, Altan Erkekli, Yetkin Dikinciler, Özgür Çevik, Ayta Sözeri ve Bora Akkaş yer alıyor.

    60’lar Türkiye’sinde yükselen Yeşilçam Sineması’nın naif ve samimi hisler yaratan atmosferini, arka planda kalan karanlık yönleriyle birlikte anlatan Yeşilçam, hayatını sinemaya adamış genç bir yapımcının önüne çıkan her türlü engele rağmen inandıklarından vazgeçmeden hayallerinin peşinden gitme hikâyesine odaklanıyor.

    ​Yapımcılığını Sibel Tuna’nın yaptığı ve Sunset Film imzalı Yeşilçam dizisinin ilk iki bölümünü bu akşam (22 Nisan) saat 19.00’da BluTV’de izleyebilirsiniz.

    0
    0
    1304
  • 22-04-2021

    .artSümer video sanatını mercek altına alan “Senkron” kapsamında Cezayir asıllı Fransız sanatçı Fayçal Baghriche’in İşçi Pazarı (2003) ve Philippe (2008) başlıklı iki videosunu sanatseverlerle buluşturuyor.

    Çalışmalarına Paris’de gerçekleştiren Fayçal Baghriche’in seçilmiş sergileri arasında Brooklyn Euphoria (New York),  Dashanzi Art Festival (Beijing), Gwangju ve Dakar Bienalleri, Huston's Contemporary Art Museum, Outspot for Contemporary Art (Los Angeles), Bielefelder Kunstverein (Almanya), Al Riwaq Art Space Bahrein, Modern Museum of Alger, Delfina Foundation (Londra), Vögele Kultur Zentrum (İsviçre), Villa Empain (Brüksel), BrotKunsthalle Wien (Avusturya), CAPC (Bordeaux), Museum of Modern Art (Paris), Vasarely Vakfı ve Centre Pompidou yer alıyor.

    ​Fayçal Baghriche’in iki video işi 30 Nisan tarihine kadar salıdan cumaya 12:00 - 18:30 saatleri arasında .artSümer’de görülebilir. Ayrıca .artSümer’de “Çevrimdışı Seyir Odası”nın ikinci seçkisi eş zamanlı olarak devam ediyor.

    0
    0
    923
  • 22-04-2021

    Susan Sontag’ın oğlu David Reiff tarafından yayına hazırlanan günlükleri ve defterlerinden oluşan Yeniden Doğan - Günlükler ve Deflerler, 1947-1963 ve Bilinç Tene Kuşanınca - Günlükler, 1964-1980, Begüm Kovulmaz’ın çevirisiyle Everest Yayınları tarafından dilimizde yayımlandı.

    Sontag’ın 1947-1963 yılları arasında tuttuğu günlüklerden oluşan Yeniden Doğan için oğlu David Reiff, “Bu günlükleri çekici kılan şey, Susan Sontag’ı, olmak istediği kişiyi ve edinmek istediği benliği, özbilinçli ve kararlı bir şekilde yaratan bir genç kız olarak sunuşuydu. İşte bu yüzden bu cilde Yeniden Doğan adını vermeyi seçtim, ” diyor. Sontag da günlüğe yüklediği anlamı benzer bir yaklaşımla açıklıyor, “Günlük yalnızca kişinin özel, gizli düşüncelerinin kaydı değildir – günlüğü sağır, dilsiz, okuma yazması olmayan bir sırdaş gibi görmek yüzeysel bir kavrayış. Günlük yazarken kendimi başkalarının karşısında yapamadığım kadar açık yüreklilikle ifade etmekle kalmıyor, kendimi yaratıyorum. Günlük bireysellik algımın bir aracı. Duygusal ve tinsel bağımsızlığımı simgeliyor. Dolayısıyla (ne yazık ki) sadece güncel, gündelik hayatımın kaydını tutmuyor, daha ziyade –çoğu zaman– ona bir alternatif sunuyor.”

    Bilinç Tene Kuşanınca ise Sontag’ın 1964-80 yılları arasında, otuzlu-kırklı yaşları boyunca tuttuğu günlükleri içeriyor. Bu cilt Sontag’ın ani kararların, kırılmaların ve keskin dönemeçlerin temsil ettiği hayatının bir dökümü olarak karşımıza çıkıyor. 

    ​Sontag’ın ölümünden sonra bu metinleri yayına hazırlayan oğlu David Reiff, “Bu cildin –özellikle annemin eğitimi, olgunluğa erişmesi anlamında, siyasal bir bildungsroman olduğunu da söylemek mümkün. Bir anlamda, annemin hayatını eksik bir şekilde anlatıyor günlükleri; çünkü günlüklerine mutsuzken yazma eğilimindeydi, ne kadar mutsuzsa o kadar sık yazardı. Mutluyken günlüğünü eline almazdı pek. Dolayısıyla, günlükteki ölçülerle gerçek hayattaki ölçüler birbirini tutmasa bile, bana kalırsa aşktaki mutsuzluğu da yazmaktan aldığı derin tatmin duygusu gibi karakterinin bir parçasıydı.”Susan Sontag ise “Hayatım boyunca mucizelere inandım,”diyor.“Sonunda, bir mucize yaratmaya karar verdim. Başarısız oldum. Ölmek istedim. Ama başarısız olmak istemiyorum, dedim. Hayatta kalanlardan biri olmak istiyorum.”

    0
    0
    1343
  • 22-04-2021

    İstanbul Fringe’in hayata geçirdiği Ev Yapımı Fringe serisinin bu yılki son atölyesi olan Kuralsız Dans Atölyesi 25 Nisan tarihinde gerçekleşecek. Katılımcıları hafta sonunda kuralsızca dans etmeye çağıran atölye Işıl Bıçakçı eğitmenliğinde yapılacak.

    Teknik kurallardan ve estetik kaygılardan sıyrılıp bedenin özgürlüklerini keşfetmek isteyen herkese açık olan atölyeye katılmak için herhangi bir dans/fiziksel eğitim geçmişi aranmıyor. Kuralsız Dans Atölyesi’nde katılımcılar 90 dakika boyunca hem fiziksel hem de zihinsel sınırlarda yolculuğa çıkacak. 25 Nisan Pazar günü saat 12.00 - 13:30 arasında gerçekleşecek atölyenin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    “Dans insanlık tarihi kadar eski olan bir ifade biçimidir. Peki nedir bu ‘Çağdaş Dans’ dedikleri? Bu atölye, bir yandan dansın çağımızdaki yaklaşımlarıyla ilgili fikirler verirken, diğer yandan teknik kurallara ve estetik kaygılara bağlı kalmaksızın bedeninizin özgürlüklerini keşfedeceğiniz, fiziksel/zihinsel kapasitenizi farklı yönlerde kullanacağınız keyifli bir deneyim sunmayı amaçlamaktadır.”

    0
    0
    971
  • 22-04-2021

    SPOT Projects, Senkron Eş Zamanlı Video Sergileri kapsamında Eda Şarman’ın “sudan dünya” isimli sergisini 30 Nisan tarihine kadar sanatseverle buluşturuyor.

    SPOT Destek Fonu 2021 kapsamında hayata geçirilen sergide Eda Şarman’ın ilk kez sergilenecek iki videosu ve bir de yerleştirmesi bulunuyor. İşlerinde mekânlarla ayırt edilemez hâle gelmiş hikâyeleri, efsaneleri, ritüelleri ve yapısal gücün izlerini hatırlamaya ve ayıklamaya çalışan sanatçı, üretimleriyle doğrusal bir zaman ve sınırlı mekân algılarını sorguluyor.

    Mimari, fenomenoloji ve “tentacular thinking” üzerine yoğunlaşan pratiğiyle, mekânları birer organizma olarak algılamayı öneren Şarman’ın bu sergisinde ciğerlerim su arzular istavrit oksijen arar (2020) ve su kenarında susuz, önümde bir yılan (2019) adlı iki videosu ile gırtlağımda bir ağırlık (2021) adlı yerleştirmesi yer alıyor.

    Eda Şarman’ın işlerinden oluşan “sudan dünya” başlıklı sergi 30 Nisan tarihine kadar pazartesiden cumaya 11:00 - 18:00 saatleri arasında SPOT Projects’in Karaköy Juma Art’ta yer alan mekânında görülebilecek.

    ​Bilsart, Elgiz Müzesi, Mixer, Versus Art Project organizasyonuyla gerçekleşen “SENKRON”, 30 Nisan tarihine kadar Türkiye'den 49 galeri, müze ve inisiyatifin yer aldığı sergi ve etkinlikler ile izleyicilerle buluşacak. 

    0
    0
    1372
  • 22-04-2021

    İngiliz yayıncı ve editör Amanda Wood; New York’ta yaşayan tasarımcı ve illustratör Vikki Chu ve Avustralyalı sanatçı Bec Winnel’ın ortak çalışmasıyla hazırlanan miniklerin birbirinden tatlı rüyalar görmesine katkı sağlayan “Mini Hayvan Masalları Serisi”nden İyi Geceler Minik Panda ve İyi Geceler Minik Tavşan, Meraklı Tilki Kitaplığı tarafından yayımlandı.

    Kitaplar, doğal yaşamın içinden gelen konularıyla 2 yaş ve üzeri çocukların gelişimini destekliyor. Yumuşak tonlarda görsel tasarımları ve basit hikâyeleri ile minikleri huzurlu bir uykuya hazırlamayı amaçlıyor.

    “Minik Panda akşam yemeğini yemek istemiyormuş. Çünkü pek tatsız tuzsuzmuş. Ama diğer hayvanlar ona kendi yiyeceklerinden ikram ettiklerinde, her öğün yediği bambunun o kadar da kötü olmadığını düşünmeye başlamış...

    Yuvasından ilk defa dışarıya çıkan Minik Tavşan o gün bir tavşan olmak için ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olduğunu öğrendi; dinlemek için kıpır kıpır ve upuzun kulakları, koklamak için minicik ve hassas bir burnu, zıplamak için kocaman ve güçlü ayakları varmış…”

    0
    0
    4330
  • 21-04-2021

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) bünyesinde, kültür-sanat etkinliklerine erişim ve katılım imkânlarını artırmayı amaçlayan İKSV Alt Kat, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Zorlu Holding desteğiyle atölye çalışmaları gerçekleştirecek. Salgın sebebiyle23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı evlerinde karşılayacak olan çocuklara, müzik, görsel sanatlar ve tiyatro alanlarında farklı yaş gruplarına özel hazırlanan atölyelerle bayram coşkusunu yaşatmak amacıyla gün boyu aileleriyle birlikte katılabilecekleri çevrim içi atölyeler yapılacak.

    23 Nisan Cuma günü 11.00 - 11.45 saatleri arasında İKSV tarafından kurulan Birlikte Güçlü Sesler Korosu koristi ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yarı Zamanlı Piyano Bölümü Öğrencisi Sera Çamaş tarafından “Sera Çamaş ile Beden Müziği ve Ritim Atölyesi” gerçekleştirilecek. Bu atölyede çocuklar 23 Nisan sabahına müzikle ve canlı ritimlerle başlayıp hep birlikte öğrenecekleri keyifli bir şarkıya, bedenleriyle ritim yaparak eşlik edecekler. Zoom üzerinden gerçekleştirilecek atölyeye 3 yaş ve üzerindeki çocukların tek başlarına veya isterlerse aileleriyle birlikte katılabilecekler.

    13.00 - 14.00 saatleri arasında Atölye Pikolo tarafından hazırlanan “Atölye Pikolo ile ‘Bütün Renkler El Ele’ Sanat Atölyesi” 6 yaş ve üzeri tüm çocuklar ve ebeveynlerinin katılıyla gerçekleşecek. Zoom üzerinden düzenlenecek bu atölyede Hollandalı ressam Piet Mondrian, Meksikalı sanatçı Frida Kahlo, Amerikalı sanatçı Roy Lichtenstein ve Türk ressam Semiha Berksoy’un eserlerinden ilhamla çocuklar krikami tekniği ile resmi bir araya getirecek kâğıttan el ele tutuşan cam süslemeleri yapacaklar. Dünyanın farklı ülkelerinden bu dört farklı sanatçıyı ve onların eserlerinde kullandıkları renkleri, şekilleri, desenleri, teknikleri inceleyecek ve ebeveynlerin asistanlığında 23 Nisan’ı kutlamak için kendi pencere süslerini tasarlayacaklar.

    Günün son etkinliği olan “Sevinç Erbulak ile ‘Bir Hayal Bir Oyun’ Atölyesi” ise 15.00 - 16.00 saatleri arasında Zoom üzerinden gerçekleştirilecek. İKSV tarafından 2019’da yayımlanan Tiyatro’da Bir Gün çocuk kitabının yazarı ve oyuncu Sevinç Erbulak, 8 yaş ve üzeri çocukların katılımıyla 23 Nisan’da çocuk olmak, hayaller ve oyun üzerinden bol sohbetli ve eğlenceli bir atölye yürütecek. Etkinlikte Zorlu Holding’in “Bir Hayal Bir Oyun” Öykü Yarışması’nda birinci seçilen Acayip Teknolojik Masallar öyküsü okunacak ve öyküden ilham alan yaratıcı bir sohbet yapılacak.

    23 Nisan Cuma günü Zoom platformu üzerinden ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilecek çevrim içi atölyelere buradan kayıt olarak katılabilirsiniz.

    0
    0
    1141
  • 21-04-2021

    Bilsart, Mixer küratörlüğünde gerçekleşen “Lens’21” sergisi kapsamında Ali Şentürk’ün hafif derinlikte açığa çıkan birtakım ihtimaller isimli çalışmasını 30 Nisan tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor. Bunun yanı sıra Fırat Arapoğlu moderatörlüğünde “Video İhtiyacı: Zaman - İmaj Donanımı” başlıklı 21 Nisan (bugün) ve 28 Nisanda olmak üzere iki panelden oluşan çevrim içi konuşma dizisi programı gerçekleştirilecek.

    2010 - 2011 yıllarında gerçekleşen Ali Şentürk’ün bu düzenlemesi, iki dolap ve üç videodan oluşuyor. Sağ ve solda bulunan iki dolaptan birincisinde bazen gergin bazen sakin bir şekilde etrafı izleyen gözler, ikincisinde ise kendini stres içinde sıkıp bırakan eller yer alıyor. Son yıllarda neredeyse tüm dünyada tecrübe edilen belirsizlik, tedirginlik ve yeni hayatta kalma stratejileri insanlara alışık olmadığı bir düzensizlik öğretti. Hafif derinlikte açığa çıkan birtakım ihtimaller çalışması, intiharın ilk 5 dakika ve 5 yılı arasındaki kısa zaman diliminin bir duygu dökümü denebilir. Genellikle devlet dairelerinde kullanılan metal evrak saklama dolapların yer aldığı yerleştirmede dolap; soğuk, karanlık ve her türlü sır gibi içerideki olasılıkların saklanılabileceği bir yer işlevi görüyor.

    ​“Video İhtiyacı: Zaman - İmaj Donanımı” ana başlıklı iki panelden oluşan çevrim içi konuşma dizisi programı Fırat Arapoğlu moderatörlüğünde düzenlenecek. Necmi Sönmez, Alin Taşçıyan, Devrim CK - Alper Şen (Rantistanbul), Hande Şekerciler - Arda Yalkın (ha:ar), Ahmet Rüstem Ekici ve Marcus Graf’ın konuşmacı olarak yer alacağı program Teori ve Pratik başlıklı iki panel şeklinde gerçekleşecek. Teori bölümü 21 Nisan (bugün) saat 16:00’da Pratik bölümü ise 28 Nisan saat 16:00’da yapılacak. Başlangıcından bugüne video sanatının doğasını araştıran panel serisinde video sanatı sanatsal bağlam içinde ve dışında incelenecek.

    0
    0
    957
  • 21-04-2021

    Otobiyografik romanı Sekiz Dağ ile uluslararası çapta bilinirlik ve pek çok ödül kazanan Paolo Cognetti’nin öyküsünü anlatmaya devam ettiği kitabı Bıldırcın Karı – Dağ Günlükleri, Yelda Gürlek’in çevirisiyle Kafka Kitap’tan çıktı.

    Paolo, şehir yaşamının onun için bunaltıcı bir hâl aldığı bir zamanda İtalyan Alpleri’ne kaçar ve bu kaçışın üzerinden on yıl geçtikten sonra döndüğü dağ evi sayesinde yaşamı yeniden keşfetmeye koyulur. Hiçliğin ortasında edindiği dostlar, yabani yaşam, durmaksızın yağan kar ve yalnızlığın kesif sessizliği hakim olur bu anlatıya.

    Cognetti’nin lirik anlatımıyla doğanın gücünü, sürekli sorgulayan bir aklın gerekliliğini ve insan ruhunun direncini kısacık bir kitapta anıtlaştırıyor. Tıpkı ona ismini veren kar türü gibi, yalnızca birkaç saat sürse de olanca gücüyle bastırıp mevsimi değiştirmeye yetiyor.

    “Kesintiye uğrayan ilkbaharın çiçekler, böcekler ve etrafta gördüğüm kuşlar için bir haksızlık olduğunu düşünerek kendi kendime onlara ne olacağını sorarken Rigoni Stern’in geç gelen karların sınıflandırmasını yaptığı bir öyküsünü buldum. Martta yağan “kırlangıç karı”, nisandaki “gugukkuşu karı” ve sonuncusu da “bıldırcın karı” idi. “Kuzeyden gelen bir bulut kümesi, bir esinti, aniden düşen hava sıcaklığı ve işte, mayıs karı. Sadece birkaç saat sürer, ama bu süre yuvalarındaki kuşları ürkütmeye, kovanlarının dışındayken baskına uğrayan arılara ölüm saçmaya ve doğurmayı bekleyen dişi karacaları endişelendirmeye yeter.”

    ​Fotoğraf: © Maki Galimberti

    0
    0
    1255
  • 21-04-2021

    Pera Müzesi, güncel sergisi “Zevk Meselesi” kapsamında Hayırlı Evlat ile 21 Nisan saat 19.00’da (bu akşam) Zoom uygulaması üzerinden çevrim içi bir söyleşi gerçekleştirecek. Sanatçının üretim pratiğine ve kitsch kavramıyla ilişkilenme biçimlerine odaklanan “Hayırlı Evlat’ı Yakından Tanıyalım” başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü küratör Ulya Soley yapacak.

    Kitsch kavramının günümüz görsel kültürüyle kurduğu yakın ilişkiye ve beğeninin şekillenmesindeki kritik rolüne odaklanan “Zevk Meselesi” başlıklı sergide Bırak Kendini (2019) videosuyla yer alan Hayırlı Evlat’ın bu çalışması anket sonuçlarına göre yıllardır Türkiye’nin en mutlu şehri seçilen Sinop’tan yola çıkarak yazılan bir pop şarkısı ve video klipten oluşuyor. Sanatçının Sinoplulara yönelttiği soruların yanıtlarına göre, turizm şirketlerinin işine yarayan bu istatistik gerçek değil. Türkiye’nin siyasi ortamında mutlu olmayı “yumuşak bir direniş” olarak tarif eden Hayırlı Evlat, kumsaldan ormana, oradan sahilde bir okey masasına ve son olarak rakı sofrasına uzanan bu videoda ortaya koyduğu sahte oyunculuklarla turizm reklamlarında yaratılan mutluluk tablolarına gönderme yapıyor.

    “Senkron: Eş Zamanlı Video Sergileri” kapsamında düzenlenen bu etkinliğe katılmak için buradan kayıt olabilirsiniz.

    0
    0
    958
DAHA FAZLA
Geldanlage