
Şef Editör Selahattin Özpalabıyıklar’ın söyleşiler, anılar, yayıncılık dünyası ve editörlükle ilgili denemelerinden oluşan yeni kitabıİtalik Benim- yazı, yanıt, söyleşi, anı, Everest Yayınları’nın EvErEstdEnEmE dizisinden çıktı.
“Göndermeler’iyle (ile mi desek?) büyük bir ilgi (ilgi biraz tuhaf kaçtı) uyandıran Şef Editör Selahattin Özpalabıyıklar’ın parçaları, metindışıları, konuşmaları Everest Deneme dizisindeki yeni kitabı, İtalik Benim’de bir araya geliyor! (Geldi işte, sanki bilmiyormuşum.)
(Buraya ne yazmalı? E.B.* her şeyi söylemiş, “bkz. Göndermeler iç., önsöz” demeli arka kapağa da. Teklif etsem boşladım sanı[lı]r, mutlak yazacak bir şeyler vardır derler, halbuse yazacak çok şey olduğu için yazacak hiçbir şey yok gibi olur bazen.) Özpalabıyıklar İtalik Benim’de, bu işlere nasıl “bulaştığı”ndan emekliliğine değin (emekli deyince bırakmış, el etek çekmiş… ama kendisi öyle yazmış?), yazıniçi-yazındışı serüvenini, editörlüğünü ve çevirmenliğini masaya yatırıyor. Anekdotlarından, OuLiPo’culuğundan bahsediyor, ama bahsetmek biraz hafif kalıyor tabii! (Son ifadeyi parantez içine alma.)
İtalik Benim şairler, yazarlar, yayın dünyası çalışanları ve ilgilileri için okunması elzem bir kitap. (“Elzem”i kesin sevmez S.Ö.’lerden biri.) (Aksine, bence gayet yerinde, çünkü hakikaten okunması elzem bir kitap bu. S.Ö.) Başka-okurlar içinse “Bu kitapları kimler yapıyor?” sorusunun muhataplarından biriyle yüz yüz gelme fırsatı!”
Kadıköy Emek Tiyatrosu’nun gelenekselleşen üniversiteler arası tiyatro festivali bu yıl “Peki Şimdi Ne Olacak?” sloganıyla 24 - 30 Mayıs tarihleri arasında çevrim içi ortama taşınacak. Kadıköy Emek Tiyatrosu’nun konservatuarda okuyan öğrencilerden oluşan çekirdek kadrosu tarafından düzenlenen festival kapsamında söyleşiler, atölyeler, oyun ve performanslar, podcastler gibi birçok etkinlik gerçekleştirilecek.
Tiyatro öğrencilerini pandemi sürecinde bir araya getirerek yeni üretim yollarını araştırma imkânı sağlayan festival, ülkedeki tüm konservatuar öğrencilerini bir araya getirmeyi hedefliyor. Kadıköy Emek Tiyatrosu festival kapsamında gerçekleşecek etkinliklerde yurt içi ve yurt dışından yazar, yönetmen ve oyuncu gibi deneyimli tiyatro insanlarını konservatuar öğrencileriyle dijital ortamda buluşturacak. Pandemi nedeniyle gösteri sanatlarının yaşadığı bu zorlu süreçten etkilenen herkesin bir araya gelebileceği festival, dayanışmayı ve tanışıklığı arttırmayı amaçlıyor.
Dijital ortamda yapılan ilk öğrenci festivali olma özelliği taşıyan “Emek Online Üni. Fest” 24 - 30 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek. Festival kapsamında gerçekleşecek öğrenci projeleri ise Zoom, YouTube ve Spotify gibi platformlar üzerinden katılımcılarla buluşacak. Ayrıntılı bilgiye ve programa buradan ulaşabilirsiniz.
Gallery 11.17 soyut ve figüratif biçimleriyle fotoğraftan resme, resimden videoya uzanan disiplinlerden eserlerin yer aldığı “11.17’de Düşler” başlıklı karma sergiyi 13 Haziran tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
“11.17’de Düşler” sergisinde yer alan eserlerde sanatçılar hayal dünyalarından imgelere yer veriyor. Gerçeklik ve düş arasında gidip gelen farklı medyumlardan eserler, uyanık/yarı uykulu/uyuyan bilinçlerin hatırlama ve onları birer imgeye dönüştürmelerini gösteriyor. Eserlerin anlatı biçimlerindeki çoğulculuk düş ile gerçek arasında uzlaşma kurmaya çalışıyor ve ortaya çıkan imgeler ise bilinç dışının tanığı hâline geliyor.
“11.17’de Düşler” başlıklı sergi Gallery 11.17’de 13 Haziran tarihine kadar görülebilir.
Finlandiya’nın sevilen yazarlarından Selja Ahava’nın mümkün imkânsızlıkların ve uzak ihtimallerin yakınlığı üzerine, hayata dair bir hikâye anlattığı, Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü sahibi romanı Gökten Düşen Şeyler, Özge Acıoğlu’nun Fince aslından çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.
Gökten Düşen Şeyler; dünyanın dört bir yanında okurların kalplerine dokunan; zaman, sevginin gücü ve değişimin kaçınılmazlığı üzerine bir roman.
“Gökten düşen bir buz bloğu küçük Saara’nın annesinin canına mal olur.
Bir kadın art arda iki kez piyango ikramiyesini kazanır.
Bir adama beş kez yıldırım çarpar.
Bütün bunların bir insanın başına gelme olasılığı nedir ki şu hayatta? İşte tam da bu nedenle hayatları altüst olan bu insanlar, kaderleriyle yüzleşmenin bir yolunu bulmak adına bu rastgele olaylar için bir açıklama arıyorlar.”
Ozan Tekin’in geriye doğru bir göç hikâyesini anlattığı, solo piyano kompozisyonlarından oluşan ikinci albümü Anarya’nın ilk kısmı “Anarya I” EP’si dinleyicilerle buluştu.
Ozan Tekin’in Anarya isimli solo projesi geriye doğru bir göç hikâyesini ele alıyor. Bu geriye doğru yolculuk Almanya’da başlayarak İstanbul’a kadar devam edecek ve Tekin’in memleketi olan Adana’da sona erecek. Tekin’in şu an yaşadığı ve son göç durağı olan Almanya’ya odaklanan “Anarya I” isimli EP’de toplam beş şarkı bulunuyor.
Tekin Anarya’da tesadüf eseri karılaştığı 65 yaşındaki bir duvar piyanosundan ilham alıyor. Bu yaşlı piyanonun kendine has sesinden çok etkilenen sanatçı, uzun yıllardır yazmakta olduğu piyano kompozisyonlarını bu piyano ile kaydediyor. “Anarya I”de neoklasik, caz ve ambient müzik üzerine oluşturduğu projeksiyonlarını kendine has bir üslupla eski piyanosuyla hayata geçiren Tekin’in piyanodaki akılda kalıcı melodileri ve sürükleyici melankolik arpejlerine, müzikteki ani ölçü değişimleri, 80’lerin kasvetli synthleri ile yarattığı belli belirsiz ambient dokular, oda tonları ve nostaljik yaylılar eşlik ediyor.
SALT Galata’da sanatseverlerle buluşan Deniz Gül’ün “Kazı ve Yüzey” başlıklı sergisi kapsamında geliştirdiği Çeviri ve #Words [#Kelimeler] projeleri çevrim içi erişime açıldı.
SALT Galata’da yıl boyunca yer alacak “Ardışık” programı çerçevesinde Deniz Gül’ün “Kazı ve Yüzey” başlıklı sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Gül’ün “Dil nasıl icra edilir? Ekonomik, ekolojik ve toplumsal kriz zamanlarında sözcüklerin süreçlere müdahilliği ve etkileri nasıl takip edilir?” sorularına yönelik ürettiği Çeviri ve #Words [#Kelimeler] isimli işlerine yapı kullanıma kapalıyken uzaktan erişilebiliyor.
Gül’ün bir grup katılımcıyla SALT’ın Çalışma Grupları kapsamında Ekim 2020’de gerçekleştirdiği atölyeyle başlayan Çeviri antolojisinin ilk çıktıları internet sitesinde toplandı. Müşterek bir düşünsel üretim sürecine dayalı iş, dile dair aciliyetleri ve süregelen tartışmaları irdelemeye yabancı dillerdeki kavramlara Türkçe karşılıklar geliştirerek bunları ulaşılabilir kılmaya odaklanan Çeviri, postkolonyal teori, feminist ve kuir düşünüş, yeni materyalizm, teknoloji ve veri kullanımı gibi başlıklar altında düzenlendi. Ayrıca Çeviri’de sanatçının davet ettiği sanatçı, küratör, yazar ve akademisyenlerin katkısıyla Türkçeleştirilen metinler, sanatçı konuşmaları ve sunum-performanslar da bulunuyor.
#Words’de [#Kelimeler] “Günümüzde hangi kelimelerle düşünüyor, yazıyor, konuşuyor ve bir araya geliyoruz? Bugünü hangi kavramlarla ifade ediyoruz?” sorularından yola çıkan sanatçı bu sorular temelinde seçtiği 2753 kelimeyi hiyerarşik düzene sahip olmayan bir veritabanında incelemeye açıyor. Sistemde 75 binin üzerinde haber sitesi ve blog sayfasında taranan kelimeler, son yayınlanma tarihinden geçmişe doğru sıralan #Words’de [#Kelimeler] kullanıcılar etikete tıkladığında, o kelimenin yer aldığı en yakın tarihli makaleye yönlendiriliyor. Kelime yığını üç dakikada bir yenileniyor, bununla gündem ve bağlamın değişim hızına odaklanılması amaçlanıyor.
Görseller:
1- Çeviri kapsamında Türkçe alt yazı seçeneği eklenen 2017 tarihli Angela Davis ve Judith Butler söyleşisinden bir kesit
2- #Words [#Kelimeler] internet sitesinden bir ekran görüntüsü
İş Sanat’ın edebiyatı müzikle birleştiren şiir ve hikâye dinletileri Edip Cansever’in şiirlerinden hazırlanan “Sevda Bir Ateş Buldu Sende” başlıklı dinleti ile 10 Mayıs’ta sezonu tamamlıyor.
Atilla Birkiye’nin hazırladığı, müzik yönetmenliğini Serdar Yalçın’ın üstlendiği, Mehmet Birkiye’nin sahneye uyarladığı dinletide şiirler, Tilbe Saran, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar ve Hakan Gerçek tarafından seslendirilecek.
Cansever’in “Sonrası Kalır”, “Eylülün Sesiyle”, “Kirli Ağustos” ve “Yerçekimli Karanfil” şiirlerinin de seslendirildiği dinletinin ilk gösterimi İş Sanat’ın YouTube kanalında ve internet sitesinde 10 Mayıs saat 20.30’da yapılacak.
Ayrıca İş Sanat’ın pandemi sebebiyle çevrim içi sürdürdüğü 21. Sezonunda yayımladığı “Nâzım Hikmet - Bir Tren Kalkar Haydarpaşa Garı’ndan”, “Gülten Akın - Kestim Kara Saçlarımı”, “Cahit Sıtkı Tarancı - Düşten Güzel” başlıklı şiir dinletileri ile “Sait Faik Abasıyanık - Her Şey İnsanı Sevmekle Başlar”, “Haldun Taner - İnsan Sadece Bir Araç” başlıklı hikâye dinletileri İş Sanat’ın YouTube kanalı ve internet sitesi üzerinden yıl boyunca ücretsiz izlenebilecek.
PSM Online, #PSMyleKal kapsamında 7 - 19 Mayıs tarihleri arasında dijital platform konserlerini ücretsiz olarak düzenliyor. Bu süreçte PSM’nin Youtube programları da yeni bölümleriyle sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. PSM Online, özel konserler ve yeni Youtube bölümleri ile tam kapanma döneminde sanatseverlerin evlerine hareket katmayı amaçlıyor.
#PSMyleKal kapsamında Sedef Sebüktekin ve Deniz Tekin özel performanslarıyla müzikseverlerle buluşacak. Caz sahnelerinin güçlü kadın sesi Selen Beytekin, “İlkyaz Şarkıları” başlıklı konseriyle Aysun ve Ali Kocatepe, turcolatino akımının öncüsü ve Türkiye’nin sevilen gezgini Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Star Orkestrası da performanslarını sergileyecekler. Ülkemizin önde gelen caz piyanistlerinden Kerem Görsev, kontrbasta Volkan Hürsever, davulda Ferit Odman’dan oluşan “Kerem Görsev Trio” ve viyolonsel sanatçısı Sedef Erçetin ile Chamber Jazz ve ülkenin sevilen sanatçılarından biri olan Yaşar program kapsamında sahne alacaklar. Mayıs ayı konserlerinde yer alacak diğer sanatçılar ise şöyle: kontrbasta Ozan Musluoğlu, trompette Barış Doğukan Yazıcı, saksafonda Engin Recepoğulları, piyanoda Ercüment Orkut ve davulda Ferit Odman’dan oluşan “Ozan Musluoğlu Quintet”, kendine özel bir incelikle janrları eriten, trip-hop, synthpop ve elektronik müziğin yenilikçi birleşiminde yer alan İsveçli şarkıcı ve söz yazarı Jay-Jay Johanson ve neo-klasik müziğin İzlandalı süper starı Ólafur Arnalds.
Mayıs ayı konserlerini ücretsiz olarak online.zorlupsm.com üzerinden izleyebilirsiniz. Ayrıca PSM’nin merakla takip edilen Youtube serilerinden “İbrahim Selim ile Bu Gece” ve “Bir Masada Oturduk” programlarının yeni bölümleriyle Zorlu PSM Youtube kanalında izleyicilerle buluşmaya devam edecek.
Mayıs Ayı Konserleri:
Sedef Sebüktekin / 11 Mayıs - 11 Haziran
Deniz Tekin / 12 Mayıs - 12 Haziran
Selen Beytekin Project / 7 - 31 Mayıs
Kerem Görsev Trio & Sedef Erçetin - Chamber Jazz / 7 - 31 Mayıs
Ozan Musluoğlu Quintet / 7- 31 Mayıs
Yaşar / 7 - 17 Mayıs
Aysun & Ali Kocatepe “İlkyaz Şarkıları” / 8 Mayıs - 8 Haziran
Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars / 10 Mayıs -10 Haziran
Jay Jay Johanson / 10 Mayıs 21:00 - 17 Mayıs 23:59
Olafur Arnalds / 19 Mayıs 21:00 - 31 Mayıs 23:59
Rahmi M. Koç Müzesi, kısıtlamalar nedeniyle fiziki olarak ziyaret edilemeyen koleksiyonunu sanal tur ile sanatseverlerle buluşturuyor. Endüstri, ulaşım ve iletişim tarihinin efsanelerinden oluşan 14 binin üzerindeki objenin yer aldığı müze koleksiyonu Google Street View aracılığıyla 360 derece gezilebiliyor. Ayrıca müze ziyaretçilere nostaljik tren turu, denizaltı gezisi, atlıkarınca ve oyun parkı, uçaklar, klasik otomobiller ve çok daha fazlasını deneyimle fırsatı sunuyor.
Müzenin çevrim içi öğrenme programları da mayıs ayı boyunca katılımcılarla buluşuyor. 5-11 yaş grubu çocukların hedef ve davranışlarına uygun olarak hazırlanan atölyelerde çocuklar sanal tur ile müzeyi keşfediyor ve haftanın objesini inceliyor daha sonra da dijital bir oyunla eğleniyorlar. Her cumartesi gerçekleştirilen, yaklaşık 60 dakikalık atölyelerde çocuklar Güneş Saati’nin nasıl çalıştığından buharlı ilk otomobillerin tasarımlarına, su altının büyülü dünyasından zeytinyağı üretimine kadar farklı objeleri inceleme fırsatı buluyor.
Rahmi M. Koç Müzesi’ni internet sitesinden ya da App Store ve Google Play üzerinden indirilebilen Sanal Müze uygulaması sayesinde evinizden 360 derece sanal turla ziyaret edebilirsiniz.
2013 Cervantes Ödülü sahibi Elena Poniatowska'nın IV. Alfaguara Roman Ödülü'ne lâyık görülen eseri Gökyüzünün Derisi, Beyza Fırat Flores Gonzalez’in çevirisiyle Othello Kitap’tan çıktı.
Poniatowska, ilk kez bu romanla Türkçede yayımlandı. Gökyüzünün Derisi okurunu bir teleskop gibi ulaşılamaz zorlukların ardına taşıyor, yıldızlara ve belki aşka.
Astronominin gizemlerini çözmek adına, kaderinde muazzam yetenekleri taşıyan bir adamın büyüleyici hikâyesi, "Anne, oranın ardında dünya bitiyor mu?" sorusuyla başlıyor. İsyancı ve uyumsuz Meksika, Lorenzo de Tena ile toplumsal eşitsizliklere, bürokratik tuzaklara ve siyasî cazibelere karşı bir mücadele içerisinde. Uzun bir arayışın çizgilerini taşıyan bir gökyüzü. Ancak bu arayış sırasındaki en büyük engeller bilim ve sanatla değil, insanların en gizli yerlerinden yani yüzlerinden yayılmaktadır.