
Kasım 2020’de sadece 2 gösterimle izleyiciyle buluşan Muamma, 12 Haziran Cumartesi günü Kumbaracı50’de yeniden sahnelenecek.
Gaye Boralıoğlu’nun Mübarek Kadınlar ve Hepsi Hikâye öykü kitaplarından 4 hikâye İsmail Sağır tarafından oyunlaştırıldı. Oyunda her gün Sirkeci garından trene binen “Mi Hatice”nin hikâyesini anlatmaya başlayan üç anlatıcı, Hatice’nin hikâyesiyle iç içe geçen 3 farklı kadının daha hikâyesini aktarıyor. Ve bu hikâyelerin hepsi Menekşe istasyonunda son buluyor. Oyunun kadrosunda ise Ayşegül Uraz, Gülhan Kadim ve Sinem Öcalır yer alıyor.
Yönetmenliğini İsmail Sağır’ın yaptığı oyunun yönetmen yardımcılığını Ceyda Akel ve Serra Aybars üstleniyor. Muamma’nın dekor tasarımı Başak Özdoğan, ışık tasarımı İsmail Sağır, kostüm tasarımı Kolektif ve müzikleri Burçak Çöllü imzası taşıyor. Oyunun fotoğraflarını Ozan Yelçi ve Ömer Dişbudak çekti.
Muamma oyunu hakkında ayrıntılı bilgiye ve biletlerine buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca oyuna gelemeseniz de pandemi dolayısıyla satışa açılmayan koltuklar için gösterim desteği bileti alarak katkıda bulunabilirsiniz.
Milano, 8 Haziran 2021 - Pirelli Takviminin 2022 edisyonunu müzisyen ve fotoğrafçı Bryan Adams tarafından çekileceğini duyurdu. Kanadalı sanatçı Adams da bu haberi sosyal medya hesaplarından paylaşarak onayladı.
Adams yaptığı paylaşımda şöyle söyledi: “2022 Pirelli Takviminin fotoğrafçısı olarak seçilmekten gurur duyuyorum. ‘The Cal™’ için fotoğraf ve müziği buluşturma fikri beni çok heyecanlandırıyor. Proje elbette bazı sıra dışı insanları da içerecek. Çekimlere birkaç hafta içinde başlayacağız. Çok mutluyum.”
Sanatçının yaptığı açıklamayla da geçen sene pandemi nedeniyle askıya alınan Pirelli Takviminin geri dönüşü de kesinleşmiş oldu. 2021’den önce “The Cal™” 1967’de ve 1975 ile 1983 yılları arasında da yayımlanmamıştı.
Bilgi Yayınevi tarafından çocuk edebiyatımızın önemli yazarlarından Muzaffer İzgü adına düzenlenen yarışmada bu yıl “Çocuk Romanı” dalında armağan verilecek.
"Çocuk okuru olmayan toplumun, yetişkin okuru da olmaz." sözüyle çocuk edebiyatına verdiği önemi özetleyen İzgü, yüzü aşkın çocuk kitabıyla üç kuşağın "yazar dede"si oldu. İzgü adına çocuk edebiyatı alanında armağan edilen bu ödüle herkes başvurabilecek. Yarışma kazananına 3.500 TL para ödülü verilecek.
Mavisel Yener, Hidayet Karakuş, Yunus Bekir Yurdakul, Şenay Akdemir, Biray Üstüner’in Seçici Kurul’unda yer aldığı “2021 Muzaffer İzgü Çocuk Romanı Yarışması”na başvuracaklar 30 Ağustos 2021 tarihine kadar dosyalarını gönderebilecekler. Sonuçlar 30 Kasım 2021’de açıklanacak.
KATILIM ŞARTLARI
-Yarışma seçici kurul üyeleri dışında, 18 yaşının üzerindeki tüm yazarlara açıktır.
-Başvuracak dosyalar için konu kısıtlaması olmamakla birlikte "çocuk romanı" özelliklerini taşımasına ve Muzaffer İzgü çizgisine uygunluğuna bakılacaktır.
-Katılacak çocuk romanı daha önce bir yarışmaya katılmamış, basılı veya dijital ortamda yayımlanmamış olmalıdır.
-Birinci olacak dosyanın ilk yayın hakkı Bilgi Yayınevi’ne ait olacaktır.
BİÇİM
- Roman, Word dosyasında, 12 punto büyüklüğünde ve Times New Roman yazı karakteri ile yazılmalıdır.
- Roman dijital ortamda e-postaya ekli bir dosya olarak yarisma@bilgiyayinevi.com.tr adresine gönderilmelidir. Gönderilen öykü dosyasının adında ve içinde yazarla ilgili hiçbir bilgi olmamalıdır.
- E-postaya ekli diğer bir dosyanın içinde yazarın açık adı, kısa özgeçmişi, açık adresi ve telefon numarası ayrıca varsa web sitesi adresi bulunmalıdır. Bu dosyaya yazarın adı verilmelidir.
- Yazarların yarışmaya gerçek ad ve soyadlarıyla katılmaları gerekmektedir.
İş Sanat’ın orkestra şefi ve besteci Murat Cem Orhan ile tiyatro sanatçısı Alper Saldıran’ın yer aldığı “Şefin Tavsiyesi” isimli yaz dönemi projesi sanatseverlerle buluşuyor.
Güzel sanatlar, felsefe, gastronomi gibi müziğin gelişimine eşlik eden disiplinlerin müzikle olan ilişkisine odaklanacak olan “Şefin Tavsiyesi” başlıklı video dizisi, insanlığın çağlar boyu duygu, düşünce, özlem ve dileklerini dile getirdiği, dünyanın ortak dili olan müziği ve müziğin evrimini izleyiciye anlatacak. ‘Müzik nedir?’ sorusuyla başlayan program, İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarından 5’er dakikalık videolar hâlinde izleyiciyle buluşacak.
Müziğin evrimini başta çocuklar olmak üzere tüm yaş grubundaki müzik tutkunlarıyla paylaşmayı hedefleyen programda müziğin temel özellikleri, tarihsel gelişimi ve çok sesli batı müziği biçimlerinin de yer aldığı kategorilerde bilgiler izleyiciye aktarılacak. İlk bölümü 8 Haziran tarihinde yayımlanan program yaz boyunca her hafta yeni bir içerikle devam edecek.
İlk bölümü 8 Haziran’da İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarından ücretsiz olarak yayımlanan “Şefin Tavsiyesi”, her hafta yeni bir içerikle seyircisi ile buluşacak. Video dizisinin ilk bölümünü buradan izleyebilirsiniz.
Sanatçı Taner Ceylan’ın Olimpos’taki zeytin bahçesinden ilhamla hayata geçen ve her yıl tekrarlanması planlanan sanat projesi Olimpos Sergileri’nin ikincisi “Peyzaj”, Karaköy’deki Zülfaris Sinagogu’nda 11 Haziran’a kadar ziyaretçiyle buluşuyor.
Projedeki sergiler sanat tarihinin temel kavramları üzerinden şekilleniyor. İlk sergi 2019 yılında “Portre”odağında gerçekleşmişti. Koleksiyonerler ve sanat profesyonellerinin maddi ve hizmet destekleri ile gerçekleşen projede her yıl Ceylan’ın mentorluk ettiği, kariyerinin başında olan sanatçılar yer alıyor. Proje kapsamında gerçekleşen her sergiye bir de kitap eşlik ediyor. Proje ekibinde Saliha Yavuz, Melis Bektaş, Ferhan Istanbullu, FIELDS’ın yer alıyor.
Projenin ikinci odağı olan “Peyzaj”da Ahu Akgün, Akın Güreş, Aysun Şentürk, Ayşe Tuğ, Ayşenur Şentürk, Can Ünlü, Elif Çatlıoğlu, Gurur Birsin, İsmail Yılmaz, Kadir Selçuk Yaşa, Özlem Yılmaz, Pelin Hazal Aktaş, Yağız Gülseven’in resim, heykel, fotoğraf ve yerleştirmeleri yer alıyor.
“Peyzaj”, 11 Haziran’a kadar 12.00-19.00 saatleri arasında Karaköy’deki Zülfaris Sinagogu’nda görülebilir.
Görsel kaynağı: © FIELDS, Mimarizm
Ahmet Hamdi Tanpınar, doğumunun 120. yılında, hayatının son 20 yılını (1942-1962) geçirdiği ve birçok eserine ilham kaynağı olan Beyoğlu’nda düzenlenecek bir programla anılacak.
Anma programı, 10 Haziran- 6 Temmuz tarihleri arasında Beyoğlu Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nün desteğiyle Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde düzenlenecek.
Program kapsamında düzenlenecek küratörlüğünü Mehmet Lütfi Şen’in üstlendiği sergide, Tanpınar’ın bilinen eserlerinin yanı sıra, özel eşyalarından el yazması metinlerine, kişisel notlarından imzalı kitaplarına kadar birçok kıymetli hatırası ilk kez gün yüzüne çıkacak. Sergide ayrıca “İstanbul Bir Terkip”, “Şehrin Zamanı”, “Serten Işıktan Bir Harita” isimli 3 adet video art da izlenebilecek. Ayrıca sergi açılışının ardından Tanpınar’ın eserlerinden bestelenen şarkıların seslendirileceği bir de konser gerçekleştirilecek. Tüm bunların yanı sıra Tanpınar'ın hayatına ve eserlerine dair söyleşiler düzenlenecek.
BluTV, yeni nesil kulak tiyatrosu Podacto ile Podacto Stüdyo adında yeni bir proje hazırlıyor. Pandemi sebebiyle sahnelerden uzak kalan hem tiyatro sanatçılarına hem de sanatseverlere tiyatro atmosferini yaşatmayı hedefleyen BluTV ve Podacto, Podacto Stüdyo’sunu izleyicilerle buluşturuyor.
Özlenen tiyatro atmosferini dijital ve çağdaş bir formatla izleyicilere sunacak olan Podacto Stüdyo yenilikçi formatıyla ses teknolojisi ve tiyatroyu bir araya getirerek seyircisine eşsiz bir deneyim tattırmayı amaçlıyor. Sanatın her alanı gibi sahne sanatlarının da dijitalleştiği günümüzde, Podacto Stüdyo ile metinlerin ses tasarımlarıyla bir bütün oluşturacağı yepyeni bir performans türü ortaya koyuluyor. Dünyada bir ilk olan formatta izleyiciler, Türk tiyatrosunun en önemli 6 çağdaş yazarının kaleminden çıkan 8 farklı oyunun 3 performans sanatçısı tarafından gerçekleştirilen ses üretim sürecine tanıklık edecek ve 10 tiyatro sanatçısının sesinden oyunları deneyimle fırsatı yakalayacaklar.
Oyunlar çekimlerin gerçekleştiği Babylon’a 360 derece olarak yerleştirilen 14 kamera ve 32 mikrofonla kaydedilecek bunun yanı sana 12 adet iPhone ile çekilen kamera arkası görüntüleri de izleyicilerle buluşacak. Ferit Katipoğlu’nun yönetmen koltuğunda oturduğu Podacto Stüdyo’nun yapımcılığını Nisan Ceren Özerten ve Faruk Özerten üstleniyor. Performans yönetimini Mihran Tomasyan’ın yaptığı proje de ona performanslarıyla Melih Kıraç ve Selim Cizdan eşlik ediyor. Podacto Stüdyo’da Ahmet Sami Özbudak, Aslı Ceren Bozatlı, Balca Yücesoy, Derem Çıray, Murat Mahmutyazıcıoğlu ve Sami Berat Marçalı’nın eserleri Alican Yücesoy, Aslı İnandık, Ceren Moray, Damla Sönmez, Emir Çubukçu, Serkan Keskin, Sezin Akbaşoğulları, Tülin Özen, Ushan Çakır ve Yağız Can Konyalı’nın sesinden hayat buluyor.
Podacto’nun BluTV iş birliğindeki yeni alt formatı olan Podacto Stüdyo yakında BluTV’den yayımlanacak.
British Council’ın hayata geçirdiği çevrim içi sergi platformu Duvarları Olmayan Müze’nin “Rahat hissediyor musun?” başlıklı beşinci sergisi sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Türkiye’yi temsilen Rita Aktay’ın, Birleşik Krallık’ı temsilen Ritika Biswas’ın yaptığı sergi, kadın deneyimine ve aileye yakından bakarken kendi içimizde ya da yaşadığımız yerlerde evde hissetmenin ne anlama geldiğine odaklıyor.
Kendi içimizde ya da yaşadığımız yerlerde evde gibi hissetmenin ne anlama geldiğini inceleyerek toplumsal cinsiyet konularına yeni bir bakış açısı sunan sergide, British Council Koleksiyonu’ndan seçilmiş eser ve sanatçıların yanı sıra çağdaş uluslararası sanatçılar da yer alıyor. Erişilebilirliğin ön planda tutulduğu çevrim içi platformda yer alan sergi kapsamında 27 sanatçının video, fotoğraf, resim ve yerleştirme gibi birçok farklı türde 40 eser sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Yaratıcılıklarını kullanarak toplumsal cinsiyet dahil olmak üzere çeşitli sosyal konular üzerine düşünen uluslararası sanatçıları bir araya getiren dijital sergide kadın bedeni, aile ve gezegenimizi, bizi endişelendiren, düşündüren ve birleştiren mekânlar olarak ele alınıyor.
Birden fazla rota sunarak yenilikçi bir deneyim sağlayan “Rahat hissediyor musun?” sergisinde ziyaretçiler, farklı temsiliyetlerdeki emojileri seçerek hangi sanat eserlerinin onların yolculuğuna dahil olacağını seçebiliyor ve her defasında farklı bir seyir rotası belirleyebiliyor. Her ziyaretçinin farklı yolculuklara çıkabileceği deneyimde, kadınlar buzullarla konuşuyor, sıradan ev eşyaları acayipleşiyor, ırksallaştırılmış bedenler suskunluklarını kırıyor ve canavarlar tanıdık yüzlere dönüşüyor. Ayrıca ziyaretçiler sergiyi istedikleri hızda ve herhangi bir zaman sınırı ya da fiziksel kısıtlama olmadan gezebiliyorlar.
Sergide yer alan sanatçılar: Sharon Aivaliotis, Shirley Baker, Ursula Biemann, Elif Biradlı, Flo Brooks, Chila Kumani Burman, Helen Chadwick, Jayashree Chakravarty, Tacita Dean, Rohini Devasher, Suki Dhanda, Ayçesu Duran, Anna Fox, Lubaina Himid, Siobhan Hapaska, Jun Hasegawa, Sibel Horada, Shirazeh Houshiary, Delaine Le Bas, Clare Leighton, Goshka Macuga, Paula Rego, See Red Women's Workshop, Charlotte Schmitz, Eda Sütunç, Madame Yevonde, Zadie Xa.
“Rahat hissediyor musun?” sergisinde eserlerin ve sanatçıların her biriyle ilgili ekran okuyucularla uyumlu olarak çalışan sesli betimleme, Türkçe ve İngilizce işaret dili, zıt renk ve zenginleştirilmiş metin kullanımı gibi erişimi kolaylaştıran özelliklerle desteklenen ayrıntılı yazılı ve görsel-işitsel bilgiler bulunuyor. Sergiye buradan ulaşabilirsiniz.
Yekta Kopan'ın çetin meseleleri mizahtan, ironiden ve yaşam sevincinden ödün vermeden ele aldığı yeni öykü kitabı Bana Kuşlar Söyledi, Can Yayınları tarafından yayımlandı.
Kitaptaki öykülerin kimi alabildiğine gerçekçi kimi cesurca yaratıcı ve oyunbaz kimi de distopyanın sınırlarında geziniyor. Çocuklar var, yaralı ama cesur, sorgulayan, yetişkinlerin dünyasına sığmayan çocuklar…
Çoğumuz çocukluğa dair tek bir anıya sarılırız bazen. Bir gün, bir kişi, bir olay… Bütün çocukluğumuzu onun çevresinde öreriz. Hani çocukken bir yerimiz yara olduğunda tentürdiyot sürerlerdi üstüne, sonra da yanmasın diye üflerlerdi. Hayatımız boyunca birileri yaralarımıza iyi gelecek bir şeyler sürsün, sonra da acımızı almak için üflesin diye bekliyoruz.
“Çocukların dünyasından bakınca hâlâ umut var.
Çocuklar varsa umut var.”
Groovemonk’un “In Silico” isimli yeni teklisi Noiseist etiketiyle yayımlandı. Parçaya ismini veren “In Silico” tamamen bilgisayar simülasyonuyla gerçekleştirilen biyolojik deneyleri tanımlayan bir terim.
Groovemonk’un makinelerin faaliyeti hissedilebildiği “In Silico” parçası aynı zamanda insan ruhunun büyük bir kısmını da içinde barındırıyor. Birçok farklı fikrin alışılmadık ama erişilebilir ve uyumlu bir kolajı olan bu parça, hareketsiz durmuyor bunun yanı sıra yön ve şekil değiştirirken enerjisini finale kadar koruyor. Sanatçı dinlemeyi ya da kendini akışa bırakmayı dinleyiciye bırakıyor. “In Silico”nun prodüktörlüğünü Groovemonk, co-prodüktörlüğünü Erdem Tunalı, mix ve masteringini ise Çağan Tunalı yapıyor.
Groovemonk’un “In Silico” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilirsiniz.