GÜNDEM
  • 25-10-2021

    Tufan Taştan’ın senaryosunu Barış Bıçakçı ile birlikte yazdığı ilk uzun metrajlı filmi Sen Ben Lenin, 26 Kasım’da vizyona girecek.

    Dünya prömiyerini 43. Moskova Film Festivali’nde, Türkiye prömiyerini ise 40. İstanbul Film Festivali’nde yapan Sen Ben Lenin, Karadeniz’de bir kasabanın kıyısına vuran Lenin heykelinin dikilişinin ardından, başbakanın katılımıyla gerçekleşecek açılış töreninden hemen önce çalınmasını ve Ankara’dan görevlendirilen iki polisin kasabada kayıp Lenin heykelinin peşine düşmesinin hikâyesine odaklanıyor. Başrollerinde Barış Falay ile Saygın Soysal’ın yer aldığı filmde onlara Melis Birkan, Serdar Orçin, Nur Sürer, Salih Kalyon, Hasibe Eren, Özgür Çevik, Şerif Erol, Binnur Kaya, Mustafa Kırantepe, Serkan Keskin, Nazlı Bulum, Murat Kılıç, Sarp Aydınoğlu, Barış Yıldız, Sarp Akkaya, Necip Memili, Bige Önal ve Utku Çakar gibi pek çok isim eşlik ediyor.

    Bugünlerde 45. Sao Paulo Uluslararası Film Festivali’nin “Yeni Sinemacılar” bölümünde yarışan film, önümüzdeki günlerde ise 32. Ankara Film Festivali’nde “Ulusal Yarışma” bölümünde yarışacak. Yapımcılığını İstanbul Digital (ID) Film ve Yapım-eki’nin üstlendiği film, 40. İstanbul Festivali’nden Jüri Özel Ödülünü, 28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nden ise Adana İzleyici Ödülünü kazandı. Polisiye ve kara mizah türündeki Sen Ben Lenin’in şarkısı Edip Cansever’in Mendilimde Kan Sesleri adlı şiirinden Barış Diri tarafından bestelenirdi ve Seyyal Taner tarafından seslendirildi. Sen Ben Lenin filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    2298
  • 25-10-2021

    1984’ten bu yana farklı platformlarda kadın ve popüler kültür üzerine yaptığı işlerle tanınan Kezban Arca Batıbeki’nin pandemi nedeniyle ertelenen “Senin Annen bir Melekti Yavrum!...” başlıklı kişisel sergisi 21 Kasım’a kadar Merdiven Art Space’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Kezban Arca Batıbeki, sergide annesinin sinema fotoğrafları ve dönemin popüler medyası fotoromanlardan yola çıkarak çeşitli sanat pratiklerini bir araya getiriyor. Sergide sanatçı Türk sinema tarihinde önemli bir yeri olan annesi Nurhan Nur’la paylaştığı çocukluğunun izlerini; sinematografik sahneler, fotoromanlar, alt kültür, klişe, kitsch ve pop kavramları çerçevesinde gerçekleştirdiği sanatsal üretimleri ile izleyiciye sunuyor. Sergi sanatçının kişisel hafızasından, ailesinden kalan fotoğraf, gazete sayfaları, obje gibi efemeralardan, kısacası yaşamından beslenen; yalnızlık, özlemler, hayaller ve hüznün melankolisi ile sarmalanan ve bu kez salt “kadın”a değil, sosyal bir figür olan sanatçı Nurhan Nur’a yönelik içsel ve dışsal kuşatmayı ele alıyor. Serginin küratörlüğünü ve metin yazarlığını yazar , şair ve fotoğrafçı Merih Akoğul üstleniyor.

    Batıbeki’nin tuval resimlerinden foto-kolajlarına, enstalasyonlarından kısa filmlerine kadar tüm sanat pratiğinde, sıradan görünen imgeler birer ikona dönüşüyor. Sanatçı her ne kadar tüketim toplumu ve pop imgelerini kullansa da kendi resimsel/plastik anlayışı içinde bu imgeleri yeniden biçimlendirerek yapıtlarına geniş bir toplumsal bağlam katıyor. Sanatsal söylemi ve çalışmalarının gerisindeki düşünsel ortamı, topladığı objeleri, efemeraları kullanarak kurgulayan sanatçının eserlerinde yer alan her bir nesne, sosyo-kültürel hafızanın ve bireysel deneyimlerin ortak donanımları olarak başkalaşıyor. Sergide Nur’un fotoromanlara yaptığı çekimlerden seçilmiş örnekleri kullandığı resimler, mekân yerleştirmesi ve video yerleştirmeleri gibi farklı işler, iki farklı jenerasyonun fotoğraf, video, enstalasyonlar ve yeni teknoloji üzerinden kendi dönemlerine bakışlarını irdeliyor. Sergiye özel fanzin üreten görsel sanatçı Deniz Beşer’in, 150 edisyonla sınırlı el yapımı fanzini içinde bulunduğumuz dijital dünyaya naif bir dokunuşla göz kırpıyor.

    ​Kezban Arca Batıbeki’nin “Senin Annen bir Melekti Yavrum!...” başlıklı kişisel sergisini 21 Kasım’a kadar pazartesi ve pazar günleri her gün hariç 11.00 - 18.00 saatleri arasında Merdiven Art Space’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2367
  • 25-10-2021

    Robert Stam’in yıkıcı estetik üzerine büyük bir anlatımı, radikal film stratejilerinin incelenişini ve kapsamlı kavramlar sözlüğünü birleştirdiği çalışması Yıkıcı Film – Medya Estetiğinde Anahtar Sözcükler, Onur Orhangazi’nin çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    Yıkıcı Film, politik olarak adanmış sanat ve sanatsal olarak adanmış politikanın birbiriyle örtüşen alanları üzerinden etkileşimli bir yolculuk.

    ​Anahtar Sözcükler, örneklerini geniş bir yelpazedeki medyadan alarak yaklaşık bin terimi ve kavramı tanımlıyor, yaratıyor ve tasvir ediyor. Kitap, politik modernizmin ötesine geçerek, radikal filmin bir uzun metrajlı imgesel ya da belgeselden ziyade bir müzik videosu, bir Colbert bölümü ya da bir dijital harmanlama anlamına gelebileceği zamanımızda politik sinemanın tanımını çarpıcı biçimde genişletiyor. Müşterekler estetiğini, Karnavalesk ve şenliksel-devrimci pratikleri, politik modernizm ve post-Brechtçi performansı, negatifin biçim değiştirmesini, filmin melezlenişini ve kırılmış kronotop ve sinemanın müzikalleştirilişini içeren bölümlerin her biri alternatif estetiğin geniş yelpazesi içindeki farklı bir akımı inceliyor.

    0
    0
    2811
  • 24-10-2021

    DasDas, Disyon iş birliğinde hayata geçirdiği “Kutlama” başlıklı sergiye 5 Ocak 2022’ye kadar ev sahipliği yapıyor.

    DasDas, “Parallel Universe”, “Multiverse Portal” ve “Moving Nature” sergilerinin ardından 17 genç Disyon sanatçısının 20 eseri ve Selin Uyar’ın kişisel sergisinden oluşan “Kutlama” ile sanatseverlerle buluşuyor. Yeni nesil bir sanat platformu olan Disyon, genç sanatçıların yaratıcı kimliklerini inşa etme becerilerini desteklemeyi amaçlıyor. Disyon.com’un ilk edisyon seçkisinde Barış Kefeli, Baturalp Yılmaz, Can Sever, Juki, Ceren İdil, Dila Yumurtacı, İdil Dursun, Eylül Ezik, Ecemnaz Dalmaz, Gözde Mutluer, Ilgın Uçar, Kıvılcım Güngörün, Lisa Odette, Melis Büyükbaş, Selin Uyar, Selver Yıldırım, Tolga Tarhan’dan oluşan 17 sanatçının, müze arşiv standartlarındaki edisyon seçkisi ve Selin Uyar'ın yağlıboya eserleri yer alıyor. DasDas, sergi kapsamında ekim ve kasım ayı boyunca NFT, blockchain ile sanat ilişkisi konulu konuşma ve paneller de gerçekleştirecek.

    ​Karanlık manzaraların içinde kalmış renkleri gün yüzüne çıkartarak onları çoğaltmayı ve kutlamayı hedefleyen “Kutlama” sergisini 5 Ocak 2022’ye kadar DasDas’ta ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2095
  • 24-10-2021

    Barbara Natterson-Horowitz ve Kathryn Bowers’ın çocuklukla yetişkinlik arasındaki dönemin evrenselliğini inceledikleri çalışmaları Delişmenlik Çağı - Ergenlikten Erişkinliğe İnsanların ve Diğer Hayvanların Destansı Yolculuğu, Şiirsel Taş’ın çevirisiyle Metis Yayınları’ndan çıktı.

    Yazarlar, insana özgü olduğu düşünülen ergenlik çağı deneyimlerinin hemen hepsinin bütün hayvanlarda gözlemlendiğini ilginç örneklerle açıklıyor, “bu ortak tecrübelerden aktarılan kadim mirasın, yetişkinliğe geçerken hayatta kalmak ve büyümek için modern bir yol haritası oluşturabileceğine” inanıyorlar. Bu kitap, ergenlerde sık gözlenen riskli davranışlardan zorbalık ve kaygıya, ebeveyn-çocuk çatışmasından akran baskısı ve cinsel rızaya pek çok konuyu evrimsel bakış açısıyla açıklayarak bunlara yepyeni bir gözle bakılmasını sağlıyor.

    ​İnsan hayatının belirleyici dönemlerinden biridir ergenlik, hayatla başa çıkmayı öğrendiğimiz dönemdir bir bakıma. Bu yüzden de zor bir süreçtir; yaşadığımız fiziksel değişime eşlik eden ruhsal çalkantılar nedeniyle hem yetişkinlerle hem de kendi içimizde çatışmalar yaşarız sık sık. Peki, insanlar için bu kadar önemli bir süreç olan ergenlik diğer hayvanlarda nasıl geçer? Onlar da bizimkilere benzer tecrübeler yaşar mı?

    0
    0
    1131
  • 23-10-2021

    İstanbul Modern Sinema tarafından düzenlenen, aralık ayına kadar her ay iki üçlemenin gösterileceği 3x2 program dizisinin ilki Topoğrafya, 25 Ekim - 6 Kasım tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.

    İstanbul Modern Sinema, Türk Tuborg A.Ş’nin katkılarıyla düzenlediği çevrim içi ve ücretsiz programlarına 3x2: Topoğrafya ile devam ediyor. Bu ayki üçleme ikilisi görsel ve öyküsel mekân olarak coğrafyaya odaklanıyor. Adını taşıdığı köyden alan, İranlı yönetmen Abbas Kiarostami’nin 1987 - 1994 yılları arasında çektiği Köker ve Patricio Guzmán’ın 1973’teki darbe sonucunda yaşanan Şili’nin darbeler, katliamlar, acılarla dolu geçmişine baktığı Şili üçlemesi sinemaseverlerle buluşacak. Bazen film eleştirmenlerinin bazen yönetmenlerin kendilerinin adlandırdığı, birbirine ortak bir karakter, tema veya mekân üzerinden ilişkilenen üç filmlik seriler, büyük bir hikâyenin parçaları olabildiği gibi birbirinden bağımsız öykülerin ancak bir araya geldiğinde yarattığı bir çatı görevi de görebiliyor. 3x2: Topoğrafya programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    3x2: Topoğrafya Programı:

    Arkadaşımın Evi Nerede? (1987) / 25 - 27 Ekim
    Ve Yaşam Sürüyor (1992) / 27 - 29 Ekim
    Zeytin Ağaçları Altında (1994) / 29 - 31 Ekim
    Işığa Özlem (2010) / 31 Ekim - 2 Kasım
    Sedef Düğme (2015) / 2 - 4 Kasım
    Rüyaların Dağları (2019) / 4 - 6 Kasım

    0
    0
    1071
  • 23-10-2021

    Hakan Çınar’ın beş mermer heykelden oluşan “Otoportre” başlıklı ilk kişisel sergisi 28 Ekim'e kadar Zülfaris Karaköy’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Hakan Çınar’ın kendi portresinden yola çıkarak ürettiği beş mermer heykelden oluşan enstalasyonu Zülfaris Karaköy’ün ana salonunda sergilenecek. FIELDS’in tasarımıyla katkı sağladığı enstalasyon ile Çınar bu sergide kendini çoğaltıyor, mesafe koyuyor, ayrı ayrı da bir bütün olarak görünen kompozisyonunda heykellerden birini parçalıyor. Üç yıllık hazırlık sürecinin ardından sanatçı, “Otoportre”yi bir yüz yaratmanın ötesinde kendi bedenini yarattığı, örttüğü, kurtardığı ve parçaladığı döngünün içinde performe ediyor. Sanatçı otoportrenin doğasında var olan teatrallikle heykellerinde kendi kendini şekillendiriyor ve aynı zamanda kendi kendine sahneleme alanı oluşturuyor. Ayrıca sergiye Taner Ceylan’ın metninin de yer aldığı bir yayın da eşlik ediyor.

    ​​Hakan Çınar’ın ilk kişisel sergisi “Otoportre” 28 Ekim’e kadar 12:00 - 19:00 saatleri arasında Zülfaris Karaköy’de ziyaret edilebilir.

    0
    0
    2087
  • 23-10-2021

    Faaliyetlerine geçtiğimiz kasım ayında dijital alanda başlayan Beyoğlu’nun yeni sanat mecrası Peep Art Space, Asmalımescit’teki mekânının kapılarını kasım ayında açmaya hazırlanıyor.

    Peep Art Space, güncel sanat sergilerine ev sahipliği yapabilecek şekilde tasarlanan mekânıyla, sergiler, atölyeler, buluşmalar ve özel konseptli etkinliklerle sanat ve teknoloji ile ilgilenenleri bir araya getirecek. Ayrıca mekânda çeşitli film ve sanat festivalleri kapsamında etkinlikler de düzenlenecek.

    Uzun ve yoğun bir hazırlık süreci geçiren Peep, dijital alanda yapımcılığını üstlendiği kliplerin videolarını da geçtiğimiz zaman içinde YouTube’da yayımladı. Deniz Tekin, Evdeki Saat, Ricardo Moyano&Enver Mete Aslan, Serkan Emre Çiftçi, VISAL - Velican Sagun & Bora Çifterler, Volkan İncüvez, Vural Köfteci ve Bergama Viran Kapı Orkestrası ve sürpriz sanatçıların performanslarını Peep Art Space’in YouTube kanalında izleyebilirsiniz.

    Peep Art Space ekibi, geçtiğimiz temmuz ayında sanatçılar, yazarlar, müzisyenler, sinemacılar ve gazetecileri buluşturduğu bir akşam yemeği ile hedeflerini paylaşmıştı. Buluşmanın videosunu buradan izleyebilirsiniz.

    ​Kasım ayında faaliyete başlayacak Peep Art Space’in programına ve şimdiye kadarki projelerine ulaşmak için Instagram ve Twitter hesaplarını takip edebilirsiniz ve internet sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

    0
    0
    2148
  • 22-10-2021

    Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan Boğaziçi Film Festivali, yarın (23 Ekim) başlıyor. Festival, 30 Ekim’e kadar sinema salonlarında izleyicileri ağırlayacak.

    9. Boğaziçi Film Festivali, 27. Saraybosna Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Komşuluk Halleri (Not So Friendly Neighbourhood Affair) filmi ile açılış yapacak. Yönetmen Danis Tanovic’in  onur konuğu olarak katılacağı festivalin açılış gecesinde kendisine onur ödülü takdim edilecek. 9. Boğaziçi Film Festivali’nin ilk iki gününde Ulusal Uzun Metraj Film yarışması ve Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerin gösterimi yapılacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı'nın destekleri ve Beyoğlu Belediyesi’nin Kurumsal Ev Sahipliği’nde Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen festivalin film gösterimleri Atlas 1948 Sineması ve Kadıköy Sineması’nda yapılacak. Festival biletleri 13.00 ve 16.00 seansları için 10 TL, 18.30 ve 21.00 seansları için 15 TL, kısa film gösterimleri ise 5 TL’den mobilet.com üzerinden satışa sunuldu.

    Festivalin bu yılki onur konukları Bosnalı yönetmen Danis Tanovic ve Meksikalı yönetmen Carlos Reygadas masterclass etkinliği ile sinemaseverlerle buluşacak. Danis Tanovic’nin masterclass etkinliği 24 Ekim Pazar günü Atlas 1948 sinemasında gerçekleştirilecek. Etkinlikte usta yönetmen hem sinemaseverlerle bir araya gelecek hem de 2001’den bu yana filmografisine eklediği filmler ile edindiği bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Carlos Reygadasise’in masterclass etkinliği 29 Ekim Cuma günü Atlas 1948 Sineması’nda düzenlenecek.

    Festivalin endüstri bölümü olan Bosphorus Film Lab, etkinlikleriyle endüstrinin güncel ve dikkate değer konularını profesyoneller eşliğinde katılımcılarıyla buluşturacak. 24 - 29 Ekim tarihleri arasında yerli ve yabancı konukların İstanbul’da bir araya geleceği etkinliklerde sektöre dair önemli konulara odaklanılacak. Kar ve Ayı filminin yönetmeni Selcen Ergun ile yapımcısı Nefes Polat’ın katılımıyla “İlk Uzun Metrajımı Nasıl Yaptım?” başlıklı etkinlik 25 Ekim Pazartesi günü Akademi Beyoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.Etkinliğe buradan başvurarak katılabilirsiniz. Bosphorus Film Lab kapsamında düzenlenen diğer etkinlik olan “Türkiye’de Minority Co-Production” başlıklı konuşma 26 Ekim Salı günü Akademi Beyoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Etkinlikte TRT Sinema Müdürü Faruk Güven, Eurimages Türkiye Temsilcisi Ece Tarlan ile yapımcılar Enes Erbay ve Zeynep Koray, Türkiye’nin küçük ortak olarak dahil olduğu projeler için alınabilecek film yapım fonları hakkında konuşacaklar. Etkinliğe buradan başvurarak katılabilirsiniz.

    9. Boğaziçi Film Festivali kapanışını ise başrollerinde Benedict Cumberbatch ve Claire Foy’un yer aldığı, yönetmenliğini Will Sharpe’nin yaptığı Louis Wain'in Renkli Dünyası (The Electrical Life Of Louis Wain) filmiyle 29 Ekim’de yapacak. Festivalin programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1960
  • 22-10-2021

    Hakan Günday’ın doğar doğmaz bir mülteci kampına bırakılan Zamir’in hikâyesini anlattığı, sekiz yıl aradan sonra yayımladığı yeni romanı Zamir, Doğan Kitap’tan çıktı.

    Zamir’in kapak çizimi Günday’ın tüm romanlarına çizimleriyle farklı bir boyut katan sanatçı Emre Orhun’a, çizimin kapak uygulaması ise Doğan Kitap Sanat Yönetmeni Cüneyt Çomoğlu’na ait.

    Savaşı ne pahasına olursa olsun  önlemek için kurulan bir teşkilatın adamı olan Zamir dünyanın dört bir yanında, kendi trajedisiyle dünyanın trajedisini omuzladığı zorlu pazarlıkların içinde yol alıyor.

    Yeni bir binyılın arifesinde, Birinci Dünya Barışı Vakfı’nda çalışan Zamir’in görevi ne pahasına olursa olsun savaşları durdurmaktır. Baş döndüren barış senaryoları, komplolar ve mücadeleler içinde Zamir şu soruya yanıt arar: İnsan nasıl barışır?

    “Demek ki bu evrende her şey bir şarapnel. Ve genişlemekte olan, aslında bir şarapnel bulutu. Demek ki Samanyolu ve içindeki güneş ve etrafındaki dünya ve üzerindeki insan ve aklındaki her şey bir şarapnel. Düşüncesi, inancı, duygusu, icadı, hepsi. Demek ki insan insana saplanmak için var… Zaten öyle olmasaydı bu kitap olmazdı.”

    0
    0
    1696
DAHA FAZLA
Geldanlage