GÜNDEM
  • 19-05-2022

    Azimet Avcu’nun yaşadığı bu dönemin notlarını tutarak deneyimlediği olayları, kişileri ve nesneleri bir araya getirdiği şiirlerinden oluşan yeni şiir kitabı Denenmiş Şeyler, Epona Yayınları’nın Terrarium dizinden yayımladı.

    Şiirleri; Parende, Kafagöz, Petroleus, Kirpi Şiir, Natama, Buzdokuz, Lahitteki Baykuş ve Banliyö gibi dergilerde yayımlanan güncel şiirin yeni isimlerinden Avcu. Bu kitapta son yıllarda dergilerde yayımlanan ve daha önce hiç yayımlanmamış politik etkiyi de içine alan post modern şiirlerini bir araya getirdi.

    “toprak yoldan çıkarak betona doğru koşu
    sarı tarlanın kenarında bulunan kırmızı gömlek
    kelime oyunlarından olimpiyatları kaçırmış milli sporcu
    beni yakalamayı başaramadığın ekran görüntüsü
    neyi açıklamalı o halde
    seni bilmeyi mi? seni unutmayı mı?”

    0
    0
    1769
  • 18-05-2022

    Doğan Kitap’ın Duygu Asena'nın anısını ve fikirlerini yaşatmak için her yıl düzenlediği Duygu Asena “Kadının Hâlâ Adı Yok” Roman Ödülü’nün bu yılki sahibi Ülker Abla adlı romanıyla Seray Şahiner oldu.

    Kadın hakları özgürlük ve eşitlik konularında öncü bir isim olan Duygu Asena'nın anısını ve fikirlerini yaşatmak için 2007 yılından bu yana armağan edilen ödülün Seçici Kurul’u Doğan Hızlan başkanlığında Asuman Kafaoğlu Büke, Filiz Aygündüz, İhsan Yılmaz, Sibel Oral, Elif Tanrıyar ve geçtiğimiz yılın ödül sahibi Nermin Yıldırım’dan oluştu.

    Jürinin ödül gerekçesinde Seray Şahiner’in, ilk öykü kitabı Gelin Başı’ndan bugüne kariyeri boyunca kadın meselesinin üzerine giden, bunu temel mesele edinen, eserlerinde kadınlar arası dayanışmayı önemseyen bir yazar olduğunu belirterek gösterdiği süreklilikle ve tüm bunları yarattığı güçlü, akılda kalıcı roman kahramanları aracılığıyla okurlara aktaran bir yazar olduğu vurgulandı. Kurduğu bu edebi dünyanın yeni ürünü olan Ülker Abla romanı da kendine özgü dili, gözlem gücü ve hikayesiyle oy birliğiyle ödüle değer bulundu, sözleri yer aldı.

    ​Seray Şahiner ise duygularını şu şekilde dile getirdi: “Kadının Adı Yok’u yazan Duygu Asena adına verilen edebiyat ödülünü, ismine “abla” sözü ile koruma getirmeye çalışan bir kadını anlattığım Ülker Abla romanıyla almaktan büyük mutluluk duydum. Şimdi yürüdüğümüz yoldaki engelleri, bir meselesi olmaya dair pek çok eleştiriyi yıllar öncesinden göğüsleyerek, bugün yazı masasına daha büyük cesaretle oturmamız için birçok bedeli peşinen ödeyen Duygu Asena ile anılmak onur verici. Seçici kurula, taltifinden dolayı teşekkür ediyorum.”

    0
    0
    2434
  • 18-05-2022

    Akbank ana partnerliğinde Tersane İstanbul’da sanatseverlerle buluşan CI Bloom, 10 - 11 Mayıs tarihlerinde ön izleme ve 12 - 15 Mayıs tarihleri arasında genel ziyaretçiye açık olarak 34 bin 700 ziyaretçiyi ağırladı.

    Paribu desteği ve ContempoNeo organizasyonu ile düzenlenen “Digital Horizons: The New State of the Art” başlıklı sergide NFT koleksiyoncuların sahip olduğu Beeple, XCopy, PAK, Damien Hirst, Sofia Crespo, Larva Labs, Mario Klingemann ve BayC gibi önemli sanatçıların eserlerini izleyicinin beğenisine sunuldu. Kürasyonunu MoCDa’nın (Museum Of Contemporary Digital Art) yaptığı ve yaratıcı yönetmenliğini sanatçı ikilisi ha:ar’ın üstlendiği serginin teknoloji desteğini LG OLED sağladı. Ayrıca ContempoNeo Lounge’da yaratıcı blockchain endüstrisi ve NFT konferansı da gerçekleştirildi.

    Galerilerin ve kurumların temsil ettiği eserlerin sergilendiği Tersane Istanbul’da Akbank Sanat Jannis Kounellis’in Topkapı isimli eseriyle yer aldı. Arte Povera’nın kurucularından olan Konellis’in eseri CI Bloom’da 1 hafta boyunca sergilendi.

    Contemporary Istanbul Vakfı ve Tosyalı Holding, CIF Artist in Residence programına katılan sanatçılar ile CI Bloom’da bir araya geldi. İleri dönüşüme odaklanan ve 4 ay sürecek bu programda sanatçılar Tosyalı Holding’in Osmaniye fabrikasında bulunan atık metalleri ileri dönüştürecekler. CIF Artist in Residence programında Chiara de Rocchi, Emrullah Örünklü, Koray Tokdemir, Neriman Ülker ve Songül Girgin yer alıyor.

    Ayrıca Contemporary Istanbul, Eylül ayında gerçekleştireceği 17. Edisyonunda uluslararası sanat galerileri ve kurumları ile Tershane İstanbul’da gerçekleştireceğini açıkladı. Contemporary Istanbul, sanat galerileri, kurum ve kuruluşların katılımıyla 17 - 18 Eylül ön izleme günlerinin ardından 19 - 23 Eylül tarihleri arasında genel ziyaretçiye açık olarak Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek.

    Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli fuar kapanışında şunları söyledi: “Contemporary Istanbul olarak Türkiye’deki çağdaş sanata odaklandığımız CI Bloom’u Akbank ana partnerliğinde Tersane İstanbul’da gerçekleştirdik. Çağdaş sanat pazarı gelişme, yayılma ve büyüme trendine geçtiğimiz yıl ortasından itibaren girdi. Bu değişim dünyada da aynı paralelde oluştu ve devam ediyor. 2022 ve devamında 2023 yıllarının sanat pazarındaki anahtar oyucular yönünden önemi yüksek. Dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon, yanımızdaki savaşa rağmen sanat pazarının gelişeceğine inanıyoruz. Sanat insanların vazgeçilmezi olma yolunda ilerleyecektir. Genç sanatçıları galerilerimiz bünyelerine kattılar, genç galeriler pazara girmekteler ve tabii gelişen, dünyadaki sanat pazarını yakından izleyen koleksiyoncuların daha yakınımızda görüyoruz.CI Bloom katılımcı galerileri %84 ile yüksek satış seviyesini yakaladı. Bu oranı Contemporary Istanbul yönetimi olarak son derece sevindirici buluyoruz, bu tüm Contemporary Istanbul ekibinin başarısıdır.  İstanbul bu gelişmeler içinde dünyada önde gelen kültür sanat merkezleri içinde ön sıraya yükselmektedir. Bu yükseliş etkinlik ve gelişmelerin dünyaya anlatılması, duyurulması ve dünyadan önde gelen sanatseverlerin İstanbul’da ağırlanmaları ile hızlanacaktır. Tabii bu, başta Akbank olmak üzere Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türk Hava Yolları, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve diğer ana kurumların katkılarıyla oluyor.”

    ​Akbank Yönetim Kurulu ve Contemporary Istanbul Danışma Üst Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer ise şunları söyledi: “Akbank ana partnerliğinde düzenlenen yeni çağdaş sanat fuarı CI Bloom, ülkemizde büyük ilgiyle karşılandığı gibi, tüm dünyada da yankı uyandırdı. Pandeminin ardından İstanbul'un kültür-sanat hayatında böyle gözle görülür bir canlanma olması çok sevindirici. Akbank olarak uzun yıllardır Türkiye’de çağdaş sanatın yaygınlaşması ve halkımızca daha çok takip edilmesi için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Bu bağlamda elde ettiğimiz başarıdan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Öyle ki CI Bloom’la sadece İstanbul’un genç, dinamik ve ilham veren ruhuna yakışır bir sanat buluşması gerçekleştirmekle kalmadık. Ayrıca, İstanbul’un çağdaş sanat dünyasındaki yerini de bir kez daha pekiştirdik. CI Bloom’un da yine ana partneri olduğumuz Contemporary İstanbul gibi geleneksel hâle gelmesini hedefliyoruz.”

    0
    0
    3451
  • 18-05-2022

    Decollage Art Space, Modern Türk resminin usta sanatçılarını bir araya getiren “Le Voyage” başlıklı sergiyi 30 Haziran tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Genç ve yeni nesle sanatı sevdirmek, sürdürülebilir bir sanat ortamı yaratmak ve multidisipliner üretim alanını desteklemek amacıyla mimar Viktoria Şahin kuruculuğunda hayata geçirilen Decollage Art Space’nin ev sahipliği yaptığı sergi, Türk sanat tarihine iz bırakmış pek çok sanatçının resim ve heykellerini izleyicinin beğenisine sunuyor. “Le Voyage” sergisi 19. yüzyılın önemli Fransız şairlerinden, modernist estetiğin habercisi Charles Baudelaire’in aynı isimli şiirinden ilham alıyor. Serginin odağını oluşturan yolculuk teması, sanatçıların bu kavrama kendi perspektiflerinden bakışlarını bir araya getiriyor. Doğa tasvirleri, natürmortlar, at figürleri, peyzajlar, günlük yaşamdan sahneler ve portrelerin konu olduğu resimlerin yanı sıra heykellerin de yer aldığı sergi, izleyicileri bir yolculuğa çıkarıyor.

    Serap Atala’nın danışmanlığını yaptığı sergide; Selim Turan, Adnan Varınca, Avni Arbaş, Nejad Melih Devrim, Mübin Orhon, Burhan Uygur, Süleyman Saim Tekcan, Mustafa Pilevneli, İbrahim Örs, Fevzi Karakoç, Haşim Nur Gürel, Dilek Işıksel, Resul Aytemür, Mahmut Karatoprak, Kemal Önsoy, Mahir Güven, Bubi, Gülten İmamoğlu, Mehmet Güler, Atilla Atala ve Meliha Sözeri’nin eserleri yer alıyor.

    “Le Voyage” başlıklı sergiyi 30 Haziran’a kadar Decollage Art Space’de görebilirsiniz.

    Adres: Suadiye Mahallesi, Müzeyyen Sokak, No:4/1, 34740, Kadıköy/İstanbul

    Künye:
    1. Resul Aytemür, Beşiktaş Balık Pazarı/Peynirci 2013, tuval üzeri yağlıboya, 130x160 cm
    2. Adnan Varınca, Natürmort, tuval üzeri yağlıboya, 56.5x48 cm
    3. Mahmut  Karatoprak, Portre, ahşap üzeri akrilik, 82.5x60 cm
    ​4. Dilek Işıksel, Galata Gece, 2006, tual üzeri yağlıboya, 105x55 cm

    0
    0
    2506
  • 18-05-2022

    Hannah Arendt’in kaleme aldığı, bir dizi felsefeci ve edebiyatçının entelektüel portresinden oluşan Karanlık Zamanlarda İnsanlar, İsmail Ilgar, Duygu Öktem, Funda Sarıcı, Gülce Sorguç, Özgür Soysal, Selbin Yılmaz’ın çevirisiyle İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Bu kitapta Arendt’in Walter Benjamin, Bertolt Brecht, Hermann Broch, Isak Dinesen (Karen Blixen), Waldemar Gurian, Randall Jarrell, Karl Jaspers, Gotthold Ephraim Lessing, Rosa Luxemburg ve Angelo Giuseppe Roncalli hakkında denemeleri yer alıyor. Arendt’in andığı ve üzerine düşündüğü bu yazarlar, büyük siyasi felâketlerle, ağır ahlâki sarsıntılarla, trajik sorularla yüzleşmiş şahsiyetler.

    Arendt ele alınan yazarların düşünsel portrelerini çizerken, sanki onların problemlerini ve arayışlarını kendileriyle tartışıyor. Bu arada kendi sorularının da peşindedir; Kamusal’ın, Siyasi’nin, İnsani’nin, “İyi” ve “Doğru”nun anlamını, bu entelektüellerin düşünsel deneyimlerinin tartısına vurur. Kitabın, Arendt’in en “edebi” anlatımlı eseri olduğu da söylenebilir.

    “Karanlık Zamanlar’a tanık olmak, tekrar edelim, o zamanın içinde olmak, orada yaşamaktır. Bu yaşamanın özel alanın ilgilerine kendi ‘oda’sına kapanmadığı bir tarzın açığa vurulduğu yaşamları okuyacağımız bu kitap, tanıklığın o zamanı konuşmak da olduğunu anlatıyor. Olan biteni görmek ve konuşmanın her bir tarzının bizi diğerlerine bağladığı ve dünyaya ait olmaklığımızı açığa vurduğunu, bunun da politik eylemin kendisi olduğunu okuduğumuz bu yaşamöyküleri, dünyaya karşı sorumluluğumuzun dünyayı görme kapasitemizde yattığını da gösteriyor.” - Nilgün Toker

    0
    0
    1482
  • 18-05-2022

    Füsun Onur’un Venedik Bienali 59. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu’ndaki sergisi kapsamında Füsun Onur: Evvel zaman içinde… adlı monografisi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Yapı Kredi Yayınları’nın iş birliğiyle yayımlandı.

    Füsun Onur: Evvel zaman içinde… İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunu üstlendiği Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nun bu yılki konuğu olan Füsun Onur hakkında hazırlanan en kapsamlı yayın olma özelliğini taşıyor. Onur’un sanatsal pratiğinin çeşitli yönlerine dair küratörlerin, sanat tarihçilerinin ve araştırmacıların yazılarının bulunduğu kitap, sanatçının üretken kariyerine ışık tutan, sanat pratiğinin farklı dönemlerini ve yönlerini tarihsel bir bağlam içinde yansıtan derinlemesine bir kronolojiyi arşiv görüntüleri de yer alıyor. Kitapta Ahu Antmen, Alev Ersan, Anna Boghiguian, Anne Barlow, Aslı Seven, Ayşe Erek, Chus Martínez, Defne Ayas, Deniz Gül, Fatih Özgüven, Gregory Volk, Hera Büyüktaşcıyan, HG Masters, Iwona Blazwick, İz Öztat, Kevser Güler, Leylâ Gediz, Misal Adnan Yıldız, Murat Alat, Necmi Sönmez, Paolo Colombo, Sally Tallant, Seza Paker ve Tolga Tüzün gibi pek çok küratör, sanat tarihçisi ve sanatçının Füsun Onur’un eserlerine dair yeni yazıları yer alıyor. Kitapta ayrıca 14. İstanbul Bienali’nin küratörü Carolyn Christov-Bakargiev ve Maçka Sanat Galerisi’nin kurucularından Rabia Çapa’yla yapılan söyleşilerin yanı sıra Angelika Stepken, Emre Baykal, Fulya Erdemci, Margrit Brehm, Suzana Milevska gibi isimlerin sanatçı hakkında daha önce yayımlanmış yazıları da bulunuyor.

    ​Kitabın İngilizce edisyonu İKSV ve Mousse Publishing ortaklığında, Marcello Jacopo Biffi’nin tasarımıyla Nisan ayında yayımlanmıştı. Füsun Onur: Evvel zaman içinde… kitabına Yapı Kredi Yayınları mağazaları ve seçkin kitabevlerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2292
  • 18-05-2022

    Samsung, Türkiye’de dijital sanat ve NFT teknolojilerinde öncü olacak yeni dART Platformu’nu tanıttı.

    Türkiye’nin dijital sanat ve NFT teknolojileri alanından isimlerden oluşan bir uzman kurulu ile birlikte tanıtılan dART Dijital Sanat Platformu, herkesin erişebildiği hem dijital sanatın dünyadaki gelişimi hem de Türkiye’de bu alanda yaşanan yenilikler hakkında güncel, yol gösteren ve bu alanı sahiplenen bir platform olacak. Samsung, bu platformla dijital sanata dair akıllarda olan soru işaretlerini gidermeyi, bu alanla ilgili gerek sanatçı ve gençler gerekse sanatsever herkese yaşayan, güncel bir bilgi kaynağı sunmayı amaçlıyor.

    Samsung’un dijital sanatın Türkiye’deki evrimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği platform kapsamında; üniversite iş birlikleri, akademik ve çevrim içi eğitimlerle dijital sanatçıların ve dijital sanata gönül vermiş gençlerin desteklenmesinin yanı sıra YouTube sohbet serilerinden, dijital sanat ve NFT sözlüğüne varan hizmetlerin sunulması hedeflenirken, Türkiye’nin önde gelen dijital sanatçılarının atölye ve stüdyolarına ziyaretler de düzenlenecek. Bu ziyaretlerde sanatçıların nasıl ilham aldıkları, çalışma teknikleri ve rutinleri paylaşılacak. Ayrıca, önümüzdeki dönemde dijital sanat sergileri için kürasyon tarafında yönlendirmelerde bulunularak, yeni sanatçıların kendilerini görünür kılmasına yön veren çalışmalar yapılacak. Tüm bu hizmetlerle birlikte platformun sanatçılar ve gençler için yol gösterici bir rehber olması da amaçlanıyor.

    ​dART Platformu’nda yaklaşık 20 yıldır dijital sanat üreten NFT sanatçısı Hakan Yılmaz ve dijital sanat eserlerinin NFT hâline getirilmesi ve gelir elde edilmesi alanındaki bilgi birikimiyle uzman Devrim Danyal yer alıyor. Samsung dART Platformu ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3571
  • 18-05-2022

    Nana Ekvtimishvili’nin acımasız yetişkin dünyasında seslerini bulmaya çalışan gençlerin hikâyesini anlattığı romanı Armut Bahçesi, Serkan Göktaş’ın çevirisiyle Profil Kitap’tan çıktı.

    Ekvtimishvili’nin 2021 Uluslararası Booker Ödülü uzun listesinde yer alan bu romanının başrolünde Lela yer alıyor. Lela’nın sürekli düşündüğü iki şey var: Tarih öğretmeninin ölmesi gerekiyordu ve sonra da armut bahçesinin ötesinde yeni bir hayata başlamalıydı.

    ​Sovyet sonrası Gürcistan’da, Tiflis’in kenar mahallerinden birinde, yatılı bir okul vardı. Zihinsel Engelli Çocuklar Okulu ya da yerli halkın deyimiyle Gerzekler Okulu. Aileleri tarafından buraya bırakılan çocuklar, şiddet, cinsel istismar ve ihmalle dolu bir öğrencilik hayatı sürmekteydi. On sekiz yaşına gelmiş bulunan Lela, okuldan ayrılacak kadar büyümüştü ama gidecek bir yeri olmadığından okulda kalıyordu ve hem kendi kaçışına hem de okuldaki küçük çocuklardan biri olan İrakli’nin geleceğine dair planlar yapıyordu. Amerikalı bir çift okuldaki çocuklardan birini evlat edinmeye karar verince, Lela da İrakli’nin bu fırsatı yakalayabilmesi için elinden ne geliyorsa yapmaya, canını dişine takmaya karar vermişti.

    0
    0
    1382
  • 17-05-2022

    Altı yıllık bir aradan sonra bu yıl 21’incisi düzenlenen Roxy %100 Müzik Günleri’nin kazananları açıklandı.

    Türkiye’nin dört bir yanından kendi müziğini yapmak isteyenleri bir araya getirerek, kendilerini sektöre göstermelerini sağlayan, Türkiye’nin en uzun soluklu, canlı müzik platformu olan Roxy %100 Müzik Günleri, 1996 yılında gerçek anlamda müzik düşünen ve üreten herkese yapılan çağrıyla başladı. Roxy Müzik Günleri bugüne kadar Kurban, Teoman, Aylin Aslim, Ceylan Ertem, Gaye Su Akyol, Bedük, Hayko Cepkin, Direc-t, Replikas, Nekropsi, Gece, Melis Danismend, Gevende, Pickpocket, Ergün Şenlendirici, Dorian, Deja Vu, Softa, Eskiz, On Your Horizon, Fairuz Derin Bulut gibi pek çok ünlü ismi müzik dünyasına kazandırdı.

    1996 yılından beri 2520 müzik grubu, yaklaşık 12.400 müzisyen ve finalde yarışma hakkında sahip 348 grup ile 43.500 müzikseverin katıldığı Roxy Müzik Günleri’ne bu yıl Türkiye’nin her yerinden rekor bir katılım ile 339 grup başvurdu. Yarışmanın final gecelerinde İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, Nevşehir, Trabzon’dan toplam 12 grup sahne aldı. Barış Akpolat, Cem Selcen, Cenk Durlu, Dj Sivo, Ece Duyar, Gülşah Güray, Hakan Tamar, İpek Atcan, Kanat Atkaya, Murat Abbas, Murat Beşer, Murat Hasarı, Murat Öztürk, Ömer Ahunbay, Özge Fışkın, Taner Öngür ve Şafak Ongan’dan oluşan jüri üyelerinin değerlendirmeleri sonucunda 12 gruptan dereceye girenler belirlendi.

    Para ödülleri ve enstrüman çekleri, klip çekimi, stüdyo kullanım haklarının dışında finale kalan grupların hepsi Milyon Fest’in çeşitli festivallerinde sahneye çıkma hakkı kazandı. Ayrıca Uzelli Müzik tarafından 12 finalist için toplama kayıt albümü de yapılacak.

    21. Roxy %100 Müzik Günleri’nin Kazananları:

    Birinci / Yasin Topçu - Ankara

    İkinci / Yüzen Oda - Ankara

    Üçüncü / Social Inclusion Band - Antalya

    En İyi Performans Ödülü / Mojave grubundan  Ege Soydan - İstanbul

    Jüri Özel Ödülü / Begüm Çelebi - Ankara

    ​Roxy Özel Ödülü / Duran Tokluca - Nevşehir

    0
    0
    768
  • 17-05-2022

    Ateş Alpar’ın Hasankeyf’in sular altında kalmasına odaklanan Yıkıntılara Bakmak başlıklı yeni performansı, 20 - 21 Mayıs’ta Performistanbul iş birliğinde ve 5. Mardin Bienali ile eş zamanlı olarak Mardin’de sanatseverlerle buluşacak.

    Alpar’ın performansı, 20-21 Mayıs tarihlerinde 11.00-16.00 saatleri arasında Eski Mardin sokaklarında toplam 10 saat sürecek.

    2014 yılından bu yana video ve fotoğraf üzerine çalışmalar üreten Ateş Alpar, son iki senedir üretim pratiğine performans sanatını da ekledi. Çalışmalarında aidiyet, beden, kimlik ve bellek kavramlarını ele alan sanatçı, Aramızda ve Tüm Sular Çatlağını Bulana Kadar performanslarının ardından Yıkıntılara Bakmak başlıklı yeni performansında Hasankeyf’e odaklanıyor. Hasankeyf’in sular altında kalışını hatırlatmayı, izini sürmeyi amaçlayan performans, binlerce yıllık kültürel mirasın yok oluşunu, insanların yerlerinden edilişini vurguluyor. Hasankeyf’in girişinde yer alan Türkçe, İngilizce, Kürtçe dillerindeki “Hoşgeldiniz” tabelası Alpar’ın performansına ilham olacak. Sanatçı performans kapsamında Mardin sokaklarında insanları düşünmeye ve hatırlamaya davet edecek.

    Çalışmalarında eleştirel bir dil benimseyen Alpar, yeni performansında Ilısu Barajı’nın sular altında bıraktığı tarih ve kültüre, yerinden ettiği insanlara, yok ettiği biyoçeşitliliğe odaklanıyor. Hasankeyf üzerine yaklaşık altı senedir araştırma ve çalışmalarını sürdüren sanatçı, fotoğraf, yazı ve videodan oluşan çalışma sürecini şimdi ise bir performansa dönüştürüyor.

    “Hasankeyf’in yok edilmesine göz yumuldu. Suyun altında, köprünün üzerinde oradan gelip geçen yaşamların hayaletleri gezinmiyor mu hâlâ? Mülksüzleştirilenlerin arzuları, anıları, umutları, sevinçleri, başlarına gelenlerin şiddeti yüzeyi yoklamıyor mu? Ne kadar tarumar edilirse edilsin köprü üzerinden geçilmek, yeryüzünü birleştirmek üzere orada değil mi? Köprü, bizleri çağırıyor. Köprü, ‘biz’ oluyor. Köprü biziz.” - Ateş Alpar

    ​Fotoğraf: Ateş Alpar, Yıkıntılara Bakmak, Taş, Kabuk ve Sessiz, 2021

    0
    0
    1679
DAHA FAZLA
Geldanlage