GÜNDEM
  • 28-02-2024

    Elektronik müzik bestecisi, prodüktör ve ses tasarımcısı Başak Günak’ın solo projesi Ah! Kosmos, 1 ve 6 Mart’ta Akbank Sanat sahnesine özel yeni ambient şarkılardan oluşan bir setle müzikseverlerle buluşacak.

    ​Uluslararası sahnelerde işleri sergilenen Ah! Kosmos ürettiği besteler ve yaptığı ses deneylerinin yanı sıra, tiyatro, çağdaş dans, film ve görsel sanat projeleri için ses mekânları tasarlıyor ve mekâna özgü performanslar gerçekleştiriyor. Ah! Kosmos, “Ambient Set” ile şarkıları katmanlarına ayırarak, müzikseverlere yeni bir müzikal yolculuk sunacak. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1359
  • 28-02-2024

    Salt’ın iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekmeyi amaçlayan “Bu son şansımız mı?” başlıklı gösterim programı, kurucusu Garanti BBVA’nın desteğiyle 29 Şubat-24 Mart tarihlerinde Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da ve saltonline.org’da izleyicilerle buluşacak.

    İklim değişikliğinin biyoçeşitlilik, ekosistem kaynakları, insan ve olmayan varlıklar üzerindeki etkilerine odaklanan “Bu son şansımız mı?” programı, Türkiye, Filistin, İspanya, Kenya, Danimarka, İsveç ve Almanya’dan yedi belgesel filmi izleyicilere sunuyor.

    Hızla azalan yağışlar ve toprak kaybı, dünyanın birçok yerinde yerel toplulukların kadim yaşam pratiklerini derinden etkiliyor; insan kaynaklı ekolojik tahribatın önüne geçmeye çalışanlar her zamankinden çetrefilli sorunlarla karşı karşıya kalıyor. “Bu son şansımız mı?” 2024 seçkisi, değişen iklim koşulları bağlamında insan ile insan olmayan varlıklar arasındaki ilişkileri irdelerken yas, kayıp ve onarım kavramlarını merkeze alıyor. Farklı coğrafyalardan hikâyeler, gezegendeki her şeyin birbiriyle bağıntılı oluşuna vurgu yapıyor.

    Programın ilk filmi Toplayıcılar Bingöl (2020), Bingöl ve çevresindeki toplayıcılık kültürünü ele alıyor. Bilim insanları, doğa araştırmacıları ve yöre insanları ile yapılan söyleşileri de içeren belgesel, yabani bitki ve mantarların coğrafyaya özgü kullanımları, bitkilerin şifa ve tıbbi amaçlı kullanım alanları, aşırı tüketim ile doğa tahribatı gibi konulara odaklanıyor. 29 Şubat Perşembe günü saat 19.00’da Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gösterilecek film, 1-3 Mart tarihlerinde çevrim içi olarak izlenebilecek.

    ​Salt’tan Fatma Çolakoğlu ve Eylül Şenses tarafından hazırlanan “Bu son şansımız mı?” 2024 programı, Garanti BBVA desteğiyle 29 Şubat-24 Mart tarihlerinde Açık Sinema’da gerçekleştirilecek ücretsiz gösterimlerin ardından tüm filmler saltonline.org üzerinden izleyicilerle buluşacak. Yalnızca Türkiye’den erişime açık olan filmler, orijinal dilinde Türkçe altyazılı olarak gösterilecek. Program hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    1. From the Wild Sea [Vahşi Denizlerden] (2021) filminden bir kare ©DR Sales
    2. Toplayıcılar Bingöl (2020) filminden bir kare ©Adnan Faruk Turan
    3. Between the Rains [Yağmurlar Arasında] (2023) filminden bir kare ©Journeyman Pictures

    0
    0
    1192
  • 28-02-2024

    Canan Tolon’un 23 Kasım–24 Aralık 2023 tarihleri arasında Dolapdere’de gerçekleşen “Havadan Sudan” başlıklı kişisel sergisi kapsamında hazırlanan aynı adlı sergi kataloğu Dirimart tarafından yayımlandı.

    Sanat tarihçisi Berin Gölönü ve küratör Kevser Güler’in yazılarıyla Tolon’un pratiğini ve içinden geçtiğimiz döneme dair hayati meseleleri konuşamamaya işaret eden, ironik sergi ismini derinlemesine inceleyen ve Münevver Çelik ile Ogün Duman’ın çevirileriyle Türkçe-İngilizce çift dilli yayımlanan kataloğa Nazlı Erdemirel’in sergi görünümü ve eser fotoğrafları eşlik ediyor. Atelier Neşe Nogay’ın tasarladığı kataloğun tasarım uygulaması Gökmen Soylu’ya ait.

    Katalog, sanatçının çevresel meselelere uzun süredir gösterdiği duyarlığın resimsel bir göstergesi olarak 2023’te ürettiği tuval üzerine akrilik ve pastan oluşan büyük ölçekli resimleri ile geçmiş yıllarda aynı teknikle ürettiği eserlerini bir araya getiriyor.

    “Canan Tolon’un mükemmel olanın ancak şansla gerçekleşebileceğine olan inançla oluşturduğu soyut kompozisyonlar, tuval üzerine izlerini bırakması için konan metal parçalarının suyla ve hava olaylarıyla birleşerek öngörülmesi zor pas lekelerini yüzeye geçirmesiyle oluşur. Hava hareketleri, kirlilik, nem, ısı değişimi ve rüzgâr gibi kontrolü dışında tuval üzerinde başlattığı süreçlerin bir kaydı olarak okunabilecek işlerinde ve dışarının koşullarına bağımlı olmayı kucakladığı pratiğinde Tolon, eserlerini kimyasal süreçler, şans ve beklemeyle örer. Ortaya çıkan formlar serbest çağrışım davetiyle karsısındakiyle sürekli bir diyalog hâlinde olmayı sürdürür. İzleyicinin zihnindeki imaj geçmişi ve hayal gücüyle birleşerek zenginleşen işlerin her biri, “havadan sudan” konuşmalarla perdelenen daha acil ve yaşamsal meseleleri konuşmaya tekrar dönmek için birer davettir.”

    Havadan Sudan başlıklı sergi kataloğu hakkında detayları info@dirimart.com adresi üzerinden öğrenebilirsiniz.

    0
    0
    1842
  • 28-02-2024

    İstanbul Modern’in “Müzeler Konuşuyor” söyleşi serisinin üçüncü konuğu, GAMeC olarak da tanınan Bergamo Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi’nin direktörü Lorenzo Giusti olacak. Giusti, “Bir Dağ Gibi Düşünmek” başlıklı sunumuyla 1 Mart Cuma akşamı saat 19.00’da İstanbul Modern’de sanatseverlerle buluşacak.

    İstanbul’daki İtalya Başkonsolosluğu desteği ve İtalyan Kütür Merkezi iş birliğiyle düzenlenen “Müzeler Konuşuyor: Konuğumuz İtalya” programa konuk olacak Lorenzo Giusti, katılımcılara GAMeC ve aynı zamanda küratörlüğünü de yaptığı 9. Gherdëina Bienali hakkında bilgiler verecek. GAMeC dışında Kunsthaus Baselland, Venedik Bienali, Palazzo Grassi ile Punta della Dogana, Milano Trienali ve Palazzo Strozzi gibi uluslararası çağdaş sanat kurumları ve etkinliklerinde de görev alan Giusti’nin konuşmasının başlığı, GAMeC’in “sürdürülebilirlik” ve “topluluk” kavramlarına odaklanan “Bir Dağ Gibi Düşünmek” isimli iki yıllık projesinden geliyor. 

    1991 yılında açılan ve bir 15. yüzyıl manastır binasında ziyaretçilerini ağırlamayı sürdüren GAMeC, Bergamo şehrinin sanat hamiliği kültürünü bugüne taşıyarak, 20. yüzyılın başından günümüze kadar tarihlenen yaklaşık 3.000 sanat yapıtı sanatseverlerle bir araya getiriyor. Ana koleksiyonuna ek olarak; Balla, Boccioni, de Chiroco, Kandinsky ve Morandi gibi 20. yüzyılın önemli sanatçılarının yer aldığı Spajani Koleksiyonu, heykeltıraş Manzù’nun Bergamo şehrine bağışladığı Manzù Koleksiyonu, 1950 ve 1960’lara odaklanan Succhi Koleksiyonu ile Accademia Carrara koleksiyonlarından yapıtları bünyesinde barındırıyor. Günümüz ve gelecekteki gereksinimlerine daha iyi yanıt verebilmek adına 2026 yılında yeni müze binasına taşınacak GAMeC’in mimari tasarımını, Carlo Cappai ve Maria Alessandra Segantini tarafından kurulan mimarlık ofisi C + S üstleniyor. Küçük Spor Sarayı (Palazzetto dello Sport) çatısı altında yer alacak ve GAMeC’in sergi ve programlarına ev sahipliği yapacak yeni müze binası, 1960’larda inşa edilen bir spor merkezinin dönüşümünün yanı sıra bir kentsel müdahaleyi de gözler önüne seriyor.

    ​Ücretsiz ve Türkçe simultane çeviriyle gerçekleştirilecek etkinlik hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1161
  • 28-02-2024

    Bilgin Adalı’nın okuru düş ile gerçeğin iç içe geçtiği bir zaman yolculuğuna çıkardığı, rüya, bellek ve genetik üzerine düşündürdüğü kitabı Genlerin Şifresi, Öykü Akarca’nın resimleriyle yeniden Can Çocuk’tan çıktı.

    9 yaş ve üzeri okura hitap eden Genlerin Şifresi’nde her şey, İlke'nin Nükleer Araştırmalar Merkezi'nde çalışan dayısını ziyaret etmesiyle başlar. O ziyaretin ardından tuhaf, canlı rüyalar görür İlke. Bu rüyaların her birinde farklı bir insan olarak belirir. Eski çağlardan günümüze, çok farklı dönemlerin ve olayların içinde bulur kendini. Kim bu insanlar? İlke'nin gördükleri yalnızca birer düş mü?

    “Büyülü bir dünyanın orta yerine düşmüştü sanki İlke. Tıpkı bir uzay üssünün komuta merkezi gibiydi burası. Kimse başını bile kaldırıp bakmamıştı onlara. İlke, gördüğü her şeyi elindeki deftere yazıyordu durmadan. Bir başka koridora çıkıp ilerledikleri sırada, Sinan Dayı'nın elindeki telsiz telefon çalmaya başladı. "Efendim?" Söylenenleri dinlerken Sinan Dayı'nın kaşları ciddiyetle çatılmıştı. "Tamam," dedi, "hemen geliyorum."”

    0
    0
    1250
  • 27-02-2024

    Salon İKSV’nin ilkbahar programına iki yeni isim eklendi. Yerli sahnenin sevilen gruplarından Jakuzi, 16 Mart’ta 18 yaş altı dinleyicilerin de katılabileceği matine konserinin hemen ardından suare konseriyle, Tessa Murray ve Greg Hughes’un kurduğu dream pop grubu Still Corners ise 24-25 Mayıs’ta Garanti BBVA Konserleri kapsamında Salon İKSV’de müzikseverlerle buluşacak.

    “Koca Bir Saçmalık” teklisiyle müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan Jakuzi, ilk albümü Fantezi Müzik ve ikinci albümü Hata Payı ile büyük bir dinleyici kitlesine ulaştı. 16 Mart Cumartesi günü üst üste iki konser ile Jakuzi’nin karakteristik synthesizer’ları ve Kutay Soyocak’ın eşsiz vokali 80’lerin atmosferini Salon İKSV’de dinleyicilerle buluşturacak. 18 yaş altı dinleyicilerin de katılabildiği matine konseri saat 17.00’de, suare konseri ise saat 22.00’de başlayacak.

    Tessa Murray ve Greg Hughes ikilisinin tanışıp Wrecking Lights Records’u kurmasıyla ortaya çıkan Still Corners’ın 5 Nisan’da çıkacağını duyurduğu, Greg Hughes’un prodüktörlüğünde kaydedilen altıncı albümü Dream Talk’un on şarkıdan pek çoğunu Murray, rüyalarından yola çıkarak yazdı. Still Corners’ın yeni şarkılarını seslendireceği Garanti BBVA Konserleri kapsamında 24 ve 25 Mayıs akşamlarında Salon İKSV’de saat 22.00’de gerçekleşecek.

    ​Konserlerin biletleri 28 Şubat Çarşamba günü 10.30’da Lale Kart üyeleri için başlayacak ön satışın ardından 14.30’da Passo üzerinden satışa çıkacak.

    Künye: 
    1. Still Corners, Fotoğraf: Bernard Bur
    ​2. Jakuzi

    0
    0
    2023
  • 27-02-2024

    Jean Hanff Korelitz’in geniş bir okur kitlesine ulaşan, Stephen King’in “Okunmasını şiddetle tavsiye ederim” yorumunu yaptığı romanı Hikâye Hırsızı, Çiğdem Öztekin'in çevirisiyle Altın Kitaplar’dan çıktı.

    Hikâye Hırsızı’nın hikâyesi şöyledir: Jake ilk kitabıyla dikkate değer bir çıkış yapmış, ancak ikinci kitabının fiyaskosunun ardından yazar tıkanıklığına girmiştir. Üçüncü ve dördüncü romanının taslağı ise tam bir hayal kırıklığıdır. Bir yandan da geçimini sağlamak için bir yaratıcı yazarlık atölyesinde ders vermektedir. Ancak Jake için asla umut vaat etmeyen yeni ders döneminde onu bir sürpriz beklemektedir: İddialı yeni öğrencisi Evan Parker’ın muhteşem roman fikri.

    Yıllar sonra Evan’ın bu olağanüstü hikâyesinin hâlâ bir romana dönüşüp raflarda yerini almadığını gören Jake, merak edip biraz araştırınca bu parlak öğrencisinin öldüğünü öğrenir. Ve her yazarın yapacağı gibi hikâyenin ziyan olmasından korkarak (!) onu kendi yazmaya karar verir. Zira T.S. Eliot’ın da dediği ya da daha doğrusu büyük olasılıkla Oscar Wilde’dan “alıntıladığı” gibi: İyi yazarlar ödünç alır, büyük yazarlar çalar.

    Jake’in hayatı yazdığı bu yeni romanla bastan sona değişirken Evan’ın fikrinin ardındaki sırlar da bir bir ortaya dökülür. Peki bu roman konusunun ardındaki korkunç gerçek nedir? Esas hırsız kimdir ve kimin hikâyesini ya da daha doğrusu kimin hayatını çalmıştır?

    “Hikâyeler bize kim olduğumuzu söyler, peki ya biri o hikâyeyi çaldıysa?”

    0
    0
    1397
  • 27-02-2024

    Nilüfer Belediyesi bünyesindeki Nilüfer Kent Tiyatrosu tarafından 2-16 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek Nilüfer Tiyatro Festivali’nde 14 tiyatro oyunu tiyatroseverlerle buluşacak.

    Nilüfer Tiyatro Festivali’nin açılışı, Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun ödüllü oyunu 1984, kapanışı ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın Deli Dumrul oyunuyla yapılacak. Festival programında; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın Cadı Kazanı, Moda Sahnesi’nin Şirreti Evcilleştirmek, Oyun Atölyesi’nin Kel Diva, Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın Flu Lysistrata, Kundura Sahne’nin Geçen Gün, Tiyatrokare’nin Veda, Kadıköy Emek Tiyatrosu’nun Ölümün Tersi Arzudur, Tiyatro.İN’in Kim Bu Ben, Dostlar Tiyatrosu’nun Bir Delinin Hatıra Defteri, Kumbaracı50’nin Öteki Venedik Taciri oyunları yer alıyor.

    ​Ayrıca katılımcılar festival kapsamında dans gösterileri de izleme fırsatı bulacak. 9 Mart Cumartesi günü iki önemli dans grubundan, Tork Dans Topluluğu’nun Sır ve Taldans’ın Andan Daha Kısa isimli gösterileri de arka arkaya izleyicilerle buluşacak. Nazım Hikmet Kültürevi sahnesindeki oyunların ardından da seyirci sohbetleri düzenlenecek.

    0
    0
    1455
  • 27-02-2024

    Uluslararası konuk sanatçı programı Gate 27, çoğunlukla cam ve seramik gibi malzemelerle çalışan tasarımcı Elif Çak’ı “Bazen Neşe, Bazen Keder” projesi ile Yeniköy’deki mekânında ağırlıyor.

    Elif Çak, Gate 27’deki süreci boyunca Türk kültüründe önemli bir yeri olan rakı masası etrafında paylaşılan duygulardan yola çıkarak, tüketicilerin duygularının sunum öğelerinin tasarımından nasıl etkilediği üzerine hazırladığı “Bazen Neşe, Bazen Keder” projesi üzerine çalışıyor. Elif Çak, duyguların baskın olarak hissedildiği rakı sofrasında formu odağına alarak artırılmış bir deneyim yaratmaya odaklanan “Bazen Neşe, Bazen Keder” adlı projesi kapsamında restoran ve meyhanelerde rakı ve meze tercih eden müşterilerin duygularını analiz etmek üzere bir anket çalışması gerçekleştiriyor. Tüketicilerin çeşitli duyguları hangi formlarla eşleştirdiğine dair veri toplayan Çak, tüketicilerin rakı bardağı üzerindeki parmak haritasını çıkararak kadeh üzerinde en çok kullanılan alanları belirliyor. Tüketicilerin duyguları ile bu duygulara karşılık tercih ettikleri biçimler arasındaki eşleştirmelerine dayanarak tüketim sırasında sahip oldukları duyguları destekleyecek şekilde yeni kadeh tasarımları üzerinde çalışmanın yanı sıra, mezelerin servis edildiği sunum öğeleri için de tasarımlar üretiyor.

    Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi görsel sanatlar stüdyo ve atölye kıdemli uzmanı Kemal Şimşek’in kişisel atölyesinde meze servisinde kullanılmak üzere numune sunum öğelerinin üretimini tamamladı.

    Künye:
    1-4. Elif Çak, Bazen Neşe, Bazen Keder serisinden ilk üretimler, 2024
    5. Elif Çak, Burak Mert Çiloğlugil, Melisa Sabancı Tapan
    ​6. Elif Çak

    0
    0
    1563
  • 27-02-2024

    Kanadalı şair ve çocuk kitapları yazarı Jordan Scott’ın kendi çocukluk anılarından yola çıkarak sevginin ve doğanın diliyle iletişim kuran bir nine torun hikâyesi anlattığı kitabı Ninemin Bahçesi, ödüllü sanatçı Sydney Smith’in resimleriyle ve Deniz Ayhan Koçak’ın çevirisiyle İlksatır Çocuk’tan çıktı.

    İlk çocuk kitabı Nehir Gibi Konuşurum’u çocukluğundaki kekemelik deneyiminden yola çıkarak yazan Scott, bu kitabında da benzer şekilde kendi hikâyesinden ilham alıyor. Nine ve torun arasındaki sevgiye dair bir öykü anlatıyor.

    The Horn Book Yılın En İyi Resimli Kitabı, New York Halk Kütüphanesi Yılın En İyi Kitabı, Amerikan Okul Kütüphaneleri Birliği Yılın En İyi Resimli Kitabı, Kirkus Reviews Yılın En İyi Resimli Kitabı, Evanston Halk Kütüphanesi Yılın En İyi Resimli Kitabı, Çocuk Kütüphaneleri Birliği Yılın Altın Seçkisi gibi birçok prestijli ödüle değer görülen ve şimdiden on iki dile çevrilen kitap, ayrıca Hans Christian Andersen adayı.

    “Yediği her lokmanın kıymetini bilen, doğayla uyum içinde yaşayan bir nine, torununa kuşaktan kuşağa aktarılacak bir miras bırakır. Yağmurlu havalarda yavaş yürürseniz siz de solucanları görebilirsiniz.”

    0
    0
    1696
DAHA FAZLA
Geldanlage