
Rock müziğin efsane gruplarından Apocalyptica, %100 Müzik'in katkılarıyla “PLAYS METALLICA VOL. 2 TOUR 2024” kapsamında 19 Eylül’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde konser verecek.
Apocalyptica, 1996’da çıkan Plays Metallica By Four Cellos albümününden bu yana klasik eğitim almış bir grup çellistin metal müziğe olan hayranlıklarıyla klasik müzik ve hard rock dünyalarını bir araya getiriyor. Müzikal kariyerinde kendi tarzını yaratmış, rock müziğin efsanelerinden olan Apocalyptica, 19 Eylül Perşembe akşamı 21.30’da “PLAYS METALLICA VOL. 2 TOUR 2024” kapsamında Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.
Apocalyptica konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Ruzy Gallery, Ahmet Güneştekin’in “Uyandığımız Çağ” başlıklı kişisel sergisi ile kapılarını açtı.
Modern ve çağdaş sanata odaklanan, farklı disiplinlerden sanatçıların eserlerini sergilemeyi amaçlayan Ruzy Gallery’nin ilk sergisi “Uyandığımız Çağ”, Ahmet Güneştekin’in resimlerini, özgün seramiklerini ve heykellerini izleyiciye sunuyor. Güneştekin’in mitlerin kültürel hafıza ve kolektif bilinç işlevi gördüğü yönündeki görüşünden yola çıkan sergi, mitsel düşünüşün zaman ötesi doğasını kavramaya yönelik bir düşünce alanı açıyor. Sergide sanatçının, imgelerin kendi değerlerine, hakikati yaratma yeteneğine sahip olmalarına fırsat tanıyan ve gerçeküstü bir uykudan başka bir dünyaya uyanış gibi mitsel unsurlarla kurguladığı, imza niteliğindeki fırça darbeleriyle yapılmış resimlerini, özgün seramiklerini ve heykellerini içeren elliden fazla eseri bulunuyor.
Esra Çevik tarafından kurulan Ruzy Gallery’nin kurumsal danışmanlığını Begüm Güney üstlenirken galeri direktörü olarak Polina Somochkina görev alıyor. Ruzy Gallery, modern ve çağdaş sanata odağında farklı disiplinlerden sanatçıların eserlerini sergileyerek, sanatın tartışılması, paylaşılması için disiplinler arası ilişkiler geliştirmeyi hedefliyor. Panoramik pencerelerle genişletilen 600 metrekarelik üç katlı bir villada sanatseverleri ağırlayacak olan galeri, düzenli olarak farklı sergilere ve sanatla ilgili çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmayı planlıyor.
İngiliz araştırmacı, arkeolog ve yazar Rebecca Wragg Sykes’ın insan türünün en kötü şöhretli üyeleri sayılan Neandertallerin kültürüne yepyeni bir pencere araladığı çalışması Neandertal - Soydaşlarımızda Hayat, Sevgi, Ölüm ve Sanat, Mehmet Doğan’ın çevirisiyle Kolektif Kitap’tan çıktı.
Sykes, Neandertalleri geçmişin önyargılarından arınmış, bilimsel teknolojilerin desteğiyle şekillenen yepyeni bir bakış açısıyla tekrar inceleniyor. Neandertallerin, üstlerindeki yırtık pırtık post parçalarıyla bizden çok çorak buzlu arazilerde yaşayan kuyruksuz maymunlara benzetildiği eski imajını rafa kaldırıyor ve türlü koşullara sahip geniş Avrasya coğrafyasında yüz binlerce yıl boyunca hayatta kalmayı başaran, büyük iklim değişikliklerine göğüs geren bu insanların, aslında her açıdan ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne seriyor.
Kitap; yakın akrabalarımızın nerede, nasıl yaşadığından neler yediğine, neler giyip nasıl süslendiğinden ölülerine nasıl davrandığına ve cinsel partnerlerini nasıl seçip bebeklerini nasıl büyüttüğüne dair geniş bir inceleme sunuyor. Sykes hem konunun uzmanları hem de Neandertalleri merak eden okurların okuyabileceği bilgi dolu bu kitabında, öncü Paleolitik araştırmaların ve teorilerin ortaya koyduğu bulguları temel alarak Neandertaller hakkında yazılan en kapsamlı araştırmayı sunuyor.
İsveçli gitarist Yngwie Malmsteen, en iyi hitlerinden oluşan bir set list ve Epifoni organizasyonu ile 6 Temmuz’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak.
41 yıllık müzik kariyerinde TIME dergisinin “Tüm Zamanların En İyi 10 Elektrik Gitaristi” arasında yer alan Yngwie Malmsteen, 20 yıl aradan sonra Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda müzikseverlerle buluşacak. Onlarca altın ve platin plağa, dünyanın dört bir yanındaki gitar dergilerinden aldığı 50’den fazla ödüle sahip olan Malmsteen, 2021 yılında yayımladığı Parabellum isimli son albümü dahil, kariyeri boyunca toplam 22 stüdyo albümüne imza attı. 80’lerin ortasında hard-rock türünü duygusal notalarla birleştirmesiyle tanınan ve kendine hayran bırakan ve neoklasik bir tarz oluşturan sanatçı, eserleri ile bir nevi devrim yaparak pek çok müzisyenin bakış açısını değiştirdi.
6 Temmuz akşamı saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek Yngwie Malmsteen konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
TUNCA’nın sanat çalışmalarının önemli bir parçası olan yemek pişirme pratiği ve 20. yüzyıl ütopyaları zemininde yaptığı tarihsel araştırmalarının ürünü olan “Muhatabı Olmayan Mutfak” başlıklı kişisel sergisi 6 Nisan'a kadar İMALAT-HANE’de sanatseverlerle buluşuyor.
TUNCA’nın iki hafta arayla farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla düzenleyeceği yemek performanslarında, pişirilen yemekler eşzamanlı olarak izleyiciye servis edilecek. Jorela Karriqi iş birliği ile mekâna özgü tasarlanan sergi kurgusu içinde düzenlenecek performanslar, konuk ve izleyici arasında interaktif karşılaşmaların yaşanacağı bir yemek daveti sunuyor.
Desenden, heykel, video ve performans formlarına uzanan çok yönlü bir pratiğe sahip olan TUNCA, 2014 yılından bu yana gastronomi ve sanat bağlamında performanslar gerçekleştiriyor. Resmi tarihlerden bireysel hikâyelere “hafıza”nın devasa katmanları arasında gezinen sanatçı tanıklık olgusunu, belgeselciliğin ve işaret ediciliğin ötesinde çerçeve içine alıyor. Kullandığı fotografik belgeler, sanatçının öznel belleği ile birleşiyor ve ardından kâğıt üzerine bir başka kimyasal tortu olan füzen ile aktarılıyor. Sanatçının araştırma odaklı pratiği tarih yazımı ile ilgilidir, geçmişi kazıyla gün ışığına çıkarıyor, yeniden kurguluyor ve canlandırıyor.
TUNCA’nın, İMALAT-HANE’nin eser üretim desteği ile hazırlanan “Muhatabı Olmayan Mutfak” başlıklı yemek performans serisi programını buradan takip edebilirsiniz.
Ev, Kırışıklıklar ve Kumdan Sokaklar isimli çizgi romanlarıyla tanıdığımız İspanyol çizer Paco Roca, 27 ve 28 Şubat tarihlerinde İstanbul Cervantes Enstitüsü’nün “İspanyol Çizgi Roman Haftası”nın onur konuğu olarak İstanbul’a geliyor.
Paco Roca, Akdeniz çizgi roman geleneğine kattığı sinemasal zenginlikle tanınan sanatçı, organizasyon kapsamında bir film gösterimine ve söyleşi programına katılacak. Düzenlenen hafta kapsamında bir dizi etkinlik düzenlenecek. Ignacio Ferreras’ın Paco Roca’nın aynı adlı eserinden animasyon filme uyarladığı Kırışıklıklar, 27 Şubat Salı akşamı saat 19:00’da İstanbul Cervantes Enstitüsü’nde izleyiciyle buluşacak. Desen Yayınları Yayın Yönetmeni Ayşegül Utku Günaydın ile çevirmen Murat Tanakol'un sunumuyla gerçekleşecek olan film gösteriminin sonunda, Paco Roca izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.
Paco Roca, 28 Şubat Çarşamba günü 16:00-18:00 saatleri arasında Minoa Pera'nın ev sahipliğinde okurları için bir buluşma ve imza günü düzenlenecek. 28 Şubat Çarşamba akşamı saat 19:00'da İstanbul Cervantes Enstitüsü’nde Paco Roca ile meslektaşı Emilio Gonzalo Mallo “Hayatı Çizerken” başlıklı söyleşide bir araya gelecek. Moderatörlüğünü çevirmen Rafael Carpintero’nun üstleneceği söyleşide İspanya'nın küresel boyutta çizgi roman dünyasındaki yeri tartışılacak. Etkinlikte Türkçe simültane çeviri desteği de sunulacak.
Etkinlik Programı:
27 Şubat Salı, 19.00
İstanbul Cervantes Enstitüsü
Film Gösterimi: Kırışıklıklar/Arrugas (Yönetmen: Ignacio Ferreras)
Giriş ücretsizdir.
28 Şubat Çarşamba, 16.00-18.00
Paco Roca İmza Günü
Minoa Pera, Beyoğlu
28 Şubat Çarşamba, 19.00
İstanbul Cervantes Enstitüsü
Söyleşi: "Hayatı Çizerken"
Konuşmacılar: Paco Roca, Emilio Gonzalo Mallo, Rafael Carpintero
Söyleşi dili İspanyolca olup simültane çeviri yapılacak. Giriş ücretsiz.
29 Şubat Perşembe, 19.00
İstanbul Cervantes Enstitüsü
Kitap Tanıtımı : Kara Ada/La izla preta (La isla negra en judeo-español)
Konuşmacılar: Emilio Gonzalo Mallo, Luciana Mainelli, Karen Gerşon Şarhon
Söyleşi dili İspanyolca olup simültane çeviri yapılacak. Giriş ücretsiz.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu MDTistanbul, Winterreise (Kış Yolculuğu) eseriyle 5 Mart ve 2 Nisan’da Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Avusturyalı besteci Franz Schubert'in bestelediği, Alman şair Wilhelm Müller’in kaleme aldığı 24 parçalık şiir dizisi Winterreise (Kış Yolculuğu), Modern Dans Topluluğu İstanbul’un ve bariton Kevork Tavityan’ın yorumuyla sahneye taşındı. Geçtiğimiz günlerde prömiyerini yapan Winterreise (Kış Yolculuğu), şairin sevgilisinin başka birine âşık olduğunu fark etmesi ile başlayan dramatik bir yolculuğu anlatıyor.
Deniz Özaydın, Evrim Akyay, Emre Karaca, Huri Murphy, İsmet Köroğlu, Mert Öztekin ve Tuğçe Göncü’nün koreograf olarak yer aldığı eserin librettosu ve yönetimi Mert Öztekin’e ait, başrolleri ise Taner Güngör ve Demet Aksular paylaşıyor. Schubert’in bestelediği lied’ler, bariton Kevork Tavityan ve yaylı çalgılar dörtlüsü Aslı Ceren Gürkan, Pınar Gizem Korkmaz, Verda Gül, Gözde Öcal Güvemli tarafından yorumlanıyor. Dekor ve kostüm tasarımı Olcay Engin Kaymaz, görsel ve ışık konsept ise Burhan Yücel imzası taşıyor.
Winterreise (Kış Yolculuğu) biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Koleksiyonerlerin koleksiyonlarından seçtikleri eserler ile seçilen sanatçıların yeni eserlerini bir araya getiren “Koleksiyoner & Sanatçı” başlıklı karma serginin üçüncü edisyonu 22 Mart’a kadar Ferda Art Platform’da sanatseverlerle buluşuyor.
Ferda Art Platform’un ilk edisyonunu 2022 yılında düzenlediği proje sergisi “Koleksiyoner & Sanatçı”, ilk edisyonunda koleksiyoner ailelere, ikinci edisyonunda kadın koleksiyonerler ve kadın sanatçılara odaklandı. Üçüncü edisyonunda ise sergi, nesil koleksiyonerleri ve onların seçtikleri sanatçıları merkez alıyor.
Sekiz koleksiyonerin kendi koleksiyonlarından seçtikleri birer eser serginin referans noktasını oluşturuyor. Seçilen eserin sanatçısı koleksiyonda bulunan eserine eşlik eden iki yeni eser daha üretiyor. Böylelikle sekiz farklı sanatçının çeşitli mecralarda üretilmiş üçer adet eseri sergiyi meydana getiriyor. Bulundukları özel koleksiyonlardan çıkıp sanat izleyicileri ile yeniden buluşan eserler aynı zamanda sanatçıların güncel üretimleriyle birleşip sanatçının pratiğini ve değişimini yansıtma özelliği de taşıyor. Sergi; tekstil, yerleştirme, seramik, fotoğraf gibi birçok farklı disiplinde üretilmiş 25 eseri bir arada izleyiciye sunuyor.
Koleksiyonerler - Sanatçılar:
Oğulcan Şafak - Merve Ünsal
Gamze Büyükkuşoğlu - Cins
Ayşe Bayraktar Özkan - Hüseyin Aksoy
İdil Tabanca - Mustafa Boğa
Kerim Müderrisoğlu - Eda Soylu
Nazlı Çarmıklı Gezer - Ümit Can Gören
Eda Kehale Argün - Alper Aydın
Kurt Börteçene - İbrahim Gökmen
Künye:
1-2. “Koleksiyoner & Sanatçı” Sergisi Genel Görünüm
3. Eda Soylu
4. Cins
5. Mustafa Boğa
6. Hüseyin Aksoy
7. İbrahim Gökmen
Norveçli yazar Maja Lunde’nin, küresel bir ekolojik felaketi odağına alırken dünya ve insanlık tarihine üç ayrı zaman diliminden, bambaşka kıtalarda yaşayan üç insanın gözünden bakan, tedirgin edici bilimkurgu romanı Arıların Tarihi, Dilek Başak’ın çevirisiyle Delidolu Yayınları’ndan çıktı.
40’tan fazla ülkede 4 milyonu aşkın okura ulaşan çoksatan roman doğaya hükmetme inancından asırlardır vazgeçmeyen insanlığın önlenemeyen kibrini gösterirken aile kavramının çöküşünü irdeliyor. Bu distopyada “Arılar olmasa hayatımız nasıl olurdu? İnsanlar neden arıları rahat bırakmıyor? Arıların kendi yavrularını beslemek için salgıladıkları o altın renkli hazineye, insanlar niçin hücum ediyor? Peki, doğa bu kısır döngüye bir son vermek için daha neyi bekliyor?” soruları ana akışı belirliyor.
250 yıllık bir yok oluşun anatomisini çizen Arıların Tarihi, belleklerden hiç çıkmayacak bir iz bırakıyor: “Bizim böceklere ihtiyacımız var, ancak onların bize ihtiyacı yok.”
“1852. Hertfordshire, İngiltere. İnsanlar arıların davranış biçimlerini anlamaya çalışıyor, arıları çok daha büyük randımanla çoğaltmaya, elde edecekleri ürünleri artırmaya uğraşıyor.
2007. Ohio, ABD. İnsanlar arı ölümlerinin nedenlerini araştırıyor. Ansızın başlayan koloni çöküşleri önce tarımı, sonra dünya çapında besin zincirini, sonra da diğer hayvanları etkiliyor.
2098. Siçuan, Çin. İnsanların artık tek bir gayesi, tek bir hedefi var: Bir gün daha hayatta kalıp, boğazlarından tek bir lokma daha geçebilmesini sağlamak. Çünkü arısız bir dünya, yaşayamıyor.
William, George ve Tao; insanın doğadan üstün olduğu yanılgısıyla arı kovanına çomak sokmaktan çekinmeyen üç kırılgan ruh, geçmişten geleceğe uzanan bir hikâyenin başkahramanlarına dönüşüyorlar...”
Christian Löffler, Parra For Cuva, Stimmin, Natascha Polké, Fejka ve Pantha Du Prince PSM LOVES2DANCE FESTIVAL ile 29 Haziran’da Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşacak.
PSM LOVES2DANCE FESTIVAL, house’tan disco’ya, electronik müzikten progressive techno’ya kadar dans müziğinin sevilen isimlerini yeni bir festival konseptiyle dinleyicilerle bir araya getirecek. Festivalde; Almanya’nın önde gelen elektronik müzik sanatçısı ve yapımcısı olan, deneysel tekno müziğin son yıllarda en sevilen isimleri arasında yer alarak sahnede kendi ürettiği videoları da kullanan Christian Löffler, pek çok farklı enstrümanı bir araya getiren şarkılarıyla ve “Wicked Games” şarkısıyla listeleri altüst eden Berlin merkezli elektronik müzik üreticisi Parra For Cuva, Almanya’nın Hamburg kentinin yetiştirdiği en parlak isimlerden olan Stimming, indie/folk-pop geçmişiyle, yetenekli şarkıcı-söz yazarı Natascha Polké, rüya gibi atmosferler ile teknonun vurucu havası arasındaki melodik karışımı sunan Fejka ve house, minimal techno ve shogaze gibi türleri ustaca harmanlayan, “Lay in a Shimmer”, “Bohemian Forest”, “Pius in Ticet” gibi parçalarıyla milyonlarca dinlenmeye ulaşarak geniş bir hayran kitlesi edinen Pantha du Prince 29 Haziran’da Zorlu PSM’de sahne alacak.
PSM LOVES2DANCE FESTIVAL biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.