GÜNDEM
  • 12-04-2024

    Sunyi Dean’in Kuzey İngiltere’de kitapların içeriğine onları yiyerek sahip olan bir klanın fantastik hikayesini anlattığı ödüllü romanı Kitapyiyenler, Eymen Yalaz’ın çevirisiyle Athica Yayınları’ndan çıktı.

    Karanlık ve yer yer korkutucu pek çok öğeyi kurgusunda barındıran Kitapyiyenler, geleneksel, kadının soyun devamını sağlayacak bilgilerle donatılmasının yeterli olduğu bir ailenin üyesi anne Devon’ın, kitap yerine zihin yemek konusunda bitmek tükenmez bir iştaha sahip yavrusunu korurken nasıl dönüşüm gösterdiğini anlatıyor.

    ​An International Bestseller, An NPR Best Sci Fi, Fantasy, & Speculative Fiction Book of 2022, A Book Riot Best Book of 2022, A Vulture Best Fantasy Novel of 2022, A Goodreads Best Fantasy Choice Award Nominee, A Library Journal Best Book of 2022 ödüllü bu kitapta casusluk romanları biberli bir atıştırmalıkken aşk romanları tatlı ve lezzetlidir. Bir harita yemek, doğal navigasyon becerisi kazandırırken yaramazlık yapan çocuklara sözlüklerdeki küflü sayfalar yedirilir.

    0
    0
    1405
  • 11-04-2024

    Viet Thanh Nguyen’in Pulitzer ödüllü aynı adlı romanından uyarlanan Park Chan-Wook imzalı The Sympathizer, 15 Nisan’da BluTV’de gösterime girecek.

    Robert Downey Jr. ve Hoa Xuande’nın başrolünde yer aldığı dizi, Vietnam Savaşı’nın son günlerinde yarı Fransız, yarı Vietnamlı bir komünist casusun mücadelesini anlatıyor. Casusluk gerilimi ve kültürlerarası bir hiciv olarak tanımlanan, Güney Vietnamlı mültecilerden oluşan bir toplulukta yaşarken, topluluk hakkında gizlice casusluk yapmaya ve sadakati ile yeni hayatı arasında kalan bir adamın mücadelesini anlatıyor.

    Park Chan-wook ve Don McKellar’ın yapımcılığını üstlendiği The Sympathizer’ın oyuncu kadrosunda Robert Downey Jr., Hoa Xuande, Fred Nguyen Khan, Toan Le, Phanxine, Vy Le, Ky Duyen, Kieu Chinh, Duy Nguyen, Alan Trong ve Emmy® ödülü sahibi Sandra Oh yer alıyor. Yedi bölümden oluşan dizide Robert Downey Jr. birden fazla karaktere hayat veriyor.

    The Sympathizer’ın fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=PqEte8MFiTY

    0
    0
    1566
  • 11-04-2024

    Gama Gallery, İranlı kaligrafi sanatçısı Esmaeil Rashavand’ın eserlerini 17 Nisan-11 Mayıs tarihleri arasında 42 Maslak’ta sanatseverlerle buluşturacak.

    2019 yılında Türkiye’ye yerleşen Esmaeil Rashvand, modern kaligrafinin günümüzdeki en önemli temsilcileri arasında yer alıyor. İran’da geçtiğimiz yüzyılda temelleri atılan ve modern kaligrafi olarak tanınan Nakkaşihat akımının günümüzdeki öncü temsilcilerinden Rashavand, gücünü geleneksel kökenlerden alan, çağdaş tarzda yarattığı kişisel üslubuyla tuval resminin tıkanmışlığına yeni bir önerme sunuyor. Şule Claire Altıntaş’ın sanatseverler ile buluşturduğu sergideki eserlerde sanatçı insanın, aşkın doğasını geleneksel hat formlarının gücüyle tuvale taşıyor.

    ​İnsanın aşkın doğasına fenomenolojik bir bakış sunan ve “aşk” kavramını varlık bilimsel bir yaklaşımla inceleyen sanatçı, yarattığı özgün metotlarla Doğu Mistisizm’ine form ve süreç olarak eklemleniyor. Rashavand’ın resmi, kendini bir mantra gibi tekrarlayan, dönüşen, birbirini saklayan ve biçimsel olarak evrilerek insanın sınırsız doğasını tasvir etmeyi amaçlayan zengin biçimselliğiyle, geleneksel yazıyı hattan ayırarak; anlamı formun gücüne yüklüyor. Kırk üç yıllık kariyerinde İran’dan İngiltere’ye; İtalya’dan Fransa’ya uzanan sergiler ve alanında kaleme aldığı referans yayımlarla Rashavand, izleyiciyi Lascaux’tan günümüze insanın yeryüzündeki anlam arayışını, ilan edilenin aksine; formda gizli olanda aramaya çağırıyor.

    0
    0
    1604
  • 11-04-2024

    Jeolog Alex Nogués’in çocuklar için kaleme aldığı jeolojiye ilgi çekici bir giriş niteliği taşıyan, fosillerin gizemi ve jeolojinin büyüsüne dair kitabı Dağın Tepesindeki Bir Milyon İstiridye, Miren Asiain Lora’nın resimleriyle ve Emrah İmre’nin çevirisiyle Can Çocuk’tan çıktı.

    Okurların Aylaklar Kumsalı kitabı ile tanıdığı Nogués, bu kez okurlara denizlerin, yeryüzü katmanlarının ve tektonik levhaların hareketleri konusunda rehberlik ediyor.

    "İklim değişikliği diye bir şey duydun mu? Kuzey Kutbu'ndaki buzullar eriyor. Buzulların tamamı erirse ne olur? Deniz dünyadaki kıyı kesimlerinin büyük bölümünü işgal eder. 85 milyon yıl boyunca deniz yüzlerce, binlerce kez yükseldi ve alçaldı, her seferinde geride katmanlar dolusu çökelti bıraktı. Katmanların hep üst üste olmasının, renklerinin kırmızıdan griye, griden kırmızıya değişmesinin sebeplerinden biri de bu."

    0
    0
    1618
  • 10-04-2024

    İzlandalı rock grubu KALEO, Epifoni organizasyonuyla, %100 Müzik katkılarıyla 24 Temmuz Çarşamba akşamı Küçükçiftlik Park’ta müzikseverlerle buluşacak.

    2016 tarihli satış rekorları kıran, ilk albümleri A/B’nin yayımlanışından bu yana Türkiye’de de büyük bir dinleyici kitlesine ulaşan KALEO, iki yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da sahne alacak. İsmini Hawai dilinde “ses” anlamına gelen KALEO’dan alan grup, Grammy adayı olan No GoodAll the Pretty GirlsGrey's AnatomyRiverdale gibi pek çok popüler dizide kullanılan “Way Down We Go” gibi şarkıların parlaması ile kısa sürede küresel olarak bir milyarın üzerinde dinlenmeye ulaştı.

    Solistliğini; güçlü vokaliyle dikkat çeken JJ Julius’un üstlediği KALEO, dünya çapında bir fenomen hâline geldi. Klasik rock ve blues rock esintileriyle süsledikleri müzikleri, heyecan verici canlı performanslarıyla tanınan KALEO, Coachella, Lollapalooza ve Bonnaroo gibi önemli festivallerde sahne aldı, Rolling Stones stadyum konserlerinin açılış grubu olarak özel olarak seçildi.

    ​24 Temmuz Çarşamba akşamı Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek KALEO konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1525
  • 10-04-2024

    Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle, Sadberk Hanım Müzesi tarafından, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı anısına düzenlenen “Mâzîden Âtîye Zarâfet, Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminden Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Kadın Kıyâfetleri” sergisi, 29 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    iF DESIGN AWARD 2024’te ödüle layık görülen “Mâzîden Âtîye Zarâfet, Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminden Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Kadın Kıyâfetleri” sergisi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan dönemdeki kadın kıyafetlerinden oluşuyor. Müzik ve video enstalasyonlarının eşlik ettiği sergi kapsamında ziyaretçiler 19. yüzyılda saraylı ve şehirli kadınların, Avrupa modasını takip etmesiyle başlayan ve Cumhuriyet’in ilanıyla hız kazanan kıyâfet dönüşüm süreciyle beraber, kadınların çağdaş yaşamdaki rolleri ve elde ettikleri hakları kapsayan bir zaman yolculuğuna çıkıyor.

    Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu’nun yanı sıra Rahmi M. Koç Müzesi, İnönü Vakfı, Mutlu İlmen, Ayfer Neyzi, Ömer M. Koç ve Yapı Kredi koleksiyonlarından da eserlerin yer aldığı sergide, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e özel bir bölüm de bulunuyor. Latife Hanım, Mevhibe İnönü ve Afet İnan’ın elbiseleri ise ilk kez bir arada sergileniyor.

    ​“Mâzîden Âtîye Zarâfet, Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminden Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Kadın Kıyâfetleri” sergisini 29 Ekim tarihine kadar Abdülmecid Efendi Köşkü’nde pazartesi günleri hariç 11.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1807
  • 10-04-2024

    Alternatif bir toplumun olanaklarını inceleyen yazar ve sanatçıların makale ve illüstrasyonlarından oluşan, çalışma meselesini farklı yaklaşımlarla ele alan Neden Çalışalım ki? – Boş Zaman Toplumuna Dair Savlar adlı kitap Begüm Berkman’ın çevirisiyle Tellekt’ten çıktı.

    Freedom Press tarafından hazırlanan Neden Çalışalım ki?’ye Nina Power, Bertrand Russel, William Morris, George Woodcock, Camillo Berneri, Ifan Edwards, John Hewetson, Peter Kropotkin, Tony Gibson, Voltairine de Cleyre, SP, Gaston Leval, August Heckscher II, Denis Pym, Colin Ward, Juliet Schor, Claire Wolfe, Davıd Graeber gibi isimler katkı sundu.

    Neden Çalışalım ki?’de çalışma kavramının tarihini, insanı masaya zincirleyen “iş kültürü”nü, modern dünyanın zorlu çalışma koşullarını ve vaat edilen boş zaman toplumunu mercek altına alan yazarlar, ücretli işçiliğin özünde ahlaki bir değerin bulunmadığı ve her ne kadar uzak görünse de hayatın daha farklı yaşanabileceği, hatta yaşanması gerektiği fikrinde buluşuyor.

    0
    0
    1339
  • 09-04-2024

    Engin Hepileri’nin yönetmenliğini üstlendiği Tiyatro iN yapımı Kim Bu Ben, 15 Nisan’da Moda Sahnesi’nde, 26 Nisan’da House Of Performance’da, 17 Mayıs’ta ise Fişekhane’de tiyatroseverlerle buluşacak.

    Kenan Doğulu’nun ise müziklerini yaptığı oyunda; Beyza Şekerci, Onur Ünsal ve Neslihan Arslan’ın rol alıyor. Büyük bir kumarhane zincirinin dijital teknolojilerinden sorumlu veri analisti Robert Leilani’nin ilk ve tek tiyatro oyunu Kim Bu Ben; küresel iklim krizi, pandemi, neoliberalizm, bireyselleşme, dijitalleşme ve gözetleme kapitalizminin şifreleriyle uğraşan, aşk dolu kriminal bir gerilim.

    “Yetimhanede beraber büyümüş Daphne ve Adam, bir gün sanal kimliklerinin çalındığını fark ederler ve o andan sonra hayatları değişir. Çalınan kimliklerle işlenen suçlar hayatlarını karartmaya başlar.

    Tüm dünya onların bir canavar olduğunu düşünürken, onlar hayatlarını karartan bu büyük gizemi çözmeye karar verirler. Dünyaya kendilerini dinletebilecekler miydi? Gerçek kimlikleri hiç var olmuş muydu? Peki birbirlerine güvenebilirler miydi?”

    Kim Bu Ben oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1404
  • 09-04-2024

    Fatma Çiftçi, Merey Şenocak ve Tuğçe Gizem Ertürk’ün farklı disiplinlerden çalışmalarını bir araya getiren “Ve bedenimin içinde, bir başka beden” sergisi, 25 Mayıs’a kadar BE Contemporary’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Ünlü şair Jane Hirshfield’in Bu Ağacın İçinde şiirinden ilham alan “Ve bedenimin içinde bir başka beden” sergisi; doğa, tarih ve benlik ile kurulan tüketim odaklı ilişkinin ötesinde bir etkileşimin olasılığını araştırıyor. Sergi izleyicileri şimdiki zamanın içindeki gizli geçmişin ve kayıp anlatıların peşinde bir yolculuğa çıkarıyor. 

    Sanatçı ve akademisyen Fatma Çiftçi, sanat pratiğini “cam”ın etrafında ve camla birlikte şekillendiriyor. Camı işlemenin gerektirdiği duyarlılığı işlerine yansıtan Çiftçi, cam yapımında kullanacağı malzemeleri seçerken de aynı özeni gösteriyor. Bazen antik bir kentin kalıntıları arasından topladığı toprak ve kaya parçalarını bazen de yeryüzünün en sert minerallerini sürecine dahil ediyor. Sanatçı, camın da en az kendisi kadar yaratımda söz sahibi olduğunu belirterek eserlerinde yeryüzünün tarihine dokunuyor.

    Enstalasyon ve heykel odaklı çalışan sanatçı Merey Şenocak hempcrete (kenevir betonu) ve geleneksel sıvama tekniği tadelakt ile özenle işlediği malzemelerle, doğanın kolektif hafızasında saklı hikâyeleri üç boyutlu olarak aktarıyor. Sanatçı ayrıca itinayla toplandığı bitkiler, taşlar, tortular ve dönüştürülmüş malzemeler aracılığıyla doğaya içkin yaratıcılığı araştırıyor.

    Soyut dışavurumcu ressam Tuğçe Gizem Ertürk benliğin karanlık koridorlarında yürüyor, bedende hapsolmuş anılar ve anlatılarla puslu bir dünya kuruyor. Bireyin içinde yitirilmiş diğer benlikleri keşfe davet ediyor. Farkındalıktan saklanan, bilinçaltına gizlenen kimliklere bir yaşam vaat ediyor. Hirshfield’in şiirinin son dizelerinde ifade ettiği “bundan başka bir beden yok / bundan başka bir dünya yok” düsturu ile sergi; insanlığın benliği, tarihi ve çevresi ile kopan bağlarını onarmak için bir soruşturma ortaya koyuyor. “Ve bedenimin içinde bir başka beden” içe içe geçen ortak varoluşların karşısında tüketen değil, kayıp anlatıları dinleyen ve aktaran özneyi öne çıkarıyor.

    Künye:
    1. Fatma Çiftçi, Hellespontos Phrygia, 2016-2022, cam füzyon, 28 x 28 x 3 cm
    2. Merey Şenocak, The Collector III, 2024, hemp, lime, sand, marble dust, natural earth pigment, olive oil soap
    3. Tuğçe Gizem Ertürk, Döngü, 2021, kağıt üzerine yağlı boya, 133 x 100 cm

    0
    0
    1261
  • 09-04-2024

    Ödüllü Fransız yazar Jean-Charles Berthier’in mini futbol takımının ekseninde, dürüstlük, sportmenlik, başarı ve toplumsal cinsiyet kavramlarıyla yoğrulmuş bir hikâye anlattığı Şut ve Gol!, Azade Aslan’ın çevirisiyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    Türkçede ilk kez bir eseri yayımlanan Berthier; okurlarını mini bir futbol turnuvasına davet ediyor bu kitabında. Olanca güçleriyle turnuvaya hazırlanan, aksiliklerden yılmayan takımların peşinden soluk soluğa koşturuyor. Kız ve oğlan takımlarının arasındaki amansız rekabeti sergileyen roman, sporda etik değerlere dikkat çekiyor, zafere götüren takım ruhunu, azmi ve disiplini yüceltiyor.

    “Felix ve takımı, önceki yıl kıl payı kaptırdıkları birincilik için Ümitler Turnuvası'na hazırlanırlar. Kaptan Isaac, turnuvaya günler kala sakatlanınca moralleri bozulsa da pes etmeye niyetleri yoktur. Sahaya çıkacak ve rakiplerini tek tek yeneceklerdir. Ne ki, turnuvada ilk kez yarışan, tuhaf isimli kızlar takımı skor tabelasındaki dengeleri altüst eder. Hayrete düşen Félix ve takımının aklında tek şey vardır: Yoksa bu yeni oyuncular hile mi yapıyordur!..”

    0
    0
    1523
DAHA FAZLA
Geldanlage