
Garanti BBVA, UNESCO tarafından 2012’de ilan edilen 30 Nisan Uluslararası Caz Günü’nü İstanbul’da farklı mekânlarda gerçekleşecek beş konser ile kutlayacak.
30 Nisan Salı akşamı; Blind’da Portico Quartet, Bova’da Üç: Çağrı Sertel, Alp Ersönmez, Volkan Öktem, Salon İKSV’de CHERISE, Nardis Jazz Club’da Dilek Sert Erdoğan “Tribute to Aretha Franklin” ve Zorlu PSM %100 Studio’da Yazz Ahmed müzikseverlerle buluşacak.
Birleşik Krallık kökenli enstrümantal grup Portico Quartet, modern bir vurmalı çalgı olan hang’ı kullanmasıyla biliniyor. Knee-Deep in the North Sea isimli albümüyle 2008’de Mercury Ödülü’ne aday gösterilen grup; caz, ambient ve elektronik müzik tarzıyla İngiltere caz listelerinde ilk sıralarda yer alıyor.
Alp Ersönmez ve Çağrı Sertel’in elektronik altyapılarla seslendirdikleri besteler ile oluşan projeleri “İki”, Volkan Öktem’in katılımıyla zenginleşerek “Üç” adıyla yoluna devam ediyor. Yıllar içinde pek çok farklı grupla, farklı tarzlarda beraber müzik yapan üçlü, bol doğaçlamalı, elektronik altyapılar üzerine kurulmuş enerjik setlerini dinleyicisi ile buluşuyor.
CHERISE, 2021’de çıkardığı Remedy albümüyle söz yazarlığını ve vokaldeki başarısını kanıtladı. Steam Down, Rueban James, Omar ve Nubiyan Twist gibi müzisyenlerle birlikte çalıştı. 2022’de Michael Kiwanuka’nın L'Olympia (Paris) ve Colisée de Roubaix (Lille) konserlerinin ve Jamie Callum’un Avrupa’daki ilkbahar-yaz turnesinin açılışlarını yaptı. 2023’te Calling albümünü yayımlayan CHERISE, Cross the Tracks Festivali’nde ana sahnede performans sergiledi ve Love Supreme (İngiltere) ve Elbjazz Festivali’nde (Hamburg) başarılı performanslara imza attı.
2002’de “Sing Your Song” adlı müzik yarışmasında “En İyi Kadın Şarkıcı” ödülünü aldıktan sonra müzik sektörüne profesyonel olarak giriş yapan Dilek Sert Erdoğan, 2006’da Amerika’da düzenlenen “International Songwriting Competition” yarışmasında, kendisine ait dört parçayla 14 bin aday arasından, genel performans kategorisinde ilk 25 arasına girmeyi başardı. Dilek Sert Erdoğan, söz ve müzikleri kendisine ait olan dokuz İngilizce parçadan oluşan, Türkiye’nin ilk soul albümü Moments’ı 2013’te çıkardı.
Caz trompetçisi olarak müzik kariyerini sürdüren Bahreyn asıllı Yazz Ahmed, müziğinde Arap ve Batı esintileri kullanarak bestelerini üretiyor. Radiohead, Lee Scratch Perry ve Transglobal Underground gibi gruplarla çalışan ve aynı sahneyi paylaşan Ahmed, Finding My Way Home’un ardından La Saboteuse ve Polyhymnia albümlerini müzikseverlerle buluşturdu.
.artSümer, Deniz Üster’in “T E R R A N U L L I U S: Yerçekiminin Hasadı” başlıklı kişisel sergisini 18 Mayıs tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Jeolojik, bilimsel ve antropolojik araştırmalarını kurgulayarak sanat pratiğiyle örüntüleyen Deniz Üster, “T E R R A N U L L I U S: Yerçekiminin Hasadı” sergisinde son döneme ait çalışmalarını izleyicilere sunuyor. Pratiğinde oyuncu bir yaklaşım izleyen Üster, uzay araştırmalarından yola çıkarak, Dünya’daki yaşamın ötesinde tasavvur edilecek bir adalet kavramını merkeze alan etik sorunsallar yaratıyor. Bu etik muammaların izleyicide yol açtığı ikirciklilik, eserlerindeki performatif yönü ortaya çıkarıyor. Bizi çok türlülük yaklaşımlarını aşan bir birliktelik hayal etmeye davet eden Üster sadece mikroorganizmaları değil, sudan minerallere kadar tüm elementleri ve güçleri içeren bir çoğulluk düşlüyor. Bu nedenle malzemeler ve süreçler sanatçının çalışmalarında özel bir önem taşıyor. Bilim kurguyu temel disiplini olarak kullanan sanatçının yarattığı bu çoğulcu anlatılarda, doğadaki kurgusal bir değişim alternatif toplumsal yapıların ve ekonomik sistemlerin temelini oluşturuyor.
Künye:
1. DUSTER, Ortaya Çıkışın Şiirselliği, 40x78x40 cm, 2023
2. DUSTER, Bir Dilek, 120x76 cm, 2023
Bertolt Brecht’in 1919’da kaleme aldığı ve ilk defa 1922’de sahnelenen 1919 Berlin Spartaküs Ayaklanması’nın gölgesinde yaşanan olayları konu aldığı oyunu Gecede Trampet Sesleri, Firuzan Gürbüz Gerhold’un çevirisiyle yeniden Everest Yayınları’ndan çıktı.
Anna Balicke’nin nişanlısı Andreas Kragler, I. Dünya Savaşı’nda topçu eri olarak görev yapmıştır ama dört yıldır kayıptır. Uzun tereddütlerden sonra Anna, ailesinin isteği üzerine savaş vurguncusu Friedrich Murk ile nişanlanmayı kabul eder. Nişan günü Andreas aniden ortaya çıkar ve Afrika’da savaş esiri olarak tutulduğunu iddia eder. Anna’nın ailesi ve Friedrich, Andreas’a çulsuz bir baş belası muamelesi yapar; Friedrich’ten hamile olan Anna da Andreas’tan çekip gitmesini ister. Andreas kısa süreliğine isyancılara katılır ancak olaylar bu kadarla da kalmaz. Beklenmedik pek çok gelişmeden geriye Andreas’ın şu etkili sorusu kalır: “Fikirleriniz göklere çıkacak diye etim kaldırım taşında çürüyüp gitsin mi?”
Anima Musicæ Oda Orkestrası, 2024 Macar-Türk Kültür Yılı kardeş etkinlikleri kapsamında İş Sanat’ın ev sahipliğinde İş Kuleleri Salonu’nda konser verecek. 17 Nisan Çarşamba akşamı gerçekleşecek konserde, orkestranın Kurucu Müzik Direktörü ve başkemancısı Gwendolyn Masin orkestrayla birlikte sahne alacak.
2010 yılında Budapeşte’deki Liszt Müzik Akademisi öğrencileri tarafından kurulan Anima Musicæ Oda Orkestrası, kuruluşundan bu yana Budapeşte'deki Liszt Akademisi ve Macar Radyosu, Viyana’daki Musikverein, Pécs’teki Kodály Merkezi ve Sardinya’daki Teatro Verdi gibi önemli mekânlarda sahne aldı. Békéscsaba, Kecskemét, Pannonhalma, Sümeg, Szeged ve Üllő gibi Macaristan’ın birçok şehrinde müzikseverlerle buluşan topluluk; Győr, Pécs, Martonvásár’daki Brunswick Kalesi ve Miszla Kalesi’nde her yıl düzenli olarak performans sergiliyor. Orkestranın ustalık sınıfı serisi kapsamında Gyanógeregye’de ise her yıl yaz dönemi gerçekleştirdiği etkinlikler artık bölgenin sanatsal yapısının ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Orkestra ayrıca Fransa, İtalya, Avusturya ve Almanya'daki performanslarıyla da değerli bir uluslararası üne kavuştu. Orkestra, Kristóf Baráti, György Déri, Zoltán Fejérvári, Sir James Galway, Béla Horváth, Péter Kiss, Csaba Klenyán, János Lackfi, Csaba Onczay, Polina Pasztircsák, Ferenc Rados, Ditta Rohmann, Imre Rohmann, János Rolla, Gyula Stuller, Izabella Simon, Dénes Várjon, István Várdai, Tamás Vásáry ve Andrea Vigh gibi müzisyenlerle sahne aldı. Günümüzün önemli konser kemancılarından ve klasik müziğin yenilikçi müzisyenlerinden Gwendolyn Masin aynı zamanda ödüllü bir yazar, müzikolog, eğitmen ve konuşmacı olarak birçok misyonu üstleniyor.
17 Nisan Çarşamba akşamı İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
OMM’da devam eden “İki Güneş Altında” sergisine paralel podcast serisi Spotify’da dinleyicilerle buluşuyor.
OMM, gökyüzünde iki güneş olasılığının açtığı mitolojik ve spekülatif ufuklardan, dünyadaki varoluşumuzun Güneş’le olan derin bağlantılarına uzanan bir keşif yolculuğu sunan “İki Güneş Altında” başlıklı sergisine paralel olarak yeni bir podcast serisi hazırladı. Podcast serisinde serginin küratörü Aslı Seven, sergide işleri yer alan sanatçılar Seyhun Topuz, Taner Ceylan, Yağız Özgen, Gizem Akkoyunoğlu ve Serhat Kiraz ile sanat pratikleri üzerine konuşuyor. OMM’un Sergiler Direktörü Zeynep Birced ise “İki Güneş Altında” sergisinin ortaya çıkış hikâyesini anlatıyor.
Erol Tabanca Koleksiyonu’ndan bir seçki sunan “İki Güneş Altında” sergisini 21 Temmuz’a kadar OMM - Odunpazarı Modern Müze’nde ziyaret edebilirsiniz. Podcast serisini ise Spotify üzerinden dinleyebilirsiniz.
“İki Güneş Altında” Podcast Serisi
Bölüm 0 - Güneş’in Batmasına İzin Verilmeli - Zeynep Birced, Aslı Seven
Bölüm 1 - Sadeliğe Varmak- Seyhun Topuz
Bölüm 2 - Işığın Yarattığı Ruh Hâlleri - Taner Ceylan
Bölüm 3 - Bir Manzara Olasılığı - Yağız Özgen
Bölüm 4 - Bilinmeyeni Anlamlandırma Sistemi - Gizem Akkoyunoğlu
Bölüm 5 - Dünyanın En Küçük Yapı Taşı: Sayılar - Serhat Kiraz
Künye: "İki Güneş Altında", "Under Two Suns", Odunpazarı Modern Müze, Fotoğraf: Kayhan Kaygusuz, 2023
Ann-Helén Laestadius’un gerçek olaylardan yola çıkarak küçük bir kızın sancılı büyüme öyküsünü anlattığı, dünya çapında okurun ilgisini gören kitabı Çalınan, Yonca Mete Soy’un çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.
Çalınan; yılın büyük bir bölümünü karlar altında geçiren coğrafyadaki zorlu yaşam şartlarına; iklim krizinin etkilerinden, Sami halkının yıllardır yaşadığı baskı ve ayrımcılığa; birbirlerine sıkıca bağlı aile üyelerinden, bireylerin hayatta kalma savaşına dek pek çok konuyu ele alıyor.
“İsveç’in Kuzey Kutup Dairesi içinde kalan topraklarında kış tüm gücüyle hüküm sürmektedir. Ailesi, Sami ailelerin çoğu gibi rengeyiği yetiştiriciliğiyle uğraşan dokuz yaşındaki Elsa bir sabah çok sevdiği rengeyiğinin katledilişine tanık olur fakat kendini ve ailesini korumak için sessiz kalmayı seçer. Geçim kaynağı olmanın ötesinde yaşamsal bir önem taşıdıkları halde “çalınan” rengeyikleri ile ilgili yapılan sayısız şikâyet sonuçsuz kalacak, kanun gereği hırsızlık sayılan bu suçla ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Ta ki aradan yıllar geçene ve artık bir yetişkin olan Elsa hem içinde bulunduğu toplumun hem de kendisinin kaderini değiştirmek için harekete geçene dek…”
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve Mercedes-Benz Türk’ün iş birliğiyle başlatılan SaDe (Sanatçı Destek Fonu), ikinci döneminde Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 30 yaşını aşmamış sanatçıların yeni eser üretimlerine katkıda bulunmayı amaçlıyor.
Program kapsamında adaylar görsel sanatlar (resim, heykel, seramik, fotoğraf, cam, illüstrasyon, çizim veya baskı teknikleri) alanında bir proje sunumuyla başvurularını gerçekleştirebilecek. Tasarı aşamasındaki sanat projeleriyle yapılacak başvurular arasından belirlenecek beş projeye fondan 5.000’er avro katkı sağlanacak, ayrıca genç sanatçılara üretim süreçleri boyunca projelerini geliştirebilmeleri amacıyla, alanında uzman mentorlarla çalışma imkânı sunulacak. Sanatçılar, projelerini hayata geçirirken destek almak isteyecekleri kültür-sanat profesyonelleri, kurumlar ve üreticilerle de bir araya getirilecek.
SaDe programına başvuruları değerlendirecek kurulda sanatçı ve akademisyen Şive Neşe Baydar, sanatçı Burçak Bingöl, sanatçı Sinem Dişli, sanat alanı yöneticisi ve sanatçı Erkan Özgen ile sanatçı ve akademisyen Evrim Kavcar yer alıyor.
Sanatçılar, SaDe programına 10 Mayıs Cuma saat 17.00’ye başvuruda bulunabilecekler. Başvuru koşulları ve ayrıntılı bilgiye buradan ulaşılabilirsiniz.
Édouard Louis’nin kırk beş yaşına geldiğinde isyan bayrağını çekerek arzuladığı gibi yaşamayı seçen ve yavaş yavaş özgürleşen, sonunda kendini keşfeden annesini anlattığı kitabı Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri, Ayberk Erkay’ın çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
Yazar, bir kadının hikâyesini kendi gözünden aktarıyor bu kitabında. Çocukken farklı bir anneye sahip olma arzusuyla bugün onu her şeye rağmen özgür ve mutlu bir kadın olarak görme deneyimi arasındaki anlatısında hayatlarımızı yöneten zalim sistemleri ve onlardan kaçış olasılığını da ele alıyor.
“Bu fotoğrafa bakarken dili yitirdiğimi hissettim. Onu bütünüyle özgür, tüm bedeniyle geleceğe doğru yol alırken görmek, aklıma babamla paylaştığı yılları, maruz kaldığı aşağılamaları, yoksulluğu, yirmi beşle kırk beş yaşları arasında, başka kadınlar hayatı, özgürlüğü, yolculuğu, kendini tanımayı tecrübe ederken, eril şiddet ve sefalet tarafından yaşamından koparılmış, neredeyse yok edilmiş yirmi yılı getirdi.
Bu fotoğrafı görmek bu yok edilmiş yirmi yılın doğal bir şey olmadığını, ondan bağımsız dış güçlerin –toplum, erillik, babam– eylemlerinin bir neticesi olduğunu hatırlamamı sağladı, demek ki her şey başka türlü olabilirdi.”
Viet Thanh Nguyen’in Pulitzer ödüllü aynı adlı romanından uyarlanan Park Chan-Wook imzalı The Sympathizer, 15 Nisan’da BluTV’de gösterime girecek.
Robert Downey Jr. ve Hoa Xuande’nın başrolünde yer aldığı dizi, Vietnam Savaşı’nın son günlerinde yarı Fransız, yarı Vietnamlı bir komünist casusun mücadelesini anlatıyor. Casusluk gerilimi ve kültürlerarası bir hiciv olarak tanımlanan, Güney Vietnamlı mültecilerden oluşan bir toplulukta yaşarken, topluluk hakkında gizlice casusluk yapmaya ve sadakati ile yeni hayatı arasında kalan bir adamın mücadelesini anlatıyor.
Park Chan-wook ve Don McKellar’ın yapımcılığını üstlendiği The Sympathizer’ın oyuncu kadrosunda Robert Downey Jr., Hoa Xuande, Fred Nguyen Khan, Toan Le, Phanxine, Vy Le, Ky Duyen, Kieu Chinh, Duy Nguyen, Alan Trong ve Emmy® ödülü sahibi Sandra Oh yer alıyor. Yedi bölümden oluşan dizide Robert Downey Jr. birden fazla karaktere hayat veriyor.
The Sympathizer’ın fragmanını buradan izleyebilirsiniz.
Salt Beyoğlu’nda sanatseverlerle buluşan Handan Börüteçene’nin “Üç İç Denizin Ülkesi” sergisi kapsamında 6 Nisan Cumartesi günü güncel sanat alanında kayıp eser vakalarına odaklanan iki yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirilecek.
Handan Börüteçene’nin en kapsamlı sergisi “Üç İç Denizin Ülkesi”, kırk yılı aşkın süredir arkeoloji, tarih ve doğa odağında üreten sanatçının pratiğine bütünlüklü bir bakış sunuyor. Börüteçene’nin kaydı tutulmamış, gözden ırak kalıp doğru şekilde muhafaza edilmemiş ve kaybedilmiş işlerine vurgu yapan sergi, Türkiye’de sanat eserlerine yönelik ihmalkâr tavra da dikkat çekiyor.
Serginin gündeme getirdiği bu tavra referansla, 6 Nisan Cumartesi günü 12.15-17.00 saatlerinde Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da “Sorumluluklar Üzerine” başlıklı yuvarlak masa toplantıları düzenlenecek. Ferda Çağlayan, Osman Erden, Ayşe H. Köksal ile Ali Şentürk’ün konuşmacı olarak yer alacağı ilk oturumda, örnek vakalar üzerinden Türkiye’de sanatın maddi belleğinin aşınmasının arkasındaki koşullar değerlendirilecek; süregiden tahribat kültürüne dair tespit ve görüşler paylaşılacak. Selim Bilen, Behiye Bobaroğlu, Haro Cümbüşyan ve Saliha Yavuz’un bir araya geleceği ikinci oturumda ise sanatçı, temsilci ve koleksiyoncuların sorumlulukları ile aralarındaki ilişki tartışılacak. “İhtilaf durumlarında uzlaşma nasıl sağlanır?”, “Bilinçli bir koruma etiği nasıl tahsis edilir?” gibi sorular üzerinde durulacak. Bu program ile seçili örnekler üzerinden kayıp eser vakalarına dair bir çerçeve oluşturulması amaçlanıyor.
Hakan & Melis Börteçene ve Spot Projects’in destekleri, Asya International Movers (Nakliyat), Dostcam (Prodüksiyon), Eureko Sigorta ve Jotun Boya’nın katkılarıyla hayat geçirilen “Üç İç Denizin Ülkesi” sergisini Ramazan Bayramı’nın birinci ve ikinci günleri (10-11 Nisan) hariç 14 Nisan’a dek Salt Beyoğlu’nda ziyaret edebilirsiniz. “Yuvarlak Masa Toplantıları: Sorumluluklar Üzerine” etkinliği hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
1. Handan Börüteçene’nin Ataköy 9. Kısım’daki heykeli, 1987-1988 Fotoğraf: Mustafa Hazneci (Salt), 2023
2. Handan Börüteçene’nin Yeryüzünün Belleği (1995) serisinden, kayıp bir bellek kasası Sanatçının izniyle
3. Handan Börüteçene’nin Mutfak Ordusu serisinden kayıp heykeli Londra’da bulundu Sanatçı ve Esti Barnes’ın izniyle