24 NİSAN, CUMA, 2026

“İstanbul, DNA'mızı Yeniliyor”: Global Design Forum İlk Kez İstanbul'da

Bu yıl ilk kez İstanbul’da gerçekleşecek Global Design Forum’a, etkinliğin geleceğine ve İstanbul’un tasarım dünyasındaki yerine dair Global Design Forum İstanbul'un artistik direktörü, sanatçı Melek Zeynep Bulut ve Forum’un kurucusu Ben Evans ile konuştuk.

“İstanbul, DNA'mızı Yeniliyor”: Global Design Forum İlk Kez İstanbul'da

15 yıldır Londra Tasarım Festivali'nin çatı etkinliği olarak Victoria and Albert Museum’da düzenlenen Global Design Forum, bu yıl ilk kez İstanbul’a geliyor. 13–16 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul'da, Topkapı Sarayı’nda gerçekleşecek etkinlik, tasarımcıları, mimarları, küratörleri, akademisyenleri ve kent liderlerini dört günlük bir program çerçevesinde bir araya getirecek. “Worlds in Contact” temasıyla düzenlenen etkinliğin sanatsal yönetimini, Londra Tasarım Festivali 2024'te büyük ilgi gören bir enstalasyona imza atan Türk sanatçı ve tasarımcı Melek Zeynep Bulut üstleniyor. Bulut, aynı zamanda Forum’un Türkiye'deki ortağı People & Places & Ideas’ın (PPI) kurucusu.

Global Design Forum, 15 yılı aşkın süredir London Design Festival’in çatı etkinliği olarak güçlü bir kimlik oluşturdu. İstanbul'a taşınmak Forum’un DNA’sını nasıl etkiler?

Ben Evans: Londra, tasarım alanında öncü bir şehir olmanın ayrıcalığını yaşadı; dünya çapından yeteneklerin buraya taşınması, tasarım hakkındaki düşüncelerimizi geliştirmemizi sağladı. Evet, London Design Festival ve Global Design Forum Londra kökenli ancak Londra’yı biz, dünyadaki fikir ve düşüncelere açık, kapsayıcı ve akışkan bir şehir olarak görüyoruz. Forum’u başka bir şehre taşıyarak, yeni ortaklar ve farklı bakış açılarıyla bu diyaloğu zenginleştirme imkânı buluyoruz. İstanbul söz konusu olduğunda, şehrin tarihsel katmanları ve kültür ile yaratıcılık etrafındaki karmaşıklıklar, Forum’u gerçekleştirmek için ideal bir ortam sunuyor.

“Worlds in Contact” teması örtüşen krizler çağında tasarımın rolünü sorguluyor. Çağdaş tasarım bu krizlere nasıl yanıt veriyor?

Melek Zeynep Bulut: “Worlds in Contact” teması, örtüşen krizler çağında — ekoloji, göç, teknoloji, kamusal yaşam ve kaynak kullanımı — tasarımın ne anlama geldiğini sorguluyor. Bugün krizler artık birbirinden ayrı görünmüyor. Ekoloji, göç olmadan tartışılamaz; teknoloji, kamusal yaşamdan koparılamaz. Bunlar iç içe geçmiş koşullar. Bu bağlamda çağdaş tasarım, karmaşıklığı basitleştirmeye çalışmak yerine önce onu kabul etmek zorunda.

​Beatrice Galilee ile birlikte geliştirilen konferans programı bu çerçeveye büyük bir hassasiyetle yaklaşıyor ve tasarımın sorumluluğunu merkeze alıyor. Tasarımı salt estetik ya da inovasyon odaklı ele almak yerine, etik, ekolojik ve sivil boyutlarını ön plana çıkarıyoruz.

1. Melek Zeynep Bulut
2. Ben Evans

Topkapı Sarayı gibi katmanlı tarihe sahip bir mekânda bulunmak, Forum’un formatını, felsefesini ve işleyişini nasıl dönüştürüyor

B.E.: Global Design Forum tarihsel olarak V&A Müzesi’ni kullanma ayrıcalığına sahip oldu; müze uzun vadeli ortaklarımızdan biri. Topkapı Sarayı gibi önemli ve atmosferik bir mekânı kullanma fırsatı ise karşı konulamazdı. Saray, İstanbul’un incilerinden biri ve çok katmanlı bir tarihe sahip. Sarayı ilk ziyaretimizde büyüleyici güzelliği karşısında çok etkilendik.

​İstanbul ve Londra ekipleri, Forum’u bu tarihi mekâna taşımak için birlikte çalıştı. Aynı zamanda saray alanında dinamik bir etkinlik mekânı yaratmak ve her şeyi yerinde kurmak hassasiyet gerektiriyor. Biz etkinliklerimizi konferans salonları veya standart amfi salonlarda değil, özel ve farklı mekânlarda yapmak istiyoruz. Umarım bu, Forum’u daha unutulmaz, farklı ve dinamik kılar.

Bu yaklaşım gelecekteki edisyonlar için model oluşturacak mı?

B.E.: Forum’u daha önce yurt dışına taşıdık; New York ve Hong Kong’a gittik. Ev sahibi şehri çok dikkatli seçiyoruz; bu doğrudan yerel ortaklıklarla ilişkili. Sadece forum boyunca değil, yıllarca sürebilecek fırsatlar ve ortaklıklar yaratmakla ilgileniyoruz. Türk ortağımız PPI ile doğru ortaklığın kurulduğuna inandığımız için bu edisyonun başarılı olacağına güvenimiz tam. Umarım bu yılki etkinlik, Forum’u İstanbul tasarım takviminde düzenli bir etkinlik hâline getirmemizi sağlar.

Ana enstelasyon, Waugh Thistleton-Praise of Transience, Andrew Woug

İstanbul’u “hiç başlamayan ve hiç bitmeyen” bir yapı olarak tanımlıyorsunuz. Bu yaklaşım Forum’un çerçevesini nasıl şekillendirdi?

M.Z.B.: İstanbul; sabit sınırlarla değil, ilişkiler, örtüşmeler ve beklenmedik yakınlıklarla tanımlanan bir şehir. Bu anlayışla tek bir tez etrafında doğrusal bir program yerine, şehir genelinde hareket eden, katmanlı ve açık uçlu bir yapı tasarladık. Program bir şehir performansı olarak açılıyor; enstalasyonlar, araştırma, hikâye ağları ve Forum’un kendisi birbirini harekete geçiren parçalar olarak işlev görüyor.

İstanbul edisyonunun Londra programına katkısı nasıl olacak?

B.E.: Tasarımla kesişen ve nerede olursa olsun tartışılması gereken büyük küresel meseleler var. Sürdürülebilirlik, döngüsellik, ekonomik büyüme, teknoloji ya da yapay zekâ — tasarım, bu alanlardaki en büyük sorunlarımızın çözümünde kilit bir rol üstlenebilir. Forum bu tartışmalar için bir platform sunuyor ve İstanbul’daki GDF'den çıkan sonuçların eylülde Londra’ya, oradan da başka yerlere yankı yapacağına inanıyoruz.

Global Design Forum İstanbul, 13–16 Mayıs 2026 tarihleri arasında şehre yayılan bir programla gerçekleşecek.

0
278
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage