
Cansın Sung, Doğu ve Batı kültürlerinin Türk kültürüyle harmanlandığı öğeleri, Türkiye’den Güney Kore’ye uzanan yaşam ve üretim pratiğinde geliştirdiği kültürel algı zenginliğiyle yapıtlarına yansıtıyor. Sanatçı, Anadolu medeniyetlerinin ortak değeri olan hamam kültürü ekseninde, suyun arınma ile kurduğu ilişkiyi motifler ve kendi figürü üzerinden izleyiciyle buluşturuyor. Cansın Sung ile Gallery EOS bünyesinde gerçekleşen “Catharsis in Hammam” sergisi ve üretim pratiği üzerine konuştuk.
Cansın Sung, Ankara’da başlayan sanat yolculuğunu on yıldır Güney Kore’de sürdüren bir Türk sanatçı olarak, Türk-Anadolu tarihi ve kültür öğelerinin eklektik yapısına derin bir bakış sunuyor. Göktürklerden Antik Yunan’a, İslamiyet’ten Osmanlı’ya uzanan geniş bir kültürel bağlamda su ve arınma pratikleri, çalışmalarının kavramsal temelini oluşturuyor. Figürlerinde şeffaflık, dönüşüm ve katmanlılık aracılığıyla kimlik ve zaman ilişkisini sorgulayan sanatçı, hamamı bu sürecin merkezinde konumlandırıyor. Yapıtlarında Antik Yunan ve Roma’nın yanı sıra Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok medeniyet ve dinden motiflerle Türkleri simgeleyen öğeleri bir araya getiriyor. Kore’de edindiği deneyim üzerinden Doğu ve Batı kültürlerinin kesişiminde Türk kimliğini incelerken, bu yaklaşımı arınma kavramı üzerinden geliştiriyor.
On yıldır Güney Kore’de yaşayan ve üreten bir sanatçı olarak bize kendinden bahseder misin? Kariyer ve yaşamında Türkiye’den Güney Kore’ye uzanan bu süreç nasıl gelişti?
Ankara çıkışlı ressam anne ve babanın kızı olarak, küçük yaşlarda sanatla ilgilenmeye başladım. Ailemin figüratif resim geleneğinden etkilenerek zamanla ben de figür resmine ilgi duydum. Lise yıllarından başlayarak sık sık müze gezmeye, Avrupa seyahatlerine çıktım. Yüksek lisans eğitimimi yurt dışında yapıp Türkiye’ye dönüp babam gibi akademisyen olmayı planlıyordum. 2014 yılında üniversitede okurken tatil için Japonya ve Kore’ye tatile geldim. O zaman Kore kültürü yurt dışında çok tanınmadığı için benim de Kore’ye dair pek fikrim yoktu. Kısacası Kore ile tanışmamız şans eseri oldu. Hayal ettiğimden daha gelişmiş bir ülke ve köklü bir tarih ile karşılaşınca hayran kaldım. Türkiye ile olan kültürel benzerlikleri, Kore Savaşı yüzünden bize duydukları minnettarlıkları, sanata olan tutumları beni çok etkiledi. 2016 yılında üniversite bitince hem Kore’yi gezmek hem dil öğrenmek için altı aylık dil kursuna kayıt oldum. Öğrendikçe Kore dilini çok sevdim. Yüksek lisansımı Kore’de yapmaya karar verdim ve kursumun süresini uzatıp üniversitelere başvurdum. 2018’de Hongdae Üniversitesi’ne girdim ve 2021’de Korece tezli yüksek lisans olarak eğitimimi tamamladım. 2023’ten beri de kendi sanat atölyemde çalışmalar yapıp resim dersleri veriyorum.
“Catharsis in Hammam” başlıklı sergin Incheon’da, Gallery EOS’da izleyici ile buluştu. İlk olarak sergi öncesindeki üretim sürecinden bahseder misin? Atölyende nasıl bir hazırlık süreci geçirdin?
Gallery EOS’da gerçekleşen sergimde, 2018’den 2025’e kadar yaptığım çalışmalarımdan bazılarını sergileme şansı buldum. 2018’de Hongdae Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparken başladığım hamam konulu çalışmalarımı 2025’de kendi sanat atölyemde devam ettirdim. Yağlı boya çalışmalarımdan küçüklü büyüklü on üç çalışmamı sergiledim.
Sergideki yapıtlarda ve üretim pratiğinde öne çıkan katarsis ve kimlik kavramları üzerinden ilerlemek isterim. Katarsis ve kimlik nasıl ilişki kurabilir?
Kore’de on yıldır yaşayan bir Türk olarak kendimi bazen Batı bazen Doğu kültürünü taşıyan biri olarak hissediyorum. Kore ve Türkiye benzer Doğu kültürüne sahip olsalar da Koreliler çok fazla Türk ile tanışma olanağına sahip olmadığı için daha çok Batı kültürüne sahip olduğumuzu düşünüyorlar. Ben de kendi kültürümü anlatmaya çalıştıkça Türk kimliği ve Türk kimliğinde Doğu ve Batı kültürlerinin harmanlandığı terimler üzerine çalışmaya başladım.
Arınma konusu da hem Orta Asya-Göktürk hem Antik Yunan hem de İslamiyet’te benzer şekillerde kullanılmış. Göktürklerin Gök Tanrı inancında suyu bedensel ve ruhsal bir temizlenme aracı olarak kullanılması; Antik Yunan’da suyun ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılması; İslamiyet’te abdest almak günümüzde de benzer anlamları taşıyor. Bu kültürel benzerliklerden yola çıkarak Türk kültüründeki arınma kavramı üzerine çalışmalar yaptım. Türk kimliği dediğimizde görünüş olarak belirli bir fenotip, insan tasviri, belirmediği için ilk yaptığım çalışmalarda figürlerde portre yapmayarak bu düşüncemi yansıtmaya çalıştım. Sonraki çalışmalarımda, Türk kimliğini en iyi bu şekilde tasvir edebileceğimi düşünerek kendi portremi çalışmaya başladım. Yıkanan figürlerde zamanın akışıyla değişen hareketler, figürlerdeki şeffaflık ve iç içe geçmeler, en son aşama olarak figürün beyaz hâl alması bu arınma kavramını tasvir ediyor.
Sergi başlığındaki “hamam” bir mekân olarak bu ilişkide nasıl bir rol üstleniyor? Günümüzde Türk hamam kültürü olarak geçse de yapıtlarının çıkış noktasında belirttiğin gibi, hamamlar Roma dönemine kadar uzanan bir arınma ve sosyalleşme mekânı aslında. Bu kavramın farklı medeniyetler içinde geçirdiği dönüşümler ve zamanla kazandığı kültürel anlamlar hakkında neler söylersin?
Bir Ankara- Haymanalı olarak küçük yaştan beri hamam kültürünü yakından tanıma şansım oldu. Hamam benim için sadece temizlik değil benim kimliğimin ve kültürümün bir parçası. Hamam üzerine ilgim arttıkça tarihsel araştırmalar yapmaya, Türk kültüründeki yıkanma, su ve arınma üzerine çalışmaya başladım. Türkiye’de üniversite mezuniyet dönemi çalışmalarımda yıkanma ve arınma konusunu işlemiştim. O dönemde suyun bedensel ve ruhsal temizleme ve iletişim aracı olmasından etkilenmeye başlamıştım. Daha sonrasında arınma üzerine düşündükçe Antik Yunan’da nasıl bir kullanım olduğunu, sonrasında Anadolu’da yaşayan medeniyetleri nasıl etkilediğini araştırmaya başladım. Anadolu’da Roma hamamı kültürünün Osmanlı kültürüne entegre olmasını ve Türk hamamı kavramının coğrafi olarak yayılmasından etkilendim. Türk hamamı dendiğinde, farklı ülkelerden olsalar da insanların kafasında belirli bir hamam görüntüsü oluşması, benim anlatımıma doğrudan bağlantı sağlayacağı için hamam konusunu çalışmalarımın ana konusu hâline getirdim.
Osmanlı döneminde kullanılan çini ve hamam motifleri bu kültürün önemli görsel unsurları arasında yer alıyor. Senin yapıtlarında da bu motiflere referanslar görüyoruz. Yapıtlarında öne çıkan motifler neler? Onlar ve hamam kültürü arasında nasıl bir sembolik ilişki kuruyorsun?
Osmanlı İmparatorluğu gibi uzun bir tarih ve büyük bir coğrafyaya hâkim olan bir uygarlığın birlikte yaşadığı toplumların kültürlerinden etkilendiği, kendi kültürünü de o coğrafyalara götürdüğünü biliyoruz. Hamam kavramını ele alırken Osmanlı kültürel motiflerini, geçmiş Türk ve Anadolu uygarlıklarının motiflerini birlikte kullanmaya çalıştım.
Çalışmalarımda Göktürk, Gök Tanrı (Şamanizm), Hitit, Antik Yunan, Roma, Hıristiyanlık, Bizans, Selçuklu, İslamiyet, Osmanlı gibi birçok medeniyet ve dinden motifler ile Türkleri simgeleyen öğeler yer alıyor. Selçuklu yıldızı, ebru, hale, vitray, lale, halı, turkuaz mavisi, Edirne kırmızısı, çini bunlardan bazıları. Çalışmalarımda Topkapı Sarayı’ndaki çinilerden, Sultanahmet Camii’ndeki vitraylardan etkilenerek figürlerin arka planlarında bu motiflere yer verdim. Hamam başlığı altında tüm bu kültürel öğelerin eklektik bir sentezini yapıyorum.
Motiflerindeki gibi tekrar eden ancak zamanla soluklaşan, kendi tasvirini andıran figürler dikkat çekiyor. Hamam kesitlerinde görülen bu görsel anlatı üzerinden, katarsis sürecindeki duygusal boşalma ve zihinsel geçiş hâlleri arasında bir ilişki kuruyor musun?
Şeffaf, iç içe geçmiş, çoklu figür kullanımıyla anlatmak istediğim farklı kültürlerin yıkanma, döngüsel zaman kavramını, buna bağlı olarak ortaya çıkan arınma kavramlarını ve hamam kültürüne yansımalarını tasvir etmek istiyorum. Yapıtlarımda arınmayı zamana bağlı olarak, figür hareketlerinin form değiştirmesi ve şeffaflaşıp, beyazlaşması olarak resmediyorum. Arınma kavramını da Selçuklu yıldızı ya da lale motifi gibi kullandığım kültür öğelerinden bir tanesi olarak ele alıyorum. Bu yaklaşım, arınmanın hamam kültürünün bir parçası olması ve resimlerimde daha fazla yer almasına neden oluyor. Bu yüzden sergimin başlığını “Hamam’da Arınma” (Catharsis in Hammam) olarak seçtim.
Doğu ve Batı olarak tarif edilen kültürel katmanların yapıtlarında iç içe geçtiğini görüyoruz. Uzun süredir Güney Kore’de yaşayan ve üreten bir sanatçı olarak gerek bu kültürel sentezin gerekse bulunduğun coğrafyanın üretim pratiğine etkisini nasıl değerlendiriyorsun? Bu deneyim, işlerinde nasıl karşılık buluyor?
İnsan içinde yaşadığı kültürün dışarıdan nasıl göründüğünü ve nasıl bir etkiye sahip olduğunu fark edemeyebiliyor. Bizim için günlük hayatın içinden bir kültür öğesi olabilecek şeyler, Koreliler için çok farklı ve enteresan bir etkiye sahip olabiliyor. Koreliler yüzyıllardır tek millet ve ulus devlet inancına sahipler. Bin yıl önce yaşayan Korelinin de şimdiki Koreliler ile aynı DNA’ya sahip olduğunu düşünüyorlar. Bu yüzden Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya göçmesi, Osmanlı döneminde farklı medeniyetlerle birlikte yaşaması onlara çok farklı ve anlamlandırması zor gelebiliyor. Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya göç etmeden önceki medeniyetlere karşı nasıl bir bakış açısına sahip olduğunu da merak ediyorlar. Ben de Kore’de yaşamaya başladığım ilk yıllarda sadece hamam ve arınma konusunu ele alan çalışmalar yaparken zamanla benim için tanıdık ama Korelilere farklı gelen, eklektik Türk- Anadolu tarih ve kültür öğelerini daha fazla ve derinlemesine ele almaya başladım. Kore’de yaşayarak kendi kültür ve tarihime dışarıdan bakıp Korelilerin yabancısı oldukları Türk kültürünü çalışmalarım aracılığıyla göstermeye çalışıyorum.
Gallery EOS (갤러리 에오스) ile yollarınız nasıl kesişti? Bu süreçteki küratöryel yaklaşım ve iş birliği deneyimin nasıldı?
Seul’de birçok sergiye katılmış olsam da Seul dışındaki bölgelerde sergi açma şansım olmadı. Bu yüzden Seul dışındaki galerileri araştırdım. Eşimin memleketine yakın olduğu için Incheon şehrine baktım ve Gallery EOS ile karşılaştım. Bu benim Kore’deki beşinci sergim ancak ilk kişisel sergim olması ile karma sergilerden ayrılıyor. Karma sergilerde küratörlük ve tanıtım anlamında, sanatçıya daha çok iş düşüyor. Bu seferki sergileme süreci, bir sanatçı olarak beni çok rahat hissettiren bir sergi oldu. Küratörün eserlerim hakkındaki eleştiri yazısı, eserlerimin sergilenme şekli, birçok internet sitesinde yayımlanan reklamlar… Her şey mükemmeldi.
Sergi süresince izleyiciyle kurduğun ilişkiye dair gözlemlerin neler oldu? Seni en çok etkileyen dönüşler nelerdi?
Kore’de sergi süreleri genellikle çok kısa oluyor. Benim sergim de bu nedenle tam bir hafta sürdü. Bu bir haftada birçok izleyici geldi. Resim atölyesindeki öğrencilerim, atölyede her zaman gördükleri resimlerimin ne anlattığını öğrenme şansı elde ettiklerini benimle paylaştılar. Beni tanımayan izleyicilere kendimi ve eserlerimi yakından tanıtma fırsatı bulmuş oldum.
Son olarak, şu anda üzerinde çalıştığın ya da yakın gelecekte gerçekleştirmeyi planladığın projelerden bahsedebilir misin?
Şu an üzerinde çalıştığım birçok çalışma var. Yeni çalışmalarımda hamam ve arınma yerine melez kültür konusuna daha çok yer veriyorum. Yeni çalışmalarımı tamamlayana kadar hamam konulu çalışmalarımı daha çok sergilemeyi planlıyorum. Yakın zamanda da biri 1 Nisan’da başladı biri 20 Mayıs’ta olmak üzere, Seul’de iki kişisel sergim daha olacak. Hamam konusunu içeren onu aşkın farklı çalışmalarımı sergileyeceğim.
*Cansın Sung’ın “Hamam’da Arınma” (Catharsis in Hammam) sergisi 9 Mart 2026 – 14 Mart 2026 tarihleri arasında, Gallery EOS 갤러리 에오스(EOS) bünyesinde izleyici ile buluştu.
1) 한국에서 10년째 거주하며 작업하고 있는 예술가로서, 본인에 대해 소개해 주실 수 있을까요? 또한 커리어와 삶에 있어 터키에서 한국으로 이어진 이 과정은 어떻게 전개되었나요?
저는 앙카라 출신의 화가인 부모님 밑에서 자라며, 어린 시절부터 자연스럽게 미술에 관심을 가지게 되었습니다. 부모님의 전통적인 인물화 기법의 영향을 받아 저도 인물화에 관심을 가지게 되었습니다. 고등학교 시절부터는 유럽으로 여행을 다니며 미술관을 방문하고 예술적 시야를 넓혔습니다. 당시에는 해외에서 석사 과정을 마친 뒤 튀르키예로 돌아가 아버지처럼 교수가 되는 것을 계획하고 있었습니다.
2014년, 대학교 재학 중 휴가를 맞아 일본과 한국을 여행하게 되었습니다. 그 당시에는 한국 문화가 해외에 널리 알려지지 않아 저 역시 한국에 대해 잘 알지 못한 상태였습니다. 그렇게 우연히 시작된 한국과의 인연은, 예상보다 훨씬 발전된 사회와 깊이 있는 역사적 배경을 접하면서 큰 감동으로 이어졌습니다. 특히 튀르키예와의 문화적 유사성, 한국전쟁을 계기로 형성된 한국인들의 감사의식, 그리고 예술을 대하는 태도는 저에게 깊은 인상을 남겼습니다.
2016년 대학을 졸업한 후 한국 와서, 한국을 더 깊이 경험하고 한국어를 배우기 위해 6개월 과정의 어학연수를 등록했습니다. 한국어를 배우면서 점점 더 큰 흥미를 느끼게 되었고, 결국 한국에서 석사 과정을 이어가기로 결심했습니다. 어학연수 기간을 연장하며 여러 대학에 지원했고, 2018년 홍익대학교에 입학하여 2021년 한국어로 작성한 석사 논문과 함께 학업을 마쳤습니다.
이후 2023년부터는 개인 작업실을 운영하며 작품 활동을 이어가는 동시에, 회화 수업도 진행하고 있습니다.
2) “Catharsis in Hammam”이라는 제목의 전시가 인천에 위치한 Gallery EOS에서 관객들과 만났습니다. 먼저 전시를 준비하는 과정에 대해 말씀해 주실 수 있을까요? 작업실에서는 어떤 준비 과정을 거치셨나요?
Gallery EOS에서 열린 이번 전시에서는 2018년부터 2025년까지 제작한 작업들 중 일부를 선보일 수 있었습니다. 2018년 홍익대학교에서 석사 과정을 진행하던 시기에 시작한 ‘하맘(Hammam)’을 주제로 한 작업을 2025년에는 제 개인 작업실에서 이어갔습니다. 이번 전시에서는 크고 작은 유화 작품 총 13점을 전시했습니다.
3) 전시에 포함된 작품들과 작업 전반에서 두드러지게 나타나는 ‘카타르시스-정화’와 ‘정체성’이라는 개념을 중심으로 이야기를 이어가고 싶습니다. 정화와 정체성은 어떤 방식으로 연결될 수 있을까요?
한국에서 10년째 살아온 튀르키예인으로서, 저는 스스로를 때로는 서양 문화, 때로는 동양 문화를 동시에 지닌 존재로 느낍니다. 한국과 튀르키예는 모두 동양 문화의 배경을 공유하고 있지만, 한국에서는 튀르키예인을 접할 기회가 많지 않기 때문에 저희를 서양 문화에 더 가까운 존재로 인식하는 경우가 많습니다. 이러한 인식 속에서 제 문화를 설명하려는 과정은 자연스럽게 ‘튀르키예의 정체성’ 또는 튀르키예 안에서 동양과 서양 문화가 어떻게 혼합되어 있는지에 대한 탐구로 이어졌습니다.
정화의 개념은 중앙아시아-돌궐, 고대 그리스, 그리고 이슬람 문화에서 서로 유사한 방식으로 나타납니다. 돌궐의 신앙에서는 물이 신체적·정신적 정화를 위한 수단으로 사용되었고, 고대 그리스에서는 물이 정신적 질환의 치유에 활용되었습니다. 이슬람에서는 오늘날까지 이어지는 ‘우두(정결 의식)’를 통해 유사한 의미가 지속되고 있습니다. 저는 이러한 문화적 공통점에 주목하여, 튀르키예 문화 속 ‘정화’의 개념을 중심으로 작업을 진행해 왔습니다.
튀르키예인의 정체성을 논할 때 단일한 외형적 특징이나 고정된 사람 형상이 뚜렷하게 정의되지 않는다는 점에서, 초기 작업에서는 인물의 얼굴을 구체적으로 드러내지 않는 방식으로 이러한 생각을 표현하고자 했습니다. 이후의 작업에서는 오히려 튀르키예인 저 자신의 초상을 통해 튀르키예적 정체성을 보여줄 때 자화상을 직접적으로 표현할 수 있다고 판단했습니다.
목욕하고 있는 인물의 동작이 시간의 흐름에 따라 변화하는 과정, 인물 간의 투명성과 중첩, 그리고 마지막 단계에서 인물이 흰색으로 수렴되는 표현은 모두 ‘정화’라는 개념을 시각적으로 드러내기 위한 장치입니다.
4) 전시 제목에 등장하는 ‘하맘’이라는 공간은 이러한 관계 속에서 어떤 역할을 한다고 보시나요? 오늘날에는 튀르키예식 목욕 문화로 알려져 있지만, 말씀하신 것처럼 하맘은 로마 시대까지 거슬러 올라가는 정화와 사교의 공간이기도 합니다. 이 개념이 다양한 문명 속에서 어떻게 변화해 왔고, 시간의 흐름에 따라 어떤 문화적 의미를 획득하게 되었는지에 대해 어떻게 생각하시는지 궁금합니다?
저는 앙카라 하이마나 출신으로, 어린 시절부터 하맘 문화를 가까이에서 접할 수 있는 환경에서 자랐습니다. 저에게 하맘은 단순한 위생의 공간이 아니라, 제 정체성과 문화의 일부로 자리 잡은 매우 중요한 요소입니다. 하맘에 대한 관심이 깊어지면서 역사적 맥락을 탐구하게 되었고, 튀르키예 문화 속에서 ‘목욕’, ‘물’, 그리고 ‘정화’의 개념을 중심으로 작업을 이어가기 시작했습니다.
튀르키예에서 대학 졸업 작업을 준비하던 시기에도 ‘씻음’과 ‘정화’를 주요 주제로 다루었으며, 그 과정에서 물의 신체적·정신적 정화 기능에 큰 영향을 받았습니다. 이후 ‘정화’라는 개념을 더 깊이 탐구하면서, 고대 그리스에서의 사용 방식과 그것이 아나톨리아에 거주했던 여러 문명에 어떤 영향을 미쳤는지를 조사하게 되었습니다. 특히 아나톨리아에서 로마의 목욕 문화가 오스만 제국 문화로 통합되고, 이것이 ‘튀르크식 하맘’이라는 개념으로 지리적으로 확산되는 과정은 저에게 중요한 영감이 되었습니다.
‘튀르크식 하맘’이라고 하면 국적이 다른 사람들조차도 머릿속에 공통된 이미지가 떠오른다는 점에서, 이 개념이 지닌 보편성과 상징성이 제 작업의 서사와 직접적으로 연결된다고 생각했습니다. 이러한 이유로 하맘은 제 작업에서 핵심적인 주제로 자리 잡게 되었습니다.
5) 오스만 시대에 사용된 타일(치니)과 하맘 모티프는 이 문화의 중요한 시각적 요소로 여겨집니다. 작가님의 작품에서도 이러한 모티프에 대한 참조를 확인할 수 있는데요, 작품에서 두드러지게 나타나는 모티프에는 어떤 것들이 있나요? 또한 이러한 요소들과 하맘 문화 사이에 어떤 상징적 관계를 설정하고 계신지 궁금합니다.
오스만 제국과 같이 긴 역사와 광대한 지리적 영역을 가졌던 문명은, 함께 살아온 다양한 사회의 문화로부터 영향을 받는 동시에 자신의 문화를 그 지역들로 확산시켰다는 점을 잘 보여줍니다. 저는 하맘이라는 개념을 다루면서 오스만 문화의 모티프뿐만 아니라, 그 이전의 튀르크 및 아나톨리아 문명에 속한 다양한 시각적 요소들을 함께 활용하고자 했습니다.
작업에는 돌궐의 신앙(샤머니즘), 히타이트, 고대 그리스, 로마, 기독교, 비잔틴, 셀주크 제국, 이슬람, 오스만 제국등 여러 문명과 종교에서 비롯된 모티프들이 등장하며, 동시에 튀르키예를 상징하는 요소들도 함께 포함되어 있습니다. 예를 들어 셀주크 별 문양, 에브루, 후광(할로), 스테인드글라스, 튤립, 카펫, 터키옥 색, 에디르네의 붉은 색, 그리고 타일(치니) 등이 주요 요소로 사용됩니다.
특히 토프카프 궁전의 타일 장식과 술탄아흐메트 모스크의 스테인드글라스에서 받은 영감을 바탕으로, 인물의 배경에 이러한 모티프들을 배치하였습니다. 저는 하맘이라는 주제 아래에서 이처럼 다양한 문화적 요소들을 결합한 일종의 혼혈 문화를 표현하고 있습니다.
6) 모티프처럼 반복되지만 점차 희미해지고, 동시에 작가님 자신의 형상을 연상시키는 인물들이 인상적으로 드러납니다. 하맘의 단면 속에서 나타나는 이러한 시각적 서사를 통해, 정화 과정에서의 감정적 해소와 정신적 전이 상태 사이에 어떤 관계를 설정하고 계신가요.
투명하고 서로 겹쳐지는 다중 인물의 사용을 통해, 서로 다른 문화권에서 나타나는 ‘씻음’의 개념과 순환적 시간 개념, 그리고 그에 따라 형성되는 ‘정화’의 의미와 그것이 하맘 문화에 어떻게 반영되는지를 표현하고자 했습니다. 제 작업에서 정화는 시간의 흐름에 따라 인물의 움직임이 변화하고, 투명해지며, 결국 흰색으로 수렴되는 과정으로 시각화됩니다.
또한 ‘정화’라는 개념 자체를 셀주크 별 문양이나 튤립 모티프처럼 문화적 요소들 중에 하나로 다루고 있습니다. 이러한 접근은 정화가 하맘 문화의 핵심적인 일부라는 점과 맞물리며, 제 작품 속에서 더욱 강조되어 나타나게 됩니다. 이러한 이유로 이번 전시의 제목을 “하맘에서의 정화(Catharsis in Hammam)”로 정하게 되었습니다.
7) 작품에서 동양과 서양으로 구분되는 문화적 층위들이 서로 얽혀 있는 모습을 볼 수 있습니다. 오랜 시간 한국에서 거주하며 작업해 온 작가로서, 이러한 문화적 혼합과 현재 머무르고 있는 지역적 환경이 작업 방식에 어떤 영향을 미치고 있다고 보시나요? 또한 이러한 경험은 작품 속에서 어떻게 드러나고 있는지 궁금합니다.
사람은 자신이 속한 문화가 외부에서 어떻게 보이고 어떤 영향을 미치는지 쉽게 인식하지 못할 수 있습니다. 우리에게는 일상적인 문화 요소일지라도, 한국인들에게는 매우 낯설고 흥미로운 것으로 받아들여질 수 있습니다. 한국은 오랜 시간 단일 민족과 단일 국가라는 인식을 바탕으로 형성된 사회이기 때문에, 천 년 전의 한국인과 현재의 한국인이 동일한 정체성을 공유한다고 여기는 경향이 있습니다. 이러한 맥락에서 튀르키예인들이 중앙아시아에서 아나톨리아로 이동해 오고, 오스만 제국 시기에 다양한 문명과 공존해 온 역사적 경험은 한국인들에게는 다소 낯설고 이해하기 어려운 이야기로 다가올 수 있습니다. 또한 중앙아시아에서 아나톨리아로 이동하기 이전의 문명들에 대해 튀르키예인들이 어떤 시각을 가지고 있는지에 대해서도 많은 관심을 보입니다.
저 역시 한국에 처음 정착했을 때에는 하맘과 ‘정화’라는 주제에 집중한 작업을 주로 진행했지만, 시간이 지남에 따라 저에게는 익숙하지만 한국인들에게는 낯선 튀르크 및 아나톨리아의 역사와 문화적 요소들을 보다 적극적이고 깊이 있게 작업에 반영하게 되었습니다. 한국에서 생활하며 제 문화를 외부의 시선으로 다시 바라보게 되었고, 이러한 거리감은 작업의 중요한 동력이 되었습니다. 저는 이러한 시선을 바탕으로, 한국인들에게는 익숙하지 않은 튀르키예 문화와 역사적 맥락을 제 작업을 통해 전달하고자 합니다.
8) 갤러리 에오스(Gallery EOS)와는 어떻게 인연이 닿게 되셨나요? 또한 이 과정에서의 큐레토리얼 접근 방식과 협업 경험은 어떠했는지 궁금합니다.
서울에서 여러 전시에 참여한 경험은 있었지만, 서울 외 지역에서 전시를 열 기회는 없었습니다. 그래서 서울 밖에 있는 갤러리들을 찾아보던 중, 남편의 고향과 가까운 인천 지역을 중심으로 살펴보다가 갤러리 에오스(Gallery EOS)를 알게 되었습니다.
이번 전시는 한국에서의 다섯 번째 전시이지만, 첫 개인전이라는 점에서 이전의 단체전과는 분명한 차이가 있었습니다. 단체전의 경우에는 큐레이션이나 홍보 측면에서 작가가 직접 감당해야 할 부분이 상대적으로 많은 편이었습니다. 반면 이번 전시는 전반적인 진행 과정이 매우 체계적으로 이루어져, 작가로서 훨씬 안정감 있고 편안하게 전시회에 집중할 수 있었습니다.
큐레이터가 작성한 작품 비평문, 작품의 전시 방식, 그리고 다양한 온라인 플랫폼을 통한 홍보까지 전반적인 모든 요소가 매우 만족스러웠습니다. 전시의 완성도를 높이기 위한 세심한 배려가 느껴졌고, 전체적으로 매우 긍정적인 협업 경험이었습니다.
9)전시 기간 동안 관객과의 상호작용에서 어떤 점들을 관찰하셨나요? 특히 가장 인상 깊었던 반응이나 피드백은 무엇이었는지 궁금합니다.
한국에서는 전시 기간이 대체로 짧은 편인데, 이번 전시 역시 약 일주일 동안 진행되었습니다. 이 기간 동안 많은 관객들이 전시를 찾아주었습니다. 특히 제 작업실에서 수업을 듣는 학생들은 평소에 접해왔던 제 작품들이 어떤 의미를 담고 있는지 직접 이해할 수 있는 기회를 가졌다고 이야기해 주었습니다. 또한 저를 잘 알지 못했던 관객들에게도 제 자신과 작업을 가까이에서 소개할 수 있는 의미 있는 시간이었습니다.
10)마지막으로, 현재 진행 중이거나 가까운 미래에 계획하고 계신 프로젝트에 대해 말씀해 주실 수 있을까요?
현재 진행중인 여러 작업이 있습니다. 최근 작업에서는 ‘하맘’과 ‘정화’라는 주제에서 조금 더 확장하여, ‘문화적 혼합성’라는 개념에 집중하고 있습니다. 새로운 작업들이 완성되기 전까지는 기존의 하맘을 주제로 한 작품들을 중심으로 전시를 이어갈 계획입니다.
가까운 일정으로는 4월 1일과 5월 20일에 서울에서 각각 개인전이 예정되어 있으며, 하맘을 주제로 한 10점 이상의 다양한 작품들을 선보일 예정입니다.
*성잔슨(Cansın Sung)의 “하맘에서의 정화(Catharsis in Hammam)” 전시는 2026년 3월 9일부터 3월 14일까지 갤러리 에오스(Gallery EOS)에서 관객과 만났습니다.