
Kültür sanat dünyası geçtiğimiz günlerde hem ödüller hem de yeni sezon duyurularıyla hareketli bir haftayı geride bıraktı. Berlin Film Festivali’nde iki Türk yönetmenin başarısı, BAFTA ödüllerinin açıklanması, Harry Styles’ın Meltdown küratörlüğü ve Frieze Los Angeles’ın 2026 hazırlıkları gibi öne çıkan haberleri sizler için derledik.
Uluslararası kültür sanat dünyasında geçtiğimiz hafta önemli gelişmeler yaşandı. Berlin Film Festivali’nde iki Türk yönetmenin kazandığı büyük ödüller sinemamız adına dikkat çekici bir başarıya dönüşürken, BAFTA Ödülleri 2026 ödül sezonunun güç dengelerini yeniden şekillendirdi. Venedik Bienali’nde Bangarra Dance Theatre’a verilen Altın Aslan ise yalnızca performans sanatları açısından değil, temsil politikaları bağlamında da tarihi bir anlam taşıdı. Müzik ve çağdaş sanat cephesinde de gündem epey yoğundu. Harry Styles’ın 2026 Meltdown Festival’in küratörü olarak açıklanması Londra sanat çevrelerinde büyük yankı uyandırırken, Frieze Los Angeles 2026 edisyonuna ilişkin hazırlıklar küresel sanat piyasasının yönünü bir kez daha ABD’ye çevirdi. Yunanistan’da bir Maria Callas duvar resminin “Dünyanın En İyi Duvar Resmi” seçilmesi ise kamusal sanatın kültürel hafızayla kurduğu bağı yeniden gündeme taşıdı.
Hazırlayan: Ilgın Atay
Berlin’de Türk Rüzgârı: İki Yönetmen, İki Dev Ödül
76. Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) Türk sineması adına eşine az rastlanır bir gece yaşandı. İlker Çatak, başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer’in paylaştığı Sarı Zarflar (Yellow Letters) filmiyle festivalin en büyük ödülü olan Altın Ayı’yı kazandı. Ankara ve İstanbul eksenli bir politik hikâye anlatan filmde; Özgü Namal, Tansu Biçer, Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aydın Işık, Aziz Çapkurt, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Jale Arıkan, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan, Sultan Ulutaş Alopé, Emine Meyrem, İpek Seyalıoğlu rol alıyor. Gecenin bir diğer büyük haberi ise Emin Alper’den geldi. Alper, Kurtuluş (Salvation) filmiyle Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Emin Alper’in beşinci uzun metrajlı filminin oyuncu kadrosunda; Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan, Özlem Taş, Eren Demir, Selim Akgül, Hichi Demi ve Nazmi Karaman yer alıyor. Böylece aynı yıl içinde iki Türk yönetmenin ana yarışmada büyük ödüllerle dönmesi, Berlinale tarihinde nadir görülen bir tablo oluşturdu. Sarı Zarflar ve Kurtuluş filmleri yakında Bir Film dağıtımıyla vizyona girecek.
BAFTA Ödülleri Sahiplerini Buldu
İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi tarafından bu yıl 79’uncusu düzenlenen BAFTA ödülleri sahiplerini buldu. Paul Thomas Anderson imzalı One Battle After Another, “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Kurgu” ve teknik kategoriler dahil olmak üzere toplam altı ödülle geceye damga vurdu. Film, politik gerilim ile kişisel dramı bir araya getiren anlatısıyla yılın en çok konuşulan yapımlarından biri olarak öne çıkıyor. Jessie Buckley, Hamnet filmindeki performansıyla “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazanırken; Robert Aramayo, I Swear ile “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüne uzandı. Özgün Senaryo kategorisinde ise Sinners öne çıktı. Gecede ayrıca sinema endüstrisine uzun yıllar katkı sunan isimlere onur ödülleri verildi. BAFTA sonuçları, yalnızca İngiliz sinemasının değil küresel ödül sezonunun da yönünü belirleyen bir tablo sundu. Bu durum, yaklaşan Oscar töreni öncesinde yarışın çerçevesini önemli ölçüde netleştirdi gibi görünüyor. Kazananların listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Harry Styles 2026 Meltdown Festival’in Küratörü Oldu
İngiliz pop yıldızı Harry Styles, 11-21 Haziran tarihleri arasında Southbank Centre’da düzenlenecek Meltdown Festival’in küratörlüğünü üstlenecek. Festival aynı zamanda Southbank Centre’ın 75. yıl dönümü kutlamalarının merkez etkinliği olarak tasarlandı. Meltdown Festival, dünyanın en uzun soluklu sanatçı küratörlü müzik ve sanat festivali olarak biliniyor ve geçmişte David Bowie, Yoko Ono, Patti Smith, Nile Rodgers, Robert Smith gibi efsane isimler de festivalin programını şekillendirmişti. Styles, bu prestijli listeye katılan en popüler çağdaş sanatçılardan biri oldu. 11 günlük program boyunca müzik performanslarının yanı sıra geleneksel konserlerin dışına çıkan deneyimler, interaktif etkinlikler ve ücretsiz halk programları da ziyaretçilerle buluşacak. Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Sanat Fuarı “Frieze Los Angeles” 2026’ya Hazırlanıyor
Frieze Los Angeles, bu yıl yedinci kez Santa Monica Havaalanı’nda düzenleniyor ve uluslararası galerileri, sanatçıları ve koleksiyonerleri bir araya getiren dev bir cazibe merkezi olarak sanat takvimindeki yerini koruyor. 2026 edisyonu, özellikle Amerika pazarındaki canlılık ve dayanıklılığı yansıtan bir içerikle planlanıyor. Etkinlik artık sadece bir ticari fuar değil, aynı zamanda bölge sanat sahnesinin gücünü küresel ölçekte görecek bir platform hâline geldi.
Frieze Los Angeles’ın bu yılki organizasyonu, önemli galerilerin yanı sıra yerel sanatçı projeleri ve topluluk odaklı programlarla da ön plana çıkmayı amaçlıyor. Fuarın direktörlüğünü yapan ekip, “sanatın hem ticari hem toplumsal yönlerini birleştiren bir ekosistem” yaratmayı hedeflediklerini belirtiyorlar; buna göre etkinlik sadece satışla değil, bağ kurma ve yaratıcı iş birlikleriyle de anılıyor. Bu durum, Los Angeles’ı sanat sahnesi açısından sadece bir şehir değil, aynı zamanda dünya ile etkileşimde güçlü bir aktör olarak konumlandırıyor. Haberin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.
Dünyanın “En İyi Duvar Resmi” Ödülü Yunanistan’a Gitti
Yunanistan’ın güneyindeki Kalamata kentinde yer alan devasa bir duvar resmi, uluslararası platform Street Art Cities tarafından 2025’in “Dünyanın En İyi Duvar Sanatı (Best Mural of the World)” eseri seçildi. Yunan sanatçı Kleomenis Kostopoulos tarafından yapılan eser, dünyaca ünlü opera sanatçısı Maria Callas’ı merkeze alan alegorik tasarımıyla öne çıkıyor. Resimde Callas’ın portresi zeytin, incir, kuş ve kök gibi yerel doğal öğelerle birleşerek hem bölgenin zengin tarımsal kimliğini hem de kültürel mirasını görsel bir anlatımla birleştiriyor. Çalışma, Peloponez kentinin tarihsel bağlarını, sağlıklı yaşam kaynaklarını ve sürdürülebilirlik hedeflerini görsel bir dille ifade etmesi nedeniyle sanatseverlerin büyük ilgisini çekti.
Resim, kentin merkezindeki büyük bir binanın cephesini kaplayarak hem yerel halkın hem de turistlerin dikkatini çeken bir simge hâline geldi. Kalamata Belediyesi’nin stratejik planlama ve iklim tarafsızlığı hedefleri arasında yer alan bu eser, şehir kimliğini sanatla buluşturmayı ve çağdaş sanat aracılığıyla toplumda sürdürülebilirlik temasını güçlendirmeyi amaçlıyor. Eserin meydana getirilmesi sırasında zorlu hava koşullarına rağmen çalışma tamamlandı ve mural kısa sürede sosyal medyada yayılırken, bölgesel turizme ve kamusal sanat tartışmalarına da canlılık kattı. Çalışma, yerel yöneticiler tarafından “kültürel mirasın güncel sanatla yeniden okunması” olarak nitelendirildi ve özellikle genç sanatçıların kamusal alana dair ilgisini artırdığı belirtildi. Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bangarra Dance Theatre, Venedik Bienali’nden Altın Aslan Aldı
Avustralya’nın önde gelen dans topluluklarından Bangarra Dance Theatre, İtalya’daki Biennale Danza 2026 kapsamında düzenlenen festivalden Yaşam Boyu Başarı için Altın Aslan (Golden Lion) ödülünü alarak sanat dünyasında tarihe geçti. Festival yönetimi bu ödülle Bangarra’yı, modern dans sahnesine katkıları ve kültürel mirası sahne diliyle yeniden yorumlama gücü nedeniyle onurlandırdı; topluluk aynı zamanda bu yıl gerçekleşecek 20. Uluslararası Çağdaş Dans Festivali’nde sanat yönetmeni Frances Rings’in koreografisini üstlendiği Terrain eserinin Avrupa prömiyerini gerçekleştirecek. Bu, bir Avustralya topluluğu ve özellikle First Nations sanatçılarından oluşan bir kurumun bu prestijli ödülü kazandığı ilk örnek olarak global sanat çevrelerinde geniş yankı buldu.
Ödül kararı, bienalin dans bölümünün yönetmeni tarafından “uluslararası dans kültürünü derinden etkileyen bir yaratıcı vizyon ve dayanıklılık” olarak nitelenen Bangarra’nın sanatsal etkisine dikkat çekilerek alındı. Festival ayrıca bu yıl Gümüş Aslan’ı da saygın bir sahne sanatçısı olan Mamela Nyamza’ya vererek çağdaş dansın farklı coğrafyalarından güçlü sesleri kutladı. Bu gelişme, dans ve performans sanatlarının uluslararası tanınırlığını artırırken, küresel sanat platformlarında kültürel çeşitliliğin ve yerel anlatıların önemine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.