08 NİSAN, ÇARŞAMBA, 2020

“Şiirlerim İstekle Desteklenen Bilmenin Bir Parçasıdır”

Hint şair ve editör Sonnet Mondal ile Hint şiirini ve kendi şiir yolculuğunu, düzenlediği uluslarası şiir festivallerini, Hindistan’da Türk şiirini konuştuk.

“Şiirlerim İstekle Desteklenen Bilmenin Bir Parçasıdır”

Sonnet Mondal; Hint şair, editör ve Karmic Chanting, Ink and Line ve beş diğer şiir kitabının yazarı. Mondal, 2014-2016 yılları arasında Iowa Üniversitesi’inin İpek Yolu (Silk Road) kapsamındaki Uluslarası Yaratıcı Yazarlık Programı’na katıldı. Enchanting Verses Literary Review’in baş editörü, Lyrikline (Haus für Poesie, Berlin)’nin uluslarası editörü, Chair Poetry Evenings International Festival’ın kurucu üyeleri arasındadır. Words Without BordersNew York and Poetry at Sangam, India gibi dergilerde de yardımcı editör olarak çalıştı.The Dutch Foundation for Literature’da Hindistan’a seyahat eden yazarlar için küratör olarak çalışıyor. İrlanda'nın Cork şehrinde, İstanbul, Granada, Nikaragua, Galler, Sri Lanka, Berlin, İtalya, Ukrayna, Macaristan ve Slovakya’da festivallere katıldı. 2016 Gayatri Gamarsh anısına verilen Edebiyatta Mükemmellik ödülünün sahibi oldu. Şiirleri Kyoto Journal, Irish Examiner, World Literature Today, Rockford Street Review, Mcneese Devlet Üniversitesi, Sahitya Akademi, Wisconsin Üniversitesi, Green Bay, Western New England Üniversitesi, Saskatchewan Üniversitesi, Youngstown Devlet Üniversitesi, Stockholm Üniversitesi, Güney Alabama Üniversitesi, La Crosse, Xavier Üniversitesi ve Kuzey Carolina Üniversitesi gibi pek çok yerde yayımlandı.

Hem Hindistan'da hem de yurt dışında; şiir sahnesine yazı yazarak, organizasyonlar düzenleyerek, editörlük yaparak vb. yaygın ve aktif olarak dahil oluyorsunuz. Farklı kültürler arasında şiirin sınırları ile birleşirken, şiirinizi nasıl değiştiriyorsunuz?

Şiir dünyasındaki faaliyetlerim başka ülkelere seyahat etmemi ve farklı kültürleri tanımamı sağladı. Bu, bir bütün olarak insanın varlığını anlamamı daha da genişletti ve bu durum genellikle şiirlerime yansır. Ayrıca bir editör olarak, çoğu yayımlanmamış olan şiirler okuyorum; bunların birçoğu, düşünce ve şiir dünyasının sunduğu çeşitliliğe girmeme izin veriyor.

Uzun yıllardan beri çevrimiçi şiir dergisi olan The Enchanting Verses/Büyüleyici Dizeler’i yönetiyorsunuz ve yakın zamanda 30'dan fazla şair ile “Türk Şiiri Özel Sayısı” yayımladınız, bu şairlerin şiirlerini okurken ve Türk şiiri hakkındaki olası diğer bilgilerinizle;ilk ciddi fikriniz olarak Bugünün Türk şiiri, Hindistan veya diğerlerine kıyasla izlenim olarak sizde nasıl bir etki uyandırdı?

Bence bu sayı çeşitli geçmiş deneyimlerden ve yaş gruplarından güzel şairler içeriyor. Türk şiirinin biçimde çok az denenmişlikle, çoğunlukla ciddi ve geleneksel olduğu hakkında bir fikrim vardı. Fakat bu sayı, deneysel olduğu kadar düşündürücü olan güzel şiirler okumama fırsat verdi. İnsanlık ve günlük yaşam, eserlerin çoğunda önemini korumaktadır. Bu sayıdaki her şair hayata yeni bir bakış açısı sunarken, çoğunlukla Adil İzci, Umut Yalım ve Süreyya Aylin Antmen'i okumaktan keyif aldım.

Hindistan pek çok dilin konuşulduğu bir ülke, bu anlamda Hint şiirini ve şiirsel yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız?Aynı anlamda, şiirsel yaratıcılığınız bu diller arasında nasıl gelişti ve bu bağlamda şiirsel dilinizi İngilizce olarak seçmenizin nedeni neydi?

İngilizce, Hintçe ve Bengalce okuyup ve yazabilirken diğer bazı dilleri de anlıyorum. Dilsel çeşitlilik Hint edebiyatında her zaman önemli olmuştur ve Hindistan'daki en önemli şiirsel seslerin yöresel dillerde yazılanlar olduğunu hissediyorum. Çevirmenler tarafından dil çevirisi konusunda atılan mevcut adımlar, şairlerin yaratımlarına da bir göz atmamızı sağladı. Aynı zamanda bölgesel Hint dillerinde yazılmış olan şiir kitaplarının daha geniş bir çevirisinin olması gerektiğini de hissediyorum.

​İngilizce, Hindistan halkını pek çok dilde birleştiren tek ortak dildir. Eğitimimi ilk dili İngilizce olan manastır okullarında yaptım. İngilizce şiir yazmak konusunda kendimi rahat hissediyorum.

Kalküta'da Uluslararası Şiir Geceleri düzenliyorsunuz, bu tür uluslararası bir etkinliği düzenlemenin temel hedeflerinin yanı sıra, zorlukları ve sonuçları nelerdir?

Bu festivali düzenlemenin arkasındaki ana fikir; dünyanın dört bir yanından şairleri Hindistan’ın kültür başkenti Kalküta’daki “Şiir Akşamları” adlı yıllık bir festivale davet ederek, şiir dünyasının geniş ve çeşitli dünyasını birleştirmekti. Herhangi bir iyi çaba, sıkı çalışma gerektirir; bu bir istisna değildir ve sonuçları şu ana kadar iyi olmuştur. Sadece son iki yıl içinde 10'dan fazla ülkeden ve Hindistan'ın çeşitli bölgelerinden şairlerimiz oldu.

Şiirlerinizin insan duygularının lirik yönleriyle dokunduğunu söyleyebilirim; insanın nükteli hâlleri, gerçekçi duyarlılıklar farkındalıkla örülmüş ve bir şekilde siyaset, savaş vb. Günümüz gerçeklerine duyarsız kalmıyor şiirleriniz. Şiirlerinizin yaygınlıkla dile getirdiğiniz ve onsuz yazamayacağınızı düşündüğünüz ana yönünü belirleyen herhangi baskın bir özelliği var mı? Yahut tam tersi, şiirlerinize asla girmeyecek,yakınlık hissetmediğiniz bir özelliği?

Kendimi; doğrudan ve kesin cümlelerle tasvir edilemeyen düşünceleri ifade etme konusunda yazan; meraktan, açlıktan, aşktan yazan ve şiirin en iyi yazma aracı olduğu düşünen bir insan olarak görüyorum.

​İlhamım; bilincimin günlük olaylar, kazalar ve karşılaşmalar ile tepkimesinden kaynaklanıyor. Karma'nın ve farkındalığın hayatımdaki önemini fark etmem söylediğim sözlerle şekilleniyor. Yazdığım şiirler; sormak, algılamak ve ayırt etmek için sarsılmaz bir istekle desteklenen "bilmenin” bir parçasıdır. Algılarımız, gerçekliğimiz ve yorumlamamız arasında mükemmel olmayan bir uyum vardır. Şiir, benim için bu boşluğu dolduruyor ya da en azından ona bir kimlik veriyor. Şiirler, ayrıca bazen, var oluştan uzak ama bir bütün olarak hayatım için zorunlu olan, özlenen bir yaşamı yaratmam ve hep yeniden yaratmam için yardımcı oluyor.

Eğer bir şair olmasaydınız ne olmak istersiniz ve neden?

Müzisyen, özellikle baterist.

Söyleşiyi Alper Ağdaşan çevirmiştir.

Tuhaf Buluşmalar

Şair: Sonnet Mondal
Çeviri: Emre Şahinler

Bazen birine rastlarız

hayatımızda sadece bir kez

ve kemiklerimiz derinin
içine sığmayı reddeder

her zaman olduğu gibi

planlar dalgalar hâlinde birbirini izler
ve şüpheleri ortadan kaldırır

endişenin kemiren sancısıyla
kısa bir sevinç

deneyim ve korku
arasındaki gerginlik

bir balığın can havliyle geçirdiği
zamanı hatırlatır

bir olta iğnesinin ucunda

0
3590
0
Fotoğraf: Valentyn Kuzan,Linda Ibbotson
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage