GÜNDEM
  • 26-07-2021

    Dilek Sever’in bir ailenin hayata tutunuş öyküsünü bir bisikletin dilinden anlattığı Dev Bir Benek adlı romanı Can Çocuk Yayınları’ndan çıktı. Sever, Dev Bir Benek’te okurlarıyla birlikte eski İstanbul sokaklarında yolculuğa çıkarak dayanışmanın, umudun ve neşenin izini sürüyor.

    ​“Ben bir zamanlar yoktum. Daha doğrusu, şimdi olduğum gibi büsbütün değildim. Önceden biraz zincir, demir, bir kutu turuncu boya, birkaç vida, lastik ve başka birçok şeydim. Ama bütün bunlar epey maharetli bir adam sayesinde bir araya geldi. ‘Usta’ denilen bu adam, bir sepet dolusu ıvır zıvır, çerçöpten ve tek başına pek işe yaramayan abidik gubidik öteberilerden gıcır gıcır bir şeyler yaratabiliyordu. İhtiyacı olan iki şey; kafasındaki bilgi ve bileğindeki sihirdi. Ben de böyle bir anda var olmuştum. Karanlık atölyede duvarlar çınlamış, çınlamalar yerini kıvılcımlara bırakmıştı. Yere, tavana, duvara, Usta‘nın üstüne saçılıp söndüler. Tak! Tak! Çan! Çan! Gırç! Gırç! Fısss... Fısss... Birkaç haftanın sonunda nihayet bir bütün olmuştum. Usta bana ‘pisihlet’ diyordu.”

    0
    0
    1418
  • 26-07-2021

    Vadistanbul, SM Production ve Atlantis Yapım iş birliğiyle hayata geçirilen Turkcell Vadi Açıkhava’da popüler tiyatro oyunları 22 Ağustos - 24 Eylül tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşacak.

    Konserlerden tiyatrolara, özel organizasyonlardan festivallere kadar pek çok farklı etkinliğe ve değerli sanatçıya ev sahipliği yapan Turkcell Vadi Açıkhava, tiyatro günleri kapsamında Dali'nin KadınlarıZengin MutfağıVahşet TanrısıCimri ve Bir Baba Hamlet oyunlarını izleyicilerle buluşturacak.

    Hatice Aslan, Devrim Nas, Açelya Devrim Yılhan, Gülin İyigün, Melda Narin Güler’in başrollerini paylaştığı, Ali Düşenkalkar'ın yönettiği Dali'nin Kadınları oyunu 22 Ağustos’ta Turkcell Vadi Açıkhava’da sahnelenecek. Her biri ayrı renk olan efsaneleri bir araya getiren oyunda Marilyn Monroe, Virginia Woolf, Edith Piaf ve Frida Kahlo aynı anda sahnede yer alıyor. Çolpan İlhan ve Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından çarpıcı ve değişik bir üslup ile sahneye aktarılacak olan ve absürt komedi olarak nitelendirilen, aynı zamanda müzikal, trajedi ve gerilim unsurlarının da olduğu oyunda izleyiciler, olağandışı bir yüzleşmeye tanık olacak.

    1978 yılında ilk kez İstanbul Şehir Tiyatrolarında bu oyunda aşçı Lütfü Usta’yı canlandıran Şener Şen, 40 yıl aradan sonra aynı rolde olacak. Zengin Mutfağı oyunu genç bir oyuncu kadrosuyla Anadolu Efes katkılarıyla, DasDas prodüksiyonu ve Atlantis Yapım organizasyonu ile 24 Ağustos’ta izleyiciyle buluşacak. Oyun, cumhuriyet tarihinde görülmüş en büyük işçi hareketi olan 15 - 16 Haziran 1970 olaylarının zengin bir ailenin mutfağına yansımasına odaklanıyor.

    Celal Kadri Kınoğlu’nun yönettiği, başrollerinde Binnur Kaya, Güven Kıraç, Levent Ülgen, Dolunay Soysert’in yer aldığı Vahşet Tanrısı 3 Eylül’de Turkcell Vadi Açıkhava’da seyirciyle buluşacak.

    17. yüzyılda yaşamış Fransız komedya yazarı Moliere'in ünlü eseri Cimri, 12 Eylül’de Turkcell Vadi Açıkhava’da sahnelenecek. Belli bir zümreye bakmakla bir genelleştirmeye bakmak arasındaki pencereden birçok insanın ve ailelerin iç ve dış yapısını ele alan oyunda izleyici garip rastlantılara tanık olacak.

    Sebastian Seidel’in komik olanın tadını çıkaran özgün metni, Yücel Erten’in çevirisi ve Baba Sahne’nin babacan yorumuyla Bir Baba Hamlet 24 Eylül’de izleyiciyle buluşacak. Şevket Çoruh ve Günay Karacaoğlu’nun başrollerinde yer aldığı oyun bu toprakların tiyatro geleneğine de göz kırpıyor.

    Turkcell Vadi Açıkhava’da sahnelenecek oyunların biletlerine Biletix’ten ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2838
  • 26-07-2021

    Pera Müzesi Öğrenme Programları, “Zevk Meselesi” ve “Etel Adnan: İmkansız Eve Dönüş” başlıklı sergilerinden ilham alan çevrim içi atölyeleri yaz tatilinde çocuklarla buluşturuyor. 7 - 12 yaş gruplarına yönelik olan yaz atölyeleri 4 - 20 Ağustos tarihleri arasında Zoom uygulaması üzerinden yapılacak.

    Çocuklar program kapsamında rehber eşliğinde üç boyutlu çevrim içi sergi turuna katıldıktan sonra, sanatı felsefe ve bilimle buluşturan bu atölyelerde yepyeni bilgiler edinecek, sanatın ve keşfetmenin zevkini tatma fırsatı yakalayacaklar. Pera Müzesi Öğrenme Programları, hazırladığı çevrim içi atölyelerle çocukların eğlenceli ve aynı zamanda nitelikli zaman geçirmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. 7-12 yaş grubuna yönelik atölyeler için katılımcıların adreslerine malzeme kitleri gönderilecek. Katılımcılar bu kitlerin içinde yer alan guaj boya, oyun hamuru, mürekkep, tuval, maket vb. malzemelerle resim, desen, figür gibi çeşitli teknikleri kullanarak tasarımlar yapacaklar.

    Çocuklar program kapsamında bazen bir dağın hikâyesini tuvale taşıyıp boyayarak, bazen mürekkebi üfleyip kâğıda yayarak Etel Adnan’ın yapıtlarındaki malzemeler ve temalarla hayal kuracaklar. Felsefe atölyelerinde çocuklar zevk ve beğeni kavramını sorgularken, bilim atölyelerine katılanlar deney kitlerini kullanarak güneş sistemini keşfetme fırsatı yakalayacaklar. Güneş ve ay tutulmasının yanı sıra yıldızları ve galaksileri keşfetmek için uzayın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkacaklar.

    Çevrim İçi Sergi Turu ve Atölye Programı:

    7 - 12 yaş

    Melez Formlar
    5 Ağustos Perşembe / 14.00 - 15.00

    Gezegenler ve Uydular
    6 Ağustos Cuma / 14.00 - 15.00
    13 Ağustos Cuma / 14.00 - 15.00

    Güneş ve Yıldızlar
    11 Ağustos Çarşamba / 14.00 - 15.00
    18 Ağustos Çarşamba / 14.00 - 15.00

    Tuvalimdeki Dağ Manzarası
    19 Ağustos Perşembe / 14.00 - 15.00

    Mürekkepten Orman
    20 Ağustos Cuma / 14.00 - 15.00

    10 - 12 yaş

    Beğeni Kavramı Üzerine Felsefe
    4 Ağustos Çarşamba / 14.00 - 15.00
    ​12 Ağustos Perşembe / 14.00 - 15.00

    0
    0
    1198
  • 26-07-2021

    Yiğit Karaahmet’in “Çılgınlar Kulübü”nü nefes nefese bir gerilimle birleştirerek, Büyükada’da geçen büyülü ve sıcak bir yaz hikâyesi anlattığı ilk romanı Deniz Ne Kadar Güzel, 6.45 Yayınları’ndan çıktı.

    Eşcinsel bir çiftin ilişkilerinin kırkıncı yılında, hayatlarına genç bir erkeğin girmesiyle birlikte yaşlılık, sadakat, ihtiras, aşk, yalnızlık korkusu, aile kavramı gibi konularla yüzleşmelerini anlatan bir polisiye-suç romanı sunuyor okuruna Karaahmet.

    Eski caz piyanisti Şener ile emekli mühendis Fehmi, Büyükada’da yaşayan, 70’li yaşlarını sürmekte olan bir çifttir. Aşklarını adadaki köşklerinde dolu dizgin yaşarken, bu ilişkiyi ada halkına “yaşlılık günlerinde birbirine destek olan iki emeklilik arkadaşı olarak” kabul ettirmişlerdir. Şener ve Fehmi için kırk yıllık ilişkilerinin rutin dinamiği, o yaz yandaki eve dişçi anne, mimar baba ve problemli bir gençlik geçiren çok yakışıklı oğulları Deniz’in taşınmasıyla bambaşka bir yöne gidecek, kendi ailelerinin sağlamasını bir suç üstünden yapmak zorunda kalacaklardır.

    “… Büyükada’nın ayaklarının altında sarsıldığını hissetti. Sanki toprak kaynıyor, oynuyor; tüm yaşananları, tüm hatıraları kırılan bir fay hattı gibi yerin dibine çekiyordu. Kokularını yitirmiş, bir daha asla eskisi gibi kokmayacak manolya ağaçlarının kapladığı başının üstündeki gök kubbe dönmeye başladı. Köprünün korkuluklarını sertçe, neredeyse tırnaklarını tahtalara geçirircesine tuttu. Yıllardır pek çok şeyi görmüş gözleri bu zamana kadar şahit olduğu en acı şeyle ıslanmaya başladı. Annesinin kollarında ölümüne, en sevdiği dostlarının yitişine şahit olan bu gözler havuzda yüzen çocuğu izleyen bir adam yüzünden en acı kederi görüyordu.O, bir adam diye kısaca özetlenebilecek adam... O adam... O adam benim kocam.Kocam başka bir erkeği seviyor.”

    0
    0
    3072
  • 25-07-2021

    Türkiye’den ve dünyadan tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen alternatif işlerin yer aldığı Istanbul Fringe Festival, 18-26 Eylül tarihleri arasında yapılacak fiziksel ve çevrim içi etkinliklerin yanı sıra, tüm tiyatro sezonuna yayılacak.

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla, İBB iştiraklerinden Kültür AŞ’nin sehir sponsorluğunda ve Hollanda Başkonsolosluğunun destekleriyle gerçekleşecek festival kapsamında Türkiye’nin yanı sıra ABD, Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İspanya, İsrail, İtalya, Japonya, Macaristan, Polonya, Rusya, Ukrayna ve Yunanistan’dan ve 30 farklı ekibin işleri katılımcılarla buluşacak.

    Hibrit formatta olan festival kapsamındaki gösteriler üç farklı kategoride gerçekleşecek. Farklı mekânlarda fiziksel olarak gerçekleşecek gösteriler ve festival haftası boyunca izlenebilecek gösterilerin profesyonel kayıtları çevrim içi ortamda izleyicilerle buluşacak. Mekânlarda fiziksel olarak 9 etkinlik ve çevrim içi ortamda ise 21 gösteri gerçekleştirilecek. Paneller ve atölyelerden oluşan yan etkinlik programı da ilerleyen tarihlerde açıklanacak.

    Pandemi nedeniyle festival tarihlerinde sınırlı sayıda fiziksel gösteri gerçekleştirilecek. Ancak geçen seneden bu yana festival topluluğuyla fiziksel olarak buluşturulamayan gösteriler, tiyatro sezonu boyunca, yani Mayıs 2022’ye kadar her ay şehrin çeşitli noktalarında izleyiciyle buluşacak. Uluslararası Fringe Topluluğu’nun bir parçası olan festivalin fiziksel programı aynı zamanda mekân sponsorları olan BeReZe Gösteri Evi, Çevre Tiyatrosu, DasDas, DOTOrmanda, ENKA Açıkhava Tiyatrosu, Kadıköy Boa Sahne ve Sakıp Sabancı Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Ayrıca program kapsamında farklı disiplinlerden sanat kurumlarıyla birlikte etkinlikler gerçekleştirilecek. XJAZZ İstanbul, Performistanbul ve İstanbul Bilgi Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilecek projeler ilerleyen günlerde duyurulacak.

    Istanbul Fringe Festival 2021 Hybrid biletlerini Mobilet’ten satın alabilirsiniz. Festivale dair ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. 

    0
    0
    3753
  • 25-07-2021

    Meşher, sergilerin ele aldığı tema ve araştırma konuları hakkında inceleme alanları oluşturmayı hedefleyen yayınlarını sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

    Meşher’in sergi programına eşlik eden yayınları kapsamlı belgeleme işlevleriyle birer başvuru kaynağı niteliği taşıyorlar. Yayınlar Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki ayrı edisyon hâlinde hazırlanıyor.

    Türkiye’nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi’nin kırk yıllık tarihinde gelişen ve zenginleşen kültürel birikiminin geniş kitlelerle buluşturulması amacıyla gerçekleştirilen ve Meşher’in üçüncü sergisi olan “Mâziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesi’nden Bir Seçki” ile aynı adı taşıyan kitabı yayımlandı. Kitap, Sadberk Hanım Müzesi’nin 19.000’i aşkın eserden oluşan kapsamlı koleksiyonunun Arkeoloji ve Türk-İslam sanatı bölümlerinden derlenen 200’ü aşkın çarpıcı eserin kılavuzluğunda, MÖ 6. binyıldan 20. yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminin öyküsü kronolojik bir akışla ele alıyor.

    Alexis Gritchenko’nun İstanbul’a gelişinden 100 yıl sonra burada ürettiği çoğu suluboya olmak üzere guaş, karakalem ve yağlıboya eserlerinin derlendiği Alexis Gritchenko - İstanbul Yılları Türkçe ve İngilizce olarak yayımlandı. Sanatçının 150’den fazla eserinin kataloglanan kitapta sanatçının yaşamı ve tekniğiyle ilgili makalelerin yer alıyor.

    Vehbi Koç Vakfı (VKV)’nın İstiklal Caddesi’ndeki yeni kültür ve sanat kurumu Meşher’in ilk sergisi “Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik” ile aynı adı taşıyan kitabı yayımlandı. Odağında mitlerin, efsanelerin ve masalların yer aldığı sergiyle ilgili makalelerin yer aldığı Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa'dan Çağdaş Seramik isimli kitapta, üretim pratikleriyle ilgili 13 sanatçıyla yapılan röportajlara da yer alıyor.

    Meşher yayınlarını Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde yer alan 211 numaralı Meşher binasından veya kitap satış sitelerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    1507
  • 25-07-2021

    Hermann Lenz’in Frankfurt Dersleri’nin bir parçası olan konferansları Yaşamak ve Yazmak başlığı ile Ketebe Yayınları’nın Exlibris dizisinin on birinci kitabı olarak Fatih Tepebaşılı’nın çevirisiyle yayımlandı.

    Kitabın içeriğini Lenz’in 1986 yılında Frankfurt Dersleri kapsamında verdiği konferanslar oluşturuyor. Bu konferanslarda Lenz, yazın dünyası ile hayatının yaratıcılığına etkileri paylaşıyor.

    Kitap, Lenz’in yazma sürecine ve bu sürece kaynak oluşturan hayatına ışık tutuyor. Pek çok şiir, roman ve hikâye kitabı bulunan yazar, kendi hayatına dair detayları, kitaplarını yayımlatma sürecini, eleştirmenlerin yapıtlarını değerlendirme biçimlerini, çocukluğunu, yetişkinlik döneminde yaşadığı zorlukları tüm açık yürekliliğiyle paylaşıyor. Frankfurt Dersleri’nde bugüne kadar 80’e yakın sunumdan biri olan Yaşamak ve Yazmak beş konferanstan oluşuyor. Kitabın sonunda yer alan ve Hermann Lenz için önemli olan edebiyat ve düşünce dünyasından portreler ise yazar tarafından kitabın basım aşamasında ilave edildi.

    0
    0
    1639
  • 24-07-2021

    21 - 31 Mart 2022 tarihleri arasında 18. kez düzenlenecek Akbank Kısa Film Festivali’ne başvurular başladı. Festivalin Yarışma Bölümü için 24 Aralık’a kadar başvuru yapılabilecek.

    Ulusal ve uluslararası olmak üzere iki ayrı kategoride gerçekleştirilecek 18. Akbank Kısa Film Festivali Yarışma Bölümü’ne başvuranlar arasından festival jürisi tarafından seçilecek Ulusal Yarışma bölümünde En İyi Kısa Film’e 40.000 TL, Uluslararası Yarışma bölümünde En İyi Uluslararası Film’e ise 5.000 Dolar ödül verilecek. Geçen sene Yarışma Bölümü’ne 71 ülkeden toplam 2.048 kısa film başvurmuştu.

    Festival kapsamında gerçekleştirilecek “Festival Kısaları”, “Dünyadan Kısalar”, “Kısadan Uzuna”, “Deneyimler”, “Belgesel Sinema”, “Perspektif” “Özel Gösterim” ve “Forum” ile yurt içi ve yurt dışından geniş katılımlı atölye çalışmaları ve söyleşiler 21 - 31 Mart 2022 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak.

    18. Akbank Kısa Film Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2074
  • 24-07-2021

    Farklı üniversitelerinden akademisyenlerin, 2000’lerin başından günümüze uzanan sürede, kabuk değiştirerek yeniden yapılanan Türk sinemasına dair çalışmalarının yer aldığı Türk Sineması Üzerine Yeni Söylemler: Çağdaş Temsiller, Çözümlemeler ve Türler isimli kitap Palet Yayınları’ndan çıktı.

    Özlem Özgür’ün editörlüğünde hazırlanan bu derleme kitap, sinemamız için akademik ve sektörel anlamda bir başvuru kitabı olma niteliği taşıyor. Kitap, Türker Elitaş’ın kaleme aldığı “Reha Erdem Sinemasında Dürüstlüğün Öyküde İnşası” başlıklı makale ile başlıyor. Murat Ertan Doğan ve Burçin Ünal, “Dijital Platformlarda Yer Alan Çağdaş Dönem Türk Sinemasında Suç Olgusu” isimli çalışmayla; Gökhan Gültekin, “2000 Sonrası Türk Sinemasında Yükselen Bir Tür: Suç Komedileri” isimli çalışmasıyla devam ediyor.

    Semra Güzel Korver, “Prestijli Festivaller, Ödüller ve Türk Sineması” isimli makalesiyle 2010-2020 yılları arasında dünyanın en büyük ve en prestijli festivalleri olarak kabul gören Venedik, Cannes, Berlin Festivallerinde ödül almış Türk filmlerinin ortak özelliklerini betimliyor. Özlem Özgür ve Vildan Bahçacı, “Çağdaş Dönem Türk Sinemasında Taşra ve Taşrada Çocuk Olmanın İzlenimleri” isimli makaleleri ile yer alırken; Nermin Orta, “Kadın Emeğini Görünür Kılmak: Çağdaş Dönem Türk Sinemasında Güvencesiz Çalışan Kadın Temsilleri” başlıklı çalışmasında, 2000 sonrası çağdaş Türk sinemasında, kapitalist sistem ve ataerkil ideoloji içerisinde kentli kadınların görünmeyen emeklerinin nasıl temsil edildiğini toplum bilimsel çözümleme yöntemi ile değerlendiriyor.

    Evren Günevi Uslu, “Türk Sinemasının Karanlık Tarafı: Emin Alper Sinemasında Kara Film Örneği “Abluka”” isimli makalesinde kara film türüne odaklanırken; Özgür Çalışkan'ın, “Çağdaş Sinemada Yerel Denemeler: Aidiyet Filminde Deneme Anlatısı” adlı çalışmasıyla kitap son buluyor.

    0
    0
    1305
  • 23-07-2021

    Sabancı Vakfı’nın toplumsal sorunlara sanat aracılığıyla dikkat çekmek amacıyla 2016 yılından bu yana gerçekleştirdiği Kısa Film Yarışması’nın 2021 yılı başvuruları başladı. “Konu Uzun Film Kısa” sloganı ile altıncısı gerçekleştirilecek Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması’na 19 Kasım’a kadar başvuru yapılabilecek.

    Toplumsal sorunlara dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak için sanatın kitleleri etkileyen gücünü kullanmak amacıyla düzenlenen Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması’nın bu yılki teması “Yeni Dünyada Yeni Meslekler” olarak belirlendi. Sabancı Vakfı 6. Kısa Film Yarışması’na 5 dakika uzunluğundaki ve yeni meslekler konusunu ele alan eserler ile 19 Kasım’a kadar başvuru yapılabilecek. Eserler ilk olarak ön jüri tarafından değerlendirilecek ve finale kalan en az 10 en fazla 15 eser arasından jüri son değerlendirmeyi yapacak.

    Yarışmaya başvuran eserlerin yönetmen (eser sahibi) ve / veya yapımcısından en az birisinin T.C. veya K.K.T.C. vatandaşı olması gerekiyor. Bir kişinin birden fazla eser ile başvurabileceği yarışmaya daha önce herhangi bir yerde gösterilmemiş ve ödül almamış eserler ile başvuru yapılabilecek. Ayrıca eser sahiplerinin bugüne kadar herhangi bir uzun metraj film çekmemiş olması gerekiyor. Yeni dünya düzeninde dijitalleşme ve yapay zekâyla birlikte gelen yeni mesleklerin ve kaybolacak iş kollarının hayatımızdaki etkilerini ve bu konuda yapılması gerekenleri en iyi şekilde sunan, kriterlere uyan, akılda kalıcı ve yaratıcı bulunan eserlerin birincisi 25 bin TL, ikincisi 20 bin TL, üçüncüsü 15 bin TL değerinde ödülün sahibi olacak.

    Sabancı Vakfı 6. Kısa Film Yarışması hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1589
DAHA FAZLA
Geldanlage