GÜNDEM
  • 18-10-2021

    Yönetmenliğini Denis Villeneuve’ün üstlendiği, Frank Herbert’ın bilim kurgu klasiği romanından uyarlanan Warner Bros. Pictures ve Legendary Pictures yapımı Dune: Çöl Gezegeni 22 Ekim’de vizyona giriyor.

    Dune: Çöl Gezegeni’nin oyuncu kadrosunda Timothée Chalamet, Rebecca Ferguson, Oscar Isaac, Josh Brolin, Stellan Skarsgård, Dave Bautista, Stephen McKinley Henderson, Zendaya, Chang Chen, David Dastmalchian, Sharon Duncan-Brewster, Charlotte Rampling, Jason Momoa ve Javier Bardem yer alıyor. Film kendi ailesini ve halkının geleceğini garanti altına almak için evrendeki en tehlikeli gezegene seyahat etmek zorunda olan, kavrayışının ötesinde büyük bir kaderin içine doğmuş, parlak ve yetenekli genç Paul Atreides'in hikâyesini anlatıyor. Denis Villeneuve’ün Jon Spaihts ve Eric Roth ile birlikte senaryosunu yazdığı film, Frank Herbert’ın aynı adlı romanına dayanıyor. Denis Villeneuve, Cale Boyter, Joe Caracciolo Jr. ve Mary Parent filmin yapımcılığını, Tanya Lapointe, Joshua Grode, Herbert W. Gains, Jon Spaihts, Thomas Tull, Brian Herbert, Byron Merritt ve Kim Herbert ise yönetici yapımcılığını üstleniyor. Dune: Çöl Gezegeni filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    2083
  • 18-10-2021

    Galeri Diani, 55 yıllık sanat yaşamlarını geride bırakan sanatçı Gülseren ve Teoman Südor’un sanat zor zamanlarda atağa geçer felsefesiyle, zaman ve mekândan soyutlayarak ürettikleri eserlerinden oluşan “Birlikte; İnsana Rağmen” başlıklı sergisine 12 - 27 Kasım tarihleri arasında ev sahipliği yapacak.

    Hiper maniyerist akımının öncülerinden Gülseren ve Teoman Südor, sergide sanat yaşamlarında edindikleri deneyimlerini daha da yalınlaştırarak, son iki yıldır her an birlikte üretmenin ve son zamanlardaki insan kaynaklı yaşanan faciaların etkilerini daha fazla derinleştirmekle kalmayıp, paletlerindeki renkleri arttırarak zaman ve mekân ögelerini birbiri içinde eritip doğa ve insanın sonsuz döngüsünü sorguluyorlar. Sergide pandemi döneminde ait yaklaşık 36 eser yer alıyor. Sanatçıların eserleri her sergilerinde olduğu gibi bir önceki sergilerinin devamı niteliğini taşıyor.

    Südorlar birlikte diz dize, iç içe 200 metrekare kapalı alanda geçirdikleri bu iki yılın kendilerini ikiz kardeşlere dönüştürdüklerini söylerken, zaman zaman iki sene öncesine kadar fikir ayrılıklarının üzerini edeplice kapatıp ifşa etmez ortalığa dökmezlerken pandemi süresince yapıtlarını daha keskin ve acı reçetelerle eleştirdiklerini belirtiyorlar. Ve bunun sonucu olarak kendilerinin yapıtlarını daha olgunlaştırdığını düşünüp giderek düşünce ve yapıtlarının konularında daha çok ortaklıklar, yakınlaşmalar olduğunu gördüklerini ve ortak bir sergi açmaya karar verdiklerini söylüyorlar.

    ​Gülseren ve Teoman Südor’un eserlerinden oluşan “Birlikte; İnsana Rağmen” başlıklı sergiyi 12 - 27 Kasım tarihleri arasında Galeri Diani’de ziyaret edebilirsiniz. Galeri Diani’nin sekiz yıldır düzenli olarak sanatçılar, eleştirmenler ve izleyicilerin katılımıyla yaptığı sergi söyleşisi ise 20 Kasım’da gerçekleştirilecek.

    0
    0
    2089
  • 18-10-2021

    Ödüllü nörobilimci ve psikolog Ethan Kross’un sayısız vaka ve araştırmadan yararlanarak, iç sesi dizginlemek için basit ve uygulanabilir bir alet çantası hazırladığı kitabı Geveze – Kafamızın İçindeki Dırdırcı Ses ve Onu Dizginlemenin Yolları, Ayşegül Çetin’in çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Kross, iç sesimizin dizginlemek için aslında hep gözümüzün önünde olan ama farkında olmadığımız; kullandığımız sözcüklere, anlattığımız hikâyelere, sevdiklerimizle yaptığımız konuşmalara, alışkanlıklarımıza, hatta bazen tuhaf ritüellerimize gizlenmiş araçlara işaret ediyor. Geveze, özgün bir bakış açıları ve ipuçları veriyor. Okurun kendisiyle yaptığı konuşmaları sonsuza dek değiştirecek ve daha mutlu, daha üretken bir yaşam sürmesine yardımcı olacak bir kitap.

    Benzersiz bir becerimiz var: içsesimiz. Hedeflerimize ulaşabilmemizi, yaratabilmemizi, mutluanlarımızı zihnimizde tekrar tekrar yaşayabilmemizi ve kim olduğumuzu tanımlayabilmemizi ona borçluyuz. Ama bu bilgelik kaynağı, en çok ihtiyaç hissettiğimiz anlarda en acımasız düşmanımıza dönüşebiliyor. Acı veren duyguları aklımıza sakız yapıyor, utanç dolu anlarımızı zihnimizde tekrar tekrar canlandırıyor, bizi düşüncelerimizin kıskacından kurtarmıyor, aksine sinsi bir şeyin doğmasına yol açıyor: dırdırcı içses.

    Kullanılan görsel çalışma Penguin’den alınmıştır.

    0
    0
    1614
  • 17-10-2021

    GalataPerform’un Yeni Metin Projesi kapsamında düzenli olarak gerçekleştirdiği Yeni Metin Oyun Yazarlığı Atölyesi, dijital eğitim modeliyle 23 Ekim’de başlıyor.

    Türkiye’den ve dünyadan oyun yazarları, dramaturglar ve teorisyenlerin de konuk olacağı atölyede katılımcılar yedi ay boyunca kendi oyunlarını yazarak çağdaş oyun yazarlığı alanında yapı ve içerik bakımından kendilerini geliştirme fırsatı bulacaklar. Yeşim Özsoy, Ferdi Çetin, Ozan Ömer Akgül ve Ahmet Sami Özbudak’ın ana kadrosunda yer aldığı atölyeye ek olarak Türkiye’den konuk oyun yazarları, dramaturglar ve teorisyenler de konuk olacak. Ayrıca program başlangıcında İsveç’ten Athena Farrokhzad, Norveç’ten Demian Vitanza ve Cecilia Loveid, Kosova’dan Yeton Neziray, İspanya’dan Joan Yago ve Hollanda’dan Magne van den Berg giriş seviyesinde yazarlık eğitimi verecek. Atölyenin ilerleyen döneminde ise Fransa, Romanya, Portekiz, Macaristan ve İtalya’dan oyun yazarları katılacak.

    Oyun Yazarlığı Atölyesi, bu sene çevrim içi ve yüz yüze toplantılar olmak üzere hibrit yöntemle gerçekleşecek. Dersler ağırlıklı olarak zoom üzerinden gerçekleşecek, atölye bitiminde ise katılımcıları ve eğitmenleri bir araya getiren bir kamp düzenlenecek. Çevrim içi derslerin yanı sıra katılımcılara eğitim videoları ve oyun metinlerinden oluşan çevrim içi eğitim seti verilecek. Oyun Yazarlığı Atölyesi’nin üçüncü ayından sonra birebir danışmanlık süreci başlayacak. Katılımcılar bu süreçte uzman eğitmenlerden danışmanlık alarak oyunlarını yazmaya başlayacaklar. Ayrıca her sene atölye kapsamında oyunlarını bitiren yedi yeni oyuna ve yazarına Yeni Metin Festivali kapsamında okuma tiyatrosu olarak yer alma hakkı tanınıyor. Yeni Metin Oyun Yazarlığı Atölyesi’ne Türkiye’nin her yerinden oyun yazarı olmak isteyenler 23 Ekim’e kadar kayıt yaptırabilir. Atölye hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1459
  • 17-10-2021

    Arter Öğrenme Programı’nın düzenlediği çağdaş sanat seminerleri kapsamında Genco Devrim Barikan’ın yürütücülüğünde gerçekleşecek “Estetiğin Siyaseti: Çağdaş Sanatı Toplumsal Boyutlarıyla Düşünmek” başlıklı yeni seminer dizisi 26 Ekim’de başlıyor.

    Çağdaş sanatın toplumla ilişkisini tarihsel ve güncel tartışmalardan örneklerle ele almayı hedefleyen Estetiğin Siyaseti: Çağdaş Sanatı Toplumsal Boyutlarıyla Düşünmek” başlıklı seminer dizisi, 26 Ekim’den itibaren altı hafta boyunca her salı 19:00 - 20:30 saatleri arasında çevrim içi olarak izleyiciyle buluşacak. Yürütücülüğünü Genco Devrim Barikan’ın üstlendiği çevrim içi seminer dizisi, sanat tarihinde olduğu kadar gündelik dilde de sıklıkla “güzellik” veya “güzel olan” ile ilişkilendirilen estetik kavramını, Jacques Rancière’in düşüncesinden yola çıkarak felsefi bir bağlamda tartışmaya açıyor. Altı hafta sürecek seminer programında estetik kavramını “güzel olan” ile sınırlandırmadan, “algılama, duyumsama, hissetme” gibi daha geniş anlam alanlarıyla ilişkilendirerek düşünmenin boyutları, Arter Koleksiyonu’ndan seçilen yapıtlar ve Türkiye çağdaş sanatının yakın döneminden örnekler üzerinden incelenecek. Seminerlerde sanatın toplumsal düzenle iç içe geçtiği tarihsel bir anlatı kuran Rancière’in düşüncelerinin yanı sıra 20. yüzyıla yön veren farklı eleştiri ve söylemleri de ele alınacak.

    “Estetiğin Siyaseti: Çağdaş Sanatı Toplumsal Boyutlarıyla Düşünmek” seminer dizisi, 26 Ekim ve 2, 9, 16, 23, 30 Kasım Salı günleri, 19:00 - 20:30 saatleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Programa 0212 708 58 01 numaralı telefondan veya biletler@arter.org.tr adresinden kayıt yaptırarak katılabilirsiniz. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3235
  • 17-10-2021

    Deniz Poyraz’ın, Y kuşağının büyüme hikâyesini, Trakya’nın otantik atmosferi içinden anlattığı öykülerden oluşan yeni kitabı Dünya Unutana Kalır, İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Dünya Unutana Kalır’da zaman 1990’ların sonları, 2000’lerin başları. Öykülerde; geçmiş, yorgun ve ümitsiz. Gelecek ise belirsiz… Mark almış başını gidiyor, seçimlerle birlikte ülke yeni bir döneme giriyor, kimilerinin zenginlikten başı dönüyor, kimilerinin cebi para görmüyor, Eurovision’da tarih yazılıyor, teknolojinin hızına yetişilemiyor, Van Gölü Canavarı’ndan da beter yeni canavarlar türüyor.

    İşçi servisi durağa yanaştı mı sokağın hareketi, evlerin beton duvarları arasına çekilir. O kedersiz curcuna, akşam haberlerinin sevimsiz iklimi altında kaybolup gider. Dip dibe apartmanların aynı boşluğa bakan mutfaklarında yemek kokuları birbirine karışır. Kokuya kediler, kuşlar üşüşür. Her daireyi çekip çeviren aynı fabrikanın maaşı olduğundan, mutfak masasına aşağı yukarı aynı çorba konur, farklı tencerelerde hep aynı yemekler pişer. Hal böyleyken kaygılar, öfkeler, sevinçler de birbiriyle benzeşir.

    ​Kapaktaki eser: Seda Mit’e aittir.

    0
    0
    1631
  • 16-10-2021

    2021 Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yapan ve En İyi Yönetmen ödülünü kazanan, başrollerinde Marion Cotillard ve Adam Driver’ın yer aldığı Annette filmi 22 Ekim’de vizyona giriyor.

    Kutsal Motorlar ve Köprü Üstü Aşıkları gibi kült filmlerin dahi ismi Leos Carax’ın yönettiği film, Sparks grubunun film için özel bestelediği şarkılar eşliğinde unutulmayacak bir müzikal aşk hikâyesi sunuyor. Annette’in fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    “Dünyaca ünlü bir opera sanatçısı olan Ann ve kitleleri kendine hayran bırakan bir komedyen olan Henry, aşkı birbirlerinde bulmuşlardır. İlişkileri boyunca olduğu gibi evlilikleri de Ann'in hamileliği ve ilk çocuklarının doğumu da basının ve halkın gözleri önünde yaşanır. Ancak Ann ve Henry'nin ilişkisi, kızları Annette’in doğumu ile bozulmaya başlar. Bir yat gezisinde yaşananlar ise bu ailenin kaderini tamamen değiştirecektir.”

    0
    0
    1539
  • 16-10-2021

    İsrailli sanatçı Yael Meiry’in toplumsal inşa süreçlerini yıkan bedene bakışını yansıttığı “Artık Yalnız Kaldığımıza Göre” başlıklı Türkiye’deki ilk kişisel sergisi 23 Ekim - 12 Kasım tarihleri arasında KOLİ Art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.

    On yılı aşkın bir süredir bedenleri inceleyen Yael Meiry, çeşitli biçimlerdeki ilişkilerin kavramını ve nasıl kurulduğunu keşfederken insanlığı ve öznelliği, inşa edilmiş iktidar ve toplumsal ilişkiler bağlamında araştırıyor. Sergide bu keşfi sürdürmek için bir arzu nesnesi arayan sanatçı, bütününden kopmuş, sembolik bedensiz parçalar olarak taşlara doğru çekiliyor. Taşların toplanması, kalıpların oluşturulması ve çeşitli malzemelerden heykellerin dökümünü içeren çalışma süreci sonunda stüdyo fotoğraflarıyla sergi alanında, diğer görüntülerle birlikte sahneleniyor. Nesneler ve kavramların aralarındaki buluşma, sıradan olanın karmaşıklığını, yıkıcılığını ve cazibesini gözler önüne seriyor.

    ​Yael Meiry’in “Artık Yalnız Kaldığımıza Göre” sergisini 23 Ekim - 12 Kasım tarihlerinde 13:00 - 18:00 saatleri arasında KOLİ Art Space’te ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Yael Meiry, Wrapped in Gold
    2. Yael Meiry, Stone 8 (in Silicon)
    ​3. Yael Meiry, Moving

    0
    0
    1565
  • 16-10-2021

    Seray Şahiner’in edebiyatımıza yeni bir ses, güçlü bir kahraman armağan ettiği yeni romanı Ülker Abla, Everest Yayınları’ndan çıktı.

    2012 yılında Hanımların Dikkatine ile Yunus Nadi Öykü Ödülünü, 2018 yılında Kul ile Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazanan Şahiner, hem benzersiz hem de fazlasıyla tanıdık birinin Ülker’in hikâyesini anlatıyor. Ülker, kocasından şiddet görmüş, gidecek yeri olmadığından bu eziyeti yıllarca sineye çekmiş bir kadın. Ve bir gece evini terk eder. Yeni bir yaşam alanı ararken can havliyle bir hastaneye sığınır ve orada kalabilmek için kimsesiz insanlara refakatçilik etmeyi iş edinir. “Ağlayanın bir, gülenin bin derdi var,” diyen Ülker, keskin mizah duygusunu savunma sanatı olarak kullanıp hayatta kalmanın yollarını arar.

    “Hani diyorlar ya, rüyamda bunun bir rüya olduğunu biliyordum diye…
    Kâbustayım ama bunun hayatım olduğunu biliyorum.”

    0
    0
    5011
  • 15-10-2021

    Prenses Diana’nın Prens Charles’la evliliğine son vererek kraliyetten ayrılmaya karar verdiği, hayatının en kritik üç gününü anlatan, başrolünde Kristen Stewart'ın yer aldığı Spencer filmi, 12 Kasım’da vizyona girecek.

    Pablo Larraín’in yönetmen koltuğunda oturduğu, Steven Knight’ın senaryosunu kaleme aldığı ve adını Lady Diana’nın evlenmeden önceki soyadından alan film, Diana’nın kraliyet ailesindeki sırlarla dolu yaşamına ve kraliyetten ayrılışına odaklanıyor. Diana’yı Kristen Stewart’ın canlandırdığı film, beklenmedik ölümüyle sevenlerini yasa boğan Lady Diana’nın Prens Charles’la evliliğine son vermeye ve kraliyetten ayrılmaya karar verdiği, hayatının en kritik üç gününü anlatıyor. Bu performansıyla Kristen Stewart’ın Oscar’a aday olacağı söyleniyor.

    Spencer filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    4028
DAHA FAZLA
Geldanlage