
Turhan Selçuk'un yıllar içinde çeşitli yayınlarda yayımlanan siyah beyaz karikatürlerinin ayrıntılı bir kataloglama ve tematik düzenleme çalışmasıyla derlendiği ve Desen Yayınları tarafından yayımlanan üç ciltlik “Turhan Selçuk Seçkisi” İnsan Denen Garip Hayvan kitabı ile tamamlandı.
Seçkinin son kitabı İnsan Denen Garip Hayvan, Selçuk'un 1951-2001 yılları arasında Türkiye'nin ve dünyanın seçkin gazete ve dergilerinde kendine yer bulan, bazıları farklı dönem ve mecralarda tekrar tekrar yayımlanarak yankı uyandırmış 86 karikatürünü bir araya getiriyor.
İnsan Denen Garip Hayvan'da, gelmiş geçmiş en “yırtıcı” canlının kendini “daha insan” yapma çabasını çizgilere döken Turhan Selçuk, insan doğasının açgözlü ve şiddete meyilli yapısını incelikle hicvediyor. Kitaptaki seçki kadın-erkek ilişkilerindeki yozlaşmadan kültürün metalaşması ve sanatta yabancılaşmaya, bilim ve teknolojideki gelişmelerin toplumdaki yansımalarından sporun ve özellikle de futbolun siyasetle kesişmesine kadar, insana dair hemen her konuya eğiliyor. Seçki ayrıca plansız göçün körüklediği çarpık kentleşme, doğanın altüst olan dengesi, insanın uzayla imtihanı gibi meseleleri de gündeme alarak elli yıllık dünya düzeninde gerçekte çok az şeyin değiştiğini açığa vuruyor.
Dijital illüstrasyon galerisi famstore°’un “İLETKEN” başlıklı üçüncü seçkisi sosyal fayda amaçlı yeni bir akıma imza atıyor. 22 illüstratörün sağlıklı gıda, iklim krizi, insan hakları gibi her biri farklı bir mesele üzerine eğilen eserleri 7 Aralık’a kadar çevrim içi olarak sanatseverlerle buluşuyor.
22 illüstratörün hayatlarında yer eden sosyal konuları kendi stillerinde yorumladığı “İLETKEN” seçkisi, sanatçıların önemsediği konular hakkında farkındalık yaratmayı ve bir veri tabanı oluşturmayı amaçlıyor. Önümüzdeki ay boyunca @famillustrations Instagram hesabı üzerinden yayımlanacak eserlerin hepsi UNDP Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve aynı amaçlar için çalışan sivil toplum örgütlerini, sosyal girişimleri ve toplulukları da paylaşacak. Seçkide yer alan eserler ele aldıkları meseleler hakkında çalışan herkesi bir araya getirecek bir akım başlatmayı ve dijital sanat, sivil toplum ve sosyal girişim ekosistemleri arasında iletken görevi görerek yeni etkileşimlere ön ayak olmayı amaçlıyor.
Seçkide Cansu Bayrambey, Ezgi Arslan, Eda Çağıl Çağlarırmak, Cem Ozan Çetintaş, Dilara Akbal, Dünya Atay, Ece Ağırtmış, Ege Acar, Eylül Deniz Ergun, Günseli Sepici, Hande Koçhan, Kübra Su Yıldırım, Melike Erkan, Mina Yancı, Neda Mamo, Ozan Atalay, Selin Tahtakılıç, Selin Türkü Birben, Selva Kaya, Simay Yaman, Sümeyra Yüce ve Tutku Sevinç’in eserleri yer alıyor.
“İLETKEN” seçkisi 7 Aralık tarihine kadar www.famstore.co adresinden görülebilir.
George R. R. Martin ve Gardner Dozois tarafından derlenen, 21 yazarın kitaba özel kaleme aldığı öykülerden oluşan Tekinsiz Kadınlar, Güncem Topcu Güzel’in çevirisiyle Epsilon Yayınevi’nden çıktı.
Türler arası bir öykü seçkisi sunan kitapta Joe Abercrombie, Megan Abbott, Cecelia Holland, Melinda Snodgrass, Jim Butcher, Carrie Vaughn, Joe R. Lansdale, Megan Lindholm, Lawrence Block, Brandon Sanderson, Sharon Kay Penman, Lev Grossman, Nancy Kress, Diana Rowland, Diana Gabaldon, Sherrilyn Kenyon, S. M. Stirling, Samuel Sykes, Pat Cadigan, Caroline Spector ve George R. R. Martin’in novella ve öyküleri yer alıyor.
Tekinsiz Kadınlar; bilimkurgu, fantastik, esrarengiz, tarihsel, korku, paranormal romans gibi pek çok türde yazan birçok tanınmış yazarın “tehlikeli kadınlar” konusunu ele aldığı öykülerden oluşuyor. Tekinsiz Kadınlar’da, erkek kahraman canavarlarla ya da kötü adamlarla savaşıp kılıç sallarken yanı başında korkuyla dikilip ağlayan talihsiz kadınları bulamazsınız. Aksine, bu kitabın kadınlarını tren raylarına bağlamaya kalktığınızda kendinizi gerçek bir dövüşün içinde bulabilirsiniz. Burada kılıç erbabı savaşçı kadınlar, gözü kara kadın pilotlar, astronot kadınlar, amansız kadın seri katiller, ürkütücü süper kahraman kadınlar, sinsi ve baştan çıkarıcı femme fatale’ler, büyücü kadınlar, zor şartlar altında hayatta kalmaya çalışan kötü kızlar, kadın haydutlar ve asiler, kıyamet sonrası hayatta kalmayı başaran kadınlar, özel kadın dedektifler, adamı gözünü kırpmadan ipe gönderen kadın yargıçlar, halklara hükmeden, kıskançlık ve ihtiras duygularına kapılarak binlerce insanı tüyler ürpertici şekilde ölüme sürükleyen mağrur kraliçeler, cesur ejderha binicileri ve çok daha fazlası var.
Today at Apple ve ATÖLYE iş birliğiyle hazırlanan Perspektif İstanbul, deneyim odaklı etkinliklerle teknoloji ve yaratıcılığı bir araya getiren, yeni bir bakış açısı öneren ve kent kültürünü kutlayan programıyla 5 Aralık’a kadar devam ediyor.
Perspektif İstanbul, müzik, görsel sanatlar, performans ve daha birçok alandaki keşifler aracılığıyla şehre, hayata dokunduğumuz yerlere ve en önemlisi de birbirimize karşı yeni, taze ve farklı perspektiflerle bakabilmenin yolunu açmayı umuyor. Programda kentin seslerini kaydedip müziğe dönüştürmekten yürüyüş ve performanslara, podcast yayını yapmaktan artırılmış gerçekliği deneyimlemeye ve her yaştan katılımcıyla çizim yapmaya kadar birbirinden farklı etkinlikler yer alıyor.
5 Aralık’a kadar devam edecek fiziksel ya da çevrim içi ortamda düzenlenecek etkinliklere katılım ücretsiz olacak. Etkinliklere kayıt olmak ve ayrıntılı bilgi için Perspektif İstanbul’un internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 23 Kasım 2021 - 6 Mart 2022 tarihleri arasında izleyiciyi geçmişten geleceğe uzanan bir kültür yolculuğuna çıkaracak üç yeni sergiye ev sahipliği yapıyor.
Küratörlüğünü Brigitte Pitarakis’in üstlendiği “İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800 – 1955”, Bizans araştırmalarında Osmanlı başkentinin merkezi rolüne odaklanıyor. On dokuzuncu yüzyılda diplomatik, akademik ve sanatsal çıkarların kesişmesi, zengin bir miras olarak Bizans geçmişine ilişkin bilinci arttırdı. Konstantinopolis’e dair oryantalist bakışın kırılmasıyla arkeolojik buluntular akılcı bir yaklaşımla ele alınmaya başlandı. Şimdiye kadar yeterince çalışılmamış, Bizans’a bilimsel bir yaklaşım getiren bu gelişmeler, Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü ortaklığıyla hazırlanan sergide bir arşiv seçkisiyle tarih meraklıları ve sanatseverlerle buluşuyor. Bizans’ın modern keşfini ve bu mirasın geniş bir ilgi alanına dönüşümünü aktaran sergide; döneme özgü, gösterişli bir üslupta resimlendirilmiş nadir kitaplar, baskı ve haritalar, orijinal arşiv fotoğrafları, belge ve resimler tematik bir bütünlük içinde bir araya sunuluyor. Sergide, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde yer alan Bizans eserlerinin yanı sıra; Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu’na ait fotoğraf ve kitap seçkisine, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü, Ömer Koç, Serap Kayhan, Dr. Safder Tarim, Büke Uras koleksiyonlarından ve Birmingham Üniveristesi Doğu Akdeniz Arşivi, Dumbarton Oaks Araştırma Kütüphanesi, Fransa Milli Kütüphanesi, Collège de France Bizans Kütüphanesi Fonds Whittemore, Paris EPHE, Photothèque Gabriel Millet arşivlerinden derlenen kitap, baskı, harita, fotoğraf, belge ve resimler eşlik ediyor.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi ile İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Bizans hakkında yapılmış bilimsel araştırmaları inceleyen “İstanbul’dan Bizans’a” sergisi ile eşzamanlı olarak, bu kez Bizans’ın popüler kültürdeki temsillerini ele alan “‘İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm!’: Popüler Kültürde Bizans” sergisini sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Küratörlüğünü Emir Alışık’ın yaptığı sergi, adını Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Panorama (1954) isimli romanından alıyor. Bizans’ın her gün farklı sanat üretimlerinde nasıl karşımıza çıktığına odaklanan sergide 50’yi aşkın sanatçı, yazar, illüstratör, müzisyen, sinemacı ve moda tasarımcısının Bizans’a atfedilen eşsizliği ve egzotizmi farklı açılardan yorumlayan ve görselleştiren işleri bulunuyor.
“Yarına Notlar” başlıklı sergide ise Covid-19 pandemisiyle daha görünür hâle gelen yeni küresel gerçekliği yansıtan güncel sanat çalışmalar yer alıyor. Independent Curators International [Uluslararası Bağımsız Küratörler] (ICI) girişimi, mevcut kriz ortamında çağdaş kültürdeki değerleri ve ilişkileri sorgulamak, yeniden değerlendirmek ve bugün görülmesinin önemli olduğuna inandıkları eserleri paylaşmak üzere 25 ülkeden 30 küratörü bu sergi için bir araya getirdi. Dünyanın dört bir köşesinden 29 sanatçının eserlerinden oluşan sergi, küresel bir çağda, kolektif hafızanın inşasında sanatın potansiyel gücüne odaklanıyor. Kısa bir süre önce ABD ve Çin’de sergilenen “Yarına Notlar” sanatseverleri mevcut kriz ortamında, çağdaş kültürel değerleri yeniden sorgulamaya davet ediyor. ICI tarafından düzenlenen “Yarına Notlar” gezici sergisi; Andy Warhol Görsel Sanatlar Vakfı, VIA Sanat Fonu, ICI Mütevelli Heyeti ve Uluslararası Forumu’nun destekleriyle hayata geçirildi.
Sergide yer alan sanatçılar:
Madiha Aijaz, Ernesto Bautista, Maeve Brennan, Vajiko Chachkhiani, Nothando Chiwanga, Shezad Dawood, Demian DinéYazhi', Cao Guimarães, Ilana Harris-Babou, Rei Hayama, Amrita Hepi, INVASORIX, Tamás Kaszás, Ali Kazma, A Liberated Library for Education, Inspiration, and Action, David Lozano, Mona Marzouk, Joiri Minaya, Peter Morin, Daniela Ortiz, Kristina Kay Robinson, Luiz Roque, Mark Salvatus, Ibrahima Thiam, u/n multitude, Wayne Kaumualii Westlake, Yan Shi.
Sergide yer alan küratörler:
Charles Campbell, Freya Chou, Giulia Colletti, Veronica Cordeiro, Allison Glenn, Tessa Maria Guazon, PJ Gubatina Policarpio, Ivan Isaev, Ross Jordan, Drew Kahuʻāina Broderick ve Josh Tengan, Esteban King Álvarez, João Laia, Luis Carlos Manjarrés Martínez, Fadzai Veronica Muchemwa, Lydia Y. Nichols, Marie Hélène Pereira, Balimunsi Philip, Josseline Pinto, Florencia Portocarrero, Shahana Rajani, Rachel Reese, Marina Reyes Franco, Mari Spirito, Alexandra Stock, Eszter Szak.cs, Abhijan Toto, Fatoş Üstek, Su Wei, Sharmila Wood.
“İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800–1955”, “‘İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm!’: Popüler Kütlürde Bizans” ve “Yarına Notlar” sergilerini 23 Kasım 2021 – 6 Mart 2022 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.
İsrailli illüstratör ve çizgi roman sanatçısı Rutu Modan’ın Polonya göçmeni İsrailli Regina Segal'in, oğlunun ölümünün ardından torunu Mica’yla birlikte, 2. Dünya Savaşı’nda kaybedilmiş bir aile mülkünü geri almak için Varşova’ya gitmesini konu alan çizgi romanı Mülk, Doğan Şima’nın çevirisiyle Baobab Yayınları’ndan çıktı.
Regina, doğduğu topraklara döndüğünde unutmak istediği birçok şeyle yüzleşmek zorunda kalır. Geçmişte yaşananlar ve hasıraltı edilen sırlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkarken, Mica da Varşova'ya geliş sebeplerinin babaannesinin söylediğinden farklı olduğundan şüphelenmeye başlar. Mülk, en başta oğlunu yeni kaybetmiş bir anne ve babasını yeni kaybetmiş bir kızın yolculuğu anlatılıyor. Babaanne ve torun arasındaki kuşak çatışmasına rağmen ikisini birleştiren ortak duygu yas.
Holokost ve izleri ilk andan itibaren kitabın arka planında yer alırken, Rutu Modan kıvrak mizahının yardımıyla bu hassas konuyu yer yer eleştirel, çok boyutlu bir bakışla ele almayı ustalıkla başarıyor.
Modan, Mülk’ü oluştururken fotoğraf referanslarından yararlanmış. Kitabın sonunda yer alan listede görüleceği üzere kitaptaki çoğu karakteri canlandırması için gerçek oyunculara, tanıdıklara, hatta çizgi roman dünyasından arkadaşlara başvurulmuş. Sonradan yapılacak çizimlerde kostümlü fotoğraf çekimleri temel alınıyor. Ayrıca Modan'ın arka plan çizimleri için Varşova'da bizzat fotoğraf çekimleri yaptığını da eklemek lazım. Çizimler içinse Fransız-Belçika ekolünde “ligne claire”, yani temiz, net çizgi olarak bilinen bir tekniğe başvuran ve pastel renkler kullanan Rutu Modan, böylece çizgi romanda gereken akıcılığı sağlamış. Yüz ifadelerini ve jestleri vurgulayarak yarattığı çizgi diliyle mizahi anlatım tarzını öne çıkarabilmiş.
Galeri Selvin, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Al Gözüm Seyreyle” başlıklı resim sergisine 12 Aralık tarihine kadar Nişantaşı galerisinde ev sahipliği yapıyor.
Resim sanatımızın çağdaşlaşmasında, akım ve üsluplara ulaşmasında büyük emeği olan Bedri Rahmi Eyüboğlu, resimleriyle ekol yarattı. Ressam, şair, akademisyen, eğitimci ve yazar kimliğiyle sayısız çalışma gerçekleştiren sanatçı, Türk sanatına pek çok isim kazandırdı. Sanatçının şiir imgesinden yola çıkılarak aile koleksiyonundan derlenen “Al Gözüm Seyreyle” başlıklı sergide Eyüboğlu’nun farklı dönemlere ait değişik tekniklerle yaptığı 30 adet işi yer alıyor.
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Al Gözüm Seyreyle” başlıklı sergisini 12 Aralık’a kadar Galeri Selvin’in Nişantaşı galerisinde ziyaret edilebilirsiniz.
Alice Miller’ın gerçeği örtmek için titizlikle örülmüş olan perdeyi kaldırdığı, rafa kaldırılan anahtarla yani çocuklukla paslı kilitleri açtığı kitabı İhmal Edilen Anahtar – Yaratıcılık ve Yıkıcılıkta Çocukluk Travmalarının İzini Sürmek, Süreyya Turhan’ın çevirisiyle Profil Kitap’tan çıktı.
Miller, Picasso, Kathe Kollwitz, Buster Keaton hakkında yaptığı analizlerle gerçekleri gözler önüne seriyor. Picasso Guernica’da ne anlattı? Buster Keaton neden hiç gülümsemedi? Nietzsche neden kadınlara ve dine bu kadar çok hakaret etti? Niçin aklını yitirdi? Hitler ve Stalin neden zalim ve katil oldu?
“İyileşmenin, hayattaki neşeyi, yaratıcılığı ve huzuru yeniden kazanmanın anahtarı, Alice Miller’ın ikna edici bir şekilde açıkladığı gibi, çocukluğun koşulsuz ifşasında yatar.”
Müzik, çağdaş sanat ve gastronomiyi harmanlayan ORGANICS by Red Bull Sessions çatısı altında düzenlenen “Organics Sunday” etkinliği 28 Kasım’da Yapı Kredi bomontiada’da gerçekleştirilecek. “Organics Sunday” kapsamında gün boyu sürecek çeşitli etkinlikler, Gülinler ve ardından Sertab Erener akustik konserleri dinleyicilerle buluşacak.
28 Kasım Pazar günü Yapı Kredi bomontiada’da gerçekleşecek “Organics Sunday” etkinliğinde fotoğrafçı Dilan Bozyel’in fotoğrafçılık atölyesi ve bomontiada’nın avlusunda Gülinler konseri katılımcılarla buluşacak. Sahne’de çeşitli aralıklarla Twins Cocktail Lab.’in ORGANICS by Red Bull’un 5 lezzetini farklı içecek reçetelerinde yorumlayacağı miksoloji deneyimlerinin ardından saat 20.00’de Babylon sahnesinde Sertab Erener konser verecek.
Ayrıca ORGANICS by Red Bull Türkiye Instagram hesabını takip ettikten sonra, etkinlik gönderisinin altına yorum olarak en sevdikleri Sertab Erener şarkısının nakaratını kendi sözleriyle yeniden yazanlar, 28 Kasım Pazar ORGANICS by Red Bull Sessions: Sertab Erener akustik konserini sevdikleriyle birlikte izleyecek 5 davetli arasına girme fısatı bulacaklar. Etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Sema Özevin’in ışıkla boyama ve manipülasyon tekniğiyle oluşturmuş olduğu deneysel çalışmalarının yer aldığı “Chronotope” başlıklı sergisi 12 Aralık’a kadar Corpus Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.
“Chronotope” başlıklı serginin küratörlüğünü Mehmet Demir üstleniyor. Özevin’in eserlerinde imgeler eylemsizlik içindedir, sabit çekimler söz konusudur ve imgeler zamanı birebir temsil eder. İmge, hareketten dolayı ortaya çıkan bir şey iken, zaman-imge hareketin etkisinden bağımsız bizzat zamanın kendisiyle özdeş bir hal alıyor.
“Chronotope yer, zaman ve eylemin birliğidir. Zaman ve mekân, her şeyden önce kendileri için var olan, değişenlerin özünde değişmeden kaldığı var sayılan, köklü bir geçmişe dayanan ve varlığın temelini oluşturan kavramlardır. Zaman-mekân olgusunun öznesi de doğal olarak varlıklardır/insanlardır. Çünkü insanın tarihselliğiyle zaman ve mekânın koşut yürüdüğü yeryüzünde, insan-zaman-mekân birlikteliği söz konusudur.”
Sema Özevin’in “Chronotope” başlıklı sergisini 12 Aralık’a kadar pazartesinden cumartesiye kadar 11.00 - 19.00 saatleri arasında Corpus Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.