
Tiyatro sezonuna yayılan Istanbul Fringe Festival kapsamında Polonya’dan Studio Kokyu, I Come to You River: Ophelia Fractured gösterimiyle 29 ve 30 Ocak saat 20.30’da Alan Kadıköy’de sanatseverlerle buluşacak.
Heiner Müller’in Hamlet Makinesi’ndeki ve William Shakespeare’in Hamlet’indeki Ophelia figüründen esinlenerek üç aktris tarafından sahnelenen tiyatro gösterisi I Come to You River: Ophelia Fractured 29 ve 30 Ocak’ta Alan Kadıköy’de sahnelenecek. Ophelia’yı kendi kişisel deneyimlerle yapı bozuma uğratarak inceleyen oyun, sadece bu karakterin klasik tasvirinde değil, her kadının hayatında mevcut olan ilişkiler, kadınlık, intihar, baskı gibi temalara ışık tutmaya çalışıyor. Performansta kullanılan metinler Shakespeare’in Hamlet’inden alınarak ekip tarafından oluşturuldu. Etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
I Come to You River: Ophelia Fractured
Yönetmen: Przemysław Błaszczak
Oynayanlar: Marie Walker, Katarzyna Stankiewicz, Anita Szymańska.
Animasyon: Adrian Jackowski
Işık: Dawid Ilczyszyn
Ülke: Polonya
Tür: Tiyatro - Trajedi & Dram
Süre: Tek Perde - 70 Dakika
Sanatçı Yalçın Bulut’un ilk kişisel sergisi “Yürümek” 12 Şubat tarihine kadar Arnavutköy Galeri Selvin’de sanatseverlerle buluşuyor.
Yalçın Bulut “Yürümek” sergisi ile büyüdüğü ve yaşadığı coğrafyayla birlikte konuyu içselleştirerek, bugünü sorgulama ve anlam evrenini daha geniş bir alana taşıyor. Sanatçı sergiyi zihinsel ve tinsel ilerlemeyle birlikte büyüyen resim ölçüsü, yeni teknik ve malzemeler anlamında da kendini zorlayıcı ve geliştirici fırsat olarak değerlendiriyor.
Yalçın Bulut “Yürümek” sergisi hakkında şunları söylüyor: “Ben de söyleyecek bir şeyin olduğuna güçlü inancımla, dünya ki devinimin bir parçası olmak istiyorum. Çelişkilerin daha net göründüğü, kaosun bizleri esir aldığı bu zaman diliminde, geçmiş ve gelecek arasında ilişkiler kurup, tutkuyla, keyif aldığım kendi gerçekliğimden kaynaklı üretimleri seçtiğim ifade aracıyla yapmaya devam etmek istiyorum.”
Yalçın Bulut’un “Yürümek” isimli resim sergisini 12 Şubat’a kadar pazar günleri hariç her gün 11:00 - 18:00 saatleri arasında Arnavutköy Galeri Selvin’de ziyaret edebilirsiniz.
Adres: Dere Sokak No:3 Arnavutköy Beşiktaş/İstanbul
Varlık dergisi ve yayınlarının kurucusu Yaşar Nabi Nayır adına her yıl temmuz ayında şiir ve öykü dallarında verilen 2022 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’ne başvurular başladı.
Bu yılın Seçici Kurulları şiir dalında Zeynep Uzunbay, Nilay Özer, Ali Özgür Özkarcı, Seyyidhan Kömürcü, Mehmet Erte’den; öykü dalında ise Nursel Duruel, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Selçuk Orhan, Birgül Oğuz, Pelin Buzluk’tan oluşuyor. Başvuruda bulunacak adayların dosyalarını göndermeleri için son tarih ise 1 Nisan 2022 tarih olarak belirlendi.
Katılım Koşulları:
• Ödüle 30 yaş ve altındakiler şiir ve öykü dallarında katılabilir. (Adaylar 01.01.2022 tarihi itibariyle 31 yaşından gün almamış olmalıdır.)
• Her iki dalda da ödüle aday olunabilir.
• Kitap olarak yayımlanmaya uygun şiir ve öykü dosyaları A4 Word belgesine Times New Roman yazı karakteriyle 12 punto (öykü dosyaları bir buçuk, şiir dosyaları tek satır aralıklı) dizilmelidir. Kitap dosyası tek Word belgesi olarak hazırlanmalıdır.
• Fotoğraf, özgeçmiş ve iletişim bilgileri dosyanın ilk sayfasında, dosya adının altında bulunmalıdır.
• Kitap dosyası yasarnabinayirgenclikodulleri@varlik.com.tr adresine en geç 1 Nisan 2022 tarihine kadar gönderilmeli, e-postanın konu başlığında ödüle hangi dalda aday olunduğu muhakkak belirtilmelidir.
• Sonuçlar Varlık dergisinin Temmuz 2022 sayısında açıklanacaktır.
• Ödüle değer görülen dosyalar Varlık Yayınları’nca kitap olarak yayımlanacaktır.
Dijital içerik platformu GAİN, farklı temalara sahip uzun ve kısa metraj Fransız filmlerden oluşan “My French Film Festival” isimli seçkisini 14 Şubat’a kadar sinemaseverlerle buluşturuyor.
“My French Film Festival” seçkisinde yer alan toplam 16 yapım, 14 Şubat tarihine kadar izlenebilecek. GAİN’in Fransız filmleri festivalinde farklı tema başlıkları altında, dramdan animasyona, komediden korkuya çeşitli türlerdeki uzun ve kısa metrajlı filmler bulunuyor.
“My French Film Festival” Programı:
Français et survoltés / French & Furious
Teddy (Fantastik komedi)
Kısa Filmler
Horacio (Animasyon)
Les Démons de Dorothy / The Demons of Dorothy (Komedi)
Love Hurts (Drama)
Intrépide jeunesse / Bold Youth;
À l’abordage (Komedi)
Indes Galantes / Gallant Indies (Belgesel)
Kısa Filmler
Haut les cœurs / The Right Words (Komedi)
Identités bouleversées / Troubled Identities
Playlist (Komedi)
Kısa Filmler
Les Vilains Petits Canards / The Ugly Ducklings (Drama)
Cinéma du désir / A Cinema of Desire
Kısa Filmler
Hold me tight (Animasyon)
Histoires de nuit / Night Tales
Médecin de nuit / The Night Doctor (Drama)
Kısa Filmler
Dustin (Drama)
Malabar (Komedi)
Ourse (Fantastik Komedi)
Voyage, voyage
Calamity (Animasyon)
Kısa Filmler
Erratum (Komedi)
Mixer, Betül Aksu, Bilal Yılmazel, Burak Delier, Ceren Su Çelik, Dilek Winchester, Ece Eldek, Gökçe Hiçyılmaz, Ömer İpekçi & Francesco Romero & Francesca Gotti’nin ve Tayfun Gülnar’ın eserlerinden oluşan “Coulisse” başlıklı karma sergiyi 27 Şubat tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Küratörlüğünü Eda Öztürk’ün üstlendiği serginin çıkış noktasını, Eda Öztürk’ün Fransa’da sanat sosyolojisi alanında yürüttüğü ve İstanbul sanat alanına odaklanan doktora araştırması oluşturuyor. Sergi bu araştırmanın kavramsal çerçevesinde yer alan Zygmunt Bauman’a ait “akışkan modernite” kavramının hem sanat alanında hem de toplumsal düzlemdeki yansımalarına odaklanıyor. Bauman “akışkan modernite” kavramıyla modernitenin katı evresinden, sıvı evresine geçişi ifade ediyor. İçinde bulunduğumuz bu dönem; katı, sınırları net çizilmiş, bir merkez etrafına yerleşmiş her türlü düşünce, eylem ve ilişkilenme biçiminin Bauman’ın ifadesiyle sıvılaşıp, akışkanlaşmasıyla yansıtılıyor.
Akışkan modernitenin belirsiz ve güvencesiz koşulları ile birlikte, toplumsal aktörlerin zaman-mekân deneyimi, gündelik hayat etkileşimleri, kimlik inşa etme ve emek süreçleri de değişiyor. Bu dönemi tanımlayan bir kavram olan “akışkan olma” hâli hem toplumsal alanda hem de sanat alanındaki değişken koşullar karşısında aktörlerin kolaylıkla pozisyon değiştirerek bu koşullara adapte olabilme becerisine göndermede bulunuyor. Sergide resim, heykel, yerleştirme, video, fotoğraf, yeni medya ve koku gibi çeşitli yaratıcı alanlarda üretimler yapan sanatçılar bir araya geliyor. “Coulisse”; insan/insan olmayan hayvan, insan/makine, bilinç/bilinçdışı, kamusal/özel ve sanat/piyasa gibi düalistik kategorilerin sınırlarının iç içe geçerek, akışkanlaştığı alanlardaki yeni ilişkisellik biçimleri üzerine düşünmek için eleştirel bir diyalog hazırlamayı amaçlıyor.
“Coulisse” başlıklı karma sergiyi 27 Şubat tarihine kadar Mixer ana galeri mekânında ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1 ve 2. Ömer İpekçi & Francesco Romero & Francesca Gottii, DIS-CONNECT, parfüm, kitap, glebanite obje, perfumes, book, glebanite object, edisyon 75, 200, 30 edition of 75, 200, 30, 2020
3. Ceren Su Çelik, terkedilmiş mahalle abandoned neighborhood, bilgisayar İle üretilmiş görüntü CGI, 2021
4. Ceren Su Çelik, Haydarpaşa’nın restorasyonu restoration of Haydarpaşa, bilgisayar İle üretilmiş görüntü CGI, 2021
Faruk Duman’ın kaleme aldığı “Sus Barbatus!” üçlemesinden ilhamla hazırlanan “Sus Barbatus!” sergisi 27 Şubat 2022 tarihine kadar Yapı Kredi bomontiada Akademi’de izleyiciyle buluşuyor.
2018-2021 yılları arasında yayımlanan nehir romanı “Sus Barbatus!” üç bölümden oluşan bir sergiye dönüşüyor. Faruk Duman’ın kitabın yazım sürecinde önce defter kenarlarında, ardından çizim defterlerinde sürdürdüğü desen çalışmaları, daha sonra karton üzerine pastel çalışmalarla devam etmişti. Yazarın çizimleri bu sergiyle birlikte ilk kez izleyiciyle buluşuyor.
Üç bölümden oluşan serginin birinci bölümünde, özellikle görsel doğa betimlemeleriyle öne çıkan romanın el yazmalarından bir seçki var. İkinci bölümünde ise romanın Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan yeni baskılarını resimleyen Selin Saygılı’nın, romanın akıcı metnine koşut ilerleyen hızlı ve dinamik çizimlerinin fine art baskıları yer alıyor. Serginin üçüncü ve son bölümünde ise Faruk Duman’ın desenleri ve Yapı Kredi Yayınları’nın kitap için hazırladığı video çalışmaları yer alıyor.
Sus Barbatus!, doğanın tahrip edilmediği, ütopyaların diriliğini koruduğu, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği, masumiyetin egemen olduğu zamanların romanı. Üçlemenin ilk kitabı, çetin kış koşullarında geçen ürkünç olaylarla ilerliyordu. 2018’de yayımlanan roman, aynı yıl Orhan Kemal Roman Armağanı ile Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü almıştı. Üçlemenin kısa süre önce yayımlanan ikinci kitabı Sus Barbatus! 2’de ise bahar mevsimi bütün görkemiyle gözler önüne seriliyor. Arka planı oluşturan siyasal olaylar iyice belirginleşerek hız kazanıyor. Son kitapta mevsim yaza dönüyor ve üçleme 12 Eylül darbesiyle sona eriyor.
Zorlu PSM’nin tiyatroya yeni yetenekler kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği PSM Atölye’de eğitimler başladı.
Genç yetenekleri kültür sanat sektörüne kazandırmayı ve tecrübeli isimleri genç yeteneklerle bir araya getirerek yeni nesil bir sektörel ağ oluşturmayı hedefleyen program Dramatik Yazarlık, Tiyatro Yönetmenliği ve Tiyatro Yapımcılığı başlıklı üç ayrı bölümden oluşuyor. Tiyatro alanından ulusal ve uluslararası yazar, yönetmen ve yapımcıların eğitmen olarak yer aldığı PSM Atölye’de 7 ay sürecek eğitim programına 18 - 30 yaş arasında 26 öğrenci kabul edildi. Atölye Zorlu PSM iş ağı ve prodüksiyon gücüyle gençlerin kültür ve sanatın en önemli alanlarından biri olan tiyatroda, uzman kişilerin tecrübe ve bilgi birikiminden yararlanarak kendi yetenek ve kapasitelerinin geliştirilmesini hedefliyor. Bir yetenek havuzu oluşturarak yeni nesil yazar, yapımcı ve yönetmenlerin yetişmesini amaçlayan program, tiyatronun sahne arkasına odaklanarak gençlerin yaratıcı tiyatro yapımlarını beraber üretmesini sağlayacak.
“Dramatik Yazarlık” derslerinde yazarın kendi serüveninden, oyunları nasıl hayal ettiğinden hareketle dramatik metin yazmak isteyen ya da ilgi duyan katılımcıların önündeki engeller, sorular, istekler konuşulacak ve kısa bir oyun yazmak üzere çeşitli alıştırmalar yapılacak. “Tiyatro Yapımcılığı” derslerinde öğrenciler, yaparken yaratmak konusuna odaklanacak ve ayrıntıların ne kadar önemli bilgilerle dolu olduğunu deneyimleme fırsatı bulacak. “Tiyatro Yönetmenliği” derslerinde ise reji oluşturmanın inceliklere odaklanılacak.
PSM Atölye’de senarist ve dramaturg Aylin Alıveren, çağdaş dansçı, tasarımcı, yürütücü yapımcı, sahne ve turne yöneticisi olarak çalışan Cem Görk, senarist Murat Mahmut Yazıcıoğlu, Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde akademisyen olarak görev yapan yazar Özlem Hemiş, yönetmen Serdar Biliş, yapımcı Zeynep Özbatur Atakan gibi isimlerin yanı sıra, İngiliz yönetmen Blanche McIntyre ve İngiliz dramaturg Suzanne Bell gibi uluslararası isimler de eğitim verecek kişiler arasında yer alıyor.
Simbart Projects Çukurcuma, Seniha Ünay ve Aytuğ Aykut’un eserlerinden oluşan “Faunaya Ağıt” başlıklı karma sergisini 13 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.
İnsan merkezciliği, hayvanlarla ilişkimiz üzerinden sorgulayan “Faunaya Ağıt” sergisi, egemen ve buyurgan özne olarak insanla, insan bakış açısından ele alınan hayvanın ilişkisi üzerine eğiliyor. Bu bağlamda hayvan türlerini yeryüzünde belirli bir yaşam alanına göre sınıflandıran faunaya dönüp bakarken ağıt niteliğinde bir gerçekliği gözler önüne seriyor.
Çalışmalarında gündelik yaşamın algılanma biçimlerini nesne ve özne ilişkisi çerçevesinde ele alan Seniha Ünay, insan merkezci bakış açısında nesne konumuna indirgenen yeryüzü ile egemen ve söz sahibi görülen özne olarak insanın sorunlu ilişkilerine ikili karşıtlıklar yerine çok yönlü süreçler olarak bakmayı tercih ediyor. Sanatçının sergide bulunan Henüz İsimsiz başlıklı serisi, gündelik yaşantımızın içinden insan kaynaklı nedenlerle uzaklaşan ve güzel, sevimli oyuncak temsilleriyle hayatımıza iştirak eden hayvanların, merkez dışına itilme, yeniden var edilme, dekoratif ve işlevsel bir unsur hâline getirilmesine odaklanıyor. Çalışmalarda kesik insan uzuvları insanın şiddetine; oyuncak hayvanlar ise hayvanların nesneleştirilmesine dair bir ironiyi temsil ediyor. Seri, izleyiciyi canlı-cansız, insan-insan olmayan arasındaki ilişkiye yeniden bakarak kendi konumunu sorgulamaya yöneltiyor.
Genellikle suluboya ve mürekkep ile çalışan Aytuğ Aykut, üretimlerinde doğa ve insan ilişkisine odaklanıyor. Bu ilişkinin birlikteliği ve yıkıcılığı üzerinden, ekolojik devamlılık temelinde fenomenlerle ilişki kurmaya çabalarken, ekolojik sistemde insanın kendi türüyle ve diğer türlerle kurduğu ilişkiyi, kolektif hafıza temelinde yeniden bir bakış açısıyla üretiyor. Aykut’un sergideki Sayılacak Kadar Azlar başlıklı serisinde insan-hayvan birlikteliğini ve bu birlikteliğin zorunluluğunu vurguluyor. Seri, günümüzde en nadir bulunan haykıran turna türüne odaklanırken, kısa ve uzun vadede gerçekliğin kâğıt üzerinde imge olarak kalmasını engellemek için yapabileceğimiz şeyler olduğu ümidini kuvvetlendirmeyi amaçlıyor.
Seniha Ünay ve Aytuğ Aykut’un “Faunaya Ağıt” başlıklı karma sergisini 13 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında Simbart Projects Çukurcuma’da ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Seniha Ünay, Henüz İsimsiz, 2021, tuval üzerine yağlıboya 90 x 110 cm
2. Aytuğ Aykut, Sayılacak Kadar Azlar, 202, kâğıt üzerine mürekkep 100 x 70 cm
Yalçın Çakmak ve Özge Dikmen’in derlediği, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun edebi dilini, edebiyatının kaynaklarını ve açılımlarını da ihmal etmeden, verimli huzursuzluğuna ayna tutan yazılardan oluşan Huzursuz Bir Ruhun Panoraması - Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Edebiyat ve Düşünce Dünyası, İletişim Yayınları’ndan çıktı.
Derlemede yer alan yazılarda Karaosmanoğlu’nun aşka, inkılâba, Batı’ya, kadınlara, mekâna, millete, siyasete, Atatürk’e, dine, Bektaşiliğe ve daha birçok şeye -mesela can sıkıntısına- bakışına ayna tutuluyor. Bu geniş bakış aynı zamanda cumhuriyet tarihinin zihniyet dünyasında kapsamlı bir keşif turu anlamına da geliyor.
Yalçın Çakmak ve Özge Dikmen’in hazırladığı derlemede ayrıca Başak Acınan, Demo Ahmet Aslan, Esra Dicle Başbuğ, Emre Bayın, Murat Belge, Tanıl Bora, Murat Cankara, Funda Şenol Cantek, Hasan Cuşa, Yavuz Çobanoğlu, Deniz Depe, Hakan Kaynar, Erol Köroğlu, Haluk Öner, Mehmet Özden, Barış Özkul, Can Şahin, Burcu Şahin, İbrahim Şahin, Zeynep Uysal, Gaye Belkız Yeter Şahin, Sabanur Yılmaz ve Gül Mete Yuva’nın katkıları yer aldı.
“Edebiyatının da yaşıtları, çağdaşlarıyla karşılaştırıldığında bir farklılık gösterdiğini söyleyebilirim. Tam istediği gibi yazabilseydi ne olurdu? Edebiyat açısından daha mutlu sonuçlar üretir miydi? Hep O Şarkı bence bunun mümkün olduğunu gösteriyor. Ama ülkesinin kaderi onu Proust’un değil, Balzac’ın kaptanı olduğu takıma yönlendirdi ve burada Yakup Kadri dışarıdan gelen dürtüklemelerle zaman zaman dozu yükselen milliyetçiliği denetleyebildiği zamanlarda düzeyli bir edebiyat adamı olmayı başardı.” - Murat Belge
İstanbul Modern Sinema’nın Türkiye sinemasından yeni filmleri bir araya getirdiği “Biz de Varız!” başlıklı programı bu yıl 10. kez 18 Ocak - 7 Şubat tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.
İstanbul Modern Sinema’nın, Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla düzenlediği “Biz de Varız!” programı geçtiğimiz yılın öne çıkan dokuz filmini çevrim içi ve ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşturuyor. 2021 yılında merak uyandıran, festivallerden ödüllerle dönen Türkiye’den filmlerin yer aldığı program kapsamında ayrıca filmlerin yönetmen ve oyuncularıyla İstanbul Modern’in YouTube kanalında kısa söyleşiler de gerçekleştirilecek.
“Biz de Varız!” programında Fikret Reyhan’ın ikinci filmi Çatlak, prömiyerini Rotterdam Film Festivali’nde yapan tür filmi Cemil Şov, dünyaca ünlü müzik yapımcıları Ertegün kardeşlerin dünya müzik tarihine de etki eden caz macerasını anlatan belgesel Kapıyı Açık Bırak ve Tunç Şahin’in çevrim içi olarak dünya prömiyerini yapacağı İnsanlar İkiye Ayrılır filmi de yer alıyor. Program hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
“Biz de Varız!” Programı:
Okul Tıraşı (2021) / 18 - 20 Ocak
Gölgeler İçinde (2020) / 20 - 22 Ocak
Yeniden Leyla (2020) / 22 - 24 Ocak
Kapıyı Açık Bırak (2021) / 25 - 27 Ocak
Cemil Şov (2021) / 27 - 29 Ocak
Zîn ve Ali’nin Hikâyesi (2021) / 29 - 31 Ocak
Acı ve Tatlı (2021) / 1 - 3 Şubat
Çatlak (2020) / 3 - 5 Şubat
İnsanlar İkiye Ayrılır (2020) / 5 - 7 Şubat