
Pera Müzesi, “Ve Şimdi İyi Haberler” sergisi kapsamında bugün (21 Haziran) Esra Özdoğan ve Sinan Eren Erk’in katılımıyla “Gerçek mi, Hakikat mi? Fotoğrafta Temsil Sorgusu” başlıklı bir söyleşi düzenliyor.
Kitle iletişim araçları ve sanat arasındaki ilişkiye odaklanan “Ve Şimdi İyi Haberler” sergisi kapsamında düzenlenen kamusal etkinliklerin son konuşması “Yazı, Sanat ve Diğer Kötü Haberler” başlığı altında Dilek Winchester, Mesut Varlık ve Süreyyya Evren’in katılımıyla 5 Temmuz’da gerçekleşecek.
Pera Müzesi, ünlü sanatçıların “Basın Sanatı” olarak tanımlanan eserlerinden oluşan “Ve Şimdi İyi Haberler: Nobel Koleksiyonu’ndan Eserler” sergisi kapsamında çeşitli konuşmalar düzenliyor. Sergideki kavramlardan yola çıkan konuşmalar Pera Müzesi Oditoryumu’nda ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Konuşma dizisi 21 Haziran (bugün) ve 5 Temmuz’da gerçekleşecek son iki etkinlikle sona erecek. Bu iki konuşmada fotoğrafta temsil meselesi ile sanat - yazı ilişkisi ele alınacak.
Fotoğraf sanatçısı Esra Özdoğan ve sanat yazarı Sinan Eren Erk, Pera Müzesi Oditoryumu’nda bugün (21 Haziran) gerçekleştirilecek “Gerçek mi, Hakikat mi? Fotoğrafta Temsil Sorgusu” başlıklı söyleşide “gerçek, otantik imge” / “kopya, simülakrum” karşıtlığını ele alacak. Konuşmacılar, sergide yer alan fotoğrafları da hakikat, temsil ve kod paralelliği bağlamında değerlendirecek.
Serginin son konuşma etkinliği ise 5 Temmuz Salı günü Dilek Winchester, Mesut Varlık ve Süreyyya Evren’in katılımıyla “Yazı, Sanat ve Diğer Kötü Haberler” başlığı altında düzenlenecek. Konuşmacılar, sanatı ve mecralarını, yazı ve mecralarıyla bir arada okumanın işaretleri üzerine sohbet edecek. Yazılı basın, matbu yazı ve sanat ilişkisinin farklı pratikler ve üretilen imgeler üzerinden ele alınacağı söyleşide, dijitalleşmenin doğurduğu özgürlükler ve yeni sansür mekanizmaları da konuşulacak.
“Ve Şimdi İyi Haberler” Etkinlik Programı:
21 Haziran Salı, 18.30
Konuşma: “Gerçek mi, Hakikat mi? Fotoğrafta Temsil Sorgusu”
5 Temmuz Salı, 18.30
Konuşma: “Yazı, Sanat ve Diğer Kötü Haberler”
Künye:
1. SUPERFLEX, "Kopyalıyorum Öyleyse Varım", 2011 Aluminyum üzerine kâğıt (poster) üzerine matbaa baskı 60 x 65 cm ©Sanatçının izniyle
2. STEPHEN JAMES BEER, "#Pop Art 6 Burada Görülecek Hiçbir Şey Yok", 2016 Tuval üzerine kolaj (gazete kâğıdı) 60 x 60 cm
İki yıl aradan sonra 30 Temmuz Cumartesi günü Parkorman’da gerçekleştirilecek +1 Sunar: Rock Off Festival’inin 2022 programı açıklandı.
Sonuncusu 2019 yılında gerçekleştirilen +1 Sunar: Rock Off Festival, bu sene 30 Temmuz Cumartesi günü Parkorman’da müzikseverlerle buluşacak. Geçtiğimiz günlerde Hate Über Alles isimli yeni albümünü yayımlayan Alman Thrash Metal grubu Kreator, progresif metalin en önde gelen temsilcilerinden Norveçli grup Leprous, In Flames’in kurucularından Jesper Stromblad ve Dark Tranquillity’nin kurucusu Mikael Stanne gibi isimlerin yer aldığı İsveçli metal grubu The Halo Effect ve Belçikalı Black-Doom metal grubu Thurisaz 1 Sunar: Rock Off Festival kapsamında Parkorman’da konser verecek.
+1 Sunar: Rock Off Festival’in yerli konukları arasında ise; yeni albümü sonrası ilk Türkiye konserini verecek olan Saints N’ Sinners, “Endless Avrupa Turu” kapsamında sahne alacak olan Türk Black Metal grubu Moribund Oblivion ve folk/doom metal gruplarından Yaşru yer alıyor.
+1 Sunar: Rock Off Festival’in biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Eda Gecikmez’in Akyanaklı Arap Bülbülü’nün göç hikâyesine odaklandığı “Kuş Görülmez Fakat Sesi Ağaçtadır” başlıklı kişisel sergisi 31 Ağustos’a dek Goethe-Institut Ankara Galeri Vitrin’de sanatseverlerle buluşuyor.
Suriye’deki iç savaştan etkilenen canlı türlerinden biri olan Akyanaklı Arap Bülbülü (Pycnonotus Leucotis) daha önce Fırat nehri boyunca uzanan Deir Ez Zor bölgesinde yaşıyordu. Bu bülbüller savaştan dolayı doğadaki dengeleri bozulup evlerini terk eden diğer milyonlarca mülteci gibi Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldı. 2013 yılından itibaren Urfa’nın Birecik ilçesinde gözlemlenen Akyanaklı Arap Bülbülü, Türkiye ulusal kuş envanterine girdi.
Eda Gecikmez; 2016-17 döneminde Beyrut’ta, Ashkal Alwan Plastik Sanatlar Derneği’nde başladığı bu araştırma projesinde, yerinden edilen bir kuşun izini sürerek katmanlaşan ve birbiri içine geçen hikâyelere odaklanıyor. Sanatçı araştırma süresince biriktirdiği imajları mürekkep desenlere dönüştürerek görsel bir yığın yaratıyor ve Fırat nehrini bu desen kolajının üzerinde gezdirerek izleyiciye sunuyor. Sanatçının kaleme aldığı bir kolaj metin, yine bu desenler ve nehrin suları ile karışarak bir kitapçık şeklinde sergiye eşlik ediyor.
Sergi kapsamında Engin Sustam ve Aylin Vartanyan Dilaver’in de aralarında bulunduğu misafirler ile bir çevrim içi konuşma programı da düzenlenecek.
Eda Gecikmez’in “Kuş Görülmez Fakat Sesi Ağaçtadır” başlıklı kişisel sergisini 31 Ağustos tarihine kadar Galeri Vitrin’de ziyaret edebilirsiniz.
André Neves’in hikâyeleri, oyunları, tasarımları ve icatları sevenler için yazdığı ve resimlediği kitabı Malvina, Aslı Genç’in çevirisiyle İthaki Çocuk’tan çıktı.
İlginç ve hayat kolaylaştıran icatlar yapmaya bayılan küçük Malvina, bir gün annesine yardım etmek için kaygıları hafifleten bir makine icat etmeye karar verir. Ama icadını deneme zamanı geldiğinde beklenmedik bir şey olur.
Bir dondurma tutacağı ya da yağmurlu havada bile ayakkabıları kuru tutan minik şemsiyelerden daha faydalı ne olabilir? Yetişkinlerin sayısız sorunla ve kaygıyla meşgul olmasını engelleyecek bir makineye ne dersiniz?
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Borusan Holding sponsorluğunda, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 50. İstanbul Müzik Festivali, 22 Haziran akşamı Oscar ve Grammy ödüllü, dünyaca ünlü şef ve besteci Tan Dun’u müzikseverlerle buluşturacak.
Konser akşamında iki ayrı prömiyer gerçekleşecek. İstanbul Müzik Festivali ve Borusan Sanat'ın ortak siparişi olan ve geçtiğimiz yıl kemancı Daniel Hope, piyanist Alexey Botvinov ve New Century Oda Orkestrası tarafından dünya prömiyeri yapılan İkili Konçerto’su, aynı solistlerle bu kez Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) eşliğinde Türkiye’de ilk kez seslendirilecek. Konserde Tan Dun’un İkili Konçerto’sunun yanı sıra Passacaglia: Secret of Wind and Birds isimli eserinin de Türkiye prömiyeri gerçekleştirilecek. Orkestranın kuş, rüzgâr ve okyanus seslerini taklit ederek dijital bir orman hissi uyandıracağı bu esere Tan Dun, orkestra üyeleri ve hatta seyirciler cep telefonlarından kuş sesleri çalarak katkı sağlayacak.
Dünya müzik sahnesinde şimdiden kalıcı bir iz bırakan Tan Dun bu konserde, yıldız solistlerini ağırladıkları konserleri, gerçekleştirdiği kayıtlar, Hong Kong’dan Paris’e Théâtre des Champs Elysées’ye uzanan yurt dışı turneleriyle adından gururla bahsettiren Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı yönetecek. Konserin solistleri ise dünyaca ünlü orkestralar ve şeflerle konser veren kemancı Daniel Hope ile Ukrayna’nın en sevilen piyanistlerinden Alexey Botvinov olacak.
“BİFO ile Bir Prömiyer: Tan Dun” başlıklı konser, Borusan Holding’in gösteri sponsorluğunda 22 Haziran Çarşamba akşamı 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Konser programına dair ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilir; konserin biletlerini ise Passo ile İKSV ana gişeden edinebilirsiniz.
Anna Laudel İstanbul, farklı materyal ve tekniklerde üretim yapan 11 sanatçının disiplinlerarası eserlerinden oluşan “Zamanın Döngüsel Doğası” başlıklı karma sergiyi 25 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Zaman kavramının ortaya çıkışıyla ilgili farklı teorilere odaklanan “Zamanın Döngüsel Doğası” sergisinde Ramazan Can, Tuğçe Diri, Emin Mete Erdoğan, Hayal İncedoğan, Bilal Hakan Karakaya, Ekin Su Koç, Fırat Neziroğlu, Cem Sonel, Halil Vurucuoğlu, Hanefi Yeter ve Serpil Yeter’in eserleri yer alıyor. Sergi zamanı ölçmeye başladığımızdan beri göç, iktidar savaşları, yabancılaşma ve inanç sistemleri gibi tekrar eden olayların yansımalarını izleyiciye sunuyor. Sergi, zamanı anlamlandırmak için gece-gündüz, yaşam-ölüm gibi parçalara ayıran insanın, ayırdığı bu döngülerin içinde dünyaya verdiği zararı da gözler önüne sererken günümüzün en büyük sorunu olan iklim krizine de vurgu yapıyor. Kolajdan heykele, tuvalden yerleştirmeye ve neondan karakalem çizime kadar uzanan geniş bir yelpazede üretilmiş eserlerinin yer aldığı sergi, izleyiciyi hayatta yaşadıkları olaylarda bir anlam aramaya ve kendi içsel döngülerinde yola çıkmaya davet ediyor.
“Zamanın Döngüsel Doğası” başlıklı karma sergiyi 25 Ağustos tarihine kadar Anna Laudel’in Kazancı Yokuşu, 45 adresinde yer alan galeri mekânında ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Ekin Su Koç,Foreign, 2019, Kağıt Üstüne Akrilik, Dantel, Kurutulmuş Bitkiler, 70x100 cm
2. Hayal İncedoğan, In the Shade of Time, 2019, Tek Kanal Ses Enstalasyonu, 4”38’
3. Tuğçe Diri, Mono-Signs #23, 2022, Tuval Üzerine Karışık Teknik, 160x 130 cm
4. Ramazan Can, Deterritorialization, 2022, Neon, Dokuma, Ahşap, Pleksi, 59x169x17 cm
Ekoloji profesörü Loïc Bollache’ın hayvanlara ve hayvan-insan ilişkisine dair zihinlerde yepyeni bir pencere açtığı, insanlar ve hayvanlar arasındaki hiyerarşiyi yıktığı çalışması Hayvanlar Nasıl Düşünür, İnsan Ne Görür?, Seda Sevinç’in çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.
Hayvanlar Nasıl Düşünür, İnsan Ne Görür?; hayvanların dünyasına ilgi duyanlar için bir rehber niteliğinde olduğu gibi zengin içeriğiyle ve deney çeşitliliğiyle popüler bilim okurunun da ilgisini çekebilecek bir popüler bilim kitabı.
Uzun yıllar zeki olmadıkları kabul edilen hayvanları gözlemlediğimizde aslında bu beceriye sahip tek tür olmadığımızı ve zekânın pek çok formu olabileceğini anlarız. Ekoloji profesörü Loïc Bollache, bu kitapta zekâ kavramının karmaşıklığından yola çıkıyor ve IQ gibi kriterlerle bu beceriyi sayılara indirgeyerek elde edilen sonuçların kapsayıcı olmadığının altını çiziyor. Hayvanların dünyasının, deneyim ve becerilerinin bizim ölçümlerimizle sınıflanamayacak kadar karmaşık ve çok boyutlu olduğunu vurguluyor. Güncel araştırmalardan hareketle zekânın çeşitliliğine değiniyor ve hayvan zekâsını iletişim, kültür, sosyal hayat ve duygusal zekâ üzerinden tanımlamaya çalışıyor. Kurtların birbirini teselli edebilmesinden, karıncaların en kestirme yolu bulabilmesini sağlayan kolektif zekâsına, somonların çiftleşmek için doğdukları yere dönebilmelerini sağlayacak kadar kuvvetli hafızalarından, arıların dans ederek iletişim kurabilmesine kadar hayvan zekâsını tüm yönleriyle ele alıyor.
Fatih Erkoç - Kerem Görsev Trio, %100 Akustik serisi kapsamında URU ve Art-İst organizasyonu ile 26 Haziran Pazar akşamı KüçükÇiftlik Bahçe’de müzikseverlerle buluşacak.
Türkiye’nin güçlü seslerinden Fatih Erkoç ile ülkemizin önde gelen caz piyanistlerinden Kerem Görsev, birlikte hayata geçirdikleri caz projesi kapsamında konserler veriyor. Konserde The Lady From Istanbul adlı canlı performans albümlerinde yer alan “Fly Me to the Moon”, “What a Wonderful World”, “Secret Love”, “Moon River” gibi klasiklerin yanı sıra Görsev’in kendi bestelerinin de yer aldığı geniş bir repertuar dinleyicilerle buluşacak. Fatih Erkoç ve Kerem Görsev’e kontrbasta Volkan Hürsever, davulda ise Ferid Odman eşlik edecek.
KüçükÇiftlik Bahçe’de 26 Haziran Pazar günü gerçekleşecek Fatih Erkoç - Kerem Görsev Trio konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Collect Gallery’nin “Check-In” sergi serisi Kalina Dimitrova’nın kişisel sergisi ile devam ediyor.
Küratörlüğünü Marcus Graf’ın üstlendiği “Check-In” serisinin son kişisel sergisi Kalina Dimitrova’nın eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Sergide sanatçının, doğanın ezici yoğunluktaki gücü karşısında insan medeniyetinin gelişimini sorguladığı Biophilia (Biyofili) başlıklı serisinden büyük ölçekli eserler yer alıyor. Bu resimler doğayla aramızdaki kırılgan ilişkiyi gözler önüne seriyor. Collect Gallery vitrinindeki neon eser bir ufuk çizgisi çekiyor. Bir yandan galeriyi kısmen aydınlatırken bir yandan da parlak sarı ışığını sokağa vuran eser iklim değişimiyle ilgili uyarı işareti veriyor.
Sergide yer alan sanatçının alçıdan yaptığı su ve meyve suyu şişeleri ile bira kutularından oluşan yerleştirmesinde modern medeniyetin gündelik ürünlerini ele alırken renk ve malzemenin oluşturduğu yabancılaştırma üzerinden onlara yeni bir anlam kazandırıyor. Buluntu fotoğraflardan oluşan After the Flight (Uçuşun Ardından) başlıklı seride astronotlar Yuri Gagarin, Nicole Scott, John Glenn, Valentina Tereshkova, Georgi Ivanov ve Claude Enior’un portreleri yer alıyor. Bunların yanı sıra seride Blake’s Seven, Star Wars, 2001: Space Odyssey ve Solaris gibi bilim kurgu film ve dizilerinden de ekran görüntüleri de bulunuyor. Seri böylece gerçeklik ve kurguyu harmanlayarak evrene dair sahip olduğumuz fikirler ile evrenin “a priori” gerçekliği arasında karşılıklı ilişki kurmamızı amaçlıyor.
Kalina Dimitrova’nın kişisel sergisini 27 Haziran tarihine kadar Collect Gallery’de görebilirsiniz.
Edebiyat profesörü ve denemeci Pierre Bayard’ın tarihe ters köşe yaparak alışılmadık bir okuma biçimi önerdiği çalışması Peki, Ya Eserler Yazar Değiştirseydi?, Murat Erşen’in çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.
Bayard’a göre, eserlerin müelliflerini değiştirmek ve onları başka bir bakış açısıyla incelemeye çalışmak hem algımızı zenginleştiren hem de bizi daha çok hayal kurmaya teşvik eden bir yöntem. Bayard, Don Quijote’yi bir 20. yüzyıl bilimkurgu yazarına atfeden Borges’in ve 1968’de “müellifin ölümü”nü ilan eden Roland Barthes’ın yolundan ilerliyor; Nietzsche’yi Karamazov Kardeşler’i yazmaya iten sebepleri sorguluyor, Balzac’ın Parma Manastırı’ndaki üslubunu inceliyor.
Borges sayesinde artık hepimiz Don Quijote’nin gerçek yazarının Pierre Ménard olduğunu biliyoruz. Peki Kafka’nın Yabancı’yı, Tolstoy’un ise Rüzgâr Gibi Geçti’yi yazdığını ya da Hitchcock’un Potemkin Zırhlısı filmini çektiğini biliyor muydunuz?