
Özer Toraman’ın “Zihnin Bahçesi” başlıklı kişisel sergisi 2 Aralık 2023-27 Ocak 2024 tarihleri arasında Pi Artworks İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.
Özer Toraman’ın yeni sergisi “Zihnin Bahçesi”, izleyiciyi hayali manzaralarla gerçeğin harmanlandığı bir dünyaya davet ediyor. Dünyanın farklı ülkelerinde çekilen fotoğraflardan ilham alan Toraman’ın eserleri, hayali olan ile figüratif olanı birleştirerek, sanatçının başka bir dünyaya açılan pencereler olarak gördüğü atmosferi yaratıyor. Gezinen figürler ve pastoral plaj sahneleri, izole olarak sürreal bir biçime bürünürken, durgun çimenler üzerindeki piknik manzaraları ve samimi portreler, gerçekliğin sınırlarından bağımsız hâle geliyor. Zihnin Bahçesi, fikirlerin ve içsel duyguların kök salıp gelişebileceği zihinsel manzarayı, izleyicilerin keşfedebileceği öznel bir gerçeklik alanını temsil ediyor.
Sanatçı sergide yer alan eserlerinde, kırmızı pelerin gibi yeni nesnelerle ve kompozisyonlarla denemeler yaparak, bu son seriyi diğerlerinden farklı kılıyor. Kendi çocukluk anılarıyla içgüdüsel bir bağlantı kurarak eserlerinde pastel tonlarını tercih eden sanatçı, özellikle mavi rengi baskın olarak kullanıyor. Mavi, Toraman’ın “sınırsız hayal kurmasına” olanak sağlıyor ve bu hikâyeleri bir rüya manzarasının pencereleri veya kısa bakışları olarak konumlandırıyor. Sanatçının imza niteliğindeki düz renk yüzey kullanımları, titizlikle detaylandırılmış özelliklerle bir araya geliyor, sabit anlamlardan kaçıyor ve izleyicileri her sahneye özgü kişisel anlam yüklemeye teşvik ediyor.
İnsanlarla doğal dünya arasındaki ilişkiye odaklanan sergi, bizi hayal gücümüzle bilincimizin örtüştüğü, yaratıcılığımızın etrafımızdaki dünyaya dair deneyimlerimize sızdığı alanı kucaklamaya davet ediyor. Sanatçının sürreal ve gerçek arasındaki sınırları silikleştirmesi sayesinde, kimliklerin, bölünmelerin ve fiziksel sınırlamaların olmadığı, bu “pencerelere” girip hayal gücümüzü serbest bırakarak deneyimleyebileceğimiz bir dünyanın anlık görüntülerini yaratıyor.
İstanbul Psikanaliz Eğitim Araştırma ve Geliştirme Derneği (Psike İstanbul) tarafından tekinsizlik ve yalnızlık başlıkları üzerine gerçekleştirilen “Psikanalitik Bakışlar” sempozyumlarındaki sunumların derlemesinden oluşan Tekinsiz Evren ve Yalnızlık adlı kitap Minotor Kitap’tan çıktı.
Hülya Akar Özmen’in derlediği bu kitaptaki sunumlar Psike İstanbul’un 6 Aralık 2020 tarihinde “Tekinsiz Evren” ve 11-12 Aralık 2021 tarihinde “Yalnızlık” başlıklarıyla gerçekleştirdiği “Psikanalitik Bakışlar “sempozyumundan. Bu kitap, tekinsizlik ve yalnızlığı psikanalitik kuram ve uygulamalardan yola çıkarak pandeminin gölgesinde yeniden düşünen ve tartışan yazılardan oluşuyor. Kitaba Özmen’in yanı sıra Aslı Day, Ayla Yazıcı, Berrak Ciğeroğlu, Salman Akhtar, Işın Sayın Tamerk, Yeşim Korkut, Bella Habip,
Ayfer Tunç, Danielle Knafo, Shmuel Erlich, Türkay Demir, Alp Kamazoğlu, Y. Özay Özdemir, Refhan Balkan katkıda bulunan isimler arasında.
“Yalnızlık veya kendini yalnız hissetme meselesi, esas itibarıyla iki temel boyutla, ayrı veya birlikte olmakla ilişkilidir. Bu meselenin merkezinde, hayatımızı ve ruhsal durumumuzu sürekli şekillendiren bu iki temel nitelik arasında nasıl bir etkileşim olduğu ve bunların birbirlerini nasıl etkiledikleri, tamamladıkları ve birbirleriyle nasıl çeliştikleri sorusu yatar. Hele ki psikanalitik perspektiften (sosyolojik, psikolojik, ampirik ve betimleyici perspektifin tersine) yaklaşıldığında daha da önemli olan soru şudur: Bu ayrıklık veya birliktelik boyutları nasıl deneyimlenir? Ve ruhsallığımızın hangi yönleri bu deneyimi şekillendirir?
Ayrıklık-yapma biçiminde yalnızlık, nesne kaybının, yasın ve nesnenin yeniden bulunmasının tanıdık hatlarında deneyimlenir. Birliktelik-olma biçiminde ise nesnenin yanında bile kopukluk, ölülük ve boşluk olarak deneyimlenir.” - Shmuel Erlich
Prömiyerini geçtiğimiz günlerde yapan, DasDas’ın yeni prodüksiyonu Küçük Prens, 3, 10 ve 17 Aralık’ta yeniden DasDas’ta tiyatroseverlerle buluşacak.
Bu yıl 80. yaşını kutlayan Antoine de Saint-Exupéry’nin ölümsüz başyapıtı Küçük Prens, yeni bir uyarlama ile izleyici karşısına çıkıyor. Kayhan Berkin’in sahneye taşıdığı oyunda, Küçük Prens’e Taha Tegin Özdemir hayat veriyor. Oyunda Özdemir’e Deniz Işın, Doruk Şengün ve Kenan Ece eşlik ediyor. Hikâyesiyle hayranlık uyandıran Küçük Prens, her yaştan izleyiciyi kendi dünyasına dahil ediyor.
Küçük Prens, 19 Kasım Pazar günü gerçekleşen prömiyerinin ardından 3, 10 ve 17 Aralık’ta yeniden DasDas’ta sahnelenecek. Biletlere buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
Yazan: Antoine de Saint-Exupéry
Yöneten: Kayhan Berkin
Dramaturg: Ferdi Çetin
Dekor Tasarım: Merve Yörük
Işık Tasarım: Cem Yılmazer
Kostüm Tasarım: Nihal Kaplangı
Kostüm Asistanı: Serna Akaçça
Afiş Tasarım: Ethem Onur Bilgiç
Oyun Asistanları: Elçin Işığan, Işıl Yılmaz
Oyuncular: Deniz Işın, Doruk Şengün, Kenan Ece, Taha Tegin Özdemir
Sarkis, Arter’de izleyiciyle buluşan “SONSUZ” başlıklı kişisel sergisi bağlamında, moderatörlüğünü serginin küratörü Emre Baykal’ın üstleneceği bir konuşma gerçekleştirecek.
Sarkis, 1960’lardan bu yana devam eden sanatsal pratiğine dair geniş bir çerçeveden ipuçları sunacağı konuşmasında, Respiro isimli ikonik yerleştirmesinin ortaya çıkış serüvenini de anlatacak. Sarkis’in 1960’lardan bu yana devam eden sanatsal pratiğine dair geniş bir çerçeveden ipuçları sunacak konuşma, sanatçının üretiminde sıklıkla yer verdiği ısıtma, yakma, kamuflaj, bellek, iz bırakma, atölye, ev gibi kavram ve temaları yapıtlarının sergilendikleri mekânla kurdukları özgün ilişkiler üzerinden ele alacak. Arter Öğrenme Programı’nın Yorumlama Etkinlikleri kapsamında 30 Kasım Perşembe akşamı saat 19.00’da, Sevgi Gönül Oditoryumu’nda ücretsiz olarak gerçekleştirilecek sanatçı konuşmasına kayıt olmadan katılabilirsiniz.
Bir mekânla birlikte var olmak, mekânsal referanslar veya çağrışımlar üstlenmek veya yeni bir mekân kurgulamak üzere tasarladığı yapıtlarını her sergilenişte değişime ve yorumlamaya açık tutan Sarkis, Emre Baykal’ın küratörlüğünü üstlendiği “SONSUZ” sergisinde de kurumun koleksiyonunda yer alan yapıtlarından seçtiklerini birbirleriyle ilk kez buluştururken, onlara Arter’in 2. kat galerisinde yeni bir yaşam ve deneyim alanı açıyor. Sergi, 4 Şubat 2024’e tarihine kadar Arter’de görülebilir.
Künye:
1. Sarkis: SONSUZ Küratör: Emre Baykal Sergiden yerleştirme görüntüsü Arter, 2023 Fotoğraf: Hadiye Cangökçe
2. Sarkis: SONSUZ Küratör: Emre Baykal Sergiden yerleştirme görüntüsü Arter, 2023 Fotoğraf: Sena Nur Taştekne
Antoine Compagnon’un “Bir yazarın hayatı nasıl sona erer?” sorusunun üzerine giderek edebiyattaki sonlara dair kaleme aldığı kitabı Geride Kalan Bir Ömür – Edebiyatta Sonlar, Bahadır Gülmez’in çevirisiyle Ketebe Yayınları’ndan çıktı.
Bir yazarın hayatı nasıl sona erer? 2020’de Collège de France’taki son öğretmenlik yılımda yanıtlamam gereken soru buydu. Çünkü emekliliğim yaklaşıyordu. Çünkü çok yakın bir arkadaşımı ve ömürlük yoldaşımı kaybetmiştim. Kederli bir kış mevsimiydi. Edebiyatın ölüm, yas ve melankoli ile önemli bir bağı vardır. Montaigne'den Roland Barthes’a kadar edebiyatın ortak noktası budur. Yine de yazarların son dönem eserleri ressamların ve müzisyenlerin yaşlılık tarzlarından daha az merak uyandırmıştır; ne de olsa bu sanatçıların beden, el, göz ya da kulak arızalarından daha çok etkilendiği düşünülür. Bernini, Poussin’in son tablolarının önünde “Belli bir yaşa geldiğimizde çalışmayı bırakmalıyız, çünkü tüm insanlar düşüşe geçer.” demişti.
Bu yeni dersler, son üzerine, yaşlılık üzerine, bunakların durumu üzerine ama aynı zamanda yüce olan üzerine, ultima verba, kuğu şarkısı, ikinci şans, ebedi şair üzerine bir düşünce macerası ortaya koyuyor.
“Kuğu ölüme yaklaşırken daha yumuşak sesle şarkı söyler derler. Ben de yapabildiğim kadar kuğuyu taklit edeceğim, bu belki sizin için yapabileceğim son şey.”
Beri Kültür ve Sanat Derneği olarak big bang ve berisi ekibi tarafından düzenlenen ve bu yıl CultureCIVIC tarafından desteklenen 4. Antep Kısa Film Festivali; 24-26 Kasım tarihleri arasında Gaziantep Forum AVM Paribu Cineverse sinema salonlarında gerçekleştirilecek.
Bu yıl 161’i belgesel 604 kısa film başvurusu alan festivalde big bang ve berisi yönetim kurulundan oluşan ön eleme jürisi ile finalist filmleri belirlendi. Festivalde toplamda 20 kısa film yarışma bölümünde, 32 film de gösterim seçkisi ile izleyiciyle buluşacak. Oyuncu Selen Uçer, yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun, senarist Uygar Şirin; 4.AKFF Ulusal Kısa Film Yarışması Kurmaca ve Belgesel kategorilerinde 20 kısa filmden en iyilerini belirleyecek. Yarışma bölümüne seçilmiş her kısa film 750 TL gösterim ücreti ve En iyi Kısa Kurmaca Film ve En İyi Kısa Belgesel Film Ödülü sahipleri de 12.000 TL maddi ödül kazanacak. En İyi Kısa Film Senaryo Yarışmasının kazanını 10.000 TL ödülün sahibi olacak. Mansiyon ödülü olarak ise senaryonun geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Görevlisi ödüllü sinemacı Deniz Telek tarafından verilecek olan “Senaryo Danışmanlığı” sunacak. Festival kapsamında 14 yönetmen film gösterimlerinden sonra söyleşi gerçekleştirecek.
4. Antep Kısa Film Festivali bu yıl Polonya’nın en eski bağımsız festivallerinden olan Uluslararası Lublin Film Festivali ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında festivalin ödüllü filmlerini izleyicilerle buluşturacak. Lublin seçkisinde İspanya, Macaristan, İran, Polonya ve Fransa'dan ödüllü filmler yer alıyor.
Alman yönetmen Till Passow’un eğitmenliğini üstlendiği ve birçok ülkede gerçekleştirdiği cep telefonuyla kısa film atölyesi; big bang ve berisi tarafından Tarabya Kültür Akademisi Mezunlar Fonu’nun desteğiyle Antep Kısa Film Festivali kapsamında düzenlenecek. 14 katılımcının yer aldığı ve 2-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenen atölye sırasında çekilecek kısa filmler 24 Kasım Cuma günü 4. Antep Kısa Film Festivali galasında gösterilecek. En iyi üç kısa film sahibine cep telefonu hediye edilecek.
MUBI ile iş birliği kapsamında festivalde en fazla sayıda seansa katılanlar arasından “Festival Müdavimi” seçilecek iki kişiye kapanış töreninde çekilişle yıllık MUBI üyeliği hediye edilecek.
4. Antep Kısa Film Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Berka Beste Kopuz’un “Toprak Biriktirir Geçmişi” başlıklı kişisel sergisi 23 Kasım’dan itibaren İBB tarafından restore edilen Haliç Sanat Fener Evleri 1’de sanatseverlerle buluşacak.
“‘Toprak Biriktirir Geçmişi’ sergisi, sanatçının iki yaşından beri yaşadığı Acıbadem semtinin mekânlarının, hikâyelerinin ve tarihsel yaşanmışlıklarının izini sürüyor. Evinin yanı başında duran âtıl bir köşkün geçmişinin merakıyla 2019 yılında başlayan araştırma süreci, ‘Ben nerede yaşıyorum?’ sorusuyla uzun soluklu arşiv ve üretim sürecine evriliyor.
Çizimleri ve öznel anlatım biçimiyle kimlik, bellek ve mekân ekseninde çevresindeki unutulmuş yerlere ve bireylere odaklanan Kopuz, geçmişin izini sürerek; tanıklıklara, belgelenmiş izler olan arşivlere ve hafıza mekânlarına odaklanarak geçmişten geriye kalanları üretimleri ile ortaya koymaktadır. Sergide; arşivsel materyalleri ve araştırma sürecinde oluşturduğu serginin dayanak noktası olan “hafıza defteri” karşımıza çıkıyor. Kopuz, defterine işlediği bellek parçalarından, ürettiği her bir sanat eserine kadar, hafıza, anımsama ve unutma diyalektiklerine bağlı tesadüflerin, unutulanların ve belirsizliklerin ışığında yeniden inşa ettiği kişisel arşivini bizlere açıyor.
‘Toprak Biriktirir Geçmişi’, İstanbul’un hafıza mekânlarından biri olan Fener Evleri’nde gerçekleşirken yaşadığımız yerlerin geçmişini ve hafızasının izini sürmek için bizi motive ediyor. Kişisel anılar ve bölgeye dair toplanan arşivsel materyallerle geçmişi öğrenmeye girişen sergi, bellek ve temsil süreçlerini öznel deneyimlerimiz üzerinden ele almak için bizi içine çekiyor. Kopuz’un sanatsal pratiğinde karşılığını bulan “Yaşadığımız yerlerin geçmişi nedir? Bize anlatılanlar neye/nereye dayanmaktadır? Ben nereden gelmekteyim?” gibi sorular kendimizi ve birbirimizi anlamak için zamanın, mekânın ve anıların ruhunu keşfe çıkıyor.”
Arek Qadrra
Tasarımcı ve sanatçı Geray Gençer’in 20 serigrafi çalışmasından oluşan “Devre Dışı” başlıklı kişisel sergisi 30 Kasım - 24 Aralık tarihleri arasında Schneidertempel Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.
Doğan Kitap’ın yayımladığı kitapların kapaklarına yaptığı tasarımlardan festival afişlerine geniş bir koleksiyon oluşturan Gençer, bu sergide de yine tasarımlarını bir arada sunacak. Doğan Kitap iş birliği ile seyirciyle buluşacak sergide tasarımcının kitaplar için hazırladığı illüstrasyonlardan oluşan 20 eserlik bir seçki sunulacak.
“Devre Dışı” başlıklı sergiyi 30 Kasım - 24 Aralık tarihleri arasında Schneidertempel Sergi Salonu’nda ziyaret edebilirsiniz.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenen ve bu yıl 30. yaşını kutlayan İstanbul Caz Festivali, Genç Caz+ projesinin üçüncü albümünü yayımladı.
İKSV ve Sony Music Türkiye iş birliğinde, İKSV Genç Sanatçı Fonu ve Mehmet Uluğ Fonu desteğiyle yayımlanan Genç Caz+ 23 albümünde 30 yaşın altındaki genç müzisyenlerden oluşan 6 müzik grubunun kendilerine ait ve daha önce yayımlanmamış birer özgün besteleri yer alıyor. Bu yıl 21. yaşına giren Genç Caz+ programı için yapılan başvurular arasından seçilen gruplar ve solo projeler, tarzlarına göre eşleştirildikleri deneyimli müzisyenlerle birlikte çalıştı. Eggmann Quartet’e Volkan Öktem, BÜMK Orkestra’ya Korhan Futacı, Keskin Band’e Okan Kaya, Zonda 4’e Ayşe Tütüncü, Projektiles’a Selen Gülün, Esra Gürçay Quartet feat. Peter Shalamov’a ise Önder Focan prodüktör olarak destek verdi. Kayıtlar Hayyam Stüdyoları’nda yapıldı. Albümün lansman konseri ise 7 Aralık Perşembe akşamı Pera 77’de gerçekleştirilecek.
Genç Caz+’nın seçici kurulunda bu yıl müzisyen Ayşe Tütüncü, müzisyen Cenk Erdoğan, müzisyen Selen Gülün, müzisyen Ogün Sanlısoy, müzisyen Volkan Öktem, radyo programcısı Dr. Hakan Rauf Tüfekçi, yazar Yekta Kopan, Sony Music Türkiye Genel Müdürü Özden Bora, Pozitif ve Babylon’un kurucularından Ahmet Uluğ ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer yer aldı.
Genç Caz+ 23 albümünü buradan dinleyebilirsiniz.
Genç Caz+ 23 Albüm Şarkıları:
Projektiles / “Şeytan Pazarı”
Esra Gürçay Quartet feat. Peter Shalamov / “For Next Season”
Zonda 4/ “Time Invariant”
BÜMK Orkestra / “Did I Fall?”
Eggmann Quartet / “Crowded Windows”
Keskin Band / “Gökyüzü”
Fotoğraflar: Fatih Yılmaz
Uras Kızıl’ın küratörlüğünü üstlendiği, Kıymet Daştan ve Başak Kaptan’ın eserlerinden oluşan “Yeni(den) Başlayanlar İçin Kullanım Kılavuzu” başlıklı sergiyi 22 Kasım 2023-5 Ocak 2024 tarihleri arasında Kasa Galeri’de sanatseverlerle buluşacak.
Kıymet Daştan ve Başak Kaptan’ın değer, nesne, bellek odaklı düşünme pratiklerine odaklanan “Yeni(den) Başlayanlar İçin Kullanım Kılavuzu” sergisi, sanatçıların insan-olmayan ötekiyi problematize eden ve düşünce pratiğine açan video, yerleştirme, gravür ve kullanım nesneleri odaklı yapıtlarını bir araya getiriyor. İkilinin üretimleri insan-olmayan şeylerle kurulan ilişkiyi düşüncenin merkezine çekerek, amaç için araçsallaştırılan nesnelerin kendilikleri ve yeni anlamları çerçevesinde ortak üretimin vurgusunu amaçlıyor. Yeni ile yeni(den) arasındaki gerilimi üsteleyen sergi, yeni olanın neye nazaran yeni olduğunu, yeni(den)nin ise konumunu belirlemeyi hedefliyor. Sergi; ortak üretime yaptığı vurguyla, insan olmayan öteki olanı düşünce pratiğine açıyor.
Künye:
1. Kıymet Daştan
2. Başak Kaptan