GÜNDEM
  • 29-11-2023

    Nermin Yıldırım’ın Bavula Sığmayan adlı öykü kitabındaki aynı adlı novelladan uyarladığı, Melisa Sözen, Ülkü Duru ve Müfit Kayacan’ın rol aldığı ve Hakan Emre Ünal’ın yönettiği Aile Yalanları, 20 Aralık’ta Zorlu PSM’de prömiyerini yapacak.

    Zorlu PSM, Toy İstanbul ve Melisa Sözen ortak yapımı olan Aile Yalanları, küçük bir aile trajedisini üç kahramanın da perspektifinden anlatarak, her birinin aynı olayı nasıl bambaşka şekillerde algılayıp yaşadığını gözler önüne seriyor.

    “Belgin, bir gece yarısı annesinden beklenmedik bir telefon alır. Apar topar memlekete giden genç kadın, burada üç kişilik bir aile bilmecesinin içine düşer. Aile cenderesinde kendi yolunu bulmaya çalışan Belgin, ömrünün sonbaharında yeni bir hayat ihtimali arayan Kamuran ve herkes mutlu olsun istedikçe kendi dahil kimsecikleri mutlu etmeyi beceremeyen Müzeyyen’in buruk ama neşeli hikâyesi. Söylenenleriyle ama en çok da söylenemeyenleriyle tam bir aile hikâyesi. 

    Peki şimdi ne olacak? Hem kendimiz olup hem de sevebilecek miyiz birbirimizi?”

    20 Aralık’ta Zorlu PSM’de sahnelenecek Aile Yalanları oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    Yazan ve Uyarlayan: Nermin Yıldırım
    Yöneten: Hakan Emre Ünal
    Dekor Tasarım: Yasin Gültepe
    Işık Tasarım: Yasin Gültepe
    Hareket Tasarımı/Koreografi: Gizem Bilgen
    Yardımcı Yönetmen: Elif Aydın
    Reji Asistanları: Çağla Yağmur Doğan, Şevval Öztay
    Yapımcılar: Zorlu PSM, Toy İstanbul, Melisa Sözen
    Yürütücü Yapımcı: Dilek Tora
    ​Oynayanlar: Melisa Sözen, Ülkü Duru, Müfit Kayacan

    0
    0
    2091
  • 29-11-2023

    Küratörlüğünü Burçak Yakıcı’nın üstlendiği “Kayıp ve Buluntu” başlıklı sergi, 13 Ocak 2024 tarihine kadar Institut Français d’İzmir’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Fransız Kültür Merkezi İzmir’in ev sahipliği yaptığı, proje direktörlüğünü Billur Tansel’in üstlendiği, “Kayıp ve Buluntu” sergisi, Burçak Yakıcı’nın kürasyonuyla Arkas Sanat Merkezi’nin “Nejad Devrim ve Mübin Ohron - İki İmge Yolcusu” sergisiyle bir diyalog içinde kurgulanıyor. Sergide; Can Akgümüş, Furkan Öztekin, Işıl Kurmuş Aleksandrov, İbrahim Karakütük, LÜTFÜ’nün eserleri izleyici karşısına çıkıyor.

    Sergi, kimi zaman yeniden gün yüzüne çıkmak isteyen bir hikâyenin peşine düşen, kaybolmaya ve unutulmaya yüz tutmuş buluntu nesneyi ya da bir tekniği oyuncu bir yaklaşımla yeniden yorumlayan ve farklı arayışlara giren sanatçıların işlerini bir araya getiriyor. Öyle ki, bu deneysel yollarla ifade biçimi bulan işler; renk arayışlarında topografik yüzeylerle, kayıp ve buluntuların bir araya gelip nesnelerin yeni boyut kazandığı dokularla ve istemli müdahalelerin yol açtığı görüntülerle izleyiciyi buluşturuyor.

    Künye:
    1-2. “Kayıp ve Buluntu” Sergisi 
    3. Işıl Kurmuş Aleksandrov, 2009, Kolografi ve kağıt üzerine baskılar,  29,7 cm x 42 cm
    4. Lütfü, Bir Ters Bir Düz Serisi, 2022 Ebru kağıdı ve kraft kağıdı üzerine ebru, , 34 x 49 cm

    0
    0
    2030
  • 29-11-2023

    Angela Ackerman ve Becca Puglisi’nin gerçekçi ve ikna edici karakterler yaratmak için rehber niteliğindeki kitapları Duygusal Yaralar ve Duygular, Engin Süren’in çevirisiyle hep kitap’ın “Atölye” kitapları serisinde yayımlandı.

    Yazmayı ve okumayı hayatının merkezine yerleştirenlere yol arkadaşlığı yapmayı hedefleyen “Atölye” kitaplarına yepyeni bir dizi eklendi: “Karakter Yaratma Rehberi”.

    “Okurlar, hayatı iniş çıkışlarla geçmiş karakterlerle daha derin bağlar kurarlar. Gerçekçi ve ikna edici karakterler yaratmak istiyorsanız bu karakterlerin nasıl insanlar olduklarını iyi bilmeniz gerekir; sadece şimdiki hikâyelerinde kim olduklarını değil, onları buraya neyin getirdiğini de. Karakterlerin geçmişindeki deneyimler arasında en yıkıcı olanı ise duygusal yaralardır. Bir travma onları bambaşka insanlara dönüştürebilir, inançlarını değiştirebilir, hedeflerine ulaşmalarını engelleyebilir. Bu da hikâyenizin çatısını tümden değiştirir. 

    Karakterin geçmişindeki yaraların izini sürmek davranışlarını şekillendirmenizi sağlar. Duygusal Yaralar ve Duygular sayesinde hem bu izleri rahatça takip edecek hem de geçmiş yaralarının karakterin şimdiki hayatını nasıl etkilediğini, korkularının neler olduğunu, onu aşmak için neler yapabileceğini okura sezdirmek için ihtiyaç duyduğunuz tüm ipuçlarına ulaşacaksınız.”

    0
    0
    2804
  • 28-11-2023

    Beykoz Kundura’nın endüstriyel kültür mirası kimliğinden ilhamla tasarlanan sineması Kundura Sinema, 5. yaşına özel hazırladığı “Kundura Sinema’nın Hafızası” programını aralık ayından itibaren sinemaseverlerle buluşturacak.

    Kapılarını ilk kez 2018 yılında açan Kundura Sinema, ilk yıl programında yer alan filmlerden özel bir seçkiyi bir araya getiriyor. “Kundura Sinema’nın Hafızası” adını taşıyan program, Şubat 2024’e dek devam edecek ve 1940’lardan 2010’lara uzanan zengin ve renkli bir film seçkiyi, restore kopyalarıyla izleyicilerle buluşturacak.

    Program kapsamında aralık ayında gösterilecek filmler arasında; Jules Dassin’in New York Esrarı (The Naked City, 1948), Jean Luc Godard’ın Alphaville (1965), Martin Scorsese’nin Taksi Şoförü (Taxi Driver, 1976), Jim Jarmusch’un Dünyada Bir Gece (Night on Earth, 1991), Frank Miller, Quentin Tarantino ve Robert Rodriguez’in birlikte yarattıkları Günah Şehri (Sin City, 2005), Ridley Scott’ın tüm zamanların en iyi bilimkurgu filmlerinden biri sayılan başyapıtı Bıçak Sırtı (Blade Runner, 1985), Denis Villeneuve’in ilk filmden 30 yıl sonrasını anlatan filmi Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı (Blade Runner 2049, 2017) yer alıyor. Noel’e özel olarak Billy Wilder’ın yönettiği, Jack Lemmon ile Shirley MacLaine’in ikonik performanslarıyla da unutulmaz 1960 yapımı romantik komedi Apartman (The Apartment) filmi 24 Aralık’ta Kundura Sinema’da izleyicilerle buluşturacak.

    Yeni yılda programda 40’lar ve 50’lerden unutulmaz klasikler gösterilecek. Michael Curtiz’in Casablanca (1942), Charles Vidor’un Gilda (1946), William Wyler’ın Roma Tatili (Roman Holiday, 1953), Leo McCarey’in Unutulmayan Aşk (An Affair to Remember, 1957) ve Billy Wilder’ın Bazıları Sıcak Sever (Some Like It Hot, 1959) adlı filmleri Kundura Sinema’da sinemaseverlerle buluşacak.

    ​“Kundura Sinema’nın Hafızası” film programının biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1803
  • 28-11-2023

    Genç yaşta hayatını kaybeden multidisipliner sanatçı Kerem Durukan’ı anmak ve onun sanat mirasını yaşatmak için düzenlenen “Forever Young” sergisi 1-31 Aralık tarihleri arasında Artopol Gallery’de sanatseverlerle buluşacak. Küratörlüğünü Marcus Graf’ın üstlendiği “Forever Young” sergisi, Kerem Durukan’ın kısa ancak üretken sanat yolculuğunu paylaşmayı ve onurlandırmayı amaçlıyor.

    “Kerem Durukan 34 yıllık hayatına sanatın ötesinde iz bırakan çok özel bir kişilik ve büyük bir yetenekti. Çağdaş terimini ürettiği her eserde derinden hissettiren, çağın ötesinde düşünen ve üreten bir sanatçıydı. Durukan’ın sanatındaki güçlü, cesur ve karakterli duruşu biz sanat aktörleri ve sanatseverler için genç yaşta kaybedilen bir yeteneğin ardında bıraktığı derin etkiyi hatırlatmaya devam edecektir.”

    Adres: Maslak Mahallesi Ahi Evran Caddesi B Blok No 6/163-42 Maslak, Sarıyer/ İstanbul

    Künye:
    1. Kerem Durukan, Tuval Üzeri Karışık Teknik, 130x150 cm
    ​2. Kerem Durukan, Tuval Üzeri Karışık Teknik, 140x120 cm

    0
    0
    1397
  • 28-11-2023

    Haruki Murakami’nin 1980-1991 yılları arasında yazdığı, aralarında Şüphe (Burning) adıyla filme uyarlanan “Ambar Yakmak”ın da yer aldığı 17 öyküsünden oluşan kitabı Ortadan Kaybolan Fil, Ali Volkan Erdemir’in çevirisiyle Doğan Kitap’tan çıktı.

    Kitap olarak önce İngilizcede yayımlanan öykülerin bazıları kitap olmadan The New YorkerPlayboy gibi dergilerde yer aldı. Ortadan Kaybolan Fil, Murakami edebiyatının kaynaklarına dair çok önemli ipuçları veren, yazarın 1Q84Zemberekkuşu’nun Güncesi gibi kült eserlerinin çıkış noktası olan öykülerden oluşuyor.

    “Sana yardım etmeme izin verirsen bir şeyler değişebilir” diye fısıldadı cüce.
    “Nasıl bir yardım bu?” diye merakla sordum hemen.
    “Dans etmek. O kız dansı seviyor. Bu yüzden o kızın önünde iyi bir şekilde dans edersen o kız senin olur… Bir yolu var. Eğer o kızı gerçekten istiyorsan. İstiyor musun?”
    “Evet, istiyorum” dedim.
    “Zor bir şey değil. Ben senin içine gireceğim. Senin bedenini ödünç alarak dans edeceğim.” 
    “Ama bu dediğin gerçekten yapılabilir mi?”
    “Yapılabilir. Bunu yaparsam o kız kesinlikle senin olur. Sana garanti ederim. Sadece o kız değil. İstediğin her kız senin olabilir. Ama bir şartım var. Öyle zor bir şart değil ama yine de bir şart…”
    “Nasıl bir şart bu?”
    “Önce bedenine gireceğim, sonra dans salonuna gidip o kızı dansa kaldıracağım. Sonra senin için o kızı elde edeceğim. Bu sırada sen tek kelime bile etmeyeceksin… Hiç ses çıkarmayacaksın. Şartım bu.”

    0
    0
    3460
  • 28-11-2023

    Fransız müzik prodüktörü ve yönetmen Guillaume ve Jonathan Alric’ten oluşan The Blaze, Epifoni organizasyonuyla 18 Mayıs 2024’te KüçükÇiftlik Park’ta müzikseverlerle buluşacak.

    Her ikisi de sinema ve fotoğrafçılık dünyasından gelen Guillaume ve Jonathan Alric tarafından 2016 yılında kurulan The Blaze, “Virile” ve ardından aynı adlı EP’den “Territory” için hazırladıkları videonun yayımlanmasıyla kısa sürede büyük bir dinleyici kitlesine ulaştı. Grup, ilk albümü Dancehall ile uluslararası müzik sahnesinde de kendini gösterdi. Bu yıl yayımlanan ikinci albümü Jungle ile adından sıkça bahsettiren The Blaze, seyahat ettikleri ülkelerden yeni deneyimlerle dönüyor ve görsel dünyalarını ve müziklerini daha da ileri götürüyor.

    ​18 Mayıs 2024’te KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek The Blaze konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Fotoğraf: Sarah Makharine

    0
    0
    5620
  • 28-11-2023

    Dirimart, Canan Tolon’un “Havadan Sudan” başlıklı kişisel sergisini 24 Aralık tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Canan Tolon’un son dönemde ürettiği aynı başlıklı serisini merkezine alan “Havadan Sudan” sergisi, sanatçının tuval üzerine akrilik ve pastan oluşan büyük ölçekli eserleri izleyicilere sunuyor. Lekeler, izler ve rastgele boya birikintileriyle oluşturduğu kompozisyonlarıyla Tolon, izleyicinin zihninde oluşanlar ile işlerinin sürekli bir devinim içinde olduğu çalışmalar üretiyor. Mükemmel olanın ancak şansla gerçekleşebileceğine olan inançla oluşturduğu soyut kompozisyonlar, tuval üzerine izlerini bırakması için konan metal parçalarının suyla ve hava olaylarıyla birleşerek öngörülmesi zor pas lekelerini yüzeye geçirmesiyle oluşuyor. Sanatçının tuval üzerinde başlattığı süreçlerin hava hareketleri, kirlilik, nem, ısı değişimi ve rüzgâr gibi kontrol dışında olanın bir kaydı olarak okunabilecek işlerinde ve dışarısının koşullarına bağlı olmayı kucakladığı pratiğinde Tolon, eserlerini kimyasal süreçler, şans ve beklemeyle oluşturuyor. Ortaya çıkan formlar serbest çağrışım davetiyle karşısındakiyle sürekli bir diyalog hâlinde olmayı sürdürüyor.

    “Havadan Sudan” sergisinde sanatçının son dönem yaptığı büyük boyutlu yapıtlarına geçmiş yıllardan eserlerinin de eşlik etmesi, çevresel meselelerdeki uzun süredir gösterdiği duyarlılığın resimsel göstergesi olarak izleyici karşısına çıkıyor. Dişe dokunur bir meseleden bahsetmemek anlamına gelen ironik sergi ismi, toplumsal içi çekişme ve tartışmalarla perçinlenen kutuplaşmanın her geçen gün derinleştiği bir ortamda, kamuoyuna ortak hisler ve endişeler etrafında birleşerek iletişimde olmanın önemini hatırlatıyor. Bunu yaparken kendi ritimleri gözetilerek sergi mekânına yayılmış, Tolon’un özgün diliyle üretilmiş eserler, 16. yüzyıldan bir uşak halısı ya da Goya ve Rothko gibi ustaların resimleri karşısında herkesi birleştiren hisleri çağrıştıran duyguları çoğaltıyor.

    Künye: Canan Tolon Havadan Sudan 2 2023 Tuval üzerine pas ve akrilik 214 x 190 cm

    0
    0
    2103
  • 28-11-2023

    Kara romantiklerden Charles Nodier’in 1830’larda, olgunluk döneminde kaleme aldığı dört karanlık öyküden oluşan kitabı Ölen Adam Vadisi, Yusuf Tavat’ın Fransızcadan çevirisiyle Telemak Kitap’tan çıktı.

    Nodier; romantizmin zifiri karanlık tarafında yer alan yani Melankoliyle, hayal kırıklığıyla başlayıp bilinmezliğin her türlüsüne kapıyı aralayan ve yüceyi karanlıklar içerisinde bulan bir yazar. Kara romantikler irrasyonelin, uğursuzların, şeytaninin, sihrin, gizemli diyarların ve cemiyetlerin, rüyaların, olağanüstünün, bilinemezin, groteskin bahçelerini mesken tutar.

    Ölen Adam Vadisi’nde Nodier’in “Ölen Adam Vadisi”, “Mavi Çorap Jean François”, “Rahibe Béatrix Efsanesi”, “Inés de Las Sierras” adlı dört öyküsü yer alıyor. Kitaptaki öyküler; dünyanın sayılarla, istatistiklerle, kurumlarla, yasalarla zapt edilemeyen; nesnel kalamayan; olgulara indirgenemeyen; doğrulanamaz ve reddedilemez bir tür aşırılık olarak tezahür ettiği öyküler.

    “Olmayacak”, “inanılmayacak” şeylerin varlığını inkar eden ukalalar, zeka ve kavrayışça benden üstün olalar… Gerçek olan şudur ki ben bir başka yoldan görür, duyar ve yargılarım, işte benim onlardan farkım budur... Amerika da Kristof Kolomb’dan önce varlığına inanılmayan bir alemdi.”

    0
    0
    1241
  • 27-11-2023

    Pera Film’in Dünya AIDS Günü’nde farkındalık yaratmak için başlattığı “Buradayım!” programı, çağdaş sanat organizasyonu Visual AIDS’in “Tanıdığım Herkes Hasta” seçkisini 1 ve 7 Aralık’ta Pera Müzesi oditoryumunda sinemaseverlerle buluşturacak.

    Pera Film’in Dünya AIDS Günü çerçevesinde 2016’dan beri düzenlediği “Buradayım!” programı yedinci kez izleyiciyle buluşuyor. Program bu yıl çağdaş sanat organizasyonu Visual AIDS’in “Tanıdığım Herkes Hasta” seçkisini izleyiciye sunuyor. HIV ile diğer hastalık ve engellilik biçimleri arasında bağlantılar kuran seçkide, dünyanın dört bir yanından sanatçıların ürettiği beş video yer alıyor. Adını, Cyrée Jarelle Johnson’ın Black Futures kitabında geçen bir ifadeden alan “Tanıdığım Herkes Hasta” seçkisi, toplumun sahte bir sağlık-hastalık ikilemi aracılığıyla engelli ve hastaları nasıl dışladığını inceliyor. Engelliliği normun bir istisnası değil, ortak bir deneyim olarak görmeye davet eden program, HIV, COVID, akıl sağlığı ve yaşlanmayı kapsayan bir dizi temaya dikkat çekiyor.

    Kalp Üfürümleri filmi COVID salgını sırasında, doğuştan gelen bir engel ve HIV ile yaşamanın deneyimini aktaran Dean adlı genç adamla yönetmen Dorothy Cheung arasında geçen şiirsel diyalogdan oluşuyor. Seçkiye yer alan Hiura Fernandes’in AID$'li Çocuk videosu, 1990 yılında HIV ile doğan Brezilyalı aktivist ve sanatçı Lili Nascimento’nun hikâyesini ele alıyor. Sanatçı Beau Gomez’in Benim Yaptığım Yatak’ta videosu, yatağı bir hastalık ya da izolasyon alanı olmanın ötesinde bir teselli ve eylemlilik mekânı olarak izleyiciye sunuyor. San Francisco Körfez Bölgesi sanatçısı Ananias, Dolissa Medina ile birlikte yönettiği Yaşlı Adam / Hasta Adam / Haykırış videosunda, doğduğu şehir Michoacán’a özgü Danza de los Viejitos’u (Yaşlı Adamların Dansı) icra ederken hareketlerini maneviyat, HIV’e bağlı uzun süreli engeller ve dünyada bir yer arayışı merceğinden yorumluyor. Seçkinin son videosu Işığı Yitirmek ise, bir enfeksiyon nedeniyle görme yetisini kaybetmiş uzun süreli AIDS hastası, sanatçı Kurt Weston’ın bu dünyada kalmak için verdiği acı savaşı anlatıyor. Program hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Gösterim Programı:

    1 Aralık Cuma 20.00
    Kalp Üfürümleri (9'7’’)
    AID$’li Çocuk (11’30’’)
    Benim Yaptığım Yatak (07'51’’)
    Yaşlı Adam / Hasta Adam / Haykırış (10')
    Işığı Yitirmek (8')

    7 Aralık Perşembe 19.00
    Kalp Üfürümleri (9'7’’)
    AID$’li Çocuk (11’30’’)
    Benim Yaptığım Yatak (07'51’’)
    Yaşlı Adam / Hasta Adam / Haykırış (10')
    Işığı Yitirmek (8')

    0
    0
    1174
DAHA FAZLA
Geldanlage