
Türkiye genelinde bağımsız yetenekleri sanat profesyonelleri ve sanatseverlerle bir araya getiren Mamut Art Project’in 11. edisyonu, 22-26 Mayıs tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada Galeri ve Kat 4’de gerçekleşecek.
Beylerbeyi İçecek Pazarlama, Trendyol Sanat ve vitruta’nın eş sponsorluğunda, Arçelik desteğiyle gerçekleştirilen Mamut Art Project’in 11. edisyonunda Türkiye’nin farklı yerlerinden katılan 41 sanatçının eserleri sergilenecek. Sanatçılarına süresiz danışmanlık sağlarken eserlerini sergileme ve kendilerini tanıtma fırsatı da sunan Mamut Art Project’in bu yılki jüri üyeleri arasında Salt Programlar Sorumlusu Amira Akbıyıkoğlu Arzık, sanatçı Burçak Bingöl, bağımsız küratör ve yazar Jessica Cerasi, SAHA Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Haro Cümbüşyan ve Sanatorium Gallery Yönetici Ortağı Adnan Yerebakan yer aldı.
Sergide, sanatçılar Adéla Matalová, Ahmet Mert Hasret, Ali Arda Özdeniz, Anıl Can, Arda Cosan, Aurora Tuğçe Aydın, Baran Efe Öztürk, Ben Grosse -Johannboecke, Betül Kotil, Burçin Esin, Burcu Toral, Çağrı Dizdar, Cem Yünür, Defne Parman, Dilan Perişan, Dilay Öğmen, Ece Duran, Ece Erbil, Ece Yalçın, Elif Acar, Emre Taş, Enes Helvacı, Heper Sayar, İlhak Altıparmak, Kübra Su Yıldırım, Merve Karakoç, Merve Zeybek, Mina Havutcu, Mine Kemertaş, Nazif Can Akçalı, Neda Aydın, Özge Akdeniz, Özlem Can, Şafak Kocaoğlu, Şahsenem Altıparmak, Sena Soykök, Serhat Kır, Songül Karakoç, Sude Erkoyuncu, Süreyya Kağan Tekkaya ve Vardal Caniş’in eserleri izleyici karşısına çıkacak.
Mamut Art Project 11. edisyonunda farklı iş birliklerine imza atıyor. Türkiye’de oyuncak sanatı alanındaki üretimlerin yaygınlaşması için kurulan TOYART.İST’in üçüncü sergisi “Toykontakt”, Bülent Gültek ve MRE küratörlüğünde hazırlandı. Trendyol Sanat’ın desteğiyle Mamut Art Project’de görülebilecek sergide 26 farklı sanatçının oyuncak tasarımını sanata dönüştüren işleri yer alıyor. Sergiye paralel olarak Mamut Art Project'in oluşumu Mamut Limited tarafından oluşturulan özel seçki, Trendyol üzerinden satışa sunuluyor. Trendyol Sanat özel seçkisinde TOYART.IST çatısı altında yer alan Burak Şentürk, Burak Beceren, Bülent Gültek, Can Dağlı, Cihan Gelerli, Cins, Defo, Fatih Öztürk, HAM, Kilink Custom Toys, MRE, Murat Kalkavan, Selin Arısoy (LaserPigeon Toys), Selin Çınar, Tuba Girgiç, Vamk ve Yiğit Yerlikaya’nın karakter tasarımları, popüler kültür ürünlerine mizahi yaklaşımlar ve nostaljik konseptler içeren tasarım oyuncaklar yer alıyor. vitruta, “responsibly curated for good people” yaklaşımı ışığında, sürdürülebilirlik ve inovasyon konusundaki bağlılığının altını çizen sunumu ile etkinlik alanında yer alacak. Eş zamanlı olarak, 2021 yılında Mamut Art Project’te yer almış Erdal Bilici, markanın Pera mağazasının içerisinde konumlanan ve sanat odaklılığı ile öne çıkan vitruta Space’te yapacağı kişisel sergi ile ziyaretçilerle buluşacak.
Mamut Art Project, 22 Mayıs Çarşamba günü Yapı Kredi bomontiada’da ve çevrim içi platformu üzerinden eş zamanlı olarak başlayacak.
Künye:
1. Çağrı Dizdar, İyi Değilsiniz, Kağıt üzerine akrilik, guaj ve altın(22k), 24x18cm, 2024
2. Burçin Esin, “Bath” Serisinden, 70x100 cm, Fotoğraf
3. Vardal Caniş, pınar ile kahvaltı zamanı- 2024 karton üstüne akrilik, 11x8cm
4. Cem Yünür, İsveç köfte, 2023, tuvale akrilik ve pastel, 70x100 cm
5. Ece Duran, Shortly After Controlling Fire, 90 x 54 cm, Fine Art Print, 2024
6. Şafak Kocaoğlu, Sessiz Bir Doğum Serisinden, Fine Art Baskı 80*55 cm
7. Burcu Toral, XYZ, kağıt üzerine karışık teknik, 38 x 38 cm, 2022
8. Adela Matalova, Doğum Gününde Hangi Renk Giyersin?, 90 x 60 cm, Tuval üzerine yağlıboya, kum ve yağ pastel, 2024
9. Serhat Kır, Denize Doğru Serisinden, Fotoğraf, 60x40 cm
Bu yıl 16’ncısı gerçekleşecek İTEF İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali, “Senin Hikayen Ne?” temasıyla 29 Mayıs - 2 Haziran 2024 tarihlerinde edebiyatseverleri dünyadan ve Türkiye’den yazarlarla bir araya getirecek.
İTEF bu yıl Almanya, Hollanda ve İtalya’dan yazar, çevirmen, çizer ve yayıncılık profesyonellerini İstanbul’da ağırlayacak. Cristina Bellomo, Devis Belluci, Eva Meijer, Hasan Karaca, Kathrin Rohmann, Rebekka Endler, Romy Hausmann, Tessa Randau bu yılın konuk yazarlarından bazıları.
İTEF - İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali, 2009 yılından bu yana Kalem Telif Hakları Ajansı'nın girişimiyle, kâr amacı gütmeyen bir kurum olan Kalem Kültür Derneği tarafından düzenleniyor.
29 Mayıs - 2 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenecek 16. İTEF İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali’ne dair detayları ve programı buradan takip edebilirsiniz.
Afişteki illüstrasyon Gökçe Akgül'e ait.
Zilberman, Erinç Seymen’in “Kīpuka” başlıklı kişisel sergisini 18 Mayıs-2 Ağustos tarihleri arasında galerinin Beyoğlu, Mısır Apartmanı’ndaki ana galerisinde sanatseverlerle buluşturacak.
Erinç Seymen’in son dönem eserlerinden oluşan “Kīpuka” sergisi; izleyiciye felaket, kontrol ve zamansallık arasında düğümlenmiş bir diyalog sunuyor. Sergi başlığını, adını Hawaii dilinde kaos ve felaketin ortasında hayatta kalan ve korunan, magma akıntılarının arasında oluşan kara parçalarına verilen isimden alıyor. Kaos ve felaketin yarattığı ikilik, dış dünyadan soyutlanma veya kopma durumu üzerine bir metafor işlevi görüyor. Seymen sergi boyunca bilgi ve gücün sınırları arasındaki belirgin uyuşmazlığın altını çiziyor. Sergi, felaketin zamansallığını araştırıyor; mitoloji ve tarihten örnekler sunarak trajedinin zamansızlığına dair bir yörünge çiziyor. Sanatçı daha önceki sergilerinde toplumsal ilişkiler üzerinden sınıfsal ayrıma odaklansa da “Kīpuka”da madalyonun diğer yüzünü inceleyerek sınıf, kontrol ve onun zamansallığı arasındaki biyopolitik ilişkiyi mercek altına alıyor.
“Kīpuka” felaket kavramıyla adeta iç içe geçiyor; toplumsal güç dinamiklerini ve krizler doğrultusunda açığa çıkan tepkimeleri sorguluyor. Sanatçı; Jugendglück, İsimsiz ve Kīpuka isimli işlerinde felaketlerin yönetimini incelerken, Tanrılar ve Felaketler, Tantalus'un Kolları, MisPrintce ve PlanC başlıklı eserlerinde ise güç ve sınıf ayrımına yer veriyor. Seymen, Herkes herkese karşı, Trubadurlar ve Sigortalı isimli video eserlerinde kontrol ve zamansallık arasındaki ilişkiyi inceliyor; zamanın, toplumdaki felaketlerin ve kontrolün etkilerini nasıl değiştirdiğine dair bir harita çiziyor.
Toko-pa Turner’ın yabancılaşmanın kökenlerine götürüp aidiyet duygusunu yeniden kazanmanın yollarını gösterdiği kitabı Aidiyet – Evin Yolunu Bul, Beyza Başer çevirisiyle İlksatır Yayınevi’nden çıktı.
2017 Nautilus Kitap Ödülleri sahibi Turner, bu yolu gösterirken mitlerden, hikâyelerden ve rüyalardan yararlanıyor. Hem kendisinin hem de başkalarının hayat hikâyelerini ve rüyalarını kendi bilgeliğiyle bir araya getirerek aidiyet duygusunu yeniden kazanılması için rehberlik ediyor.
“Rüyalarımız, kim olmamız gerektiğinin kanıtıdır…”
Puruli Kültür Sanat tarafından on ikinci kez gerçekleştirilecek Engelsiz Filmler Festivali, animasyon atölyesi, özel gösterim ve söyleşilerin yer aldığı programla 7-13 Haziran tarihleri arasında Ankara’da izleyicilerle buluşacak.
Sinemaya eşit koşullarda erişim sağlamak amacıyla hayata geçirilen Engelsiz Filmler Festivali, 7 başlıkta 41 filmden oluşan programı ile 7-13 Haziran tarihleri arasında Ankara’da Paribu Cineverse ANKAmall ve Goethe-Institut salonlarında sinemaseverlerle bir araya gelecek. Festivalin etkinlik programında; 9-12 yaş grubu film meraklılarını bekleyen Stop Motion Animasyon Atölyesi, otizmli çocuk ve gençlerin ihtiyaçları gözetilerek gerçekleştirilecek Otizm Dostu Gösterim, bu yıl kaybettiğimiz usta oyuncu Ayla Algan anısına yapılacak Karanlıkta Uyananlar Açık Hava Gösterimi ve sporseverlerin heyecanla beklediği 2024 yazına sinemayla başlamak isteyenler için Spor Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni: Jørgen Leth başlıklı bir de konuşma yer alıyor.
Festivalin her yıl düzenlediği etkinlikler arasında yer alan Stop Motion Animasyon Atölyesi, canlandırma sanatçısı ve eğitmen Deniz Öcal tarafından yürütülecek. 9-12 yaş aralığında olan ve kendi filmini yapmak isteyenlerin davetli olduğu atölye, işaret dili tercümanı eşliğinde 9 Haziran Pazar günü 12.30’da Goethe-Institut’ta gerçekleşecek. Karanlıkta Uyananlar Açık Hava Gösterimi Festival programında 9 Haziran Pazar günü düzenlenecek. Mülkiyeliler Birliği bahçesinde 20.30’da gerçekleşecek gösterimde bu yıl hayatını kaybeden Ayla Algan anısına Karanlıkta Uyananlar filmi erişilebilir olarak gösterilecek. Senaryosunu Vedat Türkali’nin yazdığı, Ertem Göreç’in yönettiği ve Algan’ın sinema kariyerine başladığı ilk film olan Karanlıkta Uyananlar’ın gösterimi öncesinde, sinema tarihi araştırmacısı Ali Karadoğan film üzerine kısa bir sunum yapacak.
Goethe-Institut’ta 10 Haziran Pazartesi günü 11.00’de düşük ses seviyesi, loş ışık ve hareket serbestisi ile otizmli izleyicilere rahat bir sinema deyimi yaşatmayı amaçlayan Otizm Dostu Gösterim gerçekleşecek. Festivalin Çocuklar İçin seçkisinde yer alan animasyon filmlerinin izleneceği gösterime katılım da diğer etkinlikler gibi ücretsiz düzenlenecek.
11 Haziran Salı günü 15.00’te ise Spor Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni: Jørgen Leth başlıklı bir konuşma gerçekleşecek. Socrates Dergi ekibinden spor yazarı ve bisiklet anlatıcısı İnan Özdemir’in katılımıyla gerçekleşecek etkinlik, Cehennemde Bir Pazar (A Sunday in Hell) filminin Goethe-Institut’ta 13.00’teki gösteriminden sonra düzenlenecek. Cehennemde Bir Pazar filminin gösterimi ve Spor Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni: Jørgen Leth başlıklı konuşma ücretsiz olarak takip edilebilecek.
12. Engelsiz Filmler Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul Modern, tüm dünyada gerçekleştirdiği proje ve yapıtlarıyla büyük ilgi gören İzlandalı-Danimarkalı sanatçı Olafur Eliasson’un 30 yıllık kariyerinden kapsamlı bir seçkiyi 7 Haziran 2024-9 Şubat 2025 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Eczacıbaşı Topluluğu ve VitrA ana sponsorluğunda hayata geçirilen “Olafur Eliasson: Senin beklenmedik karşılaşman” başlıklı sergi, sanatçının Türkiye’deki ilk sergisi olma özelliğini taşıyor. Sergide, sanat yapıtlarının ancak izleyiciyle karşılaştıklarında tamamlandığını dile getiren ve bu nedenle izleyicinin aktif katılımının yapıtların ana bileşeni olduğuna dikkat çeken Olafur Eliasson’un yeni üretimler de dahil olmak üzere 40’a yakın yapıtı yer alıyor. Eliasson’un 30 yıllık sanatsal pratiği boyunca odaklandığı su, ışık, renk, algı, hareket, geometri ve çevre gibi konulara odaklanan serginin küratörlüğünü, müzenin küratöryel ekibinden Öykü Özsoy Sağnak, Nilay Dursun ve Ümit Mesci üstleniyor.
Olafur Eliasson’un çalışmaları, sanatın dünya genelindeki anlamını ve geçerliliğini soruşturuyor. Eliasson’un yerleştirmeler, resimler, heykeller, fotoğraflar ve filmler içeren geniş kapsamlı sergileri, 1997’den bu yana dünyanın farklı yerlerindeki önemli müzelerde yer aldı. Sürdürülebilirlik ve küresel ısınma gibi konulara her geçen yıl çalışmalarında daha da önem veren Eliasson ve stüdyosu, bu temalarla ilişkili kavramları sanatsal olarak çözümlemenin ötesinde, yapıt üretimi ve sergi düzenleme süreçlerinde de karbon ayak izini azaltmak için önlemler alıyor.
“Olafur Eliasson: Senin beklenmedik karşılaşman” başlıklı sergiyi, 7 Haziran 2024-9 Şubat 2025 tarihleri arasında İstanbul Modern’de ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Olafur Eliasson, Günbatımından şafağa, Boğaziçi, 2024 - Fotoğraf: Jens Ziehe, sanatçının izniyle; neugerriemschneider; Tanya Bonakdar Gallery
2. Olafur Eliasson, Senin beklenmedik seyahatin, 2021 - Fotoğraf: Cemal Emden
3. Olafur Eliasson - Fotoğraf: Ari Magg
İsmail Güzelsoy’un kabadayıların hüküm sürdüğü İstanbul’dan, gen aktarımının tartışıldığı İstanbul’a uzanan, üç farklı zamanın ama aynı İstanbul’un hikâyesini anlattığı yeni romanı Rölanti Çıkmazı, Everest Yayınları’ndan çıktı.
Güzelsoy, bu kitabında üst kurmaca düzlemini de dahil ettiği anlatısına, gerçek ve gerçek dışının birleştiği çizgiye kuruyor en büyük oyununu.
“Kentin merkezinde olmasına rağmen gözlerden uzak, sırlarla dolu bir çıkmaz sokak, kendi zamanını yaşamaktadır. Ta ki Perizad çıkıp gelene dek. Sonra oyun başlar: gizli geçitler, müzik çalan binalar, çiçekler üzerine kumar oynayanlar, ömrü boyunca dehlizlerde saklanmak zorunda kalan bir cüce, soğuk savaş yıllarında casus olarak yetiştirilmiş hayvanlar, sirkten kaçıp İstanbul sokaklarına dehşet saçan bir kaplan... Bir kadın neden balkona çıkmaktan korkar? Bir adam intikam almak için neden yirmi yedi yıl bekler? Gözü üzerimizden ayrılmayan karga bize ne fısıldamaktadır?”
“Kudretli insanların hikâyeleri genelde karmaşık planların, ince hesapların mahsulüdür ama gariban insanların hikâyeleri önemsiz rastlantılarla yazılır. Perizad’ınki de öyle... Ama önemsiz rastlantıların sonuçları her zaman önemsiz olmayabilir işte. Kendi hayatına bir baksana, o gün orada olmasan, o telefonu açmasan, o kişiyle tanışmasan hayatın başka bir mecrada akar giderdi.”
Kanadalı şarkıcı ve besteci Loreena McKennitt, yeni albümü The Road Back Home ardından çıktığı “The Mask and Mirror 30. Yıl Turnesi” kapsamında Pasion Turca organizasyonuyla İzmir, Ankara ve İstanbul’da konser verecek.
30 yılı aşan kariyerinde “Eklektik Kelt” müziğiyle dünya çapında 20 milyona yakın albüm satan Loreena McKennitt; 30 Haziran’da İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda, 1 Temmuz’da Ankara Atılım Üniversitesi Atılım Sahne’de ve 2 Temmuz’da ise Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda konser verecek. Konserlerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Loreena’nın 2024 yılında yayımladığı, 10 şarkıdan oluşan yeni albümü The Road Back Home sanatçının köklerine kariyerinin başlangıcına, folk dünyasındaki ilk günlerine ve folk dünyasının karakteristik topluluk kültürüne bir tür müzikal geri dönüşü yansıtıyor. Sadece Kuzey ve Güney Amerika’da değil, Avrupa’da ve Avustralya’da da en çok satanlar arasına giren albümleri ve mistik şarkılarıyla dünya çapında geniş bir kitleye seslenen sanatçı, kariyeri boyunca aralarında Kanada’nın en önemli müzik ödülü Juno’nun ve Billboard Uluslararası Başarı Ödülü’nün de yer aldığı sayısız ödüle layık görüldü, Grammy ödüllerine ise iki kez aday gösterildi.
TurkishBank UK, 50. yıl kutlamaları kapsamında, Türkiye’nin önde gelen galerilerinin Avrupa’nın en önemli fotoğraf fuarlarından Photo London’a katılması için sponsor oldu.
The Guardian’ın “Yılın Fotoğraf Etkinliği” olarak tanımladığı Photo London, 16-19 Mayıs tarihleri arasında Londra’da Somerset House’ta gerçekleşecek. Photo London Fuarı’na bu sene Türk galeri ve sanatçılar da katılacak. Photo London kapsamında Dirimart, Galeri Nev, Galerist, Martch Art Project, SANATORIUM, Versus Art Project ve Vision Art Platform gibi Türkiye’nin önde gelen galerileri ve sanatçıları, Türk sanatını uluslararası arenada temsil edecek.
TurkishBank UK’in 50. yıl kutlamaları 3 Mayıs 2024 tarihinde İstanbul İngiltere Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirilen özel bir resepsiyon ile başladı. Geceye galeri sahipleri, sanatçılar, Photo London temsilcileri de katıldı.
TurkishBank UK Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Börteçene şunları söyledi: “Bu özel senede, Grubumuzun misyonuna paralel Türk sanatının Londra pazarına ulaşmasını desteklemek istedik, sonuç çok başarılı oldu. Bu bizim için çok sevindirici bir sonuç, Türk sanatının uluslararasına açılımı için uygun şartların oluştuğunun farkındaydık ama bu kadar büyük bir ilgiyi beklemiyorduk.”
50. yılı kutlama programı çerçevesinde Grubun fintek ekosistemi T-Gate, bu yıl içinde Londra’da faaliyete geçerek, Türk finteklerinin Londra pazarına ulaşımını destekleyecek. Photo London TurkishBank’ın Somerset House’ta desteklediği ikinci etkinlik oldu. TurkishBank ilk olarak, 2016 yılında Masumiyet Müzesi Sergisi’ne destek olmuştu.
Photo London hakkında daha ayrıntılı bilgiye buradan erişebilirsiniz.
Ernst Kris ve Otto Kurz’un birlikte hazırladığı Sanatçı İmgesinin Oluşumu – Efsane, Mit ve Büyü adlı kitap Sabri Gürses’in çevirisiyle Minotor Kitap’tan çıktı.
Kris ve Kurz, bu çalışmada estetiğin psikolojisi ve sanatsal yaratımla ilgilenenler için eşsiz bir okuma sunuyorlar. Sanatçıya ve eserine farklı bir gözle bakma imkânı veriyorlar.
E.H. Gombrich kitap hakkında şöyle diyor: “Bu, sıradışı bir kitap. Fikirlerinin zenginliği ve çok sayıda belgeye dayanması, başka uzmanları kalın, dipnotlarla dolu bir cilt yazmaya sürüklerdi. Ernst Kris ve Otto Kurz ise, cesur spekülasyonlardan kaçınmadan ve sunmak istedikleri kanıtların çeşitliliğini hiç azaltmadan büyük bir dil ekonomisi sergiliyorlar… Eseri yeniden okurken, her sayfada gözün gördüğünden çok daha fazlasının olduğunu fark ettim.”