16 AĞUSTOS, ÇARŞAMBA, 2023

Yıldızların Altında Yeni Bir Dünya Tahayyülü

Yüzüncü yaşını kutladığımız Cumhuriyet’in ilk yılına odaklanan, Türkiye’de yaşanan gündelik hayata dair ilginç olaylar, spor ve dans müsabakaları, kültür sanat hayatından haberler, karikatürler ve belgesel filmlerle desteklenen “Cumhuriyet’in İlk Yılı” adlı sergiye dair bir yazı.

Yıldızların Altında Yeni Bir Dünya Tahayyülü

Bu yıl Cumhuriyet’in 100. yılına özel sergiler, sempozyumlar, yayınlar, etkinlikler hazırlanıyor. Bunlardan biri olan “Cumhuriyet’in İlk Yılı 29 Ekim 1923- 29 Ekim 1924” sergisi, grafik tasarımlarıyla, müzikleriyle, fotoğraf ve efemeraya dayalı malzemeleriyle bizlere “ilk yıl” hakkında keyifli bir tahayyül deneyimi sunuyor. Yapı Kredi Sanat Galerisi’nde devam eden serginin mekânına girdiğinizde sizi Seyyan Hanım’ın parlak ama aynı zamanda buğulu sesi karşılıyor. Seyyan Hanım, sözleri Ömer Bedrettin Uşaklı’ya ait “Yıldızların Altında” parçasını seslendiriyor. Berrak gökyüzünde görünen yıldızlar, zorlu günleri geride bırakmanın, sevgiliyle ilk buluşmanın tahayyülü içinde kendine yer edinen mekânlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu “ilk” olmanın heyecanı kuşkusuz ki Cumhuriyet’in ilân edildiği ilk günde de vardı ve uzun süre de var olacaktı. 

Sergi esas itibariyle Cumhuriyet’in ilânıyla birlikte kendini gösteren “ilk”ler üzerine odaklanırken şu soruları da gündem getiriyor: “Bu nispeten hızlı değişim ve kararlar toplumun kültürünü ve gündelik yaşamı nasıl etkilemişti?”. Küratörlüğünü Cengiz Kahraman’ın, sergi tasarımını ise Yeşim Demir Pröhl’ün üstlendiği sergi, aynı zamanda Cengiz Bey’in arşivindeki fotoğraflardan oluşuyor. Başka arşivlerden gelen evraklar da var elbette: Yapı Kredi Tarihi Arşivi Selahattin Giz Koleksiyonu, İBB Atatürk Kitaplığı, Salt Arşivi, Burçak Evren Arşivi, Osmantan Erkır Arşivi…

​​Değişimlerin odağında kadın-erkek ilişkilerinin önemli bir yeri olduğu serginin seyrinde fark ediliyor.  Zira pek çok yeniliğin kadınlar üzerinden şekillenmeye başladığı ve onların toplum içindeki konumunu yeniden belirlediği gözlemleniyor. Örneğin tramvayda haremlik selamlığın sona erdiğine ilişkin bir fotoğraf karşımıza çıkıyor. Kadınların giysileri değişiyor. Sertel’lerin çıkarmış olduğu ve ilk sayısını gördüğümüz Resimli Ay’da kadınların Avrupalı giysi modasına uyduğunu, sadece başlığımızın “yerli ve milli” olarak yeniden yaratıldığına dikkat çekiliyor. Bir başka yayında (Karagöz olabilir) Cumhuriyet, Atatürk’ün teşvikiyle yürümeye başlıyor ve üç kadına doğru ilerliyor: Bunlar sırasıyla teceddüd (yenilenme), refah ve adalet. Kezâ Papağan dergisinde kuyruklu yıldız vakası bir kadın temsiliyle karikatürize ediliyor.

Şüphesiz ki dans da önemli bir mesele hâline gelmiş ki o dönem “dans mektepleri” (bir görselde Tahsin Ali Dans mektebini görebiliyorsunuz) açılmış. Sergide gördüğüm bir haber ise beni çok heyecanlandırdı. Resimli Gazete’de geçen bir habere göre “dans dayanıklılık müsabakası” tam 22 saat sürmüş ve sonunda Musevi Alber Efendi’yle Matmazel Margaret’e birinciliği elde etmiş. Bu “dans” merakı başlı başına bir araştırma olur sanırım.

​Sergileme tasarımına hayran bırakan ve 100 yıllık Cumhuriyet’i “tekrar” müjdeleyen, spordan güzel sanatlara, eğlence hayatından yayın tarihine, hemen hemen her şeyden bir kesit bulabileceğiniz bu sergiyi 3 Eylül 2023’e kadar görmenizi tavsiye ederim.

0
2058
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage