29 EYLÜL, ÇARŞAMBA, 2021

“Masalsı Bir Anlatımla Birlikte Mecazi Bir Eleştiri”

Bu yıl 1-11 Ekim tarihleri arasında 4. kez gerçekleşecek 212 Photography Istanbul sanatçılarından, fotoğraflarında bizi adeta rüyalarında bir yolculuğa çıkaran ve masal dünyasına davet eden Helena Blomqvist ile fotoğraflarını oluştururken nelere değindiği, izleyiciyle kurduğu bağ, fotoğraflarının kavramsal çerçevesi üzerine söyleştik.

“Masalsı Bir Anlatımla Birlikte Mecazi Bir Eleştiri”

İsveç’in en önemli sanatçılarından biri olan Helena Blomqvist, fotoğrafları ile bilinçaltımızı sorgulamaya zorluyor ve bizi tanıdık ama yabancı bir ortamda hiçbir şeyi bozmadan yürümeye çağırıyor. Eski kartpostalları ya da masal kitaplarının sayfalarını andıran fakat onların aksine mükemmeliyetçiliği temsil edercesine tek tek hazırladığı sahneleriyle Blomqvist, her bir sahneyi ayrı bir özenle, usta bir işçilikle ve dikkatle yaratıyor. Bu fotoğraflarda sanatçının rüyalarında geziyor, modeller ve mankenler kullanarak yarattığı hikâyelerle tanışıyoruz. Sanatçı ışığı ve gölgeyi net kullanmaktaki yeteneğini gözler önüne serdiği Florentine serisi ile izleyiciye modern ve Instagramlanabilir bir sirk sunuyor. Florentine serisi, eski bir balerinden yola çıktığı, yakın dönem tarihimizin tanığı ve onun fotoğraf albümlerinden düşenler… The Last Golden Frog serisi ise bambaşka ama iyi bildiğimiz bir dünyanın fotoğrafları olarak karşımıza çıkıyor. Blomqvist bu serisini “Her an yeryüzünden silinebilme tehdidi, bundan kaçış isteği ve buna karşı protesto” olarak anlatıyor. Ayrıca sanatçı bu serisindeki kahramanlarının maymun olmasıyla bir fabl anlatımı yaratırken “başka duygular da mümkün” diyor ve ekliyor; “Bu fotoğraflarda arkadaşlık, birlik olmanın gücü ve protesto var.”

Mart 2020’den beri dünyanın içinde bulunduğu pandemi ve karantina süreci sanatsal üretimlerinizi ve sizi ne yönde besledi?

Tüm sanat galerileri ve müzeler kapatıldığı için sergi olanakları azaldı. Yeni sanat eserleri üretmek yerine daha çok kamusal işlerde çalıştım. Şu anda gelecek yıl şubat ayında Helsinki'de açılacak yeni bir sergi üzerinde çalışıyorum. Yeni görüntüler elde etmek daha zor çünkü fotoğraf serilerinde yer alacak görüntüleri gerçekleştirebilmek için sık sık farklı ülkelere seyahat etmem gerekiyor.

Florentine serisi ile izleyiciye modern ve Instagramlanabilir bir sirk sunuyorsunuz. The Last Golden Frog serinizi ise “Her an yeryüzünden silinebilme tehdidi, bundan kaçış isteği ve buna karşı protesto” olarak anlatıyorsunuz. Eleştiri ögesi çalışmalarınızın neresinde konumlanıyor?

Örneğin, son altın kurbağa çiftleşmek için bir dişi ararken ama o, dünyada kalan son altın kurbağayken nasıl görünebileceğini görüntülerim aracılığıyla görselleştirmeye çalışıyorum. Başka bir görüntüde maymunlar özgürlük askerleri olarak toplanıp bir araya geliyorlar ve yok olmalarını protesto ediyorlar. Bu masalsı bir anlatımla birlikte mecazi bir eleştiri.

Işığı ve gölgeyi oldukça net kullanıyorsunuz. Fotoğraflarınız izleyiciye oldukça mükemmeliyetçi bir yaklaşım sunuyor. Bu tercihin ardındaki motivasyon nedir?

Görüntü fikri için eskiz yaparken ışığı düşünüyorum, ışık ve renkler eserdeki hissiyatı belirliyor. Görsellerimi mükemmeliyetçi olarak görmüyorum ama bu bazen bir görselde iletmek istediğim mesajı netleştiriyor.

Fotoğraflarınıza baktığımızda adeta kişisel bir hikâyenin içinde geziyoruz. Fotoğraflarınız bir rüya ve hayal alemini yansıtıyor gibi görünüyor. Ayrıca kadın ve çocuk figürlerine ağırlık veriyorsunuz. Fotoğraflarınız için nasıl bir alt anlam taşıyor bu tercihleriniz? Siz bu konuda ne dersiniz?

Belki de tüm işlerim bir bakıma otobiyografik çünkü yaratırken önce kendimden başlıyorum. Aynı zamanda çok sezgisel çalışıyorum, çağdaşlarımın ve çevremin ruh hâllerini yakalıyorum. Bir fotoğraf karesi çektiğimde, anlatımda farklı karakterlere ihtiyaç duyuyorum. Bazen gerçek bir aslan ya da köpeğin yanında duran giysili bir fare heykeli anlatmaya çalıştığım hikâyenin bir parçası oluyor. Diğer fotoğraflarımda ise kendi çocuklarımla veya bazen de arkadaşlarımla çalışıyorum.

Bir fotoğraf çekerken sizin için kompozisyon, perspektif ve kurgu ne kadar önemli? Fotoğraflarınızın biçimsel ve kavramsal çerçevesinden bahsedebilir misiniz? Kullandığınız tekniklerin değişkenliğini neye göre belirliyorsunuz?

Bu, fotoğrafın en önemli omurgasıdır. Bütün bunlar söz konusu olduğunda genellikle içimdeki hislere bakarım. Bu kompozisyonda hazır hissettiğinde bir resmin bitmesidir. Senografiler yaratıyorum ve bunu bir tiyatro ortamı ya da ön plan merkezi ve arka plan ile oluşturduğum bir tablo gibi düşünüyorum. Her bir görüntü için denemem, sınırları zorlamam ve teknik olarak ilerleme kaydetmem, sorunları çözmek için yeni şeyler denemem gerekiyor. İlerlemek ve denemek benim için önemli.

Fotoğrafta izlediğiniz bir akım var mı? Siz tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Herhangi bir trendi takip ettiğimi düşünmüyorum; görüntümü geliştirmeye odaklanıyorum. Fotoğraflarımda rüya gibi fantastik bir evren yaratıyorum. Modeller ve aksesuarlar kullanarak, fotoğraflarım için parça parça küçük senografiler hâlinde bir dünya inşa ediyorum. Sezgisel olarak çalışıyorum, görüntülere benzersiz bir şekilde bana ait olan karmaşık ve öznel hikâyelere dokuyorum.

Peki siz bir fotoğrafa bakarken hangi kriterleri göz önüne alıyorsunuz? Bir fotoğrafı sizin için iyi ya da görülmeye değer yapan şey nedir?

Çok eski fotoğraflara ve onlardan gelen gizemli auraya ilgi duyuyorum. Bir fotoğraf dikkatimi çekmeli ya da bir duygumu uyandırmalı.

Sevdiğiniz, takip ettiğiniz fotoğraf sanatçılarını bizimle paylaşabilir misiniz? Özellikle yakın zamanda burada olacağınız için Türkiye'den tanıdığınız, takip ettiğiniz fotoğraf sanatçıları var mı?

Türk fotoğrafçıları ve sanatçıları hakkında daha fazla bilgi edinmeyi çok istiyorum.

Photography 212 Istanbul kapsamında Türkiye’de eserleriniz sergilenecek. Nasıl hissediyorsunuz, ne düşünüyorsunuz?

Bu yıl 212 Photography Istanbul'un bir parçası olmaktan çok mutluyum, çünkü çok yetenekli fotoğrafçılar ve heyecan verici bir programla içinde olmak harika bir durum. Florentine ve The Last Golden Frog olmak üzere iki büyük fotoğraf serisiyle Türkiye'de ilk kez çalışmalarımı sergileyeceğim.

Son olarak gelecek projelerinizden bahsedebilir misiniz? Yeni fotoğraf serileri olacak mı?

Gelecek yıl şubat ayında Helsinki'deki Forsblom Galerisi’nde gösterilecek yeni bir seri üzerinde çalışıyorum. Proje, günümüzde ortalıkta dolaşan parçalanmış bir hayvan çetesini konu alan The Last Golden Frog serisinin devamı niteliği taşıyor.

Helena Blomqvist’in eserlerini 212 Photography Istanbul kapsamında 1-11 Ekim tarihleri arasında her gün Yapı Kredi bomontiada Galeri’de ziyaret edebilirsiniz. 212 Photography Istanbul mekânlarına ve sergilerine dair detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

0
1742
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage