30 KASIM, CUMARTESİ, 2019

Kültür ve Sanata Gönülden Destek

İstanbul’un kültür sanat hayatına yıl boyunca düzenlediği farklı disiplinlerdeki etkinliklerle büyük bir katkı sağlayan İKSV’nin 2002 yılından bu yana sürdürülen Lale Kart üyelik programını, işin mutfağını, kültür sanat takipçilerinin eğilimlerini Üyelik Programı Yöneticisi Gülce Şahin ve Üyelik Programı Asistanları Erim Pala, Begüm Çavuşoğlu, Yeliz Vural ile konuştuk.

Kültür ve Sanata Gönülden Destek

İKSV’nin bu sene 17’nci yaşına giren ve 5.000’i aşkın üyesi bulunan Lale Kart üyelik programı hem vakfa katkı sağlıyor hem de üyelere vakfın düzenlediği tüm etkinliklerde birçok ayrıcalık ve öncelik sunuyor. Lale Kart üyelik programı, Siyah, Beyaz, Kırmızı, Turuncu, Sarı ve Mavi Lale olmak üzere altı farklı kategoride çeşitli ayrıcalık imkânları tanıyor. Üyeler İKSV bünyesindeki etkinliklerdeki öncelik ve ayrıcalıkların yanı sıra İstanbul’un her iki yakasındaki buluşma noktalarında yer alan seçkin kültür, sanat ve yaşam mekânlarında indirimlerden faydalanıyor ve üyelere özel etkinliklere katılma fırsatını yakalıyor. Lale Kart hakkında merak ettiklerimizi Üyelik Programı Yöneticisi Gülce Şahin ve Üyelik Programı Asistanları Begüm Çavuşoğlu, Erim Pala, Yeliz Vural’dan dinledik.

Üyelik Programı Yöneticisi Gülce Şahin için:

İstanbul’un kültür ve sanat takipçilerinin en yakın olduğu kurumlardan biri İKSV. Kurumun 17 yıldır sürdürdüğü Lale Kart üyelik programında dünden bugüne neler değişti?

Lale Kart, 17 yıl önce Kültür Sanat Dostları adıyla 13 saat süren bir canlı yayınla tanıtılmış sanatseverlere, programın teması da “Festivaller Çiçek Açıyor”. Bu müthiş programa Şakir Eczacıbaşı, Yıldız Kenter, Türkan Şoray, Atıf Yılmaz, Serra Yılmaz, Gülsin Onay, Mehmet Ali Birand ve daha pek çok isim katılmış. En unutulmaz anlarını bir gün mutlaka takipçilerimizle paylaşacağız o yüzden tüm isimleri sayarak sürprizi bozmak istemiyorum. Benim Lale Kart maceram da o yayından 4 yıl sonra, 2006 yılında başladı. Üniversitedeki ilk yılımdı ve İKSV’de çalışan bir arkadaşım son anda rahatsızlanan birinin yerine bir etkinlikte görev almak ister miyim diye sorduğunda hiç düşünmeden evet dedim. Etkinliklerde üyelik programının tanıtımını yaparak Lale Kart ile tanıştığım o günlerden bu zamana program çok farklı bir yere geldi. İlk yılında 1200 civarında olan üye sayısı şu an 5000’i aştı. Yenileme oranlarımız %80’leri buluyor, bir üyelik programı için bu oran çok şey ifade ediyor. Üyelerimizin bu sadakatinin temelinde Lale Kart üyeliğinin sadece bir avantajlar dünyası değil giderek daha da renklenen duygusal bir dünya sunması olduğunu düşünüyoruz. Yıllar içinde üyelerimizle aramızda Lale Kart’ın avantajları arasına koyamayacağımız giderek güçlenen bir bağ oluştu. Bu bağ bizi her zaman kendimizi ve üyelik programını geliştirmeye ve yeni şeyler denemeye de motive ediyor. Çok genç ve çok yaratıcı bir ekibimiz var. Neredeyse 365 gün etkinlik yapan bir kurumda çalışıyoruz ve bundan dolayı da çok mutluyuz. Yine de üyelerimiz için 365’in üstüne neler koyabiliriz diye düşünmekten de hiçbir zaman vazgeçmiyoruz. Her yeni fikre “Neden?” değil “Neden olmasın?” diye yaklaşıyoruz. Bu da üyelik programının dünden bugüne ve bugünden yarına değişmesini ve gelişmesini sağlıyor.

İKSV için bireysel destek ne anlama geliyor? Lale Kart’ın kuruma katkıları neler?

İKSV için bireysel destek bazen mümkün olmayanın mümkün olması anlamına geliyor aslında. Bireysel destekçilerimiz sayesinde İstanbul Film Festivali’nin ana sponsorunun olmadığı bir yılda öğrenci biletlerini 2 TL gibi sembolik bir bedel üzerinden satışa sunabiliyoruz. Yine bireysel desteklerle öğrencilerin kültür sanata erişimini kolaylaştırabilmek için yılda 200’ü aşkın öğrenciye Askıda Ne Var iş birliği ile Lale Kart hediye edebiliyor, koordinasyonunu üstlendiğimiz Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nun prodüksiyonuna katkı sağlayacak bir fon yaratabiliyoruz. Lale Kart ise bireysel destekçilerden oluşan 5000’i aşkın kültür sanat dostu olarak İKSV’nin yıl boyunca düzenlediği tüm etkinliklerin %8’inin gerçekleşmesini mümkün kılıyor. Her festival programı açıklandığında festival direktörleri ile üyelerimizi bir araya getirip programı ilk ağızdan dinlemelerini sağlıyoruz. Onlar da yorumlarını, önerilerini, zaman zaman eleştirilerini mutlaka bizimle paylaşıyorlar. O yüzden Lale Kart üyelerinin bu kuruma sağladığı katkıları sadece rakamlar ve oranlarla ifade etmek gerçekten zor.

Üyelere etkinliklerde öncelik ve indirimler, buluşma mekânlarındaki imkânlar dışında başka ne gibi yararlar sağlanıyor? Başka türlü de sorarsak neden Lale Kart üyesi olmalıyız?

Üyelerimiz bir anda Film Festivali öncesinde İbrahim Selim’le bir Quiz Night’a ya da Sedat Bornovalı rehberliğinde bir Boğaz turuna davetli olduklarını öğrenebiliyorlar. İnci Eviner, Burçak Bingöl gibi sanatçıların atölyelerinde yaratım süreçlerini kendi ağızlarından dinleyip farklı kültür kurumlarındaki sergileri küratörü ya da sanatçısı eşliğinde gezebiliyorlar. 200 film arasından en antidepresan 3 tanesini sorabilecekleri ya da hangi oyunun sezonda oynamayacağını öğrenebilecekleri bir ekibin her zaman burada olduğunu biliyorlar. Dolayısıyla ben bir şeyleri kaçırıyorum galiba, keşke kaçırmasam, keşke festivalleri daha kolay takip edebilsem, seçim yapmama, yeni şeyler keşfetmeme yardım edecek birileri olsa, o birileri ara sıra da bana tatlı sürprizler yapsa diyorsanız Lale Kart üyesi olmalısınız. 

Üyeleri yakından gözlemleme ve onlarla görüşme olanağınız var. Üyelerin etkinlik seçimlerinde öne çıkan eğilimler neler? Neleri daha çok tercih ediyorlar? Neleri talep ediyorlar sizden?

Türkiye’ye en son yıllar önce gelmiş ya da hiç gelmemiş orkestraları, bir daha oynamayacak olan oyunları ya da vizyona girmeyecek olan filmleri kaçırmıyorlar diyebilirim. Bazı deneyimler gerçekten hayatta bir kere yaşanıyor ve üyelerimiz de bu konuda son derece hassaslar. Daha önce hiç görmedikleri, kapıları normal şartlarda izleyiciye kapalı olan mekânlarda yaptığımız etkinlikler her zaman yoğun ilgi görüyor. Festival direktörlerinin üye buluşmalarında verdiği tavsiyeleri de çok önemsiyorlar.

​Bunların yanı sıra üyelerle aramızdaki güven ilişkisi de çok etkileyici. Etkinliklerde yaptığımız anketlerle gördük ki en deneysel, en alışılmışın dışında etkinliklerimizde bile İKSV yapıyorsa izlemeye değer diye düşünüp bilet almaktan kesinlikle çekinmiyorlar. Sadece Klasik Müzik Festivali’nde gördüğümüz bir üyemizle Salon’da bir indie grubunun konserinde karşılaşmanın mutluluğu anlatılamaz bizim için. 

Lale Kart üyelerinin bilet alımlarında öncelikli olması Lale Kart üyesi olmayanları zaman zaman isyana sürüklüyor. Buna karşı siz neler demek istersiniz?

Öncelikli bilet alım hakkı, ön izleme, indirim gibi avantajlar tüm kültür kurumlarının üyelerine sunduğu şeyler. Bu gibi avantajlar sunulurken her zaman genel izleyici için ayrı, üyeler için ayrı kontenjanlar üzerinden planlama yapılıyor. Bizim etkinliklerimizde de mekân kapasitesine bağlı olarak değişmekle beraber hiçbir etkinlikte üyelere ayırdığımız ön satış kontenjanı %35’i geçmiyor, ön satış kontenjanı dolduysa üyelerimiz de şanslarını genel satış döneminde deniyorlar. Burada asıl önemli olan İstanbul’daki etkinlik mekânlarının sayısı ve mekân kapasiteleri. Örneğin İstanbul’un en büyük sinema salonlarından birine sahip olan Atlas Sineması 426 kişilik yani demek oluyor ki sadece 213 kişi çift kişilik bilet aldığında siz “biletler tükendi” yazısını göreceksiniz. Filmekimi biletleri sinemalardaki gişelerden, Biletix perakende noktalarından ve Biletix web sitesinden aynı anda satışa giriyor. 28 Eylül’deki son genel satışta sadece web üzerinden ilk 10 dakikada yaklaşık 2.000 bilet satın alındı. Dolayısıyla Altın Palmiye’yi kazanan Parazit filmi için bilet almaya çalışıyorsanız genel satışın ilk gününün öğleden sonrası bile geç olabilir. Bunun Lale Kart ön satışıyla değil mekân kapasiteleriyle ilgili olduğunu her fırsatta açıklamaya çalışıyoruz. 

Lale Kart üyelik programında önümüzdeki dönem yenilikler olacak mı? Şu an bunun için çalışmalarınız var mı?

Yeni dönem, Filemkimi, İstanbul Bienali ve Salon İKSV konserleri ile coşkulu bir şekilde başladı. Bizim için etkinlik dönemi hiç bitmiyor. Çok şanslıyız ki şehrin her yerine yayılan 5 festivalimiz, 2 bienalimiz ve yılın 8 ayında aktif olan Salon’umuz var. Halihazırda bu kadar iyi bir program varken biz de üyelerimize özel düzenlediğimiz etkinliklerle bu deneyimleri daha da zenginleştirmeyi hedefliyoruz. 2019 yılı bu anlamda oldukça keyifli ve dolu dolu geçti. Yılın son 2 ayı ve 2020 için de hız kesmeden çalışmalara devam ediyoruz. Sadece 2020 için değil, üyelik programının 20. yılını kutlayacağımız 2022 yılı için de planlarımız var.

​TEMA ile başlattığımız projemiz de yeni dönemin en heyecan verici gelişmeleri arasında yer alıyor. Festival kitapçıklarını dijital olarak almayı tercih eden üyelerimiz sayesinde 2.000 fidan dikerek bir İKSV ormanı oluşturuyoruz. Üyelerimiz de bu konuda bizi yanıltmadılar ve şu ana kadar destek verenlerin sayısı 1.500 kişiyi aştı. Çok yakında Çanakkale’deki ormanımızdan keyifli fotoğraflar paylaşabileceğiz diye umuyorum. Lale Kart önümüzdeki dönemde dijitalleşme adına adımlar atmaya devam edecek. Bunu sadece çağın bir gereği olarak değil çevresel bir sorumluluk olarak da görüyoruz. 

Üyelik Programı Asistanları Begüm Çavuşoğlu, Erim Pala, Yeliz Vural İçin

İKSV’nin yoğun bir programı var. Kültür ve sanat dünyamızın can damarını oluşturan bir kurum. İKSV’nin bireysel destekçilerini oluşturan Lale Kart üyelik programının mutfağında da sizler varsınız. Peki bu mutfakta neler oluyor? İçerideki işleyiş nasıl?

Erim Pala: Bizler hizmet anlayışını ve memnuniyeti üst düzeyde tutmaya çalışan bir ekip olarak tutkulu festival takipçisi üyelerimizi Lale Kart üyeliklerinin sağladığı avantajlar ile daha farklı bir festival tecrübesi ile buluşturmaya çalışıyoruz ve bunu yaparken çok eğleniyoruz. İletişim, insan ilişkileri, sağduyu ve gönül bağları üzerine kurulu bir anlayışımız olduğu için her festivali Lale Kart üyeleri ile yaşıyor gibiyiz. Geçtiğimiz Filmekimi’nde kanser hastası bir genç kadının hikâyesini anlatan Babyteeth filminin çıkışında bir Kırmızı Lale Kart üyemiz ile bir peçete bende bir peçete onda karşılıklı ağladığımızı hatırlıyorum mesela. Geçtiğimiz sene unutulmaz Nick Cave konserinde üyelik programımızdan tanıdık yüzler görmek harikaydı. Ofiste, daha kurumsal olarak düşenebileceğiniz bir ortamda gördüğümüz Lale Kart üyelerini daha sonra konserlerde, sinemada ya da tiyatrolarda hayatlarını yaşarken, etkinliklerden keyif alırken ve eğlenirken görmek her defasında tatmin edici oluyor.

Begüm Çavuşoğlu: Evet, İKSV kültür- sanat dünyasının can damarını oluşturuyor ve Lale Kart da bizi destekçilerimizle bir araya getiren, nabzı canlı ve yakından tutan bir köprü aslında. Bu tempo ve yoğunluk arasında en önem verdiğimiz şeyse üyelerimizle aramızda oluşan bu sıcak diyalog. İçeride Lale Kart ekibi olarak 4 kişiden oluşuyoruz. Yeni üyeliklerin kazanılması, mevcut olanların yenilenmesi, sadakat programı olduğu için sürekli üyelerle temas hâlinde olmamız gerekiyor. Karşılaştıkları sorunlarla tek tek ilgileniyor ve çözümler getiriyoruz. Özellikle ön satış dönemlerinde telefonları elimizden hiç düşürmüyoruz diyebilirim. Herkes bilet almak veya üyeliğini yenilemek için o kadar heyecanlı oluyor ki aynı anda onlarca kişinin sorularını cevaplamamız gerekiyor. Ufak bir gecikme yaşadığımızda unutulduğunu düşünen üyelerimiz hemen telefonlara sarılıyor bizi unutmayın diye. Festival programında seçki yapmakta zorlandıklarında önerilerde bulunuyor, beraber takvimlerini oluşturuyoruz. Yani bizde ağustos böceği hiç yok! Onlarla sohbet etmek, İKSV’yi sahiplenişlerini ve Lale Kart’a olan aidiyet duygularını görmek çok güzel. Günden güne Lale Kart ailemiz büyürken, biz de bu motivasyonla desteklerine karşılık vermek ve İstanbul festivallerini tüm enerjisiyle birlikte yaşayabilmek için sizin de dediğiniz gibi mutfağı hiç boş bırakmıyoruz, sürekli yeni şeyler pişiriyoruz. 

Yeliz Vural: Üyelik programı ekibi olarak üyeliğin başlangıcı, Lale Kart’ların teslimatı ve bilet işlemleri gibi tüm aşamaları üyelerimizle birlikte deneyimleme şansını yakalıyoruz. Bilet ekibimizle birlikte üyelerimizden gelen bilet talepleri ile ofiste sabahladığımız günler, bilet alırken anlık sorunlar yaşandığında durmaksızın çalan telefonlar gibi süreçler de yaşanıyor demek yanlış olmaz. Ancak bu yoğun tempoda üyelerimizin vermiş oldukları bireysel destek ile birlikte üyelerimizle kurduğumuz bağ da bizim için çok değerli ve bu destek bize her zaman güç veriyor.

Üyelerle pek çok buluşma düzenliyorsunuz. Bu buluşmalardan biraz bahseder misiniz? Neler oluyor? Üyelerin katılım durumu nedir? Size buluşmalarla ilgili öneriler ya da eleştiriler geliyor mu?

E.P. : Her festivalin kendine özel bir üye sunumu gerçekleştiriliyor ve üyelerimiz festival programını festivalin direktörlerinden dinliyor. Biraz daha püf noktalarına temas edebiliyorlar böylece. Tanıdıkları ve bildikleri sanatçılar hakkında festival direktörlerimizden daha kişisel bilgiler alabiliyorlar ya da hiç tanımadıkları genç bir sanatçı ile karşılaşıyorlarsa o sanatçının neden festivalde yer aldığını daha iyi öğrenebiliyorlar. Festival direktörlerimizin Lale Kart üyeleri için oluşturduğu seçki de üyelerimizin festival takvimlerini oluşturabilmeleri için oldukça faydalı oluyor tabii. Üyelere özel etkinliklere katılım durumu oldukça yüksek. Senelerdir oturum ardına oturum düzenlediğimiz buluşmaları örneğin bu sene Filmekimi’nde yüksek kapasiteli Atlas Sineması’nda gerçekleştirerek tek oturuma düşürebildik. Festival direktörümüz Kerem Ayan’ın da mutluluğunu tahmin edebilirsiniz. Üye sunumları tabii sadece sunumlardan da ibaret değil. Her zaman konsepte uygun ek bir öge ilave etmeye çalışıyoruz. Örneğin bu sene Caz Festivali üye sunumundan sonra Kerem Görsev’den pek keyifli bir dinletimiz olmuştu. 

B.Ç. : Üyelerimizle daha çok bir araya gelmek için farklı etkinlikler oluşturmaya çalışıyoruz. Sanatçı atölyerine ziyaret, özel film gösterimleri, gastronomik turlar, sergi turları, kokteyller, festival partileri, üye-direktör buluşmaları gibi programların bulunduğu oldukça geniş bir yelpaze sunuyoruz. Bu buluşmalarda kendileriyle bol bol sohbet etme şansımız oluyor, elbette bizlere beğendikleri veya daha iyi olacağına inandıkları noktaları iletiyor, fikirlerini paylaşıyorlar. Bu açıdan sık sık bir araya gelmek çalışmalarımıza ve ilişkilerimize dinamizm katıyor. Bizim içeriden göremediğimiz şeyleri, üyelerimiz bizlerle yorumlarını paylaşarak gösterebiliyor.

Üyelerin ilgisini daha çok çeken buluşmalar hangileri? Katılımın en yoğun olduğu etkinlikler neler oluyor?

B.Ç. : Herkes ilgi alanına giren bir etkinlik bulabiliyor, o yüzden katılım her zaman yüksek oluyor. Üyelerimizin en sevdiği buluşmalardan biri daha önce de bahsettiğimiz gibi festivaller öncesi festival direktörlerimizle bir araya gelip programları bizzat kendilerinden dinlemek. Ufak tefek tüyolar almak, direktörlerimizin seçkisini dinlemek onlar için çok keyifli oluyor. Festival kitapçıklarını sayfa sayfa okuyup, notlar alıyorlar. Biz de buradan yola çıkarak bunlarla bağlantılı etkinlikler üretiyoruz.

E.P. : Üye sunumlarının yanı sıra düzenlediğimiz özel etkinlikler, partiler, sergi ve müze ziyaretleri ve kültür-sanat aktiviteleri kesinlikle en göze çarpanlar arasında. Etkinlikler anlamında yelpazemiz oldukça geniş; dolayısıyla bu daha samimi bir atölye ziyaretinden, İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz ile Şener Şen’in unutulmaz oyunu Zengin Mutfağı’nı izlemeye kadar değişebiliyor. Ancak biz her zaman kapasite olarak tüm üyelerimizi ağırlayabilecemiz etkinliklerden yanayız. Örneğin bu sene Salon’da İstanbul Film Festivali kapsamında Birlikte Güzel: İbrahim Selim ile Quiz Night etkinliği düzenlemiştik. Film Festivali ile ilgili soruların sorulduğu gecede ilk 10’a giren üyelerimize üyelik kategorilerini yükseltmekten, Film Festivali’nde davetiye fırsatına kadar birbirinden güzel ödüllerimiz olmuştu. Belki söylemek için daha erken ama bu yıl Lale Kart üyelerine özel bir yılbaşı partisi planlıyoruz. Yeni seneye gene birbirinden farklı ödüller ile hep beraber girmek istiyoruz.

Y.V. : Üyelerimiz ile sohbet ettiğimizde öneri ve görüşlerini de bizlerle paylaşıyorlar ve etkinlik programı bu görüş ve öneriler de dikkate alınarak şekilleniyor. 

Benim de katıldığımda gözlemlediğim kadarıyla üyelerle birebir ilişkileriniz sohbetleriniz oluyor. Yaşadığınız unutulmaz bir an, başınızdan geçen enteresan bir olay var mı?

E.P. : Lale Kart üyeleri, festivalleri, Salon’u ve yaşadığımız şehir İstanbul’u sahiplenen bir kitleyi temsil ediyor. Üstelik sayıları da gün geçtikçe artıyor. Senelerdir, hatta Lale Kart Üyelik Programı ilk kurulduğu sene üyeliğini başlatan üyelerimiz var. Dolayısıyla böylesi bir grup insanla birebir ilişkilerin yürümemesi elde değil. Üyelerimiz tartışmayı, fikir ve beğenilerini paylaşmayı ve en önemlisi espiriyi seviyorlar. Dolayısıyla kendinizi ilgi çekici bir sohbetin içerisinde bulmamanıza imkân yok. Oldukça sosyal bir kitleye hitap ettiğimizden dolayı çok mutluyuz. Enteresan bir olay belki de çoğu üyemiz ile benim aramdaki jenerasyon farkından dolayı her daim yaşanıyor olabilir. Ama benim için özel olan bir hikâye ilk senemde üyelik programının kurulduğu ilk seneden beri İKSV’ye destek olan bir Kırmızı Lale Kart üyesi ile yaşadıklarımdı. Koltuk tercihleri hakkında konuşurken tüm festival mekânlarındaki koltuklara hakimiyeti beni hayrete düşürmüştü. O gün bugündür koltuk düzeni hakkında bir sorum olsa ona da mutlaka danışırım. 

B.Ç. : Lale Kart üyleri izledikleri tiyatroya, filme, dinledikleri konsere, gezdikleri sergiye çok değer veriyor ve düşüncelerini paylaşmayı çok seviyorlar. Bir keresinde üyeliğini yenilemeye gelen bir üyemiz, benden yaşça büyük tabii, üyelik tutarını uzattı ancak muhasebeye gidip parayı bozdurmam gerekti. Çok fazla etkinliğimizin, satışın yoğun olduğu bir dönemdi ve içeride herkes zamanla yarış hâlinde koşturuyordu diyebilirim. Para üstünü bir an önce getirmek ve üyemizi bekletmemek için koşarak muhasebeye gittim. Döndüğümde kendisi bizim yoğunluğumuzdan çok etkilenmiş olacak ki para üstünü “sende kalsın, çok yoruluyorsun, bir kahve içersin” diyerek bana uzattı. O anda sevecen ve biraz da üzülmüş tavrı çok tatlıydı. Çok teşekkür ederek ve utanarak geri çevirdim tabii. Birkaç hafta sonra kendisi tekrar bilet almaya uğradığında elinde bir paket melisa çayıyla geldi ve “bu sefer dinlenirken beni hatırlarsın” dedi. Epey gülüştük ve birlikte bir bardak melisa çayı içip, sohbet ettik. Aramızdaki bu bağ bizi çok mutlu ediyor, bizim için çok değerli. 

Y.V. : Yoğun bir dönemdi, Müzik Festivali programımız yeni açıklanmıştı ve bir üyemiz beni biraz yorgun gördüğü için endişeli şekilde ne hissettiğimi sordu ve birden  kendimizi karşılıklı dertleşirken bulduk. Üyelik ile ilgili sorular ve gelen talepler ile birlikte birbirimizin ne hissettiği, neler yaşadığını da önemseyen kuvvetli manevi bir bağ da var aramızda, bu güven ve güç verici bir unsur, kendimizi şanslı hissettiriyor.

0
2919
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle