0 YAPILAN YORUMLAR
9382 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
YOKSA SİZ HALA “PARÇACIKLAR”I İZLEMEDİNİZ Mİ?

Hayat, parça parça bizi içine çeken ve parçalarını birleştirip bütün resme ulaşmaya çalıştığımız bir puzzle gibi... Bizlerse, o puzzle’da “çok net yasaların boyunduruğu altında serseri mayın gibi rastgele oraya buraya fırlatılmış küçücük parçacıklarız.

İşte Tamer Can Erkan’ın yönettiği, başarılı ve güzel oyuncu Damla Sönmez ve Deniz Karaoğlu’nun baş rollerini üstlendiği bu enfes tiyatro oyunu tam da bundan bahsediyor size. Hayatın parçalarının insanı aslında belki de aynı sonuca kaç farklı yoldan, kaç parçaya bölerek götürebileceğini sorgulatıyor.

Sahne tasarımını Ahsenur Çiftçioülu’nun yaptığı bu güzel oyun iki sezondur sahnede ve fazlaca yer aldı sosyal medyada. Ama oyunla ilgil ne okursanız okuyun, eğer gidip canlı canlı o koltuklarda oturup o büyülü havayı solumadıysanız, hayatınızın kocaman bir parçası eksik kalmış demektir. O kadar iddialıyım! Çünkü oyun o kadar iddialı...

Oyunun büyüsü, yaklaşık birbirinin kelimesi kelimesine aynısı 60 küsurdan fazla sahnenin geçişlerinde bambaşka dünyaları izleyiciye hissettirebilmesinden, bunu yaparken de size kendi hayatınızı düşündürtmesinden ileri geliyor bence. Tabii bir de, araştırma görevlisi Marianne ile bal üreticisi Roland karakterlerine hayat veren Damla ve Deniz’in bu rolleri adeta yaşatmalarından...

Nick Payne’nin Constellations isimli eserinden uyarlanan Parçacıklar, hayatın her kesiminden insana sesleniyor aslında. Akademisyen adaylarına, hayatını bal petekleri arasında geçiren emekçi esnafa, orta kesim halka, tango severlere ve hatta bütün bunlara uzaktan bakanlara da... Çünkü Parçacıklar, her bir sahnede, yaptığımız seçimlerle şekil verdiğimiz -ya da verdiğimizi sandığımız- yaşamlarımızı anlatıyor bize. “Ya şöyle yapsaydım?” larımızın cevabını sahneye taşıyor, gösteriyor, cevaplıyor adeta. Ama eninde sonunda, bizi dönüp dolaşıp zamanın göreceliliğine, sonsuzluğun varlığına, insan zihninin sınırına ve ruhun sınırsızlığına çıkartıyor. Bence oyundan çıkırken aklınızda kalan en güzel mesaj da, insan ruhunun bütün bir yaşamını nasıl da içinde taşıdığı gerçeği oluyor. Tüm olasılıklarıyla...

Being Erica isimli bir dizi vardır. Hayatındaki pek çok pişmanlığına, kendisine zamanda yolculuk yaptırabilen bir psikolog yardımıyla geri dönen ve aynı senaryoyu bu kez farklı biçimde yaşayan, ama aynı sonuca çıktığını gören bir kızın öyküsünü anlatır. İşte Parçacıklar da, size sahnede aslında tüm olasılıklarıyla yaşamınızı ve o yaşamın içinde yaptığınız seçimlerde sahip olabileceğiniz değişkenlerle değişmezleri aktarıyor.

Aşk ölümle tükenmez diyor. Ruh esastır, zaman bizim zihnimizde vardır ve iki seven insandan biri var olmaya devam ettiği sürece baki kalacaktır diyor.

Geçtiğimiz günlerde yer aldıkları Bloomberg Tv’deki programda “Tiyatro iyidir, iyileştirir” diyerek izleyicileri bu güzel oyuna davet etmişti onlar. İyileşmeye bunca ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, kendinize bir iyilik yapın, Parçacıklar’a hayatınızdan bir parça yer ayırın.

Bu güzel oyun 18 Şubat’ta 20:30’da bu kez oyunun yönetmeni Tamer Can Erkan’ın mezun olduğu üniversitede, Kadir Has sahnesinde izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Yoksa siz hala Parçacıklar’ı izlemediniz mi? Öyleyse çok iyileştiren, çok güzel, pek anlamlı bir parçanız eksik kalmış. Parçacıklar sizi çağırıyor!

 Bilet rezervasyonu için: 0533 324 88 68 Ayrıca Pürtelaş Tiyatro ekibini bundan sonraki tüm güzel etkinlik haberleri için Instagram hesaplarından takip edebilirsiniz: instagram/purtelastiyatro

  • Damla Sönmez
  • Sahne size yakışıyor...
0
1593
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle