
Rie Kudan’ın yapay zekâ çağında dilin güzelliği ve kimliğin doğası üzerine kehanet niteliğindeki, Akutagava Ödüllü romanı Tokyo Empati Kulesi, Ebru Sarıkaya’nın çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.
Kısmen yapay zekâyla yapılan konuşmalardan da ilham alan kitap; insanlar tarafından yazılan dilin gücünün sıra dışı bir savunusunu, hayal gücü dürtüsünün dokunaklı bir keşfini ve modern dünyamızın amansız tek tipliliğinin bir yergisini sunuyor.
“Yarının Japonya’sına hoş geldiniz. Burada, suçlulara karşı radikal bir empati besleme pratiği norm hâline gelmiştir. Tokyo’nun kalbinde yapılacak büyük bir gökdelenin, suçluları şefkat dolu konforuyla içinde barındırması planlanmaktadır: Tokyo Empati Kulesi.
Ödüllü mimar Sara Makina, şehrin bu yeni gözbebeğini tasarlamakla görevlendirilmiştir ancak kendisi şüpheler içinde kıvranmaktadır. Gençlik yıllarında başından geçen korkunç bir suçun gölgesinde yaşarken, kariyerinin zirvesi olabilecek bu projenin değerlerine karşı olup olmadığını sorgular. Sara bu çelişkili duygularla boğuşurken, kendisinden çok daha genç ve çekici erkek arkadaşıyla ilişkisi de giderek gerilir. Teselli arayan ve yaratıcı bir ilhama ihtiyaç duyan Sara, her şeyi bilen bir yapay zekâ sohbet robotunun bilgece sözlerine sığınacaktır.”