NELER OLUYOR
  • 25-11-2020

    The Weeknd, 23 Kasım Pazartesi günü üç canlı performansından ilki için “Alone Again” performansını, 24 Kasım Salı günü ise “In Your Eyes” performansını yayımladı. Üçlemenin son performansı “Faith” ise bugün (25 Kasım) yayımlanacak.

    The Weeknd, Pazar günü gecesi gerçekleşen 2020 American Müzik Ödülleri’nde Billboard 200'ün zirvesinde yer alan albümü After Hours'tan “Save Your Tears” ve “In Your Eyes” şarkısını içeren bir performans gerçekleştirdi. Performansta The Weeknd kırmızı takım elbise ceketi, siyah deri eldivenler ve yaralı yüzüyle bir LA otoyolunda Kenny G ile yürürken şarkılarını söyledi. Daha sonra yayımlanan iki klipte de aynı şekilde görünen şarkıcı “Alone Again”i ve “In Your Eyes” klibinde arka planda yanıp sönen kırmızı bir duvarın olduğu bozulmamış beyaz bir odada seslendirdi.

    The Weeknd 2020 Amerikan Müzik Ödülleri’ne yüzü bandajlı bir şekilde çıktı ve bu görüntüsüyle After Hours albümünde de bahsettiği alkollü araç kullanımına dikkat çekmek istediğini yeniden dile getirdi. The Weeknd ödül töreninden Soul / R&B türünde En İyi Şarkıcı, En İyi Albüm “After Hours” ve En iyi Şarkı “Heartless” ile 3 ödülle ayrıldı.

    "Alone Again"nin canlı performansına buradan “In Your Eyes”ın performansına ise buradan ulaşabilirsiniz. Video performanslar, Vevo’dan Micah Bickham tarafından XO Kreatif direktörü La Mar Taylor’ın yardımlarıyla çekildi.

    Kaynak: Billboard, Somewhere

    https://www.youtube.com/watch?v=f-g_SHNv5NI

    0
    0
    1762
  • 25-11-2020

    ​Bu yıl 63’üncü kez sahiplerini bulacak Grammy Ödülleri’nin 83 kategoride yer alan adayları açıklandı. Beyoncé, dokuz kategorideki adaylığıyla listede başı çeken isimlerden oldu. Taylor Swift, Dua Lipa ve Roddy Ricch ise altı adaylıkla listede yer aldılar.

    Geçen yılaltı adaylıktan beşini kazanan Billie Eilish bu yıl dört kategoride yer aldı. Kanye West bir kategoride, Drake ise üç kategoride aday gösterildi. Adaylıklar arasında yer almayan The Weeknd ise Instagram üzerinden yaptığı paylaşımla Grammy Ödülleri'ne tepki gösterdi.

    Trevor Noah’ın sunuculuğunu yapacağı Grammy 2021 ödül töreni 31 Ocak 2021 Pazar günü saat 20: 00'de CBS'de yayımlanacak. Tüm listeye buradan ulaşabilirsiniz.

    Record of the year
    Beyoncé – Black Parade
    Black Pumas – Colors
    DaBaby – Rockstar (feat Roddy Ricch)
    Doja Cat – Say So
    Billie Eilish – Everything I Wanted
    Dua Lipa – Don’t Start Now
    Post Malone – Circles
    Megan Thee Stallion – Savage (remix feat Beyoncé)

    Album of the year
    Jhené Aiko – Chilombo
    Black Pumas – Black Pumas (deluxe edition)
    Coldplay – Everyday Life
    Jacob Collier – Djesse Vol 3
    Haim – Women in Music Pt III
    Dua Lipa – Future Nostalgia
    Post Malone – Hollywood’s Bleeding
    Taylor Swift – Folklore

    Song of the year
    Beyonce – Black Parade
    Roddy Ricch – The Box
    Taylor Swift – Cardigan
    Post Malone – Circles
    Dua Lipa – Don’t Start Now
    Billie Eilish – Everything I Wanted
    HER – I Can’t Breathe
    JP Saxe – If the World Was Ending (feat Julia Michaels)

    Best new artist
    Ingrid Andress
    Phoebe Bridgers
    Chika
    Noah Cyrus
    D Smoke
    Doja Cat
    Kaytranada
    Megan Thee Stallion

    0
    0
    1194
  • 25-11-2020

    Tokyo’daki Waseda Üniversitesi’nde yer alacak Haruki Murakami’nin arşivinin saklanacağı, Japon mimar Kengo Kuma’nın tasarladığı Haruki Murakami Kütüphanesi asıl adıyla The Waseda International House of Literature, 2021’de kapılarını ziyaretçilere açacak.

    Murakami’nin de bir zamanlar öğrencisi olduğu ve drama eğitimi aldığı Waseda Üniversitesi, bu haberi Haziran 2019’da paylaşmıştı. Asıl adı The Waseda International House of Literature olan ancak Murakami’nin okula bağışladığı plaklarının, notlarının ve daha nicelerinin yer aldığı kişisel arşivinin yanı sıra diğer dillere çevrilen eserlerinin de bir koleksiyonunu barındıracak bu yere Haruki Murakami Kütüphanesi de deniyor. 

    Kengo Kuma’nın tasarlayacağı kütüphane üniversitenin 4 no’lu binasının yenilenmiş bir uzantısı olacak. Burası Murakami’nin öğrenciyken sıkça ziyaret ettiği Tsubouchi Anıt Tiyatro Müzesi'nin de bulunduğu bir alan. İçerisinde seminer ve çalışma bölümlerinin, konuşma odalarının ve kafenin yer alacağı bir tesis olarak planlandı. Kuma, buranın sessiz bir kütüphane olmaktan ziyade Murakami dahil herkesin gelip romancının eserleri ve edebiyatın geleceği hakkında konuşacağı canlı bir alan olarak tasarladığını belirtti. Murakami ise burayı “hayat dolu bir kütüphane” olarak tanımladı.

    Kütüphanenin 2021 baharındaki açılışına kadar bir Spotify kullanıcısı olan Masamaro Fujiki’nin Murakami’nin ilk kitabı Hear the Wind Sing'den en son kitabı Killing Commendatore'a kadar kitaplarında geçen ve “Murakami San no Tokoro”da bahsedilen tüm şarkıları derlediği 3.442 şarkıdan oluşan 238 saatlik çalma listesini dinleyin. Kütüphaneye dair ayrıntıları buradan takip edebilirsiniz.

    Kaynak: Time Out, Waseda Üniversitesi

    0
    0
    2373
  • 23-11-2020

    Studio Ghibli klasikleşmiş filmlerinden My Neigbor TotoroKiki’s Delivery ServicePorco Rosso ve daha fazlasının yer aldığı arşivinden 250 fotoğrafı daha sevenleriyle paylaştı.

    Bu yılın başlarında Studio Ghibli, uzun metrajlı filmler, kısa filmler ve TV prodüksiyonlarından oluşan geniş arka kataloğundan sanat eserlerini paylaşmaya başladı. Animasyon stüdyosu, Eylül ayında ilk grup fotoğraflarını yayımladı ve geçen ay buna 300 fotoğraf daha ekledi. Şimdiye kadar, çok sevilen bir karakter eksikti: sevimli orman ruhu Totoro. Bu haftanın başlarında yayımlanan son Studio Ghibli görüntüleri nihayet bu yokluğu giderdi. Beş Studio Ghibli filminden 250 görüntü içeren yeni koleksiyon, My Neigbor Totoro'dan 50 görüntü içeriyor.

    Hayao Miyazaki’nin Porco Rosso’su ve büyülü gençlik filmi Kiki’s Delivery Service’in yanı sıra Pom Poko ve Ocean Waves adlı TV filmi de 80’lerin sonları ve 90’ların başlarını kapsayan koleksiyonda yer alıyor. Fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Kaynak: Dazed

    0
    0
    3129
  • 23-11-2020

    Berlin’deki Gropius Bau, bu sonbaharda açılması planlanan Yayoi Kusama retrospektifinin önümüzdeki yıl açılacağını duyurdu. 19 Mart - 1 Ağustos tarihleri ​​arasında gerçekleşecek olan sergi, Kusama’nın Almanya’daki ilk büyük retrospektifini temsil edecek ve sanatçının yetmiş yıllık kariyerindeki önemli anları vurgulayarak özellikle Avrupa ve Almanya’daki çalışmalarının etkisine odaklanacak.

    Gropius Bau’nun internet sitesine göre sergi, ziyaretçilerin "Kusama’nın çalışmalarının gelişimini ilk resimlerinden ve heykellerinden sürükleyici alanlarına kadar izleyebilecekleri şekilde tasarlandı." Sergi, 1952 ile 1983 yılları arasında gerçekleşen sekiz serginin yeniden inşasının yanı sıra son tablolarını, yeni bir alana özgü enstalasyonu ve yeni bir Infinity Mirror Room'u içerecek.

    Gropius Bau'nun direktörü ve serginin küratörü Stephanie Rosenthal, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kusama, çok disiplinli pratiğiyle 1960'ların sanat dünyasında tek bir konum oluşturmakla kalmadı, aynı zamanda siyasi söylemleri de dönemin feminist söylemine katkı sağladı. Kadınları güçlendirmenin öneminden, kendi kendini şekillendirmenin kasıtlı doğasına kadar, bugün ilgisini yitirmeyen bazı konular, onun yapıtlarında çok erken dönemlerden itibaren tanımlanabilir. Kusama'nın kendisini en ince ayrıntısına kadar tasarladığı çığır açan sergileri yeniden inşa eden bu sergi, sanatçının Almanya'daki varlığını yansıtacak ve 1950'lerden beri sanatının gelişiminin izini sürecek.”

    Artsy verilerine göre Kusama, 2015'ten bu yana platformda en çok araştırılan 10 sanatçı arasında yer alıyor. Kusama'nın çalışmalarıyla ilgili soruşturmalar, sanatçının Washington D.C’de Hirshhorn Müzesi ve Heykel Bahçesi’nde açılan Infinity Mirrors’ın ardından 2016 ve 2017 yılları arasında sanatçının popülerliğinin arttığını ortaya çıkardı.

    Kaynak: Artsy

    Fotoğraf: Yayoi Kusama, “Infinity Mirror Room – Phalli’s Field”, 1965 © YAYOI KUSAMA, courtesy: Ota Fine Arts, Victoria Miro & David Zwirner


    0
    0
    1589
  • 23-11-2020

    Depeche Mode’un söz yazarı ve kurucu üyesi Martin Gore’un 29 Ocak 2021’de çıkacak olan The Third Chimpanzee isimli EP’sinde yer alan beş enstrümantal parçadan biri olan “Mandrill” yayımlandı.

    Martin Gore tarafından yazılan parça, 2020 yılında Santa Barbara – Kaliforniya’da Electric Ladyboy stüdyosunda kaydedildi. Albümde yer alan diğer dört parça gibi yoğun ve şiddetli bir elektro tınıya sahip “Mandrill” Türkiye’de de GRGDN Müzik’in temsil ettiği Mute etiketiyle paylaşıldı.

    The Third Chimpanzee, 29 Ocak 2021’de hem dijital hem de fiziksel olarak müzikseverlerle buluşacak. 

    0
    0
    2001
  • 20-11-2020

    2020 Booker Ödülü’nün kazananı ilk romanı Shuggie Bain ile Douglas Stuart oldu.

    44 yaşındaki İskoç kökenli Amerikalı yazar Douglas Stuart, otobiyografik romanında 80'lerin Glasgow'unda bağımlı bir anne ile yoksulluk içinde büyüyen bir çocuğu anlatıyor. Stuart, kendi hayatından esinlendiği bu ilk romanla 50.000 £ kazandı. Stuart, ödül töreninde çok şaşkın olduğunu belirtti.

    Douglas Stuart, kitabını ve ödülünü 16 yaşında alkolizmden ölen annesine adadı. Roman, evliliğinin sona ermesinin ardından çaresizliğe düşen ve alkolle mücadele eden Agnes Bain'in hayatını anlatıyor.

    Seçici Kurul başkanı Margaret Busby, kararın oybirliği ile verildiğini ve kararı almanın sadece bir saat sürdüğünü söyledi. Busby, romanın "klasik olmaya mahkum" olduğunu ve "güldürürken ağlattığı için duygusal karmaşaya sebep olduğunu” söyledi. Kitap hakkında “meydan okuyucu, samimi ve sürükleyici... onu okuyanlar bir daha aynı hissetmeyecek” ifadelerinde bulunuldu.

    ​​Douglas Stuart, 1994'te How Late It Was, How Late ile James Kelman'ın ardından ödülü kazanan ikinci İskoç oldu. Kitap Türkçeye Duygu Akın’ın çevirisiyle Can Yayınları tarafından kazandırılacak. Ödül törenini buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    1757
  • 17-11-2020

    RatcatcherWe Need To Talk About Kevin ve son olarak You Were Never Really Here ile seyirci karşısına çıkan yönetmen Lynne Ramsay’in yeni projesi Stephen King’in 1999 yılında kaleme aldığı psikolojik korku romanı The Girl Who Loved Tom Gordon’ın uyarlaması olacak.

    Ramsay’in daha önce basında doğa ile ilgili çevresel epik bir korku filmi çekeceği ve geçtiğimiz nisan ayında Margaret Atwood'un kısa bir hikâyesini uyarlayacağı haberlerine yer verilmişti. Ancak The Girl Who Loved Tom Gordon şu an iki projenin önüne geçti. Aslında bu filmin sinyalleri Ağustos 2019’da verilmişti.

    Ramsey, The Girl Who Loved Tom Gordon’ın senaryosunu Netflix dizisi I Am Not With This Okay’in yazarı Christy Hall ile kaleme alacak. Yapımcılar Sanibel Films'den Christine Romero, Origin Story'den Ryan Silbert, Stampede Ventures'tan Jon Berg ve Vertigo'dan Roy Lee olacak. Andrew Childs, Village Roadshow Pictures'ın içerikten sorumlu EVP'si Jillian Apfelbaum'un prodüksiyondan sorumlu yönetici yapımcısı olarak görev yapacak.

    Filmin odağında 12 yaşındaki Trisha McFarland yer alır. Bir gün Trisha, eşinden boşanan annesi ve erkek kardeşiyle, Appalachian yolunda yaptıkları bir yürüyüş sırasında yoldan sapar ve kaybolur. Yanında sadece taşınabilir radyosu olan küçük kız çıkışı aradıkça daha da kaybolur. Boston Red Sox rölyef atıcısı Tom Gordon'un büyük bir hayranı olan Trisha, ayarladığı radyosunda beyzbol maçlarını dinler ve kahramanının onu kurtaracağını hayal eder. Ve ormanda dolaşan kız bir gün Tom Gordon’un hayalini karşısında görür.Trisha bu vahşi ormanda artan açlığı ve susuzluğuna rağmen korkusunu aklı ve sezgileriyle yenmeye çalışır. Roman, bilinmeyene karşı duyulan derin korkunun ve buna karşı koyacak cesaretin hikâyesini anlatan korkunç bir peri masalı.

    The Girl Who Loved Tom Gordon’ın çekimlerine 2021’de başlanması planlanıyor.

    Kaynak: DeadlineThe Film StageCollider

    Fotoğraf: Fotoğrafçı Brigitte Lacombe'nin Miu Miu çekiminden alınmıştır.

    0
    0
    1806
  • 17-11-2020

    Tate Britain, sanatçı Chila Kumari Singh Burman'ın yeni yerleştirmesi “Remembering a Brave New World” (Cesur Yeni Dünyayı Hatırlamak) ile Hinduların ışık bayramı Diwali’yi kutluyor. Londra müzesi Tate Britain’i neon bir battaniyeyle saran enstalasyon, müzenin ön cephesinin görkemli sütunlarını süslemelerle maskeliyor.

    Halka açık enstalasyon “Remembering a Brave New World”, beş günlük Hint ışık festivali Diwali'nin başlangıcına denk gelecek şekilde 14 Kasım’da ortaya çıktı ve çevredeki alana sürekli değişen bir ışıltı yaymaya başladı. “Remembering a Brave New World”de, renkli semboller, popüler kültür referansları ve dini ikonografikler, neoklasik yapıyı ışıklı bir kutlama alanına dönüştürdü.

    Derleme koleksiyon, çok renkli dondurma kamyonu gibi parçalarda tezahür eden Punjabi Liverpudlian’ın kendi yaşamından ve aile geçmişinden yararlanıyor. İngiltere'ye taşındıktan sonra babasının, çocukluğuna damgasını vuran bir deneyim olan araçlardan birini satın almasına odaklanıyor. Enstalasyonda yer alan diğer unsurlar Birleşik Krallık'ın emperyalizm tarihine dikkat çekiyor. Örneğin, binanın tepesindeki Britannia figürü, Hindu kurtuluş ve güç tanrıçası Kali ile kamufle edilirken, aşağı bölge 1857'de Hindistan'ın İngilizlere karşı direnişinin savaşçısı ve lideri olan Jhansi'li Rani'ye odaklanıyor. Burman, Dezeen ile yaptığı röportajda “Binaları bu şekilde eleştirmek önemlidir çünkü çok Avrupa merkezlidirler. Öyleyse, düşündüm: Neden şu anda hepimizin yaşadıklarını yakalayan bir şey yapmayalım? Bir neşe ve ışığa ihtiyacı olduğunu hissettim. Diwali ise kötülüğe karşı iyilik, umut, birlik ve tünelin sonundaki ışık…”

    Parlayan Hindu tanrıları, zenginlik ve saflık tanrıçası Lakshmi ve refah tanrısı Ganesh de dahil olmak üzere pencereler ve kemerler boyunca yayılıyor. Dini figürler, gerçek boyutlu kaplan, tavus kuşu ve dudak çifti gibi daha eğlenceli unsurları yan yana koyuyor. “Remembering a Brave New World”, Tate Britain'ın dört yıldır devam eden kış komisyonu sonucu ortaya çıktı. Devam eden salgın nedeniyle müzenin iç salonları ziyaretçilere kapalı olsa bile, halka açık sanat eserleri Ocak 2021 sonuna kadar sergilenecek. Güç ve kimlik sorularını araştıran Burman'ın projelerini Instagram üzerinden takip edebilirsiniz.

    ​Kaynak: Colossal​

    0
    0
    2337
  • 16-11-2020

    Jonah Hill, Joaquin Phoenix’in Netflix için yaptığı terapi belgeselinin yönetmenliğini üstleneceğini açıkladı. Yakında Netflix'e gelmesi beklenen belgeselin yönetmen koltuğuna oturan Jonah Hill ikinci uzun metrajlı filmi için yönetmenliğe dönüyor.

    2 gün önce Instagram üzerinden yeni projesini duyuran Jonah Hill, Dr. Phil Stutz’un sahne arkası set fotoğrafını paylaştı. Hill paylaşımında “İkinci yönetmenlik deneyimime dün Netflix için başladık. Bu yapım, harika terapistim Dr. Phil Stutz ve genel olarak terapi üzerine bir belgesel. Buradaki fikir, terapiyi ve Phil’in hayatla başa çıkma araçlarını bayat veya sevimsiz olmayan bir şekilde çerçeveleyen bir film yapmak. Ben büyürken terapi ile ilgili gördüğüm şeyler gözlerimi devirmeme sebep oluyordu. Netflix’e, ekibimize, Joaquin Phoenix’e ve yapımcılarımızın geri kalanı ve en önemlisi Phil’e, Netflix’e özel, terapiyi demokratikleştiren harika bir film yapma fırsatı sağladığı için teşekkür ederiz. Terapiye gücünüz yetmiyorsa veya ailenizde ve yaşamınızda damgalanmanız söz konusuysa, duygularınıza göre (depresypn, anksiyete, pişmanlık vb.) özel olarak kendi evinizde mahremiyet içinde Netflix’i kullanabilirsiniz. Hepinize bol bol sevgi gönderiyorum. Hepimizin buna ihtiyacı var” sözlerine yer verdi.

    Phil Stutz 80’lerin başında özel muayenehanesine geçmeden önce Rikers Adası’nda hastane psikiyatristi olarak çalışıyordu. Stutz, psikoterapist Barry Michels ile birlikte yazdığı The Tools ile de tanınıyor. Bugüne kadar birçok projede karşımıza çıkan Jonah Hill, ilk yönetmenlik denemesini 2018 yılında kendisinin yazdığı Mid90s ile yapmıştı.

    Kaynak: Collider

    0
    0
    2340
DAHA FAZLA
Geldanlage