
Sanatçı grubu Chaosteria, Lingxia Wang ve Jianqiang Li tarafından tasarlanan sanat eseri Amber, her şeyi tüketen bir enstalasyon olarak plastik kirliliğinin tehlikelerini vurguluyor.
Plastik kirliliğinin sonuçlarını içgüdüsel bir ifadeyle ortaya koyan sanatsal yerleştirme Amber, sadece plastik pet şişeler ve bant kullanılarak oluşturuldu. İçine hapsolan figürle plastik küp bir canavara dönüşen bu enstalasyonla sanatçı üçlüsü, insanların içlerine hapsoldukları plastik dünyayı ve bundan kaçamadığımızı ifade ediyor. Plastik ürünlerin kullanımının geleceğimizi nasıl etkilediğine dair akıllıca yorumlar ortaya koyan sanatçılar enstalasyonla ilgili olarak “Amber güzel görünmesine rağmen bir trajedidir. Bu ani felaketle mücadele edecek vaktiniz bile yok. Plastik ürünlerin kötüye kullanılması ve kirlenmesiyle, gelecekte hepimiz Amber’le sarılabiliriz” diyorlar.
Kaynak: designboom
Çoğumuzun Normal People dizisi ile tanıdığı Paul Mescal’ın başrolünde olduğu kısa film Drifting bu sene çevrim içi olarak gerçekleşecek olan Dublin Film Festivali’nde gösterilecek.
Paul Mescal’ın başrolünde olduğu, birbirinden uzaklaşmakta olan iki en iyi arkadaşa odaklanan 14 dakikalık kısa film Drifting’in senaristliğini ve yönetmenliğini Robert Higgins üstleniyor. Prömiyerini 2020 yılında yapan filmde Mescal’ın, “sıradan insan ilişkilerinin ve içkilerin olduğu bir hayattan” uzaklaşmaktan memnun olan Cian olarak izlerken, çevresinden bıkmaya başlayan en yakın arkadaşı Pat rolünde ise Dafhyd Flynn’ı izleyeceğiz. Devam eden koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl çevrim içi olarak düzenlenecek Dublin Uluslararası Film Festivali’nde Drifting, 3 Mart - 14 Mart tarihleriarasında izlenebilecek.
Normal People'dan sonra Paul Mescal, Derry Girls'ün yaratıcısı Lisa McGee'nin yazdığı dört bölümlük psikolojik gerilim The Deceived'de, Rolling Stones'un "Scarlet" ve Phoebe Bridgers'ın "Savior Complex" müzik videolarında rol almıştı. Geçen yıl Eylül ayında ise, Maggie Gyllenhaal’ın Elena Ferrante’nin romanı The Lost Daughter’ın yakında çıkacak film uyarlamasında Olivia Colman ve Dakota Johnson ile birlikte rol alacağı duyurulmuştu.
Kaynak: Dazed
https://www.youtube.com/watch?v=PpW-bKeKFQs
Japon sanatçı Yayoi Kusama, iki büyük çalışmasının yer alacağı “Yayoi Kusama: Infinity Mirror Rooms” başlık bir sergi ile Tate Modern’e geri dönüyor.
Salgın sebebiyle Mayıs 2020’de gerçekleşmesi planlanan sergi, 29 Mart 2021 ile 27 Mart 2022 tarihleri arasında Londra’da bulunan Tate Modern’de izleyiciyle buluşacak. “Infinity Mirror Room” Kusama’nın benzersiz vizyonunu ve sonsuz yansımalarını deneyimleme fırsatı sunacak.
Sergide Kusama’nın 2012’de Tate Modern’deki restrospektifi için hazırladığı en büyük enstalasyonu olan “Infinity Mirrored Room – Filled with the Brilliance of Life” ile dönen kristal avizelerden oluşan sonsuz evren illüzyonu yaratan odası “Chandelier of Grief” bir arada yer alacak. Aynalı sonsuzluk odalarının yanında birçoğu ilk kez görülecek fotoğraf ve video seçkisi de yer alacak.
Direktör Frances Morris ve Yardımcı Küratör Katy Wan’in küratörlüğünde hazırlanan “Yayoi Kusama: Infinity Mirror Rooms” 29 Mart 2021 ile 27 Mart 2022 tarihleri arasında bir sene boyunca Tate Modern’de ziyaret edilebilir.
Alex Garland, A24 için çekeceği yeni filmi Men’de başrolde Jessie Buckley ve Rory Kinnear ile çalışacak.
Ex Machina, Annihilation filmleri ve FX’te yayımlanan Devs isimli mini dizisinin yönetmeni Alex Garland, geçen yılın sonlarında 2021 yılında çekimlerine başlamak için düşük bütçeli bir korku filmine baktığını ima etmişti. Garland’ın çekimleri için A24 ile bir araya geldiği, senaryosu kendine ait olan yeni filmi Men eski kocasının ölümünden sonra İngiltere kırsalına yalnız tatile giden geç bir kadını anlatacak. Henüz detaylı ayrıntılar paylaşılmasa da bu sene içinde çekimlere başlarsa filmin 2022’de izleyicilerle buluşacağı tahmin ediliyor.
Men, Garland’ın 2018 yılında seyircisiyle buluşan Annihilation’dan sonraki ilk uzun metrajlı filmi olacak. Garland’ın diğer eserleri arasında The Beach, Dredd, Never Let Me Go ve 28 Days Later bulunuyor.
Kaynak: Variety, The Film Stage
2019 yılında yayımladığı Grammy adayı Fine Line albümüyle Türkiye’de beş kez platinum rekoru kıran Harry Styles, yeni yılı Phoebe Waller-Bridge ile “Treat People With Kindness” parçasına çektiği bir kliple karşıladı.
Son yıllarda Fleabag adlı diziyle pek çoğumuzun hayranlığını kazanan, birçok önemli projede de imzası bulunan Phoebe Waller-Bridge ve başarılı şarkıcı Harry Styles “Treat People With Kindness” için dansa kalktılar. 1 Ocak’ta yayımlanan klibin yönetmenliğini ise Ben ve Gabe Turner üstlendi. Klasik dans filmleri tadındaki siyah beyaz formatta çekilen klipte Styles bir gösteri sunarken masada oturan Phoebe Waller-Bridge’i dansa davet ediyor ve bu davet ikili bir dans şovuna dönüşüyor.
Yayımlandığında Billboard 200 listesine bir numaradan giriş yapan Fine Line albümü, Rolling Stone tarafından da “Tüm Zamanların En İyi 500 Albümü” listesinde yerini aldı. Albümden hit şarkılar “Watermelon Sugar” ve “Adore You”, Grammy Ödülleri’nde “En İyi Pop Solo Performansı” ve “En İyi Müzik Videosu” kategorilerine de aday gösterildi. Albümü buradan dinleyebilirsiniz, klibi ise buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=L0X03zR0rQk
San Diego Eyalet Üniversitesi, Televizyon ve Filmde Kadın Çalışmaları Merkezi tarafından yürütülen yeni bir araştırma, 2020'de rekor sayıda filmin kadın yönetmenler tarafından yönetildiğini açığa çıkardı. En çok hasılat yapan 100 film raporuna göre, 2019'da % 12 olan yönetmenlerin 2020 yılında % 16'sını kadınlar oluşturdu ve bu 2018'de % 4'lük bir değere bile denk gelemiyordu.
Yirmi yıldır her yıl yayımlanan Celluloid Ceiling raporuna göre 2019 yılının en iyi 100 filminde çalışan tüm yönetmen, yazar, yapımcı, yönetici yapımcı, editör ve görüntü yönetmenlerinin yalnızca % 21'inin kadın olduğunu açığa çıkarmıştı. 2020'deki filmlerin % 67'si perde arkası rollerinde sıfır kadın ile dört kadın arasında yer alırken, % 70'i aynı rollerde 10 veya daha fazla erkek istihdam etti. Çalışmayı inceleyen Dr. Martha Lauzen, “Bu dengesizlik çarpıcı” dedi ve şunları ekledi: “Lauzen, “İyi haber şu ki, yönetmenlik yapan kadınlar için art arda iki yılda da büyüme görüyoruz. Bu, sayıların bir yıl artış ve sonraki yıl düşüş eğiliminde olduğu yakın tarihli bir tarihsel modeli kırıyor. Kötü haber şu ki, en iyi filmlerin % 80'inin dümeninde hâlâ bir kadın yok.”
2020 yılından şüphesiz ki sinema sektörü de etkilenmişti. Chloé Zhao’nun övgüler alan, başrolünde Frances McDormand’ın yer aldığı Nomadland'i geçen yıl piyasaya sürüldü. Marvel filmi Eternals ise Cate Shortland tarafından yönetilen başka bir Marvel yapımı ile birlikte koronavirüs pandemisi nedeniyle 2021'e ertelendi. Televizyon ve Filmde Kadın Çalışmaları Merkezi, pandemi ile birlikte kesintiye uğrayan film istihdamını, aynı zamanda Digital Entertainment Group’un “Evde İzlenenler Top20” listesinde yer alan filmlerdeki kadın istihdamını da takip ederek açıkladı. Bu filmlerden yönetmen, yazar, yönetici yapımcı, yapımcı, editör ve görüntü yönetmenlerinin yalnızca % 19'unu kadınlar oluşturuyordu.
Geçtiğimiz yıl, 2020 Oscar'ları için açıklanan En İyi Yönetmen adayları, tamamen erkeklerden oluşan bir liste ile devam eden dengesizliği çok net bir şekilde ortaya koydu. Greta Gerwig de dahil olmak üzere birçokkadın film yapımcısı, sektörün çeşitlilikten yoksun olduğunu ilan ederken, Natalie Portman şubat töreninde küçümsenen kadın film yapımcılarının isimleriyle işlenmiş bir pelerinle geceye damgasını vurmuştu. %16 diğer yıllara oranla umut verici görünse de bu rapor açıkça, yükseliş eğilimine rağmen daha yapılması gereken çok fazla iş olduğunu gösteriyor.
Kaynak: Dazed
Floransa’da yer alan Uffizi Galerisi, İtalyan şair Dante Alighieri'nin 700. ölüm yıl dönümü anısına Rönesans sanatçısı Federico Zuccari'nin daha önce pek görülmeyen İlahi Komedya çizimlerinin de yer aldığı sanal bir sergi düzenliyor.
Ölümünün 700. yılında şairin anısına İtalya’da pek çok farklı etkinlik düzenleniyor. Bunlardan biri de Uffizi Galeri’nin internet sitesinde yayımladığı ve ücretsiz erişilebilen "A riveder le stelle" başlıklı Dante Alighieri sergisi.
Müzenin internet sitesinde yayımlanan sergide İlahi Komedya’nın “Cennet”, “Cehennem” ve “Araf” bölümlerine dair 88 adet çizim Federico Zuccari tarafından 1586-1588 yılları arasında İspanya’da yaşadığı sırada tamamlandı. Bu sergi ile beraber çizimler halka üçüncü kez açılırken ilk kez koleksiyonun tamamı paylaşıldı. Çizimler, ilk kez Dante’nin 600. doğum gününde yani 1865'te Floransa’da bir seçkide gösterildi. Daha sonra 1993'te tekrar Abruzzo'da bir sergide sergilendi. Müze çizimlerin hassas koşullarda saklanması gerektiğini söyleyerek pek gün yüzüne çıkarmadı. Uffizi direktörü Eike Schmidt geçen süreçte bu çizimlerin sadece birkaç bilim adamı tarafından görüldüğünü söyledi.
Rönesans döneminin başarılı sanatçılarından Federico Zuccari, Floransa'daki Santa Maria del Fiore’nin kubbesine yaptığı fresklerle tanınıyor.İlahi Komedya çizimleri, 1609'daki ölümünün ardından, sanatçının bir zamanlar adına çalıştığı asil bir aile olan Orsinis'e ve ardından Medicis'e kaldı. 1738'de Uffizi tarafından satın alındı.
"A riveder le stelle" başlıklı çevrim içi sergiye buradan erişebilirsiniz.
Kaynak: Artnet
Gaspar Noé, moda evi Saint Laurent’e koleksiyonu için başrolünde Charlotte Rampling’in yer aldığı Summer of ’21 başlıklı bir kısa film çekti.
Noé son olarak Cannes’da prömiyerini yapan 51 dakikalık yeni filmi Lux Æterna ile konuşuluyordu. Yönetmen, yine önceki filmlerinden de alışık olduğumuz kırmızı ve parlak tonların hakim olduğu bir film sunuyor. 8 dakikadan daha kısa süren Summer of ’21, gizemli bir yıldız olarak izlediğimiz Charlotte Rampling’in yönetimindeki bir evdeki muhteşem açılışı konu alıyor. Filmin müziği olarak Donna Summer'ın disko hiti I Feel Love’ın enstrümantal bir cover'ı kullanılıyor.
Saint Laurent'in kreatif direktörü Anthony Vaccarello tarafından Gaspar Noé’ye ısmarlanan film, bir kadının ormanda çığlık atarak koşmasıyla başlıyor. Kadın, başka kadın modellerin kırmızıya boyanmış ve karamsar ışıkla yıkanmış birkaç farklı odada dolaşıp uzanırken görüldüğü bir eve giriyor. Charlotte Rampling ise kulis odasında koleksiyonun en göz alıcı parçalarından birinin içinde açılış için hazırlanıyor olarak görülüyor. Modeller gösterişli tiyatroda yerlerini alırlarken sahne Rampling’in oluyor.
Film ile ilgili yayımlanan bültende “Altmışların ilk Saint Laurent Rive Gauche butiklerini anımsattığı” söyleniyor. Noé, tarzını yansıttığı bu filmle de karanlık ve tedirgin edici atmosferi ile izleyiciye göz kırptırmıyor.
Kaynak: Variety
https://www.youtube.com/watch?v=Dd5vHr-RJPg
Daha önce çıkardığı AC/DC ve Rolling Stones setleriyle müzikseverlere özel olarak hitap eden Monopoly, bu sefer David Bowie hayranlarını heyecanlandıracak Bowie’ye özel bir monopoly seti çıkardı.
Her yaş grubuna hitap eden dünyaca ünlü kutu oyunu Monopoly, karantina günlerini eğlenceli hâle getirecek bir adım attı. 2016 yılının Ocak ayında kaybettiğimiz David Bowie’ye özel bir set çıkaran Monopoly, yüksük, silindir şapka, eski krampon ve diğer ikonik oyun parçaları yerine bu sette Bowie ile ikonlaşmış bir yıldız, kafatası, Pierrot şapkası, kıvrılmış bir kravat, uzay kaskı ve bir şimşeğe yer verdi.
Oyunda Boardwalk ve Marvin Gardens yerine, yönetim kurulunun çevresinde Bowie’nin albümleri yer alıyor. Diğer oyuncuların “kiralamak” zorunda kalacakları sahneleri ve stadyumları inşa etmeye başlamak için bu güvenli albümleri kullanmaya başlayabilirsiniz. The Change and Community Chest desteleri de bazı değişiklere uğradı. Oyuncular artık "kapıları açma, ipleri çekme veya yıldızları yere düşürme" kapasitesine sahip “Ses ve Görüntü” kartları çekiyor. Koleksiyonerler, bu setin kağıt parasının, Bowie’nin ölümünden sonra 2018 yılında New York City metro istasyonununda kullanılan hatıra metro kartları ile uyumlu olduğunu görecekler. Monopoly'nin dört temel taşı olan GO, Free Parking, JAIL ve Go to Jail’de orijinallerine sadık kalındı. David Bowie Monopoly buradan satın alınabilir.
“Her oyuncu David Bowie'yi, daha doğrusu David Bowie'nin bir karakterini oynayacak. Oyunun amacı, herhangi bir Bowie'nin en büyük mirasına ulaşmak ve 1970'lerde hayatta kalmak. Miras, kesme rekorlarından (flat, black, round-oh, nevermind) kazanılan puanlarla değerlendirilir. Küçük bir sorun var. Bowie’ler, çeşitli tehditler, kara prensler ve okült figürleri tarafından tehlikeye atılıyor (bu, kahramanımızın soluduğu çok miktarda kokainle hiçbir şekilde ilgili değildir). Herhangi bir Bowie ölürse, tüm Bowie'ler ölür ve oyun kaybedilir.”
Kaynak: Open Culture
Climadoor, popüler Netflix programlarını eski kitaplar olarak yeniden tasarladı.
2020’nin başında kısıtlamalar başladığında çoğumuz evin içinde verimli vakit geçirmeye odaklanmıştık. Kitap okumak, egzersiz yapmak ve genellikle daha sağlıklı bir hayat sürmeye çalışmak gibi… Ancak zaman ilerlediğinde ve durumun gerçekliğiyle yüzleştiğimizde bazı günlerde televizyonlarımızın veya bilgisayarlarımızın önünde yatıp en sevdiğimiz Netflix dizilerini art arda izlemekten başka çaremiz kalmamıştı. Dizilerin ve filmlerin kitaplardan ilham alması alışıldık bir durum ancak bu sefer Climadoor’un yaratıcı ekibi dizilerden ilham alarak dizilere özel kitap kapakları oluşturdu. Bu süreçten ilham alan Climadoor yaratıcı ekibi, “Popüler Netflix orijinal dizileri kitaplara dayanıyor olsaydı kitap kapakları neye benzerdi? Onları okumak ister miydik?” sorularından yola çıkarak Netflix dizilerine kitap kapağı tasarladı. Tiger King’ten Bojack Horseman’a kadar en sevdiği şovları klasik roman kapaklarına uyarladı. Bu projesinde eski kitap kapakları havasına sadık kalırken dizilerin özünü yakalamaya çalıştı.
Kaynak: designboom, Climadoor