06 MART, PAZARTESİ, 2017

Macbeth’in Absürd ve Eğlenceli Parodisi: Şatonun Altında

Shakespeare adı verilen dehadan ne hikâyeler, oyunlar, karikatürler, maskeler, soytarılar, kuklalar çıkabileceğini görmek için özgün ve farklı bir Macbeth uyarlaması olan Şatonun Altında’yı mutlaka görün. Fiziksel Tiyatro Araştırmaları ve Komedi Okulu, Jacques Lecoq'un yöntemini kullanarak tüyler ürpertirken eğlendiren bir Macbeth uyarlamasına imza atmış. 

Macbeth’in Absürd ve Eğlenceli Parodisi: Şatonun Altında

Gerçekten farklı bir oyun izlemek ister misiniz? Oyun sırasında heyecandan ürpermek, mizahın kara oklarıyla vurulup gülünmeyecek bir trajediye kahkahayla gülmek ister misiniz? Shakespeare'in şiirinden kopartılmış sözcükleriyle karanlık, kışkırtıcı, tekinsiz bir yolculuğa çıkmak ister misiniz? Bildiğimiz bizim iyi, eski Shakespeare'i yapı bozumuna uğratan absürd bir parodide gerçekten eğlenerek seyretmek ister misiniz? Biz bunu zaten görmüştük diyorsanız yanılıyorsunuz.

Şatonun Altında adlı oyunda, Macbeth'in şatosunun altında yaşayan iki çamaşırcı kadın, soylu Macbeth'in hikâyesini canlandırıyorlar. Kirden tiksinen Lady Macbeth'in asla uğramayacağı şatonun mahzeninde yüzyıllardır lanetlenmiş iki ecinni veya Lecoq'un deyimiyle “bufon”, kana ve kire bulanmış çamaşırların arasında kâh Lord Macbeth'i kâh Lady Macbeth'i veya Banquo'yu, iyi kral Duncan'ı, Mc Duff'ı ve kehanetleri doğru çıkan cadıları taklit ediyorlar. İktidar hırsıyla kan gölüne çevrilmiş bir ülkede vicdan azabıyla deliren Lady Macbeth'i, korkudan hortlaklar gören Kral Macbeth'i anlatırken taklit ederek dalga geçiyorlar. Kir ve kan içindeki giysilerinin içinde obeze dönüşmüş gövdeleriyle fiziksel oyunculuk tarzının öncülüğünü yapıyorlar. 

Macbeth, Hamlet'le birlikte en çok uyarlaması yapılan oyunlardan biri. Her zaman, her iklimde yaşanan hikâyesi ile tiyatrolar ve seyirci için cezbedici yönleri olan bir oyun. Çamaşırcı kadınlar oyunun başında söylüyorlar zaten bunun bildiğimiz bir hikâye olduğunu. Ama şişirilmiş göbekleri, bir maskeyi andıran çirkinleştirilmiş, pis suratları, kirden vıcık vıcık yapışan, yağlı, dağınık saçları, kan ve irine bulanmış kambur ve şekilsiz bedenleriyle canlandırdıkları hikâye, ne kadar bilindik de olsa bu sunuş biçimi kesinlikle yeni ve farklı. İplere asılmış kirli ve kanlı çarşafların arasında kendi dönüştürülmüş, başkalaşmış bedenleri, boğuk ve tuhaf sesleriyle konuştukları dile de yabancılaşarak bir süre oflayıp pufladıktan sonra anlatıyorlar bize soylu Macbeth'in hikâyesini. İki kirli çamaşırcı kadının bedeninde Macbeth'in suçunu, günahını, cinayetini canlandırırken çok daha özgür hareket etme cesaretini buluyorlar. Arada bir seyirciyle konuşuyor, sorular soruyorlar. Onlar bu tuhaf kılıkları içinde kukla tiyatrosunu da hatırlatan aykırı hareketleriyle Shakespeare'in grotesk birer soytarısı gibiler. Kimi zaman saçmalıyor, kimi zaman bilgece sözler ediyorlar. Mimik ve pandomimi ustalıkla kullanan jestleriyle o denli ilgi çekiciler ki, seyircinin dikkatini bir an bile dağıtmıyorlar.

“Şatonun Altında” Macbeth'le kışkırtıcı, karanlık, tekinsiz ve komik bir yolculuğa hazır mısınız?

Şatonun Altında, Fiziksel Tiyatro Araştırmaları'nın ilk oyunu. Bundan sonra da beklentiyi yüksek tutarak güzel işler izleyeceğiz onlardan. Proje tasarımı ve uygulaması iki şahane oyuncudan: Pınar Akkuzu ve Gülden Arsal. İkili o denli birbirini tamamlayan performanslar sergiliyorlar ki, ikisi sanki yek vücut oluyor. Tek bir insanın iki farklı yüzü gibiler. Aynen Macbeth'le Lady Macbeth gibi bir elmanın iki yarısı onlar. Nasıl Macbeth'i suça yönelttiği için vicdan azabı çeken Lady Macbeth kirden korkuyor ve temizlenmek istiyorsa; iki kadın oyuncu tam tersine kire bulandıkça daha da gerçekçi oynuyorlar. Vücut dilini bu denli yaratıcı bir biçimde cesaretle kullanmaları hayranlık verici. Pancarı keyifle ısırdıkları sahne müthiş bir buluş. Oyun zaten ilginç buluşlarla dolup taşıyor. Macbeth'in mandallardan yapılmış tacı, kanı simgeleyen kırmızı bez ve daha pek çok ayrıntı titizlikle işlenmiş. Sürprizleri bozmamak için bütün aksesuarları saymıyorum. Sadece ipe asılı çarşaflardan oluşan dekor, aksesuarlar ve kostümler oyunu mükemmel biçimde tamamlıyor, üçüncü oyuncu gibi oyunun işlevselliğini güçlendiriyorlar. Oyunu yöneten Güray Dinçol aynı zamanda Fiziksel Tiyatro Araştırmaları'nın kurucusu olarak bu özgün projeyi etkileyici bir tiyatro oyununa dönüştürmüş. Proje asistanı Tuba Keleş ve görsel tasarımı gerçekleştiren Uğur Açıkgöz'ü de kutlamalı. Alkışlar hepsine, böylesine güçlü bir ekip çalışmasını gerçekleştirdikleri için. Taşra Kabare'ye de teşekkürler bu oyunu Kadıköy'e getirdikleri için. Bu fırsatı kaçırmayın, Şatonun Altında’da tiyatro keyfiyle dolu bir saat geçirmeyi ihmal etmeyin. 

Şatonun Altında, mart ayı boyunca her çarşamba Taşra Kabare'de.

Proje Tasarımı ve Uyarlama: Pınar Akkuzu,Gülden Arsal

Yazan: William Shakespeare
Yöneten: Güray Dinçol
Oyuncular: Pınar Akkuzu,Gülden Arsal
Proje Asistanı: Tuba Keleş
Sahne, Kostüm Tasarımı ve Uygulama: Fiziksel Tiyatro Araştırmaları
Görsel Tasarım: Uğur Açıkgöz

0
8082
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle