GÜNDEM
  • 15-04-2021

    İstanbul’un kültür ve sanat hayatına alternatif bir sistem önerisinde bulunan, ayrıştırılmış çağdaş sanat ortamını birleştirmeyi amaçlayan “Apartman” sergisi 27 Nisan’da Yeldeğirmeni’nde sanatseverlerle buluşacak. Lara Lakay ve Tuba Kocakaya’nın küratörlüğünü yaptığı sergi adını Türkçede ayırmak, parçalara, hisselere bölmek anlamına gelen appartire kelimesinden alıyor.

    Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştirilen sergi sanatçı, sanatsever, kent meraklısı gibi şehir kahramanlarını bir araya getirmeyi amaçlıyor. Sergide farklı teknik ve materyallerle üretim yapan Ali Kanal, Z.Ayşe Hatipoğlu, Bedia Ekiz, Cansu Yıldıran, Cins, Dila Yumurtacı, Dinçer İşgel, Eşref Yıldırım, Gaye Su Akyol, Gökhan Deniz, Gökhan Deneç, Gökhun Baltacı, Güler Güçlü, Hakan Gürsoytrak, İris Ergül, Kıvılcım Güngörün, Leman Sevda Darıcıoğlu, Meltem Sarıkaya, Mustafa Horasan, Özgür Can Taşcı, Sevim Kaya, Tayfun Gülnar ve Zeynep Özkanca dahil olmak üzere 23 sanatçının yakın dönem eserlerinin ve sergiye özel ürettikleri yeni eserler bulunuyor.

    “Apartman” Kadıköy’ün denize çıkan ve İstanbul’un ilk apartman semti olan Yeldeğirmeni’nde, 20. yüzyılda Haydarpaşa Garı’nın inşasını üstlenen Alman mühendisler tarafından o dönemki konaklamaları için inşa edilmiş bir apartmanda, günümüzde unutulmakta olan sürdürülebilir ve demokratik kültürel sistemi anımsatıyor. Sanatın özgürlüğüne inanan ve İstanbul’un sanatçıya her zaman bir sergileme alanı sunduğu fikrine dayanan kamusal sanat projesi olan “Apartman”, izleyicileri, düzenin bir arada olmayı odalarla ayırdığı ‘apartmanla’ tanıştırıyor ve birlikte yaşanabilecek alanları keşfe çıkarıyor.

    Sergiden sonra ise mimar Hayri Ödensoy tarafından sanattan koparılmadan ve aslına sadık kalarak restore edilecek olan Apartman No:52, mimari proje olarak, sergi, atölye çalışmaları ve misafir sanatçı programlarına ev sahipliği yapmaya devam etmesi planlanıyor.

    ​Resim, heykel, video, yerleştirme sanatı, performans sanatı, grafiti ve ses olmak üzere farklı tekniklerde üretilmiş eserlerin yer aldığı sergi, 27 Nisan - 14 Mayıs tarihleri arasında Kadıköy Yeldeğirmeni, Apartman No.52’de görülebilir. Ulaşım, ziyaret gün ve saatleri hakkında ayrıntılı ve güncel bilgi için www.apartman52.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1- Mustafa Horasan, Deneysel Domuz, Karışık Teknik, 105 x 40 x 66 cm, 2015
    2- Özgür Can Taşcı, Alternatif Cennet, Kağıt üzerine Mürekkepli Kalem, 134 x 220 cm, 2019
    ​3- Bedia Ekiz, Yakın-Uzak Hafıza, Kağıt üzerine Füzen, 70 x 100 cm, 2020

    0
    0
    1679
  • 15-04-2021

    J.K. Rowling’in çocuklar için yazdığı The Christmas Pig adlı yeni kitabı Yapı Kredi Yayınları tarafından 2 Ekim 2021 tarihinde Türkçe olarak yayımlanacak.

    The Christmas Pig, bir çocuğun en sevdiği oyuncağını bulmak için ne kadar ileri gidebileceğine dair sürükleyici bir macera anlatıyor. 8 yaş ve üzeri çocuklar için uygun olan tek bir kitaptan oluşan hikâyenin J.K. Rowling’in önceki kitaplarıyla hiçbir bağı yok.

    İngiltere, Yeni Zelanda, İrlanda ve Hindistan’da Hachette Children’s Group, ABD ve Kanada’da Scholastic tarafından yayımlanacak olan The Christmas Pig, dünyanın dört bir yanındaki yayıncılar tarafından yirmiden fazla dilde eşzamanlı olarak yayımlanacak olmasıyla gerçek bir küresel yayın hâlini alacak.

    ​Jack çocukluk oyuncağı Dur Pig’i çok sever. DR, Jack’in iyi gününde de kötü gününde de hep yanında olmuştur. Ta ki bir Noel arifesinde korkunç bir şey olana dek: DP kaybolmuştur. Ama Noel arifesi mucizelerin ve imkânsız hayallerin gerçekleştiği, her şeyin canlanabildiği  bir gecedir, oyuncakların bile. Üstelik Jack’in yeni oyuncağının –DP’nin yerine alınan gıcık Christmas Pig’in– cesur bir planı vardır. Hep birlikte Jack’in en yakın arkadaşını kurtarmak için sihirli bir yolculuğa çıkacaklardır.

    0
    0
    1900
  • 14-04-2021

    Zorlu PSM’nin herkese ulaşabilmek adına hayata geçirdiği mekândan bağımsız dijital platformu PSM Online, nisan ayı boyunca ücretsiz konserlerle sanatseverler ile buluşuyor.

    Caz sahnelerinin güçlü kadın sesi Selen Beytekin, “İlkyaz Şarkıları” başlıklı konseri ile Aysun ve Ali Kocatepe ve turcolatino akımının öncüsü, Türkiye’nin sevilen gezginlerinden Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Star Orkestrası çok özel performansları ile PSM Online sahnesinde olacak.

    Nisan ayı boyunca gerçekleşecek tüm konserleri ücretsiz olarak online.zorlupsm.com adresinden izleyebilirsiniz.

    PSM Online Nisan Ayı Konserleri:

    17 Nisan - Selen Beytekin Project
    28 Nisan - Aysun & Ali Kocatepe “İlkyaz Şarkıları”
    ​30 Nisan - Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars

    0
    0
    2287
  • 14-04-2021

    Dilşad Aladağ ve Eda Aslan’ın “Unutma Bahçesi” başlıklı sergisi 14 Nisan - 30 Mayıs tarihleri arasında Depo’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Bir mimar ve bir sanatçı olan Dilşad Aladağ ve Eda Aslan, pratiklerinde kentin değişimine, bu değişimin yıkıcılığına ve hafızada bıraktığı izlere odaklanıyor. “Unutma Bahçesi Projesi” ile sanatçılar olası bir yıkım karşısında “Bir mekânı kaydetmek, hafızalardaki yerini diri tutmak, şehrin hafızasında bahçeye bir yer açmak mümkün mü?” sorularına cevap arıyor. İstanbul Üniversitesi Botanik Enstitüsü, Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi ve bitkilerin burada kurduğu yaşantıyı merkeze alarak başlayan bu proje, arşivlere, bahçe kurucularının, profesörlerin hikâyelerine eğilerek yeni katmanlar kazandı.

    İstanbul Üniversitesi Botanik Enstitüsü 1935 yılında 2. Dünya Savaşı sırasında vatanlarını terk etmeye zorlanan ve Türkiye’ye sığınan Yahudi Alman bilim insanları Alfred Heilbronn ve Leo Brauner tarafından kuruldu. Farklı ülkelerdeki bahçelerden gelen tohumlar ve Anadolu’dan toplanan bitki örnekleri ile enstitü bünyesinde kurulan Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’nde bugün hâlâ yüzlerce bitki bulunuyor. 2017 yılında alınan bahçe arazisinin Diyanet İşleri Başkanlığı’na devri ve Botanik Enstitüsü’nün yıkılması kararı, yapının, şehirle, toplumsal hafıza, kentsel ve kültürel miras ile ilişkisinin sorgulanmasına neden oldu. Botanik Enstitüsü, 2018 yılında İstanbul Üniversitesi’ne bağlı başka bir yapıya taşındı, bahçeye üniversite öğrencilerinin dahi erişimi sınırlandırıldı. İstanbul Müftülüğü’nün sahiplendiği, üniversite ile bağları koparılan ve harabe hâline gelen bahçe ve enstitü yapılarının geleceği bugün bile belli değil.

    Çeşitli kurumlar ve arşiv sahipleri ile iş birliğiyle 2017 yılından itibaren ilerleyen “Unutma Bahçesi Projesi”, İstanbul’un sürekli sürgünlere ev sahipliği yapan peyzajında kolektif bir hatırlama ve hatırlatma mücadelesi hâline geldi. Transdisipliner bir yaklaşımla yürütülen proje, yerleştirmeler, film, basılı ve dijital yayınlar gibi birbirinden farklı çıktılara evrilmekte. “Unutma Bahçesi” sergisi ise proje çıktılarının ve kolektif üretim sürecinin izleyici ile paylaşıldığı bir durak olarak kurgulandı.

    ​“Unutma Bahçesi” başlıklı sergi 14 Nisan - 30 Mayıs tarihlerinde hafta içi her gün 11:00 - 18:30 saatleri arasında Depo’da ziyaret edilebilir.

    0
    0
    2468
  • 14-04-2021

    Cevdet Kudret ailesinin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve TÜYAP iş birliğiyle düzenlediği Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü, bu yıl "Deneme ve Eleştiri" ile "İnceleme ve Araştırma" türlerinde verilecek.

    Bu yılın Seçici Kurul’unda Armağan Ekici, Besim Dellaloğlu, Hatice Aynur, Sevengül Sönmez ve Tuncay Birkan yer alıyor.

    Ödüle başvuracak kitapların 1 Eylül 2020 - 31 Ağustos 2021 tarihleri arasında yayımlanmış olması gerekiyor. Başvuru yapacakların 31 Ağustos 2021 tarihine kadar 7 nüsha olarak, yazarın kısa özgeçmişi ve adaylık başvurusu dilekçesiyle birlikte Cevdet Kudret Edebiyat Ödülleri - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörlük, Meclis-i Mebusan Caddesi No: 24, Fındıkl-İstanbul 34427adresine göndermesi gerekiyor. Ayrıca gönderi bilgilerinin cevdetkudretodulu@msgsu.edu.tr e-posta adresine iletilmeli.

    Ayrıntılı bilgi için: www.cevdetkudretodulleri.com

    0
    0
    1307
  • 13-04-2021

    İstanbul Modern Sinema, Türk Tuborg A.Ş ve Fransız Kültür Merkezi’nin katkılarıyla düzenlediği çevrim içi gösterim programları kapsamında Selma Gürbüz’ün “Dünya Diye Bir Yer” sergisindeki kadınlarından esinlenerek oluşturulan “Asla Yalnız” adlı programı sinemaseverlerle buluşturuyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı kadın yönetmenlerin filmlerinden bir seçki sunan “Asla Yalnız” 15-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek.

    Seçkide yer alan Tunus’tan Kenya’ya uzanan filmler 21. yüzyılda kadın olma hâllerine, dişil enerjiye, kadının toplumsal ve kültürel rollerine bakıyor. Program kapsamında Rafiki (15-17 Nisan), Ustura (17-19 Nisan), Kahrolası Fasulyeler (19-21 Nisan), Ümmü Gülsüm’ün Peşinde (21-23 Nisan) ve Erkeklerin Mevsimi (23-25 Nisan) filmleri gösterime girecek. Ayrıca 7 Şubat’ta hayatını kaybeden, Arap dünyasının en önemli kadın sinemacılarından Moufida Tlatli de seçkide yer alan Erkeklerin Mevsimi filmiyle anılıyor.


    “Asla Yalnız” adlı program hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1684
  • 13-04-2021

    Sokak sanatçısı İzinsiz ve Canavar, Yoğurtçu Parkı’ndaki bir duvara pandemi döneminde geçim sıkıntısı yüzünden hayatını kaybeden insanların anısına “Mutsuzluğun Resmi” isimli bir çalışma yaptılar.  

    ​İzinsiz, Instagram hesabında “Toz pembe bir cehennemde mahsur kaldık. Eskisi normalmiş gibi yeni normalimiz yeni yasak ve kurallarla geldi. Bugünlerin hâlini duvara not edeyim istemiştim. Sonra @canavar.ca ’a “Bana mutsuzluğun resmini çizebilir misin?” dedim. O da içini döktü. İki arkadaş bir duvarda dertleştik. Üstüne küçük bir isyan çizmek için bana bir “Guernica” verdi. Mutlunun mutsuza borcu var. Mutluluğa olduğu gibi mutsuzluğa da ortak olana kocaman sevgiler! Bizi yalnız bırakmayan görünmez emeklere de teşekkürler! “Mutsuzluğun Resmi” Salgın üzerine karılık teknik” diyerek eseri paylaşırken; Canavar ise paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Bu dönemde etrafımdaki insanlardan, arkadaş ve dostlarımdan umutsuzluk, geleceksizlik, ölüme yaklaşma çığlıkları duyduğum ortak dertlerimizin ortasında, gözlerimizi toz pembeye boyamaya çalışanlara bu resmi ''Siz yaptınız!'' diyoruz. ‘Mutsuzluğun resmi’ ile bir parça olsun mutlu etmek istedim. Acı bir mutluluk da olsa... Yalnız değilsiniz, yalnız değilim! Yalnız olmadığımı bu ortaklığa davetiyle hissettiren, bana açtığı bu önemli dostluğu için @izins.z ’e teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak bizi yalnız bırakmayan görünmez emeklere teşekkürler.”

    0
    0
    7343
  • 13-04-2021

    Yazar Yusuf Reha Alp’in 2019 yılında Küsurat Yayınları’ndan çıkan romanı Bari Soyup Verseydin, Onur Ünlü’nün yönetmenliğinde Yoktan Seçmeli adıyla dizi oluyor.

    10 bölümden oluşacak ve çok yakında dijital platformda izleyicileriyle buluşacak Yoktan Seçmeli’nin oyuncu kadrosunda Hazar Ergüçlü, Serkan Keskin, Selim Bayraktar, Serhat Kılıç, Mahir İpek gibi isimler yer alıyor.

    Dizinin senaryosunu da kaleme alan Yusuf Reha Alp “Dizide 9 tane birinci bölümümüz var, yalnızca 10. bölüm final, izleyiciler istedikleri bölümden izlemeye başlayabilecekler,” dedi.

    Bari Soyup Verseydin’in hikâyesi:  “Aşırı mantıklı karakterimiz Selami, sabah gözünü açar açmaz avukat arkadaşı Ruhi’yi arayacak; kendisini on dört yıllık eşinden boşayıp, hamile olduğuna inandığı bir haftalık sevgilisiyle evlenebilmesini sağlamasını isteyecek. Avukat Ruhi, her sabah olduğu gibi o sabah da saat do­kuzu on dört geçe ofisten içeriye girecek. Aslında dokuzu on iki geçe gelecek ancak yılların verdiği alışkanlıkla iki dakika daha kapının önünde bekleyip zili öyle çalacak. Niyeyse bu tip saçma prensipler edinmeyi mesleğinin bir parçası zanneden kahramanımız, ofise girerken de anahtar kullanmayacaktı. Hülasa her şey gayet normal başlayacak. Birazdan da neden arkadaşı olduğunu bilmediği arkadaşı Selami arayacak, her zamanki saatinde ofisinden içeri girecekti. Avukat Ruhi’nin yanında çalışan Hulki internette uzun zamandır konuştuğu kızla buluşacak. O da ne kız internetteki fotoğraflarından güzel! Tam tersi olmayacak mıydı, kusurlarını düzenlemelerle örtmek yerine paylaştığı fotoğraflardan çok daha güzel çıkacak. Ertesi sabah çapaklı gözlerle uyandığında buluşmada neler olduğunu hatırlayacak, bir an önce en yakın arkadaşı Hayri’yle konuşmak için büroya koşacak. Hayri’nin ise aklında tek bir soru olacak: “Belki Hulki salağı karper getirir.”

    Hikâyenin aklıselim karakterleri Peri, Sevgi ve Mari ise ezelden beri değişmeyen şu soruyu soracak: “Kadın-erkek ilişkileri hep böyle mi?” Nasıl yani? Kral ile kraliçe bile bir yerden sonra aynı sebeplerden ötürü mü tartışıyordu? Ya da Adem ile Havva? İlk insanlar da mağarada tartışırlarken aman komşular duymasın diyor muydu?

    Yüzyıllardır çözülemedi bu konu. Psikanalistler, tarihçiler, felsefeciler, sosyologlar yani sizin anlayacağınız binbir alandan biliminsanı bu konuya kafa yordu. Ne sırrı çözülebildi ne de hikmeti. Ancak en çok edebiyatçılara yakıştı bu mesele. İşte karşınızda binbir bilinmeyenli denklemiyle kadın-erkek ilişkileri romanı. Yusuf Reha Alp her şeyin bir elmayla başladığı Bari Soyup Verseydin ile kadın-erkek ilişkilerinin efsunlu denklemine davet ediyor okurunu.”

    0
    0
    1536
  • 13-04-2021

    Türkiye’nin ilk güncel sanat müzesi olan Elgiz Müzesi kuruluşunun 20. yılında video sanatına odaklanan “Proje 4L’den” başlıklı sergiyi 15 Nisan - 15 Mayıs tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak. “Yerleşmek” (2001), “Yeniden Bak” (2002) ve “Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm” (2003) sergileriyle o dönem İstanbul’da geniş bir kitleyle buluşmuş olan Gülsün Karamustafa, Hale Tenger ve Fikret Atay’ın üç ayrı video çalışması, o dönemin görsel anlatısı ile yeniden sergilenecek.

    2001’de Vasıf Kortun küratörlüğünde gerçekleştirilen “Yerleşmek” başlıklı sergide Gülsün Karamustafa’nın Erkek Ağlamaları isimli yerleştirmesinde, üç ayrı duvarda Fikret Hakan, Ekrem Bora ve Cüneyt Arkın’ın ağladığı videoları izleyici karşısına çıktı. Sanatçının erken dönem video işlerinden olan bu çalışma, Almanya, İspanya ve Japonya gibi birçok ülkede gösterildikten sonra, Türkiye’de yeniden Elgiz Müzesi’nde sergilenecek.

    2002 yılında yine Vasıf Kortun küratörlüğünde gerçekleştirilen “Yeniden Bak” başlıklı sergide toplumsal bellek üzerine çalışmalarını sürdüren Hale Tenger’in yavaşlatılan ve tekrarlanan sirk sahnelerinin yer aldığı 5 monitörlü video yerleştirmesi izleyici ile buluştu. Sanatçının “yeniden bakmak, baktığımız şeyin arkasından yeni ve başka bir anlam çıkarmaktır” önermesinden yola çıkan Sirkülasyon isimli çalışması “Proje 4L’den” başlıklı sergide tekrar izleyici karşısına çıkacak.

    Halil Altındere küratörlüğünde 2003 yılında gerçekleşen “Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm” başlıklı sergide Fikret Atay, oyuncak tabancalarıyla tren raylarında birbirine ateş eden çocukların görüntüleri ile oyun ve savaş kavramlarının iç içe geçtiği bir coğrafyayı konu alan videosu ile yer aldı. Bugün İsveç’te yaşamına ve üretimine devam eden sanatçının Bang Bang isimli bu çalışması Elgiz Müzesi’nde yeniden sergilenecek.

    Elgiz Müzesi, Bilsart, Mixer ve Versus Art Project’in organizasyonunda yer aldığı ve Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilecek “SENKRON ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’”ne paralel olarak Arçelik’in katkılarıyla düzenlenen “Proje 4L’den” 15 Nisan - 15 Mayıs tarihleri arasında Elgiz Müzesi’nde görülebilecek.

    Künye:
    1- Gülsün Karamustafa, Erkek Ağlamaları / Men Crying, 2001, 3 ekranlı video yerleştirme
    2- Fikret Atay, Bang Bang, 2003, Renkli ve sesli video, 2dk. 17 sn
    3- Hale Tenger, Sirkülasyon / Circulation, 2000, Beş kanallı sesli video, hepsi döngü


    0
    0
    1766
  • 13-04-2021

    Fatih Altınöz’ün, kitapların kapaklarını çevirmeden sadece ön kapak ve arka kapaklarında yer alan yazı, resim ve illüstrasyonlarından yola çıkılarak el değmeden başka bir açı kullanılarak yazdığı denemelerden oluşan kitabı Okumadan Kitap Eleştirileri, Çınar Yayınları’ndan çıktı.

    ​Altınöz’ün kitapta yer alan yazıları bu türün ilk örneği iddiasında. Bir kitap üzerine söylenebileceklerin tamamen sınırsız olduğunu ispatlayan bu yazı türünün belki de en önemli yanı, üslubu. Şizofrengi dergisinin karakteristik özelliklerini taşıyan bu üslup, okuyanların zihnine yeni bir bakış̧ hediye ediyor. Bir yandan ciddi, bir yandan komik, bir yandan anormalliği ti’ye alan anti-anormal, bir yandan terslik, bir yandan ise alışageldiğimiz gerçeklik duygusunu alabora eden hoş̧ bir dalga estiriyor.

    Kullanılan fotoğraf Rune Guneriussen'e aittir.

    0
    0
    1479
DAHA FAZLA
Geldanlage