GÜNDEM
  • 04-06-2021

    BE Contemporary Art Gallery, Genco Gülan’ın kavramsal sanat ve güzellik sorunsalına odaklandığı “Güzel Şeyler” başlıklı kişisel sergisine 4 Haziran - 6 Temmuz tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

    Gülan’ın son dönemde gerçekleştirdiği büyük boyutlu soyut resimlerini, figüratif heykellerini, deneysel objelerini ve seramik yapıtlarını bir araya getiren sergide yer alacak yapıtların büyük bir bölümü ilk defa izleyiciyle buluşacak. Güzellik kavramının uzun süre sanatla ilişkilendirilmiş olmasından sonra postmodern dönemde bu ilişkide yaşanılan ciddi kopuştan yola çıkan sergide sanatçı kavramsal sanatın güzellikle yaşadığı bu yol ayrımından sonra postpostmodern dönemde tekrar yakınlaşmalarını öngörüyor.

    Kavramsal sanat ve güzellik algısının tekrar bir arada anılabilmesi için sergisinde yeni yöntemler deneyen Gülan, izleyicilerin zihinlerindeki güzellik tanımını yeniden ele alan, bazen kitsch bazen minimal yapıtlar veren bu yaklaşımı, bir final değil bir bekleme alanı olarak değerlendiriyor. Sanatçının “güzellik ve akıl” kavramlarının nasıl beraber kullanılabileceğini araştıran sergisinde Hem Güzellik Hem Akıl (2014 ve 2020) ismindeki Sokrates’in başına ve Venüs’ün vücuduna sahip heykel çalışması, Janus (2021) isimli portresi, Taşı Toprağı Altın (2020) isimli readymade çalışması gibi işleri yer alıyor.

    Genco Gülan’ın “Güzel Şeyler” başlıklı kişisel sergisini 4 Haziran - 6 Temmuz tarihleri arasında BE Contemporary Art Gallery’nin İzmir Urla’da yer alan mekânında ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1- Genco Gülan, Color Planet, 2020, tuval üzerine akrilik, çap 120 cm
    2- Genco Gülan, Taşı Toprağı Altın, 2020, tuğla ve boya, 18,5x13x18,5 cm
    3- Genco Gülan, Hem Güzellik Hem Akıl, 2014, polimer, 30x10x10cm

    0
    0
    2956
  • 04-06-2021

    Dolores Reyes’in kadın ve çocukların dibe itildiği, şiddetle şekillenen eril dünyanın karanlığına büyülü bir ışık tuttuğu ilk romanı Toprakyiyen, Saliha Nilüfer’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Her köşesinden adaletsizlik fışkıran Buenos Aires varoşlarında yaşayan isimsiz kız dürtülerine uyarak toprak yemeye başlayınca doğaüstü bir yeteneği ortaya çıkar: Toprakla temas edenlere dair gaipten görüntüler görebilmektedir. Kaybettiklerinin izini bulmak isteyen insanlar bahçesine toprak dolu şişeler bırakmaya başlar. Artık Toprakyiyen diye anılacak kız toprağın gizlediği ürpertici sırları çözerken bir yandan da kendi kaderini çizmeye çalışacaktır.

    “Toprağı okşadım, avucumu kapadım, María’nın ve onca kızın, başka bir kadının bedeninden olma sevgili kızların gittiği yere açılan anahtarı elimde tutarak ayağa kalktım. Toprağı tutup yuttum, biraz daha, biraz daha, yeni gözlerim ortaya çıksın ve görebileyim diye.”

    0
    0
    1071
  • 04-06-2021

    Türk rock müzik grubu Flört, 2017’de yayımladığı Bambaşka albümünün ardından 4 yıl sonra Bize Özel ile geri döndü. Arpej Yapım etiketiyle yayımlanacak Bize Özel isimli albümde politik göndermeler, bireysel ruh hâlleri, aşka ve dostluğa dair hikâyeler ve Anadolu’dan göç gibi çok çeşitli temaların işlendiği şarkılar yer alıyor.

    Kurucu üyeler Ozan Kotra, Ata Akdağ, Çağatay Kehribar ve gruba geçen sene katılan davulcu Bülent Ay’dan oluşan Flört’ün sekizinci stüdyoalbümü olan Bize Özel’deyer alan şarkıların söz ve müzikleri, enstrüman çalımları ve düzenlemeleri Flört imzası taşıyor. Ayrıca grup üyeleri albümün prodüktörlüğünü de yaptı. Analog teknolojiyle kaydedilen albüm için grup üyeleri melodik açıdan bugüne kadar en çok yerlilik içeren albümleri olduğunu belirtiyor.

    Kayıtları Bay Papağan Stüdyosu’nda yapılan albümün miksini Çağatay Kehribar, masteringini Çağlar Türkmen üstlendi. Kapak fotoğrafını Hakan Çokgezen’in çektiği, grafik tasarımını ise Ahmet Terzioğlu’nun yaptığı albümün plak formatında yayımlanması için de hazırlıklar tamamlandı.

    Bize Özel albümünün üretim ve sound açısından geçmişle bugünü yetkinlikle birleştiren bir çalışma olduğunu belirten Flört grubu üyeleri şunları söyledi: “Pandemi döneminde canlı performansların son bulması, Flört üyelerinin tamamen albüm kaydına konsantre olmasını sağladı. Uzun ve özenli bir çalışma ortamı sonucu tüm grubu tatmin eden bir olgunluk dönemi albümü çıktı ortaya... Analog kaydın sıcaklığı, 60’lı ve 70’li yıllarda üretilmiş analog synthesizer’ların kattığı atmosfer ve grubun çok önem verdiği polifonik vokal anlayışı Bize Özel albümünü oluşturan en önemli unsurlar arasında. Albüme adını veren ‘Bize Özel’ şarkısı baştan sona üç sesli vokal tekniği ile söylenmiştir.”

    0
    0
    1584
  • 04-06-2021

    Can İncekara’nın son dönem üretimlerinin yer aldığı ikinci kişisel sergisi “Swipe Up” 20 Haziran’a kadar Martch Art Project’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Sanatçı sergisinde gündelik yaşantılarımızda maruz bırakıldığımız görüntüleri, bu defa bilinçli bir şekilde izlememizi istiyor. İncekara gözlemci kimliğine bürünerek, bir sosyal medya uygulamasının ana sayfasında olduğu gibi akıştaki görüntülerle izleyiciyi karşı karşıya bırakıyor.

    “Hepimizin telefonunda kendi sanal varlığımızın içinde yaşadığı bir simülasyon var. Bu yaratılmış evrende, şu anda içinde yaşadığımız dünyanın doğruları geçerli değil. 

    Peki, bu yaratılmış kimliğe neden ihtiyacımız var? Neden bu dünyadaki maddi varlığımızla yetinemiyoruz?”

    Can İncekara’nın “Swipe Up” başlıklı kişisel sergisini 20 Haziran’a kadar Martch Art Project’te ziyaret edilebilir veya buradan sanal tur ile gezebilirsiniz.

    0
    0
    1509
  • 04-06-2021

    Füruzan’ın iki uzun öyküden oluşan ve Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitabı Sevda Dolu Bir Yaz, Thanos Zaragkalis çevirisiyle Ena kalokairi yemato agapi adıyla Çukatu Yayınevi tarafından Yunancada yayımlandı.

    Yunanistan’ın yüksek tirajlı Kathimerini gazetesindeki köşesinde kitaba yer veren eleştirmen Chryssa Spiropulu, “Füruzan’ın anlatım tarzı Katherine Mansfield’inkine benzer. Yazarın bazı anlatımlarında kahramanların iç dünyasındaki tasvirler, dış dünyadaki mekânlarla bütünleşir” diye yazdı.

    Sevda Dolu Bir Yaz’da iki uzun öykü tematik olarak birbirini tamamlar. Yazar öncü, ilerici, özgün bir anlatımla hikâyelerini oluştururken, anlatımına modernist bir boyut katar. Düz bir anlatım tarzı kullanmaktan kaçınır, kullandığı öz ve biçimle kendine has bir anlatım tarzı yaratır. Daha önce yaşanan ve gelecekte yaşanacak olan olaylara duygusallıkla odaklanır. Kişisel anılarda hüküm süren çelişkiler, yaşamın zorlukları, dertler, yaşanan hüzünler, aile bireylerinin ve dostların kaybı, hızla değişip kaybolan bir dünyada, zor durumlarda, hüzün dolu olaylar yaşanırken, kadınların candan dayanışması... Çok kişili bir panoramik fresk gibi, hikâyelerinde kişilerin yaşadığı ekonomik ve toplumsal çelişkiler yaşamlarını köstekler. 

    0
    0
    1796
  • 03-06-2021

    Türkiye’de çağdaş sanatın öncülerinden Füsun Onur’un Arter Koleksiyonu’nda bulunan Opus II - Fantasia adlı yerleştirmesi Arter’de Emre Baykal küratörlüğünde izleyiciyle buluşuyor. Onur, doğrudan müziksel referanslar taşıyan bu yerleştirmede dört sıradan nesneyi müziğin mecrası ve unsurları olarak kullanıp, mekânı ve zamanı ritim ve varyasyonlar yoluyla ele alıyor.

    2011 yılında Arter Koleksiyonu’na katılan Opus II - Fantasia (2001) adlı yerleştirme yeni bir mekânsal düzenlemeyle Arter’deki galeri mekânına uyarlanarak Emre Baykal küratörlüğünde izleyiciyle buluşuyor. Füsun Onur’un ilk kez 2001’de Baden-Baden’daki Staatliche Kunsthalle’de gerçekleştirilen “Aus der Ferne so nah” [Uzaklardan Bu Kadar Yakına] başlıklı sergi için tasarladığı Opus II – Fantasia, daha sonra Arter’deki “Görünmezlik Taktikleri” (2011) ve Neues Museum Nürnberg’deki “Zamanın Kıyısında” (Saum der Zeit, 2018) başlıklı grup sergileri için farklı düzenlemeler hâlinde mekâna uyarlamış ve izleyicilerin karşısına çıkmıştı.

    Sanatçı formu, mekânı, zamanı ve bunlar arasındaki ilişkileri sıra dışı bir malzeme çeşitliliğiyle araştırırken gündelik, öyküsel, hatta otobiyografik öğeleri de devreye sokuyor ve müziği farklı duyuların dahil olduğu bir süreç olarak ele alıyor. Onur’un Çiçekli Kontrpuan (1982), Kadans (1995), Opus I (1999), Prelüd (2000), Noktürn (2001) ve diğer pek çok yapıtında olduğu gibi, doğrudan müziksel referanslar taşıyan bu yerleştirmesinde, dört sıradan nesne birbirleriyle etkileşime girerek mekâna özgü bir kompozisyon oluşturuyorlar.

    Füsun Onur yarım asrı aşan sanatsal üretiminin tamamını, doğup büyüdüğü ve halen yaşamakta olduğu evin büyülü dünyası içinde şekillendiriyor. Sanatçının farklı dönemlerde ürettiği yapıtların önemli bir bölümü, Emre Baykal küratörlüğünde Arter’de gerçekleştirilen “Aynadan İçeri” (2014) başlıklı retrospektif sergide bir araya getirilmişti. Ayrıca sergiye ek olarak sanatçının üretimi üzerine kapsamlı bir kitap da hazırlanmıştı. Sanatçı şu sıralar 2022 yılında düzenlenecek olan Venedik Bienali 59. Uluslararası Sanat Sergisi’ndeki Türkiye Pavyonu için yeni bir eser üretmeye hazırlanıyor.

    Füsun Onur’un Opus II - Fantasia adlı yerleştirmesi 20 Şubat 2022 tarihine kadar Arter’de izlenebilir.

    Künye: Füsun Onur, Opus II – Fantasia (detay), 2001 [2021], Örgü şişleri, altın yaldızlı ip yumakları, porselen figürler, kaideler, Arter Koleksiyonu Fotoğraf: flufoto

    0
    0
    4943
  • 03-06-2021

    Multidisipliner sanat dallarını tek bir dijital platforma taşıyan Sahneport, haziran ayı boyunca birçok tiyatro oyununu, çocuk etkinliklerini, konserleri, müzik performanslarını ve sinema filmlerini izleyicilerle buluşturacak.

    1 Haziran’da Yolcu Tiyatro’su ile açılacak Sahneport’ta 24 Mayıs itibariyle de Tiyatrotem’in eserleri gösterilecek. Ardından Altınok Çocuk Tiyatrosu’ndan çeşitli tiyatro oyunları izleyicinin beğenisine sunulacak. Mayıs ayında caz severlerle buluşan Nardis Jazz Club, GarantiBBVA sponsorluğunda haziran ayında da konserlere devam edecek. Rüyalardan ilham alan Prof Pi Show, sürreal dünyanın eğlenceye açılan kapısını yıl sonuna kadar Sahneport’ta açacak. Epizot Görsel Sanatlar, İkinci Bahar ve Şaşkın Aşıklar eserleriyle Sahneport’ta izleyici karşısına çıkacak.

    Biraderler Yapım’ın zamanın ötesinde bir lider ve fikir adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptıklarını ve 1924-1933 yılları arasında yapılan devrimler dönemini anlatan İlelebet… Bir Atatürk Hikâyesi isimli oyunu Sahneport’ta gösterilecek. Çağdaş tiyatronun yeni yazılmış örneklerinden biri olan Uyandığımda Sesim Yoktu oyunu Tamer Levent rejisiyle seyircisiyle buluşacak. Çekimleri Londra’da yapılan, kuklaların kullanıldığı ve kendi olmayı başaran bir çocuğun hikâyesini anlatan Fırça Çocuk oyunu 4 - 8 yaş seyirci grubu için Sahneport’ta olacak. Haldun Dormen’in oynadığı Moliere klasiği Kibarlık Budalası da izleyiciyle buluşacak.

    Jest Tiyatro’nun Karanlıkta Komedi, Sevmekten Öldü Desinler ve Suit oyunları tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak. The Badau Sessions konserleri yıl sonuna kadar izleyicilerle buluşacak. Sahneport’ta Rast Theather’ın sahnelediği, Hollanda’nın köklü tiyatro oyunlarından De Mus (Serçe) ve Eleni en Roos (Eleni ve Gül) yapıtları haziran ayı boyunca Türkçe alt yazı seçeneğiyle yer alacak. Haziran ayındaki etkinliklerin kapanışını ise Tiyatro365 ve Tiyatrohane yapacak. Tiyatro365’in Bilen Çocuk Zaman Makinesi (Çocuk Oyunu) ve Tiyatrohane’nin Sevgili oyunu hazirandan itibaren yıl sonuna kadar gösterimde olacak.

    Sahneport’un programına ve ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.​ 

    0
    0
    1875
  • 03-06-2021

    Ferda Art Platform, farklı disiplinlerden sanatçıların bir araya gelmesiyle düzenlenen “Seçki” başlıklı sergiye 26 Haziran’a kadar ev sahipliği yapıyor.

    İzleyiciye farklı disiplinlerden sanatçıların pratiklerini keşfetme fırsatı veren sergide Hüseyin Aksoy, Mert Diner, Ahmet Duru, Buğra Erol, Murat Germen, Ilgın Seymen, Eda Soylu ve Nazım Ünal Yılmaz’ın eserleri yer alıyor. Sergi, katılan sanatçıların yaratıcı süreçleri hakkında etkileyici bir fikir ortaya koyarken aynı zamanda her sanatçının bu sergiye getirdiği özgün vizyonla birlikte, hepimizin dünyayı ne kadar farklı gördüğünü ve bunun sonucunda nasıl bir üretim ortaya koyduklarını anlatıyor. “Seçki”de yer alan eserler çağdaş toplumlarda algı, bütünlük, özgünlük ve etik değerlerin durumu ile ilgili soruları ele alıyor.

    ​“Seçki” başlıklı sergi 26 Haziran’a kadar Ferda Art Platform’da görülebilecek.

    0
    0
    1223
  • 03-06-2021

    Akademisyen, yazar ve Cabinet dergisinin editörü olan Brian Dillon’ın denemeciliği; kökenler, listeler, dağılma, üslup, savurganlık, ayrıntı, tutarlılık, merak ve avunma gibi çeşitli başlıklarda irdelediği kitabı Denemecilik – biçim, duygu ve kurmacadışı üstüne, Selahattin Özpalabıyıklar’ın çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.

    Dillon, çağdaş sanatta ve kültür teorisinde harabeler, ünlü hastalık hastaları ve kent hafızası üzerine kitapları olan, kendi hayatından yola çıkarak, kayıplar ve kalanlar üzerine yazdığı In the Dark Room kitabıyla da ödüle kavuşmuş bir yazar.

    Bu kitap deneme teriminin etimolojik kökenlerine, Montaigne’den başlayarak günümüz yazarlarına, W. G. Sebald, Georges Perec ve Elizabeth Hardwick gibi isimlere değinerek; denemenin kapsamlarına ve olanaklarına ışık tutuyor.

    0
    0
    1252
  • 02-06-2021

    Zorlu PSM’nin açık hava mekânı Vestel Amfi, konserler, stand-up gösterileri, dj etkinlikleri, spor gösterimleri gibi pek çok etkinliğin yer aldığı yeni programıyla sanatseverlerle buluşuyor.

    Vestel Amfi Avrupa Futbol Şampiyonası milli maçlarından Roland Garros finaline kadar pek çok spor müsabakasına ev sahipliği yapacak. Şenay Lambaoğlu ve İsmail Tunçbilek’in vokal ve enstrümana dayalı doğaçlaması, Melis Sökmen’in performansı “5 Kıta 1 Nefes”; alternatif popun yükselen isimlerinden Ceren Gündoğdu, hem yerel hem de uluslararası sahneden isimlerle birlikte performanslar sergileyen Kürşad Deniz ve Sibel Köse, oyuncu ve vokal Ayça Varlıer Vestel Amfi’de izleyicilerin karşısına çıkacak.

    Vestel Amfi’nin haziran programı şu şekilde;

    2 Haziran Çarşamba // 18:30 // Şenay Lambaoğlu feat İsmail Tunçbilek: Sazla Caz Buluşuyor
    3 Haziran Perşembe // 18:30 // Melis Sökmen: 5 Kıta 1 Nefes
    4 Haziran Cuma // 18:30 // Ceren Gündoğdu
    7 Haziran Pazartesi // 18:30 // Kürşad Deniz feat. Sibel Köse
    8 Haziran Salı // 18:30 // Tuz Biber Stand-up
    10 Haziran Perşembe // 18:30 // Ayça Varlıer & Serhan Aydemir “Akustronika”
    11 Haziran Cuma // Avrupa Futbol Şampiyonası Milli Maç
    12 Haziran Cumartesi // Roland Garros Kadınlar Finali
    ​13 Haziran Pazar // Roland Garros Erkekler Finali
    15 Haziran Salı // Vestel PSM Radyo Presents
    16 Haziran Çarşamba // Avrupa Futbol Şampiyonası Milli Maç
    18 Haziran Cuma / 18:30 // Tuz Biber Stand Up
    20 Haziran Pazar // Avrupa Futbol Şampiyonası Milli Maç
    22 Haziran Salı // Vestel PSM Radyo Presents
    23 Haziran Çarşamba // Chill Out DJ Event
    24 Haziran Perşembe //Tuz Biber Stand Up
    26 – 27 Haziran // Formula 1
    ​30 Haziran Çarşamba // 18:30 // Tuz Biber Stand Up

    0
    0
    1271
DAHA FAZLA
Geldanlage