GÜNDEM
  • 13-07-2021

    10. yılına “Film Kültürlerini Kuiryantelleştirmek” başlıklı çevrim içi konferansı ile başlayan Pembe Hayat KuirFest, yüz yüze gerçekleştireceği etkinlikleri için hazırlıklara başladı. Film gösterimleri, söyleşiler, paneller, partiler ve atölyelerin yanı sıra bu yıl festivalin 10. yılı vesilesi ile bir sergi düzenlenecek.

    Bir nefes olabilecek kuir tahayyüller kurmayı hedefleyen sergi, bütününün bir parçası olarak, hayallerdeki festival ve film afişlerini bir araya getirecek. Sergiye katılmak için hayallerinizdeki festival ve film afişlerini 10 Ağustos’a kadar sergi@pembehayat.org adresine atarak başvuru yapabilirsiniz. Başvurular “Hayalimdeki Festivaller, Hayalimdeki Afişler” konu başlığı ile isteğe bağlı olarak eser adı ve sanatçı adını yazılarak yapılabilecek. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1111
  • 13-07-2021

    Okurun Yegâne adlı ilk romanı ile tanıştığı Alsem Roidi’nin geçmişi aydınlatan, bir yere ait hissetmenin insan üzerindeki etkisine yoğunlaşan, hasbelkader var olmuş birine kurgusunda bir yaşam sunduğu ikinci romanı Yuva, Kaplumbaa Kitap’tan çıktı.

    Barış Özgür arka kapakta kitap hakkında şunları söylüyor: “Buradan başladıysanız, ne yazarsam yazayım ıskalamış olacağım. Burada buluştuysak, hiçbir şey yazmasam bile fazla kaçacak. Okumadan öncesi veya okuduktan sonrası yok bu kitabın. Alsem Roidi’nin kendisi için bile böyle bu durum. Ne bir eksik ne bir fazla. Yalnızca okunurken ve okundukça var. Herkesin yaşarken ve yaşadıkça başına geldiği gibi. Ağyarını mani, der eskiler. Ağyarını mani efradını cami, kendine bir yuva.”

    “Ben Aykut. Bu bir roman. Geçmişimi aydınlatmak için yapılan bir teşebbüs. Meselesi basit: Ben kimim? Cevabı da aşikâr: Ben bir roman karakteriyim. Bu da bir kurgu pek tabii. Yazarı da var. Bu cümleleri yazıyor. Adı Alsem. Bu bir numara değil. Sen ve ben eşit durumdayız. Ben kimim; ikimiz de bilmiyoruz. Bu bir arama çalışması. Hasbelkader var olmuş birine, roman içinde bir yaşam sunabilme çabası. Nehrin ana yataklarını bulup genişlemesini Allah’a bırakma. Yazar da ben de Allah’a inanıyoruz. Bu roman; Allah’ın kayrasıyla, kendine varma gayesiyle çıkılan bir yolculuktan ibaret. Roman bitince bir hayatım olacak. Sen de bunu bir kurgu numarası sanacaksın. Bre cahil, romanın canı yok mudur? Yazar, romanının bok gibi olacağından, sen zamanını boşa geçirmekten, ben ruhumun can bulamamasından korkmaz mıyız? Bu roman benim yuvam olacak Allah’ın izniyle. Vira Bismillah!” (Kitaptan alıntıdır.)

    Fotoğraf: Jake Mein

    0
    0
    1293
  • 12-07-2021

    Kadıköy’deki Hasanpaşa Gazhanesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan restorasyonla Müze Gazhane olarak İstanbullular için yeni bir sosyokültürel ve sanatsal merkezi hâline geldi.

    Kadıköy ilçesinde bulunan, 1892 yılında Anadolu Yakası’nın havagazı ihtiyacını karşılamak için hizmete giren ve bir süre sonra atıl şekilde bırakılan Hasanpaşa Gazhanesi, İBB tarafından yapılan restorasyonun tamamlanmasının ardından geçtiğimiz günlerde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla yapılan törenle açıldı. Tesiste iklim ve karikatür müzesi, çocuk bilim merkezi, sergi alanları, tiyatrolar, kütüphaneler, oyun ve etkinlik alanı ile diğer sosyal alanların yanı sıra iklim krizi temalı kalıcı sergi, atölye binası, restoran, kafe gibi yapılar bulunuyor.

    Müze Gazhane’nin açılışında konuşan Ekrem İmamoğlu tesisin kültüre, sanata, bilime ışık olacağını belirtti ve şunları söyledi: “130 yıllık endüstri mirasımızın bu güzel başlangıcını, Hasanpaşa Gazhanesi’ni bugün kültür sanat yaşamına katmanın keyfini ve gururunu yaşıyoruz. Yıllar boyu İstanbul’a enerji ve ışık veren gazhane, bundan sonra İstanbulluların kültürel ve sosyal hayatına ışık tutacak. Sosyal hayatın merkezi hâline geleceğine, Kadıköy’den İstanbul’a herkesin ilgisine mazhar olacağına şimdiden inancım çok yüksek.  Bu mücadeleye dünden bugüne emeği geçmiş, bu sürece katkı sunmuş herkese teşekkür ederim.”

    ​Müze Gazhane’nin 32.000 metrekarelik yerleşkesinde 6 sergi/müze salonu, 2 tiyatro/konser salonu (Şehir Tiyatroları), performans stüdyoları, kütüphane, kitapçı (İstanbul Kitapçısı), 3 yeme/içme alanı, atölyeler, ortak çalışma alanları ve kapalı otopark yer alıyor.

    0
    0
    7114
  • 12-07-2021

    Elgiz Müzesi’nin 2012 senesinden itibaren gerçekleştirdiği teras sergilerinin 13.’sü “Gelecek Zaman” başlığında 23 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    Elgiz Müzesi’nin 20. yılında gerçekleştirdiği “Gelecek Zaman” başlıklı açık hava heykel sergisinde, genç sanatçılar farklı anlatımlar ve farklı materyaller ile müzenin heykel sergileri için kullanıma açılan terasında bir araya geliyor. 113 sanatçının 144 yapıtla başvurduğu sergiye Nilüfer Ergin, Haşim Nur Gürel, Seyhun Topuz, Rahmi Aksungur ve Can Elgiz’den oluşan danışma kurulu tarafından 48 heykel seçildi.

    Nilüfer Ergin’in sergi metninde belirttiği gibi bu yılın kavramsal çerçevesi “Gelecek Zaman” bir anlamıyla Teras fikrinin içinde gizli olarak hep beklemişti. Sergide sanatçının yenilikçi ve dönüştürücü bakış açısının, özgür olma isteğinin, değiştirici gücünün yarına, geleceğe dair öngörüleri bir araya geliyor. Sanatçının, yaşamı dönüştürme, geçmişi ve şimdiyi eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirme çabası, sanatı hep devinim içinde tuttu. Sanatın izleyiciyle kurduğu ilişkiyi de derinden etkileyen bu durum, sanatın hayal kurduran ve geleceği tasavvur etmeye yönelten ekseni, insana düşünme dünyasının kapılarını aralıyor. Gelecek zamana umutla bakabilmemiz için sanatçıların dönüştürücü bakış açısına, hayal gücüne yeniden ihtiyacımız var. “Gelecek Zaman” sergisi de Teras’dan geleceğe bakıyor.

    ​“Gelecek Zaman” başlıklı sergiyi pandemi kurallarına uygun bir şekilde ve açık havada 23 Ekim’e kadar Elgiz Müzesi’nde görebilirsiniz. 

    0
    0
    4429
  • 12-07-2021

    Gölgede kalanlar, "öteki"ler hakkında araştırmayı ve yazmayı sürdüren Serdar Soydan’ın Kenan Çinili'nin evrak-ı metrukesini, sesini 1930'lardan bugüne taşıyarak ölümsüzleştirdiği çalışması Manşetlerden Gaipliğe: Bay-Bayan Kenan Çinili'nin Evrak-ı Metrukesi, Sel Yayıncılık tarafından yayımlandı.

    1935 yılının nisan ayında görülmeye başlanan "basit" bir tehdit davası davalının cinsiyet kimliği nedeniyle ulusal basının derhal dikkatini çeker ve giderek bir skandala dönüştürülür.

    ​Bugünün kavramlarıyla bir trans erkek ya da crossdresser olarak tanımlanabilecek davalı Kenan Çinili'ye basın "Erkek elbiseli kız", "Erkek-Kız", "Erkekleşen Kız", "Bayan-Bay" sıfatlarını yakıştırır, boy boy fotoğraflarını çekerek hatta şehir turu yaptırarak manşetlerden düşürmez. Kenan ise kendisi hakkında çizilmek istenen portreye giderek ayak uydurup "garip" bir kahramana, hatta polisiye bir hikâyenin gönüllü magazin figürüne dönüşür. Bu yoğun ilgi sonunda nihayet çalkantılı hayatı "Erkek Elbisesi Altında 26 Yıl" başlıklı yazı dizisiyle tefrika dahi edilen, kimlik inşası ve iddiası hiçe sayılsa da yaşamını dilediğince sürdürmekten geri durmayan, lakin tefrikanın sonlanmasının ardından gazetelerde bir daha izine rastlanmayan Kenan'ın anıları, basının sömürücü niteliğine dair bir ibret vesikası olarak da okunabilir.

    0
    0
    3288
  • 12-07-2021

    Cava Grande’nin 2021’in ocak ayında çıkan ikinci stüdyo albümü Hollow Shell’e eşlik eden yerli ve yabancı prodüktörlerin dahil olduğu remix albümü Hollow Shell Remixes yayımlandı.

    Portecho ve Mira gruplarından tanıdığımız Tan Tunçağ, 2017’de kurduğu Cava Grande projesiyle “Melankolik Electro / Indie Dance” olarak tanımladığı alanda müzik üretimlerini müzikseverlerle buluşturuyor. Albümde sanatçıya Alman prodüktör Toniia, Brezilyalı ikili RAMAH ve Moonphazes, Amerika’lı prodüktör Lebip, Mind Shifter, Akkor, Phallen, VIIA, Spacehole ve Aunt Zero eşlik ediyor.

    Albümde Grande’nin 2020 yılında yayımladığı “The Pond” ve “Unveiled” teklilerinin remixleri de bulunuyor. Ayrıca Athena’nın klavyecisi olarak tanınan Emre Ataker “Tyranny” parçasına yaptığı piyano aranjesiyle Hollow Shell Remixes albümünde yer alıyor.

    Cava Grande’nin Hollow Shell Remixes isimli albümünü buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1037
  • 12-07-2021

    Haziran ayında Binbirdirek Sarnıcı’nda gerçekleştirilen dijital sanat sergisi “DALINÇ” çevrim içi olarak sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo Dijital tarafından düzenlenen sergide Özgür Demirci, Hazal Döleneken, Lara Kamhi, A. Bill Miller, Mehmet Öğüt, Furkan Temir, Deniz B. Turan, coMekaniKdoll, Haydiroket ve Strange Quark UED eserleriyle yer alıyor. Küratörlüğünü Seyhan Musaoğlu’nun üstlendiği “DALINÇ”ta bu on sanatçının eserleri Binbirdirek Sarnıcı’nın büyüleyici atmosferinde sergilendi. Sergi şimdi üç ay boyunca çevrim içi olarak izleyiciyle buluşuyor.

    Ayrıca Binbirdirek Sarnıcı’nda gerçekleştirilen sergide tüketilen üç günlük elektrik tüketim miktarı olan 250 Kwh karşılığında İstanbul’da T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü’nün Geleceğe Nefes projesi kapsamında oluşturulan Mezo Dijital Hatıra Ormanı’na 500 fidan dikimi için bağış yapıldı.

    Mezo Dijital Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nabat Garakhanova şunları söylüyor: “Sanatın halk için olduğu ve dünyanın gittiği noktada dijital sanatların, sanatın geleceğini teşkil edeceği inancı ile yola çıktık ve ilk sergimizi tamamladık. Gördüğümüz ilgiden, ekibimle ortaya çıkarttığımız işin beğenilmesinden ve takdir edilmesinden dolayı çok mutluyuz ve yaptığımız işle gurur duyuyoruz. Sergimizi gezemeyenler için sergimiz http://digitalartfestistanbul.org/ adresinde 3 ay boyunca ziyarete açık olacak. Bir dahaki yıl için çalışmalarımıza ara vermeden başladık. 2022 yılında yine tarihi geçmişi ile sembol mekânlarda bu kez Türkiye’nin coğrafi yedi bölgesinde yapılacak, geniş bir katılımcı kitlesini hedefleyen, ustak-çırak, çocuk-yetişkin konseptini içerecek Dijital Sanat Festivalimizi gerçekleştireceğiz. Biz sanatın geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz, dijital sanatlar da bu noktada bizlere aracılık edecek. Ancak bunu yaparken de Mezo Dijital’in sürdürülebilir bir dünya misyonuyla dünyamızın kaynaklarını kullanırken, gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak için de elimizden geleni yapacağız. Bu kapsamda da serginin üç günlük elektrik - dünya kaynağı tüketimine karşılık  500 fidanı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Geleceğe Nefes projesine kapsamında oluşturulan Mezo Dijital Hatıra  Ormanı’na ekilmek üzere  bağışladık. Daha yaşanası bir dünyayı ancak biz dünyamıza sahip çıkarsak yaratabiliriz.”

    “DALINÇ” başlıklı dijital sanat sergisini buradan çevrim içi olarak gezebilirsiniz.

    0
    0
    1086
  • 12-07-2021

    Hikmet Hükümenoğlu'nun gerilim ile fanteziyi birleştirdiği, kurgusuyla dikkat çeken romanı 04:00, Can Yayınları’ndan çıktı.

    Geçmişindeki korkunç bir olay yüzünden hayattan kaçan Giray'la eski karısı -ve yeni cinayet masası baş komiseri Defne- kaybolan çocukların sırrını çözmek için yeniden bir araya gelir. Ancak Giray, gizli gücünü kullanmaya razı olacak mı? Ve tanımadığı insanlar için hayatını tehlikeye atmak onu kendi karanlığından çekip çıkarabilecek mi?

    "Ama bunlar sırf benim şeytanlarım değil, otobüste yanıma oturan adamın beynini kemiren dertler de bana bulaşıyor ya da marketteki kasiyer kız, çünkü gözlerindeki nefreti görüyorum, tuşlara basan parmaklarının nasıl öfkeyle kasıldığını görüyorum, onların şeytanları da bana da bulaşıyor ya da televizyonda tükürükler saçarak kavga eden o çok bilgili insanlar, onların öfkesi de, mutsuzluğu da, kini de, kederi de eninde sonunda beynimin kıvrımları arasına yerleşip kök salıyor..." Bizimkine benzeyen ama bazı açılardan da çok farklı bir İstanbul. Belki milyonlarca paralel evrenden birinde yer alan diğer İstanbul... Bu şehirde korku, öfke ve çaresizlik birikip patlama noktasına yaklaştıkça adeta şekil almış ve karanlık bir organizmaya dönüşmüş.

    ​Fotoğraf: ©Nazlı Erdemirel

    0
    0
    1202
  • 11-07-2021

    Türkiye’deki ve dünyadaki güncel sahne sanatları örneklerini izleyici ile Bergama’nın kendine has atmosferinde buluşturmayı hedefleyen Bergama Tiyatro Festivali, 26 - 29 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    Bu yıl ikincisi gerçekleşecek olan Bergama Tiyatro Festivali, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bergama Belediyesi ve Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (BERKSAV), Bergama Ticaret Odası (BERTO) ile Ne Yerde Ne Gökte Derneği’nin destekleriyle BERaBER ve 3dots tarafından düzenleniyor. Bergama ve çevresinden amatör - profesyonel ekiplere alan açan festivalde yer alacak yerli oyunlar belli olurken, kalan tüm detaylar ise önümüzdeki günlerde duyurulacak. İlki 2018 yılında gerçekleştirilen Bergama Tiyatro Festivali’nde katılımcılar Bergama’nın simgeleşmiş mekânlarında kültür, sanat, tarih ve güncel olayların performans sanatları aracılığıyla tartışmaya açıldığı bir atmosferi deneyimleme fırsatı yakalayacaklar.

    Ulusal ve uluslararası seçkisinin yanı sıra yerli oyun ve performansların bulunduğu festival programında ayrıca atölyeler ve açık oturumlar da yer alıyor. Festival programı amatör - profesyonel tiyatro üreticileri için sektörleşme süreçlerine katkı sağlayacak bir ortam hazırlanması, sosyal ve kültürel yaşama erişim hakkının herkese eşit sunulması, çocukların ve gençlerin katılımının arttırılması gibi meseleleri odağına alıyor.

    Festivalde DasDas’ın çok sevilen oyunu Vahşet Tanrısı, prömiyerini Bergama Tiyatro Festivali’nde yapacak olan Kumabaracı50 yapımı Demiryolu Hikayecileri ile yine prömiyerini festivalde yapacak olan Mekan Artı Berlin ortak prodüksiyonu Uzak gibi tiyatro oyunları izleyicilerle buluşacak. Direktörlüğünü Eren Arıkan’ın üstlendiği festivalde ayrıca farklı disiplinlerden konuklar da yer alacak. Hareket noktası olarak aldığı Büyük Bergama Sunağı’nı sesli mimari ve performanslar ile yeniden yorumlayan Cevdet Erek, bu yorumların ilki olan Bergama Stereo’yu 2019 yılında Ruhrtrienale kapsamında Bochum’da ve Berlin’de Hamburger Bahnhof Müzesi'nde sergilemişti. Sanatçı projenin devamının ilk adımlarını ise festivalde sergileyecek.

    26 - 29 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek Bergama Tiyatro Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1509
  • 11-07-2021

    Çağdaş Amerikan edebiyatının ödüllü yazarı Shelley Pearsall’ın özel bir çocuğun yolculuğunu, sıra dışı gözlem gücüne sahip bir başka çocuğun gözünden anlattığı, Xingye Jin’in resimlediği ve Azade Aslan’ın dilimize çevirdiği kitabı Ender Kuş, Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    Pearsall, bu romanıyla her yaştan okuru, yaşamı bambaşka görebilen çocukların dünyasına davet ediyor ve bakış açısının önemini çarpıcı bir hikâyeyle resmediyor. Sanattan spora, otizmden arkadaşlığa uzanan ve gerçek bir hikâyeden esinlenerek kaleme alınan roman, okuruna farklılıkların uyumunu ve değişimin gücünü duyumsatıyor.

    “April, ders aralarında küçük sınıfların gönüllü gözetmenliğini yapar. Herkesin tuhaf bulup dışladığı Joey'nin okul bahçesindeki sıradışı hareketleri dikkatini çeker. Kimseyle iletişim kurmayan Joey'yi izledikçe, onun rastgele daireler çizmediğini, aslında bambaşka bir bakış açısına sahip olduğunu keşfeder. Yeni arkadaşı Veena ile birlikte Joey'nin olağanüstü desenlerinin sırrını çözmeye çalışırlar. Onların sayesinde okulun ilgi odağı oluveren Joey içinse çok şey değişecektir...”

    0
    0
    915
DAHA FAZLA
Geldanlage