GÜNDEM
  • 01-12-2021

    Giulio Cavalli'nin kriz anlarında tanık olunan insanlık durumlarına tedirgin edici benzerlikleriyle insanı ve değerlerini sorgulatan romanı Dalgalar, Yelda Gürlek’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Sakin bir balıkçı kasabası olan DF'nin yazgısı, denizde bir ceset bulunmasıyla kâbusa evrilir. Cesetlerin sayısı kısa sürede on binleri geçince, kasaba halkı hükümetten destek ister. Sonuç alamadıklarında ise sorunu kendi yöntemleriyle çözmeye kalkarlar…

    Cesetler mi? O şeyler hakkında cevap verme yetkim yok. Benim için onlar artık ceset falan değiller: hoş kokulu uçucuları buharlaştıran mumlar, porselen buhurdanlıklarda kullanılan alüminyum kenarlı yuvarlak mumlar. Onlar artık bundan ibaret.

    0
    0
    1537
  • 30-11-2021

    Meşher ve MUBI, “Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı” sergisi kapsamında kadın yönetmenlerin filmlerinden oluşan özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturuyor.

    Meşher ve MUBI sergi kapsamında kadın yönetmenlerin filmlerinden oluşan özel bir seçki hazırladı. “Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı” sergisinin küratoryal bakış açısından hareketle seçilen 12 film, MUBI’de gösterime girecek. Bu iş birliğiyle farklı dönemlerde yaşamış ve farklı coğrafyalardan gelen sanatçı kadınlar ile kadın olmak konularına odaklı anlatılarla sinemadaki kadınlara dikkat çekmek ve bir “biz” oluşturmak amaçlanıyor. Seçki kapsamında A. Lily Amirpour, Haifaa Al-Mansour, Naziha Arebi, Kim Bora, Caroline Champetier, Barbara Hammer, Kim Cho-Hee, Joanna Hogg, Nadine Labaki, Azra Deniz Okyay, Agnès Varda ve Chloé Zhao’nun filmleri sinemaseverlerle buluşacak.

    Çiğdem Simavi hâmiliğinde ve ÜNLÜ & Co sponsorluğunda düzenlenen, Deniz Artun’un küratörlüğünde gerçekleşen “Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı” başlıklı sergide yaklaşık 1850 - 1950 arasında Türkiye’de yaşamış ve yaratmış sanatçı kadınların eserleri yer alıyor. 117 sanatçıdan 232 eserin bulunduğu sergi 27 Mart 2022 tarihine kadar Meşher’in üç katında izleyiciyle buluşuyor. İsmini Şükran Aziz’in bir eserinden alan sergi, çoğunluğu “ben”leşememiş ve dolayısıyla sanat tarihi tarafından kaydedilmemiş kadınları tek tek fark etmenin yanı sıra, kolektif bir “biz”in oluşabilme koşullarını da araştırıyor. Meşher bu sergiyle Türkiye’den çağdaş sanatçı kadınlara köklerini keşfetme fırsatı tanıyor. Küratör Deniz Artun, serginin her bir kadının hatta her bir eserin alternatif tarihler kurabileceği “biz”e bir çağrı olduğunu belirtiyor.

    Seçkideki filmleri 30 günlük MUBI deneme süresi ile 31 Mart 2022’ye kadar buradan “Ben-Sen-Onlar” kodu ile giriş yapılarak izleyebilirsiniz. “Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı” sergisini ise 27 Mart 2022 tarihine kadar İstiklal Caddesi’nde yer alan Meşher’de görebilirsiniz.

    Meşher x MUBI özel seçkisinde yer alan filmler:

    Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız - A. Lily Amirpour
    Mükemmel Ada- Haifaa Al-Mansour
    Freedom Fields - Naziha Arebi
    The Recorder Exam - Kim Bora
    Berthe Morisot  - Caroline Champetier
    Lover Other  - Barbara Hammer
    Lucky Chan-sil - Kim Cho-Hee
    Sergi - Joanna Hogg
    Caramel  - Nadine Labaki
    Hayaletler - Azra Deniz Okyay
    Cléo Beşten Yediye - Agnès Varda
    Ağabeylerimin Bana Öğrettiği Şarkılar - Chloé Zhao

    0
    0
    3690
  • 30-11-2021

    Bu yıl sekizinci edisyonu 11-13 Şubat 2022 tarihleri arasında gerçekleşecek Açık Stüdyo Günleri’ne hâlen başvurmamış sanatçılar, bağımsız sanat alanları ve sanatçı kolektifler 10 Aralık’a kadar başvurabilecek.

    Deniz Beşer tarafından koordine edilen Açık Stüdyo Günleri /// Open Studio Days kâr amacı gütmeyen ve sponsorsuz bir organizasyon. Açık Stüdyo Günleri'nde sanatçılar, ev ve atölyelerinde kendi eserlerini meraklı bir izleyici kitlesi ile paylaşma fırsatı buluyor. Ziyaretçiler ise ASG haritaları aracılığıyla bir atölyeden diğerine ulaşarak normalde ziyarete açık olmayan, sanatçıların çalışma ortamlarına misafir oluyor.

    Açık Stüdyo Günleri’ne Taksim, Cihangir, Galata, Karaköy, Tophane, Şişli, Kurtuluş, Teşvikiye, Adalar, Beşiktaş ve Kadıköy bölgelerinde ev, atölye ve alanları bulunan resim, heykel, fotoğraf, illüstrasyon, video ve performans gibi disiplinler üzerine çalışmalar gerçekleştiren tüm görsel sanatçı ve bağımsız sanat mekânları başvuru yapabilir.

    Başvuracaklar www.openstudiodays.com adresinde bulunan ASG başvuru formunu doldurduktan sonra 5 farklı eser-projesini, 3 adet atölye fotoğrafı ve kendi profil fotoğrafı ile birlikte 10 Aralık 2021 tarihine kadar openstudiodays@gmail.com'a göndermeli. Başvuru formu ve diğer detaylara ulaşmak için buraya tıklayınız. 

    0
    0
    2344
  • 30-11-2021

    Sinemaseverleri aynı çatı altında buluşturan MUBI, aralık ayı gösterim programını duyurdu. Fikret Reyhan’ın gösterildiği her festivalde büyük övgüyle karşılanan filmi Çatlak, aralık ayında MUBI’de izleyiciyle buluşacak. 40. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo ve FIPRESCI ödüllerini kazanan filmin kadın oyuncuları, 57. Antalya Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Portakal’la onurlandırıldı. Çatlak 25 Aralık tarihinden itibaren sadece MUBI’de yerini alacak.

    Aralık ayında MUBI’de gösterime girecek arasında; Gaspar Noé’nin Béatrice Dalle ve Charlotte Gainsbourg’u başrole taşıdığı yeni filmi Lux Æterna, Carlo Mirabella-Davis’in çıkış filmi Saplantı, Alman sinemasının önemli isimlerinden Christian Petzold’un modern bir peri masalı anlattığı filmi Undine, Andreas Fontana’nın çok ses getiren politik gerilimi Azor, 20 yaşındaki Suzanne Lindon’ın hem yazıp yönettiği hem de başrolünde yer aldığı bu büyüme öyküsü Paris’te Bahar, Halit Refiğ’in 1964 tarihli klasiği Gurbet Kuşları, İngiliz şair John Keats’in yaşamının son yıllarına odaklanan Parlak Yıldız filmi, büyük usta Ingmar Bergman’ın Sessizlik Üçlemesi’nin son filmi SessizlikTitane ile Altın Palmiye kazanan Julia Ducournau’nun kısası Junior, usta yönetmen Terrence Malick’in yıldızların ve gezegenlerin soyut birer tabloyu andırdığı kısa filmi Zamanın Yolculuğu: Yaşamın Seyri, Wim Wenders’in Havana’yı mesken tutan unutulmaz müzik belgeseli Buena Vista Social Club, Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın ana dilde eğitim konusunda geniş bir tartışma alanı açan belgeseli İki Dil Bir Bavul yer alıyor.

    Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’nin kapsamlı bir toplu gösterimi MUBI’de izleyiciyle buluşacak. Duygusal Buzlaşma Üçlemesi’nin ilk filmi Yedinci Kıta, ustanın tüm filmografisi boyunca deşeceği orta sınıf Avrupa ailesine dair zifiri karanlık bir portre sunuyor. Topluma yabancılaşmış bir başka karakterle bizi tanıştıran Benny’nin Videosu ise, her şeyin kayıt altında olduğu bir gözetim toplumunda video teknolojisinin varabileceği noktalara dair, izleyiciyi diken üstünde tutan bir rota çiziyor.

    Alice Rohrwacher’in arıcılık yapan babasından izler taşıyan filmi Mucizeler, büyülü gerçekçi bir estetikle, kadınlar arasında kurulan sıkı bağları ve çocukluğun harikalar dünyasını yansıtıyor. Rohrwacher’in sınıfsal hassasiyeti güçlü, masalsı bir diyar kurduğu Mutlu Lazzaro ise, eşitsizliklerle, adaletsizliklerle bezeli dünyamıza bakarken, yine kadim bağlara uzanıyor ve pastelsi bir dokunun içinden mucizeler çıkarıyor.

    1 Aralık - Kader (2006)
    2 Aralık - İspanyol Pansiyonu (L'auberge espagnole, 2002)
    3 Aralık - Azor (2021)
    4 Aralık - Lux Æterna (2019)
    5 Aralık - Barbara (2012)
    6 Aralık - Yedinci Kıta (Der siebente Kontinent, 1989)
    7 Aralık - Junior (2011)
    8 Aralık - Kıskanmak (2009)
    9 Aralık - Girdap (Maelström, 2000)
    10 Aralık - Gurbet Kuşları (1964)
    11 Aralık - Undine (2020)
    12 Aralık - Parlak Yıldız (Bright Star, 2009)
    13 Aralık - Bab'aziz (2005)
    14 Aralık - Senin Adın (Kimi no na wa, 2016)
    15 Aralık - Yeraltı (2012)
    16 Aralık - Sessizlik (Tystnaden, 1963)
    17 Aralık - Zamanın Yolculuğu: Yaşamın Seyri (Voyage of Time, 2016)
    18 Aralık - Paris'te Bahar (Seize printemps, 2020)
    19 Aralık - İki Dil Bir Bavul (2008)
    20 Aralık - Benny'nin Videosu (Benny's Video, 1992)
    21 Aralık - Mucizeler (Le meraviglie, 2014)
    22 Aralık - Bulantı (2015)
    23 Aralık - Beş Kere İki (5x2, 2004)
    24 Aralık - Saplantı (Swallow, 2019)
    25 Aralık - Çatlak (2020)
    26 Aralık - Seremoni (La cérémonie, 1995)
    27 Aralık - Mutlu Lazzaro (Lazzaro felice, 2018)
    28 Aralık - Söz (La promesse, 1996)
    29 Aralık - Kor (2016)
    30 Aralık - Bebekler (2002)
    ​31 Aralık - Buena Vista Social Club (1999)

    0
    0
    6573
  • 30-11-2021

    Anna Laudel, sanatçı Emin Mete Erdoğan’ın “Milattan Sonra 4 Milyar” başlıklı kişisel sergisini 9 Aralık - 3 Şubat tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

    İsmiyle geçmişten bahsedildiği hissi uyandıran sergide Emin Mete Erdoğan, günümüze odaklanarak bulunduğu dönemi anlatıyor. Eserlerinde sonsuzluk ve bir bütünlük hissi yaratan sanatçı, insanların kendi geçmiş algılarına göre günümüzü tanımladığına vurgu yapıyor ve tarihin bir kişinin miladını nerden başlattığına göre değişeceğini düşündürüyor. Sanatçı kendine sorduğu “kişisel miladımı nereden başlatmalıyım?” sorusuyla serginin odak noktasını oluşturuyor. Sanatçı izleyiciyi kendi miladını bulmak için çıktığı evrim teorisinin başlangıcından insan hakları beyannamesine; felsefenin ilk ortaya çıkışından kuantum fiziğinin temellerine ve dinozorların yok oluşundan insanların alet kullanmaya başlamasına kadar uzanan zaman yolculuğuna davet ediyor.

    Yolculuğunun son noktasında günümüzden yaklaşık olarak 4 milyar yıl önceye, cansızdan canlılığın ilk oluştuğu ana kadar geri giden Erdoğan, bu noktayı miladı olarak kabul ederek günümüzü, kendisini ve çevresini bu düşünce etrafında yeniden oluşturuyor. Sanatçının eserleri insan, doğa ve canlılık gibi kavramları 4 milyar yıl öncesine göre yeniden tanımlıyor. Sergide heykel, resim ve rölyef işleri dahil olmak üzere farklı tekniklerde üretilmiş bir seçki izleyiciyle buluşuyor.

    ​Emin Mete Erdoğan’ın “Milattan Sonra 4 Milyar” başlıklı sergisini 9 Aralık - 3 Şubat tarihleri arasında Anna Laudel’in Kazancı Yokuşu, 45 adresinde yer alan yeni galeri mekânında ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1- Emin Mete Erdoğan, Milattan Sonra 4 Milyar II, Detay Mermer tozu döküm üzeri akrilik boya rölyef, 100 cm, 2021
    2- Emin Mete Erdoğan, Milattan Sonra 4 Milyar I, Mermer tozu döküm üzeri 2k akrilik boya, 75 cm, 2021
    ​3- Emin Mete Erdoğan,  Milattan Sonra 4 Milyar II, Mermer tozu döküm üzeri 2k akrilik boya, 125 cm, 2021

    0
    0
    4443
  • 30-11-2021

    Masal anlatıcısı Judith Malika Liberman’ın çocukları pandemide yaşamın solan renklerini yeniden keşfetmeye çağırdığı yeni masalı Yolaçık, Zeynep Özatalay’ın resimleriyle Redhouse Kidz (SEV Yayıncılık) tarafından yayımlandı.

    “Şarkılı Masallar” serisinde geleneksel masalları yeniden yorumlayan Liberman, Yolaçık kitabıyla, pandemi nedeniyle bambaşka bir dünya ile karşı karşıya kalan çocuk okurlarına yaşamın güzelliklerini hatırlatmak istiyor. Liberman, uzun süre evde kalan ve hayatı bir ekranın ardından seyreden çocuklara hayata yeniden karışmaları için cesaret veriyor ve “Keşfetmekten korkma, Yolaçık!” diyor. Kitabın arka kapağındaki karekodu telefon ya da tablete okutarak, serinin diğer iki kitabı Önce Hayal ve Taş Çorbası’nda olduğu gibi Yolaçık’ı da Liberman’ın anlatımı ve şarkıları ile dinleyebilir, böylece masal anlatımı konusunda rehberliğinden ilham alabilirsiniz. Kitabın sonunda yer alan etkinlik sayfasında ise taşları boyayarak, renkleri karıştırarak çölün sarısının, göğün mavisinin, çiçeğin kırmızısının büyüsünü keşfedebilirsiniz.

    Kahverengi ve grilerin arasında yaşayan çakıltaşı, dünyanın renklerini merak eder. Zaman zaman yanına gelen kuşlar ona maviyi, sarıyı, kırmızıyı, yeşili anlatırlar. Derken bir gün, bir devenin toynağına takılan çakıltaşı, renkli bir yolculuğa çıkar. Yol açıktır, yola çıkar. Hayalini kurduğu tüm renkleri keşfedecektir.

    “Bir çakıltaşı kahverengi dünyasından çıktı yola,
    sarıyı, kırmızıyı, maviyi bulmaya.
    Devenin toynağında, balığın karnında, hırsızın
    yeleğinde, yol onu nereye götürürse...
    Oh! Takatuka takatuka, neredeyim?
    Takatuka takatuka, görelim!
    Keşfetti dünyanın renklerini, acaba nerede?..”

    0
    0
    2109
  • 29-11-2021

    Ayhan Sicimoğlu, 3 Aralık Cuma akşamı hem damağa hem de kulağa hitap eden benzersiz bir gastronomi ve müzik gecesinde 42 Maslak’taki SAHNE 42’de sevenleriyle buluşacak.

    Konserden önce dinleyiciler 42 Maslak’ta yer alan Türk Lezzet Müzesi’nde sınırsız tadım menüsünden diledikleri lezzeti tadabilecekler. Türk Lezzet Müzesi, 20 farklı lokantasıyla etli ekmekten cağ kebabına, Malatya içli köftesinden Hünkar’ın zeytinyağlılarına 81 ilin eşsiz lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturacak.

    Çok yönlü sanatçı Ayhan Sicimoğlu’nun müziğine kattığı özgün yorumuyla dinleyicilerine keyifli saatler yaşatacağı gecenin biletlerine Biletix ve Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.

    Program:

    17.00-20.30
    Türk Lezzet Müzesi’nde Sınırsız Tadım Menüsü

    21:00-22.30
    SAHNE 42’de Konser

    Bilet Fiyatları: 
    Birinci Kategori:
    2 Kişilik Bistro :Türk Lezzet Müzesi Sınırsız Yemek + Konser salonu içerisinde 2 Kişilik Bistro (Birer İçecek İkram Dahildir) 1.500 TL

    İkinci Kategori:
    4 Kişilik Bistro :Türk Lezzet Müzesi Sınırsız Yemek +  Konser salonu içerisinde 4 Kişilik Bistro (Birer İçecek İkram Dahildir) 2.400 TL

    Üçüncü Kategori:
    Ayakta: Türk Lezzet Müzesi Sınırsız Yemek + Ayakta Konser : 375 TL

    Adres -  Adres: Ahi Evran Caddesi, No:6 Maslak, Sarıyer / 42 Maslak

    Türk Lezzet Müzesi / Kat:4  SAHNE 42/ Kat 3 

    0
    0
    2925
  • 29-11-2021

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi ortaklığında ve Avrupa Birliği’nin mali desteğiyle hazırlanan “Karanlığı Aydınlat” başlıklı ışık enstalasyon sergisi 10 Aralık tarihine kadar Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda sanatseverlerle buluşacak.

    Kadınlara yönelik şiddete dikkat çeken “Karanlığı Aydınlat” sergisi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, UN Women Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Alia El-Yassir, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı ve Elçi Müsteşar Eleftheria Pertzinidou, İsveç Başkonsolosu Peter Ericson ve UN Women Türkiye Ülke Direktörü Asya Varbanova’nın katılımıyla 27 Kasım’da Yoğurtçu Parkında açıldı. Sergi, ışık, tasarım ve sanatı yaratıcı bir şekilde kullanarak kadınların ve kız çocuklarının maruz bırakıldığı şiddetin farklı biçimlerine dikkat çekiyor, sanatı ve aktivizmi kamusal alana taşıyarak kadınlara yönelik şiddetin sonlanması için kamuoyunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

    Sergi ilk kez 2019 yılında Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Seğmenler Parkında, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi ve İsveç Büyükelçiliği ortaklığında gerçekleştirildi. “Türkiye’de Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Gelişmesi İçin Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Çok Paydaşlı Ortaklıkların Güçlenmesi” projesi kapsamında gerçekleştirilen serginin küratörlüğünü Fırat Engin ve Ekin Kılıç Ezer’in üstleniyor. 12 sanatçının eserinin oluşan sergi, aynı zamanda kadınlara yönelik şiddetin önlenmesinde sivil toplumun önemini vurguluyor.

    Sergi kapsamında 4 Aralık’a kadar Şişhane Metro durağında ses ve ışığı bir araya getiren interaktif bir “mapping” eseri de izleyiciyle buluşuyor. Ecem Dilan Köse ait olan eser kadınlara yönelik şiddete son vermek amacıyla herkesi mesajlarını bırakmak üzere mikrofona davet ediyor.

    25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Gününden başlayarak 10 Aralık İnsan Hakları Gününe kadar süren “16 Günlük Aktivizm - Kadınlara Yönelik Şiddete Son Kampanyası”, her sene Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri öncülüğünde küresel olarak gerçekleştiriliyor. Proje kadınlar ve kız çocuklarına yönelik şiddetin önlenmesi ve ortadan kaldırılması için farkındalık ve hak savunuculuğu çalışmalarını kapsıyor. Türkiye’de kampanyanın öncülüğünü yapan BM Kadın Birimi Türkiye Ofisi, 2018 yılından bu yana ateş böcekleri ile kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddete dikkat çekiyor. BM Kadın Birimi (UN Women) “Türkiye’de Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Gelişmesi için Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Çok Ortaklı İş Birliklerinin Güçlenmesi” projesini, Avrupa Birliği’nin mali desteğiyle Mart 2024’e kadar sürdürecek. Avrupa Birliği’nin “Sivil Toplum ve Medya Programı” kapsamında desteklediği proje, başta kadın haklarıyla ilgili çalışan sivil toplum kuruluşları (STK) ve diğer ilgili STK’ların kapasitelerini ve ortaklıklarını geliştirmelerine destek olacak.

    ​“Karanlığı Aydınlat” başlıklı ışık enstalasyon sergisi 10 Aralık tarihine kadar Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda görülebilir.

    0
    0
    4128
  • 29-11-2021

    Akademisyen, müzisyen ve yazar Aydın Büke ile arp sanatçısı ve besteci İpek Mine Sonakın’ın birlikte hazırladıkları, Barok müziği okumak, anlamak, görmek ve dinlemek isteyenler için başvuru kitabı niteliği taşıyan Müziği Yaratanlar-Barok Dönem, yenilenen baskısıyla Epsilon Yayınevi tarafından yeniden yayımlandı.

    Müziği Yaratanlar, bugüne dek yazılmış en kapsamlı barok müzik incelemelerinden biri olarak okura sunuluyor. Kitapta, Avrupa’nın farklı bölgelerindeki bestecilerin yaşam öyküleriyle birlikte bu bestecilerin önemli yapıtlarının nota örnekleri ve grafiklerle incelenmesi, okuyucu için müziği görünür ve anlaşılır kılıyor. Kitabın her bölümü için hazırlanmış ve kitap içine yerleştirilmiş QR kodları ile hemen ulaşılabilen çalma listeleri ise, incelenen yapıtların tümünü dinlemeye olanak sağlıyor.

    “1500’lü yılların sonlarında, ileride barok olarak adlandırılacak dönemin başlangıcında, birbiriyle çatışmakta olan iki kurum, sanatı ve sanatçıları yeni yapıtlar üretme konusunda yüreklendiriyordu. Bunlardan biri, Protestan başkaldırının ardından eski gücünü toplamak için sanatın kitleleri etkileme gücünden yararlanmak isteyen Katolik Kilisesi diğeri ise kiliseye karşı kendi gücünü göstermek isteyen soylu kesim ve krallardı. Her iki kurum da mimariyi, güzel sanatları ve müziği en iyi biçimde kullanabilmek için âdeta yarışa girmişti. Krallar ve soylular, iktidarlarının sarsılmaz gücünü göstermek için mimarlardan görkemli yapılar inşa etmelerini istiyorlardı. Uçsuz bucaksız parklar içinde geniş ve büyük pencereli, ışığı olabildiğince içeri yansıtan saraylar yapılıyor, ardından bu yapıların duvarları tablolar ve aynalarla süsleniyordu. Sarayların çevresindeki kentler de yeniden yapılanıyor, geniş meydanlar, süslü merdivenler yardımıyla insanların yaşadıkları ortamın bir tiyatro sahnesine dönüştürülmesi için çaba harcanıyordu sanki. Aslında hepsinin arkasında belki de yaşamı bir tiyatro oyunu, dünyayı da bir sahne gibi görmek vardı. Sahne, oyun için dekorlarla süslenmeliydi. Tıpkı aynı dönemde yaşayan Shakespeare’in pek çok oyununda vurguladığı gibi “tüm dünya bir sahne” idi…”

    Eser: Johannes Vermeer - Lady at the Virginal with a Gentleman, 'The Music Lesson'

    0
    0
    1892
  • 29-11-2021

    Geçtiğimiz yıl altıncı albümü Ecstasy in the Shadow of Ecstasy’yi yayımlayan Michelle Gurevich, aralık ayında üç farklı şehirde gerçekleştireceği mini bir turne için Türkiye’ye geliyor. Gurevich, Epifoni organizasyonu ile 9 Aralık gecesi Ankara Milyon Performance Hall’da, 10 Aralık’ta İzmir Hang Out'ta ve 11 Aralık’ta ise İstanbul Dorock XL Venue’de dinleyiciyle buluşacak.

    Michelle Gurevich, “Chinawoman” adıyla başladığı kariyerine 2016 yılından beri kendi ismi ile devam ediyor. Sanatçı, Nico ve Leonard Cohen gibi isimlerle karşılaştırılan müziği ve Alla Pugacheva gibi Sovyet dönemi yıldızlarını andıran sesi ile dikkat çekiyor. Doğu Avrupa diasporası ve Berlin Queer sahnesini içeren bir niş oluşturan Gurevich, Charles Aznavour, Zeki Müren, Lucio Dalla’nın melodramatik eserlerini sevenleri dinleyicisi yapmayı başardı. Konserlerinde kalabalık bir müzisyen ekibiyle çalışan sanatçı, albümlerini ise aynı alternatif, yalın prodüksiyon tekniğiyle kaydediyor. Michelle Gurevich’in aralık ayında Türkiye’de vereceği konserlerin biletlerine passo.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    4645
DAHA FAZLA
Geldanlage