
Camillo Bortolato’nun üç kedi yavrusunun hikâyesi üzerinden hayvanların ve insanların dostluğunu vurguladığı kitabı Üç Kedi, Üç Hikâye, Timaş Çocuk’tan çıktı.
6 yaş ve üzeri okurlara hayvan sevgisi ve hayvanlara karşı sorumluluk bilinci aşılamayı, çocukların empati yeteneklerinin güçlenmesine yardımcı olmayı amaçlıyor bu kitap. Kedi Luna’nın üç tatlı yavrusu olur. Ancak yavruların sahiplendirilmesi gerekir. Uzun arayışlar sonucunda üç kedinin de çok özel birer evi olur. Kedilerin hayatları tamamen değişmiştir. Ancak hayatları değişen sadece kediler değildir. Yeni insan dostlarının da hayatları sonsuza kadar değişir.
“Bir kutudan çıkan ve mahallenin yıldızı hâline gelen bu kediciği herkes çok seviyordu.”
GalataPerform’un kasım programı kapsamında Fairfly, Medea’ya Göre Ahlak ve Kalanlar oyunları çeşitli sahnelerde tiyatroseverlerle buluşacak.
Mark Levitas’ın yönettiği Atakan Akarsu, Begüm Akkaya, Tuğçe Altuğ ve Barış Gönenen’in rol aldığı Fairfly, 28 Kasım’da 1948 Atlas Sahnesi’nde gala yapacak. Yeşim Özsoy’un yönettiği Şenay Gürler ve Özgün Çoban’ın rol aldığı Medea’ya Göre Ahlak, 16 Kasım Perşembe 21.00’da DasDas Açık Sahne’de izleyicilerle buluşacak. Yeşim Özsoy’un reji koltuğunda oturduğu Nilay Erdönmez, Elif Ongan Tekçe, Enginay Gültekin, Kübra Balcan ve Suna Keskin’in rol aldığı Kalanlar ise 20 Kasım Pazartesi 21.00’da DasDas Açık Sahne’de olacak.
Katalan oyun yazarı Joan Yago’nun ekibi La Calòrica ile kaleme aldığı Mark Levitas’ın yönettiği ve Atakan Akarsu, Begüm Akkaya, Tuğçe Altuğ ve Barış Gönenen’in rol aldığı Fairfly, kendi şirketini kurmaya götüren motivasyonları sorguluyor ve bir iş projesinin ilk hayaliyle gerçeklik arasındaki boşluğu bolca mizahla ortaya koyuyor. Yago’nun neoliberal söylem, başarı ve çok para kazanma takıntısı hakkında dramla komediyi harmanladığı oyununun okuma tiyatrosu ve söyleşisi Yeni Metin Festivali 10 kapsamında Cervantes Enstitüsü’nün desteğiyle gerçekleşti.
Oyunlarında savaş, göç, ırkçılık, şiddet, dil, tutku ve miras üzerine odaklanan İran asıllı yazar Athena Farrokhzad’ın kaleme aldığı Medea’ya Göre Ahlak, Euripides’in Medea tragedyasından hareket ederek kadın ve ahlak konularını tartışmaya açıyor. Yeşim Özsoy’un yönettiği Medea’ya Göre Ahlak’ın oyuncu kadrosunda Şenay Gürler ve Özgün Çoban yer alıyor. Yazarın “Bir kadın, bir anne ve bir mülteci olarak Medea’yı anlamaya çalıştım” dediği Medea’ya Göre Ahlak’ta insanlığın en eski tartışma alanlarından biri olan ahlak, bir karakter olarak izleyiciyle buluşuyor.
Itır Karabulut’un kaleme aldığı Yeşim Özsoy’un rejisiyle sahneye taşınan Kalanlar, Şükran Hanımdan kalanları toplamak için onun evinde buluşan beş kadının eşyalarla ve birbiriyle olan ilişkilerini trajikomik bir şekilde anlatıyor. 2019 yılında GalataPerform’un düzenlediği Yeni Metin Festivali 8’de “Senenin Oyunu” ödülünü kazanan oyunda Nilay Erdönmez, Elif Ongan Tekçe, Enginay Gültekin, Kübra Balcan rol alıyor. Oyunda usta oyuncu Suna Keskin de ekran oyuncusu olarak yer alıyor.
Fairfly, Medea’ya Göre Ahlak ve Kalanlar oyunlarının biletleri Mobilet üzerinden satın alabilirsiniz.
Maury Vaughan ve Melike Taşcıoğlu Vaughan’ın “Elinin Emeği, Gözünün Nuru” sergisi, 19 Kasım 2023-21 Nisan 2024 tarihleri arasında Eldem Sanat Alanı Dalyancı Konağı’nda sanatseverlerle buluşuyor.
Bir sanatçı kitabı olarak tasarlanan “Elinin Emeği, Gözünün Nuru”, Eldem Sanat Alanı Dalyancı Konağı’nın ortamında bir sergi olarak yeniden şekillendi. İnşaat molozları bölgesinden başlayıp buluntu nesnelerin keşfiyle devam eden sergi, ister sözcükler aracılığıyla olsun ister sessiz, o nesnelerin bizimle nasıl konuşabileceklerine dair bir yolculuğa çıkarıyor. SAHA Sürdürülebilirlik Fonu desteği ile yayımlanan kitap, sergi açılışı ile birlikte ilk kez ziyaretçilerle buluşacak.
“Şehrin güneyinde, Tepebaşı ile Odunpazarı sınır hattına yakın bir tepe üzerinde bulunan doğal çevre, yıkım ekiplerinin ihmalkâr bir şekilde terk ettiği inşaat molozları ile tahrip edilmiş durumda. Bu bölgede ikâmet eden ve günlük yürüyüşleri sırasında burayı keşfeden Melike ve Maury çifti, ağır tuğla ve beton enkazları arasında eski fotoğraf ve mektupların yanı sıra el yapımı antika kumaş ürünlerinden oluşan bir koleksiyon bulurlar. Büyük bir merakla kurtarabildikleri her şeyi toplarlar.
Bu toprakların tarihi, asker ve derviş gibi temsil edilen soylu ve kahraman erkeklerin imgeleri ile dolu. Son birkaç on yıldır, birçok kişi tarihi anlatılarda kadınlara daha fazla yer açmak için çaba sarf etmekte. Kadınların katkıları genellikle ev ve aile gibi özel alanlara indirgendiğinden, onların hikâyelerini ortaya çıkarmak için (bazen kelimenin tam anlamıyla) biraz kazı yapmak gerekiyor. Sabırlı ve metodolojik bir uygulama alanına sahip olan arkeolojinin aksine Melike ve Maury parçalı bir anlatı kullanarak, gizemli bir kadının hayatını sanat, zanaat, biyografi ve toplumsal yorum aracılığıyla canlandırmaya çalışıyorlar.”
Adres: Akcami Mh. Mumcu Sk. No:3 Odunpazarı/Eskişehir
Günışığı Kitaplığı tarafından 14 yıldır düzenlenen, Türkiye'nin genç öykü hafızası hâline gelen Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın 2024 yılı başvuruları başladı.
Türkiye'nin dört bir yanından 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin başvuruda bulunduğu yarışmanın bu yılki teması “Macera” olarak belirlendi. Bu yıl seçici kurulda Doğu Yücel, İrem Uşar, Mehmet Erkurt, Sevin Okyay ve Dr. Müren Beykan yer alıyor.
Usta öykücü Zeynep Cemali’nin anısını yaşatmak amacıyla her yıl kitaplarından seçilen bir cümlenin kılavuzluk ettiği farklı bir temayı işliyor. 2024 öykülerinin kılavuz cümlesi, Zeynep Cemali'nin Çılgın Babam kitabından: “Önümde uzun bir yol vardı.”
Son başvuru tarihi 29 Mayıs 2024 olan yarışmanın ödül töreni 2024 sonbaharında, 17. Eğitimde Edebiyat Semineri'nde düzenlenecek. Ödüle değer görülen ve dikkati çeken öyküler, Zeynep Cemali Öykü Yarışması Ödüllü Öyküler Kitapçığı 2024'te yayımlanacak.
2024 Katılım Koşulları, ayrıntılı bilgi ve yarışma broşüre buradan ulaşabilirsiniz.
Belçikalı indie rock grubu Balthazar’ın solisti Maarten Devoldere’nin solo projesi Warhaus, yeni teklisi “Popcorn”u Türkiye’de GRGDN Müzik temsilciliğindeki Play It Again Sam etiketiyle yayımladı.
Üçüncü albümü Ha Ha Heartbreak’ten bir yıl sonra yeni teklisiyle geri dönüş yapan Warhaus’a “Popcorn”da ilk iki albümü We Fucked A Flame Into Being (2016) ve Warhaus’ta (2017) da birlikte çalıştığı Belçikalı sanatçı Sylvie Kreusch eşlik ediyor. Şarkı, Warhaus’un Avrupa genelinde 50’den fazla konser verdiği yoğun bir turne dönemini takip ediyor.
Warhaus yeni teklisi “Popcorn” hakkında şunları söyledi: “Muhteşem Sylvie Kreusch’un bir kez daha bana katılmak istemesi beni çok heyecanlandırdı. ‘Patlamış mısır yapıyorsanız kapağını kapatın’ sözleri, parçaların sanatçı tarafından herhangi bir açıklamaya ihtiyacı olmadığını söyleme şeklim. Sadece zevkinize göre tuz veya şeker ekleyin ve keyfini çıkarın! Sevgiler, Warhaus.”
Warhaus’un yeni teklisi “Popcorn”u buradan dinleyebilir, klibini ise buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=3NNLYiw0YxM
Halil Altındere’nin son üç yılda ürettiği heykel, video, tuval ve halılarından oluşan “A Brief History of My Last Three Years” başlıklı kişisel sergisi 23 Kasım’dan itibaren Pilot Galeri’de sanatseverlerle buluşacak.
“A Brief History of My Last Three Years” sergisinde Halil Altındere’nin popüler kültür, gelenek, gelecek, sınır ötesi siyasetin meşruiyeti, savaşların, sanatın ve paranın insansızlaştırılması, sanatın da içinde olduğu yapıların iktidar çözümlemelerine odaklandığı yirmiden fazla eseri izleyici karşısına çıkıyor. Altındere, son üç yıla odaklanan sergisinde, siyaset, teknoloji, militarizm, kripto sanat, kültür-sanat kurumları, kamusal-özel alan kavramlarını sorguladığı 3 ana aks üzerinde şekillenen bir dizi eser üretiyor.
Yaşamı ile sanatı arasında neredeyse filtresiz bağlar kuran sanatçının üretimlerinde, dünyayı sarsan pandemi kadar, bireysel yaşamındaki yeni “baba” rolü de eserleri üzerinden okunabiliyor. Pandemi etkisindeki üretimleri, “mekân” ve “sanatın dolaşımı” üzerinden hayatı/sanatı yeniden düşünmeye ve yeni yollar (kısa videolar, bronz heykeller, halılar vb.) aramaya kapı açarken, “baba” rolü, Star Wars kahramanlarının, kaykayların ve bilumum hayvanların sanatına sızdığı yeni bir döneme işaret ediyor. Sanatçının son yıllardaki geleneksel sanatlara özellikle “minyatür” sanatına ilgisi, yapay zekâ teknolojisini kişisel asistan olarak kabul edip işlerinin üretim sürecinde aktif rol vermesiyle sonuçlanırken, bir dakikalık videoları, online platformların “stream”lerine sızıyor, sanatın deneyim alanlarını çeşitlendiriyor. Sanatçı, savunma/saldırı araçlarına ve bu araçların görev tanımlarının ötesinde taşıdıkları anlamlara ilgisini bir dizi eserde gözler önüne seriyor.
Halil Altındere’nin “A Brief History of My Last Three Years” sergisini 23 Kasım 2023-13 Ocak 2024 tarihleri arasında Pilot Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Halil Altındere, Siha Hali 1, 2023 190x280cm
2. Halil Altındere, Star Wars Royal Hunt, 2023 Murakka
3. Halil Altındere, İstanbul, 2023 video
4. Halil Altındere, Troy Wars, 2023 video
Tiyatro Mitos’un yapımını üstlendiği ve Merve Polat’ın tek kişilik performansıyla sahnelenen Yan Rol oyunu, 18 Kasım’da İBB İdris Güllüce Kültür Merkezi’nde, 22 Kasım’da İstanbul Şişli Tiyatrosu’nda, 25 Kasım’da House Of Performance İstanbul Alt Sahne’de ve 20 Aralık’ta Ankara Sanat Tiyatrosu Bilkent Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.
Şenol Önder’in yönetmenliğini üstlendiği, Deniz Madanoğlu’nun kaleme aldığı Yan Rol, bir kadının yaptığı meslekle, en yakın arkadaşlarıyla ve ailesiyle yüzleşme hikâyesini anlatıyor. Eylül ve ekim ayında İstanbul’un yanı sıra Anadolu’nun birçok yerinde turne yapan “Yan Rol” oyunu, 2023 Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde “Tek Kişilik Prodüksiyon” ödülüne layık görüldü. Ayrıca bu oyun ile Merve Polat, 2022-2023 Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın Kadın Komedi Oyuncusu” ödülünü kazandı. Yan Rol oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
“Her zaman arkadaş kontenjanında görülen, kendi hayatında bile esas kızın arkadaşı olarak konumlanan bir kadın oyuncu karşımıza gelir ve hikâyesini bizimle paylaşmaya başlar.
Alamadığı roller, en yakın arkadaşıyla, babasıyla, annesiyle olan ilişkisi ve toplum baskısı artık susamayacağı kadar ağır gelmeye başlar. Kendi hayatında başrol hissedememesi üzerinden çıktığı bu sorgulamada, hayatın içindeki iktidar ilişkilerine de göz atmayı unutmayacaktır. ‘O kendi hikâyesinin kahramanı ve ben bu sefer onun hikâyesindeki yan rol olmayacağım’”
#BuFestivalBizim çağrısıyla bu sene İstanbul’un farklı noktalarına yayılan Beats By Girlz Türkiye Festivali, ikinci senesinde 20.000 ziyaretçi ağırladı.
İkinci senesinde bir şehir festivali olarak kurgulanan Beats By Girlz Türkiye Festivali kapsamında bu sene 15 konser, 9 konuşma, 5 atölye ve 2 stand-up gösterisinin yanı sıra çevrim içi atölye ve etkinlikler de gerçekleştirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İBB Kültür ve Kültür AŞ’nin katkılarıyla düzenlenen festival, Yedikule Gazhane, İTÜ MİAM, İstanbul Kitapçısı Kadıköy Şubesi, Metrohan, Cemal Reşit Rey Konser Salonu ve Müze Gazhane’nin de yer aldığı mekânlarıyla 1-10 Kasım tarihleri arasında katılımcılarla buluştu. Festivalde farklı disiplinlerden 110’a yakın ismin yer aldığı konser, atölye ve konuşmalarla çevrim içi ve çevrim dışı olarak katılımcıların kalıpsız, kuralsız ve önyargısız bir şekilde birlikte deneyimlerini paylaştığı, birlikte öğrenip yine birlikte eğlendiği bir ortam yaratıldı.
Festivalin ikinci senesinde ana destekçiler arasında Nescafé, RedBull, Vitruta, Mey Diageo ve Yves Rocher yer alırken festivalin sahne sponsorluğunu Zuhal Müzik üstlendi. Uluslararası destekçiler arasında British Council’ın bulunduğu festivalin medya destekçileri ise Açık Radyo, Aposto, Argonotlar, Artful Living, calling, Dadanizm, dergy, Salçalı Gündem, Socrates Dergi, T24, Üretim Kaydı ve 20’lik oldu.
Kendi müziğinin peşindeki, kendi hikâyesini anlatmak isteyen genç kadınları destekleyen bir müzik ve teknoloji girişimi olan Beats By Girlz hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul Modern Sinema, dünyanın en eski festivallerinden biri olan Locarno Film Festivali’nde bu yıl ödül kazanan 10 filmden oluşan bir seçkiyi, Türk Tuborg’un katkılarıyla 23 Kasım-3 Aralık tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşturacak.
Endüstri baskılarına rağmen sinemada yenilikçiliği öne çıkaran film seçkisi, tarzı ve etkinlikleriyle dünyanın en eski film festivallerinden biri olan Locarno Film Festivali’nde izleyiciyle buluşan filmler, Türkiye’de ilk kez İstanbul Modern Sinema’da izleyici karşısına çıkacak. Geçtiğimiz yaz 76. yaşını kutlayan Locarno Film Festivali’nden ödüllerle dönen filmlerden oluşan seçkide yer alan ve her biri Türkiye prömiyerini yapacak olan filmler arasında, bu yılki Altın Leopar’ın sahibi ve yurt dışına çıkma yasağı olan İranlı yönetmen Ali Ahmadzade’nin Kritik Bölge’si, “En İyi Avrupa Filmi” seçilen Fransız sinemasının sıra dışı yönetmeni Quentin Dupieux’nün son filmi Yannick ve festivalde “En İyi Yönetmen” ödülünü kazanan Ukraynalı yönetmen Maryna Vroda imzalı Bozkır da bulunuyor. Seçkide ayrıca 1950’ler Belgrad’ında tıp ve nükleer bilimler arasındaki tarihi bir kesişimi anlatan Formülün Bekçileri filmi de yer alıyor. Filmin yönetmeni ve aynı zamanda Sırp sinemasının ünlü oyuncularından Dragan Bjelogrlić, program kapsamında İstanbul Modern’e konuk olacak.
İstanbul Modern Film Küratörü Müge Turan şunları söyledi: “Her yıl ağustos ayında düzenlenen ve dünyanın en eski festivallerinden biri olan Locarno Film Festivali, bu yıl da birbirinden etkileyici filmlere ev sahipliği yaptı. Seçkiyi hazırlarken farklı coğrafyalardan genç sinemacıların ödüllü filmlerini Türkiye’den izleyicilerle buluşturmayı önceliklendirdik.”
Gösterimlerle ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Program:
Değişmeyen Resim, 2023
Yönetmen: Laura Ferrés
23 Kasım 2023, Perşembe 13.00
26 Kasım 2023, Pazar 13.00
İlk Dava, 2023
Yönetmen: Victoria Musiedlak
23 Kasım 2023, Perşembe 11.00
25 Kasım 2023, Cumartesi 15.00
Bozkır, 2023
Yönetmen: Maryna Vroda
23 Kasım 2023, Perşembe 15.00
25 Kasım 2023, Cumartesi 17.00
Formülün Bekçileri, 2023
Yönetmen: Dragan Bjelogrlić
23 Kasım 2023, Perşembe 18.00
26 Kasım 2023, Pazar 17.00
Tüm Yangınlar, 2023
Yönetmen: Mauricio Calderón Rico
25 Kasım 2023, Cumartesi 13.00
3 Aralık 2023, Pazar 13.00
Kritik Bölge, 2023
Yönetmen: Ali Ahmadzadeh
30 Kasım 2023, Perşembe 15.00
2 Aralık 2023, Cumartesi 15.00
İnsan Akını 3, 2023
Yönetmen: Eduardo Williams
30 Kasım 2023, Perşembe 13.00
2 Aralık 2023, Cumartesi 17.00
Yannick, 2023
Yönetmen: Quentin Dupieux
30 Kasım 2023, Perşembe 17.00
3 Aralık 2023, Pazar 15.00
Rüya Görmek ve Ölmek, 2023
Yönetmen: Nelson Yeo
2 Aralık 2023, Cumartesi 13.00
3 Aralık 2023, Pazar 17.00
İsmet Değirmenci’nin “Bul Beni” başlıklı kişisel sergisi, 16 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında Brieflyart Galeri’de sanatseverlerle buluşacak.
Sanatında insan-doğa ilişkisine odaklanan İsmet Değirmenci, “Bul Beni” başlıklı yeni sergisinde ada metaforlarıyla sorguladığı yaşamı; kendini bulma, uzaklaşma, yeni bir yer ve yaratma kavramları üzerinden ele alarak içinde bulunduğumuz distopik düzene karşı bir ütopya olarak yeniden oluşturuyor. 16. yüzyılda dünya keşiflerine katılan haritacı ressamların uzun yolculukları boyunca sevgilileri için çizdikleri “olmayan” adalar gibi, sanatçı da kendi düş adalarını çiziyor. Önceki sergilerinde olduğu gibi bu sergisinde de insanın yaşamsal döngüsü içinde hem kendisinin hem de bütünün parçalarıyla sürekli bir devinim içinde olduğu düşüncesine yoğunlaşan Değirmenci; akış, oluş ve yürüyüş felsefesinden hareketle her seferinde yeni malzemeler aracılığıyla doğada olma hâlini, doğayla uyumlu ve barışçıl bir deneyimi gözler önüne seriyor.
Serginin bir bölümünde sanatçının, Alain de Botton’ın Romantik Hareket ve Nikos Temelis’in Arayış kitaplarının sayfalarına çizdiği ada resimleri yer alıyor. Diğer bölümde ise sanatçının kâğıt üzerine çini mürekkebi kullanarak yaptığı “yalnızlık haritaları” resimleri ve pişmiş topraktan oluşan Göç Portreleri başlıklı büst serisi izleyici karşısına çıkıyor. Sergi için hazırlanan katalogda ise Emre Zeytinoğlu’nun yazısı bulunuyor.
“Bul Beni”, 16 Kasım-10 Aralık tarihlerinde salı-cumartesi günleri 10.00-19.00; pazar günleri 13.00-19.00 saatleri arasında Brieflyart’ta ziyaret edilebilir.