
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), 2023 yılında 50. Yıl Genç Sanatçı Fonu ile farklı disiplinlerden 13 projeyi destekledi.
İKSV’nin, kuruluşunun 50. yıldönümünü kutladığı 2022 yılında, genç sanatçıların üretimlerini desteklemek amacıyla oluşturduğu İKSV 50. Yıl Genç Sanatçı Fonu, genç sanatçılara, İstanbul Festivalleri ve İstanbul Bienali’nde yeni eserler üretme fırsatı sunarak, sanat dünyasında genç seslerin güçlenmesi ve daha geniş kitleler tarafından duyulmasına imkân tanıyor. İKSV, fon aracılığıyla film, tiyatro, dans, müzik ve güncel sanat alanlarında çalışan genç ve yaratıcı sanatçıların eserlerine destek oluyor, yeni eser siparişleri veriyor, gençlere festivallerde alan açıyor ve dünya genelindeki sanat profesyonelleriyle bağlantı kurma fırsatları sunuyor.
2023’te İKSV, 50. Yıl Genç Sanatçı Fonu aracılığıyla, 30. İstanbul Caz Festivali’nin Genç Caz+ 23 albümü, 27. İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyerini yapan beş yeni oyun, Paris Cité Internationale des Arts Türkiye Atölyesi’ne dört sanatçının katılımı, 51. İstanbul Müzik Festivali’nin Kadınlar Yeterince Bekledi konseri için verilen eser siparişi ve Köprüde Buluşmalar kapsamında verilen Almanya-Türkiye Ortak Yapım Geliştirme Fonu’nun teşvik sağladığı iki proje bu fonla desteklendi.
Birçok kişi ve kurumun destekleriyle hayata geçirilen İKSV 50. Yıl Genç Sanatçı Fonu’ndan 2023 yılında genç sanatçılara ve yeni üretimlere 100.000 dolar değerinde kaynak ayrıldı. İKSV, yeni kaynaklar geliştirerek fonu sürekli olarak genişletmeye devam ediyor. 2023’te İKSV Genç Sanatçı Fonu ile desteklenen projeleri buradan görebilirsiniz.
1. Annemden Kalan Gül Ağacı Masanın Üzerinde Çaydanlık Beyaz Bir İz Bıraktı Fotoğraf: Salih Üstündağ
2. Çirkin Fotoğraf: Salih Üstündağ
3. Büyük Zarifi Apartmanı Fotoğraf: Salih Üstündağ
4. Kabuk Fotoğraf: Mete Kaan Özdilek
5. Kadınlar Yeterince Bekledi Fotoğraf: Onur Çakın
6. İstanbul Mon AmourFotoğraf: Fatih Yılmaz
7. Cité des Arts Fotoğraf: Serkan Taycan
8. Genç Caz+ 23 albümü
Fotoğraf sanatçısı Nurra Yazıcı’nın “Gökyüzü ve Yer Arasında; Bazı Mümkün Zamanlar” başlıklı ilk kişisel sergisi 1 Aralık 2023-4 Ocak 2024 tarihleri arasında Kıraathane 24’te sanatseverlerle buluşacak.
Küratörlüğünü Filiz Ağdemir’in üstlendiği “Gökyüzü ve Yer Arasında; Bazı Mümkün Zamanlar” sergisinde Nurra Yazıcı, gökyüzü ve yer arasında kaybolmuş zamanı ve mümkün mekânları fotoğraflarla gün yüzüne çıkarıyor. Birbirinden farklı anların desenlerini baskı tekniği ile bir araya getiren sanatçı, yaşanmış anların şahitliğini geçici ve göreceli hâle getiriyor. Karışık fotoğraf tekniği uygulamaları, analog ve dijital fotoğraf kolajları, espas kullanımında farklı kâğıt malzeme ve çoklu yüzey denemeleri ile üst üste basılan pozlarla fotoğrafı bir araştırma alanına çeviren Yazıcı, özellikle boşluk ve ışığı kullanarak sonsuz olasılıklar içinde kendi anlatım dilini oluşturuyor.
Fotoğraflarında gökyüzünü ve yeri, yeni zamanlar ve mekânlar yaratmak için bir araştırma alanı olarak kullanan sanatçı; desen, ışık, renk ve malzemenin potansiyelini baskı tekniğindeki yaratıcı ve cesur çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarıyor. Fotoğrafladığı desenleri katmanlar olarak üst üste basarak veya yerleştirerek hem zaman hem de mekânı, geçici ve göreceli hâle getiren sanatçı, tekrar eden fotoğrafları, izleyicinin zihninde özgürce akmaya başlayan ve olasılıkları görünür kılan bir filme dönüşüyor.
Eserleriyle modern Türk edebiyatının öncü yazarlarından biri olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın külliyatı yenilenen baskılarıyla ve ilk kez yayımlanan Tanpınar’a ait bir Paul Valéry tercümesi olan Monsieur Teste, Dergâh Yayınları tarafından okurla buluşturuluyor.
Bu özel çalışmayı Prof. Dr. İnci Enginün danışmanlığında geniş bir ekibi yöneten Sakine Korkmaz yürütüyor. Külliyatın kapak tasarımları ise Geray Gençer imzası taşıyor. Yaklaşık 30 kitaptan oluşacak Tanpınar külliyatının ilk yayınları; eleştirel basımıyla birlikte Huzur, Mahur Beste, Abdullah Efendi’nin Rüyaları, Yaz Yağmuru ve Monsieur Teste oldu. Üç yıla yayılan bir arşiv çalışmasıyla hazırlanan bu külliyatın 2024’te tamamlanması bekleniyor.
Sanatçının, çoğu İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü’ndeki Tanpınar Arşivi’nde olmak üzere, bir kısmı öğrencilerinin özel arşivlerinde yer alan evrakı, çalışmayla önce tasnif edilerek yeni harflere aktarıldı; ardından basılmış eserler ve tefrikalarla da karşılaştırılarak ele alındı.
Yayınlar içinde yer alan ve yayımlanışının 75’inci yılı olan Huzur’un eleştirel basımı özel bir yere sahip. İÜ. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde yer alan Tanpınar Arşivi çalışmaları sonucunda hazırlanan bu kitap eleştirel basımlar dizisinin ilki. Bu edisyonda, 1948’deki tefrikasıyla, 1949’daki ilk basımı karşılaştırmalı olarak sunulurken özel bir tasarımın yanı sıra, Huzur’un zengin arka planını verecek açıklamalı notlar ve sözlük ekli. Tanpınar’ın “Bu romanın kahramanları İstanbul ve musikidir,” sözünden yola çıkılarak hazırlanan bu edisyonda Huzur’un yaşandığı zamanların İstanbul’unun fotoğrafları ve mekânlarının çizimleri yer alıyor.
Sona iliştirilen harita ise, bazen Mümtaz’ın yürüyüşlerine, bazen de Nuran’la Mümtaz’ın Suriçi’nde, Pera’da ve Boğaziçi’ndeki İstanbul gezilerine ilişkin semt ve mekânların tam ve toplu bir görünüşünü vermekte. Haritanın dış yüzündeki karekodlarla da okurlar, Nuran ve Mümtaz’ın geçtiği yolları ve mekânları izlerken Huzur’un müziklerini de dinleme olanağını bulacaklar.
Dean Honer ve Jarrod Gosling’den oluşan İngiliz elektronik müzik ikilisi I Monster, 27 Nisan 2024’te Epifoni organizasyonuyla IF Performance Hall Beşiktaş’ta sahne alacak.
2001’de yayımladığı “Daydream in Blue” şarkısı ile uluslararası başarı elde eden I Monster, zaman içerisinde hem taze hem de zamansız hissettiren elektronik pop şarkıları ile büyük bir dinleyici kitlesine ulaştı. İkili “Who is She?” şarkısı ile küresel bir TikTok sansasyonu hâline geldi. Şarkı gruba yeni bir dinleyici nesli kazandırdı. Sadece Spotify’da 110 milyondan fazla dinlenen şarkı vesilesiyle grup, 2024’te Birleşik Krallık ve AB turnesine çıkacak.
27 Nisan 2024 Cumartesi akşamı IF Performance Hall Beşiktaş’ta gerçekleşecek I Monster konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Çağdaş Sanatı Destekleme Girişimi, SAHA Sürdürülebilirlik Fonu ile Türkiye genelinde bağımsız sanat inisiyatiflerine verdiği desteği açık çağrıyla devam ettiriyor. SAHA, 8 farklı kentten 11 bağımsız sanatçı inisiyatifine destek veriyor.
SAHA’nın 2024 boyunca destekleyeceği inisiyatifler, A4, Alan Antakya, Darağaç, Fırın, Kırık, Loading, Mahsul Projesi, Manifold, Nesin İstasyon, Sub olarak belirlendi. SAHA, yıl sonuna dek 10 inisiyatife 1.000.000 TL (yaklaşık 35.000 EUR) net ve karşılıksız fonu eşit paylaştırmanın yanı sıra iki yıldan beri SAHA Sürdürülebilirlik Fonu sağladığı Mersin’deki Kültürhane’ye desteğinin kapsamını büyüttü.
Kâr amacı gütmeyen sanat inisiyatiflerinin gelişimine katkıda bulunarak halka açık program ve etkinliklerini teşvik etmek amacıyla oluşturulan fonla bugüne dek 37 farklı inisiyatif, SAHA’dan en az bir yıl olmak üzere program bütçelerine katkı ve kapasite geliştirme desteği aldı.
Eylül ayında yapılan açık çağrıya gelen başvurular, SAHA’nın proje ve etkinlik ekibi tarafından değerlendirildikten sonra SAHA Yönetim Kurulu’nda derneğin misyon ve faaliyet alanlarına göre öncelikli olarak düzenledi. SAHA Sürdürülebilirlik Fonu, bu kez Adana, Çanakkale, Diyarbakır, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir ve Mersin kentlerinden 11 farklı inisiyatife fon sağlıyor.
SAHA Sürdürülebilirlik Fonu’ndan 2024 yılı boyunca yararlanan inisiyatifler:
A4 (Diyarbakır)
Alan Antakya (Hatay)
Darağaç (İzmir)
Fırın (Eskişehir)
Kırık (İstanbul)
Kültürhane (Mersin)
Loading (Diyarbakır)
Mahsul Projesi (Adana)
Manifold (çevrimiçi)
Nesin İstasyon (İzmir)
Sub (Çanakkale)
Farklı disiplinlerden gelen müzisyenlerin doğaçlama çalacağı, tekrarı mümkün olmayacak bir deneyim yaşatacak Daf Jam Sessions, 3 Aralık akşamı Karga’da gerçekleşecek.
Bu yıl beşinci kez iyimusic ve defjen tarafından düzenlenecek etkinlikte her müzisyen bu akşama özel doğaçlama çalacak. Etkinliğin bu yılki konukları Volkan İncüvez, Efe Demiral, Muaz Ceyhan, Nihal Saruhanlı, Berkan Tilavel, Can Ömer Uygan, Okan Kaya, Münir Gür, Rubar Dindar, Onur Çalışkan, Koray Tarhan, Mertcan Bilgin, Gamze Yılmazel olacak.
5. Daf Jam Sessions, 3 Aralık Pazar akşamı saat 21.00’de Kadıköy Karga’da gerçekleşecek. Etkinliğin giriş biletleri etkinlik günü kapıdan temin edilebilir.
Hilal Sezginsoy’un deforme bedenler çizerek çirkinin güzelliğini anlattığı “Ötekiler” başlıklı Türkiye’nin ilk gerilla sokak sergisi, 24 Aralık’a kadar Kalopsia Art Gallery’nin internet sitesinde yer alan Shine Disiplinlerarası Online Karma Sergisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Hilal Sezginsoy “Ötekiler” sergisinde, İtalyan yazar Umberto Eco’nun Güzelliğin Tarihi kitabında yer alan “Güzellik; o gerçekten de ilkbahar çiçekleri kadar geçicidir” cümlesinden yola çıkıyor. Yağlı boya tekniği ile ürettiği resimlerle insanları rahatsız etmek isteyen Sezginsoy, bu iki eserde estetik kaygılar yüzünden yalnızlaştıkça çoğalan insanları gösteriyor. İnsanların, normalin dışında kalanlara duyduğu öfkeye ışık tutan sanatçı, bu sergi ile izleyicileri kendi içlerinde duydukları estetik kaygılar üzerine düşünmelerini amaçlıyor. İnsanlar, sanatçının İstanbul’un birçok semtinde gerçekleştirdiği gerilla sergiyle vapura binerken, işe giderken veya bir restoranda yemek yerken karşılaşarak, beklenmedik anlarda estetik kaygılarıyla yüzleşiyorlar.
Hilal Sezginsoy “Ötekiler” sergisinin izleyicilerde yarattığı etkiyi şu şekilde anlatıyor: “Önce şaşırmış bakışları sonra bu resmin ne anlatmaya çalıştığını sorguladılar. Ucube gibi gördükleri şeye yakından bakıp dokununca onun ne kadar anlamlı bir şey olduğunu söylediler. Kimileri sanki bir aynaya bakar gibi saatlerce detaylı inceledi, kimisi rahatsız oldu ve bakmak istemedi. Kimisi utandı, kimisi gurur duydu. Yapmak istediğim tam olarak buydu. Sanatın yapması gereken buydu, sokakta yürürken gördüğümüz insanlara bakış açımızdı. Güzellik normlarımızı sorgulamaktı. Kendimizde duyduğumuz bu duygular belki dışlanmış kişilerle yüzleşmekti.”
Halit Demirel’in “>içe<” başlıklı kişisel sergisi, 16 Aralık’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Halit Demirel’in “>içe<” sergisi, izleyiciyi ruhun esrarengiz katmanlarında tarifi zor bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk bireyi uçsuz bucaksız, büyüklük sevdasında, bunaltıcı ve karmaşık görünen bir evrende, öze, kişisel ve içe dönük olana odaklanma eylemiyle, bireysellik, kimlik ve benliğin daha geniş bağlamdaki önemi üzerine düşünmenin kapılarını aralıyor. Sanatçı eserlerinde kullandığı siyahın suyla inceltilerek, kâğıdın beyazıyla kurduğu ilişkiden doğan skala ve oluşturduğu katmanlar, insan ruhunun karmaşıklığını yansıtırken, tonlar arasında oluşan ışık ve gölgenin de birbirine karıştığını, izleyicilere kendi duygularının derinliklerini keşfetme şansı sunuyor. Işığın gölgesiz var olamayacağı gibi, her şeyin zıttı ile anlam kazandığı, içsel benliklerimizin de bilinç ve bilinçaltımızın, bilinen ve gizemli olanın karmaşık bir etkileşimi olduğunu hatırlatıyor.
İzleyicileri gerçekliğin sınırlarını sorgulamaya teşvik eden sanatçı, onları hem evrenin hem de insanın gizemli ve esrarengiz yönlerini araştırmaya yönlendirirken, Maçka Sanat Galerisi’nin duvarına özel olarak uyguladığı performatif yerleştirmesiyle de tarih ve sanat tarihinin belleğinde bir yolculuğa davet ediyor.
Alternatif müziğin duayenlerinden Umay Umay, uzun bir aradan sonra dinleyicileriyle “Ballı Hançer” adlı yeni teklisiyle buluştu.
Pose Records etiketiyle yayımlanan “Ballı Hançer”in sözü ve müziği Mabel Matiz’e ait. Prodüksiyonunu Sabi Saltiel ve Gürkan Aşık’ın üstlendiği şarkı dinleyicilerine sıcak pop esintileri ve dans beatleri ile yürekleri ısıtacak bir sound sunuyor. Şarkının video klibi ise İstanbul’da Murat Joker yönetmenliğinde çekildi.
Umay Umay’ın yeni teklisi “Ballı Hançer”i buradan dinleyebilirsiniz.
Yerli alternatif rock grubu mor ve ötesi, yılın son konserini 30 Aralık gecesi Volkswagen Arena’da Epifoni organizasyonuyla verecek.
Rock müzik dünyasının ülkemizdeki en popüler gruplarından mor ve ötesi, konserde ikonikleşmiş şarkılarından oluşan özel bir setlist ile dinleyicilerle buluşacak. Yirmi yıl boyunca kültleşmiş albüm, sayısız tekli yayımlayan grup hem Türkiye’de hem de yurt dışında yüzlerce canlı performans sergileyerek rock müziğin en önemli temsilcilerinden biri oldu.
30 Aralık gecesi Volkswagen Arena’da gerçekleşecek mor ve ötesi konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.