01 EKİM, CUMA, 2021

Genç Sanatçılar İçin Bir Etkileşim Alanı: BASE 2021

Türkiye’nin dört bir yanından genç sanatçı adaylarının eserlerini bu yıl “Rezonans” temasıyla bir çatı altında toplayan ve sanatseverlerle buluşturan BASE’in beşinci edisyonunu BASE ekibi Ali Kerem Bilge, Aslı Boduroğlu, İdil Bilge ve küratörü Derya Yücel’le konuştuk.

Genç Sanatçılar İçin Bir Etkileşim Alanı: BASE 2021

BASE, bu yıl beşinci kez Türkiye’deki üniversitelerin resim, heykel, fotoğraf, video, baskı, grafik tasarım, cam ve seramik, geleneksel Türk sanatları bölümlerinden mezun genç sanatçı adaylarının eserlerini Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi ev sahipliğinde bir araya getirerek izleyici karşısına çıkartıyor. Türkiye’nin yeni sanatçı nesline mezuniyetten profesyonel sanat hayatına geçişlerinde destek olmayı, kariyerlerine bir ivme ve yön kazandırmayı amaçlayan BASE, bu yıl 32 üniversiteden 100 yeni mezun sanatçı adayının 114 eserini “Rezonans” teması altında topluyor. 2021 edisyonunda genç sanatçıların işlerinde daha çok resim, enstalasyon, video, fotoğraf  ve heykel disiplinleri öne çıkıyor. Ele aldıkları konular ise ekoloji, çevre, beden, hafıza, psikoloji, kentsel dönüşüm, güç ve iktidar ilişkileri çerçevesinde şekilleniyor.

BASE 2021 edisyonu 3 Ekim 2021’e kadar Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde fiziki olarak randevulu bir şekilde ziyaret edilebiliyor ayrıca eş zamanlı olarak base.ist adresinden de çevrim içi olarak deneyimlenebiliyor. 

Geçtiğimiz yıl pandemi ve kısıtlamalara rağmen BASE’in dördüncü edisyonu hem fiziksel hem de çevrim içi olarak sanatseverlerle buluşmuştu. Nasıl geçti BASE 2020, nasıl bir deneyimdi sizin için? Geriye dönük bir değerlendirme yapsanız 2020 edisyonu için neler söylersiniz?

2020 BASE için farklı bir yıldı gerçekten, pandemi koşullarında sergiyi fiziksel gerçekleştirebilecek miyiz emin değilken Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi ve MSGSÜ’nün değerli ev sahipliğiyle hem olağanüstü bir tarihi yapı hem de pandemi açısından çok güvenilir bir sergi alanında BASE’i gerçekleştirme şansımız oldu. Bir yandan da mekânın fiziksel özellikleri aslında ilk kez genç sanatçıların işlerinin birbiriyle daha güçlü bir etkileşime geçmesine olanak tanıdı ve sanatseverler farklı bir BASE sergisi deneyimi yaşadı.

Konuşma programımız BASE Talks’u da Zoom ve YouTube üzerinden gerçekleştirdik ayrıca sitemizi de yenileyerek sergiyi online’a da taşıdık. Koşullar her ne kadar zorlu olsa da 2020 BASE için hem ziyaretçi ve ilgi hem de sergileme ve deneyim açısından harika bir yıl oldu diyebiliriz. :)

Pandeminin bu yıla etkileri nasıl oldu? Geçtiğimiz yılki gibi bu yıl da çevrim içi olarak ziyaret edilebilecek BASE. Nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?

Tabii pandemi artık hayatımızın ve iş yapış şekillerimizin de mecburen önemli bir parçası. Bu yıl yine belirli bir ziyaretçi sayısını aşmamak ve serginin güvenli şekilde ziyaret edilmesi için online kayıt sistemimize devam ediyoruz. Ziyaretçiler gelmek istedikeri gün ve saati base.ist üzerinden kayıt oluşturarak seçebiliyorlar ve kapıda QR kodlarıyla giriş sağlayabiliyorlar.

Bu yıl yine Tophane-i Amire ev sahipliğinde gerçekleşiyor sergi ve bir yandan da online takip edilebiliyor.

BASE 2021, “Rezonans” teması ile gerçekleşecek. 2021 edisyonu için seçtiğiniz bu temayı biraz açıklar mısınız? 114 eserden oluşan seçkiye yansımaları nasıl oldu? Nasıl bir ortaklık kurdu bu tema?

Derya Yücel: “Rezonans”ı, bir maddenin frekansı yani titreşimi olarak açıklayabiliriz. Daha geniş bir düşünceye göre ise dünyadaki bütün nesnelerin ve canlıların kendine has bir titreşimi vardır ve evrendeki her şeyi birbirine bağlayan bu rezonans kanunudur diyebiliriz. Bu kavramı bir tür çıkış noktası olarak kullandım ve sanatın yaydığı etkileşim alanını Base’in yarattığı etkiyle ilişkilendirdim. Sanat, yaşamı, olayları, deneyimleri aktarmanın bir yoludur. Sanat, kişiselden toplumsala yayılan rezonanslar üreterek tüm farklılıklarımıza rağmen bizi ortak bir enerji alanında birleştirebilir. Dolayısıyla BASE de birbirinden farklı genç insanları, üretimleri, tavırları, düşünce ve yönelimleri tıpkı birçok frekansı yapısında bulunduran ve karmaşık titreşimleri barındıran bir rezonans alanı gibi paylaşıyor, çoğaltıyor ve geleceğe aktarıyor. Aslında 5. yılına yönelik olarak BASE’in başlangıcından itibaren yarattığı enerjiye referans veren bir başlık diyebiliriz “Rezonans”a.

Şu an izlenebilen seçkinin bu başlığı tam anlamıyla karşıladığı aşikar. Bildiğimiz üzere bu yıl 1200’e yakın başvuru aldığınız. Önceki yıllara göre bu yılki başvurularda neler dikkatinizi çekti?

Derya Yücel: Türkiye’nin 50’den fazla şehrinden gelen başvuruların tümünü göz önüne alırsam, öncelikle gurur ve umut verici bir sahneyle karşılaştım diyebilirim. Sanat eğitiminin niteliğinin ötesinde yaratıcı alana yönelik kendini hazırlayan, geliştiren, çabalayan ve her şeye rağmen üretmek ve sözünü söylemekte ısrar edeceğinin işaretlerini veren bir jenerasyon var karşımızda. BASE’in son beş yılında ve bu yıl da dikkatimi çeken en önemli şey buydu. Ayrıca, BASE 2021 seçkisinin, yerel ve küresel anlamda sanat üretimlerindeki ortak dinamizmi ortaya çıkarırken yeni kuşak genç sanatçılar ve yapıtları arasındaki ilişkileri de gözlemleme fırsatı sunduğuna inanıyorum.

O hâlde BASE 2021 edisyonunda izleyiciyi neler karşılıyor, sizden dinleyebilir miyiz? Bu yılki genç sanatçı adaylarının eserlerinde neler öne çıkıyor nasıl bir seçki oluşturuldu?

Derya Yücel: Sanatçılar doğallıkla öncelikli olarak kendi dünyalarını yansıtırlar. Ve elbette o biricik ve özgün dünya yalnızca içsel ya da yalıtık bir duruma indirgemez, hayatla, toplumla, dünyayla, evrenle bağlar kurar. Dolayısıyla BASE’e katılan sanatçıların üretimlerine baktığımızda toplumsal ve bireysel ortak kaygıları, problematikleri, düşünme/düşleme biçimlerini ve günümüz estetik yönelimlerini görebilmemiz mümkün. Türkiye’nin dört bir yanından gelen 98 sanatçı açısından akademik formasyon, sanatsal dil ve mecra olarak farklı yaratıcı tavırlar söz konusu olsa da elbette üretimler arasında içerik bağlamında ortaklıklar mevcut. Sergide yer alan üretimlerin çoğunda ekoloji, çevre, beden, hafıza, psikoloji, kentsel dönüşüm ile güç ve iktidar gibi kavramlar ele alınırken, bu yıl ağırlıklı olarak resim, video, fotoğraf formunda anlatımlar öne çıkıyor. Bu yıl geçen yıllara oranla üç boyutlu, hacimli, mekânsal çalışmalar daha azınlıkta. Bu durumun pandemi ile ilişkili olduğunu düşünüyorum. Üniversitelerle birlikte atölyelerin kapalı olması, uygulama derslerinin sekteye uğraması, gerekli malzeme, ekipman ve araçlara ulaşmadaki zorluklar elbette bazı medyumların kullanılmasına engel olmuş olabilir. Özellikle heykel, seramik, enstalasyon gibi üretimler açısından pandeminin etkileri hissediliyor. Ancak şuna da dikkat çekmek isterim ki belki de bu nedenden dolayı sanatçılar bir yandan da malzemeyle ve formasyonunu aldıkları medyumlarla da bir hesaplaşmaya gitmişler. Bunu üretimlere dikkatle bakarsanız okuyabilirsiniz.

Beşincisi gerçekleşen BASE, Türkiye çağdaş sanat ortamından nasıl bir yere sahip oldu geçen süre içinde? Benimsediği misyonla nasıl bir yerde bulunuyor beş seneyi göz önüne aldığınızda?

BASE, 5. yılında sanat dünyasında heyecanla beklenen bir etkinlik ve sürdürülebilir bir platform olarak yerini belirginleştirdi. İlk yılımızda pek çok kişinin aklında soru işaretleri vardı devamını getirebilecek miyiz ve sanatçılara ne gibi faydalar sağlayabileceğiz diye. Ancak BASE’in kararlığı, genç sanatçılarımızın başarı hikâyeleri ve sanatseverlerin büyük ilgisi çağdaş sanat ortamında aslında büyük bir eksiği ve gençler için önemli bir fısatı doldurduğumuzu göstermiş oldu. 5. yılımızda 500’den fazla genç sanatçımızla her geçen yıl büyüyen bir aileyiz artık. :) Koleksiyonerler, galeriler, sanat kurumları ve her yaştan sanatseverin heyecanla takip ettiği bir platform hâline geldi BASE.

BASE, katılan genç sanatçıların kariyerlerinde nasıl bir etkiye sahip? Yolu BASE’ten geçenler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

BASE, her şeyden önce yeni mezun sanatçı adaylarına “pes etmeden devam etme” motivasyonu sağlıyor. Örneğin kendini yetenekli bile bulmadığı için bir mağazada işe girmeyi düşünen bir sanatçımız şu an yurt dışında sergilere, residency programlarına seçiliyor, Türkiye’nin en değerli koleksiyonlarında yer alıyor ve önemli galerilerimizden biri tarafından temsil ediliyor. Sanatçıların BASE’de edindikleri deneyim, aldıkları geri dönüşler, bir araya geldikleri isimler onlara aslında hiç ummadıkları bir yol açıyor. Batman’dan bir sanatçımızın dünyanın en önemli sanat okullarından birinde yüksek lisansa seçilmesi, yurt dışında pek çok sergide yer alması, festivallere davet edilmesi gibi pek çok başarı hikâyesini biz de heyecanla takip ediyoruz.

Beş yıldır BASE’i her ziyaret edişimizde radarımıza takılan sanatçılar oluyor, onları bu kadar erkenden takip edebilmek çok kıymetli. BASE’e gelenlerden nasıl dönüşler alıyorsunuz? Bu yılki edisyon için hem katılımcılara hem de ziyaretçilere bir iletiniz var mı?

BASE’i ziyaret edenler her yıl farklı bir heyecan yaşıyor, genç sanatçıların cesareti, kullandıkları farklı teknikler, vermek istedikleri mesajlar ve yaratıcı güçleri çok değerli tüm sanatseverler için. Bir yandan da Türkiye’nin gelecek sanatçı neslinin ilk üretimlerini görebilmiş olmak da ayrı bir heyecan.

​Bizim için de eserleri ve başvuruları görmek her zaman yılın en heyecanları zamanları.:)

BASE’te sergi süresi boyunca mekâna sınırlı sayıda ziyaretçi kabul ediliyor. Bu nedenle www.base.ist sitesi üzerinden ziyaret günü ve saat aralıklarının incelenerek önceden kayıt olunması zorunlu.

0
3315
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Advertisement
Geldanlage