0 YAPILAN YORUMLAR
2109 GÖRÜNTÜLENME
67 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
İMGESELLERİN NESNEL DERİNLİĞİ

İMGESELLERİN NESNEL DERİNLİĞİ

              Bir sanat yapıtı üzerinde analiz geleneğinden gelen imgeleri açıklamak,  görünen derinliğin farklı yorumlamalara açık olduğu düşünülebilir. Sanatçı Tülin Kaynak, imgelerindeki nesnel derinliği, renklerin görsel gücünde olduğuna inanan sanatçılardan biridir. Sanatçının İmgeleminde, tekrarı olmayan düşler ve taklit edilemez olanın gerçekleşme alanı olması, sanat yapıtındaki derinliği görebilmesidir.

               İnsanın kendi gerçekliğinin yapısıyla bu oluşumun ileri süreci boyunca varlığının bıraktığı sanatsal etkiler vardır. İnsanların, ortak beden ve imge özelliğini taşıyan kendine ait farklılıklardan yola çıkarak ortaya koyacakları sanat tavırları olmuştur. Çeşitli özelliklerinden dolayı topluluklara ayrılan insan, doğa ve kendisi arasındaki uyumsuzluğun zihinde bıraktığı etkiyi sanatla yansıtma amacı gütmüştür. Çünkü sanatçılar doğayı kendi farklı dünyaları içerisinde yaşamak isterler. İçinde bulunduğumuz sosyolojik durumdan dış dünyayla etkileşimini sanatın uygulayıcısı olma duygusunu taşımaya nedendir. Sanat üzerine düşünmek ve uygulamalarda bulunmak, değişen zamana estetik izlekler oluşturur. Bu izleğin değişken olmasının nedeni, dış dünya uyartı yansımalarının sürekli etkilediği biçimlere dönüşmesidir. Bu anlamda zihinsel süreci yansıtabilecek gücü buradan alabilen Tülin Kaynak, yaşamın anlam ve amacı üzerinde kurgulama yaparken imgelerindeki derinliği ortaya çıkaracaktır.

               Sanatı yaşamın önemli bir merkez noktası olarak görmek, sanatsal sonuçlar ortaya koyabilmek ve zihinsel süreçler içerisinde sürekli kılmak, yaşamın önemli olguları arasındadır. Sanatsal üretimi yaşamın sınırsız boyutları olduğuna inanmak ve sanatsal üretime yön verecek sosyolojik öğelerin karşıt merkezlerinden alarak yeni biçimlerle tekrar geriye sunma ihtiyacı duymak sanatsal yapının inşasına katkı yapacaktır. Bireyin üretimi kendine göre oluşturması, belki kendini bu anlamda sınırlandırma olacaktır ama yeni açılımlarda yaratacaktır. Yalnızca insanın karmaşık zihinsel yapısının ve soyut düşüncesinin bu yolla ortaya çıktığı gerçeği bir tarafa, dış dünyada yoğunlaşan yansımaları çözümlenme gereksinimi haline dönüşecektir.

               İçinde yaşanılan çağın, imgede bıraktığı kalıcı etkilerin, sanatı sürekli devingen halde bıraktığı gerçek kabul gören bir davranıştır. Zamana göre kendini değişerek taşıyan insanlığın imgesindeki saklı gerçeğin, yapısal anlamda değişime uğramadan var olduğunu düşünecek olursak kendimizi de bu sürecin üzerine, sanatla birlikte örtebiliriz. Sanatçı Tülin Kaynak, buna eklentiler yapabilmenin ön koşuluda sürekli çoğalmaktadır. Devingen haldeki sanata verebilecek bilinci sürekli taşımak, yaşanan her nesnel algıda yapılabilecek tek yaklaşımdır. Karşılaşılan zamana ihtiyaç duyulan nesneler yaratmak önemlidir. Başkalarının öteki olamayan bilincinin yerleşik normları, bu yaratıma ilgisizlik ve yabancılaşmadan doğabilecek gerçekleri kabullenebilecektir. Bu nedenle Tülin Kaynak,  duyumsamalarını zorunlu olarak yapılan değil, içselliğin getirdiği çağrışımlarla yaşama anlam katabilmede ruhsal olarak elde edilen uyumsuzluğu, uzlaşmayla, en derin bağlarla çözebilmektedir. İnsan, dış dünyasıyla önceden tasarlanmış toplumsal kılgı sürecinde eklentide bulunur. Ve dış dünyasının içinde uyum yasalarını gerektirdiği gibi yaşamak ve bilinçli katılma durumunun özüne, beraber görmenin/düşünebilmenin olanaksızlaşması halinin uzağında davranmak durumundadır. Bunu örneklemek gerekirse, bir sanat nesnesinin karşısında duran kişi, Tülin Kaynak’ın eserlerine baktığında, resme duygularını teslim edercesine, resmin tanımlanabilir ağırlıkta olan rengini ve anlamlarını sanatın yaşamda saklanan derinliğine ortak olmaktadır. Ki bu resim; iki ayrı beden ve ruh tarafından yaşanan en gizil duyumsamaların seyircisi olacak kadar özneldir. Sanatçının düşselliğine saklanan imge görünümünün gücü, duyumsallığa yapılan sevgi gösterilerini taşımaktadır.

               Doğada gerçekleşen sonsuz değişim karşısındaki sanatsal yaşam, Tülin Kaynak ve yapıtlarındaki bilincin canlılığını kanıtlar. Bu kanıt her türlü değişimin özünde olarak durmaktadır ve sanatsal yaşamın uyum ve çelişkilerini imgesellerinde bütünlemektedir. Sanatsal yaşama saklanan nesnel derinlik, estetiğin sadece biz olmadan önceki süreci kapsamadığını, bizden sonraki imge biçimlerine dahil olmayan sanat yapıtları bırakmayı sağlayacaktır. Nesnel derinliği,  yaşama henüz başlamadığımız anlarla bunun sonlanışın arasındaki çizgi dışında yaşama şansına sahip değiliz ancak çizginin rengini ve nereye doğru hangi uzamdan geçeceğini belirleyebiliriz.

  • Green 2016 40x40 cm. Oil on canvas
  • My colors
0
2109
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage