GÜNDEM
  • 17-05-2021

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 40. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Kısa Film Yarışması ve Ulusal Belgesel Yarışması gösterimleri 20 - 30 Mayıs tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleşecek.

    TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteğiyle, İstanbul Film Festivali kapsamında, 32. kez Anadolu Efes’in katkılarıyla gerçekleştirilen Türkiye Sineması (Ulusal Yarışma, Ulusal Belgesel Yarışması ve Ulusal Kısa Film Yarışması) bölümünde yarışan belgesel ve kısa filmler festivalin çevrim içi gösterim platformu filmonline.iksv.org’da 20 - 30 Mayıs tarihleri arasında izleyicilerle buluşacak. Yarışmalara katılan filmlerin biletlerinin İKSV Lale Kart üyelerine yönelik indirimli ön satışları 17 Mayıs Pazartesi (bugün) başladı. Biletler 18 Mayıs Salı saat 10.30’da genel satışa açılacak.

    13 filmin yer aldığı Ulusal Kısa Film Yarışması’nın jüriliğini oyuncu ve yapımcı Nazlı Bulum, yönetmen Engin Erden ve sinema yazarı Selin Gürel üstleniyor. Jüri üyeleri tarafından belirlenecek En İyi Kısa Film’e Anadolu Efes tarafından 5.000 TL ödül verilecek. Ulusal Kısa Film Yarışması filmleri, 20 ve 21 Mayıs’ta iki bölüm olarak gösterime açılacak ve açıldığı günden itibaren üçer gün boyunca izlenebilecek.

    9 filmin yer aldığı Ulusal Belgesel Yarışması’nda verilen En İyi Belgesel ödülünü kazanan film, bu sene festivalin Belgesel Kuşağı Tema Sponsoru da olan Discovery+ tarafından 20.000 TL ile ödüllendirilecek. Ulusal Belgesel Yarışma filmleri, 22 Mayıs’ta sırasıyla gösterime açılacak ve açıldığı günden itibaren üçer gün boyunca seyredilebilecek. Belgesel sinemayı ve belgeselcileri desteklemek amacıyla düzenlenen Ulusal Belgesel Yarışması’nın jüri üyeleri ise şöyle; yönetmenler Serdar Kökçeoğlu ve Martina Priessner ile yönetmen ve yapımcı Hasan Söylemez.

    Ulusal Belgesel Yarışması ve Ulusal Kısa Film Yarışması’nda yer alan filmlerin biletleri, passo.com.tr adresinden 17 Mayıs Pazartesi (bugün) Lale Kart üyeleri için satışa çıkacak ve 18 Mayıs Salı saat 10.30’da da genel satışa açılacak. Programa dair ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. 

    0
    0
    112
  • 17-05-2021

    PİLEVNELİ, çağdaş sanatın önemli temsilcilerinin eserlerinden oluşan sergileri ekim ayına kadar Bodrum’da sanatseverlerin beğenisine sunacak. Galeri sanatçılarının yanı sıra sürpriz isimlerin de yer alacağı sergiler, Bodrum’daki Mandarin Oriental otelinin içerisinde bulunan mekânda ziyaret edilebilecek.

    PİLEVNELİ’nin Mandarin Oriental Bodrum’da izleyiciyle buluşan ilk sergisi Fransız sanatçı Daniel Firman’ın “Duvar Dansı” başlıklı kişisel sergisi oldu. İzleyiciyi Firman’ın pratiğini yansıtan en sembolik çalışmalarından biri olan Attitude (Tavır) serisinin başlangıç noktasına götüren “Duvar Dansı” sergisi 6 Haziran tarihine kadar izleyiciyle buluşacak.

    Attitude (Tavır) isimli seri 2000 yılından itibaren sanatçının stüdyosunda yaptığı ve dans protokollerini inceleyen performanslardan meydana geldi. Sanatçı hem gerçek boyutlu hem de minyatür insan figürlerini tasvir eden hiper gerçekçi heykellerin ilkini 2004 yılında üretti. “Duvar Dansı” sergisinde Firman’ın Attitude (Tavır) serisinden dört yeni heykel, Gathering (Toplama) isimli serisine ait heykellerin minyatür boyutlu üç versiyonuna da yer alıyor. Sanatçının Gathering (Toplama) serisindeki heykeller, Centre Pompidou gibi pek çok sanat kurumunda ve 2018 yılında PİLEVNELİ Mecidiyeköy’de gerçekleşen “10 Sanatçı / 10 Bireysel Pratik” başlıklı sergide yer aldı. İnsanın objelerle arasındaki ilişkisine çağdaş bir yorum sunan bu heykeller kapitalist, hızlı tüketim dünyasında bu ilişkinin derinliğini ve anlamını sorguluyor.

    Daniel Firman’ın “Duvar Dansı” başlıklı kişisel sergisi 6 Haziran tarihine kadar Mandarin Oriental, Bodrum’da görülebilir.

    Künye: Daniel Firman, Attitude - Merve #2, 2021

    0
    0
    112
  • 17-05-2021

    Ercan Kesal’ın yazıp yönettiği, dünya prömiyerini Rotterdam Film Festivali’nde gerçekleştiren ödüllü filmi Nasipse Adayız, Belgrad Uluslararası Film Festivali’nden En İyi İlk Film Ödülü’nü kazandı.

    Kesal’ın ilk uzun metrajlı filmi Nasipse Adayız, festival yolculuğuna devam ediyor. Bu yıl 49. kez düzenlenen Avrupa’nın köklü festivallerinden Belgrad Uluslararası Film Festivali’nin ana yarışma bölümünde gösterilen film, festivalde En İyi İlk Film Ödülü’nün sahibi oldu.

    Pandemi sebebiyle ödül törenine katılamayan Ercan Kesal duygu ve düşüncelerini bir videoyla festivale katılanlarla paylaştı. Ödül konuşmasında Kesal, Sırbistan’ın kendisinin hayatında özel bir yeri olduğunu, babasının okuması için aldığı ilk ciddi kitabın Ivo Andric’in Drina Köprüsü olması ve yıllar sonrasında Bir Zamanlar Anadolu filmiyle Sırbistan’a Emir Kusturica’nın davetlisi olarak gittiklerinde Kustirica’nın kendisine hediye olarak aynı kitabı hediye etmesinin kendisi için büyük anlamı olduğunu ifade etti. Bu önemli ödüle layık görüldükleri için çok mutlu olduğunu sözlerine eklerken tüm jüriye ve ekibine teşekkürlerini iletti.

    ​Ercan Kesal’ın genç bir doktor olarak Beyoğlu belediye başkan aday adayı olmasını anlatan aynı adlı kitaptan uyarlanan; oyuncu kadrosunda Ercan Kesal, Selin Yeninci, İnanç Konukçu, Muttalip Müjdeci, Nazan Kesal ve Valeriu Andriuta’nın yer aldığı Nasipse Adayız’ı Netflix’te izleyebilirsiniz.

    0
    0
    146
  • 17-05-2021

    Mixer, kariyerlerinin başındaki genç sanatçılara alan açma ve destek olma amacıyla düzenlediği Mixer Sessions başlıklı sergi serisinin beşinci edisyonunu 15 Haziran - 4 Ağustos tarihleri arasında sanatseverlerin beğenisine sunacak.

    “Mixer Sessions V” sergisinde Cemil Toprak, Delal Eken, Derya Gözükızıl, Duygu Tanrıverdi, Eda İlbeyci, Ege Subaşı, Ekin Keser, Ferhat Salman, Gökhan Tanrıöver, Hale Arslan, Hazel Kılınç, Irmak Dönmez, Kübra Zor, Nagihan Aydınlık, Pelda Aytaş, Rıdvan Aşar, Serap Alakaz, Volkan Dinçer ve Zeynep Tunçel’in çalışmaları izleyicilerle buluşacak. Sergide farklı şehirlerde eğitim gören sanatçıların video, fotoğraf, tuval, karakalem, seramik, hazır nesne ve mekâna özgü yerleştirmeler gibi çeşitli sanatsal üretim biçimlerini kullanan çalışmaları yer alıyor. Bu seneki seçkide toplumsal hafıza, birey-kimlik, aidiyet, aile, ev-mekân, doğa-insan ilişkisi ve iktidar kavramlar ön plana çıkıyor.

    2016 yılından itibaren sanat eğitiminden profesyonel sanat yaşamına geçiş sürecindeki sanatçıların katılımına açık düzenlenen sergi serisine bu yıl, sanat alanında eğitim veren üniversitelerin son sınıf lisans, yüksek lisans, doktora öğrencilerine yönelik yapılan açık çağrı sonucunda 300’ün üzerinde başvuru yapıldı. Mixer ekibinin yaptığı değerlendirme sonucunda başvuranlar arasından 19 sanatçının farklı disiplinlerden çalışmaları seçildi.

    Mixer Sessions’ın beşinci edisyonu “Mixer Sessions V” 15 Haziran - 4 Ağustos tarihleri arasında Mixer’de ziyaret edilebilecek.

    Künye:
    1- Ege Subaşı, hatıraların silüeti silhouette of the memories, kağıt üzerine yağlı boya oil on paper, her biri each 20x15 cm, 2021
    2- Rıdvan Aşar, tahakküm domination, fotoğraf baskı photo print, her biri each 12x9 cm, 2019
    3- Cemil Toprak, ada island video, 1’05’’, ed. 5+1AP., 2020
    ​4- Volkan Dinçer, diasporal gerilimler  diasporal tensions, video, manipülatif kurgu manipulative fiction, 3'32'', 2020

    0
    0
    243
  • 17-05-2021

    Isabel Otter’in küçük bir çocuğun mektubuyla yaşadığımız gezegeni kurtarmak için hâlâ vaktimiz olduğunu hatırlattığı, Clara Anganuzzi’nin resimleriyle hayat verdiği kitabı Sevgili Dünya, Olcay Mağden Ünal’ın çevirisiyle Meav Yayıncılık tarafından yayımlandı.

    3 yaş ve üzeri tüm okurlar için özel bir hikâye anlatıyor Sevgili Dünya. Tessa, bir zamanlar kâşif olan büyükbabasıyla sohbet etmeye bayılıyordu. Bir gün, büyükbabasının da desteğiyle sevgili gezegenimiz Dünya'ya bir mektup yazmaya karar verir ve kendini olağanüstü bir maceranın içinde bulur. Balinalarla baloncuklar çıkardı, kuşlarla gökyüzünde süzüldü... Tessa, gezegenimizin ne kadar özel bir yer olduğunu herkes bilsin istiyor ve onu kurtarmak için hâlâ bir şansımız olduğuna inanıyor.

    0
    0
    222
  • 16-05-2021

    İstanbul Modern Sinema, 2020’de festivallerde adından söz ettiren filmlerden oluşan “Bahar Nöbeti” seçkisini 18 - 30 Mayıs tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşturuyor. Seçki farklı tarihsel bağlamlarda, farklı karakter ve öyküler üzerinden bazen özlemi duyulan, idealleştirilen bir nostalji, bazen de kendini zorla hatırlatan, silinmeye direnen bir iz olarak “geçmiş” kavramına odaklanıyor.

    Geçtiğimiz yıl Berlin’de Altın Ayı kazanan ve İran’da hâlen uygulanmaya devam eden idam cezası üzerine dört hikâyeden oluşan İranlı yönetmen Mohammad Rasoulof’un son filmi Şeytan Yoktur seçkide izleyiciyle buluşacak filmler arasında yer alıyor. Agnieszka Holland’ın gerçek bir şifacının hayatına odaklandığı Şarlatan ve rock müzik tarihinin en eksantrik ve asi figürlerinden Frank Zappa’nın hayatını ele alan Zappa da seçkide yer alan iki portre film olarak dikkat çekiyor. Yuri adlı bir delikanlının kentsel dönüşüm yüzünden evinin yıkımını engellemeye çalışmasıyla uzaya gitme hayâllerini anlatan Fransız filmi Gagarine ise Türkiye’de ilk kez “Bahar Nöbeti” seçkisinde izleyici karşısına çıkacak.

    Türk Tuborg A.Ş’nin katkılarıyla düzenlenen çevrim içi gösterim programında yer alan filmleri 18 - 30 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Modern’in internet sitesi üzerinden izleyebilirsiniz.

    “Bahar Nöbeti” Programı:

    Gagarine 2020 (18 - 20 Mayıs)
    Yönetmen: Fanny Liatard, Jérémy Trouilh
    Oyuncular: Alseni Bathily, Lyna Khoudri, Jamil McCraven

    Şeytan Yoktur, 2020 (20 - 22 Mayıs)
    Yönetmen: Mohammad Rasoulof
    Oyuncular: Baran Rasoulof, Zhila Shahi, Mohammad Seddighimehr

    Şarlatan, 2020 (22 - 24 Mayıs)
    Yönetmen: Agnieszka Holland
    Oyuncular: Ivan Trojan, Josef Trojan, Juraj Loj

    Arkadaş, 2019 (24 - 26 Mayıs)
    Yönetmen: Gabriela Cowperthwaite
    Oyuncular: Jason Segel, Dakota Johnson, Casey Affleck

    Zappa, 2020 (26 - 28 Mayıs)
    Yönetmen: Alex Winter

    Baba, 2020 (28-30 Mayıs)
    Yönetmen: Srdan Golubovic
    Oyuncular: Goran Bogdan, Boris Isakovic, Nada Sargin

    0
    0
    307
  • 16-05-2021

    İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün YILLIK: Annual of Istanbul Studies isimli akademik dergisinin Aralık 2021 ve 2022’de yayımlanacak yeni sayıları için yazı başvuruları başladı. Yayına Türkçe ve İngilizce özgün makale, deneme yazısı, kitap ve sergi incelemeleri ile 15 Haziran’a kadar başvuru yapılabilecek.

    İstanbul’un geçmişine ve bugününe dair en yeni ve ileri araştırmalara yer vermeyi amaçlayan YILLIK: Annual of Istanbul Studies, tarih, mimarlık, sanat tarihi, arkeoloji, sosyoloji, antropoloji, coğrafya, şehir planlama, kent çalışmaları gibi çeşitli alanlardan araştırmacıların çalışmalarını bekliyor. Gelen çalışmaların değerlendirilmesi sonucunda seçilecek yazılar dergide yayımlanacak. Ayrıca her sene olduğu gibi bu sene de alanlarında yenilikçi çalışmalar yürüten ve kariyerlerinin başında olan araştırmacıları desteklemek amacıyla bir kişiye Erken Kariyer Makale Ödülü verilecek.

    Uluslararası bir Danışma Kurulu’na sahip olan dergide hakemli makalelerin yanı sıra Cabinet, Meclis, İncelemeler ve İstanbul Kaynakçası bölümleri de yer alıyor. Cabinet bölümünde, Suna ve İnan Kıraç Vakfı (SVİKV) koleksiyonlarından bir eser, alanın uzman bir ismi tarafından incelenirken, Meclis’te İstanbul’a dair güncel tartışmaları konu alan eleştiriler bulunuyor. İncelemeler ve İstanbul Kaynakçası bölümünde kitap ve sergi incelemeleri ile en güncel araştırmaların dökümü yer alıyor.

    Hem basılı hem de dijital ortamda yayımlanan YILLIK’a, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün internet sitesinden ve DergiPark platformu üzerinden ulaşabilirsiniz. Basılı versiyonunu ise kitapçılardan, çevrim içi platformlardan, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ve Pera Müzesi’nden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    338
  • 16-05-2021

    Elias Canetti’nin “Öteki Dava” denemesinin yanı sıra, denemenin yazılmasından önceki 1946–1966 yıllarında, deneme üzerinde çalıştığı 1967–68 yıllarında ve 1969–1994 yıllarında yazdığı notların yer aldığı Kafka’ya ilişkin düşüncelerinin yanı sıra, kendi hayatındaki izlerine de yer verdiği yazılarından oluşan Davalar - Franz Kafka Hakkında, Mustafa Tüzel’in çevirisiyle Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.

    Canetti Vakfı tarafından Susanne Lüdemann ve Kristian Wachinger’e hazırlatılan bu kitapta ayrıca Canetti’nin 1948 yılında Bryanston Summer School’da verdiği “Proust, Kafka Konferansı” ve 10 Mayıs 1980’de, kendisine verilen Johann Peter Hebel Ödülünün töreninde yaptığı “Hebel ve Kafka” başlıklı konuşma da yer alıyor.

    ​Elias Canetti, 1930/31 kış aylarında tek romanı Körleşme’yi yazdığı sırada, Kafka’nın “Dönüşüm” ve “Bir Açlık Sanatçısı” öykülerini okur. Bu öykülerin romanının daha sonraki gelişiminde etkili olduğunu notlarında belirten Canetti, Kafka’ya yönelik ilgisini yaşadığı sürece canlı tutmuştur. Canetti’nin edebî bir tür haline getirdiği notlarında Kafka’ya sık sık rastlarız. Bu notlarda Canetti, Kafka’nın eserlerine ve kişiliğine yönelik yorumlarda bulunur, kimi zaman kendi hayatıyla paralellikler kurar, dahası kendini Kafka’yla özdeşleştirdiği de olur. Öyle ki, 14.4.1982 tarihli bir notunda, Stockholm’e Nobel ödülünü almaya giderken, aslında “Kafka’ya eşlik ettiğini” belirtir. Elias Canetti bütün eserlerini yoğun bir biçimde incelediği Kafka’nın Felice Bauer ile Mektuplaşmaları’nı ve bu mektuplaşmanın yazıldığı dönemi, Öteki Dava. Kafka’nın Felice’ye Mektupları denemesinde ele almış ve bu dönemin Dava romanındaki izlerini göstermiştir.

    0
    0
    265
  • 15-05-2021

    Arter’in “Dinleyen Gözler İçin” başlıklı sergisinin küratörü Melih Fereli ile John Cage Vakfı Direktörü Laura Kuhn 20 Mayıs Perşembe günü saat 19:00’da çevrim içi bir söyleşi gerçekleştirecek. Arter Öğrenme Programı’nın Yorumlama Etkinlikleri kapsamında çevrim içi olarak düzenlenecek söyleşide John Cage’in çok yönlü sanat pratiği, kişisel yaşamı, ilişki ve iş birlikleri ele alınacak.

    Herkesin yaratıcı sürecin parçası olabileceği bir ortam yaratmayı hedefleyen Arter Öğrenme Programı, içinde yaşadığımız zamanı sanat aracılığıyla yorumlamaya yönelik etkinliklerini katılımcılarla buluşturmaya devam ediyor. Arter Kurucu Direktörü Melih Fereli ile John Cage Vakfı Direktörü Laura Kuhn’un söyleşisinde John Cage’in müzisyen, besteci, görsel sanatçı, yazar, şair ve felsefeci olarak sanat pratiğinden yola çıkarak, Kuhn’un Cage ile çalıştığı döneme dair tecrübelerine, sanatçının renkli özel yaşamına, aralarında Merce Cunningham ve David Tudor’ın da bulunduğu diğer sanatçı ve müzisyenlerle iş birliklerine ve Kuhn’un Cage üzerine yakın zamanda kaleme aldığı yayınlara odaklanılacak.

    Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan ve küratörlüğünü Arter Kurucu Direktörü Melih Fereli’nin üstlendiği “Dinleyen Gözler İçin” başlıklı grup sergisinde çoğu müzikle güçlü bir bağ kuran 23 eser bulunuyor. John Cage’in müzikte olduğu kadar tüm sanatsal üretiminde sessizlik, belirsizlik ve rastlantısallığı bir arada kullanan deneysel yaklaşımını ve Fluxus sanatçılarını referans alan sergi, ses içeren az sayıda eserin tamamen sessiz yapıtlarla aynı mekânda buluşturulması yoluyla gerçeklik ve hayal gücü arasında salınan düşünsel bir sarkaç yaratmayı hedefliyor.

    Melih Fereli ve Laura Kuhn söyleşisi İngilizce olarak gerçekleşecek daha sonra Türkçe altyazı ile YouTube kanalında yayımlanacak. Söyleşi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    1- Sol:John Cage, Déreau #31, 1982 Sağ: Partisyonsuz Beste (Thoreau’nun 40 Deseni): On İki Haiku, 1978, Arter Koleksiyonu, "Dinleyen Gözler İçin" sergisinden, Fotoğraf: flufoto
    2- Melih Fereli, Fotoğraf: flufoto
    ​3- Laura Kuhn, Fotoğraf: Roberto Massotti

    0
    0
    246
  • 15-05-2021

    Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, öykücülüğümüzün en büyük isimlerinden Füruzan’ın ilk kitabı Parasız Yatılı’nın yayımlanışının 50’nci yılında akademisyenler Erkan Irmak ve Yalçın Armağan ile “Yoksulluğun ‘İncecik Melankolisi’: Parasız Yatılı 50 Yaşında” başlıklı çevrim içi bir söyleşi düzenliyor.

    Parasız Yatılı, Şubat 1971’de ilk kez yayımlandığında bir “edebiyat olayı” olarak değerlendirilmişti. Geçen elli yılda defalarca “edebiyat olayı” olarak anılmaya devam etti, ediyor. Yayımlanır yayımlanmaz kalıcı olacağı fark edilen Parasız Yatılı artık Türkçenin klasiklerinden biri olarak kabul ediliyor. Füruzan’ın tüm eserlerini yayımlayan Yapı Kredi Yayınları, yayımlanışının 50. yılı dolayısıyla kitabı özel bir baskıyla okurlarla buluşturdu. Söyleşide Irmak ve Armağan, Parasız Yatılı’yı hem edebiyat tarihi hem de metnin içeriği açısından ele alacaklar.

    “Yoksulluğun ‘İncecik Melankolisi’: Parasız Yatılı 50 Yaşında” başlıklı söyleşi 18 Mayıs Salı günü saat 18.00’de Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın YouTube kanalında herkesin katılımına açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek.

    0
    0
    486
DAHA FAZLA
Geldanlage