25 AĞUSTOS, PAZARTESİ, 2014

Yeldeğirmeni'nde Sanat

Son yıllların gözde sanat noktalarından biri bildiğiniz üzere Yeldeğirmeni. Çokça güzel sanatlar fakültesi öğrencisinin yaşadığı ve atölyelerinin bulunduğu bu semtte deneyimli birçok ressam, heykeltraş ve müzisyen de oturuyor. Tabii bir de turist ve erasmus öğrencisi kitlesini de unutmamak gerek.

Yeldeğirmeni'nde Sanat

Durum böyle olunca bölgede birçok sanat ve kültür merkezi de açılmaya başladı. Durumdan şikayet ettiğimiz söylenemez, keşke Anadolu Yakası da daha çok galeriyi ağırlayabilse derdindeyiz. İtiraf etmeliyiz ki Yeldeğirmeni, bize bu konuda umut veriyor. Açılışlar dörtgeni Karaköy, Beyoğlu, Nişantaşı ve Beşiktaş ile sınırlı kalmayıp Kadıköy’e doğru da uzansa fena mı olur?

Aklımızda bu fikirler dolaşırken çıktık yollara. İlk olarak TAK ile açılışı yapalım dedik, Yeldeğirmeni’ni avucumuzun içi gibi bilmesek de bulmamız çok zor olmadı TAK’ı. Tasarım Atölyesi Kadıköy’ün kısaltması olan TAK’ı tasarım, araştırma ve katılım kelimeleri de güzelce özetliyor. Fikirleri olan, bir şeyler yapmak isteyen, projeye dahil olmaktan keyif alacak herkesi desteklemeye açık olan TAK’ın kapısını çalmaktan çekinmeyin. ‘Tasarım Sizden, Uygulaması Bizden!’ mottosuyla yola çıkan proje, Kadıköy Belediyesi’nin harika uygulamalarından biri diyebiliriz. Tasarımcılar ve olanak sahibi destekçiler TAK’ın öncülüğünde bir araya gelerek ortaya güzel işler çıkarıyorlar.

İçeri girdiğimizde önce nekadar büyük bir mekân olduğuna şaşırdık, sonrasındaysa içeride vızır vızır çalışanlara kaydı gözümüz. Burada herkes bir şeyler üretiyor demek yanlış olmayacaktır. Şuanda birçok program üzerinde çalışan TAK’ta kendinize uygun bir alan bulmanız pek zor olmayacak gibi. http://www.kadikoytasarim.org/

İsmini hep duyduğumuz TAK’ın etkisinde kalıp kendimize en kısa zamanda tekrar gelme sözleri vererek mekândan ayrıldık. Yeldeğirmeni Sanat Merkezi’ne doğru ilerlemeye başladık. Burası 119 yıllık bir bina. Kadıköy Belediyesi’nin kamulaştırarak restore etmesiyle bir sanat merkezine dönüşmüş. Mart ayında açılan merkez, geçmişte bir Fransız Kilise binasıymış. Açılışı üzerinden çok geçmeyen Yeldeğirmeni Sanat Merkezi, daha uzun yıllar boyunca tiyatro, konser, çeşitli sanat etkinlikleri, söyleşi ve imza günlerine ev sahipliği yapacak gibi görünüyor.

Herhangi bir etkinlik olmasa dahi binayı ziyaret etmek için bir uğrayın deriz içerisi fazlasıyla görkemli. Ayrıca görevliler de pek sıcakkanlı.

Hazır buralara kadar gelmişken Don Kişot’a da uğramamak olmazdı. 25 yıldır kimsenin uğramadığı bir binanın efsanevi dönüşümünün bir kanıtı Don Kişot Sosyal Merkezi. Türkiye’nin ilk işgal evlerinden biri olan Don Kişot'da neler oluyor diyenlere; atölyeler, söyleşiler, sunumlar ve takas günlerini örnek verebiliriz.

Kapıları herkese açık olan bu sosyal merkezi çok da fazla bir tanıma ve kılıfa sokmamak lazım aslında. Yeldeğirmeni Dayanışması’nın yaptığı en güzel işlerden biri olan Don Kişot Sosyal Merkezi’ne bir uğramanızı tavsiye ederiz.

https://www.facebook.com/donkisotsosyalmerkezi

2009 yılından beri hayatımızda olan Hush Gallery, itiraf etmek gerekirse Anadolu Yakası’nın galeri yaşamını fazlasıyla canlandırdı. Ulaşılabilir sanat kavramını geliştirmeyi hedefleyen Hush Gallery’yi tanımlayacak olsak “alternatif galeri” doğru bir ifade olurdu.

Yeni dönem sergilerini merakla beklediğimiz Hush Gallery’i şuradan inceleyebilirsiniz.

http://www.hushgallery.org/tr/default.aspx


Yeldeğirmeni’nde çalışmalar tüm hızıyla devam ederken, gündemden habersiz kalmamak için:

http://www.yeldegirmeni.kadikoy.bel.tr/

0
2786
0
Yazar:
Fotoğraf: Korhan Karaoysal
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle