15 MAYIS, CUMA, 2015

Bir Kurumsal Bağlılık Aktivitesi Olarak Personel

Dolunay Soysert ile Aslı Enver’in rol adığı Craft Tiyatro’nun yeni oyunu Personel, mobbing’in nasıl uç noktalara varabildiğini gösteren dikkat çekici bir yapım. Oyunda, iş yerinde “romantik ve seksüel ilişkiler sorunu”nun şirket politikaları gereği nasıl çözüldüğünü izliyoruz...

Bir Kurumsal Bağlılık Aktivitesi Olarak Personel

Çalışan memnuniyeti ve bağlılığı… Son yıllarda büyük şirketlerin insan kaynakları ve kurumsal iletişim departmanlarının en çok kafa yorduğu konuların başında geliyor. “İnsana verilen değer”in arttığı bu dönemde, bunu görmezden gelen şirketlerin yok olmaya mahkum olduğu anlatılıp duruyor. Bütün konferanslarda özellikle uluslararası şirketlerin, nasıl da toz pembe bir ortama sahip olduğu, bu yüzden hemen herkesin bu şirketlerin bir “parçası olmayı” hayal ettiği vurgulanıyor.

“Esnek çalışma saatleri”nin gece-gündüz çalışmak olarak anlaşıldığı bu düzenin içinde hepimiz, düzeni devam ettirmekle yükümlü askerler gibi davranıyoruz. Bunun tek sebebi geçim kaygısı da değil tabii ki… Statü, kariyer, saygınlık, gelecek… Bunlara kendimizi kaptırıp, dışarıda başka bir dünya olabileceğini unutarak tüm benliğimizle çalışıyoruz. 



Craft Tiyatro’nın yeni oyunu Personel, tüm bunların bir adım ötesine geçen bir sistem eleştirisi. Dolunay Soysert’in müdür, Aslı Enver’in personeli canlandırdığı bu iki kişilik oyunda, şirketlerin çalışanlarının özel hayatlarına kadar her şeylerine nasıl müdahale ettiği anlatılıyor. Başından sonuna kadar “yok artık” hissiyatıyla izliyorsunuz. “Emma kızım istifa etsene artık” diyorsunuz her seferinde. Ancak Emma etmiyor… Emma’yı canlandıran Aslı Enver, Hürriyet gazetesine verdiği röportajda bunun nedenini şöyle anlatmış: “Provalarda inanma sorunu yaşadığımda, ‘Emma neden gitmiyor, neden’ diye soruyordum. Aslında görmek için sadece etrafına bakman gerekiyor. Çünkü aslında kimse gidemiyor. Biz de buna dahiliz. Çalıştığımız yerden bütünüyle memnun değiliz.” Yeri gelmişken belirtmekte fayda var; Aslı Enver bu ilk sahne deneyiminde çok başarılı. Oyunun başlarında gözlerinin içi gülen genç bir kadının oyunun sonuna doğru hayattan nasıl nefret eder hale geldiğini bize de yaşatıyor.

Mike Bartlett’in yazdığı, Çağ Çalışkur’un yönettiği oyunun dekor ve kostümleri de bizi tam anlamıyla plaza ortamına götürüyor. Topuklulu müdür, babetli personel, beyaz masalar, camdan “şeffaf” duvarlar… Hepsi şirket kültürünü gözümüzde canlandırıyor.

Ne de olsa pek çoğumuz şirket içi aşk dedikodularına maruz kalmışızdır. Veya hamile olduğu ve yakında doğum iznine ayrılacağı için terfisi yapılmayan tanıdığımız vardır. “Başın sağolsun, bu arada şu işi bitirdin mi?” cümleleri çok da uzak değildir. Hatta tuvalette bile kameralarla izlendiğimizi düşündüğümüz olmuştur. Yani hepimiz için tanıdık bir hikaye bu. Buna rağmen dışarıdan izlerken bizi çileden çıkartan Personel, son yılların trendi şirket içi aktiviteleri için ideal bir seçenek.

19, 20, 26, 27 Mayıs - 20.30

0
3159
3
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle