GÜNDEM
  • 04-01-2022

    Seçkin Pirim’in Gate of Zero adlı yapıtı Maldivler’deki Bodufushi Adası’nda bulunan inziva merkezi Joabeli Being’de kalıcı olarak yer alacak.

    Seçkin Pirim Gate of Zero’yu, Maldivler’deki Bodufushi Adası’nda bulunan inziva merkezi Joabeli Being için üretti. Gate of Zero başlıklı adaya açılan tek geçit olan bu heykel, sanatçının pratiğinde de benimsediği birden bütüne anlayışının bir yansımasını oluşturuyor. Yapıt ziyaretçilerin içinden geçebildiği büyük ölçekli heykel olarak mekânda ye alıyor.

    Tekrar eden formlardan oluşan heykellerini yaşamıyla özdeşleştiren Pirim, yerel ve uluslararası sanat kurumlarında çok sayıda kişisel ve karma sergide yer aldı. Sanatçı heykel ve tasarım alanında 20’nin üzerinde ödül kazandı.

    0
    0
    5628
  • 04-01-2022

    Türkiye Tasarım Vakfı’nın ismini Beşiktaş vapurunun Kuzguncuk İskelesi’ne varış saatinden alan, ilham verici sohbet serisi “18:45 Konuşmaları”nın yeni yılda ilk konuğu akademisyen ve reklamcı Levent Erden olacak.

    Markalaşma konusunun önde gelen isimlerinden Erden, “18.45 Konuşmaları”nda "Dönüşüm" konu başlığı ile sadece teknolojide değil sosyal yaşamda, kültürde, malzemede kısacası her alandaki dönüşümü anlatacak. Konuşmada, günümüzde hayatımıza kendi dinamiklerini kurarak giren yenilikler ve kendine yeni tanımlar bulan kavramlar sunulacak.

    ​Levent Erden’in konuk olacağı “18.45 Konuşmaları” 6 Ocak Perşembe günü saat 18.45’te Kuzguncuk İskelesi’nde gerçekleşecek. Konuşmaya katılmak için buradan kayıt olabilirsiniz.

    0
    0
    2237
  • 03-01-2022

    Macaristan ile Türkiye arasında ortak bir proje olarak tasarlanan BRAWE, feminist sanat pratikleri geliştirmeye meraklı genç sanatçıların başvurularını bekliyor. Projeye 8 Ocak tarihine kadar başvuru yapılabilecek.

    Eskişehir ve Budapeşte’de eşzamanlı olarak gerçekleşecek proje kapsamında sanatçı, akademisyen ve aktivistler deneysel ve kolektif üretim için bir araya gelecek. BRAWE’e çağdaş sanat alanında çalışan, ataerkil toplumun baskısından bunalmış, bu koşulları yaratan ve pekiştiren güç ilişkilerini öğrenmeye ve tartışmaya hevesli, feminizmlerle ilgilenen, kolektif eyleme meraklı genç bir sanatçılar başvuru yapabilecek. Feminist yaklaşımların çeşitliliğine odaklanan BRAWE, genç sanatçılara yerel ve uluslararası iş birlikleriyle sanat projeleri yaratmaları için araçlar ve argümanlar sunmayı amaçlıyor.

    BRAWE’e katılacak genç sanatçılar yedi ay sürecek proje boyunca iki farklı şehirde düzenlenecek altı atölye çalışmasına ve Eskişehir’de gerçekleşecek uluslararası sanatçı kampına katılma şansı bulacaklar. Atölye çalışmaları sonunda katılımcılar proje geliştirmeye başlayacak ve en sonunda Eskişehir'de Eldem Sanat Alanı, Budapeşte’de ise Temmuz 2022’de gerçekleşecek Bankito Festivali dahilinde bir sergi düzenleyebilecekler. Yapılan başvurular arasından her iki ülkeden altışar sanatçı seçilecek.

    Eldem Sanat Alanı, Yort Kitap, Aurora Community Center ve AZVLM Collective ortak projesi olan BRAWE, Anadolu Kültür, MitOst, Stiftung Mercator, European Cultural Foundation, Mac Berlin ve Chrest Foundation tarafından desteklenen VAHA projelerinden biri. Proje hakkında ayrıntılı bilgiye internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    Projeye katılım koşulları:

    Yaş aralığı: 18-25
    Feminist sanat pratikleri geliştirmeye meraklı genç sanatçılar
    Projeye katılacak sanatçıların düzenlenecek atölye ve seminerlere katılımı zorunludur
    Niyet Mektubu: Kendinizi ve neden katılmak istediğinizi kısaca açıklayın (max 500 kelime)
    CV - Özgeçmiş (Eğitim durumu, mesleki deneyim, İngilizce yeterlilik seviyesini içermelidir)
    Portfolyo (PDF formatında çalışma örnekleri, fotoğraflar, taslaklar veya farklı görseller ya da linkler)
    Özgeçmiş, motivasyon yazısı ve portfolyo için tek bir PDF belgesi oluşturulup Soyisim_İsim_Şehir.pdf şekilde isimlendirilmelidir. (maksimum boyut 15 MB)

    ​*Seyahat masrafları karşılanacaktır.

    0
    0
    1988
  • 03-01-2022

    Merve Doğruer’in farklı olmak ve kimlik arayışı üzerine kaleme aldığı, Volkan Akmeşe’nin resimlediği kedilerle insanları buluşturan bir hikâye anlatan Bana Pisi Pisi Diyebilirsiniz, MEAV Yayıncılık’tan çıktı.

    8 yaş ve üzeri okurlara büyük bir sırrı, dönüşümü ve kimlik bulma serüvenini anlatan bu kitap, fantastik ögelerle yükselen kurgusu ve gizemli atmosferiyle çarpıcı bir okuma deneyimi vadediyor.

    “Onun adı Kedi. Evet, o bildiğiniz kedilerden. Dört patili, pütürlü dilli, uzun bıyıklı ve kuyruklu olanlar… Ama 12 yaşındaki Kedi’nin başka özellikleri de var. Üstelik, doğum gününde onu büyük bir macera bekliyor!”

    0
    0
    1581
  • 30-12-2021

    Gru Art Gallery, Nursun Hafızoğlu’nun “Yersiz Yurtsuz” başlıklı kişisel sergisine 6 Şubat 2022 tarihine kadar ev sahipliği yapıyor.

    Nursun Hafızoğlu sergide kentleşmenin beraberinde getirdiği artan büyüme ve tüketim hızının sonucunda doğadan uzaklaşarak kendisini onun bir parçası değil hükmedicisi olarak gören insanın doğadan kopuşunu ve bu kopuşun sebep olduğu doğa-kent mücadelesini ele alıyor. Sergide yer alan eserlerde kent hayatının oluşturduğu kirlilik, sıkışmışlık ve kaosu temsil eden çok katmanlı arka planın üzerinde gündelik yaşam pratikleri içerisinde deneyimlediğimiz kente ait imgelerin yanı sıra çoğunlukla tekrar eden doğaya ait bitki ve hayvan imgeleri, kent yaşamının yerinden ettiği doğayı simgelerken, bir yandan bu tahribatın içerisinde bir umut ışığı aralıyor.

    Sergide sanatçının yaklaşık dört yıllık çalışmalarından oluşan Yersiz Yurtsuz ve Kurtarıcılar serilerinden 40 eseri yer alıyor. Doğa ve kent kavramlarının birbirleriyle olan ilişkileri ekseninde ekosistem, sürdürülebilir kentler gibi kavramlar üzerine sorgulamalarda bulunan sergi, izleyiciyi doğayla uyumlu bir kentsel sistemin mümkünlüğü üzerine düşünmeye davet ediyor.

    Nursun Hafızoğlu’nun “Yersiz Yurtsuz” başlıklı sergisini 6 Şubat 2022 tarihine kadar Gru Art Gallery’de ziyaret edebilirsiniz.

    Gru Art Gallery Adres: Yenice Mah., Park Sk. No: 8/4-5 Urla, İzmir, Türkiye

    Künye:

    1. Nursun Hafızoğlu, İnsanlar Cehennemi, 2018, Tuval üzerine karışık teknik, 70x90 cm
    2. Nursun Hafızoğlu, Yersiz Yurtsuz 2, 2018, Tuval üzerine karışık teknik, 70x90 cm
    3. Nursun Hafızoğlu, Yersiz Yurtsuz 17, 2021, Tuval üzerine karışık teknik, 100x120 cm
    ​4. Nursun Hafızoğlu, Cennetten Düşenler 1, 2021, Tuval üzerine karışık teknik, 70x100 cm​

    0
    0
    1662
  • 30-12-2021

    Edebiyattan resme, sinemadan sanat tarihine, felsefeye geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık dergisinin yeni yılda ilk sayısının dosya konusu “Modern Çağda Evin Değişen Anlamı” oluyor.

    Dosyaya; Doç. Dr. Nilüfer Talu “Evin Anlamı ve İnşası Üzerine” başlıklı yazısıyla, Doç. Dr. Umut Şumnu “Modern Evin İkili Yaşamı: Dışsal Yolculuklar, İçsel Keşifler” başlıklı yazısıyla, Sanat tarihçisi, araştırmacı İlona Baytar, “Hoca Ali Rıza’nın Resimlerinde[ki] Ev”leri incelediği yazısıyla, Murat Küçük “Hayvanat Zindanları ve Akvaryumlar Bağlamında Hayvanların Mekân Hakkı Üzerine Bir Deneme”siyle, Hikmet Temel Akarsu, “Çağdaş Türk Edebiyatında Mekân ve Mimarlık” başlıklı yazısıyla ve Fatma Berber ise Diyalog filminin yönetmeni Ali Tansu Turhan ve Koridor filminin yönetmeni Erkan Tahhuşoğlu ile yaptığı, karakter ve ev arasındaki ilişkiyi sorguladığı söyleşilerle katkıda bulunuyor.

    Varlık, Ocak 2022 sayısında yer alan diğer içerikler:

    Sait Faik’in kayıp bir metni: “Aşka Dair”/ Sunan: Bilgin Güngör

    Yazı:Çok Özel Eserler Sözlüğü: İlhan Fahri Demir’in “Konya Oturak Âlemleri” Romanı İçin Dört Derkenar (İbrahim Yıldırım) – Fuat Çağatay’ın Resmi: Klasiğin Soyuta Evrilişi (Gültekin Emre) – Cinsiyetsizlik ya da Fransızcaya Darbe Girişimi (Gülüş Türkmen) – Sinema ve Edebiyat: Fatma Girik ile Söyleşi (Burak Süme) – Kısa Filmin Uzun Sözü: Sezen Kayhan ile Söyleşi (İrem Kargıoğlu) – Hüsrev Pertev’in Edebî Hayatını Arayüz Yöntemi ile Okuma Örneği: “Hoş Bulduk Hayat” (Mine Hoşcan Bilge) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

    Şiir:Hüseyin Köse, Deniz Durukan, Nilay Özer, Reha Yünlüel, Şakir Özüdoğru, Müesser Yeniay, Nur Karagöz, Ayşe Şafak Kanca, Meral Aydın İpek

    Öykü: Deniz Özbeyli, Asil Çam, Hülya Yalçın

    Desen: Özge Ekmekçioğlu

    Varlık Kitaplığı:Fatma Nur Türk ile “Lady Papa” Üzerine Söyleşi (Burak Acar) – Sina Akyol ile “Şiirler” Üzerine Söyleşi (Oğuz Tümbaş) – “Kehribar Geçidi” - Nazan Bekiroğlu (Elias Koç) – “Müderris ve Virtüöz” - Selçuk Orhan (Evren Kuçlu) – “Evvel Zaman İçinde İstanbul” - Ahmet Bozkurt (Bâki Asiltürk) – “Yaşa ya da Öl” - Anne Sexton (Sezer Akdemir) – Küresel Haberler (Zeynep Şen)

    Kullanılan fotoğraf Begüm Kakı'ya aittir.

    0
    0
    3239
  • 29-12-2021

    MUBI ocak ayında koleksiyonuna ekleyeceği filmleri açıkladı. Raw ile geniş bir hayran kitlesi edinen Julia Ducournau’nun Altın Palmiyeli filmi Titane, 28 Ocak 2022 tarihinden itibaren MUBI’de sinemaseverlerle buluşacak.

    Ocak ayında MUBI’de gösterime girecek filmler arasında; Julia Ducournau imzalı Cannes’da seyirciyle buluştuğu günden bu yana gündemden düşmeyen Titane, Berlin Film Festivali’nden FIPRESCI ödülüyle dönen Alexandre Koberidze’nin filmi Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz?, Danimarkalı usta yönetmen Thomas Vinterberg’in ilk çıktığı andan bu yana büyük yankı uyandıran kara komedisi Körkütük, İtalya’nın en prestijli festivallerinden Torino’da büyük ödüle layık görülen Selman Nacar imzalı İki Şafak Arasında, Polonya sinemasının parlayan yıldızı Malgorzata Szumowska, görüntü yönetmeni Michał Englert’le birlikte imza attığı yeni filmi Bir Daha Asla Kar Yağmayacak, Pedro Almodóvar’ın Nobel ödüllü yazar Alice Munro’nun öykülerinden yola çıktığı filmi Julieta, Vincent Cassel’i yıldızlaştıran siyah-beyaz modern klasik Protesto, Cannes’da Jüri Ödülü’ne layık görülen Bacurau, 2021’de İstanbul Film Festivali’nde Uluslararası Yarışma bölümünde Altın Lale kazanan Madalena, büyük usta Lütfi Ömer Akad’ın imzasını taşıyan Kanun Namına, Ceylan Özgün Özçelik’in “Cadı Üçlemesi” projesinin ilk halkası 13+, görsel sanatçı Kıvılcım Akay’ın imzasını taşıyan Amina, Cihan Sağlam ilk uzun metrajı Uzun Zaman Önce yer alıyor.

    Michael Haneke’nin kapsamlı bir toplu gösterimi MUBI’de izleyiciyle buluşmaya devam ediyor. Haneke retrospektifi, ocak ayında dört filmle sürüyor. “Duygusal Buzlaşma Üçlemesi”ni tamamlayan Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası, kusursuz bir ailenin evine girerek, onları şiddetli bir oyunun parçası hâline getiren, buna tanık olan seyircinin etik konumunu sorgulayan Ölümcül Oyunlar, Juliette Binoche’un başrolünde yer aldığı Bilinmeyen Kod ve Kafka’nın yarım kalmış romanının beyazperde uyarlaması Şato ocak ayından itibaren MUBI’de gösterimde olacak.

    Sinemamızın günümüzdeki en büyük ustalarından biri olan Yeşim Ustaoğlu’nun tüm yapıtları MUBI koleksiyonuna ekleniyor. Ustaoğlu’nun 1994’te imza attığı kara filmi İz’den Karadeniz yaylalarındaki kadınların emek öykülerini anlattığı Sırtlarındaki Hayat’a, büyükanneleri hafızasını yitirmek üzere olan bir ailenin farklı kuşaklarının İstanbul’da dağılan hayatlarına şefkatle yaklaşan Pandora’nın Kutusu’ndan, bambaşka dünyalarda yaşayan iki kadının ortak acılarını keşfe çıkan Tereddüt’e, çağımızın getirdiği küçüklü büyüklü pek çok trajediyi yansıtan filmleri sinemaseverlerle buluşacak. Yeşim Ustaoğlu sinemasındaki yedi filmlik yolculuk ilk uzun metrajı İz ile ocak ayında başlıyor.

    MUBI Ocak Programı:

    1 Ocak Körkütük (Druk, 2020)
    2 Ocak Julieta (2016)
    3 Ocak Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası (Amok, 1994)
    4 Ocak İnatçı Bir Adam (Lerd, 2017)
    5 Ocak Amina (2019)
    6 Ocak Amcam (Mon Oncle, 1958)
    7 Ocak Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz? (Ras vkhedavt, rodesac cas vukurebt?, 2021)
    8 Ocak Uzun Zaman Önce (2019)
    9 Ocak Bacurau (2019)
    10 Ocak Rosetta (1999)
    11 Ocak Sınıf (Entre les murs, 2008)
    12 Ocak 13+ (2019)
    13 Ocak Talih Kuşu (Jipuragirado japgo sipeun jimseungdeul, 2020)
    14 Ocak Kanun Namına (1952)
    15 Ocak Bir Daha Asla Kar Yağmayacak (Śniegu już nigdy nie będzie, 2020)
    16 Ocak Madalena (2021)
    17 Ocak Ölümcül Oyunlar (Funny Games, 1997)
    18 Ocak Dünyanın En Mutlu Kızı (Cea mai fericită fată din lume, 2009)
    19 Ocak Kırmızı Balon'un Yolculuğu (Le voyage du ballon rouge, 2007)
    20 Ocak Oyun Vakti (Playtime, 1967)
    21 Ocak Hakaret (L’insulte, 2017)
    22 Ocak İki Şafak Arasında (2021)
    23 Ocak Yüz Yüze (Ansikte mot ansikte, 1976)
    24 Ocak Protesto (La Haine, 1995)
    25 Ocak Krisha (2015)
    26 Ocak İz (1994)
    27 Ocak Yürekten Biri (One from the Heart, 1982)
    28 Ocak Titane (2021)
    29 Ocak Frank (2014)
    30 Ocak General (The General, 1926)
    31 Ocak Bilinmeyen Kod (Code inconnu: Récit incomplet de divers voyages, 2000)

    0
    0
    6453
  • 29-12-2021

    NOKS Art Space, Simon Wachsmuth’un dört farklı film çalışmasında yer alan seslerden oluşan “Orada Olmak - Varlık ve Yankılanma” başlıklı sergisine 16 Ocak 2022 tarihine kadar ev sahipliği yapıyor.

    Sergide sesleri yer alan filmler 2007-2016 yılları arasında, İran, Türkiye, Güney Kore ve Hindistan olmak üzere dört ülkede çekildi. Filmlerin mevcut görsel bileşeninin seyirciye gösterilmemesi nedeniyle “Orada Olmak - Varlık ve Yankılanma”  sergisi maddesizleştirilmiş bir sergi hâline geliyor. Sergide, görüntü temelli işlerin (filmlerin) yalnızca seslerinin dinletilmesiyle, izleyicinin mekânları ve yerleri duyarak algılaması hedefleniyor.

    İzleyiciyi kısmen eksik olan bir şeyin genel özellikleri üzerinde düşünmeye yönlendiren sergide izleyiciler görüntülerin yankısını takip ederek, sesin ve dinlemenin durumsal ve ilişkisel yönleri üzerinde düşünmeye fırsatı buluyor. Serginin tematik odağını tamamlamak için, görüntüleri oluşturma ve izleme sürecinde hayal gücünün potansiyelini ele alan başka bir ses çalışması da yer alıyor.

    Yaşamını ve çalışmalarını Berlin’de sürdüren kavramsal sanatçı Simon Wachsmuth’un “Orada Olmak - Varlık ve Yankılanma” başlıklı yeni sergisini 16 Ocak 2022 tarihine kadar NOKS Art Space’te ziyaret edebilirsiniz.

    Sergide sesleri kullanılan filmler:

    İran - O zaman neredeydik, şimdi neredeyiz?
    Türkiye - Parabasis
    Güney Kore - Şimdiki Halde
    Hindistan - Ağların Efendisi

    NOKS Art Space: Talimhane Sokak No: 19B Yeldeğirmeni-Kadıköy/İstanbul

    0
    0
    1634
  • 29-12-2021

    Charlotte Salter’ın tüyler ürpertici detaylarla ördüğü, okurlarını karanlık ve fantastik bir dünyanın tam kalbine götürdüğü kitabı Ormanın Bittiği Yer, İren Kori’nin çevirisiyle İthaki Çocuk’tan çıktı.

    On iki yaşındaki Kestrel; tehlikeli canavarlarla dolu, uçsuz bucaksız bir ormanda yaşıyordu. Ormandaki en tehlikeli yaratıklarsa, köydeki insanları doğdukları andan itibaren takip eden ve yakalayıp yemek için en uygun anı bekleyen “yağmacılar”dı. Yağmacısını şimdiye dek kimse durduramamıştı ve yağmacısına yakalanmadan önce kazayla ölenler veya diğer yaratıklar tarafından öldürülenler “şanslı” kabul ediliyordu.

    Kestrel, yaptığı büyülerle herkesi kontrol altına alan annesi tarafından, ormandaki köylüleri korumak amacıyla yağmacıları avlamakla görevlendirildi. Çıtır kemikleri yemeye bayılan ve bir gelincik olan en yakın arkadaşı Pippit’le birlikte, ormandan ve onu küçümseyen köylülerden uzaklaşmanın bir yolunu bulmayı her şeyden çok istiyordu. Fakat kendi yağmacısı ona günden güne yaklaşırken, genç avcı ormandaki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfetmek üzereydi.

    0
    0
    1658
  • 28-12-2021

    Pom Art & Design Galeri Levent, heykeltıraş Maria Kılıçlıoğlu Baraz’ın rengârenk heykelleri ile mücevher tasarımcısı Gönül Özgürel’in sanatsal mücevherlerinin bir araya geldiği “Cennet Bahçesi” başlıklı sergiyi 18 Şubat 2022 tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Küratörlüğünü Yasemin Semercioğlu’nun üstlendiği sergide, Maria Kılıçlıoğlu Baraz’ın heykellerinin yanı sıra, yapmış olduğu resimlerden tasarlanan ipek baskı fular ve tabloları, duvar tabakları, Bretz mobilya tarafından sergi için özel olarak üretilen masa üzerinde dört mevsim çay takımını, Gönül Özgürel’in cennet bahçesi çiçeklerinden oluşan Maria Kılıçlıoğlu Baraz heykellerine gönderme yaparak porselen ile birleştirdiği sanatsal mücevherleri yer alıyor.

    Mevsimler her birimize ne ifade ediyor? Zamanın akıp gidişini mi, yaşlanmayı, yaş almayı mı, yoksa kalbinizin, sevgiyle, şefkatle, huzurla, her geçen mevsim dönüşümünde yol alışını mı? ‘Cennet Bahçesi’nde sevmeyi bilenlerin beşinci mevsimi var. Maria Kılıçlıoğlu Baraz ve Gönül Özgürel’in hayal ettiği Cennet Bahçesi rengârenktir. Mutluluğu, refahı ve uyumu temsil eden güzel melodiler söyleyen barış elçisi mitolojik kuşlar ötüşürler, çiçekler açar bu bahçede. Bu Cennet Bahçesinde 5 mevsim yaşanır. Beşinci mevsim aşk, hiç geçmeyen tek mevsimdir. Maria Kılıçlıoğlu Baraz ve Gönül Özgürel bu sergiyle sanatseverleri korkularını bir kenara bırakıp, aşkın dikenli dallarında dolanarak 5. mevsimine adım atmaya çağırıyor…

    ​“Cennet Bahçesi” sergisini 18 Şubat 2022 tarihine kadar Pom Art & Design Galeri Levent’te ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2273
DAHA FAZLA
Geldanlage